Türkiye'de borçluluk Avrupa'nın altında, vatandaşın finansal birikimi de düşük
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 2026 yılı ikinci çeyrek Finansal Hesaplar Raporu, Türkiye'de hanehalkı ve kamu borçluluğunun birçok Avrupa ülkesinden düşük olduğunu ortaya koydu. Hanehalkı borcunun millî gelire oranı Türkiye'de yüzde 10 seviyesindeyken Almanya'da yüzde 48, Fransa'da yüzde 59 olarak gerçekleşti. Ancak Türkiye'de hanehalkının finansal varlıklarının millî gelire oranı da yaklaşık yüzde 42 ile karşılaştırılan birçok ülkenin gerisinde kaldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) yayımladığı 2026 yılı ikinci çeyrek Finansal Hesaplar Raporu, Türkiye ekonomisinin borçluluk göstergelerini Avrupa ülkeleri ve diğer ekonomilerle karşılaştırdı.
Rapora göre, Türkiye'de yerleşik sektörlerin kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı yüzde 92 olarak gerçekleşti.
Bu oran, önceki çeyreğe göre sınırlı gerileme gösterirken Türkiye, raporda karşılaştırılan ülkelerin önemli bölümünün altında yer aldı.
Ancak raporun dikkat çeken diğer sonucu, Türkiye'de hanehalkının finansal varlık birikiminin de birçok ülkeye kıyasla düşük olması oldu.
Türkiye'de hanehalkı borcu millî gelirin yüzde 10'u
TCMB'nin uluslararası karşılaştırmasına göre, Türkiye'de hanehalkının kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan borcunun GSYİH'ye oranı yüzde 10 düzeyinde gerçekleşti.
Aynı oran Almanya'da yüzde 48, Fransa'da yüzde 59, ABD'de yüzde 67, Polonya'da yüzde 22 ve Romanya'da yüzde 12 olarak kaydedildi.
Böylece Türkiye, karşılaştırmaya dahil edilen ülkeler arasında hanehalkı borçluluğu en düşük ekonomilerden biri oldu.
Ancak düşük borçluluk oranı, hanehalkının gelir düzeyi, yaşam standardı veya finansal gücü hakkında tek başına yeterli bilgi vermiyor.
Borçluluk düzeyi, krediye erişim koşulları, finansman tercihleri, gelir düzeyi ve ekonomik yapıyla birlikte değerlendirilmeyi gerektiriyor.
Finansal varlıklarda Türkiye birçok ülkenin gerisinde
TCMB'nin karşılaştırmasına göre, gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Romanya'da bu oran yüzde 68, Şili'de ise yüzde 165 düzeyinde gerçekleşti.
Gelişmiş ülkelerde hanehalkının finansal varlıklarının millî gelire oranı daha yüksek seviyelere ulaştı.
Bu tablo, Türkiye'de vatandaşların toplam finansal varlık birikiminin ekonomik büyüklüğe kıyasla sınırlı kaldığını gösteriyor.
Bununla birlikte finansal varlık hesapları konut, arsa ve diğer finansal olmayan varlıkları kapsamıyor.
Dolayısıyla söz konusu karşılaştırma ülkelerdeki toplam hanehalkı servetinin değil, finansal varlıkların büyüklüğünü ortaya koyuyor.
Düşük borç, yüksek refah anlamına geliyor mu?
Türkiye'de hanehalkının borçluluk oranının düşük olması, toplam finansal yükümlülüklerin millî gelire kıyasla sınırlı kaldığını gösteriyor.
Ancak aynı dönemde finansal varlıkların da birçok ülkenin gerisinde bulunması, borçluluk verilerinin tek başına vatandaşların ekonomik durumunu açıklamadığını ortaya koyuyor.
Düşük borçluluk; daha sınırlı kredi kullanımı, krediye erişim koşulları veya farklı finansman alışkanlıkları gibi çeşitli nedenlerle ilişkili olabilir.
Ancak TCMB'nin Finansal Hesaplar Raporu, ülkeler arasındaki farklılıkların hangi nedenlerden kaynaklandığını doğrudan belirlemiyor.
Bu nedenle Türkiye'deki düşük borçluluğu vatandaşların daha güçlü bir ekonomik durumda olduğunun kanıtı olarak değerlendirmek mümkün değil.
Şirket borçluluğunda Türkiye Almanya ve Fransa'nın altında
TCMB verilerine göre, Türkiye'de finansal olmayan kuruluşların kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan borcunun GSYİH'ye oranı yüzde 39 olarak gerçekleşti.
Bu oran Almanya'da yüzde 86, Fransa'da yüzde 155 ve ABD'de yüzde 75 olarak kaydedildi.
Polonya'da şirket borçluluğu yüzde 34, Romanya'da ise yüzde 27 düzeyinde bulunuyor.
Böylece Türkiye, şirket borçluluğunda Almanya, Fransa ve ABD'nin altında; Polonya ve Romanya'nın ise üzerinde yer aldı.
Şirketlerin finansal yapılarındaki farklılıkların değerlendirilmesinde banka kredilerinin yanı sıra sermaye piyasası finansmanı, özkaynak yapısı ve diğer finansal yükümlülüklerin de dikkate alınması gerekiyor.
Kamu borcunda da Türkiye'nin oranı düşük
Raporda genel yönetimin kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan borcunun millî gelire oranı Türkiye'de yüzde 24 olarak açıklandı.
Karşılaştırılan ülkeler arasında Fransa'da yüzde 112, ABD'de yüzde 121, Almanya'da yüzde 62 ve Polonya'da yüzde 63 düzeyinde oranlar kaydedildi.
Bu verilere göre, Türkiye'nin genel yönetim borçluluğu söz konusu ülkelerin altında bulunuyor.
Ancak kamu borcunun GSYİH'ye oranının düşük olması, borçların faiz maliyeti, vadesi veya bütçe üzerindeki yükü hakkında tek başına sonuç ortaya koymuyor.
Kamu maliyesinin değerlendirilmesinde borç stokunun büyüklüğü kadar finansman koşulları, faiz ödemeleri ve bütçe gelirleri de önem taşıyor.
Hanehalkı finansal yükümlülüklerinde Türkiye en düşük düzeyde
TCMB'nin uluslararası karşılaştırmasının bir başka bölümünde hanehalkının toplam finansal yükümlülükleri değerlendirildi.
Rapora göre, Türkiye'de hanehalkı finansal yükümlülüklerinin GSYİH'ye oranı yüzde 11 olarak gerçekleşti.
Türkiye, bu gösterge bakımından karşılaştırmaya dahil edilen ülkeler arasında en düşük orana sahip ülke oldu.
Kredi ve borçlanma senetlerine dayalı yüzde 10'luk borç oranıyla toplam finansal yükümlülüklere dayalı yüzde 11'lik oran farklı kapsamları ifade ediyor.
Finansal yükümlülükler, kredi borçlarının yanı sıra diğer finansal yükümlülükleri de içerebiliyor.
Finansal birikimin toplum içindeki dağılımı bilinmiyor
TCMB'nin raporu, Türkiye'de hanehalkının toplam finansal varlıklarının finansal yükümlülüklerinden fazla olduğunu da gösteriyor.
Ancak bu sonuç, bütün vatandaşların borçlarından daha fazla birikime sahip olduğu anlamına gelmiyor.
Toplam finansal varlıkların hangi gelir gruplarında yoğunlaştığı, borçların hangi haneler tarafından taşındığı ve birikimlerin toplum genelinde nasıl dağıldığı, bu rapordaki toplulaştırılmış verilerden anlaşılamıyor.
Bu nedenle düşük borçluluk ile düşük finansal varlık birikiminin birlikte görülmesi, gelir dağılımı, tasarruf kapasitesi ve krediye erişim verileriyle birlikte değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor.
TCMB'nin 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçları, Türkiye'nin uluslararası karşılaştırmalarda düşük borçluluk oranlarıyla öne çıktığını, buna karşılık hanehalkının finansal varlıklarının millî gelire oranında birçok ülkenin gerisinde kaldığını gösteriyor.
Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Hesaplar Raporu, 2026-II, Borçluluk Oranları ve Ülke Karşılaştırmaları bölümü.
Karşı Sav Haber Merkezi