☰
✕

TCMB verileri: Şirketlerin finansal yükümlülükleri üç ayda 10 trilyon TL arttı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 2026 yılı ikinci çeyrek Finansal Hesaplar Raporu'na göre, finansal olmayan kuruluşların yükümlülükleri üç ayda yaklaşık 10 trilyon TL artarak 142,3 trilyon TL'ye yükseldi. Şirketlerin net finansal pozisyonu aynı dönemde 2,37 trilyon TL kötüleşirken finansal yükümlülüklerin yüzde 44,4'ünü hisse senedi ve özkaynaklar, yüzde 35,5'ini diğer borçlar oluşturdu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Finansal Hesaplar Raporu'nda şirketlerin finansal varlık ve yükümlülüklerindeki değişimi açıkladı.

Rapora göre, mal ve hizmet üretimiyle faaliyet gösteren finansal olmayan kuruluşların toplam finansal yükümlülükleri, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki döneme göre 9 trilyon 995 milyar TL artarak 142 trilyon 287 milyar TL'ye ulaştı.

Aynı dönemde şirketlerin finansal varlıkları ise 7 trilyon 626 milyar TL artışla 109 trilyon 151 milyar TL olarak gerçekleşti.

Böylece şirketler kesiminin net finansal pozisyonu eksi 33 trilyon 136 milyar TL oldu.

Şirketlerin net finansal pozisyonu 2,37 trilyon TL kötüleşti

TCMB verilerine göre, finansal olmayan kuruluşların net finansal pozisyonu 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki döneme kıyasla 2 trilyon 369 milyar TL azaldı.

Bu değişimde, şirketlerin finansal yükümlülüklerinin varlıklarından daha hızlı artması etkili oldu.

Raporda, net finansal pozisyondaki azalışta krediler ile hisse senedi ve özkaynak kalemlerinin yükümlülük yönlü, para ve mevduat kaleminin ise varlık yönlü etkide bulunduğu belirtildi.

Net finansal pozisyon, finansal varlıklardan finansal yükümlülüklerin çıkarılmasıyla hesaplanıyor. Bu göstergenin negatif olması, şirketlerin finansal yükümlülüklerinin finansal varlıklarından yüksek olduğunu ifade ediyor.

Ancak söz konusu tutar, şirketlerin yalnızca bankalara olan kredi borcunu göstermiyor.

Yükümlülüklerdeki artışın 4,55 trilyon TL'si değerleme kaynaklı

Şirketlerin finansal yükümlülüklerindeki yaklaşık 10 trilyon TL'lik artışın tamamı yeni finansman işlemlerinden kaynaklanmadı.

TCMB raporuna göre, yükümlülüklerdeki artışın 5 trilyon 442 milyar TL'si finansal işlemlerden, 4 trilyon 553 milyar TL'si ise değerleme değişimlerinden oluştu.

Değerleme değişimleri, finansal araçların kur ve piyasa fiyatlarındaki hareketlerden kaynaklanan değişimlerini kapsıyor.

Bu nedenle şirketlerin finansal yükümlülüklerindeki artışın tamamını yeni kredi kullanımı veya yeni borçlanma olarak değerlendirmek doğru değil.

Şirket yükümlülüklerinin yüzde 44,4'ü özkaynaklardan oluşuyor

TCMB'nin finansal araç dağılımına göre, finansal olmayan kuruluşların yükümlülükleri içerisinde en büyük payı yüzde 44,4 ile hisse senedi ve özkaynaklar aldı.

Diğer borçların payı yüzde 35,5, kredilerin payı yüzde 19,3, borçlanma senetlerinin payı ise yüzde 0,7 olarak hesaplandı.

Bu dağılım, şirketlerin finansal yükümlülüklerinin yalnızca banka kredilerinden oluşmadığını gösteriyor.

Hisse senedi ve özkaynaklar, şirketlerin ortaklarına ilişkin finansal hakları temsil ederken diğer borçlar kalemi ticari ve çeşitli finansal yükümlülükleri de kapsıyor.

Dolayısıyla toplam finansal yükümlülük tutarı ile şirketlerin geri ödemekle yükümlü olduğu kredi ve borçlanma senedi stoku birbirinden ayrılıyor.

Finansal varlıklarda hisse senedi ve diğer alacaklar öne çıktı

Şirketlerin 109 trilyon 151 milyar TL düzeyindeki finansal varlıklarında en büyük payı yüzde 45,7 ile hisse senedi ve özkaynaklar oluşturdu.

Diğer alacakların payı yüzde 44,8 olarak gerçekleşirken para ve mevduatlar yüzde 8,2'lik pay aldı.

Sigorta ve emeklilik sözleşmelerinin payı yüzde 0,5, borçlanma senetlerinin payı yüzde 0,4, kredilerin payı ise yüzde 0,3 düzeyinde kaydedildi.

Bu tablo, finansal olmayan kuruluşların varlıklarının büyük bölümünün nakit ve banka mevduatlarından değil, özkaynak yatırımları ve diğer alacaklardan oluştuğunu ortaya koydu.

Ancak finansal varlıkların dağılımı, şirketlerin kısa vadeli ödeme gücünü tek başına ölçmek için yeterli değil.

Şirket borcunun millî gelire oranı yüzde 39

TCMB raporunda finansal olmayan kuruluşların kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan borçlarının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı yüzde 39 olarak açıklandı.

Şirket borçlarının toplam finansal varlıklara oranı ise yüzde 26 düzeyinde gerçekleşti.

Her iki oranın da bir önceki döneme göre yatay seyrettiği bildirildi.

Uluslararası karşılaştırmalara göre Türkiye'deki şirketlerin kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan borcunun GSYİH'ye oranı, Almanya'da yüzde 86, Fransa'da yüzde 155, ABD'de yüzde 75 ve Polonya'da yüzde 34 olarak hesaplanan oranlardan bazılarına kıyasla daha düşük seviyede bulunuyor.

Türkiye'nin yüzde 39'luk oranı Almanya, Fransa ve ABD'nin altında, Polonya'nın ise üzerinde yer alıyor.

Bununla birlikte farklı ülkelerin şirket borçluluk oranları değerlendirilirken finansman piyasalarının yapısı, sermaye piyasalarının gelişmişliği ve ekonomik koşulların da dikkate alınması gerekiyor.

Bankaların kullandırdığı kredilerin büyük bölümü şirketlere

TCMB'nin ekonomik sektörler arasındaki finansal ilişkileri gösteren "Kimden-Kime" tabloları, kredi kullanımının hangi sektörlerde yoğunlaştığını da ortaya koydu.

Rapora göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde parasal finansal kuruluşların kullandırdığı toplam 30 trilyon 463 milyar TL'lik kredinin 20 trilyon 318 milyar TL'si finansal olmayan kuruluşlara yöneldi.

Hanehalkının aynı kuruluşlardan kullandığı kredi stoku ise 7 trilyon 214 milyar TL olarak kaydedildi.

Buna göre parasal finansal kuruluşların kullandırdığı kredi stokunun yaklaşık üçte ikisini finansal olmayan kuruluşlara verilen krediler oluşturdu.

Ayrıca finansal olmayan kuruluşların yurt dışı yerleşiklerden kullandığı kredi stoku 7 trilyon 87 milyar TL olarak açıklandı.

Bu veriler, şirketlerin finansmanında yurt içi kredi kuruluşlarının yanı sıra yurt dışı kaynakların da yer tuttuğunu gösterdi.

Negatif finansal pozisyon, şirketlerin tamamının mali sıkıntıda olduğunu göstermiyor

Finansal olmayan kuruluşların toplam net finansal pozisyonunun negatif olması, bütün şirketlerin aynı mali durumda bulunduğu anlamına gelmiyor.

TCMB'nin yayımladığı sektör istatistikleri, şirketlerin toplulaştırılmış finansal varlık ve yükümlülüklerini gösteriyor. Bu veriler, şirket bazında kârlılık, nakit akışı, ödeme güçlüğü veya iflas riski hakkında doğrudan sonuç ortaya koymuyor.

Şirketlerin finansal dayanıklılığının değerlendirilmesi için borçların vadesi, faiz maliyetleri, döviz cinsi yükümlülükler, nakit akışı ve faaliyet kârlılığı gibi göstergelerin de incelenmesi gerekiyor.

TCMB'nin 2026 ikinci çeyrek verileri, şirketlerin toplam finansal varlıkları artmasına rağmen yükümlülüklerinin daha hızlı yükseldiğini ve net finansal pozisyonlarının önceki çeyreğe göre kötüleştiğini gösteriyor.

Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Finansal Hesaplar Raporu, 2026-II, Firmalar, Kimden-Kime Tabloları ve Borçluluk Oranları bölümleri.

Karşı Sav Haber Merkezi

finansal yükümlülükler Finansal Hesaplar Raporu kredi kullanımı