TCMB verileri: Hanehalkı net alacaklı, ancak borcun gelire oranı yüzde 25'e yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 2026 yılı ikinci çeyrek Finansal Hesaplar Raporu, hanehalkının finansal varlıkları artarken borçluluk göstergelerinde de yükseliş yaşandığını ortaya koydu. Hanehalkı borcunun harcanabilir gelire oranı yüzde 25'e, finansal varlıklara oranı ise yüzde 24'e çıktı. Vatandaşların finansal varlıklarının yüzde 53,6'sını para ve mevduatlar oluştururken, Türkiye hanehalkının finansal varlıklarının millî gelire oranında karşılaştırılan birçok ülkenin gerisinde kaldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Finansal Hesaplar Raporu'nda hanehalkının finansal varlıklarını, borçlarını ve finansman yapısını değerlendirdi.
Rapora göre, hanehalkının finansal varlıkları yılın ikinci çeyreğinde bir önceki döneme kıyasla 1 trilyon 666 milyar TL artarak 30 trilyon 955 milyar TL'ye yükseldi.
Aynı dönemde hanehalkının finansal yükümlülükleri 600 milyar TL artarken net finansal pozisyonunda 1 trilyon 66 milyar TL'lik iyileşme kaydedildi.
Ancak toplam finansal varlıklardaki artışa rağmen borcun harcanabilir gelire ve finansal varlıklara oranında sınırlı yükseliş görüldü.
Vatandaşın borcu gelirinin dörtte birine ulaştı
TCMB'nin hanehalkı borçluluk göstergelerine göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde hanehalkı borcunun harcanabilir gelire oranı yüzde 25'e yükseldi.
Borcun toplam finansal varlıklara oranı da yüzde 24'e çıkarken gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı yüzde 10 seviyesinde yatay seyretti.
Bu göstergeler, hanehalkının toplam borç stokunun gelir ve finansal varlıklarla karşılaştırıldığında nasıl bir büyüklüğe ulaştığını ortaya koyuyor.
Bununla birlikte söz konusu oranlar, vatandaşların aylık gelirlerinin yüzde 25'ini kredi taksitlerine ayırdığı anlamına gelmiyor. Veriler, dönem sonundaki borç stokunun toplam yıllık gelirle ilişkisini gösteriyor.
Finansal varlıkların yarısından fazlası para ve mevduatta
Hanehalkının finansal varlıklarının dağılımında para ve mevduatlar ilk sırada yer aldı.
TCMB verilerine göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde hanehalkının finansal varlıkları içerisinde para ve mevduatın payı yüzde 53,6 olarak hesaplandı.
Hisse senedi ve özkaynakların payı yüzde 30, sigorta ve emeklilik sözleşmelerinin payı yüzde 10,3, borçlanma senetlerinin payı ise yüzde 3,2 oldu.
Diğer alacaklar yüzde 2,8'lik pay aldı.
Bu dağılım, hanehalkının finansal birikimlerinde mevduat ve benzeri araçların ağırlığını koruduğunu gösterdi.
Mevduatlarda 817 milyar TL'lik işlem kaynaklı artış
Hanehalkının finansal varlıklarındaki 1 trilyon 666 milyar TL'lik çeyreklik artışın 1 trilyon 328 milyar TL'si finansal işlemlerden, 337 milyar TL'si ise değerleme değişimlerinden kaynaklandı.
Para ve mevduatlarda 817 milyar TL'lik işlem kaynaklı artış gerçekleşti.
Buna karşılık TCMB, altın fiyatlarındaki düşüş nedeniyle para ve mevduat kaleminde 172 milyar TL'lik negatif değerleme etkisi oluştuğunu bildirdi.
Hisse senedi ve özkaynaklarda ise yatırım fonları dahil fiyat hareketlerinden kaynaklanan 595 milyar TL'lik pozitif değerleme kaydedildi.
Böylece finansal varlıklardaki artışın bir bölümü yeni finansal varlık ediniminden, bir bölümü ise mevcut varlıkların piyasa değerindeki değişimlerden oluştu.
Türkiye'de hanehalkının finansal varlıkları birçok ülkenin gerisinde
TCMB'nin uluslararası karşılaştırmaları, Türkiye'de hanehalkının finansal varlıklarının millî gelire oranının birçok ülkeye göre düşük düzeyde bulunduğunu gösterdi.
2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla Türkiye'de hanehalkı finansal varlıklarının GSYİH'ye oranı yaklaşık yüzde 42 olarak gerçekleşti.
Raporda karşılaştırılan gelişmekte olan ülkelerde bu oran Romanya'da yüzde 68, Şili'de ise yüzde 165 düzeyinde yer aldı.
Gelişmiş ülkelerde hanehalkının finansal varlıklarının millî gelire oranının daha yüksek seviyelerde olduğu görüldü.
Buna karşılık Türkiye'de hanehalkı finansal yükümlülüklerinin GSYİH'ye oranı yüzde 11 ile karşılaştırmaya dahil edilen ülkeler arasındaki en düşük düzeyde gerçekleşti.
Bu sonuç, Türkiye'de hanehalkının uluslararası karşılaştırmalarda düşük finansal borçlulukla birlikte görece sınırlı finansal varlık birikimine sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Toplam birikim, vatandaşların ekonomik durumunu tek başına göstermiyor
TCMB'nin Finansal Hesaplar istatistikleri, hanehalkının toplam finansal varlıklarını ve yükümlülüklerini ölçüyor. Ancak veriler, söz konusu varlıkların gelir grupları veya bireyler arasında nasıl dağıldığını göstermiyor.
Dolayısıyla hanehalkının toplam finansal varlıklarının artması, bütün vatandaşların birikimlerinin aynı ölçüde yükseldiği anlamına gelmiyor.
Ayrıca finansal hesaplar; konut, arsa ve diğer finansal olmayan varlıkları kapsayan toplam servet göstergesi niteliği taşımıyor.
Hanehalkının ekonomik durumunun daha kapsamlı değerlendirilebilmesi için finansal varlık ve borç verilerinin gelir dağılımı, enflasyon ve satın alma gücü göstergeleriyle birlikte incelenmesi gerekiyor.
Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Finansal Hesaplar Raporu, 2026-II, Hanehalkı ve Borçluluk Oranları bölümleri.
Karşı Sav Haber Merkezi