Saadet Partisi'nden turizm raporu: "Hedef sayı değil, nitelikli ve sürdürülebilir büyüme"

Saadet Partisi tarafından hazırlanan turizm sektörü raporunda; yüksek maliyetler, fiyat şeffaflığındaki eksiklikler, hizmet kalitesi farklılıkları, yetersiz denetimler ve kayıt dışı faaliyetler sektörün temel sorunları arasında gösterildi. Raporda, ziyaretçi sayısının yanı sıra kişi başına gelirin ve hizmet kalitesinin artırılması gerektiği vurgulandı.

Saadet Partisi, “Türkiye’de Turizm Sektöründe Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı Sosyal Gündem Analiz Raporu’nu yayımladı.

Raporda, Türkiye’nin doğal güzellikleri, tarihî ve kültürel mirası, gastronomisi ve dört mevsime yayılan turizm olanaklarıyla dünyanın önde gelen destinasyonları arasında bulunduğu belirtildi. Buna karşın sektörün mevcut potansiyelinin tam olarak değerlendirilemediği ifade edildi.

Ziyaretçi sayısında yaşanan artışın turizm gelirlerine aynı oranda yansımadığına dikkat çekilen raporda, sektörün daha yüksek katma değer üreten, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiği kaydedildi.

Yüksek fiyatlar ve maliyet baskısı

Turizm bölgelerinde görülen yüksek ve şeffaf olmayan fiyat uygulamalarının hem yerli hem de yabancı turistlerin memnuniyetini olumsuz etkilediği belirtildi.

Menü fiyatlarının açık şekilde sunulmaması, sonradan ek ücret talep edilmesi ve müşterilere farklı fiyatların uygulanmasının sektöre duyulan güveni zedelediği ifade edildi.

Ancak fiyat artışlarının yalnızca fırsatçılıkla açıklanamayacağına işaret edilen raporda; enflasyon, enerji, kira ve personel giderlerindeki yükseliş ile finansmana erişim sorunlarının işletmeler üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturduğu kaydedildi.

Hizmet kalitesindeki farklılıklara dikkat çekildi

Raporda, bazı işletmelerin uluslararası standartlarda hizmet verirken bazı işletmelerde hijyen, personel yeterliliği ve müşteri memnuniyeti açısından önemli eksikliklerin bulunduğu aktarıldı.

Nitelikli personel yetersizliği, sezonluk çalışma sistemi ve çalışanların özlük haklarına ilişkin sorunların hizmet kalitesini düşüren başlıca unsurlar arasında olduğu belirtildi.

Denetimlerin çoğunlukla ruhsat ve belge kontrolüyle sınırlı kaldığı savunularak fiyat, hijyen, güvenlik ve tüketici haklarını da kapsayan bütüncül bir denetim sistemine ihtiyaç bulunduğu ifade edildi.

Kayıt dışı faaliyetler haksız rekabet oluşturuyor

Ruhsatsız konaklama işletmeleri, kayıt dışı günlük kiralamalar, belgesiz tur organizasyonları ve izinsiz rehberlik faaliyetlerinin hem vergi kaybına hem de turistlerin güvenliği açısından risklere yol açtığı belirtildi.

Kayıt dışı faaliyetlerin, mevzuata uygun çalışan işletmeler açısından da haksız rekabet oluşturduğu vurgulandı.

Raporda ayrıca, artan ulaşım ve konaklama maliyetleri nedeniyle yerli turistlerin tatil yapma imkânlarının giderek azaldığına dikkat çekildi.

Fiyat şeffaflığı ve risk esaslı denetim önerisi

Sorunların çözümü için işletmelerin fiyatlarını açık ve denetlenebilir biçimde ilan etmesi, yanıltıcı fiyatlandırmalara karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması önerildi.

Denetimlerin hizmet kalitesi, hijyen, güvenlik, müşteri memnuniyeti ve fiyat politikalarını kapsaması gerektiği belirtilerek sürekli ihlal yapan işletmeler için yaptırımların artırılması istendi.

Dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen konaklama faaliyetlerinin kayıt altına alınması ve ruhsatsız işletmelerle etkin mücadele edilmesi de çözüm önerileri arasında yer aldı.

Yerli turist için sosyal turizm çağrısı

Raporda, turizm çalışanlarına yönelik mesleki eğitimlerin güçlendirilmesi, yabancı dil bilen personel sayısının artırılması ve çalışanların sürekli eğitiminin desteklenmesi gerektiği kaydedildi.

Dar gelirli ailelerin tatil yapabilmesini kolaylaştırmak amacıyla sosyal turizm projelerinin yaygınlaştırılması ve kamuya ait sosyal tesislerin kapasitesinin artırılması önerildi.

Kültür, sağlık, gastronomi, doğa, inanç ve kongre turizmi gibi alternatif alanlardaki potansiyelin daha etkin kullanılması gerektiği de belirtildi.

“Turizm stratejik bir sektör olarak ele alınmalı”

Saadet Partisi, turizmin yalnızca döviz kazandıran bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek sektörün şehirlerin kalkınması, esnafın güçlenmesi, kültürel mirasın korunması ve toplumun refahının artırılması bakımından stratejik öneme sahip olduğunu bildirdi.

Raporda, turizm politikalarının temel hedefinin yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil; güven veren, kaliteli hizmet sunan, yüksek katma değer üreten ve sürdürülebilir bir turizm ekosistemi oluşturmak olması gerektiği vurgulandı.

Saadet Partisi turizm raporu