Özdağ: "İsrail savaş uçakları sınırımızın 70 kilometre yakınına kadar geldi"

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı değerlendirerek, üssün Türkiye sınırına kuş uçuşu yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta bulunduğuna dikkat çekti. İsrail'in Suriye'de Türkiye'nin hareket alanını sınırlandırmaya çalıştığını savunan Özdağ, hükümete, 'İsrail'in Suriye'de gerçekleştirdiği bu stratejik hamlelere ve tehditlere vereceğimiz cevap sadece Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklamasıyla mı sınırlı kalacak?' diye sordu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırı üzerinden Türkiye’nin Suriye politikasını ve Ankara’nın İsrail’e karşı tutumunu sert sözlerle eleştirdi.

Türkiye’nin güneyinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Özdağ, İdlib bölgesindeki Ebu Zuhur Hava Üssü’nün İsrail savaş uçakları tarafından sekiz kez vurulduğunu söyledi.

Üssün Türkiye’ye kuş uçuşu yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunduğunu vurgulayan Özdağ, bu mesafenin bir savaş uçağı açısından çok kısa olduğuna dikkat çekti.

Özdağ, “Eğer bir savaş uçağını kullanıyorsanız 70 kilometreyi üç dakikada kaydedersiniz. Yani Türkiye’ye üç dakika uzaklığa kadar İsrail uçaklarının geldiğini, fütursuzca bombardıman yaptığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Özdağ ayrıca İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun saldırının ardından Türkiye’ye mesaj verdiğini öne sürdü. Netanyahu’ya atfettiği, “Türkiye’ye önce uyarı yolladık, anlamayınca bombaladık” sözleri üzerinden İsrail’in Ankara’ya doğrudan mesaj verdiğini savundu.

Bu ifade Özdağ’ın konuşmasındaki aktarımı olup, açıklamanın bağlamı ayrıca değerlendirilmelidir.

“Türk askerleri orada olsaydı bombardımanla karşı karşıya kalacaklardı”

Ebu Zuhur’un yaklaşık 40 kilometre kuzeyinde, Suriye topraklarında Türk askerlerinin bulunduğu başka bir üs olduğunu söyleyen Özdağ, Ebu Zuhur Üssü’ne de Türk askerlerinin konuşlandırılmasının gündeme geldiğini ileri sürdü.

Özdağ, bu ihtimali şu sözlerle değerlendirdi:

“Ebu Zuhur Üssü’ne de Türk askerlerinin Şam yönetimi tarafından davet edildiğini biliyoruz. Eğer askerlerimiz orada olsaydı, bir İsrail bombardımanıyla karşı karşıya kalacaklardı.”

İsrail’in bu saldırısını Türkiye’ye yönelik mesaj içeren ikinci operasyon olarak nitelendiren Özdağ, daha önce Palmira bölgesinde Türk İHA ve SİHA’larının konuşlandırılacağı yönündeki haberlerin ardından bir üssün vurulduğunu hatırlattı.

Özdağ, söz konusu gelişmenin ardından ABD’nin Ankara Büyükelçisinin Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında doğrudan bir çatışmayı önlemek amacıyla danışma veya çatışmasızlık mekanizması kurulması gerektiğini gündeme getirdiğini söyledi.

AK Parti ve MHP seçmenlerine seslendi

Konuşmasının devamında AK Parti ve MHP seçmenlerine seslenen Özdağ, Türkiye’nin Suriye iç savaşına yönelik politikasını da eleştirdi.

Suriye’de 2011’de başlayan savaşın Aralık 2024’te Beşşar Esad yönetiminin devrilmesiyle yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Özdağ, iktidarın bu gelişmeyi Türkiye açısından bir başarı olarak sunduğunu savundu.

Özdağ, “Beşşar Esad rejimi devrilince AK Parti ve MHP, ‘Suriye’yi fethettik, bu bizim zaferimizdir. Beşşar Esad’ı devirdik’ diye adeta bayram yaptı. Sizler de bu yayınlardan ve açıklamalardan etkilenerek Türkiye’nin Suriye’de bir zafer kazandığını zannettiniz” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Esad yönetiminin devrilmesi sonrasında yaptığı bazı açıklamalara da değinen Özdağ, Trump’ın “2 bin yıllık işgalin sona erdiği” yönündeki sözlerini İsrail’in bölgedeki stratejik hedefleriyle ilişkilendirdi.

Özdağ’ın bu bölümde dile getirdiği “vadedilmiş topraklar” ve tarihsel işgal bağlantısı kendi siyasi değerlendirmesi niteliğinde.

“Suriye İsrail’in açık operasyon alanı haline geldi”

Özdağ, Esad yönetiminin devrilmesinin ardından İsrail’in Suriye’deki askeri hareket alanının genişlediğini savundu.

İsrail Hava Kuvvetlerinin Suriye’de limanları, hava üslerini ve cephanelikleri hedef aldığını söyleyen Özdağ, yeni Suriye ordusunun ağır askeri kabiliyetlerinin önemli bölümünü kaybettiğini öne sürdü.

Özdağ, “Suriye artık İsrail’in açık operasyon alanı hâline gelecekti” değerlendirmesinde bulunarak İsrail’in Golan bölgesindeki faaliyetlerini ve Suriye’nin güneyindeki Dürzi bölgelerine yönelik politikasını da eleştirdi.

İsrail’in PKK bağlantılı yapılara destek verdiğini ve Suriye’de özerk bir yapı oluşturulması yönünde girişimlerde bulunduğunu da iddia eden Özdağ, bu değerlendirmelerini Türkiye’nin güvenliği açısından tehdit olarak nitelendirdi.

Bu iddialar Özdağ’ın siyasi değerlendirmeleri olup haberde bağımsız olarak doğrulanmış olgular şeklinde sunulmamalıdır.

“Türkiye’ye mesaj veriyor, açık açık tehdit ediyor”

Özdağ’a göre Ebu Zuhur Üssü’nün vurulması, İsrail’in yalnızca Suriye’ye yönelik askeri operasyonlarından biri olarak görülmemeli.

Üssün Türkiye sınırına yakınlığına yeniden dikkat çeken Özdağ şöyle konuştu:

“Şimdi Türkiye’ye kuş uçuşu 70 kilometre olan, üç dakikalık uçuş mesafesinde olan bir yeri bombalıyor ve Türkiye’ye mesaj veriyor. Açık açık tehdit ediyor. ‘Buralarda uçamazsın’ diyor.”

Suriye’de insani amaçlı faaliyetlerde bulunan Türk istihkâm birliklerinin üzerinde İsrail F-35’lerinin uçtuğunu ileri süren Özdağ, Türk birliklerinin hava koruması olmaksızın bölgede çalıştığını söyledi.

Özdağ, İsrail’in Suriye hava sahasını geniş ölçüde kullanabildiğini ve İran’a yönelik bazı operasyonlarda da bu sahadan yararlandığını belirterek, İsrail’in Suriye topraklarını kendi etki alanı olarak gördüğünü savundu.

“Artık bu ülkenin topraklarını sadece kendi etki alanı olarak görüp Türkiye’nin kendi sınır bölgesinde, Suriye sınır bölgesinde dahi etkin olamayacağını söylüyor” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı’nın tepkisini yetersiz buldu

Özdağ konuşmasının sonunda İsrail’in saldırısının ardından Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamayı da hedef aldı.

Ankara’nın yalnızca diplomatik kınamayla yetinmesinin yeterli olmadığını savunan Özdağ, hükümete daha güçlü bir politika ortaya koyma çağrısı yaptı.

Özdağ, “Netanyahu’nun saldırgan politikalarına karşı Türk Dışişleri Bakanlığından çok sert bir kınama gelmiş. Politikanız bu mu?” diye sordu.

Ardından konuşmasının en dikkat çekici sorusunu yöneltti:

“İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği bu stratejik hamlelere ve tehditlere vereceğimiz cevap sadece Dışişleri Bakanlığı’nın bu açıklamasıyla mı sınırlı kalacak?”

Özdağ’ın açıklamaları, İsrail’in Suriye’de artan askeri faaliyetlerinin Türkiye açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin siyasi tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.

Ümit Özdağ İsrail Suriye tehdit tehdit