Mahmut Arıkan: "Türkiye'nin İhtiyacı Yeni Bir İktidardan Önce Yeni Bir Devlet Anlayışıdır"
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya'da Saadet Partisi ve DEVA Partisi il teşkilatları tarafından düzenlenen 'Türkiye Buluşmaları' programında konuştu. Arıkan, Türkiye'nin kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışı sorunu yaşadığını belirterek üretim, yatırım, planlama ve kalkınma vurgusu yaptı.
(ANTALYA) - Antalya’nın tarım, turizm, sanayi ve stratejik konumuyla Türkiye’ye değer katan şehirlerden biri olduğunu söyleyen Arıkan, buna rağmen üreticinin, esnafın, emekçinin ve sanayicinin hak ettiği karşılığı alamadığını ifade etti.
“Çiftçi Sezonu En Az Zararla Kapatmanın Hesabını Yapıyor”
Konuşmasında tarım politikalarını eleştiren Arıkan, Antalya’nın yıllık tarımsal ihracatının yaklaşık 1,5 milyar dolar olduğunu, yaş meyve ve sebze üretiminde Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri konumunda bulunduğunu söyledi. Korkuteli mantarından Finike portakalına, Kumluca domatesinden Gazipaşa avokadosuna kadar birçok ürünün Antalya’nın üretim gücünü gösterdiğini belirten Arıkan, buna rağmen üreticinin memnun olmadığını kaydetti.
Arıkan, “Çiftçimiz artık ‘Bu yıl ne kadar ürün alırım?’ diye değil, ‘Bu sezonu en az zararla nasıl kapatırım?’ diye hesap yapıyor.” dedi. Türkiye’nin fındık, kayısı, fıstık ve badem gibi ürünlerde dünyada önemli sıralarda yer almasına rağmen üreticinin zarar ettiğini belirten Arıkan, aynı tablonun Antalya’da da görüldüğünü ifade etti.
Mazot, gübre, zirai ilaç ve elektrik maliyetlerinin üreticiyi zorladığını söyleyen Arıkan, tarımsal desteklemelere ayrılan kaynak ile faize ödenen tutarı karşılaştırarak ekonomi yönetimini eleştirdi. Arıkan, çiftçinin rahat nefes alabilmesi için tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükünün kaldırılması gerektiğini söyledi.
EXPO Alanı İçin Tarım Kampüsü Önerisi
“Türkiye Buluşmaları’nı bu bozuk düzeni değiştirmek için yapıyoruz.” diyen Arıkan, Antalya’daki EXPO alanının yeniden tarım üssü hâline getirilebileceğini belirtti.
Arıkan, 1120 dönümlük EXPO alanının tarımsal AR-GE merkezleri, ziraat ve veteriner fakülteleri, tarım meslek yüksekokulları, liseler ve üreticiye destek birimlerinin yer aldığı büyük bir tarım kampüsüne dönüştürülebileceğini ifade etti.
“Turizm Geliri Antalya’da Kalmalı”
Antalya’nın geçtiğimiz yıl 17 milyondan fazla turisti ağırladığını hatırlatan Arıkan, asıl meselenin turist sayısı değil, turizm gelirinin şehirde yaşayanlara ne kadar yansıdığı olduğunu söyledi.
Arıkan, turizm gelirinin yalnızca büyük otel zincirlerine değil, Kaleiçi’ndeki esnafa, Kemer’deki işletmeciye, Manavgat’taki üreticiye ve Alanya’daki taksiciye de yansıması gerektiğini belirtti. “Gerçek başarı; 17 milyon turisti ağırlamak değil, milyonlarca turistin bıraktığı katma değeri Antalyalıyla buluşturmaktır.” ifadelerini kullandı.
Sanayi ve Üretim Vurgusu
Antalya sanayisinin de hak ettiği desteği alamadığını dile getiren Arıkan, yüksek enerji ve üretim maliyetleri, finansmana erişim sorunu, yüksek faizler ve nitelikli ara eleman eksikliğinin üretimi zorlaştırdığını söyledi.
Arıkan, Antalya’nın geçmişte Selamet Çırçır ve Prese Fabrikası, Dokuma Fabrikası ve Pil Fabrikası gibi önemli yatırımlara ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, stratejik üretimi ve dışa bağımlılığı azaltan bir sanayi anlayışını savunduklarını ifade etti.
NATO Zirvesi ve Dış Politika Eleştirisi
Konuşmasında NATO Zirvesi’ne de değinen Arıkan, güçlü devletin “alkışlarla, manşetlerle ve reklamla” inşa edilemeyeceğini söyledi. Arıkan, güçlü devletin içeride milletine güven veren, dışarıda ise kendi aklıyla hareket edebilen devlet olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde başkalarının senaryosunda rol alan bir aktör değil, kendi senaryosunu yazan bir devlet olması gerektiğini belirten Arıkan, millî menfaatleri merkeze alan bağımsız bir devlet aklı çağrısı yaptı.
Gazze Tepkisi
Arıkan, NATO Zirvesi üzerinden iktidarın Gazze politikasını da eleştirdi. Zirveye ilişkin sonuç bildirgesinde İsrail’e dair bir ifade yer almadığını savunan Arıkan, “İktidar Gazze’ye ağlayıp Gazze katilleri ile gülmeyi tercih etti.” dedi.
“Onarıcı Siyaset, Onarıcı Devlet” Çağrısı
Türkiye Buluşmaları’nı yalnızca bir teşkilat programı olarak görmediklerini belirten Arıkan, bu buluşmaları “onarıcı siyaset, onarıcı devlet” tasavvuru olarak adlandırdıklarını söyledi.
Arıkan, Türkiye’nin yeni bir siyaset dili kadar yeni bir devlet anlayışına, yeni bir devlet aklına ve bu anlayışı hayata geçirecek kadrolara ihtiyacı olduğunu ifade etti. Türkiye’de yaşanan krizin yalnızca hükümet değişikliğiyle aşılabilecek sıradan bir yönetim krizi olmadığını belirten Arıkan, asıl sorunun devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin aşınması olduğunu kaydetti.
“Onarıcı Devlet Anlayışı”nın devleti güç mücadelelerinin sahnesi olmaktan çıkarıp adaletin, liyakatin ve ortak geleceğin güvencesi hâline getirme iddiası olduğunu söyleyen Arıkan, devletin kazananların mülkü değil, milletin tamamının hukukunu korumakla yükümlü bir emanet olduğunu vurguladı.
“Türkiye Kriz Üretmeyen Bir Devlet Anlayışına İhtiyaç Duyuyor”
Arıkan, Türkiye’nin artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Ehliyet, liyakat, adalet ve ahlakın devlet yönetiminin değişmez ilkeleri hâline gelmesi gerektiğini ifade eden Arıkan, gerçek ittifakın partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil, devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacağını söyledi.
Konuşmasını “Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir iktidardan önce, yeni bir devlet anlayışıdır.” sözleriyle tamamlayan Arıkan, Antalya’dan yalnızca siyasi partilere değil, milletin tamamına çağrıda bulunduklarını ifade etti.
Kaynak: ANKA