LGS Tercihinde Kritik Uyarı: "Listenizi Puana Değil, Yüzdelik Dilime Göre Oluşturun"

LGS tercih sürecinin başlamasıyla öğrenciler ve veliler, yerleşmek istedikleri liseleri belirlemeye başladı. Eğitimci ve Öğrenci Koçu Sezer Kamir, sınav puanlarının yıllara göre değişebildiğini belirterek tercih listelerinde genel yüzdelik dilimin esas alınması gerektiğini söyledi. Kamir, listenin hedef, gerçekçi ve yerleşme olasılığı daha yüksek okullardan dengeli biçimde oluşturulmasını önerdi.

Millî Eğitim Bakanlığının 2026 Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu’nu yayımlamasının ardından Liselere Geçiş Sistemi kapsamındaki tercih süreci başladı.

Öğrenciler tercihlerini 27 Temmuz 2026 Pazartesi günü saat 17.00’ye kadar e-Okul sistemi üzerinden yapabilecek. Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar ise 5 Ağustos’ta açıklanacak.

Tercih döneminin öğrencilerin eğitim hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Eğitimci ve Öğrenci Koçu Sezer Kamir, doğru planlanmayan listelerin yerleşme ihtimalini düşürebileceğini söyledi.

“Puanlar Değişir, Yüzdelik Dilim Öğrencinin Sırasını Gösterir”

Tercih listesi hazırlanırken yalnızca öğrencinin aldığı sınav puanına bakılmaması gerektiğini vurgulayan Kamir, geçmiş yıllardaki okul taban yüzdelik dilimlerinin daha sağlıklı bir karşılaştırma sunduğunu ifade etti.

Kamir, şu değerlendirmede bulundu:

“Her yıl sınavın zorluk seviyesi, öğrenci başarı dağılımı ve puan ortalamaları değişebilir. Bu nedenle aynı puan farklı yıllarda farklı anlamlara gelebilir. Genel yüzdelik dilim ise öğrencinin sınava giren adaylar arasındaki sırasını gösterir. Tercih listesi hazırlanırken esas alınması gereken temel veri budur.”

Merkezî yerleştirme resmî olarak sınav puanı üstünlüğüne göre gerçekleştiriliyor. Ancak öğrencilerin farklı yıllardaki okulları karşılaştırırken puan yerine taban yüzdelik dilimlerden yararlanması, okulun erişilebilirliğini daha gerçekçi değerlendirmelerine yardımcı oluyor.

Tercih Listesi Üç Bölümden Oluşmalı

Kamir, tercih listesinin yalnızca öğrencinin en çok istediği ve yüzdelik dilimi yüksek okullardan oluşturulmasının riskli olabileceğini söyledi.

Listenin üç gruba ayrılmasını öneren Kamir, bu grupları şöyle açıkladı:

Hedef tercihler: Öğrencinin yüzdelik diliminden daha iyi seviyede olan ve yerleşme ihtimali daha düşük okullar.

Gerçekçi tercihler: Öğrencinin yüzdelik dilimine yakın okullar.

Daha güvenli tercihler: Geçmiş yıllardaki taban yüzdelik dilimi öğrencinin derecesinin altında kalan ve yerleşme ihtimali daha yüksek okullar.

Kamir, hiçbir okul için kesin yerleşme garantisi verilemeyeceğini belirterek, kontenjanlar ile öğrenci tercihlerindeki değişimin taban yüzdelik dilimleri etkileyebileceğine dikkat çekti.

“Sadece iddialı tercihler yapmak öğrenciyi gereksiz riskle karşı karşıya bırakabilir” diyen Kamir, listenin üst sıralarında hedef okullara, orta bölümünde gerçekçi seçeneklere, alt sıralarında ise daha güvenli tercihlere yer verilmesini önerdi.

Tercih Sırası Öğrencinin İsteğine Göre Belirlenmeli

Tercih listesindeki okulların, “Hangisine girme ihtimalim daha yüksek?” düşüncesiyle değil, öğrencinin gerçekten gitmek istediği sıraya göre yazılması gerekiyor.

Yerleştirme sistemi öğrencinin puanının yettiği en üst tercihine yerleştirme yaptığı için, ulaşılması zor görülen bir okulun listenin üst sıralarına yazılması alt sıralardaki okullara yerleşme ihtimalini azaltmıyor.

Kamir, öğrencilerin yalnızca okulun taban yüzdelik dilimine bakmaması gerektiğini belirterek şu kriterlerin birlikte değerlendirilmesini önerdi:

Okulun akademik başarısı ve eğitim programı

Yabancı dil imkânları

Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler

Hazırlık sınıfının bulunup bulunmadığı

Pansiyon ve ulaşım olanakları

Öğrencinin ilgi alanları ve mesleki hedefleri

Okulun fiziki koşulları ve bulunduğu çevre

Merkezî Yerleştirmede En Fazla 10 Okul Seçilebilecek

Merkezî sınav puanıyla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu liseleri, proje okulları, Anadolu imam hatip liseleri ve mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programları arasından en fazla 10 tercih yapılabilecek.

Merkezî sınav puanlarının eşit olması durumunda sırasıyla şu ölçütlere bakılacak:

    Okul Başarı Puanı üstünlüğü

    Sekizinci, yedinci ve altıncı sınıf yıl sonu başarı puanları

    Sekizinci sınıftaki özürsüz devamsızlık gününün azlığı

    Tercih önceliği

    Öğrencinin yaşının küçük olması

Bu nedenle öğrencilerin e-Okul sistemindeki not, devamsızlık ve kimlik bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmesi önem taşıyor.

Yerel Yerleştirme Tercihi Bütün Öğrenciler İçin Zorunlu

Merkezî sınava giren öğrenciler de dâhil olmak üzere bütün adayların öncelikle yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullardan tercih yapması gerekiyor.

Yerel yerleştirme ekranından tercih yapılmadığı takdirde merkezî sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullara ait tercih ekranları açılmayacak.

Yerel yerleştirmede öğrenciler, ilk üç okulu kendi kayıt alanlarından seçmek şartıyla en fazla beş okul yazabilecek. Aynı okul türünden ise en fazla üç okul tercih edilebilecek.

Yerel yerleştirmede sırasıyla öğrencinin ikamet adresi, Okul Başarı Puanı ve özürsüz devamsızlık gününün azlığı dikkate alınacak. Eşitlik hâlinde sekizinci, yedinci ve altıncı sınıf yıl sonu başarı puanlarına bakılacak.

İkamet Bilgileri Kontrol Edilmeli

Kamir, özellikle yerel yerleştirmede ikamet adresinin belirleyici olduğuna dikkat çekerek öğrenci ve velilere tercih işlemlerine başlamadan önce adres bilgilerini kontrol etmeleri çağrısında bulundu.

Yerel yerleştirme ekranında okullar üç farklı renkle gösterilecek:

Yeşil: Öğrencinin kayıt alanındaki okullar

Mavi: Komşu kayıt alanındaki okullar

Kırmızı: Kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışındaki okullar

Adres bilgilerinde hata bulunduğunu fark eden ailelerin tercih süresi sona ermeden ilgili kurumlara başvurması gerekiyor.

Aileler Baskı Kurmadan Sürece Katılmalı

Tercih döneminde ailelerin beklentileri ile öğrencinin istekleri arasında farklılıklar yaşanabileceğini belirten Kamir, kararın öğrenciyle birlikte alınması gerektiğini söyledi.

Kamir, “Aileler kendi hayallerini çocuğun tercih listesine dönüştürmemeli. Öğrencinin akademik kapasitesi, ilgi alanları, sosyal ihtiyaçları ve ulaşım koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Öğrencinin istemediği bir okulda dört yıl geçirmesi, akademik ve psikolojik uyumunu olumsuz etkileyebilir” dedi.

Tercihlerin rehber öğretmen veya tercih danışmanıyla kontrol edilmesinin hata riskini azaltacağını ifade eden Kamir, okul isimleri ve kodlarının da son onaydan önce dikkatle incelenmesini önerdi.

Nakil Süreci 5 Ağustos’ta Başlayacak

İlk yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından boş kontenjanlar da ilan edilecek.

Birinci nakil tercihleri 5-7 Ağustos tarihleri arasında alınacak ve sonuçlar 10 Ağustos’ta açıklanacak. İkinci nakil başvuruları 10-12 Ağustos tarihlerinde yapılacak, sonuçlar ise 14 Ağustos’ta duyurulacak.

Hiçbir okula yerleşemeyen öğrenciler, 17-26 Ağustos tarihleri arasında il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurabilecek. Komisyon yerleştirmeleri 28 Ağustos’ta tamamlanacak.

Tercihte Son Kontrol Önemli

Kamir, öğrencilerin tercih listesini onaylamadan önce şu kontrolleri yapmasını istedi:

“Okulların güncel kontenjanlarını, geçmiş yıllardaki yüzdelik dilimlerini, ulaşım şartlarını ve eğitim imkânlarını karşılaştırın. Listenizi yalnızca yüksek hedeflerden oluşturmayın. İstemediğiniz hiçbir okulu ‘boş kalmasın’ düşüncesiyle yazmayın ve tercihlerinizi mutlaka onay süresi sona ermeden kontrol edin.”

Kamir, doğru tercih sürecinin yalnızca bir liseye yerleşmek anlamına gelmediğini belirterek, öğrencinin ilgi ve hedeflerine uygun okul seçiminin üniversite ve meslek yolculuğunu da doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.

LGS tercihleri