☰
✕

İstanbul'da sel sonrası yıkım kararı: Dere yataklarındaki yapılara kim izin verdi?

İstanbul Valisi Davut Gül, sel felaketinin ardından Sarıyer Ayazağa'da dere yataklarını işgal eden yapıların yıkımına başlanacağını açıkladı. Yıkılacak yapılar arasında Kur'an kursu, spor tesisi ve dükkânların bulunduğu belirtildi. İlk etapta 5 binden fazla afetzedenin hesabına 10'ar bin lira yardım yatırılırken, dere yataklarındaki yapılaşmanın geçmişte nasıl denetlendiği sorusu gündeme geldi.

İstanbul'da şiddetli yağışların yol açtığı sel ve su baskınlarının ardından dere yataklarındaki yapılaşma yeniden gündeme geldi.

İstanbul Valisi Davut Gül, 17 Ekim'de Sarıyer'in Ayazağa bölgesinde yaptığı incelemelerin ardından dere yataklarını işgal eden yapıların kaldırılacağını açıkladı.

Gül, dere ıslah çalışmalarının önündeki engellerin ortadan kaldırılmasının amaçlandığını belirterek bölgede bulunan Kur'an kursu, spor tesisi ve bazı dükkânların yıkımına başlanacağını bildirdi.

Kur'an kursu, spor tesisi ve dükkânlar yıkılacak

Vali Gül, dere yatağındaki yapıların kaldırılmasıyla suyun doğal akışını engelleyen unsurların ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Yıkım sürecinde vatandaşların mağdur edilmemesi için önlemler alınacağını ifade eden Gül, spor tesisinin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve Kur'an kursunun başka bir alanda yeniden yapılabilmesi için çalışma yürütüleceğini belirtti.

Gül, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un da bu konuda talimat verdiğini aktardı.

Ancak açıklamada yıkım kapsamına alınan bütün yapıların listesi, ruhsat durumları ve inşa tarihlerine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.

5 binden fazla afetzedeye 10'ar bin lira yatırıldı

Vali Gül, selden etkilenen vatandaşlara yönelik ilk nakdi yardımların hesaplara yatırıldığını açıkladı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının gönderdiği ödenekle 5 binden fazla kişinin hesabına 10'ar bin lira ödeme yapıldığını bildirdi.

Bu ödemelerin sel nedeniyle oluşan maddi zararların tazminatı olmadığını, afetzedelerin acil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla verildiğini belirtti.

Evlerde, iş yerlerinde ve eşyalarda oluşan zararların tespitine yönelik çalışmaların ise sürdüğünü ifade etti.

Zarar tespitleri kapsamında yapılacak diğer ödemelerin 19 Ekim Pazartesi günü başlatılması planlanıyor.

Beykoz'da yaklaşık 320 ev ve 20 iş yerini su bastı

Vali Gül, aynı gün selden etkilenen Beykoz'da da incelemelerde bulundu.

Gül'ün açıklamasına göre ilçede yaklaşık 320 ev ve 20 iş yerinde su baskını yaşandı. Ayrıca istinat duvarları ve çeşitli yapılarda hasar meydana geldi.

Beykoz'da can kaybı veya kayıp kişi bulunmadığını belirten Gül, eşya ve benzeri zararların AFAD koordinasyonunda karşılanacağını ifade etti.

Toprak kayması ve bina güvenliği uyarısı

Vali Gül, yağışların ardından toprağın suya doyması nedeniyle bazı bölgelerde heyelan ve bina güvenliği risklerinin devam edebileceğini bildirdi.

Binalarında tehlike bulunduğundan şüphelenen vatandaşlara geçici barınma desteği sağlanabileceğini belirtti.

İçme suyu numunelerinde olumsuz bir sonuca rastlanmadığını aktaran Gül, bazı bölgelere ise güvenlik gerekçesiyle henüz elektrik verilemediğini açıkladı.

Yetkililer, yağışların devam etme ihtimali nedeniyle vatandaşlardan zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını ve riskli alanlardan uzak durmalarını istedi.

Dere yataklarındaki yapılaşmanın sorumluluğu nasıl belirlenecek?

Sel felaketinin ardından dere yataklarını işgal eden yapıların yıkılacağının açıklanması, geçmişteki imar ve denetim süreçlerini de gündeme getiriyor.

Dere yataklarında yapılaşmaya ilişkin sorumlulukların belirlenebilmesi için söz konusu yapıların mülkiyet durumları, imar planlarındaki konumları, ruhsat ve izin belgeleri ile geçmiş denetim kayıtlarının incelenmesi gerekiyor.

Özellikle kamu hizmeti amacıyla kullanılan Kur'an kursu ve spor tesisi gibi yapıların dere yatağında hangi idari süreçler sonucunda bulunduğu açıklığa kavuşturulmayı bekliyor.

Bir yapının dere yatağında bulunması, tek başına hangi kurumun hukuken sorumlu olduğunu göstermiyor. Bu sorumluluğun belirlenmesi, ilgili dönemdeki mevzuatın ve somut idari işlemlerin incelenmesini gerektiriyor.

Bu kapsamda yanıt bekleyen sorular bulunuyor:

Yıkım kapsamına alınan yapıların ruhsat ve imar durumları nedir?

Yapılar hangi tarihlerde inşa edildi ve ilgili dönemlerde hangi kurumlar yetkiliydi?

Dere ıslahı veya taşkın riski konusunda geçmişte hazırlanmış teknik raporlar var mı?

Riskler daha önce tespit edildiyse hangi önlemler alındı?

Yapıların kaldırılması için daha önce idari işlem başlatıldı mı?

Yıkımlar kadar geçmiş denetimler de önem taşıyor

Dere yataklarının yapılaşmaya açılması veya doğal su akışını engelleyen müdahaleler, yoğun yağışlarda taşkın riskini artırabilen unsurlar arasında bulunuyor.

Ancak İstanbul'da yaşanan son sel felaketinde hangi yapıların su baskınlarının şiddetini ne ölçüde etkilediğinin belirlenmesi için teknik incelemelere ihtiyaç var.

Bu nedenle dere yataklarındaki yapıların kaldırılması kadar, geçmişte alınan imar kararlarının, denetimlerin ve varsa uygulanmayan uyarıların kamuoyuna açıklanması da önem taşıyor.

Selin ardından gündeme gelen temel soru şu: Bugün yıkılması gerektiği açıklanan yapıların dere yataklarında bulunmasına geçmişte hangi idari kararlar ve denetim süreçleri yol açtı?

Bu sorunun yanıtı, yalnızca mevcut yıkım çalışmalarının değil, gelecekte benzer afetlerin önlenmesine yönelik kamu politikalarının değerlendirilmesi açısından da önem taşıyor.

Kaynak: İstanbul Valisi Davut Gül'ün 17 Ekim 2026 tarihli açıklamaları

dere yatakları İstanbul Valisi