Havalar Isındı, Kene Riski Arttı: KKKA'ya Karşı Uzmanlardan Uyarı
Havaların ısınmasıyla birlikte park, bahçe, piknik alanı, kamp rotası, tarla, bağ, orman ve şehir içi yeşil alanlarda geçirilen süre artarken, uzmanlar kene temasına karşı vatandaşları uyarıyor. Keneler yoluyla bulaşabilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), erken fark edilmediğinde ağır seyredebilien ve ölüme neden olabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak biliniyor.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi; ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Hayvanlardan insanlara bulaşabilen zoonotik karakterli hastalık, özellikle kenelerin aktifleştiği bahar ve yaz aylarında daha sık görülüyor.
Risk Sadece Kırsal Alanlarla Sınırlı Değil
Kene teması çoğunlukla kırsal bölgelerle ilişkilendirilse de risk yalnızca tarla, bağ ve ormanlık alanlarla sınırlı değil. Parklar, mesire alanları, bahçeler, yazlık bölgeler ve yürüyüş rotaları da dikkat edilmesi gereken alanlar arasında yer alıyor.
Türkiye’de KKKA vakaları, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kene türlerinin yaşam alanlarıyla uyumlu şekilde görülüyor. Vakalar çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşıyor.
Kene Tutunması Sonrası Belirtilere Dikkat
KKKA’nın kene tutunmasından sonra genellikle 1 ila 3 gün içinde belirti verebildiği, bu sürenin en fazla 9 güne kadar uzayabildiği belirtiliyor. Enfekte kan, vücut sıvısı veya dokularla temas sonrası ise belirtiler 5-6 gün içinde ortaya çıkabiliyor.
Kene tutunan kişilerin kendilerini 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden takip etmesi gerekiyor. Bu belirtilerden biri ya da birkaçının görülmesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.
Kene Nasıl Çıkarılmalı?
Uzmanlar, vücuda tutunan kenenin çıplak elle tutulmaması gerektiğini vurguluyor. Kene fark edildiğinde vakit kaybetmeden, vücuda tutunduğu en yakın yerden uygun bir malzeme yardımıyla çıkarılmalı. Kişi keneyi kendisi çıkaramıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı.
Kenenin üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı ya da benzeri maddeler dökmek kesinlikle önerilmiyor. Bu tür uygulamalar kenenin kasılmasına ve taşıdığı mikrobu vücuda aktarma riskinin artmasına neden olabiliyor.
Açık Renkli ve Vücudu Örten Giysiler Tercih Edilmeli
Kene yönünden riskli alanlara gidilirken mümkün olduğunca vücudu örten kıyafetler giyilmesi öneriliyor. Pantolon paçalarının çorap içine sokulması, açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi ve dönüşte vücut kontrolü yapılması korunmada önemli rol oynuyor.
Özellikle kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası gibi bölgeler dikkatle kontrol edilmeli. Çocukların vücut kontrolleri de aileleri tarafından mutlaka yapılmalı.
Hayvanlarla Temasta Korunma Önlemi Alınmalı
KKKA hayvanlarda belirti göstermeden seyredebildiği için riskli bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabiliyor. Bu nedenle hayvanların kanına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak elle temas edilmemesi gerekiyor.
Hasta kişilerle temas edenlerin de eldiven, önlük ve maske gibi koruyucu önlemleri alması önem taşıyor.
Aşı ve Spesifik İlaç Yok
KKKA’da tedavinin temelini destek tedavisi oluşturuyor. Bugün için hastalıktan korunmaya yönelik etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya virüse özgü bir ilaç bulunmuyor. Bu nedenle hastalıktan korunmada en etkili yöntem, kene temasını önlemek ve kene tutunması durumunda doğru müdahaleyi yapmak olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, vatandaşların özellikle bahar ve yaz aylarında yeşil alanlarda daha dikkatli olmaları, kene kontrolünü ihmal etmemeleri ve şüpheli belirtilerde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini belirtiyor.
saglik.gov.tr