Depreme Dayanıklı Mobilya Seçimi Nasıl Olmalı?
İstanbul'da yaşanan son depremin ardından, vatandaşlar bir kez daha iç mekan güvenliği konusunu gündemine aldı. Özellikle mobilya seçimi ve yerleşimi, deprem sırasında can ve mal kaybını önlemek açısından büyük önem taşıyor. Antalya Belek Üniversitesi Tasarım Bölümü İç Mekan Tasarımı Program Başkanı Nermin Azizzade Jular, güvenli mobilya seçimiyle ilgili hayati uyarılarda bulundu.
Mobilya Seçimi Hayati Önem Taşıyor
Nermin Azizzade Jular, deprem anında yaşanabilecek tehlikeleri en aza indirmenin doğru mobilya seçimi ve yerleşimiyle mümkün olduğunu vurguladı. Küçük sarsıntılarda bile mobilyalardan kaynaklı yaralanmalar ve can kayıplarının yaşanabileceğini hatırlatan Jular, “Mobilyaları büyüklüğüne bakmaksızın doğru seçmek ve doğru konumlandırmak gerekiyor,” dedi.
Tahliye Güzergahları Açık Olmalı
Özellikle tahliye güzergahında bulunan ağır mobilyaların devrilmesinin kaçışı zorlaştırabileceğine dikkat çeken Jular, “Çıkış kapısının önüne devrilen bir portmanto, hem üzerimize devrilerek yaralanmalara neden olabilir hem de çıkışı engelleyerek hayati tehlike oluşturabilir,” uyarısında bulundu.
Maddi Hasarın Önüne Geçmek Mümkün
Devrilen veya kırılan mobilyalar nedeniyle oluşabilecek maddi kayıplara da dikkat çeken uzman isim, büyük ve ağır mobilyaların daha güvenli olacağı düşüncesinin yanlış olduğunu belirtti. Yanlış yerleştirilen mobilyaların hem maddi kayıplara hem de can kayıplarına yol açabileceğini söyledi.
Kaosu Azaltmak İçin Mobilyalar Sabitlenmeli
Deprem sırasında oluşan gürültü ve kaos ortamının paniğe yol açabileceğini belirten Jular, mobilyaların sabitlenmesinin, sakinliği korumaya ve yaralanmaları önlemeye yardımcı olacağını ifade etti.
Evlerde Depreme Karşı Alınabilecek Önlemler
1. Doğru Yerleşim:
Eşyaların doğru şekilde konumlandırılması, deprem güvenliğinin temel adımlarından biri. Özellikle çıkış yolları ve yatak odası gibi kritik alanlarda ağır ve tehlikeli mobilyalardan kaçınılmalı.
2. Mobilyaların Sabitlenmesi:
Büyük ve ağır mobilyalar mutlaka duvara monte edilmeli. Kitap rafları, dolaplar ve beyaz eşyalar, sarsıntıya dayanacak şekilde sabitlenmeli.
3. Yatakların Konumlandırılması:
Yatak odalarında dolaplar, yatağa uzak bir konuma yerleştirilmeli. Ayrıca dolapların tavana kadar uzatılması, devrilme riskini azaltıyor. Dolapların taşıma kapasitelerinin aşılmamasına da dikkat edilmeli.
4. Tehlikeli Mobilyalardan Kaçınmak:
Camlı ürünler yerine kırılmaya dayanıklı alternatifler tercih edilmeli. Sivri köşelerden uzak durulmalı, düşme riski olan ağır eşyalar yere yakın konumlandırılmalı.
Yaşam Üçgeni Hayati Öneme Sahip
Deprem sırasında güvenlik için, ev ve ofis ortamlarında "yaşam üçgeni" oluşturulması gerektiğini vurgulayan Jular, “Sabit ve güçlü mobilyaların yanlarında oluşacak boşluklar hayati alanlar oluşturur. Sarsıntı geçene kadar bu alanlarda çök-kapan-tutun yöntemiyle güvenlik sağlanmalı,” dedi.
Ayrıca, evlerde kullanılmayan küçük tuvalet alanlarında çelik bir kafes sistemi (yarış arabalarındaki "roll cage" sistemine benzer şekilde) kurulabileceğini belirten Jular, bu sistemin olası büyük depremlerde ciddi bir koruma sağlayabileceğini söyledi.
Deprem anında güvenliğin sağlanması için, mobilyaların doğru seçilmesi, sabitlenmesi ve kaçış yollarının açık tutulması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayanların evlerinde ve ofislerinde bu tür önlemleri mutlaka uygulaması gerektiğini hatırlatıyor.