CHP Sözcüsü Zeynel Emre: İktidar, yargıyı partisine uzantı haline getirdi
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 3 Nisan'da Silivri Dayanışma Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, CHP'li belediyelere ve partinin seçilmiş isimlerine yönelik yargı süreçlerine tepki gösterdi. Emre, yaşananların hukuki değil siyasi olduğunu savunarak, 'İktidar, yargıyı kendi partisinin bir uzantısı haline getirdi' dedi.
Emre, bir gün önce görülen duruşmada 18 tutuklunun tahliye edilmesinin sevindirici olduğunu ancak başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları ve bürokratların hâlâ özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını söyledi. Türkiye’de hukuk ve ekonominin birbiriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Emre, AKP iktidarının çeyrek asırlık yönetimi boyunca bu iki alanda da ülkeyi ağır bir tabloya sürüklediğini öne sürdü.
“AKP, parti devleti hüviyetine büründü”
Açıklamasında AKP iktidarını “parti devleti” olmakla suçlayan Emre, yargının bağımsız ve tarafsız yapısının ortadan kaldırıldığını savundu. Emre, geçmişte FETÖ ile birlikte Silivri’de çok sayıda mağduriyet üretildiğini, bugün ise benzer bir anlayışın farklı biçimde sürdürüldüğünü belirterek, iktidarın gitmemek için yargıyı muhalefete karşı kullandığını söyledi.
CHP’ye yönelik operasyonların toplum nezdinde hukuki değil siyasi olarak görüldüğünü ifade eden Emre, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir adım geri atmadan mücadelemize devam edeceğiz” dedi. Emre, iktidara seslenerek, “Daha fazla CHP’li mi tutuklayacaksınız, daha fazla gazeteci mi tutuklayacaksınız, daha fazla akademisyeni mi hedef alacaksınız?” diye sordu.
Bozbey gözaltısı: 19 Mart sürecinin devamı
Zeynel Emre, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yönelik işlemlere de değinerek, bunun halkın iradesiyle kavga anlamına geldiğini savundu. 31 Mart 2024 seçimlerinde CHP’nin birinci parti olduğunu hatırlatan Emre, Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atanmasıyla başlayan sürecin, 19 Mart’tan itibaren CHP’ye yönelik operasyonlarla devam ettiğini söyledi.
Bozbey’in uzun yıllar boyunca Bursa’da mücadele ettiğini ve önemli bir farkla belediye başkanlığını kazandığını belirten Emre, yıllar öncesine dayandırılan iddialarla seçilmiş bir büyükşehir belediye başkanının hedef alınmasını “darbe” olarak niteledi.
“33 belediyede halkın iradesi görev başında değil”
Emre, yalnızca CHP’ye değil, yerel seçimlerin ardından çok sayıda belediyeye kayyum atanmasıyla halk iradesine genel bir müdahale yaşandığını ifade etti. Son yerel seçimlerden sonra 33 belediyeye kayyum atandığını, bunun toplamda 28 milyon yurttaşı ilgilendirdiğini belirten Emre, “Türkiye’nin yaklaşık üçte birinin yaşadığı yerlerde seçilmiş irade görev başında değil” dedi.
Ekrem İmamoğlu’na yönelik süreçleri de değerlendiren Emre, İmamoğlu’nun “tek suçunun” Recep Tayyip Erdoğan’ı seçimlerde yenmek olduğunu savundu. 2019 ve 2024 seçim sonuçlarını hatırlatan Emre, iktidarın seçimle yenemediği isimleri yargı eliyle susturmaya çalıştığını ileri sürdü.
Tayfun Kahraman için tahliye çağrısı
Basın toplantısında Gezi davası hükümlüsü şehir plancısı Tayfun Kahraman’a ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına da değinen Emre, AYM’nin ikinci kez hak ihlali kararı verdiğini hatırlattı. Kahraman’ın bireysel başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğinin açık biçimde ortaya konduğunu belirten Emre, yerel mahkemenin bu karara uymama lüksü olmadığını söyledi.
Kahraman’ın sağlık sorunları bulunduğunu vurgulayan Emre, “Tayfun Kahraman bir an evvel tahliye edilmeli, kızı Veray’a ve ailesine kavuşmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Dosyalarda somut delil değil, siyasi amaç var”
Zeynel Emre, İmamoğlu ve CHP’li isimlere yönelik soruşturmalarda çok sayıda hukuksuzluk bulunduğunu savundu. Dosyalarda etkin pişmanlık hükümlerinin yasal zemini olmayan biçimde işletilmeye çalışıldığını, bazı isimlerin baskı altında “itirafçı” olmaya zorlandıklarını ileri süren Emre, bunun yargı eliyle yeni bir ceza sistemi yaratmak anlamına geldiğini söyledi.
Bazı tutukluların uzun süredir iddianame olmadan cezaevinde tutulduğunu belirten Emre, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün yaklaşık bir yıldır tutuklu olduğunu ve hakkında hâlâ iddianame düzenlenmediğini kaydetti. Yerine seçilen belediye başkan vekilinin de tutuklandığını söyleyen Emre, iddiaların ciddi ve somut delillerden yoksun olduğunu savundu.
Benzer şekilde çeşitli bürokratlar, akademisyenler ve belediye çalışanları hakkında ileri sürülen suçlamaların da yetersiz olduğunu belirten Emre, dijital materyaller, mal varlığı tedbirleri ve gözaltı işlemleri bakımından da usul ihlalleri yaşandığını iddia etti.
“Savunma hakkına saldırı var”
Emre, avukat Mehmet Pehlivan hakkındaki suçlamalara da tepki göstererek, bir avukatın müvekkilini savunmak için yürüttüğü hazırlık ve koordinasyon faaliyetlerinin suç unsuru gibi gösterildiğini söyledi. Bunun yalnızca bir kişiye değil, doğrudan savunma hakkına yönelik saldırı olduğunu dile getiren Emre, Avukatlık Kanunu’ndaki soruşturma usullerinin de işletilmediğini savundu.
Dilek İmamoğlu’nun yakınlarının da dosya kapsamında hedef alındığını belirten Emre, tüm ailenin cezalandırılmaya çalışıldığını öne sürdü.
“Yolsuzlukla mücadele söylemi inandırıcı değil”
CHP Sözcüsü, iktidarın CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarını da eleştirerek, kamuoyunda bu operasyonların siyasi amaçlı olduğuna dair güçlü bir kanaat bulunduğunu söyledi. Emre, bir araştırmaya göre katılımcıların yüzde 61’inin CHP’li belediyelere yönelik iddiaları siyasi amaçlı bulduğunu, yalnızca yüzde 23’ünün yolsuzluk iddialarına inandığını aktardı.
AKP döneminde yolsuzluk algı endeksinde Türkiye’nin gerilediğini, Kamu İhale Kanunu’nun yüzlerce kez değiştirildiğini ve adrese teslim ihalelerin yaygınlaştığını öne süren Emre, çeşitli kamu projeleri ve ihaleler üzerinden hükümete yüklendi. Şehir hastaneleri, demiryolu projeleri ve hızlı tren yatırımları üzerinden kamu zararının büyüdüğünü savunan Emre, “Yapamayanı ödüllendirip aynı firmalara daha yüksek bedellerle iş veriliyor” dedi.
“Buyurun sandığı getirin”
Konuşmasının sonunda iktidara erken seçim çağrısı yapan Emre, CHP’nin halk iradesinin yanında olduğunu vurguladı. Erdoğan’ın milli iradeyi yalnızca kendi kazandığı yerlerde tanıdığını savunan Emre, “Buyurun getirin sandığı. Hangi gün isterseniz derhal seçimi yapalım” ifadelerini kullandı.
Emre, CHP’nin hem seçilmiş isimlerle dayanışmayı sürdüreceğini hem de kamuoyuyla gerçekleri paylaşmaya devam edeceğini belirterek, “Elbet Türkiye’yi hak ettiği güzel günlerle buluşturacağız” dedi.