CHP'li Zeynel Emre: "Türkiye Yargı Eliyle Dizayn Edilmeye Çalışılıyor"
CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Avcılar'da düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emre, belediyelere yönelik yargı süreçleri, Anayasa tartışmaları, ekonomi, gazetecilere yönelik davalar ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerde bulundu.
Basın toplantısına Avcılar’da başladıklarını belirten Emre, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında yürütülen süreci hatırlatarak, seçilmiş belediye başkanlarının yargı yoluyla hedef alındığını savundu.
“Siyaset Yargının Kıskacı Altında”
Türkiye’nin bir süredir “yargı eliyle yürütülmeye çalışıldığını” ifade eden Emre, eskiden siyasetin yargı üzerindeki etkisinin tartışıldığını, bugün ise siyasetin yargısallaştığını söyledi.
Emre, “Siyaset yargının kıskacı altında. Seçimlerin pek bir önemi kalmamış durumda. En son yerel seçimden bugüne kadar halkın seçtiği yerlerdeki yüzde 33’lük bir kesimde halk iradesinin hilafına bir yönetim var.” dedi.
CHP’ye yönelik davaların ve soruşturmaların siyasi olduğunu savunan Emre, kumpas ve iftiralarla siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığını belirtti.
AK Parti Milletvekilinin “Fakirlik Belgesi” İddiasına Tepki
Konuşmasında AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy hakkında gündeme gelen “fakirlik belgesi” iddiasına da değinen Emre, bir mahkeme harcını ödememek için eşine muhtarlıktan fakirlik belgesi aldırıldığı iddiasını eleştirdi.
Emre, milletvekili maaşlarının yüksekliğine dikkat çekerek, “Bu kişi fakirse bu yurttaşlar ne yapacak?” diye sordu.
Aynı milletvekilinin emekli maaşlarıyla ilgili kanun teklifinde imzası bulunduğunu belirten Emre, “Sen 450 bin lirayla fakirim demişsin. Bu emekli bu maaşla nasıl geçinecek?” ifadelerini kullandı.
“Önce Mahkeme Kararlarına Uyun, Sonra Anayasa Konuşun”
Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Emre, iktidarın yıllardır anayasayı gündemden düşürmediğini ancak mevcut anayasa hükümlerine ve yüksek mahkeme kararlarına uymadığını savundu.
Emre, “Önce milli iradeye saygı gösterin. Önce kazanamadığınız yerlerdeki seçilmiş isimleri düşman ilan etmeyi bırakın. Mahkeme kararlarına, AİHM kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyun. Ondan sonra anayasadan bahsedin.” dedi.
“Casusluk Dosyası Yedek Tutuklama Girişimidir”
Emre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik “casusluk” dosyasını da eleştirdi.
2019 seçim kampanyası üzerinden hazırlanan dosyanın iki amacı olduğunu öne süren Emre, “Biri Sayın İmamoğlu için yedek tutuklama, ikincisi de Tele1’e çökmek.” ifadelerini kullandı.
Dosyada adı geçen Hüseyin Gün’ün mahkemede CHP’li belediyelerle çalışmadığını, ancak AK Parti ile ticari ilişkiler geliştirdiğini söylediğini aktaran Emre, bu durumun dosyanın siyasi niteliğini ortaya koyduğunu savundu.
“Akraba ve Arkadaş Olmak Suç Haline Getiriliyor”
Emre, Ekrem İmamoğlu’nun yakın çevresindeki kişilerin yalnızca akrabalık ya da arkadaşlık ilişkileri nedeniyle tutuklandığını iddia etti.
Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın belediyede görevi bulunmadığını ve herhangi bir belediye ihalesine girmediğini belirten Emre, “Sırf kayınbirader olduğu için içeride tutuluyor.” dedi.
Emre, Seza Büyükçulha ve Hakan Karanis gibi isimlerin de somut suçlama olmadan tutuklu bulunduğunu savunarak, “Gidin kanun yapın, deyin ki Sayın İmamoğlu’nun akrabası olmak suçtur, arkadaşı olmak suçtur.” sözleriyle tepki gösterdi.
“Etkin Pişmanlık İfadeleri Tehditle Alınıyor”
CHP’li Emre, bazı soruşturmalarda etkin pişmanlık ifadelerinin baskı ve tehditle alındığını ileri sürdü.
Murat Kapki’nin ifadelerine atıfta bulunan Emre, Kapki’nin daha önce verdiği ifadeleri kabul etmediğini ve eşiyle tehdit edildiğini söylediğini aktardı.
Emre, bu tür beyanların soruşturmalarda baskı iddialarını güçlendirdiğini belirtti.
Gazeteci İsmail Arı Dosyasına Eleştiri
Emre, gazeteci İsmail Arı’nın tutukluluğuna da dikkat çekti.
İddianamenin kısa olduğunu ve suçlamanın somut delile değil “yanlış intiba uyandırması muhtemel” ifadelerine dayandırıldığını belirten Emre, “Bir ihtimalden ötürü gazeteci tutuklanır mı?” diye sordu.
Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke içinde 163. sıraya düştüğünü hatırlatan Emre, basın özgürlüğü konusunda ciddi gerileme yaşandığını söyledi.
Köprü ve Otoyol Özelleştirmelerine Tepki
Emre, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerinde köprüler, otoyollar ve geçiş garantili projeleri de gündeme getirdi.
İzmir Çevre Yolu’nun özelleştirilmesi halinde şirketin vatandaştan 25 yılda 108 milyar lira alabileceğini belirten Emre, vatandaşın vergileriyle yapılmış altyapının yeniden şirketlere gelir kapısı yapılmak istendiğini savundu.
Avrasya Tüneli’ne ilişkin garanti geçiş ve Hazine ödemelerini de eleştiren Emre, kamu kaynaklarının özel şirketlere aktarıldığını ifade etti.
“Asgari Ücrete Ara Zam Yapılmalı”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emre, Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon hedefini yukarı yönlü revize ettiğini hatırlattı.
Türkiye’nin yüksek enflasyonda dünyada ilk sıralarda olduğunu belirten Emre, özellikle asgari ücretli, emekli ve ücretli çalışanların enflasyon karşısında ezildiğini söyledi.
Emre, “11 milyon kişinin aldığı asgari ücretin 4 bin lirası zaten eridi. O zaman ara zam yapmanız lazım.” dedi.
Asgari ücretin Türkiye’de başlangıç ücreti olmaktan çıkıp ortalama ücret haline geldiğini vurgulayan Emre, Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslama yaparak Türkiye’deki asgari ücretli sayısının çok yüksek olduğunu ifade etti.
“Erken Seçim Gelmeli”
Konuşmasının sonunda iktidarın ekonomi politikalarının toplumda başarısız bulunduğunu belirten Emre, Anka’nın bir araştırmasına göre toplumun yüzde 83,6’sının mevcut ekonomi politikalarını başarısız bulduğunu söyledi.
Bütçenin ilk dört ayda 758 milyar TL açık verdiğini, geçen yıla göre açık oranının yüzde 94 arttığını belirten Emre, hukuk güvenliğinin olmamasının ekonomiye de zarar verdiğini savundu.
Emre, “Bir an evvel bu ülkeye erken seçim gelmesi lazım.” dedi.
CHP’nin “hanı yağma düzenine dur dediği için hedefte olduğunu” ifade eden Emre, “Ne yaparlarsa yapsınlar bu milletin önüne sandık gelecek. Bizler de o güne kadar 19 Mayıs ruhuyla mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.