☰
✕

ABD petrol fiyatları için rezervi yeniden devreye soktu: 40 milyon varillik yeni hamle

ABD, yüksek seyreden enerji fiyatları ve küresel arz endişilerine karşı Stratejik Petrol Rezervi'ni bir kez daha devreye soktu. Enerji Bakanlığı, şirketlere 40 milyon varile kadar ham petrol verilmesi için teklif sürecini başlattı. Petrol doğrudan satılmayacak; şirketler aldıkları miktarı ilerleyen dönemde fazlasıyla geri verecek. Hamle, IEA ülkelerinin Hürmüz merkezli arz krizine karşı başlattığı 400 milyon varillik tarihî müdahalenin ABD ayağındaki son bölümünü oluşturuyor.

Küresel petrol piyasasında aylardır devam eden arz baskısı, dünyanın en büyük stratejik petrol rezervlerinden birini yeniden devreye soktu.

ABD Enerji Bakanlığı, 29 Eylül'de yaptığı açıklamayla Stratejik Petrol Rezervi'nden (SPR) 40 milyon varile kadar ham petrolün enerji şirketlerine verilmesi için resmi teklif sürecini başlattığını duyurdu.

Ancak uygulama klasik bir rezerv satışı olmayacak.

Bakanlığın açıkladığı modele göre petrol, şirketlere “exchange” adı verilen takas sistemiyle verilecek. Şirketler aldıkları petrolü daha sonraki tarihlerde ABD rezervine geri verecek ve devlet verdiğinden daha fazla petrol alacak.

Böylece Washington bir yandan kısa vadede piyasadaki fiziksel petrol arzını artırmayı, diğer yandan rezervdeki kaybı ilerleyen dönemde telafi etmeyi hedefliyor.

Şirketlerin tekliflerini 6 Ekim 2026'ya kadar sunması gerekiyor.

400 milyon varillik tarihî müdahalenin son ABD ayağı

Yeni hamle, mart ayında başlayan çok daha büyük bir uluslararası operasyonun parçası.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın 32 üyesi, 11 Mart'ta Orta Doğu'daki savaşın petrol piyasasında yarattığı olağanüstü arz kesintisine karşı acil rezervlerden toplam 400 milyon varil petrolün piyasaya sunulmasına oy birliğiyle karar verdi.

Bu miktar, IEA tarihindeki en büyük koordineli acil petrol rezervi müdahalesi oldu.

Kararın arkasındaki en önemli nedenlerden biri Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışının ciddi biçimde aksamasıydı.

IEA daha sonra yaptığı değerlendirmede, çatışmanın Hürmüz üzerinden gerçekleştirilen enerji ticaretini ciddi şekilde engellediğini ve ortaya çıkan durumun küresel petrol piyasası tarihinde görülen en büyük arz kesintisine yol açtığını bildirdi.

ABD bu uluslararası müdahale kapsamında Stratejik Petrol Rezervi'nden toplam 172 milyon varil sağlama taahhüdünde bulundu.

29 Eylül'de açıklanan 40 milyon varillik yeni teklif de Washington'ın bu taahhüdünün kalan bölümünü tamamlamayı amaçlıyor.

ABD'den Avrupa'ya rezerv eleştirisi

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, yeni rezerv hamlesini açıklarken bazı Avrupa ülkelerini de eleştirdi.

Wright, ABD ve Japonya'nın IEA kapsamında verdikleri taahhütleri yerine getirdiğini belirtirken bazı Avrupalı üye ülkelerin söz verdikleri ham petrol ve petrol ürünlerinin yalnızca bir bölümünü piyasaya sunduğunu söyledi.

ABD yönetimi, diğer ülkelerin de taahhütlerini yerine getirmesinin küresel petrol piyasasının dengelenmesine katkı sağlayacağını savunuyor.

ABD'nin petrol rezervi 1982 seviyelerine geriledi

Ancak aylar süren rezerv müdahalesinin Washington açısından önemli bir bedeli bulunuyor.

Reuters'ın aktardığı verilere göre ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi'nde 284 milyon varilden daha az ham petrol kaldı.

Rezerv böylece 1982'den bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi.

Bu durum 40 milyon varillik son işlemin neden doğrudan satış yerine takas modeliyle yapılmasının planlandığını da önemli hale getiriyor.

ABD Enerji Bakanlığı, şirketlerden petrolü yalnızca geri istemiyor. İhalede şirketlerin aldıkları miktardan daha fazla petrolü gelecekte rezerve iade etmelerini sağlayacak teklifler değerlendirilecek.

Reuters'a göre geri ödemelerdeki prim oranı yüzde 24'e kadar çıkabilecek.

Petrolün tamamının rezervlere geri dönmesinin ise 2028'in sonlarını bulabileceği belirtiliyor.

Daha önceki 40 milyon varillik teklif beklenen ilgiyi görmedi

Yeni teklifin dikkat çeken başka bir ayrıntısı daha bulunuyor.

ABD yönetimi haziran ayında da kalan 40 milyon varillik bölüm için şirketlere teklif götürmüştü. Ancak Reuters'ın aktardığına göre şirketler bu süreçte yalnızca yaklaşık 500 bin varil petrol aldı.

29 Eylül'de başlatılan yeni süreç bu nedenle aynı miktarın farklı koşullarla yeniden piyasaya sunulmasını içeriyor.

Bu ayrıntı, açıklanan 40 milyon varilin tamamının otomatik olarak rezervden çıkacağı anlamına gelmediğini de gösteriyor.

Gerçek miktar, enerji şirketlerinin vereceği teklifler ve Bakanlığın kabul edeceği başvurular sonucunda belli olacak.

Hürmüz küresel enerji piyasasının merkezinde

ABD'nin rezerv hamlesinin arkasındaki temel sorun ise henüz ortadan kalkmış değil.

Orta Doğu'daki savaşın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ve doğal gaz taşımacılığında ciddi aksama yaşandı.

Boğazın önemi yalnızca bölge ülkelerinden kaynaklanmıyor. Basra Körfezi'ndeki büyük petrol ve LNG üreticilerinin dünya pazarlarına ulaşmasında Hürmüz kritik geçiş noktası konumunda.

Bu nedenle buradaki askerî veya siyasi gerilim, fiziksel petrol arzının yanı sıra tanker maliyetlerinden sigorta fiyatlarına kadar enerji ticaretinin birçok unsurunu etkiliyor.

IEA'nın 400 milyon varillik müdahalesi de esas olarak bu olağanüstü arz şokunun etkisini hafifletmek amacıyla başlatıldı.

Türkiye'yi neden ilgilendiriyor?

Gelişmenin Türkiye açısından önemi ise petrol fiyatlarının çok ötesine uzanıyor.

Türkiye enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalatla karşılayan bir ekonomi olduğu için uluslararası petrol fiyatlarındaki kalıcı yükseliş; enerji ithalat faturası, akaryakıt maliyetleri, taşımacılık giderleri ve dolaylı olarak enflasyon üzerinde baskı oluşturabiliyor.

ABD'nin 40 milyon varillik yeni hamlesi küresel petrol fiyatlarını tek başına belirleyecek büyüklükte değil. Üstelik açıklanan miktarın tamamının rezervden çıkıp çıkmayacağı şirketlerden gelecek taleplere bağlı.

Ancak ABD'nin yanı sıra diğer IEA üyelerinin rezervlerini piyasaya açması, fiziksel arz sıkışıklığını hafifletmek ve piyasalardaki olağanüstü fiyat baskısını sınırlamak için kullanılan en önemli araçlardan biri.

Bu nedenle önümüzdeki günlerde yalnızca petrol fiyatları değil, 6 Ekim'de sona erecek ABD ihalesine şirketlerin ne kadar talep göstereceği ve 40 milyon varillik kapasitenin ne kadarının gerçekten kullanılacağı da yakından izlenecek.

Karşı Sav Haber Merkezi

ABD Stratejik Petrol Rezervi Hürmüz Boğazı