(TBMM) - TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan başkanlığında toplandı. Komisyonda, Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edildi.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından söz alan teklifin ilk imzacılarından AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, muhalefet milletvekillerinin eleştirilerine yanıt verdi.
Tartışmaların daha sakin bir üslupla yürütülmesi gerektiğini belirten Hülagü, yüksek sesle konuşmanın her zaman haklılık göstergesi olmadığını söyledi.
Yabancı uyruklu asistanlarla ilgili eleştiriler değerlendirilecek
Yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerinin mali ve özlük haklarına ilişkin eleştirilerin dikkate alındığını ifade eden Hülagü, bu konuda gerekli girişimlerin yapılabileceğini belirtti.
Teklifte eksik görülen konuların komisyon görüşmeleri sırasında ortak bir anlayışla giderilebileceğini söyleyen Hülagü, milletvekillerinin önerilerinin değerlendirileceğini kaydetti.
"Tıpta deneyim 45-50 yaşından sonra artıyor"
Akademisyenlerin yaş sınırına ilişkin düzenlemeyi değerlendiren Hülagü, tıp alanında akademisyen yetiştirmenin uzun yıllar aldığını söyledi.
Tıp fakültesini bitirme, uzmanlık, yan dal eğitimi ve zorunlu hizmet süreçlerinin akademisyen yetişmesini güçleştirdiğini belirten Hülagü, deneyimli öğretim üyelerinin genç hekimlere mentörlük yapmasının önemine işaret etti.
Emekli akademisyenlerin sağlık durumları ve üniversitelerin ihtiyaçları dikkate alınarak yeniden görev alabilmesini savunan Hülagü, bu kişilerin bilgi ve tecrübelerini genç akademisyenlere aktarmasının faydalı olacağını ifade etti.
Denklik işlemlerinde usulsüzlük iddiası
Yurt dışında doktora yapanların denklik süreçlerine de değinen Hülagü, geçmişte yurt dışında yeterli süre bulunmadan diploma ve denklik almaya çalışan kişilerle karşılaştıklarını söyledi.
Bazı kişilerin yalnızca 17 veya 23 gün yurt dışında bulunmasına rağmen doktora denkliği almak istediğini öne süren Hülagü, pasaport kayıtlarının incelenmesinin ardından bu başvuruların iptal edildiğini belirtti.
Araştırma görevlisi alımlarını anlattı
Rektörlük yaptığı dönemde araştırma görevlisi alımlarında sözlü mülakat yerine ağırlıklı olarak yazılı ve ölçülebilir kriterlerin uygulandığını belirten Hülagü, ALES, yabancı dil puanı, mezuniyet notu ve yazılı sınav sonuçlarının dikkate alındığını söyledi.
Yazılı sınavlarda adayların isimlerinin kapatıldığını ve değerlendirmelerin tutanak altına alındığını ifade eden Hülagü, görev yaptığı sekiz yıl boyunca bu süreçlere ilişkin ciddi bir itirazla karşılaşmadığını dile getirdi.
"Üniversite hastaneleri şehir hastaneleriyle yarışamaz durumda"
Üniversite hastanelerinin eski binalar ve teknolojik açıdan yetersiz cihazlarla hizmet verdiğini belirten Hülagü, şehir hastanelerinin modern altyapısı karşısında üniversite hastanelerinin rekabet gücünü kaybettiğini söyledi.
Üniversite hastanelerinde öğretim üyesi sayısının fazla, asistan sayısının ise yetersiz olduğunu ifade eden Hülagü, şehir hastanelerinde ise asistan sayısının daha yüksek olduğuna dikkat çekti.
Hülagü, üniversite ve şehir hastanelerinin insan kaynağı ile sağlık hizmetleri bakımından daha uyumlu ve entegre bir sistem içinde çalışması gerektiğini savundu.
Tıp dışındaki akademisyenlerin ekonomik sorunları gündeme geldi
Akademisyenlerin maaşlarına da değinen Hülagü, özellikle tıp dışındaki alanlarda çalışan öğretim üyelerinin ekonomik açıdan zor durumda olduğunu söyledi.
Tıp alanındaki akademisyenlerin ek gelir elde edebildiğini ancak diğer alanlarda görev yapan öğretim üyelerinin benzer imkânlara sahip olmadığını belirten Hülagü, akademisyenlerin mali haklarına ilişkin yeni bir hazırlık yapılabileceği yönünde izlenim edindiğini ifade etti.
Hülagü, kanun teklifindeki eksikliklerin milletvekillerinin katkılarıyla ve ortak uzlaşmayla giderilebileceğini belirtti.
















