• Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
20:04
CHP'den İBB için Yeni Parti'ye mesaj: "Bizim de sabrımızın bir sınırı var"
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. ADD: 26 Ağustos 1922, çağ atlama ve muasır medeniyet seviyesini aşma azim ve kararının da dünyaya ilanıdır.
Gündem
Yayınlanma: 22 Ağustos 2024 - 21:55

ADD: 26 Ağustos 1922, çağ atlama ve muasır medeniyet seviyesini aşma azim ve kararının da dünyaya ilanıdır.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Merkezi, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 102. yılı dolayısıyla yayınladığı basın açıklamasında, Büyük Taarruz’un Türk tarihindeki önemi vurguladı.

Gündem
22 Ağustos 2024 - 21:55
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
ADD: 26 Ağustos 1922, çağ atlama ve muasır medeniyet seviyesini aşma azim ve kararının da dünyaya ilanıdır.
Mondros Mütarekesi sonrası işgale uğrayan ve emperyalist güçlerin yok etme tehdidiyle karşı karşıya kalan Türk Milleti'nin, Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde destansı bir mücadeleyle varlığını koruduğunun altının çizildiği açıklamada;

Büyük Taarruz’un, Türk Ulusu'nun bağımsızlık azmiyle kazandığı en şerefli zaferlerden biri olduğu ve bu zaferin sadece askeri değil, aynı zamanda çağ atlama ve muasır medeniyet seviyesini aşma kararlılığını da simgelediğini ifade etti. 

Ayrıca, Türk milletinin, Büyük Taarruz'un ruhunu asla unutmadan, Atatürk'ün çizdiği yolda ilerleyerek tüm emperyalist saldırıları bertaraf edeceği ve Atatürk Cumhuriyeti'ne yeniden ulaşacağına olan inanç dile getirildi.

ADD Basın Açıklaması:

BÜYÜK TAARRUZ

1. Dünya Savaşı galibi İtilaf Devletleri, 30 Ekim 1918’de Osmanlı Sarayı temsilcilerine imzalattıkları Mondros Mütarekesi ile fiilen devletsiz bıraktıkları Türk Milleti’ni vatansız da bırakarak Asya steplerine sürmek ve yok etmek amacıyla bir yandan yurdun dört bir yöresini işgal etmişler, bir yandan ordularını dağıtıp silahlarına el koymuşlar, bir yandan da donatıp destekledikleri Yunan ordusunu 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkarıp Polatlı önlerine kadar sürmüşlerdi. Ama tıpkı 4 yıl önce Çanakkale’de olduğu gibi yine Mustafa Kemal Paşa’yı ve Türk Milleti’nin söz konusu vatan olduğunda neler yapabileceğini unutmuşlardı.

Emperyalizmi Çanakkale’de yenip savaşı 3 yıl uzatarak dünya tarihinin akışını değiştiren Mustafa Kemal Paşa ve Mehmetçik, bir yıl önce Sakarya’da durdurdukları düşmanı “Vatanın harim-i ismetinde boğmak” için 26 Ağustos 1922 sabahının ilk ışıklarını bekliyorlardı.

Onlar 3 yıl 3 aydır inandıkları zafere ulaşmak için dakikaları sayarken tersini bekleyenler de vardı tabii, hem de pek çok... 239 yıldır taarruz savaşı yapmamış Türk Ordusu’nun kazanmasının olanaksız olduğunu söyleyenler de vardı, Başkomutanı maceracı, yaptığı taarruz planını aşırı riskli bulanlar da. İstanbul’da, Ankara’da, hatta kurduğu mecliste yenilgi haberini hevesle bekleyen muhalifler de vardı, “Keşke Yunan kazansa” diye duaya çökmüş alçaklar da. Mütareke Basını’nın “Asıl kafası ezilecek eşkıya Ankara’daki Kemalistlerdir” diyen şeref yoksunu vatansızları da vardı, Teali-i İslam, İngiliz Muhipleri gibi işbirlikçi cemiyetlerde örgütlenmiş halkın kutsal din duygularını kullanarak emperyalist işgale direnişini kırmak için canhıraş çalışan şeriatçı yobazlar, sarıklı cübbeli hainler de... Nazım’ın “ Ateşi ve ihaneti gördük…” dediği günlerdi…

Ama Mustafa Kemal’in Ulusuna güveni tamdı. Bandırma Vapuru’na adımını attığından beri zafere ulaşacağından zerre kuşkusu yoktu. O kadar yoktu ki, Büyük Taarruz öncesi yaptığı son toplantıda komutanlara “Bütün sorumluluk benim, ‘Hücum’ emrini verip kamçımı indirdiğimden 15 gün sonra İzmir’deyiz.” diye garanti veriyor, 14 gün sonra 8 Eylül akşamı, Belkahve’de İsmet Paşa’ya “Bir gün yanıldım İsmet. Bu kadar hızlı kaçacaklarını hesaplayamamışım.” diyordu.

Büyük Taarruz, Türk Tarihi’nin en ağır bedeller ödenerek yazılmış en şerefli sayfası, taarruz planı da en cesur, en akıl, bilim ve deneyime dayalı, en dâhiyane planıdır, dense yeridir.

İnebolu’dan yükledikleri kutsal emanetleriyle “Ayın altında Akşehir üstünden Afyon’a doğru” giden dünyanın ilk ve tek kağnı taburlarını yöneten yiğit Anadolu kadınlarının, Ilgaz dağlarında donarak şehit düşen Şerife Bacıların, Demirci Akıncıları’ndan Gördesli Makbulelerin, Kara Fatmaların, Çete Emir Ayşe Efelerin, Çiğiltepe’yi söz verdiği saatte ele geçirememeyi gururuna yediremediği için yaşamına son veren Albay Reşat Çiğiltepelerin, sıtma krizi geçirirken Yunan hatlarının gerisine sarkan Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Altayların, ölüme gülerek giden binlerce neferin, kadını, erkeği ve çocuğuyla topyekûn bir halkın özgür bir ulus olma azminin ete kemiğe büründüğü andır 102 yıl öncenin o puslu Ağustos sabahı.

Bu anın değerini anlamak için; Düzenli Ordunun hangi güçlükler aşılarak kurulduğunu, 1. ve 2. İnönü Zaferlerinin anlamını bilmek gerekir. Bursa’nın işgali üzerine Büyük Millet Meclisi kürsüsüne örtülen Puşide-i Siyah’ı bilmek gerekir. Kütahya, Eskişehir muharebelerinde Orduyu 100 kilometre geri çekmenin nedenini, emperyalist işbirlikçisi Saray talimatı ve İngiliz altınlarıyla çıkarılan onlarca isyanı bastırmak için cephelerden birlik çekmek zorunda kalmanın yarattığı güçlükleri bilmek gerekir. Kuvayı İnzibatiye alçaklığını, milletin tepesine İngiliz uçaklarından yağdırılan ve “Yunan Ordusu Halife Ordusudur…” diyen Padişah tuğralı zillet mektuplarını, İngilizlerin kurdurduğu Teali-i İslâm Cemiyeti’nin İskilipli Atıf haini imzalı Milli Mücadele düşmanı bildirilerini, Vahdettin’in, Damat Ferit’in, Ali Kemal’in utanmadan Rahip Frew kuyruğunda üye oldukları İngiliz Muhipleri Cemiyeti şerefsizliğini, Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarının boyunlarına idam fermanı geçirme alçaklığını bilmek gerekir. Polatlı’dan başlayarak Sakarya Meydan Muharebesi coğrafyasını adım adım dolaşırken dünya savaş literatüründe yeni bir sayfa açan “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk edilemez!” emri kulaklarında çınlayanlardır ancak bu vatanın ekmeğini, suyunu hak edenler. 22 gün 22 gece kıpkırmızı akan Sakarya’yı yüreği pır pır duyumsayan, Dumlupınar şehitliğinde gördüğü 8 yaşındaki şehit 1914 Bozkır doğumlu Ömer oğlu Hüsnü’nün kısacık gömüt kitabesini okurken boğazı düğümlenen, dudakları titreyen, gözleri nemlenenlerdir ancak aziz şehit ve gazilerimizin canları ve kanlarıyla vatan ettikleri bu toprağın ekmeğini, suyunu hak edenler. Unutulmamalıdır !

26 Ağustos 1922 sabahı başlayan Büyük Taarruz’dan 851 yıl önce, 1071 yılının 26 Ağustos günü de Malazgirt Ovası’nda Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın Bizans İmparatoru Romen Diyojen’i yenilgiye uğratarak Anadolu’da Türk hâkimiyetini başlattığı bir başka büyük savaş yaşanmıştı. Bazı kendini bilmezler, bu iki savaşı yarıştırıp Büyük Taarruz’u önemsizleştirmeye çabalıyorlar. Kocatepe olmasaydı kutlanacak bir Malazgirt 3 Zaferi’nin de, tören düzenleyecek bağımsız bir devletin de, kutlayacak özgür bir ulusun da olmayacağını anlamaktan aciz bu zavallılar; Batı emperyalizminin hedefinin Anadolu Türkünü Malazgirt öncesine atmak olduğunu bilmezden gelerek insanımızın bilincini zehirleme gayretindeler. Ne utanç verici cehalet, ne büyük aymazlık, ne tarifsiz sapkınlık !

26 Ağustos 1922; Anadolu Türk’ünün Malazgirt öncesine sürülmeyi reddinin olduğu kadar, çağ atlama ve muasır medeniyet seviyesini aşma azim ve kararının da dünyaya ilanıdır.

Türk Ulusu; Mustafa Kemal Paşa komutasında Büyük Taarruz ile neyi başardığını hiç aklından çıkarmadan bütün emperyal saldırıları defedecek, bütün tuzakları bozacak, işbirlikçilerin bütün ihanetlerini aşacak, Kemalizm pusulasıyla Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne mutlaka ulaşacaktır.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Büyük Taarruz’ un 102. yılında Mustafa Kemal Atatürk’ü, Kuvayı Milliye kahramanlarını ve Kemalist Devrim kadrolarını minnetle, şükranla anıyor, şehit ve gazilerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Saygılarımızla.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

# Atatürkçü Düşünce Derneği# Büyük Taarruz
EDİTÖR
Sibel Boz
Sibel Boz
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Gazetecilere yeşil pasaport için kanun teklifi: Basın kartı şartı aranmayacak
Gazetecilere yeşil pasaport için kanun teklifi: Basın kartı şartı aranmayacak
Dünyaya El Niño alarmı: Pasifik'te son 40 yılın en güçlü sıcaklık artışı bekleniyor
Dünyaya El Niño alarmı: Pasifik'te son 40 yılın en güçlü sıcaklık artışı bekleniyor
Son Haberler
CHP'den İBB için Yeni Parti'ye mesaj:
CHP'den İBB için Yeni Parti'ye mesaj: "Bizim de sabrımızın bir sınırı...
Kartal Belediyesi'nin 11,6 milyar liralık bütçesi kabul edildi: Mecliste hizmet ve yatırım tartışması
Kartal Belediyesi'nin 11,6 milyar liralık bütçesi kabul edildi: Mecliste...
Sucuk baharatlarında yasaklı boya alarmı: Bakanlık 13 ürün ve parti bilgisini açıkladı
Sucuk baharatlarında yasaklı boya alarmı: Bakanlık 13 ürün ve parti...
Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen CHP'den istifa ederek Yeni Parti'ye katıldı
Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen CHP'den istifa ederek Yeni Parti'ye...
Çiftçilere vergisiz motorin ve gübre için kanun teklifi Meclis'te
Çiftçilere vergisiz motorin ve gübre için kanun teklifi Meclis'te
Meclis'e emekliler için iki ayrı zam teklifi: İşçi ve esnafa 22 bin 248 TL, memur emeklisine seyyanen artış
Meclis'e emekliler için iki ayrı zam teklifi: İşçi ve esnafa 22 bin...
Çok Okunan Haberler
Oğuz Çepni Boyu Federasyonu yönetimi Maltepe’de toplandı
Oğuz Çepni Boyu Federasyonu yönetimi Maltepe’de toplandı
Netanyahu BM kürsüsüne çıktığında delegeler salonu terk etti: Yuhalama sesleri yükseldi
Netanyahu BM kürsüsüne çıktığında delegeler salonu terk etti:...
Altın Koza'da ödüller sahiplerini buldu:
Altın Koza'da ödüller sahiplerini buldu: "Bir Arada Yalnız" geceden...
Kartal’da kentsel dönüşümde yeni aşama: Kuzey Planları için tarih verdi
Kartal’da kentsel dönüşümde yeni aşama: Kuzey Planları için tarih...
Altıntaş: “Fon krizi değil, devlet krizi; çürüyen kurumlar devleti de çürütmüş”
Altıntaş: “Fon krizi değil, devlet krizi; çürüyen kurumlar devleti...
776 günde 60 özel kalem iddiası Meclis’te: Turhan Çömez’den Fatma Betül Sayan Kaya için 7 soru
776 günde 60 özel kalem iddiası Meclis’te: Turhan Çömez’den Fatma...
Waternet, Caddebostan'da 44 kilo atık ve 4 bin 450 sigara izmariti topladı
Waternet, Caddebostan'da 44 kilo atık ve 4 bin 450 sigara izmariti topladı
Türkiye’de obezite ve hareketsizlik alarmı: Her 5 yetişkinden 1’i obez, yüzde 86,6 fiziksel aktivite yapmıyor
Türkiye’de obezite ve hareketsizlik alarmı: Her 5 yetişkinden 1’i...
Prof. Dr. Ceyhan'dan 'maymun çiçeği' uyarısı: "Şu anda vaka yok demek mümkün değil, tanı konmuş vaka yok diyebilirsiniz."
Prof. Dr. Ceyhan'dan 'maymun çiçeği' uyarısı: "Şu anda vaka yok demek mümkün değil, tanı konmuş vaka yok diyebilirsiniz."

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bilim ve Teknoloji
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • İnsan Hakları
  • Politika
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.