<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Samsun Haberleri</title>
         <link>https://www.karsisav.com/yerel-haberler/samsun-haberleri/</link>
         <description>Samsun Haberleri</description><item>
			<title>Mevsimlik tarım işçileri için kullanılmayan okulların açılması önerildi</title>
			<description><![CDATA[Ayvacık Ziraat Odası Başkanı Erdal Avcı, fındık sezonu öncesi tarım işçilerinin yaşadığı barınma sorununa dikkati çekerek, kullanılmayan okulların mevsimlik tarım işçilerine tahsisini önerdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Fındık sezonunun başlamasına kısa süre kala Ayvacık Ziraat Odası Başkanı Erdal Avcı, mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı barınma sorunlarının çözülmesi için yetkililere çağrıda bulundu.

Avcı, fındık sezonu nedeniyle Türkiye'nin farklı illerinden ilçeye gelecek tarım işçilerinin uygun olmayan şartlarda barınmak zorunda kaldığını belirterek, "Emekçilerimiz, çiftçilerimiz alın teriyle çocuklarının rızkını kazanmak için Şanlıurfa'dan, Gaziantep'ten, Hatay'dan, Adana'dan ve Türkiye'nin birçok şehrinden geliyor. Ancak tarım işçilerimiz gelişigüzel kurulan çadırlarda birçok zaruri ihtiyacını karşılamak zorunda kalıyor" dedi.

Tarım işçilerinin özellikle duş gibi temel ihtiyaçlarını dahi zor şartlarda gidermeye çalıştığını ifade eden Avcı, "Dört tane kazık çakıp branda ile çevrilen alanlarda insanların temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışması kabul edilebilir bir durum değildir" diye konuştu.

"ATIL DURUMDAKİ OKULLAR TARIM İŞÇİLERİNE AÇILSIN"



Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunan Erdal Avcı, kullanılmayan okul binalarının geçici barınma alanı olarak değerlendirilmesini istedi.

Avcı, "Ayvacık ilçemizde yıllardır kullanılmayan, kapalı durumda olan birçok ilköğretim okulumuz bulunmaktadır. On beş, yirmi yıldır atıl duran, çerçevesi kırılan, camı dökülen, kapıları çürüyen bu binalarımız değerlendirilebilir" ifadelerini kullandı.

Keskinoğlu Mahallesi'ndeki okul binasının buna örnek olduğunu belirten Avcı, "Sadece bu okulda bile en az 40-50 insanımızın barınma imkânı sağlanabilir. İnsanlarımız burada temel ihtiyaçlarını daha sağlıklı şartlarda karşılayabilir" dedi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/08/mevsimlik-tarim-iscileri-icin-kullanilmayan-okullarin-acilmasi-onerildi-5062.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/08/mevsimlik-tarim-iscileri-icin-kullanilmayan-okullarin-acilmasi-onerildi-5062.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/08/mevsimlik-tarim-iscileri-icin-kullanilmayan-okullarin-acilmasi-onerildi-5062-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/08/mevsimlik-tarim-iscileri-icin-kullanilmayan-okullarin-acilmasi-onerildi-5062.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/mevsimlik-tarim-iscileri-icin-kullanilmayan-okullarin-acilmasi-onerildi/37500/</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 00:00:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yeniden Refah Partili Altınöz: "Bina bir ihtiyaçtır ancak kalkınma üretimle olur"</title>
			<description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altınöz, "Binalar yapmak üretim değildir. Bina bir ihtiyaçtır ancak kalkınma üretimle olur" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) – Altınöz, Yeniden Refah Partisi Samsun İl Divan Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iktidarın bazı hizmetlerini takdir ettiklerini ancak üretim, sanayi ve tarım politikalarında önemli eksiklikler bulunduğunu ifade etti.

Karadeniz Bölgesi'nde demir yolu ve sanayi yatırımlarının yetersiz olduğunu ifade eden Altınöz, bölgenin üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Altınöz, "Binalar yapmak üretim değildir. Bina bir ihtiyaçtır ancak kalkınma üretimle olur. Samsun tütünü dünyanın en kaliteli tütünlerinden biri olmasına rağmen üretim yapılmıyor. Fabrikalar kapatıldı, çiftçiye alım garantisi verilmedi" ifadelerini kullandı.

GAZZE VE DIŞ POLİTİKA

Gazze'deki gelişmelere de değinen Altınöz, Gazze'de güvenliğin sağlanmasına yönelik daha somut adımlar atılması gerektiğini ifade ederek, "Biz hükümetin arkasındayız. Diyoruz ki yap kardeşim. Sayın Cumhurbaşkanım buradan size sesleniyorum. Gazze'ye Türk askerini gönderin. Savaşa değil, Türk askerinin orada güvenlik koridoru oluşturması için" ifadelerini kullandı.

Konuşmasında siyasi etik konusuna da değinen Altınöz, belediye başkanları ile milletvekillerinin seçildikleri partiden ayrılmalarına tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştiren Altınöz, mevcut sistemde yürütme yetkisinin büyük ölçüde Cumhurbaşkanı'nda toplandığını belirtti. Altınöz, ikinci turda iki yerine üç adayın yarışmasının daha demokratik olacağını söyledi. 

EKONOMİ VE TARIM 

YRP'nin ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altınöz, partisinin iktidarında emekli aylıklarının artırılacağını ve tarıma öncelik verileceğini söyledi.

Altınöz, "Bizim hükümetimizde 100 emekli maaşı alan BAĞ-KUR'lu 300 aldı, 500 aldı. 500 alan var. Şu anda emekliler var içimizde, değil mi? 20 bin lira alanlar var, 25 bin lira alanlar var. 100 bin lira alacak diyoruz katsayıya göre. Dörde katlayacak maaşı, ikiye katlayacak, üçe katlayacak" dedi.

Çiftçilere arazilerini satmamaları çağrısında bulunan Altınöz, "O tarlalarınız bir fabrikadır. Ben gittiğim her yerde söylüyorum köylü kardeşlerime; köyünde tarlası olan, fındık bahçesi olan, tütün bahçesi olan, buğday tarlaları olanlar sakın, sakın satmayın. Biz o tarlaları da ranta açmayacağız" diye konuştu.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/08/yeniden-refah-partili-altinoz-bina-bir-ihtiyactir-ancak-kalkinma-uretimle-olur-4313.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/08/yeniden-refah-partili-altinoz-bina-bir-ihtiyactir-ancak-kalkinma-uretimle-olur-4313.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/08/yeniden-refah-partili-altinoz-bina-bir-ihtiyactir-ancak-kalkinma-uretimle-olur-4313-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/08/yeniden-refah-partili-altinoz-bina-bir-ihtiyactir-ancak-kalkinma-uretimle-olur-4313.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/yeniden-refah-partili-altinoz-bina-bir-ihtiyactir-ancak-kalkinma-uretimle-olur/37420/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 03:47:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ümit Özdağ, Zafer Partisi'nin Gençlik Politikalarını Samsun'da Açıkladı</title>
			<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Samsun’da düzenlenen Gençlik Buluşması’nda partisinin gençlik politikalarını açıkladı. Özdağ, konuşmasında eğitimden istihdama, barınmadan teknolojiye, genç girişimcilerden sosyal desteklere kadar birçok başlıkta vaatlerini kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Samsun’da yaptığı konuşmada 19 Mayıs’ın Türk gençliği açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Özdağ, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’a çıktığını hatırlatarak, gençliğin Türkiye’nin geleceğinde belirleyici rol oynayacağını ifade etti.

Özdağ, Türkiye’de gençlerin gelecek kaygısı, işsizlik, barınma sorunu, hayat pahalılığı ve liyakat eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu. Gençlerin kendi ülkelerinde ikinci sınıf vatandaş gibi hissettirildiğini ileri süren Özdağ, Zafer Partisi’nin bu tabloyu değiştirmek için gençlik merkezli politikalar hazırladığını söyledi.

GSS ve KYK Borçları İçin Silme Vaadi

Konuşmasında ekonomik vaatlere geniş yer ayıran Özdağ, gençlerin Genel Sağlık Sigortası borçlarının tamamen silineceğini açıkladı. Henüz iş bulamamış gençlerin devlete borçlu hale getirilmesini doğru bulmadıklarını belirten Özdağ, KYK borçlarının da tamamen silineceğini ifade etti.

Öğrenim kredilerinin artırılacağını söyleyen Özdağ, başarılı öğrencilerin kredilerinin bursa dönüştürüleceğini belirtti. Not ortalaması yüksek öğrenciler için çeşitli desteklerin sağlanacağını dile getiren Özdağ, çift anadal yapan öğrencilerin çift burs alacağını da söyledi.

Gençlere Vergisiz Telefon, Bilgisayar ve Motosiklet Sözü

Zafer Partisi lideri Özdağ, cep telefonu, tablet, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde gençlerin ilk alımlarında vergilerin kaldırılacağını açıkladı. Özdağ, teknolojik cihazların artık lüks değil, eğitim ve iletişim ihtiyacı olduğunu belirtti.

Bunun yanında gençlerin ilk motosiklet alımlarında da yerli üretim şartıyla KDV ve ÖTV alınmayacağını söyleyen Özdağ, motosiklet ekipmanları ve kasklarda da ilk alımda vergi muafiyeti uygulanacağını ifade etti.

Genç Girişimcilere 10 Yıl Vergi Muafiyeti

Özdağ, 18-30 yaş arasındaki genç girişimcilerin yazılım, mühendislik, mimarlık, tasarım, oyun geliştirme, yapay zekâ, dijital üretim ve teknoloji ihracatından elde ettikleri gelirlerin 10 yıl boyunca gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulacağını açıkladı.

Genç girişimcilere hibe, faizsiz kredi, AR-GE teşviki ve devlet danışmanlığı sağlanacağını belirten Özdağ, 26 yaşına kadar iş kuran gençlere Bağ-Kur desteği verileceğini söyledi. Ayrıca 26 yaşını doldurmayan gençlerin yurt dışı çıkış harcı ödemeyeceğini kaydetti.

Üniversite Öğrencilerine Tek Kişilik Yurt Odası Vaadi

Üniversite gençliğinin en önemli sorunlarından birinin barınma olduğunu belirten Özdağ, tüm üniversite öğrencilerinin devlet yurtlarında tek kişilik odalarda kalabilmesini hedeflediklerini söyledi.

Yurt yemeklerinin taşeron şirketlere bırakılmayacağını ifade eden Özdağ, beslenme sistemlerinin diyetisyenler, gıda mühendisleri ve gastronomi uzmanları tarafından hazırlanıp denetleneceğini belirtti. Üniversite burslarının asgari ücrete göre endeksleneceğini ve ihtiyaç sahibi öğrencilere kampüslerde part-time iş imkânı sağlanacağını da açıkladı.

Eğitimde Yeni Model ve Ücretsiz Yemek Sözü

Özdağ, eğitim alanında da kapsamlı düzenlemeler yapacaklarını belirtti. Devlet okullarının kaliteli eğitim verecek hale getirileceğini söyleyen Özdağ, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine 200 gün boyunca günde bir kez üç kap sıcak yemek verileceğini açıkladı.

Okullarda sağlık odaları kurulacağını, paramedik sağlık görevlilerinin istihdam edileceğini, sınıf mevcutlarının 20 ile sınırlandırılacağını ve tüm ders kitapları ile sınava hazırlık kitaplarının ücretsiz olacağını ifade etti.

Köy okullarının yeniden açılacağını söyleyen Özdağ, okul öncesi eğitimin ücretsiz ve zorunlu hale getirileceğini, ortaokuldan itibaren kodlama ve yapay zekâ eğitiminin zorunlu olacağını belirtti.

Mülakat Sistemi Kaldırılacak

Zafer Partisi lideri, kamuda mülakat sisteminin kaldırılacağını ve tek ölçütün liyakat olacağını söyledi. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik sistemine son verileceğini açıklayan Özdağ, gençlerin kamuda hak ettikleri şekilde görev alabilmeleri için liyakat esaslı bir yapı kurulacağını ifade etti.

Özdağ ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirileceğini, uzun süreli stajların ücretli hale getirileceğini ve nitelikli meslek grupları için taban maaş sistemi kurulacağını belirtti.

Gençlere Konut ve Aile Desteği

Konuşmasında gençlerin konut sahibi olmasının zorlaştığını da vurgulayan Özdağ, gençlere 30 yaşına kadar uzun vadeli birikim modeliyle ev sahibi olma imkânı sunacaklarını söyledi.

Evlenecek gençlere uzun vadeli düşük faizli konut kredisi, araç desteği, iki yıl kira desteği ve beyaz eşya indirimi sağlanacağını belirten Özdağ, evlilik öncesi danışmanlık sistemi kurulacağını da ifade etti.

“Türk Gençliği Ayağa Kalkarsa Türkiye Ayağa Kalkar”

Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Özdağ, Zafer Partisi’nin gençleri Türkiye’yi terk etmeye değil, Türkiye’yi değiştirmeye davet ettiğini söyledi. Özdağ, “Türk gençliği ayağa kalkarsa Türkiye ayağa kalkar” diyerek gençlerin Türkiye’nin geleceğinde belirleyici güç olacağını vurguladı.

Zafer Partisi’nin gençlik politikalarını Türkiye genelinde anlatacaklarını belirten Özdağ, 19 Mayıs’ın taşıdığı tarihsel anlamı hatırlatarak konuşmasını “Yaşasın Türk gençliği, yaşasın tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti” sözleriyle tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/umit-ozdag-zafer-partisi-nin-genclik-politikalarini-samsun-da-acikladi-8500.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/umit-ozdag-zafer-partisi-nin-genclik-politikalarini-samsun-da-acikladi-8500.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/umit-ozdag-zafer-partisi-nin-genclik-politikalarini-samsun-da-acikladi-8500-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/umit-ozdag-zafer-partisi-nin-genclik-politikalarini-samsun-da-acikladi-8500.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/umit-ozdag-zafer-partisi-nin-genclik-politikalarini-samsun-da-acikladi/35949/</link>
			<pubDate>Wed, 20 May 2026 02:06:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ümit Özdağ Selden Etkilenen Havzalı Esnafı Ziyaret Etti</title>
			<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen sel felaketinin ardından bölgeye giderek afetten etkilenen esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Selin büyük hasara yol açtığı ilçede iş yerlerini ziyaret eden Özdağ, esnafa geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaret sırasında bazı iş yerlerinde su seviyesinin 1 metreyi aştığı, depoların tamamen su altında kaldığı ve çok sayıda işletmede ciddi maddi zarar oluştuğu belirtildi.

Esnafla görüşerek yaşanan zarara ilişkin bilgi alan Özdağ, bazı iş yerlerinde masa, sistem, POS cihazları ve diğer ekipmanların tamamen değişmek zorunda kaldığını ifade etti. Bölgede yaklaşık 400 esnafın selden etkilendiğini belirten Özdağ, bazı işletmelerin dükkanlarını tamamen yitirdiğini söyledi.

Havza’da tam anlamıyla afet şartlarının oluştuğunu dile getiren Özdağ, yapılan 50 milyon liralık yardımın zararı karşılamaya yetmeyeceğini savundu.

Özdağ, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yemek Deresi’nin taşması neticesinde 400’e yakın esnaf bu selden etkilendi. Dükkanlarını tamamen yitiren esnafların olduğunu da gördük. Burada tam bir afet şartı doğmuş durumda. Yapılan 50 milyon civarındaki yardımın bu kadar büyük bir afeti, ortaya çıkardığı zararı karşılaması mümkün değil. Daha ciddi bir ekonomik katkıya Havza’nın ihtiyacı var.”

Hükümete çağrıda bulunan Özdağ, “Saray’ı göreve çağırıyorum. Madem afet bölgesi ilan etmediniz, hiç olmazsa gereken parayı tahsis edin ki burada işini, gücünü yitirmiş olan esnaf bir an önce işini toparlayabilsin ve hayatına devam edebilsin.” dedi.

Özdağ, tüm Havzalılara geçmiş olsun dileklerini iletti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/umit-ozdag-selden-etkilenen-havzali-esnafi-ziyaret-etti-3124.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/umit-ozdag-selden-etkilenen-havzali-esnafi-ziyaret-etti-3124.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/umit-ozdag-selden-etkilenen-havzali-esnafi-ziyaret-etti-3124-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/umit-ozdag-selden-etkilenen-havzali-esnafi-ziyaret-etti-3124.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/umit-ozdag-selden-etkilenen-havzali-esnafi-ziyaret-etti/35943/</link>
			<pubDate>Tue, 19 May 2026 16:43:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'da Eczacılardan Bilimsel Eczacılık Günü Açıklaması</title>
			<description><![CDATA[Samsun Eczacı Odası Başkanı Onur Ferhat Karacan, "Avrupa'da yenilikçi ilaçların erişim oranı yaklaşık yüzde 46 düzeyindeyken, Türkiye'de bu oran yüzde 3 seviyelerine kadar gerilemiştir" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

(SAMSUN) - Samsun Eczacı Odası tarafından, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nün 187. yıl dönümü dolayısıyla Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yapıldı.

Oda Başkanı Onur Ferhat Karacan, beraberindeki oda üyeleri adına yaptığı açıklamada, Türkiye'de bilimsel eczacılık dersinin verildiği 14 Mayıs 1839'dan beri 187 yıl geçtiğini belirtti. Türkiye'nin dört bir yanında hizmet veren 55 bin eczacı olduğunu kaydeden Karacan, eczacıların sağlık sistemindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Eczacıların kamuda, hastanelerde, akademide, ilaç sektöründe ve meslek örgütlerinde kritik görevler üstlendiğini belirten Karacan, ilaç politikalarının belirlenmesi, denetim, ruhsatlandırma, geri ödeme sistemleri ve stok yönetimi gibi alanlarda eczacıların uzmanlık ve sorumlulukla çalıştığını vurguladı. Özellikle SGK ve hastanelerde önemli ilaç bütçelerinin yönetimi ile ilaç temini ve güvenliği süreçlerinin eczacılar tarafından yürütüldüğüne dikkati çeken, Karacan şunları söyledi:

"Kamu eczacıları; kadro sayısındaki yetersizlik, özlük haklarının ve ekonomik taleplerin karşılanmaması, elverişsiz çalışma ortamları, eczacının personel tanımında hak ettiği konumda bulunmaması gibi yapısal sorunlar yaşamaktadır. Oysa, kamu eczacılığı güçlendirilmeden ve klinik eczacılık uygulamaları yaygınlaştırılmadan sağlık sistemimizin etkinliğini, verimliliğini ve kalitesini kalıcı olarak artırmak mümkün değildir."

ECZACILIK FAKÜLTESİ SAYISI 25 YILDA 8 KATINA ÇIKTI

Genç eczacıların istihdam sorunu yaşadığını söyleyen Karacan açıklamasına şu ifadelerle devam etti:

"Genç meslektaşlarımızın içinde bulunduğu istihdam darboğazı, mesleğimizin en yakıcı sorunlarının başında gelmektedir. Plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşanmaktadır. 2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64'e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19'u tam akredite eğitim verebilmektedir. 2017 yılında 1.448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3 bin 868'e yükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3 bin 800 eczacı mezun olurken halen fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir. Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin de heba edilmesidir."

Karacan, Türkiye'de ilaç fiyat politikaları ve düşük sağlık bütçesinin, özellikle yenilikçi ve pahalı ilaçların pazara girmesini engellediğini belirterek açıklamasını şu cümlelerle tamamladı:

"Yürütülen ilaç fiyat politikası ve sağlığa bütçeden ayrılan pay, son yıllarda özellikle yenilikçi ve yüksek maliyetli yeni nesil ilaçların Türkiye pazarına girişini olumsuz etkilemektedir. Nitekim küresel ilaç şirketleri, düşük geri ödeme seviyeleri ve kur baskısı nedeniyle Türkiye'den yavaş yavaş çekilmekte veya sınırlı sayıda yeni nesil ilaçla Türkiye pazarına girmektedir. Bu durumdan tamamen hastalarımız zarar görmektedir. Avrupa'da yenilikçi ilaçların erişim oranı yaklaşık yüzde 46 düzeyindeyken, Türkiye'de bu oran yüzde 3 seviyelerine kadar gerilemiştir."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/samsun-da-eczacilardan-bilimsel-eczacilik-gunu-aciklamasi-3697.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/samsun-da-eczacilardan-bilimsel-eczacilik-gunu-aciklamasi-3697.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/samsun-da-eczacilardan-bilimsel-eczacilik-gunu-aciklamasi-3697-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/samsun-da-eczacilardan-bilimsel-eczacilik-gunu-aciklamasi-3697.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-da-eczacilardan-bilimsel-eczacilik-gunu-aciklamasi/35807/</link>
			<pubDate>Thu, 14 May 2026 22:29:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Havza'da Sel Felaketi: Erhan Usta'dan "Afet Bölgesi" Çağrısı</title>
			<description><![CDATA[Samsun’un Havza ilçesinde etkili olan sağanak yağış sonrası derelerin taşmasıyla ilçe merkezinde büyük çaplı su baskınları meydana geldi. Sel suları cadde ve sokaklara yayılırken, çok sayıda araç sürüklendi, ev ve iş yerlerini su bastı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak yağışın ardından ilçe merkezindeki düşük kotta bulunan meydan, cadde ve sokaklar su altında kaldı. Sel nedeniyle bazı araçlar sürüklenerek farklı noktalarda bir araya toplandı. Çok sayıda iş yeri ve konutta maddi hasar oluştu.

Valilik: Can Kaybı veya Yaralı İhbarı Yok

Samsun Valiliği, kent genelinde etkili olan sağanak yağış sonrası Havza ilçesinde yaşanan taşkınlara ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarısının ardından ilgili afet gruplarının Samsun Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde toplandığı belirtildi. İhbarların gelmeye başlamasıyla birlikte 17 ilçe AFAD Merkezi’nin aktif hale getirildiği bildirildi.

Valilik, Samsun Büyükşehir Belediyesi, ilçe kaymakamlıkları ve belediyelerin teyakkuz haline geçirildiğini duyurdu.

Hacı Osman Deresi Taştı

Valilik açıklamasında, kuvvetli yağışlar nedeniyle Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi’nin taştığı belirtildi.

Taşkın ihbarlarının ardından Valilik, Büyükşehir Belediyesi, AFAD, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü, Havza Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin bölgeye sevk edildiği kaydedildi.

Açıklamada, şu ana kadar herhangi bir can kaybı veya yaralı ihbarı bulunmadığı ifade edildi.

“Böyle Bir Felaketi Havza’da İlk Defa Gördüm”

İlçe sakinlerinden emekli öğretmen Zekeriya Önal, yaşanan selin ardından sokaklarda yürümekte güçlük çekildiğini belirterek, “Daha önce görülmemiş bir felaketi bugün saat 17.30-18.30 saatlerinde Havza’da yaşadık. Sel nedeniyle araçların farklı noktalarda bir araya toplanarak adeta hurda yığınına dönüştüğünü gördüm. Cadde ve sokaklarda ne ararsan var; ayakkabılar, elbiseler, yiyecek kutu ve kolileriyle yürünmez halde. Böyle bir felaketi Havza’da ilk defa gördüm” dedi.

İlçe sakinlerinden Mustafa Niyazi Bulut da Havza’da büyük maddi zarar oluştuğunu, ancak can kaybı duyulmadığını söyledi.

Erhan Usta: Havza Neden Afet Bölgesi İlan Edilmedi?

İYİ Parti Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Havza’nın afet bölgesi ilan edilmesi çağrısında bulundu.

Usta, ilçede çok büyük bir felaket yaşandığını belirterek, “Evet can kaybı yok çok şükür. Ama çok ciddi bir mal kaybı var. Ana cadde ve paralelindeki bütün caddelerde esnaf bitmiş durumda. Havza bir an evvel afet bölgesi ilan edilmeli” dedi.

Daha önce Rize ve Kastamonu’da benzer durumlarda ilçe bazında afet bölgesi ilan edildiğini hatırlatan Usta, “Buradaki esnaf çok zor durumda. Zaten insanlar borçluydu, insanları daha fazla perişan etmenin bir gereği yok. Bunu hükümetten bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışmalar Sürüyor

Samsun Valiliği, kamu kurumları ve belediye ekiplerinin tüm imkânlarıyla çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirtti.

Vatandaşlardan acil durumları 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmeleri ve ekiplerin uyarılarına dikkat etmeleri istendi.



Kaynak: Anka Mehmet Rebii Özdemir
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/samsun-havza-da-sel-felaketi-cadde-ve-sokaklar-sular-altinda-kaldi-2266.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/samsun-havza-da-sel-felaketi-cadde-ve-sokaklar-sular-altinda-kaldi-2266.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/samsun-havza-da-sel-felaketi-cadde-ve-sokaklar-sular-altinda-kaldi-2266-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/samsun-havza-da-sel-felaketi-cadde-ve-sokaklar-sular-altinda-kaldi-2266.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-havza-da-sel-felaketi-cadde-ve-sokaklar-sular-altinda-kaldi/35785/</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2026 20:11:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mustafa Destici: Eline ay yıldızlı al bayrağı almaktan kaçanlarla biz nasıl kardeş olacağız?</title>
			<description><![CDATA[Mustafa Destici, Samsun'da katıldığı temel atma töreninde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirme yaptı ve "şartsız ve pazarlıksız" ilerlemesi gerektiğini savundu. Diyarbakır'daki Nevruz kutlamasını hatırlatan Destici, "On binlerce insandan bir tanesinin elinde Türk bayrağı yok. Nevruz kutlamasında da yoktu. Eline ay yıldızlı al bayrağı almaktan kaçanlarla biz nasıl kardeş olacağız?" diye sordu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(SAMSUN) - BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Salıpazarı Belediyesi yeni hizmet binasının temel atma törenine katılmak üzere geldiği Samsun'da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Destici, Salıpazarı Belediye Başkanı'nın seçim vaatlerinin büyük bölümünün iki yıllık süreçte yerine getirildiğini belirterek, kalan projelerin de tamamlanacağını söyledi. Destici, "Dönem sonu geldiğinde belediye başkanımız ekibiyle birlikte bütün vaatlerini gerçekleştirmiş olarak tekrar sizin karşınıza aday olarak çıkacaktır" dedi.

"BAŞIBOŞ KÖPEK MEVZUSU KÖKÜNDEN ÇÖZÜLMELİDİR"

Başıboş sokak köpeklerine ilişkin konuşan Destici, şunları kaydetti:

"Bizim hedefimiz sokaklarda bir tane bile sahipsiz, başıboş köpek bırakmamaktır. Çünkü çocuklarımız okula gidiyor. Yaşlılarımız camiye gidiyor. Kadınlarımız pazara gidiyor, çalışmaya gidiyor. Sırf köpek var diye yol değiştirmek zorunda kalmamalılar. Onun için mutlaka ama mutlaka bu mesele kökünden çözülmelidir."

ÇOCUKLU KADINLARA MAAŞ ÇAĞRISI

Nüfus artış hızındaki düşüşe dikkat çeken Destici, aile yapısının desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, "Kadınlarımız, özellikle üç çocuk sahibi olan kadınlarımız, mutlaka ama mutlaka devletten düzenli bir maaş almalıdır" dedi.

Çalışan kadınlara yönelik düzenleme önerilerinde de bulunan Destici, "Çalışan kadınlarımıza kolaylık sağlanmalıdır. Onlar bir saat işe geç gelmeli ve bir saat erken gitmelidir. Biz kendi parti genel merkezimizde bunu uyguluyoruz" diye konuştu.

"ÖNCE ŞARTSIZ SİLAH BIRAKACAKSIN" 

Destici, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak tanımladığı ikinci çözüm sürecine ilişkin sürecin "şartsız ve pazarlıksız" ilerlemesi gerektiğini savundu. Destici, şöyle konuştu:

"Devletimiz de, ittifakımız da, hükûmetimiz de, biz de, milletimiz de ne diyor? Önce sen şartsız, pazarlıksız silahı bırakacaksın. Hepsini, her yerde. Türkiye'de, Suriye'de, Irak'ta, İran'da; her yerde. Sonra bütün unsurlarını feshedeceksin."

Destici, anayasa veya yasa değişikliklerinin terör örgütü talepleri doğrultusunda yapılamayacağını belirterek, "Bunu PKK'yla müzakere ederek, bebek katilinin ya da Kandil'deki Karayılanların talebidir diye yapmam" ifadelerini kullandı.

Diyarbakır'daki kutlamalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Destici, "Meydana bütün PKK ve PKK sevenleri, sempatizanlarını doldurmuşlar ve PKK'ya yazılan şarkılarla kutlama yapıyorlar" dedi. Kutlamalarda Türk bayrağı bulunmadığını öne süren Destici, "On binlerce insandan bir tanesinin elinde Türk bayrağı yok. Nevruz kutlamasında da yoktu. Eline ay yıldızlı al bayrağı almaktan kaçanlarla biz nasıl kardeş olacağız?" diye konuştu.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/mustafa-destici-eline-ay-yildizli-al-bayragi-almaktan-kacanlarla-biz-nasil-kardes-olacagiz-4634.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/mustafa-destici-eline-ay-yildizli-al-bayragi-almaktan-kacanlarla-biz-nasil-kardes-olacagiz-4634.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/mustafa-destici-eline-ay-yildizli-al-bayragi-almaktan-kacanlarla-biz-nasil-kardes-olacagiz-4634-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/mustafa-destici-eline-ay-yildizli-al-bayragi-almaktan-kacanlarla-biz-nasil-kardes-olacagiz-4634.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/mustafa-destici-eline-ay-yildizli-al-bayragi-almaktan-kacanlarla-biz-nasil-kardes-olacagiz/35770/</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2026 01:21:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title> Mali müşavirler: "Mesleğimiz yapılamaz hale geldi"</title>
			<description><![CDATA[Samsun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası üyeleri, artan iş yükü ve ekonomik koşullar nedeniyle mesleğin sürdürülemez hale geldiğini belirterek vergi sistemindeki aksaklıklara dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN)- Samsun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası üyeleri, Onur Anıtı önünde bir araya gelerek 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamayı oda Disiplin Kurulu üyesi Cem Oytun Vardal okudu.

Basın açıklamasında mali müşavirlik mesleğinin, vergi sisteminin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanarak, Türkiye genelinde yaklaşık 130 bin meslek mensubunun milyonlarca işletmeye hizmet verdiği ifade edildi. Meslek mensuplarının yalnızca vergi hesaplamalarıyla sınırlı kalmayıp, beyannamelerden bordro işlemlerine, ticaret sicili işlemlerinden kamu kurumlarına yönelik bildirimlere kadar çok geniş bir alanda faaliyet yürüttüğü belirtildi.

Açıklamada, kamu gelirlerinin temelini oluşturan vergilerin oluşumunda kritik rol oynayan mali müşavirlik mesleğinin son yıllarda giderek zorlaştığı kaydedildi. Ekonomik dalgalanmalar ve maliye politikalarındaki sıkılaşmanın çalışma koşullarını ağırlaştırdığı, artan iş yüküne rağmen ücretlerin eridiği ifade edildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kullanılan KAŞİF, KURGAN, SARP, RİTAP, RADAR ve VEDAS gibi yapay zeka sistemlerine de değinilen açıklamada, bu sistemlerin oluşturduğu raporlara yetişmenin güçleştiği, vergi denetiminin yalnızca ceza odaklı yürütülmesinin doğru olmadığı savunuldu.

Mali müşavirler ayrıca, geçici vergi uygulamasının dördüncü döneminin kaldırılmasını talep etti. Şubat ayında verilen dördüncü dönem geçici vergi beyannamesinin ardından mart ve nisan aylarında gelir ve kurumlar vergisi beyanlarının yapılmasının hem sağlıksız hem de ağır bir iş yükü oluşturduğu ifade edildi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/mali-musavirler-meslegimiz-yapilamaz-hale-geldi-1956.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/mali-musavirler-meslegimiz-yapilamaz-hale-geldi-1956.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/mali-musavirler-meslegimiz-yapilamaz-hale-geldi-1956-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/mali-musavirler-meslegimiz-yapilamaz-hale-geldi-1956.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/mali-musavirler-meslegimiz-yapilamaz-hale-geldi/35488/</link>
			<pubDate>Fri, 01 May 2026 22:31:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>EMO Samsun Şube Başkanı Korkmaz: " Tüm dünyayı nükleer kumara son vermeye çağırıyoruz"</title>
			<description><![CDATA[Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Samsun Şube Başkanı Adnan Korkmaz, Rusya ile savaş halindeki Ukrayna'daki Zaporijiya Nükleer Santrali'ne yönelik tehditler sürerken, İsrali ve İran'ın birbirlerinin nükleer tesislerini hedef alan saldırılarda bulunduğunu anımsatarak, "Yaşanan bu gelişmeler, nükleer santraller ve ilgili tesislerin savaş koşullarında tüm insanlık için yıkıcı sonuçlar doğurabilecek hedefler haline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - EMO Samsun Şubesi arafından nükleer santraller ve etkilerinin konu alındığı konferans düzenlendi. Konferansta EMO Samsun Şube Başkanı Adnan Korkmaz, Elektrik Mühendisi Suat Yılmaz, Samsun Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Habibe Canan Seren ve Samsun Barosu avukatlarından Melike Taslak konuşmacı olarak yer aldı.

EMO Samsun Şube Başkanı Korkmaz, konferans öncesinde yaptığı açıklamada, "nükleer alarm zillerinin çaldığını" söyledi ve "Tüm dünyayı nükleer kumara son vermeye çağırıyoruz" dedi.

Rusya–Ukrayna Savaşı kapsamında Zaporijya Nükleer Santraline yönelik tehditler sürerken, 2 Mart ve 21 Mart 2026 tarihlerinde İsrail ve ABD tarafından İran'daki Natanz Nükleer Tesisi'nin yakınına saldırılar gerçekleştirildiğini anlatan Korkmaz, "Bu saldırılardan saatler sonra İran, İsrail'in nükleer silah geliştirmesinde de rolü olan nükleer tesislerinin bulunduğu Dimona kentini balistik füzelerle hedef aldı. Bu durum, nükleer tesislerin küresel ölçekte ne denli büyük tehdit haline geldiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yaşanan bu gelişmeler, nükleer santraller ve ilgili tesislerin savaş koşullarında tüm insanlık için yıkıcı sonuçlar doğurabilecek hedefler haline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır" dedi.

Korkmaz, nükleer tesislerin güvenlik değil, risk ürettiğini ifade ederek, bu tesislerin çatışma koşullarında doğrudan askeri hedeflere dönüştüğüne işaret etti.

Bir nükleer tesise yönelik herhangi bir saldırının yalnızca hedef ülkeyi değil; rüzgâr, su ve ekosistemler aracılığıyla tüm bölgeyi etkileyebilecek sınırlar ötesi bir felaket riskini beraberinde getirdiğini söyleyen Korkmaz, "Bu durum, nükleer enerjiyi bir ulusal mesele olmaktan çıkarıp küresel bir tehdit haline getirmektedir. Aynı zamanda bu tür saldırılar, halklar üzerinde büyük bir korku ve panik yaratmakta, ekonomik ve sosyal yaşamı derinden sarsmaktadır"

Bu tesislerin varlığının bizzat sorun olduğunu belirten Korkmaz, "Gerçek güvenlik enerji ve silah üretimi için kullanılan nükleer tesisleri güçlendirmekle değil, onları tamamen ortadan kaldırmakla mümkündür" diye konuştu.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-tum-dunyayi-nukleer-kumara-son-vermeye-cagiriyoruz-4294.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-tum-dunyayi-nukleer-kumara-son-vermeye-cagiriyoruz-4294.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-tum-dunyayi-nukleer-kumara-son-vermeye-cagiriyoruz-4294-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-tum-dunyayi-nukleer-kumara-son-vermeye-cagiriyoruz-4294.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-tum-dunyayi-nukleer-kumara-son-vermeye-cagiriyoruz/34934/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 01:55:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Giresun'da, Samsunspor taraftarının ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı</title>
			<description><![CDATA[Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "Emrah Usta davası"nın ilk duruşmasında, tutuklu sanıklar Emrah Tok ile Sedat Domaç'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme, eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 3 Haziran'a erteledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(GİRESUN) – Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Emrah Tok ile Sedat Domaç bulundukları cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Olayda hayatını kaybeden Ümit Çapkın'ın yakınları, olayda yaralanan Resul Çapkın ve tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. Gazetecilerin duruşmayı mahkeme salonunda takip etmesine izin verilmedi.

Edinilen bilgiye göre duruşmada sanıklar savunmalarını yaptılar ve tahliye talebinde bulundular. 

Resul Çapkın'ın ise sanıklardan şikayetçi olduğunu dile getirdiği duruşmada bazı tanıkların beyanı da alındı.  

Mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı 3 Haziran 2026'ya erteledi. Heyet, sanıklar Emrah Tok ve Sedat Domaç'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

İddianame

Trabzonspor–Samsunspor karşılaşması için Samsun'dan Trabzon'a giden taraftar grubunun, 31 Ağustos 2025'te Giresun'un Tirebolu ilçesinde mola verdiği "Emrah Usta Et Mangal" isimli iş yerinde çıkan olayda, Ümit Çapkın ateşli silahla vurularak yaşamını yitirmiş, kardeşi Resul Çapkın ise yaralanmıştı.

İddianamede, kamera görüntülerinden anlaşıldığı üzere, mekan sahibi Emrah Tok'un taraftar grubunu çevreye rahatsızlık vermemeleri konusunda uyardığı, müşteki Resul Çapkın'ın ayağa kalkarak Tok'u göğsünden iteklediği bildirilmişti. Tok'un tepkisiz kalarak uzaklaştığı sırada Çapkın'ın kendisini engellemeye çalışan arkadaşlarını da iterek yürümeye devam ettiği belirtilen iddianamede, bu sırada taraftar grubunun bir anda işletme çalışanlarına ve Emrah Tok'a hep birlikte saldırmaya başladıkları anlatılmıştı.

İlk saldırının Emrah Tok tarafından değil, müşteki ve maktül tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çekilen iddianamede, Tok'un kendisine ve yakınlarına yönelen saldırıyı elleriyle savuşturmaya çalıştığı ancak taraftar grubunun sayı olarak oluşturduğu üstünlük karşısında daha sonra kendisini ve yakınlarını darbeden maktul ve müştekiye tabancayla ateş ettiği belirtilmişti.

İddianamede olay anındaki detaylara yer verilerek, Emrah Tok'un eyleminin "meşru müdafaa" sınırını aştığı savunulmuş ve "haksız tahrik altında kasten öldürme" ve aynı suça teşebbüs suçlarını, Sedat Domaç'ın da "kasten öldürmeye yardım" suçunu işlediği ifade edilmişti.

İş yeri sahibi Emrah Tok 15 yıldan 31 yıl 6 aya, Sedat Domaç ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/giresun-da-samsunspor-taraftarinin-olumune-iliskin-davanin-gorulmesine-baslandi-9200.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/giresun-da-samsunspor-taraftarinin-olumune-iliskin-davanin-gorulmesine-baslandi-9200.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/giresun-da-samsunspor-taraftarinin-olumune-iliskin-davanin-gorulmesine-baslandi-9200-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/giresun-da-samsunspor-taraftarinin-olumune-iliskin-davanin-gorulmesine-baslandi-9200.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/giresun-da-samsunspor-taraftarinin-olumune-iliskin-davanin-gorulmesine-baslandi/34675/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 17:26:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, koruma altındaki 3 egzotik hayvana el koydu</title>
			<description><![CDATA[Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Samsun'da bir iş yerinde, CITES kapsamında koruma altındaki bir yeşil iguanaya, bir mavi-sarı ara papağana ve bir gri papağana (jako) el konulduğunu ve iş yeri hakkında idari işlem başlatıldığını duyurdu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, soyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Samsun İlkadım'da bulunan bir iş yerinde gerçekleştirilen denetimde, CITES Sözleşmesi kapsamında koruma altında olan bir adet Yeşil İguana (Iguana iguana), bir adet Mavi-Sarı Ara Papağanı (Ara ararauna ) ve bir adet Gri Papağan - Jako (Psittacus erithacus) tespit edildi. Yapılan kontrollerde hayvanlara ait CITES belgeleri ve yasal bulundurma izinlerinin ibraz edilememesi üzerine söz konusu hayvanlara el konuldu. Ele geçirilen hayvanlar ekiplerimizce muhafaza altına alınırken, iş yeri hakkında idari işlem uygulandı. Yaban hayatının korunması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/doga-koruma-ve-milli-parklar-genel-mudurlugu-koruma-altindaki-3-egzotik-hayvana-el-koydu-1793.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/doga-koruma-ve-milli-parklar-genel-mudurlugu-koruma-altindaki-3-egzotik-hayvana-el-koydu-1793.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/doga-koruma-ve-milli-parklar-genel-mudurlugu-koruma-altindaki-3-egzotik-hayvana-el-koydu-1793-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/doga-koruma-ve-milli-parklar-genel-mudurlugu-koruma-altindaki-3-egzotik-hayvana-el-koydu-1793.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/doga-koruma-ve-milli-parklar-genel-mudurlugu-koruma-altindaki-3-egzotik-hayvana-el-koydu/33740/</link>
			<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 15:52:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ADD Samsun Şube Başkanı Gömeç: Devletimizi yönetenleri varlık nedenlerinin ve sorumluluklarının bilinciyle derhal göreve davet ediyoruz</title>
			<description><![CDATA[ADD Samsun Şube Başkanı Deniz Gömeç, "ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın, 'Sizin için en doğrusu Osmanlı devlet düzeni ve millet sistemidir', 'Bölgedeki ulus devletler İsrail için tehdittir.' ve '1919’dan beri ulus devletler bizi engelliyor' sözleri diplomatik teamüllerin ötesine geçmiş, Türkiye’nin içişlerine müdahale niteliği taşımaktadır. Bu küstahlık karşısında Dışişleri Bakanlığı’nı kendisini derhal Persona Non Grata ilan ederek ülkesine göndermeye çağırıyoruz." dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Samsun Şubesi, ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın Türkiye’nin ulus devlet yapısını hedef alan sözleri başta olmak üzere, Lozan Antlaşması’nı tartışmaya açma girişimleri, Atatürk’e yönelik saldırılar ve Isparta’daki öğretmen skandalına karşı Atatürk Anıtı önünde bir basın açıklaması düzenledi. 

ADD Samsun Şube Başkanı Deniz Gömeç yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Devletimizi yönetenleri ve yönetmeye talip olanları, varlık nedenlerinin ve sorumluluklarının bilinciyle derhal göreve davet ediyoruz. Papa 14. Leo'nun, Fener Rum Patriği Bartholomeos'u yanına alarak İznik Konsili bahanesiyle düzenleyeceği gösteri ve ayin amaçlı ziyaret, Lozan Antlaşması'nı delerek tartışmaya açma ve Fener Rum Patriği'nin 'Ekümeniklik' iddiasını güçlendirme amacını taşımaktadır. Büyük Atatürk’ün 100 yıl önce izin vermediği böyle bir ziyarete mevcut iktidarın müsaade etmesi ve siyaset kurumunun tepkisiz kalması anlaşılır değildir ve kabul edilemez. Devletimizi yönetenleri bu egemenlik ihlali girişimine karşı gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz.

Isparta Şehit Ali İhsan Kalmaz Anadolu Lisesi’nde, vatanımızın kurtarıcısı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret eden ve Nutuk’u 'İngiliz Kemal’in kitabı' diye aşağılayan gerici zihniyetin, başka bir okula atanarak adeta ödüllendirilmesini şaşkınlık ve esefle karşılıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nı derhal bu kişiyi meslekten ihraç etmeye davet ediyoruz. ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın, 'Sizin için en doğrusu Osmanlı devlet düzeni ve millet sistemidir', 'Bölgedeki ulus devletler İsrail için tehdittir.' ve '1919’dan beri ulus devletler bizi engelliyor' sözleri diplomatik teamüllerin ötesine geçmiş, Türkiye’nin içişlerine müdahale niteliği taşımaktadır. Bu küstahlık karşısında Dışişleri Bakanlığı’nı kendisini derhal Persona Non Grata ilan ederek ülkesine göndermeye çağırıyoruz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/add-samsun-sube-baskani-gomec-devletimizi-yonetenleri-varlik-nedenlerinin-ve-sorumluluklarinin-bilinciyle-derhal-goreve-davet-ediyoruz-7685.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/add-samsun-sube-baskani-gomec-devletimizi-yonetenleri-varlik-nedenlerinin-ve-sorumluluklarinin-bilinciyle-derhal-goreve-davet-ediyoruz-7685.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/add-samsun-sube-baskani-gomec-devletimizi-yonetenleri-varlik-nedenlerinin-ve-sorumluluklarinin-bilinciyle-derhal-goreve-davet-ediyoruz-7685-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/add-samsun-sube-baskani-gomec-devletimizi-yonetenleri-varlik-nedenlerinin-ve-sorumluluklarinin-bilinciyle-derhal-goreve-davet-ediyoruz-7685.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/add-samsun-sube-baskani-gomec-devletimizi-yonetenleri-varlik-nedenlerinin-ve-sorumluluklarinin-bilinciyle-derhal-goreve-davet-ediyoruz/31927/</link>
			<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 01:58:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BES Samsun Şubesi: 2026'yı mücadele yılı ilan ediyoruz</title>
			<description><![CDATA[Büro Emekçileri Sendikası (BES) Samsun Şubesi üyeleri, Samsun Eski Adliye binası önünde yaptıkları basın açıklamasında toplu görüşme sonuçlarını eleştirdi. Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı, mülakat uygulamalarına, yardımcı hizmetler sınıfına ilişkin adaletsizliğe ve promosyon görüşmelerinin şeffaf yürütülmemesine tepki gösterdi. Akıncı, "2026'yı mücadele yılı ilan ediyoruz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN)- BES Samsun Şubesi, Samsun İdare ve Vergi Mahkemeleri binası önünde kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. BES Genel Başkanı Özer Avantaş'ın da katıldığı açıklamada, 2024–2025 toplu görüşme sürecinin emekçiler açısından yetersiz kaldığı, mülakat uygulamalarının liyakati zedelediği ve bazı meslek gruplarının kadro/özlük haklarında adaletsizlik yaşandığı vurgulandı.

BES Samsun Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı, toplu görüşme sonuçlarını değerlendirirken şunları söyledi:

"Toplu Görüşmeler Ağustos'ta sonuçlandı. 2 yılda bir yapılan bu görüşmeler 16 yıldır sürüyor fakat 4 milyona yakın kamu emekçisi ve 2,5 milyon emekli adına hep hüsranla sonuçlandı. 2026 için aldığımız zam; ilk 6 ay yüzde 11, ikinci 6 ay yüzde 7; toplamda yüzde 14,9. Bu oran hükümetin hedef enflasyonu olan yüzde 16'nın altında ve uluslararası kuruluşların öngördüğü 2026 enflasyonu (yüzde 25–30) ile karşılaştırıldığında yetersiz."

Akıncı, açıklamasında ayrıca şu talepleri sıraladı:

"Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılarak çalışanların hak ettikleri hizmet sınıflarına geçirilmesi, ilk işe giriş ve görevde yükselme sınavlarında mülakatların kaldırılması, Adalet Hizmetleri Sınıfı oluşturularak adliye ve yüksek yargı kurumlarında çalışanların özlük haklarının iyileştirilmesi, mübaşirlere de yeşil pasaport hakkı tanınması için yasal düzenleme yapılması, promosyon görüşmelerinin şeffaf yürütülmesi ve banka sözleşmelerinin kamuya açık şekilde yayınlanması, tüm kamu kurumlarında iki yılda bir görevde yükselme sınavlarının düzenlenmesi."

Akıncı, mülakat uygulamalarına ilişkin de, "Yazılı sınavda 90 ve üzeri alanlar mülakatla elenirken, düşük puan alan bazı kişiler mülakatla öne geçirilmekte. Mülakatlar liyakati ortadan kaldırdı; emek hırsızlığına, niteliksiz atamalara yol açtı" dedi.

BES Genel Başkanı Özer Avantaş da konuşmasında ekonomik duruma dikkat çekti. Avantaş, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 37 bin 387 TL, tek bir çalışanın yaşam maliyetinin 61 bin TL civarına çıktığını, yoksulluk sınırının ise 90 bin 378 TL olduğunu belirterek, "Ortalama kamu çalışanı 57 bin TL alıyor; yoksulluk derinleşiyor. İktidar, henüz birleşik bir mücadele görmediği için konforlu davranıyor. Biz 2026'yı mücadele yılı ilan ediyoruz; emekçiler, esnaf, çiftçi ve yoksullarla birlikte mücadele edeceğiz" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/bes-samsun-subesi-2026yi-mucadele-yili-ilan-ediyoruz-95b5b72a-0b5-8169.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/bes-samsun-subesi-2026yi-mucadele-yili-ilan-ediyoruz-95b5b72a-0b5-8169.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/bes-samsun-subesi-2026yi-mucadele-yili-ilan-ediyoruz-95b5b72a-0b5-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/bes-samsun-subesi-2026yi-mucadele-yili-ilan-ediyoruz-95b5b72a-0b5-8169.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/bes-samsun-subesi-2026-yi-mucadele-yili-ilan-ediyoruz/29314/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 22:35:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun Barosu'ndan kadın cinayetlerine karşı adalet çağrısı</title>
			<description><![CDATA[Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Hale Günaydın, Samsun Adliyesi kampüsü içinde yaptığı basın açıklamasında, son dönemde artan kadın cinayetlerine dikkati çekerek, "Fatma Günegül ve Gülşah Karaman Kıyak için, tüm kadınlar için adalet istiyoruz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN)-Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Hale Günaydın, Samsun Adliyesi kampüsü içinde yaptığı basın açıklamasında, son dönemde artan kadın cinayetlerine dikkati çekerek, "Fatma Günegül ve Gülşah Karaman Kıyak için, tüm kadınlar için adalet istiyoruz" dedi.

Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hale Günaydın, Samsun Adliyesi kampüsü içinde kadın cinayetleriyle ilgili bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Samsun Barosu'na kayıtlı çok sayıda avukat da destek verdi. Günaydın yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Bir Kadın Daha Erkek Şiddetine Kurban Gitti"

"Samsun'da, en son 25.09.2025 tarihinde bir kadın daha erkek şiddetine kurban gitti. 25.09.2025 tarihinde 4 çocuk annesi Fatma Günegül, kocası Yücel Günegül tarafından şiddet uygulanarak vahşi şekilde öldürülmüştür. Cinayeti itiraf eden koca Yücel GÜNEGÜL hakkında, daha önce de aile içi şiddet nedeniyle işlem yapıldığı, 22 Mart'ta eşini tehdit ettiği gerekçesiyle evden uzaklaştırma kararı verildiği ve kızına uyguladığı şiddet sebebiyle tutuklanıp Temmuz ayında tahliye edildiği öğrenilmiştir.                               

"Kadınların Şiddet Döngüsünden Kurtulması Sistemsel Bir Sorun"

Ölümle sonuçlanan erkek şiddetinin geldiği noktada; kendisine daha önce tehditte bulunan erkeğin şiddetinden kaçan ve sığınma evine sığınan bu kadının, ölümüne sebebiyet veren erkeğin yanına tekrar dönmesi ya da dönmek zorunda kalması, ülkemizin şartlarını gösteren sistemsel bir problemdir. Kadına yönelik şiddetin giderek arttığı ülkemizde, kadınlar her tür şiddete maruz kalırken, Fatma GÜNEGÜL'ün yaşam hakkı da vahşi şekilde ihlal edilmiştir. Diğer tarafta, 12.09.2025 tarihinde de Gülşah Karaman Kıyak, oğlu ile birlikte, basında çıkan haberlere göre, eşi Serdar KIYAK tarafından öldürülmüştür.

"İstanbul Sözleşmesi'ne Dönülmeli"

Tüm insanlar için geçerli olduğu gibi kadının da insan ve ayrıca kadın olma vasfıyla fiziksel, psikolojik ve cinsel bütünlüğü dokunulmazdır.
Kadının yaşama, fiziksel, psikolojik ve cinsel bütünlüğünü koruma hakkına katkı sağlayan her düzenlemenin önemi itibarıyla defalarca kez söylediğimiz gibi devlete ayrıca politika geliştirme yükümlülüğü getiren İstanbul Sözleşmesi'ne dönmek dahil, vahim boyuta gelen şiddetin önlenmesi konusunda her tür ve daha fazla adım atılmalıdır.

"Mücadelemiz Sürecek"

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu bir Türkiye ve dünya için mücadelemize devam edeceğimizi Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak kamuoyuna bildiririz.Komisyon olarak; ülkemizde ve ilimizde, bugün Fatma Günegül ve Gülşah Karaman Kıyak özelinde, kadınlara yönelik tüm şiddet vakıalarının ve şüpheli ölümlerin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/samsun-barosundan-kadin-cinayetlerine-karsi-adalet-cagrisi-0816df16-3bf-8048.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/samsun-barosundan-kadin-cinayetlerine-karsi-adalet-cagrisi-0816df16-3bf-8048.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/samsun-barosundan-kadin-cinayetlerine-karsi-adalet-cagrisi-0816df16-3bf-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/samsun-barosundan-kadin-cinayetlerine-karsi-adalet-cagrisi-0816df16-3bf-8048.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-barosu-ndan-kadin-cinayetlerine-karsi-adalet-cagrisi/28927/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 00:17:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Prof. Dr. Ümit Özdağ, TÜYAP Karadeniz 10. Kitap Fuarı'nda kitaplarını imzaladı</title>
			<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Samsun'daki TÜYAP Karadeniz 10. Kitap Fuarı'nda, "Vatan Yahut Silivri" kitabının yanı sıra diğer eserlerini imzaladı. Özdağ, Zafer Partisi Samsun İl Başkanlığı tarafından organize edilen panelde konuştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Samsun TÜYAP Kitap Fuarı'nda, kitaplarını imzayarak okurlarıyla buluştu, partisinin il başkanlığınca düzenlenen panelde, ekonomik kriz ve sığınmacılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sığınmacıların Türkiye ekonomisine getirdiği yükten bahseden Özdağ, "Yılda Suriyeliler için harcadığımız para 11 milyar dolar. Yılda 6 milyar dolar ortalama bazen 7 milyar oluyor, insani yardım adı altında dünyanın değişik yerlerine yardım yapılıyor. Bu ülkenin insanının dişinden tırnağından artırdığı para, insani yardım adı altında dışarıya gidiyor ve enflasyon hala kontrol edilemiyor, hayat pahalılığı insanları olumsuz etkiliyor" ifadelerini kullandı.

Emeklilerin, asgari ücretlilerin ve esnafın içinde bulunduğu ekonomik zorluklara dikkat çeken Özdağ, çiftçilerin de yüksek girdi maliyetleri nedeniyle üretimde zorlandığını dile getirdi. Özdağ, "Esnafın gırtlağı sıkılıyor, çiftçi ürettiğini satamıyor" diye konuştu.

Türkiye'nin mevcut ekonomik sistemle çıkış bulamayacağını savunan Özdağ, neoliberal politikaların terk edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu tünelden çıkış, sürdürülebilir, planlı kalkınma ve karne ekonomisiyle mümkündür. Devlet ekonomiyi teşvik edici, destekleyici bir rol üstlenmelidir" dedi.

Özdağ, devletin özellikle yüksek teknoloji ve ağır sanayi alanlarında yatırım yapması gerektiğini vurgulayarak, "Petrokimya, savunma ve teknoloji gibi sektörlerde devletin doğrudan yatırım yapması gerekiyor. 21. yüzyılı kazanmak istiyorsak kendi çipimizi, kendi teknolojimizi üretmeliyiz" ifadesini kullandı.

Tasarruf politikalarına da değinen Özdağ, "Sığınmacılara ve yurt dışına yapılan gereksiz yardımlara son verip kaynakları Türk milletinin ihtiyaçları için kullanacağız" dedi.

Panelin ardından Ümit Özdağ, fuarda "Vatan Yahut Silivri" başta olmak üzere kitaplarını imzalayarak okurlarıyla bir araya geldi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/zafer-partisi-lideri-prof-dr-umit-ozdag-tuyap-karadeniz-10-kitap-fuarinda-samsunlularla-bulustu-b65aab7c-76b-7258.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/zafer-partisi-lideri-prof-dr-umit-ozdag-tuyap-karadeniz-10-kitap-fuarinda-samsunlularla-bulustu-b65aab7c-76b-7258.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/zafer-partisi-lideri-prof-dr-umit-ozdag-tuyap-karadeniz-10-kitap-fuarinda-samsunlularla-bulustu-b65aab7c-76b-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/zafer-partisi-lideri-prof-dr-umit-ozdag-tuyap-karadeniz-10-kitap-fuarinda-samsunlularla-bulustu-b65aab7c-76b-7258.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/prof-dr-umit-ozdag-tuyap-karadeniz-10-kitap-fuari-nda-kitaplarini-imzaladi/28797/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 02:57:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'da denizde boğulan 2 genç Yozgat'ta toprağa verildi</title>
			<description><![CDATA[Samsun'da denizde boğulan ikin gencin cenazesi Yozgat'ta toprağa verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Seyfi ÇELİKKAYA

(YOZGAT) - Samsun'da denizde boğulan iki gencin cenazesi Yozgat'ta toprağa verildi.

Edinilen bilgilere göre, Yozgat'ta üniversite eğitimine başlayacak olan dört arkadaş gezmek için Samsun'a gitti. Atakum ilçesi Çobanlı iskelesi yanında denize girdi. Sahilden yaklaşık 150 metre açıkta yüzen Sefa Şahin (18) ve Taha Yasin Şahingöz (18), akıntıya kapılarak boğulma tehlikesi geçirdi. Sefa Şahin, ambulansla özel bir hastaneye, Taha Yasin Şahingöz ise Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Her iki genç de yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Hayatını kaybeden iki genç için Yozgat'ta Çapanoğlu Büyük Cami'de cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan ile birlikte, gençlerin yakınları, arkadaşlar ve cami cemaati katıldı. Namazın ardından Sefa Şahin Köseyusuflu köyünde, Taha Şahingöz ise Musabeyli köyüne götürülerek toprağa verildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/samsunda-denizde-bogulan-2-genc-yozgatta-topraga-verildi-a639d876-6e9-569.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/samsunda-denizde-bogulan-2-genc-yozgatta-topraga-verildi-a639d876-6e9-569.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/samsunda-denizde-bogulan-2-genc-yozgatta-topraga-verildi-a639d876-6e9-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/samsunda-denizde-bogulan-2-genc-yozgatta-topraga-verildi-a639d876-6e9-569.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-da-denizde-bogulan-2-genc-yozgat-ta-topraga-verildi/26858/</link>
			<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 15:34:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'da mezarlar heyelanla kaydı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Samsun'un İlkadım ilçesindeki şehir mezarlığındaki mezarlar heyelan sonucu kaydı, mezar taşları kırıldı.

Derecik Mahallesi'nde yaklaşık 18 yıl önce halen AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz'ın Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yapılan şehir mezarlığında, heyelan nedeniyle mezarlar kaydı, mezar taşlarında da hasar oluştu.

İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkez Danışma Kurulu Üyesi Cevat Öncü, alandaki incelemesinin ardından yaptığı açıklamada, bölgenin Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) haritalarında uzun yıllardır aktif heyelan alanı olarak gösterildiğini aktardı.

Bu bilinmesine rağmen gerekli araştırmalar ve sondajlar yapılmadan definlere başlandığını ve mezarlığın kullanıma açıldığını bildiren Öncü, zaman zaman yüzeysel drenaj çalışmalarıyla önlem alınmaya çalışıldığını, ancak MTA verilerine göre aktif heyelan tabakasının 10–20 metre derinlikte bulunduğunu söyledi.

"Zemin araştırması yapılmadan mezarlık ilan edildi"

Öncü, sorunun temelinde yanlış kararların bulunduğunu belirterek, "Bu alanın mezarlık alanı olarak ilan edilip kullanılmaya başlanmasından önce neden zemin araştırmaları tamamlanmadı? Buradaki mezar yerleri eksik ve ayıplı olmasına rağmen definler devam ediyor" diye konuştu.

Yanlış yer seçiminin ciddi kamu zararına yol açtığını kaydeden Öncü, "Aktif heyelan alanının belirlenmesinde sorumluluğu olan, o dönemin büyükşehir ve ilçe belediye başkanları her kimler ise burada oluşan ve bugün rehabilite edilmesi için ciddi masraf gerektiren bu durumun sorumlusu olacaklar mıdır? Kendilerine herhangi bir şekilde rücu ettirilecek midir?" diye sordu.

Mezarlıktaki manzarayı "içler acısı ve vahim" olarak nitelendiren Öncü, "Canlısına gerekli hizmeti ve ihtimamı gösteremediğiniz Samsunlunun hiç olmazsa mevtalarına sahip çıkın. Bu alanı mümkün olan en kısa sürede rehabilite ederek bilimin ve tekniğin öngördüğü önlemleri uygulayın, bu drama son verin" dedi.

Öncü, Samsun Büyükşehir Belediyesinin ODTÜ'ye hazırlattığı projelerle bölgede heyelanın önlenmesine yönelik çalışma başlatmasını olumlu bulduklarını ancak bu masrafların kamuya yüklenmemesi gerektiğini vurguladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/samsunda-mezarlar-heyelanla-kaydi-0ce3417a-8cc-1154.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/samsunda-mezarlar-heyelanla-kaydi-0ce3417a-8cc-1154.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/samsunda-mezarlar-heyelanla-kaydi-0ce3417a-8cc-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/samsunda-mezarlar-heyelanla-kaydi-0ce3417a-8cc-1154.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-da-mezarlar-heyelanla-kaydi/26295/</link>
			<pubDate>Sun, 17 Aug 2025 15:25:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde Samsun İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Talak: Daha fazla geç kalmadan harekete geçilmelidir</title>
			<description><![CDATA[İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hüseyin Talak, 17 Ağustos Gölcük Depremi'nin yıl dönümüne ilişkin, "17 Ağustos 1999'dan 6 Şubat 2023'e oradan günümüze uzanan süreç göstermiştir ki, ülkemiz depremler karşısında kırılgan bir yapı stokuna, yetersiz planlama anlayışına ve denetimsiz bir yapı üretim sürecine sahiptir. Buna karşılık bilimsel bilgi ve mühendislik birikimiyle bu sorunların üstesinden gelmek mümkündür." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hüseyin Talak, 17 Ağustos Gölcük Depremi'nin yıl dönümüne ilişkin, "17 Ağustos 1999'dan 6 Şubat 2023'e oradan günümüze uzanan süreç göstermiştir ki, ülkemiz depremler karşısında kırılgan bir yapı stokuna, yetersiz planlama anlayışına ve denetimsiz bir yapı üretim sürecine sahiptir. Buna karşılık bilimsel bilgi ve mühendislik birikimiyle bu sorunların üstesinden gelmek mümkündür. Bunun için ülkemizin hem yetişmiş insan gücü hem de maddi olanakları yeterlidir. Daha fazla geç kalmadan, bir tek insanımızı daha yitirmeden, bilimi ve kamusal sorumluluğun rehberliğiyle harekete geçilmelidir" dedi.

İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hüseyin Talak, 17 Ağustos 1999 yılında yaşanan Gölcük Depremi'nin yıl dönümüne ilişkin basın açıklaması yaptı. Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Talak, "Depremler kaçınılmaz ancak afetler önlenebilir. Bu gerçeği görmezden gelmek, binlerce yurttaşımızın hayatına mal olmuştur. Daha fazla geç kalmadan, bir tek insanımızı daha yitirmeden, bilimi ve kamusal sorumluluğun rehberliğiyle harekete geçilmelidir" ifadelerini kullandı.

"Aradan geçen 26 yıla rağmen, deprem tehlikesi bugün hâlâ İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde yaşayan yurttaşlarımızın en büyük endişesidir" diyen Talak, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Nitekim bu endişe boşuna olmayıp, son derece haklı gerekçelere dayanmaktadır. İstanbul'un Silivri ilçesi açıklarında, Marmara Denizi'nde 23 Nisan 2025 tarihinde 6.1 büyüklüğünde meydana gelen deprem, endişeleri bir kez daha canlandırmış, kentin depreme karşı ne kadar hazır olduğu konusunda soru işaretleri oluşturmuştur. Topraklarımızın ve nüfusumuzun büyük çoğunluğunun deprem tehlikesi bulunan bölgelerde yer aldığı ve sıklıkla ülkemizin çeşitli noktalarında büyük depremlerin meydana geldiği açık bir gerçektir. Son yüzyılda Türkiye'de 85 yıkıcı deprem meydana gelmiş ve yaklaşık seksen beş bin civarında insanımız hayatını kaybetmiştir. Yani, ortalama her bir buçuk yılda bir yıkıcı deprem... Sonuç olarak, nüfusun yüzde doksan altısının deprem riski altında bulunan bölgelerde yaşadığı dikkate alındığında, yurttaşların öncelikli sorunu depremlere karşı güvenli yerleşim alanları ve güvenli yapılaşma ihtiyacıdır.

"Devlet Türkiye'de 6 milyon civarı yapının olası bir depremde ağır hasar alabileceğini tahmin etmekte"

Gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan araştırma komisyonlarının raporlarında, gerekse Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamalarında 6 milyon civarı yapının riskli olduğu ifade edilmektedir. Bu sayı, toplam yapı stoku içerisinde yüzde 60'lara denk düşmektedir. Yani, yetkili kurumlar tarafından bile açıkça yapılarımızın çoğunun depreme karşı hazır olmadığı itiraf edilmektedir. Kaldı ki bu sayılar, hesaplamalara dayalı tahmini bir tespittir. Yani, devlet Türkiye'de 6 milyon civarı yapının olası bir depremde ağır hasar alabileceğini tahmin etmekte; ancak bu yapıların hangileri olduğunu bilememektedir. Hiç şüphesiz, şehirlerimizin deprem tehlikesine karşı güvenli hâle getirilmesi, kolay olmayan, çok yönlü ve maliyetli bir süreçtir. Ancak, planlı ve toplumun çıkarlarını önceleyen bir anlayışla, çok uzun zamana yayılmadan da gerçekleştirilmesi mümkündür. Bu da ancak, siyasi iradenin kaynakları doğru kullanarak, sorunların çözümünde bilimin ve mühendisliğin gösterdiği yolu izlemesiyle gerçekleşebilir.

"Samsun özelinde baktığımızda, maalesef durum pek iç açıcı değil"

2012 yılından bu yana tespit edilen riskli yapılardan yalnızca 238 bin civarında yapının dönüşümü tamamlanmıştır. Yani, en yetkili ağızlardan dile getirilen 6 milyon riskli yapının yalnızca yüzde 4'ü bugüne kadar dönüştürülmüştür. Samsun özelinde baktığımızda, maalesef durum pek iç açıcı değil. Samsun'da kentsel dönüşüm yapılması gereken çok sayıda mahallemiz var. Bu mahallelerin bir kısmında dönüşüm planlama aşamasında olup, henüz yapım sürecine başlanmamış durumdadır. Bu sürecin en kısa zamanda tamamlanıp, bu mahallelerde yaşayan vatandaşlarımıza güvenli konutlar teslim edilmelidir. Bölgesel dönüşümler, ilgili kurumların koordinasyonunda gerçekleşmekte olup; parsel bazında dönüşümler, müteahhitlerin tercihleri doğrultusunda gerçekleşmektedir. Ülkemizde olduğu gibi, Samsun ilimizde de parsel bazında dönüşümler sadece rantı yüksek olan bölgelerde sınırlı kalmış; çoğu riskli bölgelere çivi dahi çakılmamıştır. Samsun'da, özellikle 2001 yılından önce yapılmış olan yapı stokunun durumunu ortaya koyan herhangi bir veri maalesef elimizde mevcut değildir. Biz İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi olarak yetişmiş, deneyimli katkılarımızla yapı stoku envanter çalışmalarında yerel yönetimlerle her türlü iş birliğine açığız.

"Yeter ki toplum yararını esas alan bir anlayışla hareket edilsin"

17 Ağustos 1999'dan 6 Şubat 2023'e oradan günümüze uzanan süreç göstermiştir ki, ülkemiz depremler karşısında kırılgan bir yapı stokuna, yetersiz planlama anlayışına ve denetimsiz bir yapı üretim sürecine sahiptir. Buna karşılık bilimsel bilgi ve mühendislik birikimiyle bu sorunların üstesinden gelmek mümkündür. Bunun için ülkemizin hem yetişmiş insan gücü hem de maddi olanakları yeterlidir. Yeter ki toplum yararını esas alan bir anlayışla hareket edilsin. Bilimsel verilerle şekillenen bir planlama yaklaşımı benimsenip kamusal devleti etkinleştirilsin."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/17-agustos-1999-depreminin-yil-donumunde-samsun-insaat-muhendisleri-odasi-baskani-talak-daha-fazla-gec-kalmadan-harekete-gecilmelidir-89a71453-f14-7333.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/17-agustos-1999-depreminin-yil-donumunde-samsun-insaat-muhendisleri-odasi-baskani-talak-daha-fazla-gec-kalmadan-harekete-gecilmelidir-89a71453-f14-7333.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/17-agustos-1999-depreminin-yil-donumunde-samsun-insaat-muhendisleri-odasi-baskani-talak-daha-fazla-gec-kalmadan-harekete-gecilmelidir-89a71453-f14-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/17-agustos-1999-depreminin-yil-donumunde-samsun-insaat-muhendisleri-odasi-baskani-talak-daha-fazla-gec-kalmadan-harekete-gecilmelidir-89a71453-f14-7333.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/17-agustos-1999-depreminin-yil-donumunde-samsun-insaat-muhendisleri-odasi-baskani-talak-daha-fazla-gec-kalmadan-harekete-gecilmelidir/26240/</link>
			<pubDate>Sat, 16 Aug 2025 12:37:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kamu işçileri, Tez-Koop-İş ve Sağlık-İş üyeleri hükümetin teklifini 24 Temmuz'da OMÜ önünde protesto edecek</title>
			<description><![CDATA[Tez-Koop-İş ve Sağlık-İş sendikalarının Samsun şubeleri, kamu işçilerinin mali haklarının belirleneceği Kamu Çerçeve Protokolü görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması nedeniyle 24 Temmuz Perşembe Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörlüğüne yürüyerek, basın açıklaması yapacaklarını duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Tez-Koop-İş ve Sağlık-İş sendikalarının Samsun şubeleri, kamu işçilerinin mali haklarının belirleneceği Kamu Çerçeve Protokolü görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması nedeniyle 24 Temmuz Perşembe Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörlüğüne yürüyerek, basın açıklaması yapacaklarını duyurdu.

OMÜ'deki baş temsilcilikte bir araya gelen iki sendikanın yönetim kurulu üyeleri ve temsilcileri, Kamu Çerçeve Protokolü görüşmelerindeki sorunlara dikkati çekerek, işçilerin haklarının korunması için ortak eylemlilik kararı aldıklarını duyurdu.

Sağlık-İş Samsun Şube Başkanı İrfan Kalyoncu, işçi ücretlerinin yıl sonuna doğru yüksek vergi dilimlerinde eridiğini vurgulayarak, "TÜRK-İŞ'in aldığı eylem kararlarının son aşamasındayız. Yüzde 27'lik vergi diliminin yıl sonunda yüzde 35'e çıkacak olmasından dolayı maaşlarımız düşecek. Vergide yüzde 15'te sabitlenme talebimiz var. Kamu Çerçeve Protokolü sonrası düşük ücret skalasına karşı ek protokol yapılması için çağrı yapıyoruz. Biz gövdemizi taşın altına koyduk, yetkililerden de aynı fedakârlığı bekliyoruz" diye konuştu.

"Enflasyon gerçeği yok sayılıyor"

Tez-Koop-İş Samsun Şube Başkanı Tarık Sayın ise hükümetin teklif ettiği zam oranlarını eleştirerek, "Ülkede yüzde 100'ün üzerinde enflasyon gerçeği varken yüzde 24 zam teklifini kabul etmemiz mümkün değil. Bu rakamlarla adeta dalga geçiliyor. 19 Mayıs Üniversitesi ve diğer illerde örgütlü olduğumuz alanlarda eylem planlarımızı birleştiriyoruz. 24 Temmuz Perşembe rektörlük önüne yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştireceğiz" dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/kamu-iscileri-tez-koop-is-ve-saglik-is-uyeleri-hukumetin-teklifini-24-temmuzda-omu-onunde-protesto-edecek-9b5fedec-b45-8085.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/kamu-iscileri-tez-koop-is-ve-saglik-is-uyeleri-hukumetin-teklifini-24-temmuzda-omu-onunde-protesto-edecek-9b5fedec-b45-8085.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/kamu-iscileri-tez-koop-is-ve-saglik-is-uyeleri-hukumetin-teklifini-24-temmuzda-omu-onunde-protesto-edecek-9b5fedec-b45-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/kamu-iscileri-tez-koop-is-ve-saglik-is-uyeleri-hukumetin-teklifini-24-temmuzda-omu-onunde-protesto-edecek-9b5fedec-b45-8085.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/kamu-iscileri-tez-koop-is-ve-saglik-is-uyeleri-hukumetin-teklifini-24-temmuz-da-omu-onunde-protesto-edecek/24585/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 13:22:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Başkanı Yıldırım: "Artık o masalarda TÜİK'in sahte rakamları değil, halkın sofrası konuşulacak"</title>
			<description><![CDATA[Birleşik Kamu- İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, "Biz emekçiyiz. Hakkımızı biliyoruz, hakkımızı alana kadar da kavgamızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Artık o masalarda TÜİK'in sahte rakamları değil, halkın sofrası konuşulacak. Sadaka gibi verilen zamlar değil, insanca yaşam talepleri duyulacak. Ülkemizin kaynakları tüm halkın kaynaklarındır. Hiç kimse saraya yeni uçaklar alarak ülkenin itibarını koruduğunu düşünmesin. Ülkenin itibarı saraydaki uçak sayısıyla ölçülmez" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun Türkiye genelinde kamu emekçilerinin haklarını savunmak amacıyla başlattığı eylemlerin dördüncü durağı Samsun oldu. Onur Anıtı önünde gerçekleşen açıklamaya MYK üyeleri, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, İYİ Parti Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy ve çok sayıda STK temsilcisi katıldı. Orhan Yıldırım, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"İzlediğiniz bir ülkede kriz varsa, yoksulluk varsa o ülkenin tamamı yoksuldur. Zenginlerin daha çok zengin olduğu, fakirlerin daha çok fakirleştiği bir ekonomi düzenini ısrarla sürdüren işbaşındaki AKP iktidarının bu ekonomi politikasını reddediyoruz, kabul etmiyoruz ve bu mücadelenin sonunda da her durumda bu yapmış olduğu ekonomi politikasını değiştirmek zorunda kalacaktır. 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında geçmişte olmayan ilk kez olacak olan Birleşik Kamu İş Konfederasyonu var. O masada Çalışma Bakanı'yla eş güdümlü olarak oturan iki konfederasyon Memur- Sen ve Kamu-Sen'in bu yıl o masada onlarla işbirliği içerisinde 6,5 milyon memur ve emeklisinin, işçi ve emeklilerinin haklarının çalınmasına göz yummasına masada müsaade etmeyeceğiz. Masada yapılacak her oyunun karşısında olacağız. Gerekiyorsa alanlarda her yeri bu yanlışlığı, bu haksızlığı dillendirmek, bu haksızlığı haykırmak adına ne varsa yapacağız. Oturma eylemiyse oturma eylemi, sokakları kilitlemekse sokakları kilitlemek. Biz bahsedilen salonlarda sesi kısılan insanlar değiliz. Biz emekçiyiz. Hakkımızı biliyoruz, hakkımızı alana kadar da kavgamızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Artık o masalarda TÜİK'in sahte rakamları değil, halkın sofrası konuşulacak. Sadaka gibi verilen zamlar değil, insanca yaşam talepleri duyulacak. 

"Cumhurbaşkanı halkın arasında olmalı, uçaktan halkı izlememeli"

Ülkemizin kaynakları tüm halkın kaynaklarındır. Hiç kimse saraya yeni uçaklar alarak ülkenin itibarını koruduğunu düşünmesin. Ülkenin itibarı saraydaki uçak sayısıyla ölçülmez. Ülkenin itibarı ülkenin vatandaşının pasaportunun sınır kapılarında aylarca reddedilmesidir. Aylarca reddediliyorsa senin ülkenin itibarı yerlerde geziyordur. Uçakta havadan yerdeki vatandaşlarını izlemekle olmaz. Sokağa ineceksin vatandaşının yanında bu vatandaşının gerçek itibarının ne olduğunu vatandaşın sesinden dinleyeceksin. Hiç sokağa inmeyen etrafında onlarca sayısız korumayla gezen uçaktan uçağa helikopterden helikoptere bir yerden bir yere giden bir Cumhurbaşkanı biz istemiyoruz. Cumhurbaşkanı halkın arasında olacak. Halkını dinleyecek, halkının üzüntüsünü bilecek, sevincine katılacak, halkını görmeyen, halkının nasıl ekmek aldığını alamadığını bilmeyen okula gönderdiği öğrenciye harçlık veremeyen bir babanın üzüntüsünü, utancını fark etmeyen pazarlarda pazarcıların akşamleyin döktüğü sebze meyveyi toplayan ama yüzünü saklayan vatandaşının o halini izleyemeyen, anlayamayan bir cumhurbaşkanı halkın cumhurbaşkanı değildir. Halkın cumhurbaşkanı olmak istiyorsa halkın arasına inecek.

"Ülkemizde hiçbir zaman emekli bu kadar ezilmemiştir"

Ülkemizde hiçbir zaman emekli bu kadar ezilmemiştir. Memurlara verdiğiniz çalışırken seyyanen zammı emeklilere yasa dışı olarak vermiyorum demek kadar alçakça bir faaliyet, alçakça bir kural olamaz. Yıllarca bu ülkenin her bir coğrafyasında memleketine hizmet etmiş, kendisine verilen sorumluluğu layıkıyla yerine getirmiş ve emekli olmuş insanları siz yasa dışı olarak ezemezsiniz. Bu ülkenin hükümeti olabilirsiniz, sandıktan çıkmış olabilirsiniz ama kimse size sandıkta bu ülkenin tapusunu vermedi. Bu ülkeyi belli süreli yönetmeniz için verdi. Ama biz oy verirken bizi ezin diye oy vermedik. Zengini kollayın, emekliyi ezin diye size yetki vermedik. Ve yetkiyi verildiği gibi doğru şekilde anayasaya uygun kullanacaksınız."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/birlesik-kamu-is-konfederasyonu-baskani-yildirim-artik-o-masalarda-tuik-in-sahte-rakamlari-degil-halkin-sofrasi-konusulacak-9773.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/birlesik-kamu-is-konfederasyonu-baskani-yildirim-artik-o-masalarda-tuik-in-sahte-rakamlari-degil-halkin-sofrasi-konusulacak-9773.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/birlesik-kamu-is-konfederasyonu-baskani-yildirim-artik-o-masalarda-tuik-in-sahte-rakamlari-degil-halkin-sofrasi-konusulacak-9773-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/birlesik-kamu-is-konfederasyonu-baskani-yildirim-artik-o-masalarda-tuik-in-sahte-rakamlari-degil-halkin-sofrasi-konusulacak-9773.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/birlesik-kamu-is-konfederasyonu-baskani-yildirim-artik-o-masalarda-tuik-in-sahte-rakamlari-degil-halkin-sofrasi-konusulacak/24027/</link>
			<pubDate>Sat, 12 Jul 2025 12:57:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun Emek Barış ve Demokrasi Güçleri'nden "Savaşa Hayır" yürüyüşü</title>
			<description><![CDATA[Samsun Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Orta Doğu'da artan savaş politikalarına karşı "Savaşa Hayır" yürüyüşü düzenledi. Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada, "Savaşları ve sömürü düzenini ancak halkların barış ve demokrasi temelinde bir araya gelerek büyüteceği mücadele durdurabilir. Tüm halkları enternasyonal dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz" denildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN)- Samsun Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Orta Doğu’daki çatışmalar ve artan savaş tehdidine karşı Samsun İlkadım ilçesinde bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Öğretmenevi önünde toplanan grup, “Savaşa hayır” sloganları eşliğinde Çiftlik Caddesi boyunca yürüyerek Akbank Çiftlik Şubesi önüne ulaştı.

 

Basın açıklamasını grup adına Erdem Avcı okudu. 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Filistin halklarına yönelik gerçekleştirdiği saldırıların bir soykırım niteliği taşıdığını, bu süreçte 60 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini ifade eden Avcı, İsrail’in son olarak İran’a saldırarak çatışmayı yeni bir aşamaya taşıdığına dikkat çekti.

 

13 Haziran’da İran’ın askeri ve nükleer tesislerine yönelik saldırılarla başlayan gerilimin, İran’ın balistik füzelerle yaptığı misillemelerle sürdüğünü, 22 Haziran’da ise ABD’nin İran nükleer tesislerini bombalamasıyla çatışmanın daha da büyüdüğünü belirten Avcı, yüzlerce sivilin bu süreçte yaşamını yitirdiğini, binlercesinin ise yaralandığını söyledi. Kadınların, çocukların ve engellilerin en büyük zararı gördüğünü dile getiren Avcı, 24 Haziran itibarıyla yapılan ateşkesi olumlu karşıladıklarını ancak emperyalist politikalar sürdükçe savaş tehlikesinin ortadan kalkmayacağını ifade etti.

 

“İsrail’e çelik taşıyan gemiler Mersin Limanı’ndan ayrılıyor”

 

Erdem Avcı, İsrail’in petrol ihtiyacının büyük ölçüde Türkiye üzerinden gönderilen Azeri petrolüyle karşılandığını belirterek, “Tüm tepkilere rağmen İsrail için çelik taşıyan gemiler Mersin Limanı’ndan birbiri ardına ayrılmaktadır” dedi.

 

Ortadoğu ve Rusya-Ukrayna savaşlarına değinen Avcı, bu iki çatışmada da nükleer tehditlerin ciddi bir tehdit oluşturduğunu, nükleer tesislerdeki sızıntıların doğa ve insanlık için büyük felaketlere neden olacağını söyledi. 

 

“Barış toplumsallaşmalı, halklar dayanışmalı”

 

“İktidarların halkı aldatan politikalarına kimse kanmamalı” diyen Avcı, Türkiye’nin İsrail’le tüm ilişkilerini kesmesi, İsrail’e sevk edilen petrolün durdurulması ve Kürecik radar üssü dahil tüm askeri faaliyetlerin engellenmesi gerektiğini savunarak, “Bölgesel ve küresel barış sağlanmadıkça kalıcı barıştan söz edilemez. ABD emperyalizminin bölgedeki vurucu gücü İsrail’in durdurulması, ancak bölge halklarının direnişi ve dünya halklarının dayanışmasıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullandı.

 

Avcı, “Savaşları ve sömürü düzenini ancak halkların barış ve demokrasi temelinde bir araya gelerek büyüteceği mücadele durdurabilir. Tüm halkları enternasyonal dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz" diye konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/samsun-emek-baris-ve-demokrasi-gucleri-nden-savasa-hayir-yuruyusu-2166.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/samsun-emek-baris-ve-demokrasi-gucleri-nden-savasa-hayir-yuruyusu-2166.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/samsun-emek-baris-ve-demokrasi-gucleri-nden-savasa-hayir-yuruyusu-9087-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/samsun-emek-baris-ve-demokrasi-gucleri-nden-savasa-hayir-yuruyusu-2166.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-emek-baris-ve-demokrasi-gucleri-nden-savasa-hayir-yuruyusu/22577/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 01:29:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP Samsun İl Örgütü'nden "Ekonomi ve Güvenlik Politikaları" Paneli</title>
			<description><![CDATA[CHP Samsun İl Örgütü, 23-30 Haziran tarihleri arasında üç temel başlıkta düzenlenecek etkinliklerin ilki olan "Ekonomi ve Güvenlik Politikaları" panelini gerçekleştirdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

(SAMSUN) - CHP Samsun İl Örgütü, 23-30 Haziran tarihleri arasında üç temel başlıkta düzenlenecek etkinliklerin ilki olan "Ekonomi ve Güvenlik Politikaları" panelini gerçekleştirdi. 

Panel öncesinde konuşan CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışmalara değinerek, "Dünya yıllardır bir paylaşım mücadelesinin giderek savaşa dönüştüğü bir gündemi yaşıyor. Türkiye, hukuk mücadelesi verirken halkın ekonomik sıkışmışlığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu nedenle böyle bir panel düzenleyen il başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi.

Panele CHP Genel Başkan Yardımcıları Yalçın Karatepe ve Yankı Bağcıoğlu konuşmacı olarak katıldı. CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ ise panel öncesi yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkın nefes aldığı her alanı savunmayı görev biliyoruz. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in çalışkanlığı ve kararlılığıyla bu mücadeleyi sürdürüyoruz. 23-30 Haziran tarihleri arasında üç temel başlıkta etkinlik planladık. Bunlar; Sayın Ekrem İmamoğlu şahsında tutsak edilen belediye başkanları ve halk iradesine yapılan müdahaleler, 30 Haziran'da partimiz aleyhine açılan dava ile ilgili hukuki süreç ve 1 Temmuz'dan itibaren emekliler ile çalışanların maaş artışlarına yönelik çabaları içermektedir."

Panelin güvenlik politikaları bölümünde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bağcıoğlu, komuta zincirinde sadeleştirme gerektiğini belirterek, "Genelkurmay Başkanlığı'nın, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı yapısı emir-komuta prensiplerine uymamaktadır. Kuvvet komutanlıklarının doğrudan Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olması gerekir" dedi.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yeniden kuvvet komutanlıklarıyla ilişkilerinin tesis edilmesini öneren Bağcıoğlu, askeri eğitim sisteminde de reform yapılması gerektiğini ifade etti. Bağcıoğlu, askeri liselerin ve astsubay hazırlama okullarının tekrar açılması, harp okullarının ilgili kuvvet komutanlıklarıyla bağlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe ise ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'de yıllardır süregelen yapısal ekonomik sorunlar, geniş halk kesimleri üzerinde ağır bir fatura oluşturmaktadır. Sadece faiz ve bütçe açığı gibi kısa vadeli göstergelerle değil, köklü reformlarla ekonomi politikalarının yeniden şekillendirilmesi gerekiyor. Ekonomiyi refah üreten, risklere dayanıklı ve gelir dağılımında adaleti sağlayan bir yapıya dönüştürmeliyiz. Mevcut politikaların Türkiye'yi ileriye taşıması mümkün değildir."

Karatepe, enflasyonla mücadelenin uzun yıllardır süregeldiğini ve gelir dağılımındaki bozulmanın derinleştiğini vurgulayarak, Türkiye'nin ekonomik sorunlarının çözümünün yapısal reformlarla mümkün olabileceğini belirtti.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/chp-samsun-il-orgutunden-ekonomi-ve-guvenlik-politikalari-paneli-cebe7db4-15f-7467.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/chp-samsun-il-orgutunden-ekonomi-ve-guvenlik-politikalari-paneli-cebe7db4-15f-7467.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/chp-samsun-il-orgutunden-ekonomi-ve-guvenlik-politikalari-paneli-cebe7db4-15f-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/chp-samsun-il-orgutunden-ekonomi-ve-guvenlik-politikalari-paneli-cebe7db4-15f-7467.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/chp-samsun-il-orgutu-nden-ekonomi-ve-guvenlik-politikalari-paneli/22023/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 00:00:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title> BES Samsun Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı: "Yoksullaştırma politikaları en çok kadınları ve çocukları mağdur ediyor"</title>
			<description><![CDATA[KESK'e bağlı BES Samsun Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı; "İktidar tarafından, 2025 yılının aile yılı ilan edilmesi ve sanki hane halkının yaşadığı başka bir sorun yokmuş gibi, aile politikalarını sadece kadınların çok çocuk doğurmasına indirgenmesi hepimizin gördüğü bir uygulama olmuştur" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Büro Emekçileri Sendikası Samsun Şubesi (BES) üyeleri, Samsun'un İlkadım ilçesinde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, sendika üyelerine, Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz de katıldı.

Katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan BES Samsun Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı, şunları kaydetti:

"Gerçek toplu sözleşme için mücadeleye devam ediyoruz. İktidarın, bir ekonomik büyüme olarak tercih ettiği ve bugüne kadar ısrarla uyguladığı ücret politikaları, yandaş iş adamlarını ve sermaye gruplarını mutlu etmeye devam ederken, bizler yoksullaşmaya devam ediyoruz. Uygulanan bu ekonomik programla, başta biz kamu emekçileri olmak üzere, emeğiyle geçinen geniş kesimlerin gelirleri, yoksulluk sınırı altıda, açlık sınırının üzerinde bir eşikte tutulmaktadır. Her gün bizleri daha fazla yoksullaştıran bu politikalara rağmen, iktidar mensuplarının her kurduğu cümlede, bizleri enflasyona ezdirmedikleri yalanını söylemeye devam etmektedir. Oysa bizler, her geçen gün pazara, markete ve diğer ihtiyaç duyduğumuz tüketim mallarına daha zor ulaşıyoruz, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamaktan uzaklaşıyoruz. Yani iktidar mensupları uyguladıkları bu politikalara nasıl güzelleme yaparlarsa yapsınlar, biz emekçilerin ve yoksulların yaşadığı derin yoksullaşma gerçeği değişmiyor.

"İktidarın bizlere dayattığı yoksulluk içinden çıkılmaz bir hal aldı"

İktidar tarafından sürdürülen bu yoksullaştırıcı politikalar neticesinde, özellikle kent yoksulluğu, içinden çıkılamaz bir hal almıştır. Bu sebeple özellikle büyük kentler, emekçiler için sürgün yerleri haline gelmiştir. Kentlerde, başta barınma sorunu olmak üzere, emekçilerin temel ihtiyaç olarak yaşam kaynaklarına olan erişimleri, her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Bu koşullarda iktidar, her yılı, toplumun mağdur kesimlerinden birinin yılı ilan etmeye devam etmektedir. Ancak tarih gösteriyor ki, kendilerine yıl atfı yapılan toplum kesimlerinin mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması bir yana, yaşadıkları mağduriyet daha da artarak devam etmektedir. Tıpkı 2024 yılının 'emekliler yılı' ilan edilmesine rağmen, bütün emeklilerin açlık sınırının yarısı oranında bir gelirle yaşamaya mahkûm edilmesi gerçekliğinde tecrübe ettiğimiz gibi.

İktidar tarafından, 2025 yılının aile yılı ilan edilmesi ve sanki hane halkının yaşadığı başka bir sorun yokmuş gibi, aile politikalarını sadece kadınların çok çocuk doğurmasına indirgenmesi hepimizin gördüğü bir uygulama olmuştur. Yoksullaştırma politikaları en çok kadınları ve çocukları mağdur ediyor. Yaşanan bu derin yoksullaşma, muhakkak bütün toplum kesimlerini eşit derecede vurmuyor. Bu derin yoksullaştırma politikalarından kadın emekçiler ve çocuklar, daha fazla mağdur olmaktadırlar. Her yaş grubundan çocuklarda, beslenme sorununa bağlı olarak, başta bodurluk olmak üzere kalıcı sağlık sorunları ortaya çıkarken kadınlar, bu derin yoksullukla baş etmek için daha fazla fedakârlık etmek zorunda kalmaktadırlar. Başta çocuk ve bakım yükü, kadın emekçilerin omuzlarına bir görevmiş gibi yüklenmektedir. Bu durum, yaşanan yoksullukta bile eşitsizliği ve daha derin bir yoksulluğu kadınlara dayatmaktadır. Toplumun en önemli nüvesini oluşturan aile yükünü, kadın bedeni ve kadının fedakârlığı üzerine kuran iktidar, uzun yıllardır doğum oranlarının artırılması yönünde politikaları teşvik ederken, kadını sadece annelik ve aile üzerinden tanımlamakta, kadının yaşadığı sorunlara toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten bir yerden çözüm üretmemekte, çocuk bakımına ilişkin bütün sorumluluğu kadının fedakârlığı üzerinden çözmeye çalışmaktadır.

"Çocukların bakımı ve sağlıklı bir geleceğin hazırlanması devletin asli görevdir"

Başta kadın emekçiler olmak üzere, ebeveynler üzerinde ciddi bir ekonomik yük haline gelen çocuk bakımına ilişkin adımlar atılmasını ve işyerlerinde kreş ihtiyacının giderilmesi talep ettiklerini söyleyen Akıncı, taleplerini şöyle sıraladı:

"En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın! Seyyanen zam dahil olmak üzere bütün ek ödemeler temel ücrete yanıltılısın! Bütün emekçilere 3600 ek gösterge verilsin ve adil bir ek gösterge düzenlenmesine gidilsin! 5510 sayılı Kanunun ortaya çıkardığı mağduriyetler giderilsin! Bütün emekçilere kira yardımı yapılsın! Söz verildiği halde kaldırılmayan mülakat haksızlığına son verilsin! 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiye ve ek ödemeler hemen ödenmesi için düzenleme yapılsın! Çocuk bakım ve eğitim hizmetleri, tüm ebeveyn ve çocuklar için bir hak olarak tanımlansın ve bu konuda yasal düzenlemeler bir an önce yapılarak uygulamaya geçirilsin!

0-6 yaş grubu çocuklar için, en az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50'den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanına yakın, ortak bebek bakım üniteleri ve kreşler açılsın! Bakım hizmeti veren kurumlarda çalışanlar, çocuk gelişimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi almış olmalı ve her türlü ayrımcılık pratiğinden ve söylemlerinden uzak durulsun! Kreşlerin denetim ilkelerinin belirlendiği bir yönerge çıkarılmalı, kreş denetimleri, ebeveynlerin de içinde bulunacağı, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı çalışan, sosyal çalışmacılar ve ilgili uzmanların istihdam edileceği düzenlemeler yapılsın! Doğum izni bitiminden çocuğun ilköğretime başlayacağı süreye kadar, ebeveynlerin 6 ay dönüşümlü olarak kullanabilecekleri, iki yıl ücretli ebeveyn izin hakkı için acil yasal düzenleme yapılsın."

 

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/bes-samsun-sube-baskani-bahtiyar-akinci-yoksullastirma-politikalari-en-cok-kadinlari-ve-cocuklari-magdur-ediyor-801cf2b9-e8f-2058.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/bes-samsun-sube-baskani-bahtiyar-akinci-yoksullastirma-politikalari-en-cok-kadinlari-ve-cocuklari-magdur-ediyor-801cf2b9-e8f-2058.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/bes-samsun-sube-baskani-bahtiyar-akinci-yoksullastirma-politikalari-en-cok-kadinlari-ve-cocuklari-magdur-ediyor-801cf2b9-e8f-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/bes-samsun-sube-baskani-bahtiyar-akinci-yoksullastirma-politikalari-en-cok-kadinlari-ve-cocuklari-magdur-ediyor-801cf2b9-e8f-2058.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/bes-samsun-sube-baskani-bahtiyar-akinci-yoksullastirma-politikalari-en-cok-kadinlari-ve-cocuklari-magdur-ediyor/22018/</link>
			<pubDate>Sun, 22 Jun 2025 23:48:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Vezirköprü'de katledilen Huriye Özkan'ın katiline ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi</title>
			<description><![CDATA[Samsun'un Vezirköprü ilçesinde nikâhlı eşi Huriye Özkan'ı defalarca bıçaklayarak öldüren sanık Ömer Teker'e ağırlaştırılmış Müebbet hapis cezası verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN)-Samsun'un Vezirköprü ilçesinde nikâhlı eşi Huriye Özkan'ı defalarca bıçaklayarak öldüren sanık Ömer Teker'e ağırlaştırılmış Müebbet hapis cezası verildi.

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde nikâhlı eşi Ömer Teker tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen Huriye Özkan'ın Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 3. duruşması öncesi Vezirköprü adliyesi önünde CHP Samsun İl Kadın Kolları başkanı Av. Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır, CHP'li Samsun Milletvekili Murat Çan ve Huriye Özkan'ın kızları ve oğlunun arkadaşlarının da katılımıyla bir basın açıklaması düzenlendi.

Basın açıklamasında konuşan CHP'li Samsun İl Kadın Kolları Başkanı Av. Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır şunları söyledi:

"Bir kadının daha sesi sonsuza dek susturulmuşken bizler susmamak için toplandık. Bugün burada Huriye Özkan'ın yaşama hakkı elinden alındığı için adalet arıyoruz. Huriye Özkan boşandığı erkek tarafından sistematik olarak şiddete maruz bırakılmışken sonunda kızının gözü önünde canice katledildi. Bugün onun davası görülüyor. Biz ise adaletin gerçekten tecelli edip etmeyeceğini görmek için buradayız. Huriye'nin hikâyesi bu ülkedeki binlerce kadının hikâyesidir. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından tehdit ediliyor, şiddete uğruyor, öldürülüyor. Devlet korumuyor, yargı caydırmıyor, toplum ise çoğu zaman sessiz kalıyor. Kadınlar öldürülüyor çünkü erkek şiddeti cezasız kalıyor. Kadınlar öldürülüyor çünkü namus bahanesiyle şiddeti meşrulaştırıyorlar. Kadınlar öldürülüyor çünkü yasa var ama uygulayan yok. Huriye'de devletin koruyamadığı kadınlardan sadece bir tanesiydi. Oysaki hayatı korunabilirdi. Uzaklaştırma kararları, koruma talepleri kâğıt üstünde kaldı. Devletin görevini yerine getirmesi, şiddetin faillerinin cesaret bulmamasını istiyoruz. Biz biliyoruz ki kadın cinayetleri tesadüf değil, politiktir. Bu bir kader değil, bu bir erkek egemen sistemin sonucudur. Ve biz bu düzeni kabul etmiyoruz. Kadınlar her gün yaşamak istiyoruz diye haykırırken, mahkemelerde erkek faillere iyi hal, haksız tahrik, pişmanlık indirimi uygulanıyor. Her bir indirimin bedelini biz kadınlar hayatlarımızla ödüyoruz.

Buradan açıkça söylüyoruz. Huriye Özkan için adalet arıyoruz. Bu dava göstermelik bir ceza ile kapatılamaz. Faile en ağır cezanın verilmesini, hiçbir indirimin uygulanmamasını istiyoruz. Aynı zamanda devletin görevinin yerine getirmesini, Kadınların can güvenliğini sağlamak için gereken her adımın atılmasını talep ediyoruz. Kadınlar artık susmuyor. Kadınlar artık korkmuyor. Kadınlar artık birbirinin sesini duyuyor. Dayanışma içinde mücadele ediyor. Çünkü kadınlar bir gecede İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesini kabul etmiyor. Bugün burada Huriye için adalet arıyoruz. Ama sadece Huriye için değil, öldürülen ve hayatta kalmaya çalışan tüm kadınlar için, çocuklarıyla hayatta kalma mücadelesi veren anneler için, özgürce yaşamak isteyen genç kadınlar için adalet istiyoruz. Erkek adalet değil, gerçek adalet istiyoruz. Biz bu davanın takipçisiyiz. Huriye Özkan'ı unutmayacağız, unutturmayacağız. Boşanmak istediği eşi tarafından uzun süredir sistematik olarak şiddete uğrayan Huriye Hanım, 13 Ekim 2024 gecesi başlayan fiziki saldırıda kızının gözü önünde canice katledildi ve yaşamını 14 Ekim sabahı kaybetti. Biz bugün burada onun için adalet arıyoruz. Uzaklaştırma kararı olmasına rağmen Huriye Hanım dini nikâhlı eşi tarafından sokak ortasında planlı, tasarılı bir şekilde katledildi. Bir kadınımız hayatını kaybetmesin diye biz bugün omuz omuza mücadele veriyoruz."

Huriye Özkan'ın kızı Nesrin Özkan, duygularını şöyle dile getirdi:

"Acımız çok büyük. Her gün yeni bir kadınımız, kız kardeşimiz katlediliyor. Bir sebebi olsun olmasın kadın katliam ülkemizde çok fazla artmaya başladı. Biz de korkuyoruz, yarınımızın garantisi yok. Bunun için bu davaların sonuna kadar takipçisiyim. Annemin sesini susturmayacağım. Susturdular ama benim gibi bir kız bıraktı arkasında."

CHP Samsun Milletvekili Murat Çan'da şunları ifade etti:

"Bir erkek cinayetine kurban gitmiş Huriye Özkan için Huriye Özkan'ın duruşması için bulunuyoruz. Katılan herkese teşekkür ediyorum. Başta kızı olmak üzere ailesine başsağlığı ve rahmet diliyorum. Sabırlar diliyoruz. Huriye Özkan'ı bir erkek öldürdü diyoruz. Eski koca öldürdü diyoruz. Ama acaba gerçek katil onlar mı? Gerçek katil yoksa bugün Türkiye'de ekonomik açıdan, sosyal açıdan, kültürel açıdan ve politik açıdan kadınları her geçen gün daha korumasız bırakan siyasetçiler mi, iktidar mı? Bunu konuşmamız gerek. 2025 yılının ilk gününden bugüne kadar 176 kadın erkek cinayetine kurban gitti. Her geçen yıl bir önceki yıla göre kadın cinayetleri artıyor. Artık yılda 500'den fazla kadını cinayete kurban veriyoruz. Kadın ölüyor, bir aile cezalandırılıyor, aile çöküyor. Çocukları başta olmak üzere bütün yakınları. Ama cinayeti işleyenler mahkemede iyi halden hafifletici uygulamalarla ceza indirimi alıp birkaç sene sonra cezaevinden çıkıyor. Az önce başkanımızın söylediği gibi yasalar neredeyse katilleri koruyor hale geliyor. Hâlbuki İstanbul Sözleşmesi'yle 6284'le kadınları koruyan yasalarımız çok daha güzel işletilebilir. Ekonomik, kültürel, sosyal ve hepsinden önemlisi siyasi bir birliktelikle kadına yönelik şiddet azaltılabilir, engellenebilir."

Samsun Barosu Kadın Hakları komisyonu adına duruşmaya katılan Avukat Hale Günaydın, karara bağlanan duruşma sonunda şunları belirtti:

"Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak bütün kadın cinayeti dosyalarını zaten takip ediyoruz. Bu dosyada da karar verildi. Sanık ağırlaştırılmış hapis cezası aldı. Haksız tahrik hükümleri uygulanmadı. Bu sevindirici bir gelişme. Ancak istinaf süreci var bu dosyanın. Takip edilmesi gereken başka hususlar var dosyayla ilgili."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/vezirkoprude-katledilen-huriye-ozkanin-katiline-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi-b9fa9b06-fac-1062.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/vezirkoprude-katledilen-huriye-ozkanin-katiline-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi-b9fa9b06-fac-1062.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/vezirkoprude-katledilen-huriye-ozkanin-katiline-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi-b9fa9b06-fac-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/vezirkoprude-katledilen-huriye-ozkanin-katiline-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi-b9fa9b06-fac-1062.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/vezirkopru-de-katledilen-huriye-ozkan-in-katiline-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi/18729/</link>
			<pubDate>Fri, 16 May 2025 23:58:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BES Samsun Şubesi: Yoksulluk sınırı üzerinde bir temel ücret istiyoruz</title>
			<description><![CDATA[BES Samsun Şubesi tarafından, "Yoksulluk sınırı üzerinde bir temel ücret istiyoruz. Seyyanen dahil tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtıldığı 'tam sigorta' istiyoruz. 3600 Ek gösterge sözü tutulsun, adil bir ek gösterge sistemi hayata geçirilsin." açıklaması yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(SAMSUN) - BES Samsun Şubesi tarafından, "Yoksulluk sınırı üzerinde bir temel ücret istiyoruz. Seyyanen dahil tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtıldığı 'tam sigorta' istiyoruz. 3600 Ek gösterge sözü tutulsun, adil bir ek gösterge sistemi hayata geçirilsin." açıklaması yapıldı.

BES Samsun Şubesi tarafından Süleymaniye geçidinde basın açıklaması düzenlendi.

Açıklamada şu talepler sıralandı:

"Yoksulluk sınırı üzerinde bir temel ücret istiyoruz. Seyyanen dahil tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtıldığı 'tam sigorta' istiyoruz. 3600 Ek gösterge sözü tutulsun, adil bir ek gösterge sistemi hayata geçirilsin. 5510 sayılı Yasa iptal edilsin. Memurlar arasında 2008 Ekim öncesi/sonrası ayrımı kaldırılsın, insanca yaşanabilecek bir emeklilik sağlansın. Verilen söz tutulsun, mülakat kaldırılsın. Kurumlarda tüm unvanlar için periyodik görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları açılsın. Kariyer hakkı önündeki engeller kaldırılsın. Sözde Toplu Sözleşme İkramiyesi değil, yılda iki maaş ikramiye verilsin. 6666 KHK ile gasp edilen, AYM kararına rağmen ödenmeyen ikramiye, ek ödeme, fazla mesai ücretleri ödensin. Çalışırken oluşan yaşamsal giderler yol, yemek, çay, su kamu tarafından karşılansın. Hane halkının kullandığı tüketim mal ve hizmetlerinde KDV ve ÖTV sıfıra indirilsin. Açlık sınırındaki gelir vergisi kaldırılsın. Yoksulluk sınırındaki ücretlerde gelir vergisi %10'a indirilsin. 0-6 yaş arası çocuklar için her işyerine kreş ve çocuk bakım odası açılsın. 

24 ay ücretli ebeveyn izin hakkı tanınsın. Kamuda ayrımcı uygulamalara karşı Mobbing İzleme Kurulu oluşturulsun. İş yerleri engelli emekçilere göre düzenlensin. Kamuda engeller kaldırılsın. Can güvenliği sağlansın, tüm kamu binalarında deprem testleri yapılsın, depreme dirençli kamu binaları sağlansın. 657 4/B sözleşmeli personelin tayin ve becayiş haklarındaki kısıtlamalar kaldırılsın. Kamuda kadrolu güvenceli çalıştırmak esastır. Tüm sözleşmeli personel kadroya geçirilsin. Rotasyona tabi kurum ve statüler dahil tüm kamu emekçilerinin eş durumu tayinlerinde aile birliği esas alınsın. Tüm büro emekçilerine yaptıkları işin risklerine göre yıpranma tazminatı verilsin. Hizmet binalarında işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınsın, kurum tabiplikleri açılsın. Kadrolu Özel Güvenlik Personelleri Özel Güvenlik Kanunu kapsamından çıkarılsın, Kamu Güvenlik Memurları Yasası çıkarılsın. Genç kamu emekçileri mağdur edilmesin, kamu lojmanları yeniden açılsın. Tüm kamu emekçilerine kira yardımı yapılsın. İnsanca bir yaşamı birlikte öreceğiz."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/bes-samsun-subesiyoksulluk-siniri-uzerinde-bir-temel-ucret-istiyoruz-1d434458-b89-6771.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/bes-samsun-subesiyoksulluk-siniri-uzerinde-bir-temel-ucret-istiyoruz-1d434458-b89-6771.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/bes-samsun-subesiyoksulluk-siniri-uzerinde-bir-temel-ucret-istiyoruz-1d434458-b89-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/bes-samsun-subesiyoksulluk-siniri-uzerinde-bir-temel-ucret-istiyoruz-1d434458-b89-6771.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/bes-samsun-subesi-yoksulluk-siniri-uzerinde-bir-temel-ucret-istiyoruz/18637/</link>
			<pubDate>Fri, 16 May 2025 01:02:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'da "Türkiye'de ve Suriye'de Aleviler ve Siyasal Durum" konulu panel gerçekleştirildi</title>
			<description><![CDATA[Samsun Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi tarafından düzenlenen panelde, Suriye'de Alevilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar ele alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Samsun Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi tarafından, Atakum Belediyesi Hasan Ali Yücel Gençlik ve Bilim Merkezi'nde "Türkiye'de ve Suriye'de Aleviler ve Siyasal Durum" başlıklı panel düzenlendi. Panelde, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, 27. Dönem HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu ve CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu konuşmacı olarak yer aldı.

Panelde ilk konuşmayı Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan yaptı. Aslan, Suriye'de farklı inanç ve etnik grupların hedef alındığını belirterek, "Suriye'de yaşayan Aleviler, Dürziler, Sünniler, Hristiyanlar... bir Suriye'nin parçalanması için önce halkı birbirine düşman etmeleri lazımdı. Kendilerine bir düşman yaratmaları lazımdı" dedi.

Suriye'de Alevilerin yalnızca Baas rejimiyle ilişkilendirilerek hedef alındığını belirten Aslan, "Yani dün 'kardeşim Esad, dostum Esad', birden 2010'dan sonra 'Esed' oldu, 'katil' oldu, 'diktatör' oldu. Suriye'de 2010'dan bu yana Aleviler zulümle, baskıyla, açlık ve sefaletle karşı karşıya" diye konuştu.

Radikal grupların Suriye'deki rolüne dikkat çeken Aslan, "El Kaide, El Nusra, IŞİD'den tanıdığımız bir zihniyet var. Bu zihniyet, kendisi gibi inanmayan herkesi Allah ismini zikrederek katleden bir topluluk" ifadelerini kullandı. Türkiye'de Alevi kurumlarının barışçıl çözüm çağrısı yaptığını vurgulayan Aslan, "Biz, Suriye'de halkların bir arada yaşamasını savunduk. Suriye'nin demokratik geleceğini, orada yaşayan toplumun belirlemesi gerekir" dedi.

"Son on dört yıldır Aleviler katledildi"

CHP Hatay Milletvekili Mullaoğlu da, "Suriye'de maalesef durumlar hiç iyi değil. İnsan aklını zorlayacak derecede katliamlar oluyor. Şu an azaldı kısmen ama hala sadece Alevi oldukları için insanlar katlediliyor" diye konuştu.

Suriye'de Alevilerin iktidarda olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Mullaoğlu, "Sanki Suriye'de bir Alevi yönetimi vardı. Koca bir yalan. Esad'ın ailesi Alevi ama otuz iki kişilik kabinenin yirmi sekizi Sünni'ydi" ifadelerini kullandı. Ülkede mezhep söyleminin yasak olduğunu belirten Mullaoğlu, "Suriye'de mezhepten bahsetmek bile yasaktı. Seküler olma iddiasındaki bir devletti" dedi.

HTŞ döneminde artan katliamların sadece bu sürece özgü olmadığını savunan Mullaoğlu, "Sadece HTŞ döneminde değil, son on dört yıldır Alevi öğrenciler, Alevi subaylar, Alevi polisler katledildi" ifadelerini kullandı.

Konuşmasında laikliğin önemine vurgu yapan Mullaoğlu, "Mustafa Kemal Atatürk'ün getirdiği laiklik ilkesinin ne kadar önemli olduğunu bu gelişmeleri görünce bir kez daha anlıyoruz. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması gerekiyor" dedi.

Suriye rejiminin "Alevi devleti" olarak tanımlanması eleştirildi

27. Dönem HDP Milletvekili Kenanoğlu ise farklı kimliklerin eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamasının önemine dikkat çekerek, "Bu ülkenin bir yurttaşı olmamız gerekir. Bizim evimiz olduğunu, bu evde güvende olduğumuzu hissetmemiz lazım. Aksi takdirde bu, bizim açımızdan yaşanır bir ülke olmaz" ifadelerini kullandı.

Suriye rejiminin "Alevi devleti" olarak tanımlanmasını eleştiren Kenanoğlu, "Şii Alevi devleti falan değildi. Biz Esad'ın Aleviliğini ne zaman öğrendik? Ne zamanki Suriye'de çatışma çıktı, Tayyip Erdoğan dedi ki 'Bunlar azınlık Alevi hükümeti'. O zaman öğrendik" dedi.

Esad yönetiminin Alevilere hiçbir zaman sahip çıkmadığını da vurgulayan Kenanoğlu, "Sivas, Maraş, Çorum katliamlarını yaşadık. Baba Esad da oğul Esad da Türkiye'ye 'Alevileri niye katlediyorsunuz?' demedi" şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/samsun-da-turkiye-de-ve-suriye-de-aleviler-ve-siyasal-durum-konulu-panel-gerceklestirildi-5203.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/samsun-da-turkiye-de-ve-suriye-de-aleviler-ve-siyasal-durum-konulu-panel-gerceklestirildi-5203.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/samsun-da-turkiye-de-ve-suriye-de-aleviler-ve-siyasal-durum-konulu-panel-gerceklestirildi-5203-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/samsun-da-turkiye-de-ve-suriye-de-aleviler-ve-siyasal-durum-konulu-panel-gerceklestirildi-5203.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-da-turkiye-de-ve-suriye-de-aleviler-ve-siyasal-durum-konulu-panel-gerceklestirildi/18111/</link>
			<pubDate>Sun, 11 May 2025 19:30:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'da 133 işçi gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı</title>
			<description><![CDATA[Samsun'da 10 ayrı fabrikada çalışan 133 işçi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(SAMSUN)-Samsun'da 10 ayrı fabrikada çalışan 133 işçi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.

Samsun'un, Tekkeköy ilçesinde sanayi sitesinde bulunan 10 ayrı fabrikada aynı yemek firmasından gelen yemekten yiyen 113 işçi kusma, mide ağrısı ve halsizlik şikayeti ile hastanelere başvurdu.

133 işçi ildeki hastanelerde tedavi altına alındı. Şu ana kadar 25 işçi taburcu edildi. Diğer işçilerin tedavisi devam ediyor. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken yetkililerden konuya ilişkin şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/samsunda-133-isci-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastaneye-kaldirildi-eec257e4-804-6617.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/samsunda-133-isci-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastaneye-kaldirildi-eec257e4-804-6617.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/samsunda-133-isci-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastaneye-kaldirildi-eec257e4-804-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/samsunda-133-isci-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastaneye-kaldirildi-eec257e4-804-6617.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-da-133-isci-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastaneye-kaldirildi/17948/</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2025 01:57:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'da heyelan: 3 ölü 1 yaralı </title>
			<description><![CDATA[Samsun'un Canik ilçesinde yaşanan heyelanda aynı aileden 3 kişi hayatını kaybetti 1 kişi ise yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ANKARA) - Samsun'un Canik ilçesinde yaşanan heyelanda aynı aileden 3 kişi hayatını kaybetti 1 kişi ise yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.  

Samsun-Ordu karayolu Kirazlık mevkisinde yakınlarında bulunan bir akaryakıt istasyonu yakınında yer alan oto yıkama alanında gece saatlerinde heyelan gerçekleşti. Olay sırasında araçlarını yıkayan aynı aileden 4 kişi toprak ve kaya kütlelerinin altında kaldı. 

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda arama kurtarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucu anne Ç.K. göçükten yaralı olarak çıkarılarak hastaneye kaldırıldı.

Yapılan çalışmalar sonunda baba Adem Kaya (36) ve çocukları Açelya (5) ve Alya Kaya'nın (7) ise cesedine ulaşıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsunda-heyelan-3-olu-1-yarali-2c530727-323-6559.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsunda-heyelan-3-olu-1-yarali-2c530727-323-6559.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsunda-heyelan-3-olu-1-yarali-2c530727-323-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsunda-heyelan-3-olu-1-yarali-2c530727-323-6559.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-da-heyelan-3-olu-1-yarali/17257/</link>
			<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 02:33:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alaçam Belediyesi yüzlerce çam ağacını kesti</title>
			<description><![CDATA[Samsun'un Alaçam ilçesi Alparslan mahallesinin Pergelli mevkiindeki belediyeye ait olan 1980 yılındaki meydana gelen heyelandan sonra heyelanı önlemek için 40 yıl öncesi dikilen çam ağaçları alanı imara açmak için kesiliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

(SAMSUN) - Samsun'un Alaçam ilçesi Alparslan Mahallesi Pergelli mevkiindeki mülkiyeti belediyeye ait olan yüzlerce ağacın kat karşılığı inşaat için imara açılmasına Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP), CHP Alaçam ilçe Başkanlığı, CHP Samsun İl başkanlığı, CHP PM üyesi Nazan Güneysu, CHP Samsun milletvekili Murat Çan ve Alaçamlılar sağanak şeklinde yağan yağmura inat bir basın açıklamasıyla tepkilerini dile getirdi.  

"Yeşil alan görse, dikili çöp görse, ağaç görse, yeşillik görse katlediyor"

Alaçam halkından Ali Dursun Kurt, şu ifadelerle tepkisini gösterdi:

"Onlarca ağacı katlettiler. Yüzlercesi daha katledilecek. Sırf rant uğruna. Birilerini teşvik edecekler adına yaşamın damarlarını oksijenlerini birer birer tüketiyorlar. Rantiyelere alan açmak için oksijenlerimizi, geleceğimizi, çoluğumuzun, çocuğumuzun geleceklerini kurutuyorlar. Rant uğruna, kendi yaşamlarını biraz daha iyi idame ettirmek adına. Nazım'ın dediği gibi bunlar hayatın düşmanı, yaşamın düşmanı, doğanın düşmanı, katil bunlar. Bunların hepsi engerek çıyandır. Ama yeşil alan görse, dikili çöp görse, ağaç görse, yeşillik görse katlediyor. Kastamonu'nda, Sinop'unda, Kaz Dağları'nda, Balıkesir'inde, Manisa'sında, İzmir'inde bunlar katliam. Bunlar doğa katliamcısı, yaşamın katliamcısı, hayatın katliamcısı bunlar."

"Şu koca coğrafyada beton yapı yapmak için başka alan mı kalmadı?"

SAMÇEP Sözcüsü Adnan Korkmaz da şunları söyledi:

"Burada bulunmamızın nedeni, elimde görmüş olduğunuz Alaçam Belediyesi tarafından belediye meclis üyelerine yazılan bu yazı. Bu yazıda ne diyor, 45- 50 yıl önce dikilmiş olan ağaçların kesilerek kat karşılığı inşaat yapılması kararı alınması ve belediye encümenine yetki verilmesi talep ediliyor.  Evet, yanlış duymadınız. İnşaat yapılarak mesken ve iş yerleri üretilecek ve bu yolla belediyeye gelir sağlanması amaçlanmaktadır. Belediye yetkililerine sormak istiyoruz; bugüne kadar İller Bankası'ndan aldığınız ödenekleri ve vatandaşlarımızdan tahsil ettiğiniz emlak vergisi gibi gelirleri ne yaptınız? Belediyeyi kötü yöneterek borca mı sürüklediniz de, şimdi geçmişte bu ağaçları dikerek bizlere, siz Alaçamlı hemşerilerimize, gelecek nesillerimize miras bırakanların emanetine mi göz diktiniz? Meclis'te görüşülüp tepkiler üzerine geri çekilen ve birçok eksikliği barındıran İklim Kanunu'nun gündemde olduğu, dünyanın ve ülkemizin net sıfır emisyon hedeflerine yöneldiği bir dönemde ağaç kesip yerine beton yapılar dikmek akıl dışıdır.

Bu ağaçları kesmek ne ahlaka, ne insanlığa, ne de doğaya saygıya sığar. Herkes bilmelidir ki kesilmeye çalışılan her bir ağaç, doğaya hepimizden çok daha fazla katkı sağlamaktadır. Bu ağaçları kesmek, gelecek nesillerimizin yaşam alanlarını yok etmek demektir. Hiçbirimizin buna hakkı yoktur. Şu koca coğrafyada beton yapı yapmak için başka alan mı kalmadı? Değerli hemşerilerim, bu suça sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır. Bu sessizlik, gelecek nesillerin temiz bir çevrede yaşama hakkının elinden alınmasına ortak olmak demektir. Bu suça ortak olmayalım! Ağaçların sesi olalım, bu suçu işleyenlerin karşısında duralım! Umarız yetkililer, bu yanlıştan dönerek akıldışı uygulamadan vazgeçer. Bizler, bu sürecin takipçisi olacağımızı ve siz değerli Alaçamlı hemşerilerimizin yanında yer alacağımızı belirtmek isteriz."

"Amaç bu alanın bir parselini imara açarak beton yığını haline getirmek"

CHP Alaçam İlçe Başkanı Fuat Canbaz ise şunları söyledi:

"Öncelikle dün kadın cinayetine kurban giden Pınar kardeşimize Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm Alaçam halkına baş sağlığı dilerim. Alaçam, yeşil ile denizin buluştuğu nadir memleketlerden biridir. Günümüz dünyasında yeşil alanların hızla betona kurban gittiği bir dönemde Alaçam merkezinde son kalan yeşil alanlardan biri olan zamanında yaşanan heyelan sebebiyle ağaçlandırılan bu alan iki parselden oluşmaktadır. Şimdi ise yapılmak istenen bu alanın bir parselini imara açarak beton yığını haline getirmek. Biz CHP Alaçam Belediyesi Başkanlığı olarak belediye meclisinde bu yaşayan alanların korunması adına mücadele ettik. Fakat Cumhur İttifakı'nın oy çokluğuyla Büyükşehir Meclisi'nden ve Alaçam Belediyesi'nden maalesef geçti şeklinde konuştu."

"Belediye Başkanı'nın ilk görevi canlıları hayatta tutmaktır"

CHP Samsun Milletvekili Murat Çan ise şöyle konuştu:

"Burada konuşulması gereken kolay rant peşinde koşan belediyelerin şehirlere yaptığı ihanettir. Hızlı para kazanma, parayı hızlıca ranta çevirme işi üzerinden bugünkü yapılan basın açıklamasında belediye tarafından burada güya emniyet tedbirlerini kolaylaştırmak amaçlı on küsur bin metrekare yerin sadece güya iki bin küsur metrekaresini imara açacaklar. Ama bugün Alaçam çok talihsiz bir gün yaşadı. Bir genç kadınımızı erkek şiddetine maruz bugün toprağa verdik. Belediye başkanının ilk görevi canlıları hayatta tutmaktır. Yapabiliyorsa öncelikle o kadının can güvenliğini sağlayabilmeliydi. Burada yapılan tamamen doğaya, çevreye ve gelecekte iklim tehlikesine karşı bir ihanettir. Bu nedenle belediye başkanını tekrar göreve davet ediyorum. Kamu yürütme görevine davet ediyorum. Yapması gereken burada çevreyi korumaktır. Alaçam ilçemiz, Yakakent ilçemiz, Samsun'un batı sahilinde turizm açısından en elverişli, gelecek açısından Samsun turizmine katkı açısından en yatırıma uygun alandır. Dolayısıyla yapması gereken belediyenin bu konuda etkin rol almaktır. Çevreyi rahat bıraksın, doğayı huzurlu bıraksın, Alaçamlılara ihanet etmesin."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/alacam-belediyesi-yuzlerce-cam-agacini-kesti-4102.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/alacam-belediyesi-yuzlerce-cam-agacini-kesti-4102.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/alacam-belediyesi-yuzlerce-cam-agacini-kesti-4102-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/alacam-belediyesi-yuzlerce-cam-agacini-kesti-4102.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/alacam-belediyesi-yuzlerce-cam-agacini-kesti/17189/</link>
			<pubDate>Sun, 27 Apr 2025 00:31:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler: "Sorunları anlatmakta o kadar zorlanıyoruz ki Sağlık Bakanlığı sanki adeta genel tıp bakanlığı"</title>
			<description><![CDATA[Samsun Dişhekimleri Odası'nın düzenlediği 19. Karadeniz Bahar Sempozyumu'na katılan Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler sempozyum öncesinde açıklamalarda bulunarak, "Bakanlık, genel tıp bakanlığı arkadaşlar, bunu bir defa kabul edeceksiniz. Diş hekimliğiyle ilgili muhataplarınızın tamamı genel tıptan, sorunları anlatmakta o kadar zorlanıyoruz ki, o kadar yoruluyoruz ki, çok uzaklar. Ve öncelikleri değil" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler, Samsun Dişhekimleri Odası'nın düzenlediği 19. Karadeniz Bahar Sempozyumu'na katıldı.

Burada konuşan Güler, Sağlık Bakanı ile yaptığı görüşmeler neticesinde, YÖK'le yapılan protokol sonucunda her yıl yüzde 15 oranında üst üste beş yıl süreyle kontenjanların düşürülebileceğinin bilgisini aldığını ifade ederek, "Bakanlıkta görüştüğümüz her birimde dişhekimi sayısı gerçekten fazla artık azaltılmalı diye bir irade var. Tabii YÖK buna ne kadar uyacak? Sonuçta son karar YÖK'ten çıkacak. Temmuz ayında biz kılavuzları görmeden bu yüzde 15 azaltılacak söylemine tam inanamıyoruz, bekliyoruz inşallah sözlerinde dururlar" diye konuştu.

Güler, bakanlığın her dişhekimini atamak gibi bir politikasının da olmadığını belirtti.

"Sorunlarımızı anlatmakta yoruluyoruz"

Güler, "Gerçekten gençlerin meslektaşlarımın sorunlarını dile getirmek için çok büyük mesai harcıyoruz. Çok ilgileniyoruz, çok kolay değil. Bakanlık, genel tıp bakanlığı arkadaşlar, bunu bir defa kabul edeceksiniz. Bakanlık içerisinde ağız diş sağlığı hizmetleri ve programları yüzde 3-5 arasında maksimum. Geri kalan bütün hizmetler genel tıp üzerinden geliyor ve muhataplarınızın tamamı genel tıptan, sorunları anlatmakta o kadar zorlanıyoruz ki, o kadar yoruluyoruz ki, çok uzaklar. Ve öncelikleri değil" şeklinde konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/turk-dishekimleri-birligi-genel-baskani-fatih-guler-sorunlari-anlatmakta-o-kadar-zorlaniyoruz-ki-saglik-bakanligi-sanki-adeta-genel-tip-bakanligi-a35dc937-37e-7243.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/turk-dishekimleri-birligi-genel-baskani-fatih-guler-sorunlari-anlatmakta-o-kadar-zorlaniyoruz-ki-saglik-bakanligi-sanki-adeta-genel-tip-bakanligi-a35dc937-37e-7243.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/turk-dishekimleri-birligi-genel-baskani-fatih-guler-sorunlari-anlatmakta-o-kadar-zorlaniyoruz-ki-saglik-bakanligi-sanki-adeta-genel-tip-bakanligi-a35dc937-37e-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/turk-dishekimleri-birligi-genel-baskani-fatih-guler-sorunlari-anlatmakta-o-kadar-zorlaniyoruz-ki-saglik-bakanligi-sanki-adeta-genel-tip-bakanligi-a35dc937-37e-7243.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/turk-dishekimleri-birligi-genel-baskani-fatih-guler-sorunlari-anlatmakta-o-kadar-zorlaniyoruz-ki-saglik-bakanligi-sanki-adeta-genel-tip-bakanligi/16588/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Apr 2025 12:23:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'da bir öğretmenin şiddete uğramasına eğitim sendikalarından tepki</title>
			<description><![CDATA[Samsun'un İlkadım ilçesi Kazım Orbay İlkokulu önünde öğrenci velisinin bir öğretmene şiddet uygulamasına eğitim sendikaları tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

(SAMSUN)- Samsun’un İlkadım ilçesi Kazım Orbay İlkokulu önünde öğrenci velisinin bir öğretmene şiddet uygulamasına eğitim sendikaları tepki gösterdi.

 

Samsun'da bir öğretmene uygulanan şiddet, eğitim sendikaları tarafından tepkiyle karşılandı. Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen, Anadolu Eğitim-Sen ve Eğitim Bir-Sen bir araya gelerek yaşanan şiddete tepki gösteren bir açıklama yaptı. Eğitim-İş Genel Mali Sekreteri Doğan Dağdelen, şunları söyledi:

 

''Burada, bu öğretmenimize bir veli tarafından şiddet uygulandı. Peki, bu şiddet olayları gerçekleşirken sorumlular, Milli Eğitim Bakanlığı ve Samsun'da il düzeyinde yetkililer neler yaptı? Hiçbir şey. Eğer bir şeyler yapılmış olsaydı, öğretmenin itibarına, öğretmeninin saygınlığına yönelik olarak kanaatleri gelişmiş olsaydı tedbirler alınırdı ve bugün burada bu amaçla toplanmış olmazdık. Eğitim çalışanlarına yönelik söylemler ve yaklaşımlarla mesleğinizi itibarsızlaştırılmış, savaşlarda bile hedef haline götürülmeyen okullar maalesef eğitim çalışanları için şiddet merkezi haline getirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve okul yöneticilerini veli ve öğrenciyle muhatap haline getirmesi, yalnız bırakması bugün yaşanan şiddet olaylarına zemin oluşturulmuştur. Tabii ki bir de ilgililerin, yetkililerin bu şiddete maruz bırakanları karşı cezasızlık algısının oluşturulması, bu da bu şiddet olaylarının ilerlemesini, yükseltmesini sağlamıştır.

 

Öğretmenler toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan saldırılar tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmıştır. Unutmayalım ki eğitimsiz bir toplum karanlığa mahkûm edilmiş demektir. Daha önce de defalarca Türkiye'nin değişik yerlerinde, değişik okullarda, değişik kurumlarda yaşandığı gibi Samsun'da yaşanan bu son şiddet olayının azmettiricileri öğretmenliği itibarsızlaştıranlardır."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsun-da-bir-ogretmenin-siddete-ugramasina-egitim-sendikalarindan-tepki-2255.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsun-da-bir-ogretmenin-siddete-ugramasina-egitim-sendikalarindan-tepki-2255.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsun-da-bir-ogretmenin-siddete-ugramasina-egitim-sendikalarindan-tepki-1163-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsun-da-bir-ogretmenin-siddete-ugramasina-egitim-sendikalarindan-tepki-2255.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-da-bir-ogretmenin-siddete-ugramasina-egitim-sendikalarindan-tepki/16327/</link>
			<pubDate>Thu, 17 Apr 2025 23:41:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ZMO Samsun Şube Başkanı Bayzat'tan zirai don açıklaması: "Fındıkta zararın yüzde 50'leri bulacağı öngörülüyor"</title>
			<description><![CDATA[Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Samsun Şube Başkanı Havva Yurduseven Bayzat, zirai dona ilişkin, "Bu felaket, bölgemizin en büyük ihracat kalemi fındıkta büyük ürün kayıplarına sebep olmuştur. Tarım il ve ilçe müdürlükleri, ziraat odaları ve bizlerin de gözlemleri sonucu fındıkta zararın yüzde 50'ler seviyelerine kadar olacağı öngörülmektedir" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN)- Bayzat, 36 ilde etkisini gösteren don olayları nedeniyle fındık, ceviz, elma, kayısı, kiraz, üzüm ve dut başta olmak üzere meyve bahçelerinde ciddi rekolte kayıpları yaşanması beklendiğine dikkat çekti. 

Bayzat, şöyle dedi:

"Ülkenin neredeyse tamamında etkili olan bu felaket, dünya üretiminde ilk sıralarda yer aldığımız birçok üründe büyük verim ve kalite kayıplarına neden olmuştur. 36 ilde etkisini gösteren don olayları nedeniyle fındık, ceviz, elma, kayısı, kiraz, üzüm ve dut başta olmak üzere meyve bahçelerinde ciddi rekolte kayıpları yaşanması beklendiği belirlenmiştir. Bununla beraber, başta sebze ve buğdaygiller olmak üzere birçok üründe de ciddi oranda azalma yaşanması beklenmektedir. Azalan üretim iç piyasada fiyat artışlarına, dış piyasada da ihracat kayıplarına sebep olacaktır. Fiyat artışları gıda enflasyonunun daha da yükselmesine yol açacak, dolayısıyla bu ürünleri ham madde olarak kullanan sanayici, ticaretini yapan tüccar ve esnaf da dolaylı olarak bu etkileri görecektir. En önemlisi de bu fiyatlar nihai süreç sonunda halkımızın ve tüketicilerimizin cebini yakacaktır.

"Banka borçlarının faizsiz ertelenmesi hususunda çalışma yapılması elzem"

Bu felaket, bölgemizin en büyük ihracat kalemi fındıkta da büyük ürün kayıplarına sebep olmuştur. Tarım il ve ilçe müdürlükleri, ziraat odaları ve Ziraat Mühendisleri Odası olarak bizlerin de gözlemleri sonucu fındıkta zararın yüzde 50'ler seviyelerine kadar olacağı öngörülmektedir.

250-500 rakım arasında meydana gelen, sıfırın altındaki 2-4 santigrat derece sıcaklıklar ile 500 rakım üzeri tarım alanlarında sıfırın altındaki 8-10 derece sıcaklıklar zirai donun etkilerinin daha yüksek olmasına zemin hazırlamıştır. Yurt genelinde ve bölgemizde meydana gelen zirai don felaketinin yaralarının bir an önce sarılması, üretimin sürdürülebilirliğinin ve gıda güvenliğinin sağlanması için çiftçilerimizin desteklenmesi, zararlarının karşılanması ve banka borçlarının faizsiz olarak ertelenmesi hususunda çalışmalar yapılması elzem hale gelmiştir."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/zmo-samsun-sube-baskani-bayzattan-zirai-don-aciklamasi-findikta-zararin-yuzde-50leri-bulacagi-ongoruluyor-5107090d-68a-8835.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/zmo-samsun-sube-baskani-bayzattan-zirai-don-aciklamasi-findikta-zararin-yuzde-50leri-bulacagi-ongoruluyor-5107090d-68a-8835.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/zmo-samsun-sube-baskani-bayzattan-zirai-don-aciklamasi-findikta-zararin-yuzde-50leri-bulacagi-ongoruluyor-5107090d-68a-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/zmo-samsun-sube-baskani-bayzattan-zirai-don-aciklamasi-findikta-zararin-yuzde-50leri-bulacagi-ongoruluyor-5107090d-68a-8835.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/zmo-samsun-sube-baskani-bayzat-tan-zirai-don-aciklamasi-findikta-zararin-yuzde-50-leri-bulacagi-ongoruluyor/16106/</link>
			<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 00:50:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özgür Özel'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a: "Sen artık hem cuntacısın hem mandacısın"</title>
			<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için Samsun'da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde, "1996'da İstanbul Büyükşehir Başkanı'yken ABD Büyükelçisi ile görüşüp 'Partim için önemli görüşler aldım' diyen Erdoğan, bugün ABD'den icazet alan, himaye bekleyen, içinde bulunduğu zor durumdan Amerika sayesinde çıkmaya çalışan biridir. O günkü Erdoğan'a bugün hatırlatıyorum; Sen artık hem cuntacısın hem mandacısın. Amerikan himayesi istiyorsun" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(SAMSUN) - CHP tarafından düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin ilki Samsun'da yapıldı. Samsun Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingte konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şunları kaydetti:

"Bugün Samsun, Karadeniz, Türkiye ayağa kalkmış, geleceğine sahip çıkıyor. Ekrem Başkanı ve arkadaşlarını yalanla, ifitrayla tutukladılar. Üç yıl önce 'İBB'de 550 terörist var' deyip soruşturma açmışlardı hatırlıyor musunuz? O soruşturmalar, o yargılamalar bitti, İBB'de bir terörist bile bulunamadı. O gün bu yalanı atan Süleyman Soylu'ya sordular. Süleyman Bey, Karadeniz'de bayağı seviliyorsun, aferin. Ben miting meydanında kimseyi yuhlatmam Süleyman Bey'i bile, Sadece bir kişiyi yuhlatıyorum, Volkan Konak vefat ettiğinde onun arkasından en iğrenç lafları söleyen Çatalca Müftüsü var ya, yuhlayın o namussuzu.

"Trabzonlu teyzem, bu Süleyman Soylu'ya vur artık terliği"

Gelelim Süleyman Bey'e, bu Süleyman Soylu'ya dediler ki, 'İBB'de 550 terörist var dedin, hepsi aklandı, görevinin başında. Sen bunu neden söyledin ispatla'. Ne dedi biliyor musunuz? 'Ben siyaseten söyledim. Siyaset yapmıştım' dedi. Süleyman Efendi, yere batsın böyle siyaset, olmaz olsun senin gibi siyasetçi. Yazıklar olsun. Bu Süleyman Soylu'yu AK Partili, Trabzonlu teyzelerime şikayet ediyorum. Senin evladına birisi siyaset olsun diye terörist dese, polis alsa götürse, işinden olsan, yıllar sonra derdini anlatsan, sonra sorsalar 'siyaset yapmıştım' dese ne yaparsın? Trabzonlu teyzem, bu Süleyman Soylu'ya vur artık terliği.

"Kazanmak için çalan, çırpan, yalan atan, iftira atan bu kirli siyaset yerin dibine batacak"

Bugün de hatırlamamız gereken bir diğer gerçek, Ekrem İmamoğlu sizin evladınız, bu Tayyip Erdoğan'ı 2019'da Erdoğan'ın atadığı son Başbakan, o günün Meclis Başkanı Binali Yıldırım'ı 13 bin farkla yenip mazbatasını almıştı. Hazmedemediler, seçimleri tekrar ettiler. Ederken de deiler ki, 43 tane sandıkta FETÖ'cü sandık görevlisi var, oylarımızı çaldılar. O günden sonra o 43 kişi getirildi, sorgulandı. İçlerinde bir tane bile FETÖ'cü, sandıklarında bir oy bile hata çıkmadı. Ne yaptılar? Yine yalan attılar, güya siyaset yaptılar. Kazanmak için her yol mübah diyen, çalan, çırpan, yalan atan, iftira atan bu kirli siyaset yerin dibine batacak.

"Ekrem Başkan ve arkadaşları bir kez daha Türkiye'yi Samsun'dan başlayarak kurtaracaklar, söz veriyoruz"

AK Parti döneminde İstanbul'da 37, Ankara'da 97 yolsuzluk dosyası çıktı. Bu dosyalar savcılığa verilirken Süleyman Soylu geldi el koydu. O günden beri bu dosyaların herhangi birisinden bir kişi ifadeye çağrılmadı, soruşturma açılmadı, hesap sorulmadı. Kendisi, dönemindeki büyük yolsuzlukları örtbas edenler, Ekrem Başkan'a geçen dönem, beş yıl boyunca daima 300 müfettiş yolladılar, bir çöp yolsuzluk bulamadılar. Bugün o dosyada asla ve asla ne bir kanıt, söyledikleri iftiraları destekleyecek bir şahit yoktur. Sadece ne vardır? Gizli tanıklar. Adı, Meşe, Ladin ve Çınar olan üç odundan başka bir tanık yoktur ortada. Ya kendi dönemlerinde bu işleri çevirdikleri, Ekrem Bey'in şeffaf yayınladığı ihalelere gelince kaçıp gidenleri tanık yapmışlar, iftira attırmışlardır. Tanıklarının 100'ün üzerinde suç dosyası sabıkası, kadına karşı şiddetten, tacize, tecavüze, kalpazanlıktan her türlü mali suça kadar pisliğin içine batmış gizli tanıklarıyla Ekrem İmamoğlu'nu, sizin evladınızı, bizim yoldaşımızı yollarından çekmek istiyorlar. Onlara izin vermeyeceğiz. Ekrem Başkan ve arkadaşları oradan çıkacaklar, gelecekler ve 100 yıl sonra bir kez daha Türkiye'yi Samsun'dan başlayarak kurtaracaklar, söz veriyoruz.

"O Silivri zindanını bir özgürlük müzesi yapana kadar durmayacağız"

Bugün Silivri'de sadece Cumhuriyet Halk Partililer yok. Zafer Partisi'nin Genel Başkanı Ümit Özdağ da orada, akademisyenler, sanatçılar, sivil toplum, her siyasi partiden belediye meclis üyeleri, siyasetçiler orada ve biz bu Silivri cüzdanını, Esad'ın Sednaya Hapishanesi'nin bir benzeri olan, işkence, kötü muamele olmayan ama muhalifleri susturmak, ve sindirmek için kurulmuş olan o Silivri zindanını bir özgürlük müzesi yapana kadar durmayacağız."

"Bu sevkin olacağının 10 gün önceden duyumları gelmişti"

Özel, İBB soruturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilenlerin farklı yerlere sevk edilmesine ilişkin şunları söyledi:

"Dün, oradan 14 kişiyi geceleyin saat 21.00'da içlerinde Sevgili Murat Ongun'un, Sevgili Necati Özkan'ın da olduğu 19 kişiyi önce doktor muayenesine, oradan bir başka cezaevine sevk ettiler. Şimdi sosyal medya üzerinden bununla ilgili algı operasyonları yapıyorlar. Bu sevkin olacağının 10 gün önceden duyumları gelmişti. Amaçları, arkadaşlarımızı birbirinden uzaklaştırmak, her biri bir başka cezaevinde olan kişilere ayrı ayrı gitmek, onlara sözde işbirliği teklif etmek, bunu yaparak 'sen bunlara iftirayı et, kendini kurtar' gibi bomboş dosyayı paçavra MASAK raporunu milletin görüp de 'bununla mı suçluyorsunuz' dedikleri dosyayı bulamadıkları gerçek deliller, gerçek tanıklar yerine sahtecilikle desteklemek istiyorlar. Bunu beş kadın bürokratımıza da yaptılar. 1 yaşında evladıyla tehdit ettiler. '10 yıl göremezsin' dediler. Cevap; 'ben yalan atmam, ben olmayan suçu gördüm demem, ben arkadaşlarımın namusuna leke sürmem' oldu. Bu sefer de başaramayacaklar."

"Türkiye'de 86 milyonun cebinden yirmişer bin TL aldılar"

Özgür Özel, Mehmet Şimşek'in uyguladığı politikalara da tepki göstererek, şöyle konuştu:

"Ayrıca hep birlikte gördük. 30 yıllık, 40 yıllık, 60 yıllık şirketlere kayyum atıyorlar. Hani suç ispatlanana kadar herkes suçsuzdu? Hani suç ispatlanmadan kişiye suçlu muamelesi yapılmazdı? 24 şirket köklü şirketlere kardeşim tedbir uygula, dondur ama el koymak, kayyum atamak, adeta çökmek nedir? Mahkeme kararını bırak, daha iddianame bile ortada yok. O zaman Türkiye ekonomisi için hani sözde liyakatli, yalandan demokrat,  işini yapan güya Mehmet Şimşek vardı. Dünyayı geziyor, para topluyor, yabancı yatırımcıları Türkiye'ye çağırıyordu. Şimdi sen İstanbul'u kazanana, 13 bin farkla vermem deyip mazbatasına çökersen, sen bu sefer 806 binle kazanana iftiralar atar, bidahaki sefere 1 milyonla kazanınca onu alır hapse atarsan, 31 yıl önce alınmış diplomaya çökersen, bütün dünyanın gözü önünde mahkeme bitmeden şirketlere çökersen, bu devletin verdiği mazbatanın, diplomanın, tapunun değeri yoksa o zaman bu devletin evrakına, kağıdına, hisse senedine, borç senedine kim güvenir? Ondan sonra tabii ki 19 Mart'tan bugüne 45 milyar dolar satmışlar. O günden bugüne Cemil amcanın, Fatma teyzenin, Mehmet kardeşimin her birinin cebinden Türkiye'de 86 milyonun cebinden yirmişer bin TL aldılar.

"Kimsenin malının, mülkünün güvencesi kalmadı"

Her birimizin Türkiye'de dün gece Artvin'de doğmuş bebeğin, Erzurum'da doğmuş bebeğin, Edirne'de doğmuş, Antalya'da, Kayseri'de doğmuş bebeğin cebinden 20 bin TL aldılar. Her birinizin cebinden 20'şer bin TL aldılar. 'Bayramda emekliye bir asgari ücret ver' diyorsun, 'para yok' diyor ama her birimizin cebinden 20'şer bin TL alıyor ve kimsenin malının, mülkünün güvencesi kalmamıştır.

Bakın geçen kurultayda bir şey yaptık. Hani AK Partili canım dayım var ya, gençler şikayet edince 'Telefonu göster' diyor, 'Çıkar telefonu' diyor. Biz geçen hafta bu vakitlerde savcılara telefon gösterdik. Şimdi siz çıkarın telefonu bakayım, göreyim. Mehmet Şimşek öyle bir şey yaptı ki açın e-devlet'e bakın. Tapunuz varsa, duruyor mu? Diplomanız varsa, duruyor mu? Bu memlekette hiçbir şeyin güvencesini bırakmadılar.

"Senin bu yüzünü bütün dünyaya göstereceğim"

O yüzden Mehmet Şimşek, bütün dünya senin bu darbenin mali ayağı olduğunu biliyor. Öğrendi, duydu. Bilmeyene bildireceğim. Duymayana duyuracağım. Senin bu yüzünü bütün dünyaya göstereceğim. Güya '560 milyarlık yolsuzluk var' diyorlardı. Bir lira ispat edemediler. Oysa altı yıllık toplam bütçe; 495 milyar. Bir gecede aldıkları yanlış kararla yaktıkları toplam para; söyledikleri yalan yolsuzluğun tam üç katı. Bunun için şimdi yabancı yatırımcı kaçıyor. 'Borsada 31,5 milyar dolarlık kayıp var' diye yakınıyorlar, söylüyorlar. Ama vatandaşa gelince bulamadıkları parayı, Mehmet Şimşek şöyle ifade etti; 'Rezervler bir gün yakılmak içindir. Biz o parayı bugünler için bulduk.' Bakın, tam suçüstü hali. O parayı bu operasyona gelen tepkiler yükselince, doları durdurmak, borsaya müdahale etmek için toplamışlar. Yani bu işi yapmasalar, para orada duruyor.

"Olmaz olsun öyle ekonomi, olmaz olsun öyle Maliye Bakanı"

Daha iki gün önce, bazı yerlerde de dün büyük bir don felaketi yaşadık. Başta Manisa'mızın üzümü, Malatya'nın kayısısı, şeftali, ceviz, badem, narenciye, patates, şeker pancarı, Trabzon hurması, her türlü meyve ve Karadeniz'in fındığı olmak üzere, çay olmak üzere tüm ürünler dondan etkilendi. Bugün devletin yapacağı iş; tespit yapmak ve bu bölgeleri afet bölgesi ilan edip, zararları karşılamak. Lazım olan para; 3-5 milyar dolardan fazla değildir. Ama Salı günü Meclis'e götüreceğiz, önereceğiz, oylatacağız. Göreceksiniz yine fındıkçıyı, çaycıyı, üzümcüyü, narenciye üreticisini, meyve üreticisini düşünmeyecekler. 'Para yok' diyecekler. 45 milyarı Ekrem İmamoğlu operasyonu için yakanlar, onda birini size layık görmüyorlar. Olmaz olsun öyle ekonomi, olmaz olsun öyle Maliye Bakanı.

"Bu cuntanın mali ayağı, Mehmet Şimşek'tir, hesap verecektir"

Şimdi bir büyük yalanı daha açığa çıkarmanın zamanı geldi. Ben bunları söyledikçe Mehmet Şimşek, 'MASAK raporundan haberim yoktu' diyor. Ben de MASAK'tan, MASAK'ta çalışanlardan bir rapor aldım. Diyorlar ki, 'Savcılıktan MASAK'a talep geldiğinde mutlaka bakana bilgi verilir. Bakan ya görevlendirme yaptırır, ya yaptırmaz. Yazılan rapor önce okuma komisyonuna gider, oradan mutlaka bakana bilgi verilir. Raporun onaylanıp, onaylanmamasında bakanın tavrı belirleyicidir.' Kendine bağlı olan MASAK'tan verilen raporu ben söylediğimde 'Haberim yok, bilgim yok' diyen Mehmet Şimşek, bir kez daha doğruyu söylememektedir. Bu cuntanın mali ayağı, Mehmet Şimşek'tir, hesap verecektir."

"Turpun büyüğünün Trump olduğu ortaya çıkmıştır"

"Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü, Türkiye'nin en güçlü olması gereken dönemde ülkemizi bile isteye krize soktu bu iktidar, zayıflattı. Birliğimizi, beraberliğimizi, huzurumuzu bozmaya çalışıyorlar. Kendi koltukları için Türkiye'yi ateşe atmaya çalışıyorlar. 19 Mart darbesi okyanus ötesinden talimatla, icazetle yapılmış bir darbedir. Turpun büyüğünün Trump olduğu ortaya çıkmıştır. Bundan sonra 'Erdoğan'ı severim, iyi çocuktur, akıllıdır. Geçmişte de papazımızı ondan aldım' diyen Trump'ın bu ifadelerine sevinecek kadar küçülmüş bir iktidar ve medyasıyla karşı karşıyayız. Maalesef Trump, 'Gazze'yi boşaltacağım' diyor, çıtları çıkmıyor. Buradan hepsini hatırlatıyorum. Elbette Filistin meselesi, Türkiye'nin meselesidir. Erdoğan bu milli meseleden, bu dayanışmadan, bu haklı davadan Trump'ın korkusuna caymış olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, üçüncü genel başkanımız, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit'in Yaser Arafat ile kurduğu dostluğun bulunduğu yerdeyiz. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının verdiği mücadelenin olduğu yerdeyiz. Bir zamanlar Ekrem Başkanımıza 'Amerikan projesi' diyenler, şimdi onu tasfiye etmek için Amerika'dan talimat bekleyenlerdir. 1996'da İstanbul Büyükşehir Başkanı'yken ABD Büyükelçisi ile görüşüp 'Partim için önemli görüşler aldım' diyen Erdoğan, bugün ABD'den icazet alan, himaye bekleyen, içinde bulunduğu zor durumdan Amerika sayesinde çıkmaya çalışan biridir. O günkü Erdoğan'a bugün hatırlatıyorum: Sen artık hem cuntacısın hem mandacısın. Amerikan himayesi istiyorsun. Karargahı saray, silahı yargı, mühimmatı yalan ve iftira olan bu cuntaya hep birlikte direneceğiz. 1980'de mallarımıza el konurken, Genel Başkanımız hapse konurken de teslim olmadık. 15 Temmuz'da et ile tırnak oldukları, ne istediyse verdikleri Fetullahçılar bunlara darbe yaparken bir adım geri durmadık. Demokrasiyi, Meclis'i savunduk. Ertesi gün gelip, 'Cumhuriyet Halk Partisi önemli bir demokrasi sınavı vermiştir' dediğinde, 'Biz demokrasiyi kuran partiyiz. Darbe kimden gelirse gelsin karşısında duran partiyiz' demiştik. O gün darbe yapılırken herkes CHP'ye bakarken, kapalı Meclis'i açtıran, orada partisi adına konuşan, darbeye karşı duran Özgür Özel'e bakın. Bugün adayımız Ekrem İmamoğlu'na karşı darbe planlayan, tertipleyen, uygulayan cunta başı Erdoğan'a bakın. Kimin ne kadar demokrat olduğunu, seçimi kazandığında ne yaptığına bakarak göremezsiniz. Bu parti 47 yıl seçim kaybetti. Ama böyle şeylere tenezzül etmedi. Erdoğan bir kez seçim kaybetti, darbeye yeltendi. O yüzden Erdoğan'ın gözünün içine baka baka, Samsun'un bu güzel Cumhuriyet Meydanı'ndan, bir kez daha müjdelerim ki Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi o gün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin birinci partisidir."

"Türkiye'nin birbirinden kıymetli okullarını çökertmeye, ele geçirmeye çalışıyorlar"

İktidarın liselere darbe yaptığını ifade eden Özel, şunları kaydetti:

"Gösteri ve protesto hakkını kullanan 300 genci bayramda ailesinden uzak tutan Erdoğan'a inat, biz gençlerimizle omuz omuza bir kez daha onlar için geleceği kuracağız. Şimdi aynı darbe üniversitelerden sonra liselere saldırmakta. Proje Okullara saldırmakta. Proje Okullar dedikleri bu ülkenin ilk köklü, geleneği olan ve en yüksek puan alan, en iyi öğrencilerin gittiği okullar. Orada da öğretmenin en iyisi, en liyakatlisi olması gerekirken bunlar kendisine sadakatli, yandaş sendikaya mensup öğretmenleri oralara koyup o okulları ele geçirmeye çalışıyorlar. Benim mezun olduğum, yatılı okuduğum Bornova Anadolu Lisesi de dahil olmak üzere, Samsun Anadolu Lisesi de dahil olmak üzere, İzmir'deki rekabet ettiğimiz İzmir Atatürk Lisesi de dahil olmak üzere Türkiye'nin birbirinden kıymetli okullarını çökertmeye, ele geçirmeye çalışıyorlar. Boşuna 'proje' dememişler. Bu projeye karşı hep birlikte direneceğiz, o Milli Eğitim Bakanının eninde sonunda alnını karşılayacağız, alnını karşılayacağız."

"Hedefimiz büyük, yolumuz uzun"

CHP'nin başlattığı imza kampanyasından da söz eden Özel, şöyle konuştu:

"Bu meydana son geldiğimde de böyle rahmet altında, yağmur altında buradaydık. Dediniz ki 'Bereket getirdin.' Bugün buraya Ekrem Başkan'ın selamını, sizin buradan ona dayanışma duygularınızı götürürken, her birinize ayrı ayrı imza kampanyamızı emanet ediyorum. Hazır mıyız? Her birinizin çalmadık kapı, gidilmedik kimse bırakmadan dünya tarihinin en büyük imza kampanyasında, dünya siyaset tarihinin en büyük güvensizlik oylamasında, seçmenin yarısından bir fazlasına ulaşıp, onlardan 'Adayımı yanımda, sandığımı önümde' demek istediği imzaları alacağız. Bugüne kadar biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak Ekrem Başkan'ın adaylığı ve imza kampanyası üzerinden yürürken elbette tüm milletimize açıktı. Ancak diğer siyasi partilerin de talepleriyle bundan sonra kampanya herkesin. Aday kimse o adayın dışarıda, sandığın önünde olması için daha büyük, daha kapsayıcı bir evreye girmiştir. Şimdi buradan, Samsun'dan bugün öğlen saatlerinde aldığımız rakamı bütün Türkiye'ye duyurarak ve dün akşamüstü saat 17.00 itibari ile bugün öğlen yaptığımız sayımın sonucuna göre dün 10 milyonuncu imza aşılmıştır, emeğinize sağlık. Hedefimiz büyük, yolumuz uzun. Seçmenin yarısından bir fazlasına ulaşana kadar hep birlikte çalışacağız. Hep birlikte üreteceğiz."

"Halk kazanacak, millet kazanacak"

Son olarak buradan hepinizin önünde bir kez daha bütün Türkiye'ye ilan etmek isteriz ki yandaş kanallar sürekli 'CHP'nin B planı ne, C planı ne, D planı var mı?' Cumhuriyet Halk Partisi'nin A planı da B planı da C planı da Ekrem Başkan ve arkadaşlarını hapisten kurtarmak, Ekrem Başkanı, Cumhurbaşkanı adayımızı layık olduğu erken seçime kavuşturmak, Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kez daha kurtarmak, demokrasiyi bir kez daha hayata geçirmektir. İşte o gün bu meydanın dünyadaki en zor duruma düşürülmüş emeklisinin de asgari ücretlisinin de gelecekten ümidi kalmayan gençlerin de canından çok sevdiği öğretmeninin yerine yandaş öğretmen getirilmeye çalışılan liselinin de annesinin karnındaki bebeğin de ölüm döşeğinde 'Bu iktidar değişmeden gidersem gözüm açık giderim' diyen hastanın da umudu, duaları gerçekleşecektir.

Emin olun biz kazanacağız, dürüstler kazanacak, namuslular kazanacak, iftiracılar, hakaret edenler, küfredenler, milleti küçük görenler kaybedecek. Erdoğan bak, Samsun ne diyor? Kim kazanacak? Biz kazanacağız. Kim kazanacak? Halk kazanacak, millet kazanacak. Milletin adayı Ekrem İmamoğlu kazanacak. Atatürk'ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi kazanacak. Türkiye'nin bütün demokratları, Türkiye demokrasisi kazanacak. Bundan sonra bir büyük mücadeleye durmadan devam edeceğiz. Hepinizi seviyorum, hepinize en derin saygılarımı sunuyorum. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Hep beraber kurtulacağız, hep beraber başaracağız."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/ozgur-ozel-den-cumhurbaskani-erdogan-a-sen-artik-hem-cuntacisin-hem-mandacisin-4508.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/ozgur-ozel-den-cumhurbaskani-erdogan-a-sen-artik-hem-cuntacisin-hem-mandacisin-4508.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/ozgur-ozel-den-cumhurbaskani-erdogan-a-sen-artik-hem-cuntacisin-hem-mandacisin-4508-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/ozgur-ozel-den-cumhurbaskani-erdogan-a-sen-artik-hem-cuntacisin-hem-mandacisin-4508.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ozgur-ozel-den-cumhurbaskani-erdogan-a-sen-artik-hem-cuntacisin-hem-mandacisin/15989/</link>
			<pubDate>Sun, 13 Apr 2025 20:08:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde Mahmut Tanal: "Siyasi iktidar, bu kalabalıkla meşrutiyetini yitirmiş durumda"</title>
			<description><![CDATA[CHP Milletvekili Mahmut Tanal, partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için Samsun'da düzenlediği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine ilişkin, "Millette büyük bir heyecan var, erken seçimi istiyor. Artık vatandaşın siyasi iktidara olan güveni kalmamış. Siyasi iktidar, bu kalabalıkla meşrutiyetini yitirmiş durumda" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(SAMSUN) - Tanal, miting öncesinde ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Meydanı'nın tıklım tıklım dolu olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Vatandaş milli iradeye sahip çıkmak için, erken seçim için, adalet  için, hukuk güvenliği için, demokrasi için, hukuk devleti için bir araya gelmiş durumda. Millette büyük bir heyecan var, erken seçimi istiyor. Artık vatandaşın siyasi iktidara olan güveni kalmamış. Siyasi iktidar, bu kalabalıkla meşrutiyetini yitirmiş durumda."

"Bu keyfi uygulamadan Adalet Bakanlığının bir an önce vazgeçmesini talep ediyorum"

Tanal, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik soruşturma kapsamında tutuklu İBB bürokratlarının, İstanbul dışındaki cezaevlerine sevkine ilişkin ise şunları kaydetti:

"Cezaevlerinde bulunan kişilerin başka cezaevlerine gönderilmesi Ceza İnfaz Kanunu'na aykırılık teşkil ediyor. Neden? Cezaevinde bulunan insanların dış dünyayla bağlantısının devam etmesi için ailelerinin en yakın olduğu, mahkemenin en yakın olduğu yerde olması lazım. Onun yeri neresi? Onun yeri Silivri. En yakın olan yer. Cezaevine attılar olmadı, şimdi cezaevinden bu sefer ailelerinden uzak yere gönderiyorlar. Bu Anayasa'ya aykırı, kanuna aykırı, bugüne kadarki uygulamaların tamamına aykırı. Bu tamamen keyfi bir uygulamadır. Bu keyfi uygulamadan Adalet Bakanlığının bir an önce vazgeçmesini talep ediyorum."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitinginde-mahmut-tanal-siyasi-iktidar-bu-kalabalikla-mesrutiyetini-yitirmis-durumda-2585.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitinginde-mahmut-tanal-siyasi-iktidar-bu-kalabalikla-mesrutiyetini-yitirmis-durumda-2585.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitinginde-mahmut-tanal-siyasi-iktidar-bu-kalabalikla-mesrutiyetini-yitirmis-durumda-2585-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitinginde-mahmut-tanal-siyasi-iktidar-bu-kalabalikla-mesrutiyetini-yitirmis-durumda-2585.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitinginde-mahmut-tanal-siyasi-iktidar-bu-kalabalikla-mesrutiyetini-yitirmis-durumda/15983/</link>
			<pubDate>Sun, 13 Apr 2025 19:56:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'da iklim buluşması gerçekleştirildi</title>
			<description><![CDATA[Samsun İklim Buluşmaları etkinliğinde su, gıda, ve enerji politikaları konulu panel düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Samsun İklim Buluşmaları etkinliğinde su, gıda, ve enerji politikaları konulu panel düzenlendi.

Samsun Atakum Belediyesi, Kent Konseyi, Elektrik Mühendisleri Odası ve Ülke Politikaları Vakfı'nın organize ettiği "Samsun İklim Buluşmaları Su, Gıda ve Enerji Politikaları" konulu panel Atakum Belediyesi Ata Sahnede gerçekleşti.

Ülke Politikaları Vakfı Başkanı İsmail Doğan Subaşı şunları söyledi:

"İklim buluşmaların da yerellerde özellikle yapmamızın bir nedeni bizim bu elektrik mühendisleri odasının bu çalışmalarına katkı sunmamızın bir nedeni de yerellerde bir su, gıda, enerji konusunda ortak bir hassasiyetin gelişmesine katkıda bulunmak. Çok soyut söyledim ama biraz daha somut söylemek gerekirse bizim bu toplantılarımıza bakıyorum valilikten, kamu yönetiminden katılanlar oluyor, yerel yönetimlerden katılanlar oluyor, o ilin, ilçenin akademik camiasından katılanlar oluyor, yerel gazeteciler katılıyorlar ve orada bir yerel gündem oluşuyor. Birbirlerine bir su, gıda, enerji üçgeninde birbirleriyle bir gündem oluşturmuş oluyor. Bu o ilin, o ilçenin su, gıda, enerji konusundaki potansiyellerini açığa çıkarmak bakımından verimli bir ortam oluşturuyor. Siyasi kişilikler geliyorlar, onlar kendi ilimizde, ilçemizde neler yapılabilir bu konuda? Bizim zaten vakıf olarak da tam da yapmak istediğimiz şey bu. Bir tür partiler üstü demeyeyim, o lafı sevmiyorum, partiler dışı diyeyim. Güncel siyasetin tartışmalarına takılmayan, daha uzun vadeli şehrimizi, ülkemizi, dünyamızı güzelleştiren çalışmalar. Bunlar için bir araya geliyor olmak. Bu ortamı sağladığı için bizim bu forumlarımızdan biz çok keyif alıyoruz."

CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, konuşmasında şunları ifade etti:

"İklim, Su, gıda ve tarım politikaları konumuz.  Az önce bir atıfta bulunulduğu için iklim kanunundaki değişiklikle ilgili belge elimde. Muhalefet şerhimiz de burada. Çıkarken bırakacağım. Merak edenler okuyabilir. Hakikaten çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Hem coğrafik topografik, jeolojik anlamda bir iklim değişikliği hem de siyasi anlamda bir iklim değişikliğini yaşadığımız günlerdeyiz. Ben son 23 yılda aslında son 18 yıl 2002 ile 2020 yılları arasında 41 milyon 196 bin hektar olan tarım arazisinin 3 milyon 484 bin hektar azalarak 37 milyona düştüğünü, Orman Kanunu'nda 1956'dan 2003 yılına kadar 15 kez, 2003 yılından 2021 yılına kadar 30 kez değişiklik yapıldığını hatırlatarak konuşmama başlamak istiyorum. İstanbul Havalimanı'ndaki ağaç kıyımı, ağaç katliamı Kaz Dağları'ndaki ağaç katliamı daha sonrasında Akbelen ve ülkenin birçok yerindeki ağaç katliamına Samsun'dan da örnekler verebiliriz.

Ayvacık-Taşova arasındaki yol yapımı, Ayvacık-Çarşamba arasındaki yol yapımı şantiyesine zemin oluşturmak üzere Samsun-Ayvacık ilçesinde ağaç katliamı yapılıyor. Samsun-Köseli Köyü'nde, Kavak'ın Köseli Köyü'nde 9 tane gözden akan suyu kirletmek üzere taş ocağı yapılmak için ağaç katliamı yapılıyor ve biz maalesef başka konulara dikkatimiz çekildiği için yeteri kadar doğaya sahip çıkamıyoruz. Ülkenin yeşilini Amerika'nın dolarının yeşiline heba edenleri siyasi anlamda mücadele ederek illaki yeneceğiz. Buna çok eminim. Şu anda o süreci yaşıyoruz. Ancak özellikle ülke politikalarını anlatırken Samsun için birkaç şey söylemek lazım. 35 yıldır özellikle doğu bölgesindeki sulama projesi hala toplam bedelin yüzde 1'i+, 2'si istihkak ayrılarak giderilmeye çalışılıyor. Bu hızla giderse 35 yıl daha bitmeyecek. Sadece sulama için değil, suyun tahliyesi açısından Samsun'da ciddi bir sorun yaşıyoruz. Hem doğuda hem batıda işte maalesef bugünlerde de iklim değişikliğinin Samsun'da en net yansımasını yaşıyoruz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsunda-iklim-bulusmasi-gerceklestirildi-13c7345e-5e2-4188.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsunda-iklim-bulusmasi-gerceklestirildi-13c7345e-5e2-4188.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsunda-iklim-bulusmasi-gerceklestirildi-13c7345e-5e2-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/samsunda-iklim-bulusmasi-gerceklestirildi-13c7345e-5e2-4188.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-da-iklim-bulusmasi-gerceklestirildi/15882/</link>
			<pubDate>Sat, 12 Apr 2025 03:08:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>YEDAŞ, Ramazan Bayramı boyunca kesintisiz hizmet için 7/24 görev başında olacak</title>
			<description><![CDATA[Samsun, Ordu, Sinop, Amasya ve Çorum illerinde 3,2 milyonluk nüfusa elektrik dağıtım hizmeti sunan Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), Ramazan Bayramı için tüm hazırlıklarını tamamladı. Kaliteli ve sürdürülebilir enerji sağlamak amacıyla bayram süresince 7/24 görev başında olacak ekipler, olası arızalara hızlı müdahale edebilmek için sahada aktif olarak çalışacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(SAMSUN)- Samsun, Ordu, Sinop, Amasya ve Çorum illerinde 3,2 milyonluk nüfusa elektrik dağıtım hizmeti sunan Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), Ramazan Bayramı için tüm hazırlıklarını tamamladı. Kaliteli ve sürdürülebilir enerji sağlamak amacıyla bayram süresince 7/24 görev başında olacak ekipler, olası arızalara hızlı müdahale edebilmek için sahada aktif olarak çalışacak.

YEDAŞ, kaliteli ve sürdürülebilir enerji sağlamak amacıyla bayram süresince 7/24 görev başında olacak. Bu kapsamda 663 arıza onarım personeli, 264 araç ve 71 nöbetçi amir, bayram boyunca hazır olacak, oluşabilecek her türlü arızaya hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilerek enerji hizmetlerinin aksamadan devam etmesi sağlanacak. Ana kontrol merkezleri ve SCADA sistemi, enerji tüketimindeki değişiklikleri anlık olarak takip edecek. Olası arızaların önüne geçebilmek için Operasyon Merkezi'nde oluşturulan 45 kişilik ekip ile sistem üzerinden uzaktan müdahale gerçekleştirilecek. Yerinde çözüm gerektiren durumlarda ise en yakın bakım onarım ekibi ilgili bölgeye hızla yönlendirilecek. Ayrıca, 129 adet jeneratör, dağıtım şebekesinde yaşanacak herhangi bir kesinti durumunda devreye alınabilecek şekilde kritik lokasyonlarda konumlandırılacak. Bayram süresince planlı kesintilere ara verilerek, vatandaşlara kesintisiz hizmet sunulması sağlanacak.

"Müşterilerimizin memnuniyeti her zaman önceliğimizdir"

YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, bayram süresince kesintisiz hizmet sağlanmasına yönelik alınan önlemlerle ilgili, "Öncelikle herkesin Ramazan Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayram boyunca müşterilerimizin enerji ihtiyacını en iyi şekilde karşılamak için tüm enerjimizle sahadayız. Olası arızalara karşı jeneratörlerimiz, saha ekiplerimiz ve uzaktan müdahale sistemlerimizle her an hizmete hazırız. Müşterilerimizin memnuniyeti her zaman önceliğimizdir" açıklamasını yaptı. 

7/24 çağrı merkezi desteği

Müşteri memnuniyetini ön planda tutan şirket, bayram süresince çağrı merkezindeki temsilci sayısını artırarak taleplere daha hızlı yanıt verecek. Müşteriler, 186 Çağrı Merkezi, 0530 10 60 186 numaralı WhatsApp hattı ve X (Twitter) destek hesabı üzerinden talep ve şikayetlerini iletebilecek. Ramazan Bayramı boyunca kesintisiz enerji arzı sağlamak için tüm önlemlerini alan ekipler, kaliteli ve sürdürülebilir hizmet anlayışıyla çalışmalarına devam edecek.

YEDAŞ Hakkında

2005 yılında kurulan Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (YEDAŞ), Türkiye'de yapılan özelleştirmeler kapsamında 2010 yılında Çalık Grubu tarafından devralındı YEDAŞ, Samsun Genel Müdürlük olmak üzere Amasya, Çorum, Ordu ve Sinop illerine hizmet veriyor. Ar-ge yatırımları, kesintisiz hizmeti ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla yurt içi ve yurt dışında operasyonel mükemmellik alanında birçok ödül aldı. Müşterileri, üst yönetimi, çalışanları ve tüm paydaşlarıyla birlikte sorumluluk sahibi, güçlü bir aile yapısına sahip olan YEDAŞ, hizmet bölgesinde 3 milyonun üzerinde kullanıcısına elektrik enerjisi sağlıyor. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/03/yedas-ramazan-bayrami-boyunca-kesintisiz-hizmet-icin-724-gorev-basinda-olacak-70f6f49a-c96-5049.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/03/yedas-ramazan-bayrami-boyunca-kesintisiz-hizmet-icin-724-gorev-basinda-olacak-70f6f49a-c96-5049.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/03/yedas-ramazan-bayrami-boyunca-kesintisiz-hizmet-icin-724-gorev-basinda-olacak-70f6f49a-c96-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/03/yedas-ramazan-bayrami-boyunca-kesintisiz-hizmet-icin-724-gorev-basinda-olacak-70f6f49a-c96-5049.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/yedas-ramazan-bayrami-boyunca-kesintisiz-hizmet-icin-7-24-gorev-basinda-olacak/15226/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Mar 2025 10:19:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>EMO Samsun Şube Başkanı Korkmaz: 'Son Kaynak Tedarik Tarifesi' altında gizli zam ile karşı karşıya kalınıyor</title>
			<description><![CDATA[Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Adnan Korkmaz, son kaynak tedarik tarifesine ilişkin; "Enerji piyasasında yıllardır yapılan yanlışlıkların sonucu bugün yurttaşlarımız son kaynak tedarik tarifesi altında gizli zam ile karşı karşıya kalıyor" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Samsun Elektrik Mühendisleri Odası başkanı Adnan Korkmaz, son kaynak tedarik tarifesi ile ilgili açıkyama yaptı. EPDK tarafından belirlenen tüketim limitine göre yüksek ve düşük tüketimli olmak üzere tüketicilerin ikiye ayrıldığını anımsatan Korkmaz, şunları söyledi:

"Bugün ülkemizde enerjinin yüzde 79'u özel sektör tarafından üretilmekte ve dağıtımı da özelleştirilerek 21 özel şirket tarafından gerçekleştirilmektedir. Enerji piyasasında yıllardır yapılan yanlışlıkların sonucu bugün yurttaşlarımız Son Kaynak Tedarik Tarifesi altında gizli zam ile karşı karşıya kalıyor. Ülkemizde güncel verilere göre mesken abonelerinin sayısı 41 milyon civarındadır. Bu düzenleme sonrası tüketimi yüksek olan yaklaşık 1,2 milyon mesken abonesi, yani tüm mesken abonelerinin yaklaşık yüzde 3'ü bu düzenlemeden etkilenecektir.

"Yargı yoluyla uygulamanın iptali konusunda dava açtık"

Elektrik Mühendisleri Odası olarak SKTT'de yapılan bu gizli zam ile ilgili olarak ilk günden beri tepkimizi dile getirerek yargı yoluyla da uygulamanın iptali konusunda dava açtık. Yine tüketiciyi korumak amacıyla Elektrik Mühendisleri Odası tarafından konuyu yargıya taşımanın yanında yurttaşların faturalarına yansıyan bu haksız bedellerin iadesi talebiyle tüketici hakem heyetine verebilecekleri örnek dilekçe hazırladık. Serbest Tüketici Tarifesi'ne geçen ve bu ay faturalar yüzde 100 civarında zamlı gelen tüm vatandaşlarımız, Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesine ulaştığı takdirde itiraz edecekleri dilekçe örneğini şubemizden temin edebilirler."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-son-kaynak-tedarik-tarifesi-altinda-gizli-zam-ile-karsi-karsiya-kaliniyor-1766.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-son-kaynak-tedarik-tarifesi-altinda-gizli-zam-ile-karsi-karsiya-kaliniyor-1766.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-son-kaynak-tedarik-tarifesi-altinda-gizli-zam-ile-karsi-karsiya-kaliniyor-1766-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-son-kaynak-tedarik-tarifesi-altinda-gizli-zam-ile-karsi-karsiya-kaliniyor-1766.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/emo-samsun-sube-baskani-korkmaz-son-kaynak-tedarik-tarifesi-altinda-gizli-zam-ile-karsi-karsiya-kaliniyor/13105/</link>
			<pubDate>Tue, 25 Feb 2025 00:39:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun Barosu: "Kadın-erkek eşitliğini demokrasinin ve laik hukuk devletinin gereğidir"</title>
			<description><![CDATA[Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu başkanı Avukat Hale Günaydın, Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 99'uncu yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı ve "Cumhuriyet'le elde ettiğimiz kazanımları korumayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için cinsiyetçilikle mücadele etmeyi sürdüreceğiz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

 

(SAMSUN)- Samsun Barosu Türk Medeni Kanunu'nun 99. yılı nedeniyle basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı yapan Kadın Hakları Komisyonu başkanı Avukat Hale Günaydın, "Medeni Kanun'un kabulü, muasır medeniyetler seviyesine ulaşma ülküsünün en önemli adımlarından biridir" diyerek şöyle konuştu: 

 

"Türk medeni kanununun kabul edilişinin 99. yılı kutlu olsun. Cumhuriyetin hukuk devriminin mihenk taşı olan Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilişinin 99. yılını kutluyoruz. Medeni Kanun'un kabulü, muasır medeniyetler seviyesine ulaşma ülküsünün en önemli adımlarından biridir. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kurucu felsefesini oluşturup, hayata geçirenleri saygı ve özlemle anıyoruz. Medeni Kanun'un kabulünün üzerinden geçen 99 yılda kadına şiddetin ve çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi, kadın erkek eşitliğinin tam anlamıyla hayata geçirilmesi ve bu perspektifte kamusal politikaların uygulanması gerekirken, kadının insan haklarına yönelik saldırıların, kadına şiddetin önünü açan söylem ve düzenlemelerin arttığını kaygıyla gözlemekteyiz.

 

"İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz"

 

Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün yıldönümünde yoksulluk nafakasının kaldırılması, Aile Hukuku'nda zorunlu arabuluculuk getirilmesi şeklindeki muhtemel değişiklikleri kabul etmeyeceğimizi ve İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmediğimizi bir kez daha ifade ediyor; kadın-erkek eşitliğini demokrasinin ve laik hukuk devletinin gereği görerek mücadelemizi sürdüreceğimizin altını çiziyoruz. Cumhuriyet'le elde ettiğimiz kazanımları korumayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için cinsiyetçilikle mücadele etmeyi sürdürecek; Cumhuriyetimizin devrim ve değerlerini savunmaya devam edeceğiz. Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilişinin 99. yılı kutlu olsun."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/samsun-barosu-kadin-erkek-esitligini-demokrasinin-ve-laik-hukuk-devletinin-geregidir-6436.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/samsun-barosu-kadin-erkek-esitligini-demokrasinin-ve-laik-hukuk-devletinin-geregidir-6436.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/samsun-barosu-kadin-erkek-esitligini-demokrasinin-ve-laik-hukuk-devletinin-geregidir-6436-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/samsun-barosu-kadin-erkek-esitligini-demokrasinin-ve-laik-hukuk-devletinin-geregidir-6436.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-barosu-kadin-erkek-esitligini-demokrasinin-ve-laik-hukuk-devletinin-geregidir/12694/</link>
			<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 00:20:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı: "Çarşamba Ovası'nın bereketli toprakları artık mühimmat üretecek"</title>
			<description><![CDATA[Samsun Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hava Yurduseven Bayzat, Samsun'da şeker fabrikasının yerine yapılacak olan mühimmat üretim tesisinin ovaya yapacağı çevresel etkinin detaylı olarak araştırılması gerektiğini vurguladı. Bölgenin tarımsal sanayi yerine endüstriyel sanayiye teslim edilmek istenildiğini belirten Bayzat, tarım topraklarının uygun amaçla kullanılması gerektiğini belirtti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Samsun'da Şeker Fabrikası, Milli Savunma Bakanlığı'na devredildi. Çarşamba Şeker Fabrikası'nın yerine silah sanayi kuruluşu, Makine ve Kimya Endüstrisi tesisi kurulacak. Çarşamba Şeker Fabrikası bundan sonra mühimmat, füze ve roket gibi üretimlerin yapıldığı alan olacak. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Havva Yurduseven Bayzat, tarım potansiyeli yüksek bir ovada endüstriyel tesisin kurulmasının düşündürücü olduğunu vurguladı. Başkan Bayzat konuşmasında şunları dile getirdi: 

"Büyük Ova kapsamında bulunmaz değere sahiplik eden, ülke tarımı için son derece önemli olan Çarşamba, Tekkeköy, Terme ilçe sınırlarında yer alan bu verimli toprakların, tarım arazilerinin; tarımsal üretim ve tarımsal sanayi yerine Endüstriyel ölçekli sanayiye teslim edilmek istenildiği, yasanın yok sayıldığı ve ova yapısının bozulmaya çalışıldığı aşikardır. Planlama ve proje çalışmaları 90' lı yıllarda başlayan ovanın drenaj ve sulama faaliyetine esas teşkil eden tarım alanı takriben 820 bin dekar, sulanabilecek arazi varlığımız bugün gelinen noktada yaklaşık 550 bin dekara kadar düşmüştür. Şeker Fabrikasının yerine yapılacak olan mühimmat üretim tesisinin Ovanın toprağına havasına, suyuna yapacağı çevresel etkinin öncelikle detaylı olarak araştırılması bu projenin ilk adımı olmalıdır. 

Tarım topraklarının, arazi yetenek ve sınıflarına uygun amaçla kullanılması gerektiğine dikkat çeken Bayzat;

Şeker tarımı ve şeker üretimi açısından sıkıntılı olduğu belirtilen şeker pancarı tarımı yerine alternatif bağlamda mısır, yağlı tohumlar alternatif bitkilerin ikame edilmesi ise hiç gündeme getirilmemiştir. Tarım potansiyeli yüksek olan ovada şeker pancarı işletmekteki zorlukları diğer tarımsal ürünlerle gidermek ve ikame etmek imkanı varken endüstriyel bir formatı uygulamak son derece düşündürücüdür. Tarım toprakları, arazi yetenek ve sınıflarına uygun amaçla kullanılmalıdır."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/samsun-ziraat-muhendisleri-odasi-baskani-carsamba-ovasinin-bereketli-topraklari-artik-muhimmat-uretecek-5126f5cd-abc-9199.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/samsun-ziraat-muhendisleri-odasi-baskani-carsamba-ovasinin-bereketli-topraklari-artik-muhimmat-uretecek-5126f5cd-abc-9199.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/samsun-ziraat-muhendisleri-odasi-baskani-carsamba-ovasinin-bereketli-topraklari-artik-muhimmat-uretecek-5126f5cd-abc-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/samsun-ziraat-muhendisleri-odasi-baskani-carsamba-ovasinin-bereketli-topraklari-artik-muhimmat-uretecek-5126f5cd-abc-9199.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-ziraat-muhendisleri-odasi-baskani-carsamba-ovasi-nin-bereketli-topraklari-artik-muhimmat-uretecek/12608/</link>
			<pubDate>Tue, 18 Feb 2025 00:10:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BES Samsun Şubesi Kadın Sekreteri Boyraz: "Pınar Gültekin davası yargının tutumu açısından önemli bir örnek teşkil etmekte"</title>
			<description><![CDATA[KESK'in iş kollarından Büro Emekçileri Sendikası (BES) Samsun Şube Kadın Sekreteri Emine Boyraz, Pınar Gültekin davasında Yargıtay'ın kararını eleştirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

(SAMSUN) - 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'i boğduktan sonra varile koyarak yakan Cemal Metin Avcı'ya "Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Avcı'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulmasına tepkiler devam ediyor. BES Samsun Şubesi Kadın Sekreteri Emine Boyraz, şunlar söyledi:

"Kadın cinayetleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en uç noktada tezahür ettiği, insan hakları ihlalleri arasında yer alan ciddi bir sorundur. Bu cinayetler, genellikle kadınların aile içi, toplumsal ya da bireysel ilişkilerinde maruz kaldıkları şiddetin ölümle sonuçlanmasıdır. Türkiye'de ve dünyada artan kadın cinayetleri, hukuk sistemlerinin bu meseleye yaklaşımı ve verdiği kararlarla doğrudan ilişkilidir. Yargının verdiği bazı kararlar, kamuoyunda büyük tepkilere yol açmakta, adalet duygusunu zedelemekte ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda soru işaretleri yaratmaktadır. Özellikle 'canice hisle öldürme yoktur' gibi kararlar üzerinden yargının yaklaşımı ele alınacak, kadın cinayetlerinin sosyolojik boyutları değerlendirilecek ve adalet sisteminin nasıl daha etkin hale getirilebileceği tartışılmalıdır. Türkiye'nin 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir geri adım olarak değerlendirilmiştir. Oysa ki İstanbul Sözleşmesi, devletlere sadece şiddeti önlemekle değil, aynı zamanda mağdurları koruma ve failleri cezalandırma sorumluluğu da yükler.

"Haksız tahrik indirimi toplumda büyük tepki çekmektedir"

Pınar Gültekin davası, Türkiye'de kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetle mücadelede yargının tutumu açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Yargıtay'ın bu davaya ilişkin verdiği karar, sadece adli bir karar olmanın ötesinde, yargının kadın cinayetlerine nasıl yaklaştığına dair toplumsal bir gösterge olarak değerlendirilmektedir. Pınar Gültekin'in eski erkek arkadaşı tarafından vahşice öldürülmesiyle ilgili davada, sanığa önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş ancak daha sonra bu ceza 'haksız tahrik indirimi' gerekçesiyle 23 yıla düşürülmüştür. Yargıtay da bu indirimi onaylamıştır. Türkiye'de kadın cinayetleri davalarında sıkça uygulanan haksız tahrik indirimi toplumda büyük tepki çekmektedir. Bu tür indirimler, mağdurun davranışlarının suçlunun eylemini 'kışkırttığı' algısını yaratmakta, bu da failin sorumluluğunu hafifletmektedir. Bu kararlar, özellikle kadın cinayetlerinde faillerin cezadan kurtulma ihtimali olduğu algısını güçlendirebilir. Bu da caydırıcılık ilkesini zayıflatır.

"Adalet, eşitlik ilkesinin tüm boyutlarıyla hayata geçirilmesiyle sağlanabilir"

Pınar Gültekin davasındaki Yargıtay kararı, Türkiye'de kadın cinayetlerine karşı verilen hukuk mücadelesinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede yargının rolü sadece ceza vermek değil aynı zamanda toplumsal mesajlar vermektir. Bu nedenle kararlar, mağdurun değil failin eylemlerine odaklanmalı ve caydırıcılığı güçlendirmelidir. Haksız tahrik indiriminin sınırlandırılması veya kaldırılması, Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin yargı mensuplarına verilmesi, Kadına yönelik şiddetle mücadele yasalarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu tür davalar, sadece bir kişinin değil, toplumun adalet anlayışının da sınavıdır. Kadın cinayetleri, bireysel bir trajediden çok daha fazlasıdır, toplumsal yapının derinlerinde kökleşmiş cinsiyetçi zihniyetin bir yansımasıdır. Yargının verdiği kararlar, adaletin sağlanmasında ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde belirleyici bir role sahiptir. "Canice hisle öldürme yoktur" gibi kararlar, hukuk sisteminin reform ihtiyacını ortaya koymakta ve kadınların yaşam hakkının korunması için daha etkin politikalar geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Adalet, sadece yasaların uygulanmasıyla değil, aynı zamanda eşitlik ilkesinin tüm boyutlarıyla hayata geçirilmesiyle sağlanabilir."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/bes-samsun-subesi-kadin-sekreteri-boyraz-pinar-gultekin-davasi-yarginin-tutumu-acisindan-onemli-bir-ornek-teskil-etmekte-00c844f6-078-3081.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/bes-samsun-subesi-kadin-sekreteri-boyraz-pinar-gultekin-davasi-yarginin-tutumu-acisindan-onemli-bir-ornek-teskil-etmekte-00c844f6-078-3081.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/bes-samsun-subesi-kadin-sekreteri-boyraz-pinar-gultekin-davasi-yarginin-tutumu-acisindan-onemli-bir-ornek-teskil-etmekte-00c844f6-078-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/bes-samsun-subesi-kadin-sekreteri-boyraz-pinar-gultekin-davasi-yarginin-tutumu-acisindan-onemli-bir-ornek-teskil-etmekte-00c844f6-078-3081.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/bes-samsun-subesi-kadin-sekreteri-boyraz-pinar-gultekin-davasi-yarginin-tutumu-acisindan-onemli-bir-ornek-teskil-etmekte/12033/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Feb 2025 19:35:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun'un Kavak ilçesi Köseli Mahallesi sakinleri,  taş ocağına karşı hukuk mücadelesini sürdürüyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir 

 

(SAMSUN)- Samsun'un Kavak ilçesi Köseli mahallesi sakinlerinin taş ocağına karşı açtıkları davanın ilk duruşması, Samsun İdare Mahkemesi'nde görüldü. Mahalle sakinleri, insandan, doğadan, canlılardan yana bir karar bekliyor.

 

 

Köseli Mahallesi halkı, taş ocağı ve çimento fabrikasına karşı hukuk mücadelesini sürdürüyor. Köy halkının taş ocağına karşı açtığı davanın ilk duruşması Samsun İdare Mahkemesi'nde görüldü.

 

 

Duruşma sonrası mahalle sekinleri adına açıklama yapan Şakir Demirci, 20 yıldır çevre sorunlarıyla boğuştuklarını, önce çimento fabrikasının yapımında sorunlar yaşadıklarını, şimdi de vadideki su kaynağının yakınına taş ocağı yapılmaya çalışıldığını söyledi. Demirci,

"Köyümüzde bu su kaynağından dört mahalle su içmekte, yedi mahallenin tarlaları sulanmakta, hayvanlarımız su içmektedir. Bu kadar önemli bir su kaynağının üzerine taş ocağı yapılmaya çalışılıyor. Biz mahkemeden, insandan, doğadan, canlılardan yana, Anayasa'ya ve yasalara uygun bir karar bekliyoruz. Yasal mücadelemize devam edeceğiz''  dedi.  

 

 

Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Adnan Korkmaz da duruşmada, bölge halkı lehine konuşan avukatların, her şeyi tüm çıplaklığıyla aktardığını belirterek,

"Umarım mahkeme heyeti şirketin lehine değil, halkın lehine, halkın sağlığı lehine karar verir." diye konuştu. Aynı bölgede daha önce yapılması planlanan taş ocağının 2008'de Danıştay kararıyla, geçen yıl da idare mahkemesi kararıyla iptal edildiğini söyleyen Korkmaz, "Bu halk yaşayarak bir şeyleri öğrenmek zorunda değil. Akıl var, mantık var, bilim var. Bugün belki o bölgeyle alakası yok ama Samsun’da aynı sorunu yaşayacaklar. Toz, bu tür maden ocaklarının bir sorunu" değerlendirmesini yaptı.

 

 

Kavak ilçesinin Köseli Köyü muhtarı Mehmet Çuğu, "Bugün görülen mahkemenin adaletine sığınarak, adaletin bizden taraf olacağına inanıyorum. Hepinize bu konuda desteklerinizden dolayı teşekkür ederim. Suyuma, ormanıma dokunma. Susuz hayat olmaz. Ormansız hayat olmaz" dedi. 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/01/samsun-un-kavak-ilcesi-koseli-mahallesi-sakinleri-tas-ocagina-karsi-hukuk-mucadelesini-surduruyor-5340.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/01/samsun-un-kavak-ilcesi-koseli-mahallesi-sakinleri-tas-ocagina-karsi-hukuk-mucadelesini-surduruyor-5340.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/01/samsun-un-kavak-ilcesi-koseli-mahallesi-sakinleri-tas-ocagina-karsi-hukuk-mucadelesini-surduruyor-2563-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/01/samsun-un-kavak-ilcesi-koseli-mahallesi-sakinleri-tas-ocagina-karsi-hukuk-mucadelesini-surduruyor-5340.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-un-kavak-ilcesi-koseli-mahallesi-sakinleri-tas-ocagina-karsi-hukuk-mucadelesini-surduruyor/10344/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jan 2025 12:42:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun Tabip Odası Başkanı Aydoğdu: 'Eziyet yönetmeliğini istemiyoruz'</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet Rebii Özdemir

 

(SAMSUN) - 'Eziyet yönetmeliğini istemiyoruz' diyerek üçüncü kez iş bırakan aile hekimleri seslerini duyurmaya çalışıyor. İş bırakma eyleminin dördüncü gününde Samsun'da hekimler basın açıklması yaptı. Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Sema Aydoğdu, "Gerçekçi yasal düzenlemeler çıkarılmalı, etkili şikâyet ve ceza mekanizmaları geliştirilerek işler hale getirilmelidir. Bizler bu eylemlerle meslek onurumuza sahip çıkarken sağlıkta çeteleşmeye imkân vermeyecek, adil, şeffaf, toplumcu bir sağlık sistemini ve halkımızın sağlık hakkını savunuyoruz" dedi.

 

 

Samsun Tabip Odası tarafından düzenlenen basın açıklamasıyla yeni Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'ne tepki gösterildi. Basın açıklamasına sağlık sendikları da destek verdi.

 

 

Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Sema Aydoğdu, açıklamasında şunları söyledi:

 

 

"Haklıyız kararlıyız, yarattığınız sorunlar çözülene kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bizler, emek ve meslek örgütlerimizin çağrısıyla, sağlık sisteminde yaşanan çöküşü protesto etmek, sesimizi hep birlikte yükseltmek, taleplerimizi haykırmak adına bugün ülkenin her bir köşesinde, meydanlarda bir araya gelmiş hekim, diş hekimi, hemşire, ebe, acil tıp teknisyeni, paramedik, teknisyen; yani sağlık emekçileriyiz. Her gün yüzbinlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, güvencesiz gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi saymakla bitmeyecek sorunlarla boğuşuyoruz. Tüm bu sorunların çözümü için görev alması gereken kamu otoritesini ise yanımızda değil her seferinde karşımızda buluyoruz.

 

 

Sağlık Bakanlığı, toplumun ve sağlık emekçilerinin sorunlarına çözüm üretmek için bizlerin görüş ve önerilerini dikkate almak yerine; yeni yönetmeliklerle, otoriter emek rejimini tam anlamıyla yerleşik hale getirerek bizleri yok saymaya, itirazlarımızı sindirmeye, iş bırakma eylemlerimizin etkisini görünmez kılmaya çalışıyor. Bakanlığın bu olumsuz tavrına karşı bugün tüm sağlık kurumlarında üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz! Ayrıca birinci basamakta çalışan hekimlerin, ebelerin, hemşirelerin ve tüm sağlık emekçilerin uzun süredir sürdürdüğü mücadeleyi de selamlıyor, iş bırakma eylemlerini tüm sağlık emek gücü olarak sahiplendiğimizi ifade ediyoruz.

 

 

Sesimizi duyan var mı? Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz, halkın sağlığını korumak ve geliştirmek istiyor musunuz? Hekimlerin, ebe, hemşire ve sağlık emekçilerinin sorunlarını çözmek istiyor musunuz? Bu çığlık tüm basamaklarda sağlık hizmeti üreten yüzbinlerce hastayı sağlığına kavuşturmak ve hasta olmalarını engellemek için çalışan sağlık emekçilerinin sesidir. Bunu duymak zorundasınız! Uzun yıllardır, çalışma şartlarımızın saydığımız gerekçelerle bilinçli ve programlı olarak kötüleştirilmesi meslek onurumuzu, toplum sağlığını ve hepimizin geleceğini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Tüm uyarılarımıza rağmen sözlerimiz görmezden gelinmeye devam edilmektedir. Gerçekçi yasal düzenlemeler çıkarılmalı, etkili şikâyet ve ceza mekanizmaları geliştirilerek işler hale getirilmelidir. Bizler bu eylemlerle meslek onurumuza sahip çıkarken sağlıkta çeteleşmeye imkân vermeyecek, adil, şeffaf, toplumcu bir sağlık sistemini ve halkımızın sağlık hakkını savunuyoruz."

 

 

Altun: Sağlık örgütlerinin görüşleri alınmalı

 

 

Genel Sağlık-İş Samsun Şube Başkanı Erhan Altun, "Bir Kasım'da yürürlüğe konan aile hekimliği, sözleşme ve ödemeyi yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair taleplerimizi iletmek için üçüncü kez iş bırakma eylemlerimizi sürdürüyoruz. Sağlık hizmetlerinden tasarruf olmaz düşüncesiyle taleplerimizi bir kez daha haykırmak için alanlardayız. Kamuoyuna bir kez daha seslenerek diyoruz ki öncelikle sağlık sisteminde yapılacak mevzuat değişiklikleri, sağlık emek ve meslek örgütlerinin görüşleri alınarak ortak akıllı hazırlanmalıdır. Toplum sağlığını önceleyen sağlık hizmetlerinde emek verenlerin hak kayıplarını önleyen değişiklikler olmalıdır. İnsanca yaşayabileceğimiz ve çalışabileceğimiz sağlık sistemi oluşturulmalıdır" ifadelerinde bulundu.

 

 

Kayabaş: Halkımızı tehlikeye karşı uyarmayı bir görev biliyoruz

 

 

Hekim-Birliği Sendikası Samsun Şube Başkanı Dr. Abdulcelil Kayabaş, "Sağlıkta dönüşüm sisteminin yarattığı sorunlar ve bu sorunların içerisinde ortaya çıkan vahim tablo nedeniyle hekimler ve sağlık çalışanları olarak halkımızı tehlikeye karşı uyarmayı bir görev biliyoruz. Sağlıkta dönüşüm sistemi performansa dayanan bir sistemdir. Peki nedir bu performans denilen şey? Performans bilim zamanda bakılması gereken pasta sayısını puan için artırmak demektir. Performans hastanın insan değil puan olarak görülmesi demektir. Performans hastayı dinleyememek anlayamamaktır. Performans milyonlarca liralık gereksiz sertlik demektir. Performans şiddet demektir, ölüm demektir. Performans malpraktis demektir. Mahkeme kapılarında sürünmek demektir. Performans, tükenmişlik sendromu demektir. Performans yeni doğan çeteleri demektir. Vicdansızlık demektir" diye konuştu.

 

 

Aydın: Liyakatsiz idareci görevlendirmesinden artık yorulduk

 

 

Hürriyetçi Sağlık-Sen Samsun Şube Başkanı Nermin Aydın, "Bildiğiniz üzere aile hekimliği mücadelemiz halen devam etmekte. Yaşanan bu sorunlar ikinci üçüncü basamakları da yakın zamanda hissedilecektir. Çözümlenmesi gereken birçok sorun varken üzerine eklenerek devam etmektedir. Liyakatsiz idareci görevlendirmesinden artık yorulduk. Mevzuat bilmeyen, dilekçe yazmayı dilekçe kanunu bilmeyen idareci mi olur? Halen daha evrak kayıt için verilen dilekçeler için paraf istiyorsunuz. Sağlık çalış kendi içinizde açık aşağı en yukarı çık aşağı bitirdiniz, oyuncak ettiniz. Bakanlıkta bizim adımıza karar verenler var ya, sağlık çalışanının giydiği formanın fiyatını dahi bilmiyor arkadaşlar" şeklinde konuştu.

 

 

Dilaver: Bahane değil artık çözüm üretilmeli

 

 

Kamu Diş Hekimleri Derneği Genel Başkanı Dr. Necat Dilaver, "İlgililere buradan bir kere daha sesleniyoruz. Meğerse cetveli diş hekimine bırakılmalı, vardiya, mesai kaydırma gibi hukuksuz uygulamalardan vazgeçilmeli. Diş hekimlerinin teşvik ödemelerinin bu enflasyon alanında sürekli düşmesi değil artması sağlanmalı. Özel hizmet tazminatları tüm sağlık çalışanlarının artırılmalı, açlıkla yoksulluk arasında gidip gelen emekli diş hekimi, tıp hekimi ve sağlık emekliliklerin maaşları artırılmalı. Kamuya daha fazla diş hekimi, adil sağlığı teknikleri ataması, yeni diş hekimiyle yeni diş ünit alımlarıyla yapılmalı. Bahane değil artık çözüm üretilmeli, hep beraber bir arada diyoruz, saygılar sunuyoruz" dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/01/samsun-tabip-odasi-baskani-aydogdu-adil-seffaf-ve-toplumcu-bir-saglik-sistemini-savunuyoruz-8428.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/01/samsun-tabip-odasi-baskani-aydogdu-adil-seffaf-ve-toplumcu-bir-saglik-sistemini-savunuyoruz-8428.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/01/samsun-tabip-odasi-baskani-aydogdu-adil-seffaf-ve-toplumcu-bir-saglik-sistemini-savunuyoruz-9396-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/01/samsun-tabip-odasi-baskani-aydogdu-adil-seffaf-ve-toplumcu-bir-saglik-sistemini-savunuyoruz-8428.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-tabip-odasi-baskani-aydogdu-adil-seffaf-ve-toplumcu-bir-saglik-sistemini-savunuyoruz/10318/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jan 2025 00:07:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi'nden "geçinemiyoruz" tepkisi</title>
			<description><![CDATA[Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi "geçinemiyoruz, vergide ve gelirde adalet istiyoruz" diyerek ekonomik duruma tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tez-Koop-İş Sendikası'nın yönetim kurulu ve üyeler İlkadım ilçesi Süleymaniye Geçidi'nde "geçinemiyoruz, vergide ve gelirde adalet istiyoruz" diyerek basın açıklaması yaptı.

Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi Başkanı Tarık Sayın, şunları söyledi:

"Tez-Koop-İş Sendikası olarak daha yüksek sesle haykırıyoruz: Market fişleri, ev kiraları, elektrik ve doğal gaz faturaları cebimizi yakarken ekonomik krizin faturasının asgari ücretliye kesilmesine izin vermeyeceğiz! Üstü kapalı cümlelerle emekçinin ücretinden tasarruf edilmesini salık verenlere karşı yüksek sesle haykırıyoruz: Sermayenin kârından, patronlara sağlanan vergi teşviklerinden tasarruf edin! Büyük servet zenginlerini vergilendirin! Bütçeyi işsizler emekliler, yoksul emekçiler, kadın ve çocuklar için kullanın! Resmi istatistik kurumu TÜİK, Kasım ayında yıllık enflasyonu yüzde 47 olarak açıkladı. Bu oran, işçinin, emekçinin, dar gelirlinin hayat gerçekliğinden son derece uzaktır! Resmi enflasyon oranlarının katbekat üstüne çıkan gerçek enflasyon, işçi ve emekçilerin en temel ihtiyaçlarını karşılamalarını imkânsız hale getiriyor. Uzun müzakere süreçleri ve büyük mücadelelerle imzalanan toplu iş sözleşmeleri, mevcut durumda etkinliğini hızla yitiriyor.

TÜİK'in enflasyon hesabının çarşıya uymadığını patronlar da biliyor. Bildikleri içindir ki ücretleri enflasyon hesabıyla artırmakta ısrar ediyorlar. Ücretlere resmi enflasyon oranında yapılan her zam, işçilerin alım gücünü düşürmeye hizmet ediyor. Resmi enflasyona endeksli ücretler, gerçek enflasyon karşısında eriyor; emekçinin cebindeki para, pul olmaya zaman bulamadan eriyor. Tez-Koop-İş Sendikası olarak, gıdadan kesip kirasını denkleştirmek, faturalarını geciktirip çocuğunun okul masraflarını karşılamak durumunda kalan emekçilerin sesi olmaya devam ediyoruz: İşçi ve emekçilerin yaşam maliyeti hesaplanmalı; ücret artışlarında yaşam maliyeti dikkate alınmalıdır! Tez-Koop-İş Sendikası olarak, resmi enflasyona endeksli ücret artışlarına karşı sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz: Bu ülkedeki her bir yurttaşın beslenmeye, barınmaya, giyinmeye ihtiyacı olduğu gibi tiyatroya gitmeye, çocuğunu müzikle ve sporla buluşturmaya, gönül rahatlığıyla tatil yapmaya hakkı vardır! Geçtiğimiz yıllarda ekonomik göstergelerdeki ciddi dalgalanmalar, Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolünün de etkinliğini yitirmesine neden oldu."

Haber: Mehmet Rebii Özdemir
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/tez-koop-is-sendikasi-samsun-subesinden-gecinemiyoruz-tepkisi-be874c41-771-6115.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/tez-koop-is-sendikasi-samsun-subesinden-gecinemiyoruz-tepkisi-be874c41-771-6115.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/tez-koop-is-sendikasi-samsun-subesinden-gecinemiyoruz-tepkisi-be874c41-771-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/tez-koop-is-sendikasi-samsun-subesinden-gecinemiyoruz-tepkisi-be874c41-771-6115.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/tez-koop-is-sendikasi-samsun-subesi-nden-gecinemiyoruz-tepkisi/9600/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 14:25:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TKP Samsun, halkı uyuşturucuyla mücadeleye çağırdı: Asıl mutluluk zehirlerde değil yurtseverliktedir</title>
			<description><![CDATA[TKP Samsun İl Örgütü, uyuşturucu bağımlılığına karşı eylem yaptı. Samsun İl Örgütü Başkanı Tolga Kaan Ateşli, "Uyuşturucu, çocuklarımızı zehirlemeye, gençlerimizin canını almaya devam ediyor. Her gün aralarına bir yenisinin daha eklendiği uyuşturucu türleri, neredeyse ortaokullara kadar girmiş durumda" uyarısında bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyeleri, Atakum Cumhuriyet Mahallesi'nde uyuşturucu bağımlılığına karşı "Uyuşturucuya Karşı Yaşamın Dozunu Yükselt" kampanyası kapsamında Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamsını okuyan TKP Samsun İl Örgütü Başkanı Tolga Kaan Ateşli şunları söyledi:

"Uyuşturucu, çocuklarımızı zehirlemeye, gençlerimizin canını almaya devam ediyor. Yayınlanan raporlar, Samsun için tehdidin ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Her gün aralarına bir yenisinin daha eklendiği uyuşturucu türleri, neredeyse ortaokullara kadar girmiş durumda. Mahalleler, semtler, uyuşturucu çeteleri arasında paylaşılıyor, yer yer bu çetelerin savaşlarına tanık oluyoruz. İşsiz bırakılan, gelecekten umudunu kesen gençler mafya ağalarının, torbacı çetelerin tuzağına düşüyor. Emek cehennemine çevrilen ülkemizden umudunu kesen yoksul emekçiler de sistemli bir şekilde bu çukura itiliyor. Hayatı boyunca bir birikim sahibi olamayacağı, rahat yaşayamayacağı gibi haklı endişelerle günde 10 saat, 12 saat çalışan emekçiler, kurtuluşu bu zehirlerde aramaya başlıyor. Bunlarla beraber şehrimizde, uyuşturucu kullanımına bağlı suçlarda ciddi bir artış var. Sokaklarımız, mahallelerimiz güvenliğini kaybediyor, bizler için yaşanılamaz bir hale geliyor. Her gün bir öncekinden daha dehşetli haberler okuyoruz. Bugün komşularımızın, sevdiklerimizin başına gelen yarın bizim de başımıza gelebilir. Bir gün bu haberlerde adı geçen mağdurlardan biri olmamız an meselesi."

"İşçilere gençlere sesleniyoruz, aklınızı, bedeninizi zehirlemeyin"

Uyuşturucu, emperyalist devletler ve işbirlikçileri için işçi sınıfını uyutmanın, ses çıkaramaz hale getirmenin bir aracıdır. Sermaye iktidarları, karşılarında düşünemeyen, hayatla ve toplumla bağlarını koparmış, gerçeklikten yalıtılmış kitleler istemektedir. Böylesi uyuşmuş yığınların, iktidarların zorbalıklarına, sömürücü saldırılarına karşı koyamayacağının, köleleşeceğinin farkındadırlar. Bu bataklığa sürüklenen işçilere gençlere sesleniyoruz. Aklınızı, bedeninizi zehirlemeyin. Bağımlılık özgürlük değildir. Özgürlük istiyorsanız yaşamınıza sahip çıkın, birbirinizin koluna girin. Birlik olursak bu kötü günleri aşacağımıza emin olun. Ülkenize, ülkenizin geleceğine sahip çıkın. Asıl mutluluk zehirlerde değil yurtseverliktedir. Sokak köşelerinde, umumi tuvaletlerde titreyerek ölmeyi değil, yurdunuz için mücadeleyi seçin."

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/tkp-samsun-halki-uyusturucuyla-mucadeleye-cagirdi-5790.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/tkp-samsun-halki-uyusturucuyla-mucadeleye-cagirdi-5790.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/tkp-samsun-halki-uyusturucuyla-mucadeleye-cagirdi-5790-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/tkp-samsun-halki-uyusturucuyla-mucadeleye-cagirdi-5790.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/tkp-samsun-halki-uyusturucuyla-mucadeleye-cagirdi/8804/</link>
			<pubDate>Mon, 25 Nov 2024 01:27:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Samsun'da: "Artık Kıbrıs'ta federasyon meselesi kapanmıştır"</title>
			<description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bir dizi etkinliğe katılmak ve konuşma yapmak için Samsun'a geldi. Tatar, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti toprağıyla, deniz yetki alanlarıyla, hava sahasıyla artık tüm Türk dünyasına çok şeyler katabilecek bir potansiyele sahiptir. Tabii ki biz Kıbrıs Türklerinin vatanıdır, toprağıdır, özgürlüğüdür, bağımsızlığıdır, onurudur ve millete yakışır bir şekilde oradaki varlığımızı sürdürmek elbette bizlere düşen hepimizin vatan görevlidir" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Samsun'da Kıbrıs gazisi Musa Sarı'nın cenazesine katıldı. Ardından Valilik ziyareti, belediye ziyareti gerçekleştirdi. Tatar, Samsun Valiliği'nde düzenlediği basın toplantısında, şunları söyledi:

"Samsun'un genelinde hepimiz için fevkalade Türkiye Cumhuriyeti'nin kadim bir şehri, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün İstiklal ve Kurtuluş Savaşları öncesinde Bandırma Vapuruyla üç günlük yolculuğuyla Samsun'a çıkması burada istiklal savaşı için yaptığı hazırlıklar ve ondan sonraki süreçte Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte tabi ki istiklal ve istikbalimiz için, mücadelemiz için, bağımsızlığımız için, hürriyetimiz için tüm kalbiyle ana vatanda, Türkiye'de, Anadolu'daki gelişmeleri yakından o zamanın iletişim sıkıntılarına rağmen her türlü duygusallığıyla buradaki gelişimleri takip eden Kıbrıs Türk halkı o zaman İngiliz sömürge yönetimi döneminde kendi istikbali ve istikbali için milletinin onuru için şehitler vermiş, bedeller ödemiş, göçler yaşamış ama hep direnmiş, hiç yıkılmamış, hiç pes etmemiş. Her zaman ana vatana Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı Devleti'nin devamı, 1878'de Osmanlı Devleti'nin Ruslardan ayrılmasından sonraki süreçte hep Türkiye'nin istikbali ve istiklali için duasını etmiş, her türlü fedakarlığı yapmıştır.

"Artık Kıbrıs'ta federasyon meselesi kapanmıştır"

Şimdi bugün baktığımızda Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümündeyiz. Büyük bir coşkuyla 50. yıl dönümü kutladık. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifadesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti'nin göz bebeği şeklinde ifadesi ve zaten hepinizin de bildiği gibi gelişmelere bakıldığında artık Kıbrıs'a yeni bir siyaset izlenmektedir. Benim 4 yılı tamamladığım Cumhurbaşkanlığımda Türkiye'nin desteğiyle sunduğumuz yeni siyasetimiz. Artık Kıbrıs'ta federasyon meselesi kapanmıştır. Yani Kıbrıs'la Rumlarla bir ortaklık cumhuriyeti artık hiçbir anlamı kalmamıştır. Bütün fırsatlar yitirilmiştir, tüketilmiştir. 

"Sabah kalktığınızda Torosları görürsünüz"

İki devletli çözüm de kuzeyinde yani adanın kuzeyindeki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kıbrıs Türklerinin kendi devleti ve bağımsızlığının, özgürlüğünün, hürriyetinin bir sembolü olarak oradaki Kıbrıs Türk halkının özden gelen yani uluslararası anlaşmalarına kaynaklanan ve oradaki 500 yıllık tarihiyle, geçmişiyle, verdiği mücadeleleriyle ayrı bir halk olarak kendi geleceğini tayin etme hakkıyla Kıbrıs Türk halkı artık bu yolu kendi devletiyle yürüyebileceğini ve Doğu Akdeniz'deki jeopolitik, jeostratejik güvenlik meselelerine ve gelişmelerine baktığımızda artık zaten bunun böyle olması gerektiğini göstermiştir. Türkiye'den o kadar yakın ki sabah kalktığınızda Torosları görürsünüz, Türkiye'den baktığınızda Beşparmakları görürsünüz. Adeta bir Türk yeri olarak ve artık bütün askeri ve enerji boyutuyla ekonomik süreçlere baktığımızda, biz hep işte ana vatan Türkiye Cumhuriyeti, yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve mavi vatan ki o bölgelerdeki Akdeniz'deki hakkımıza baktığımızda hem Türkiye Cumhuriyeti'nin 2 bin kilometrelik İskenderun'dan Ege Adası'na kadar sahil şeridiyle ki o bölgede Akdeniz'de en uzun sahil şeridi Türkiye Cumhuriyeti'nindir.

"Türk dünyasına çok şeyler katabilecek bir potansiyele sahiptir"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti toprağıyla, deniz yetki alanlarıyla, hava sahasıyla artık tüm Türk dünyasına çok şeyler katabilecek bir potansiyele sahiptir. Bugün Orta Asya'da, Azerbaycan'dan, Kafkasya'dan, Anadolu'ya ama Akdeniz'e açılan bir pencereyle Kuzey Kıbrıs Türk Hükümeti bir serhat vatandır. Oradaki hakkımızın, hukukumuzun teminatıdır, bekçisidir. Ve tabii ki biz Kıbrıs Türklerinin vatanıdır, toprağıdır, özgürlüğüdür, bağımsızlığıdır, onurudur ve millete yakışır bir şekilde oradaki varlığımızı sürdürmek elbette bizlere düşen hepimizin vatan görevlidir."

Haber: Mehmet Rebii Özdemir
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-samsun-da-artik-kibris-ta-federasyon-meselesi-kapanmistir-9127.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-samsun-da-artik-kibris-ta-federasyon-meselesi-kapanmistir-9127.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-samsun-da-artik-kibris-ta-federasyon-meselesi-kapanmistir-9127-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-samsun-da-artik-kibris-ta-federasyon-meselesi-kapanmistir-9127.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-samsun-da-artik-kibris-ta-federasyon-meselesi-kapanmistir/8268/</link>
			<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 16:45:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ahmet Taner Kışlalı Samsun'da anıldı</title>
			<description><![CDATA[CHP Samsun il örgütü, bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'yı katledilişinin 25'inci yılında andı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anmaya eski CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, CHP Parti Meclisi üyesi Nazan Yurttan Güneysu ve birçok partili katıldı. 

Anma programında CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ şunları söyledi:

“Ahmet Taner Kışlalı’yı katledilişinin 25. yılında saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz. Tam 25 yıl önce bugün Atatürkçü, siyaset bilimci, gazeteci, politikacı Ahmet Taner Kışlalı bombalı bir suikastle katledilmiştir. Tıpkı kendisinden önce katledilen aydınlarımız Turan Dursun, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Çetin Emeç gibi. Kışlalı’nın katledildiği gün aynı zamanda 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü olması da katliamın aynı zamanda özgür basına verilmiş bir mesaj alma niteliğini de akıllara getirmektedir. Bir kişi hakkında ideolojik ya da dini tercihleri nedeniyle verilen ölüm kararları ve sonrasında işlenen cinayetlerin failleri bir kişiden ibaret olmaz. Katliamlara cinayetlere giden süreçte kışkırtmalar, hedef gösteren eylemler ve söylemlerle örgütlü bir yapı vardır. Kışlalı'nın suikast kurban gitmesinden sadece bir gün önce Akit Gazetesi'nin manşetten Kışlalı'nın üzerinde çarpı işareti olan bir fotoğrafını yayımlamış olması, bombayı koyan değilse de azmettirenin kimler olduğunu bize açıkça göstermektedir.

"Fikirleriyle yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor"

Tüm yaşamını Atatürk devrim ve ilkelerine; çağdaşlaşma ile aydınlanma mücadelesine adayan, namuslu bir bilim insanı, yurtsever bir aydın olan Ahmet Taner Kışlalı'yı katledilişinin 25.yılında saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz. Kışlalı, Türkiye’nin içine sürüklendiği karanlığı önceden görerek yaşamının son gününe kadar laik ve demokratik cumhuriyet değerlerine bağlı, gericiliğe karşı ödünsüz bir duruş sergilemiştir. Laik ve aydınlık bir Türkiye idealinin savunucusu olmuş, karanlık zihniyetler tarafından açıkça hedef gösterilse bile bu yolda doğru bildiklerinden ödün vermemiştir. Onsuz geçen 25 yılın sonunda ülkemizin içine sürüklendiği karanlık tablo onu bir kez daha haklı çıkarmıştır. Kışlalı, bugün aramızda olmasa da yazıları, eserleri ve yetiştirdiği öğrencileriyle, savunduğu fikirleriyle yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. 1995 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’ndeki bir köşe yazısından umutsuzluğa kapılanlara şöyle sesleniyor: 'Herkesin kendi koşulları içinde yapabileceği o kadar çok şey var ki… Kiminin parası, kiminin enerjisi, kiminin bilgisi, kiminin becerisi, kiminin zamanı var. Yeter ki bunlar bir araya gelebilsin! Karanlıktan yakınacağına bir mum yak!' diyor Kışlalı.

"Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerini ve devrimlerini asla yok edemeyeceklerdir"

Eski CHP İzmir Milletvekili Musa Çam ise şunları söyledi:

“Bugün 21 Ekim, 25 yıl önce, çok değerli abimiz, hocamız, İzmir milletvekilimiz Ahmet Taner Kışlalı’nın aramızdan ayrılışının 25'inci yılı. Bugün onu Samsun’da sizlerle birlikte anmak, hatırlamak, onunla ilgili cümleleri kurmak, benim için çok özel bir anlamı var. Kendisini 1974 yılında parti okulunda tanıdım. Ölünceye kadar da ilişkilerimiz her zaman çok iyi bir şekilde sürdü. 1977 yılında İzmir milletvekili seçildi. Seçimden sonra kurulan Ecevit hükümetinde kültür bakanı olarak görev aldı. Uzun yıllar partimize büyük emekler verdi, büyük çabalar gösterdi. 21 Ekim 1999 yılında da hainler tarafından kurulan pusuyla da öldürüldü. Ahmet Taner Kışlalı ilk öldürülen devrim şehidi değil. Kubilay’dan beri bu ülkede ilericiler, yurtseverler, cumhuriyetçiler, Atatürkçüler katlediliyor. Bahriye Üçok’lar, Çetin Emeç’ler, Uğur Mumcu’lar, Turan Dursun’lar hepsi bizim önderlerimiz, ama bu ülkede katledildiler. Kemal Türkler bu ülkede katledildiler.  Bizim için Ahmet Taner Kışlalı’da diğer devrim şehitleri gibi çok kıymetli ve çok özel bir insandır. Bugün burada onu hep birlikte anıyoruz. Saygıyla selamlıyoruz. Şunu bilmeleri gerekir. İstedikleri kadar öldürsünler, hazırız canımızı vermeye ama bu ülkede cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerini ve devrimlerini asla yok edemeyeceklerdir."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/ahmet-taner-kislali-samsun-da-anildi-3513.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/ahmet-taner-kislali-samsun-da-anildi-3513.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/ahmet-taner-kislali-samsun-da-anildi-3513-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/ahmet-taner-kislali-samsun-da-anildi-3513.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ahmet-taner-kislali-samsun-da-anildi/7665/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Oct 2024 19:55:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>DİSK Emekli-Sen Genel Başkanı Yavuz: "Kamusal hizmetlere erişimimiz engelleniyor"</title>
			<description><![CDATA[DİSK'e bağlı Emekli-Sen Genel başkanı Cengiz Yavuz Samsun'un İlkadım ilçesinde Gazi Müzesi önünde basın açıklaması düzenledi. Yavuz konuşmasında "AKP iktidarı her geçen gün bizi biraz daha batağa sürüklemeye devam ediyor" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DİSK Emekli-Sen MYK üyeleri, Genel Merkez MYK üyesi olan ve kısa bir süre öncesi vefat eden Erdoğan Tekeoğlu'nu Kalkanca Mezarlığı'nda kabri başında andıktan sonra Samsun'un İlkadım ilçesinde basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasına DİSK'e bağlı Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, Genel Sekreter Fikri Kalender, Genel Mali Sekreter Gülfer Akyürek, ve DİSK üyeleri katıldı.

Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz yaptığı açıklamada emeklilerin durumuna dikkati çekerek şöyle konuştu: 

"Defalarca burada sesimizi yükseltmeye gayret gösterdik. Sesimizi duyurmaya gayret gösterdik. Ancak ne var ki hala özgürce, umutla türkülerimizi söyleyemedik bu meydanlarda. Her geldiğimizde acaba bu sefer özgürce, insanca yaşayacağımız komşuları yakalayarak alana çıkabilecek miyiz diye baktık. Maalesef 25 yıldır AKP iktidarı her geçen gün bizi biraz daha batağa sürüklemeye devam ediyor. Neler yaşıyoruz? Asgari ücret Açlık sınırının çok altında kaldı. Emekli ücretleri, asgari ücretin de yarısı oranında belirlendi. Bu sadece ekonomik sıkıntılarımız. Ya sosyal sıkıntılarımız değerli dostlar ya tecavüze uğrayan iki yaşındaki bebeklerimiz, ya katledilen çocuklarımız, kızlarımız, oğlanlarımız, kadınlarımız, Ya mecliste sokakta yaşayan dostlarımızın katledilmesiyle ilgili çıkan yasalar, ya çevreyi katleden bu iktidar sadece ekonomik değil, sosyal bir çöküşün de başlangıcı oldu maalesef bugün gördüğünüz iktidarda. 

"Kamusal hizmetlere erişimimiz engelleniyor"

İktidarın toplumdaki ayrımcılığa bir yenisini yaş ayrımcılığını da eklediğini söyleyen Yavuz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de yaşlılar ve emekliler hayatın olağan akışı içerisinde edindikleri deneyimleri yurttaş olma bilinciyle geçirdikleri yılların hayata ve kendilerine kattıklarını paylaşacakları mutlu ve refah içinde yaşayacakları günlerin maalesef çok uzağında. Bunun yerine mücadele ederek, verilen haklarımızı geri isteyerek geçiyor günlerimiz. Ve herhalde yaşlıların ve emeklilerin her gün sokaklara dökülüp, haklarını yüksek sesle haykırmak zorunda kaldığı tek ülke Türkiye. Bizlere yönelik sosyal politikaların yetersizliği nedeniyle ekonomik olarak güçsüzleşiyor, sosyal yaşamın dışına itiliyoruz. Ulaşım ve sağlık hizmetleri başta olmak üzere kamusal hizmetlere erişimimiz engelleniyor. 

"Emekli aylıklarının sistematik olarak düşürülmesi yaşlı yoksulluğunun artışındaki en büyük etkendir"

Bugün dünya genelinde yaşlı insanlar için gelir korumasında bölgesel farklılıklar dikkat çekmeye devam ediyor. OECD ülkelerinin yarısından fazlası, emeklileri enflasyonun etkilerinden tümüyle korurken, Türkiye'de memur emeklileri resmi enflasyonun dahi altında zam alırken kök aylığı belirli bir seviyenin altında olan işçi emeklileri her zam döneminde sıfır zamma mahkum edilen emekliler ve hak sahipleri yaşlılar açlık, yoksulluk ve sefalet üçgenine hapse ediliyor. Türkiye'de 2019 yılında yüzde 14,2 olan yaşlı nüfus yoksulluk oranının 2023 yılında yüzde 21,7'ye kadar tırmandığı TÜİK verilerinde görülüyor. Dahası 65 yaş üstü kadınlarda yoksulluk oranı 2021'de yüzde 12,6 iken 2023 yılında yüzde 22,4 seviyesine yükseldiği yine TÜİK verilerinden anlaşılmaktadır. Bir kez daha vurguluyorum. Emekli aylıklarının sistematik olarak düşürülmesi yaşlı yoksulluğunun artışındaki en büyük etkendir." 

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/disk-emekli-sen-genel-baskani-yavuz-kamusal-hizmetlere-erisimimiz-engelleniyor-859.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/disk-emekli-sen-genel-baskani-yavuz-kamusal-hizmetlere-erisimimiz-engelleniyor-859.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/disk-emekli-sen-genel-baskani-yavuz-kamusal-hizmetlere-erisimimiz-engelleniyor-859-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/disk-emekli-sen-genel-baskani-yavuz-kamusal-hizmetlere-erisimimiz-engelleniyor-859.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/disk-emekli-sen-genel-baskani-yavuz-kamusal-hizmetlere-erisimimiz-engelleniyor/7429/</link>
			<pubDate>Sun, 13 Oct 2024 21:37:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>KESK Samsun Kadın Meclisi: "Suçlular uyduruk aflarla yeniden sokağa salınıyor"</title>
			<description><![CDATA[KESK Samsun Kadın Meclisi Eğitim-Sen Samsun Şubesi, kadın cinayetlerine, taciz ve tecavüzlere karşı tepki açıklaması yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[KESK Samsun Şubeler Platformu Kadın Meclisi İstanbul'da öldürülen İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil ile birlikte kadınların son süreçte karşı karşıya kaldığı tacizlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. KESK Samsun Şubeler Platformu Kadın Meclisi basın açıklamasını yapan SES Samsun Şubesi Kadın Sekreteri Yasemin İğci "Cinayet mahalli olan bu ülkede güvende değiliz" dedi.

İğci açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 

"4 Ekim'de bu ülkenin karşılaştığı en korkunç günlerden biri daha yaşandı. İki kadın göz göre göre vahşice katledildi. Daha 19 yaşındaki Ayşegül Halil ve İkbal Uzuner sosyal medyasından açıkça katliam çağrısı yapan suç kayıtlarına rağmen herhangi bir kovuşturma yapılmayan, yargılanmayan katil Semih Çelik tarafından katledildi. Başka bir kadın sokakta yürürken iki erkek tarafından taciz edildi. Dakikalarca süren tarihinde saldırganlar önce gözaltına alınıp sonra serbest bırakıldı. Daha sonra sosyal medya baskısı ile tekrar gözaltına alınan saldırganlar ses çıkarılmamış olsaydı bugün sokakta aramızda dolaşmaya devam edecekti. Nedense adalet tecelli etmek için tepkilere göre hareket ediliyor. Bu yıl boyunca neredeyse her gün bir kadın arkadaşımız erkekler tarafından katledildi.

"AKP ve MHP iktidarına karşı sokakları terk etmeyeceğiz"

"Biz biliyoruz ki bu cinayetlerin sorumluları 6284 sayılı kadına karşı şiddetle mücadele yasasına saldıranlar, İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuz çıkanlar, kadınlara karşı şiddeti kadınların çözmesi gereken bir sorun olarak gören, iktidardan muhalefete kadınların eşitlik mücadelesini gözlerini kapatanlardır. Ama bizler yaşadığımız tüm acılara ve size rağmen bizi hayattan koparmaya çalıştığınız politikalarınıza karşı direnmeye, kadın cinayetlerinin politik olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. Katilleri, tecavüzcüleri, tacizcileri koruyan, aklayan ve cezasızlık politikalarıyla öldüren AKP, MHP iktidarına karşı sokakları asla terk etmeyeceğiz."  
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/kesk-samsun-kadin-meclisi-suclular-uyduruk-aflarla-yeniden-sokaga-saliniyor-66ff16f0-bcc-7320.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/kesk-samsun-kadin-meclisi-suclular-uyduruk-aflarla-yeniden-sokaga-saliniyor-66ff16f0-bcc-7320.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/kesk-samsun-kadin-meclisi-suclular-uyduruk-aflarla-yeniden-sokaga-saliniyor-66ff16f0-bcc-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/kesk-samsun-kadin-meclisi-suclular-uyduruk-aflarla-yeniden-sokaga-saliniyor-66ff16f0-bcc-7320.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/kesk-samsun-kadin-meclisi-suclular-uyduruk-aflarla-yeniden-sokaga-saliniyor/7283/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Oct 2024 01:32:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun Kadın Dayanışması'ndan kadın cinayetleri ve tecavüzlere tepki yürüyüşü</title>
			<description><![CDATA[Kadın cinayetleri, tacizler ve tecavüzlere karşı tüm ülkede olduğu gibi Samsun'da da kadınlar eylemdeydi...  Samsun Kadın Dayanışması üyeleri ve yüzlerce kadın Şehir Kulübü önünde bir araya geldi, sloganlar eşliğinde yürüyüp tepkilerini dile getirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul'da İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil'in öldürmesinden sonra ülke geneline yayılan protesto eylemlerinden biri de Samsun'da yapıldı. Samsun Kadın Dayanışması üyeleri ve yüzlerce kadın kent merkezinde bir araya geldi. Kadınlar katliamlara dikkat çekerek "AKP, MHP ve artıkları cinayetin suç ortağıdır" açıklaması yaptı.

Samsun Kadın Dayanışması adına ilk açıklamayı yapan Ayten Kutlu, şunları söyledi: 

"Kadınlar bu topraklarda her gün ya öldürülüyor ya da tacize tecavüze uğruyoruz. Katledilen, şiddete uğrayan her kadının sorumlusu iktidara geldiği günden beri kadın düşmanı politikalarıyla hayatımızı kuşatmaya çalışan AKP'dir. Failleri cezasızlık politikalarıyla ödüllendirip cesaretlendiren erkek adaletin ellerinde kadınların kanı var. Her yer suç mahalli.

Öfkeliyiz, artık yeter. Yaşamak istiyoruz. İstanbul'da yarım saat arayla bir erkek iki kadını katlederken devlet önleyici ve caydırıcı hiçbir adım atmamaktadır. Şiddetten korunmak isteyen, kadınların isyanını görmeyen kolluk güçleri, kadınların şiddet karşıtı her eyleminde engelleyebilmek için kadınlardan da önce alanlarda olmaktadırlar. Devlet yargısıyla, kolluğuyla, şiddet ve mağdurlarının beyanlarına göre değil, sosyal medya tepkilerine göre adaleti sağlamaktadır. Şiddet gören kadınlar sesini duyurmak için karakollara değil, sosyal medyaya başvurmaktadır. Karakollardan faillerin elini kolunu sallayarak çıktığını, çıktığı gibi kadınları katletmeye devam ettiklerini biliyoruz, görüyoruz. Cezasızlık politikalarının kadınları yaşamdan kopardığını her gün görmekteyiz, yaşamaktayız. İktidarın cezasızlık politikaları failleri cesaretlendirmektedir." 

"Devlet kadınların öldürüldüğü bir ülkede erkek şiddetini önlemelidir"

Samsun Kadın Dayanışması adına Betül Aksu ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: 

"Sokakları kadınlar için güvencesiz ve tedirgin hale getirmeye çalıştığınızı biliyoruz. O saatte dışarıda ne yapıyordu? Sözlerini güçlendirmek için, 'Aile Birliği', politikalarınızı güçlendirmek için bizleri dört duvara mahkûm etmek istediğinizi biliyoruz. Kadınların kahkahasına, kaç çocuk yapacağına, hangi saatte, hangi sokakta olacağına karar vermeye çalışan cinsiyetçi diliniz erkek şiddetini cesaretlendiriyor. Kadınları makul ailenin makul ferdi haline getirmek istiyorsunuz. Kadın düşmanı politikalarınıza itirazımız var. Kadınların nasıl doğuracağı, doğurup doğurmayacağını denetlemek bu devletin görevi değildir. Sağlık Bakanlığı'nın yapmış olduğu 'doğal olan normal doğum" temalı toplantı ise kadınların bedeni üzerindeki tahakkümü yeniden üretmektedir. Devlet kadın bedeni üzerinden ellerini çekmeli, kadınların öldürüldüğü bir ülkede erkek şiddetini önlemelidir. Hukuken Erdoğan'ın İstanbul Sözleşmesi'nden Türkiye'nin ayrıldığına ilişkin beyanı bir anlam ifade etmese de toplum nezdinde bu çıkış erkek şiddeti önündeki barajı yıkan ve o günden bu yana hızla ve katlanarak artan kadın cinayetlerinin politik olduğunun en önemli kanıtıdır."

HABER: MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/samsun-kadin-dayanismasi-ndan-kadin-cinayetleri-ve-tecavuzlere-tepki-yuruyusu-1448.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/samsun-kadin-dayanismasi-ndan-kadin-cinayetleri-ve-tecavuzlere-tepki-yuruyusu-1448.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/samsun-kadin-dayanismasi-ndan-kadin-cinayetleri-ve-tecavuzlere-tepki-yuruyusu-1448-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/10/samsun-kadin-dayanismasi-ndan-kadin-cinayetleri-ve-tecavuzlere-tepki-yuruyusu-1448.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-kadin-dayanismasi-ndan-kadin-cinayetleri-ve-tecavuzlere-tepki-yuruyusu/7282/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Oct 2024 01:30:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Samsun Atakum'da 1. Fındık Festivali şölen havasındaydı</title>
			<description><![CDATA[Atakum Belediyesi ile Özören, Karakavuk, Yeşiltepe, Kurugökçe, Kabadüz, Aksu, Erkli, Fındıklı, Elmaçukuru, Kasnakçımermer, Akalan ve Şenyurt köyleri katkılarıyla, Özören mahallesi meydanında, 1. Fındık Festivali düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA['Birlikte üretiyoruz, birlikte yönetiyoruz' sloganıyla Samsun'da 1. Fındık Festivali düzenlendi. Festival programında halk oyunları, kemençe gösterileri, konser, kemençelerle otçu yürüyüşü, aşıklar atışması, kadın el emeği pazarı, çocuklar için atölyeler gibi bir dizi etkinlik yapıldı.   

Programa Atakum Belediye başkanı Serhat Türkel ile beraberinde başkan yardımcıları, köy muhtarları, dernek yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.



"Fındığında değerinin gerçek değerde olmasını arzu ediyoruz"

Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, şunları söyledi:

"Ovalarımızdan birisi güzide mahallemiz Özören'de 1. Fındık Festivalimize hepiniz hoş geldiniz. Bugün karşınızda birincisini düzenlediğimiz festivalde bir aradayız. Tüm paydaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Tabii ki etkinlik bizler düzenleyeceğiz. Festival tadında sizler için organizasyonu maksimumda güzel yapacağız ama sizler olmazsanız hiçbir şeyin anlamı yok. Fındık Festivali dedik.

Fındık Festivali'nde Karadeniz horonlarımız çalarken herkes oynarken fındığında değerinin gerçek değerde olmasını arzu ediyoruz. Devlet yöneticilerimizden fındık emekçilerimizin emeğinin yerde kalmamasını ve haklarını maksimumda savunmalarını rica ediyoruz. Emekçilerin emeği, alın teri tarlada kalmasın. Emeğe dönüşsün ve bu festivaller gerçekten doya doya, coşkuyla kutlansın."

HABER: MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/samsun-atakum-da-1-findik-festivali-yapildi-848.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/samsun-atakum-da-1-findik-festivali-yapildi-848.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/samsun-atakum-da-1-findik-festivali-yapildi-848-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/samsun-atakum-da-1-findik-festivali-yapildi-848.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/samsun-atakum-da-1-findik-festivali-solen-havasindaydi/7093/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Sep 2024 23:04:55 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>