<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>İzmir Haberleri</title>
         <link>https://www.karsisav.com/yerel-haberler/izmir-haberleri/</link>
         <description>İzmir Haberleri</description><item>
			<title>Sasalı'da çiftçiler artan maliyetlerden dert yandı</title>
			<description><![CDATA[İzmir’in Çiğli ilçesine bağlı Sasalı’da üretim yapan çiftçiler, artan mazot, gübre ve tarımsal girdi maliyetleri nedeniyle üretimin giderek zorlaştığını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Sasalı’da tarlasında üretim yapan çiftçileri ziyaret ederek yaşadıkları sorunları dinledi. Çiftçiler, özellikle mazot ve gübre fiyatlarındaki artışın üretimi sürdürülemez hale getirdiğini belirtti.

“Destek traktörümün üç depo mazotuna bile yetmiyor”

Buğday ve ayçiçeği eken bir çiftçi, devlet tarafından verilen desteklerin yetersiz kaldığını söyledi.

Çiftçi, “Devletin verdiği destek traktörümün üç depo mazotuna bile yetmiyor. Yatlara neredeyse yarı fiyatına verilen mazot neden bize de verilmiyor?” diyerek tepkisini dile getirdi.

Üreticiler, tarımda kullanılan mazot, gübre, tohum ve diğer girdilerdeki artışın maliyetleri katladığını, buna karşılık ürün gelirlerinin aynı oranda yükselmediğini ifade etti.

“Ürünü kaldırmak için cebimizden para koyuyoruz”

Sasalı’da üretim yapan bir başka çiftçi ise sezon sonunda kâr edemediklerini, kimi zaman zarar ettiklerini söyledi.

Çiftçi, “Ektiğimiz ürün maliyetleri bile karşılamıyor. Ürünümüzü kaldırmak için cebimizden para koyuyoruz” dedi.

Geçmiş yıllarda sağlanan desteklerle üretimi sürdürebildiklerini belirten çiftçi, bugün gelinen noktada verilen desteklerin üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını vurguladı.

Tanal: Çiftçinin sesi olacağım

Ziyarette çiftçilerin kullandığı traktöre de binen CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Tanal, Sasalılı çiftçilerin taleplerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme getireceğini belirterek, çiftçinin sesi olacağını söyledi.

Acil tarım politikası çağrısı

Sasalılı üreticiler, artan girdi maliyetleri ve yetersiz destekler nedeniyle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti.

Çiftçiler, üretimin devam edebilmesi için mazot, gübre ve diğer temel girdilerde daha güçlü destek sağlanmasını, üreticiyi koruyacak acil ve etkili tarım politikalarının hayata geçirilmesini istedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/sasali-da-ciftciler-artan-maliyetlerden-dert-yandi-1315.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/sasali-da-ciftciler-artan-maliyetlerden-dert-yandi-1315.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/sasali-da-ciftciler-artan-maliyetlerden-dert-yandi-1315-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/sasali-da-ciftciler-artan-maliyetlerden-dert-yandi-1315.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/sasali-da-ciftciler-artan-maliyetlerden-dert-yandi/35419/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 01:42:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Buca Metrosu açıklaması</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapımı süren Buca Metrosu’nda çalışmaların durduğu yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Belediyeden yapılan açıklamada, ekonomik koşullara, kamu finansmanı alanında yaşanan daralmalara ve engellere rağmen Buca Metrosu yatırımının kararlılıkla sürdürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, proje sahasında başta güvenlik çalışmaları olmak üzere faaliyetlerin devam ettiği vurgulanarak, “İşin durduğu yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” denildi.

“TBM ve istasyon çalışmalarımız sürüyor”

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca Metrosu projesinde tünel açma makineleri ve istasyon inşaatlarına yönelik şantiyelerde çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Açıklamada, “Buca Metrosu projesinde bugün itibarıyla tünel açma makinelerimiz ve istasyon inşaatlarına yönelik şantiyelerdeki çalışmalarımız sürdürülmektedir” ifadelerine yer verildi.

Kredi görüşmeleri devam ediyor

Projenin finansman sürecine ilişkin de bilgi verilen açıklamada, uluslararası finans kuruluşlarıyla yürütülen kredi ilişkilerinin teknik ve mali kriterlere bağlı, çok taraflı ve hassas süreçler olduğu belirtildi.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile kullanılan kredi diliminin serbest bırakılmasına yönelik görüşmelerin devam ettiği aktarıldı.

Ayrıca projenin devamını sağlayacak krediler için gerekli kredi anlaşmalarının belediye tarafından yapıldığı, ancak bu anlaşmaların Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından onaylanmasının beklendiği ifade edildi.

Belediye, kredi taleplerinin bugüne kadar karşılıksız kaldığını da açıkladı.

“Büyük yatırımlar merkezi idarenin iş birliğiyle sürdürülebilir”

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetimlerin yürüttüğü büyük ölçekli yatırımların sürdürülebilirliğinin yalnızca belediyelerin çabasıyla mümkün olmadığını belirtti.

Açıklamada, merkezi idarenin yapıcı tavrı ve iş birliğinin de bu süreçlerde önemli olduğu vurgulandı.

Belediyelere ilişkin mali düzenlemeler ve yükümlülükler nedeniyle ortaya çıkan bazı idari süreçlerin yalnızca İzmir’e özgü olmadığı, yerel yönetim yatırımlarının genelini etkilediği kaydedildi.

“Buca Metrosu tamamlanacak”

Açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tüm koşullara rağmen projenin aksamaması için ulusal ve uluslararası muhataplarla yoğun şekilde çalıştığı belirtildi.

Finansman sürecine ilişkin temasların, projenin daha sağlam ve sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesini sağlamaya yönelik olduğu ifade edildi.

Belediye açıklamasında, “Bu proje, tüm zorluklara rağmen tamamlanacak; İzmir’in geleceği, geçici finansal tartışmalara teslim edilmeyecektir” denildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, her koşulda Buca Metrosu projesini tamamlayacaklarını belirterek, İzmirlileri konforlu, güvenli ve hızlı ulaşım olanaklarına kavuşturma sözünü yineledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-nden-buca-metrosu-aciklamasi-9926.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-nden-buca-metrosu-aciklamasi-9926.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-nden-buca-metrosu-aciklamasi-9926-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-buyuksehir-belediyesi-nden-buca-metrosu-aciklamasi-9926.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-buyuksehir-belediyesi-nden-buca-metrosu-aciklamasi/35414/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 01:07:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Honda Türkiye, İzmir Aliağa’daki motosiklet fabrikasını açtı</title>
			<description><![CDATA[Honda Türkiye, İzmir Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduğu yeni motosiklet fabrikasını düzenlenen törenle faaliyete geçirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesiyle üretime başlayan tesiste, ilk etapta Honda’nın şehir içi kullanıma yönelik popüler scooter modeli PCX 125 üretilecek. Modelin Türkiye’de satışa haziran ayında sunulması bekleniyor.

İlk üretim modeli PCX 125 olacak

Honda Türkiye’nin İzmir’deki yeni fabrikasında banttan inecek ilk model PCX 125 olacak. Şirketin Türkiye motosiklet pazarındaki büyüme stratejisinde önemli yer tutan modelin, hem bireysel kullanıcılar hem de ticari kullanım tarafında ilgi görmesi bekleniyor.

Fabrikanın açılışıyla birlikte Honda, Türkiye’de motosiklet üretimi alanında yeni bir döneme adım atmış oldu.

760 milyon TL’lik yatırım

Honda Türkiye, İzmir Aliağa’daki motosiklet üretim tesisi yatırımını ilk olarak 2025 yılında duyurmuştu. Şirketin açıklamasına göre fabrika, 100 bin metrekarelik alanda kuruldu. Yatırım tutarı ise 760 milyon TL, yaklaşık 2,94 milyar yen olarak açıklandı.

Tesiste ilk aşamada yıllık 100 bin adet motosiklet üretimi hedeflenirken, ilerleyen dönemde kapasitenin yıllık 200 bin adede çıkarılması planlanıyor. Fabrikanın yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlaması öngörülüyor.

Honda’dan Türkiye pazarına üretim hamlesi

Honda Türkiye, motosiklet pazarındaki büyümeyi desteklemek ve bölgesel üretim kapasitesini güçlendirmek amacıyla İzmir yatırımını hayata geçirdi.

Şirket, COVID-19 pandemisi sonrası bireysel ve kurumsal ulaşım ihtiyacındaki artışın Türkiye motosiklet pazarında önemli bir büyüme yarattığını belirtmişti. Honda Türkiye, 2024 yılında 162 bin adet motosiklet satışıyla rekor kırmıştı.

Kapasite 200 bin adede çıkarılabilecek

Yeni fabrika ile Honda’nın Türkiye’de motosiklet kültürünün gelişimine, sürdürülebilir büyümeye ve ulaşılabilir ürün sunumuna katkı sağlamayı hedeflediği ifade edildi.

İzmir Aliağa’daki tesisin, ilk etapta iç pazar için üretim yapması; ilerleyen dönemde ise kapasite artışıyla birlikte Honda’nın bölgesel üretim yapılanmasında daha güçlü bir rol üstlenmesi bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/honda-turkiye-izmir-aliaga-daki-motosiklet-fabrikasini-acti-5120.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/honda-turkiye-izmir-aliaga-daki-motosiklet-fabrikasini-acti-5120.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/honda-turkiye-izmir-aliaga-daki-motosiklet-fabrikasini-acti-5120-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/honda-turkiye-izmir-aliaga-daki-motosiklet-fabrikasini-acti-5120.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/honda-turkiye-izmir-aliaga-daki-motosiklet-fabrikasini-acti/35405/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 23:05:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İZKİTAP'ta hafta sonu yoğunluğu</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde Kültürpark'ta İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen "İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı" hafta sonunda festival atmosferinde geçti. Vatandaşlar, yazar ve şairlerle bir araya gelirken, imza etkinliklerinde uzun kuyruklar oluşturdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İZKİTAP; yayınevleri, sahaflar, eğitim ve kültür kurumları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirirken, yaklaşık 200 katılımcı ve 400'e yakın yazar, şair, gazeteci ve akademisyeni okurlarla buluşturuyor.

Cumartesi günü güzel havayı da fırsat bilen İzmirliler, Kültürpark'ı doldurdu. Özellikle söyleşi alanları ve imza stantlarında kuyruklar oluştu. Okurlar hem sevdikleri yazarlarla bir araya gelme hem de yeni yayımlanan kitapları keşfetme fırsatı buldu.

Kültürpark'ta, İZKİTAP ile eş zamanlı gerçekleştirilen ve birbirinden nadir ve göz alıcı klasik araçların sergilendiği Klasik Otomobil Sergisi de büyük ilgi gördü.

İZKİTAP'ta 25 Nisan'da Behiç Ak, Beyhan Budak, Cihat E. Çiçek, Doğu Yücel, Mavisel Yener, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Saygı Öztürk, Sinan Meydan, Şükrü Erbaş ve Yekta Kopan'ın da aralarında bulunduğu değerli yazar, şair ve gazeteciler İzmirlilerle bir araya geldi. Fuar kapsamında gazeteci ve yazar Murat Ağırel, tarihçi ve yazar Sinan Meydan, Klinik Psikolog ve yazar Beyhan Budak ve yazar Dr. Efdal Sevinçli söyleşilerde okurlarla buluşan isimler arasında yer aldı.

"Bu topraklar kolay kazanılmadı, Cumhuriyet kolay kurulmadı"

"Atatürk'ün Mirası: Laik Cumhuriyet" başlıklı söyleşiyle okurlarıyla buluşan Sinan Meydan, Atatürk ilke ve inkılaplarının tarihsel önemine dikkati çekerek, "Cumhuriyet devrimleri yalnızca bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm projesidir. Özellikle kadın hakları konusunda atılan adımlar, dönemin pek çok ülkesinin ilerisindedir. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması, medeni kanunla sağlanan eşitlikler, çağdaşlaşma sürecinin en somut göstergelerindendir" diye konuştu. Cumhuriyet'in kazanımlarının korunmasının önemini vurgulayan Meydan, "Bu topraklar kolay kazanılmadı, Cumhuriyet kolay kurulmadı. Bu bilinçle hareket etmek ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Çanakkale Savaşı'nda 'Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum' diyen bir liderin mirasçıları olarak, bu değerleri yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.

Meydan, söyleşinin ardından okurlarına kitaplarını imzaladı.

Fuar kapsamında düzenlenen "İnsanın Anlam Arayışı" başlıklı söyleşide konuşan Beyhan Budak da "Hayatta kontrol edemediğimiz pek çok şey var. Olan olur, olacak olan da olur; her şeyi kontrol etmeye çalışmak kaygıyı artırır. Huzur ise biraz da bu akışı kabul edebilmekten geçiyor. Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Oysa iyi hissettiren şey, her şeyi yapmak değil; daha az ama daha nitelikli bir yaşam kurabilmek" ifadelerini kullandı.

Her bireyin farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu vurgulayan Budak, "Popüler olan her şeyin bize iyi geleceğini düşünmemeliyiz. Kendimiz için gerçekten iyi olanı keşfetmek daha sahici bir yaklaşım" diye konuştu.

İnsan ilişkilerinin önemine de değinen Budak, "Yalnızlık zaman zaman tercih edilebilir; ancak insanın insana ihtiyacı vardır. Hiç kimse tek başına iyi değildir. Herkesin güçlü ve zayıf yönleri vardır; önemli olan, ilişkilerde bize iyi gelen tarafları görebilmek ve besleyebilmektir" dedi.

İzmir'in ilk gülmece ve karikatür gazetesi Kara Sinan'ı anlattı 

Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı tarafından düzenlenen "Kara Sinan: İzmir'in İlk Gülmece ve Karikatür Gazetesi" başlıklı söyleşide konuşan akademisyen Dr. Efdal Sevinçli ise İzmir'in basın tarihine ışık tutan önemli bilgiler paylaştı. Sevinçli, "Kara Sinan, 3 Haziran 1875'te yayımlanmaya başlayan ve İzmir'in ilk gülmece ve karikatür gazetesi olarak kabul edilen çok önemli bir yayın. Haftalık olarak çıkarılan bu gazete, genellikle dört sayfa olarak basılmış, ilk üç sayfasında yazılara, son sayfasında ise karikatürlere yer verilmiştir" ifadelerini kullandı. 

Kentin mizah geleneğinin köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Sevinçli, "Kara Sinan üzerinden İzmir'in yalnızca ticaret değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve basın hayatına sahip olduğunu da görebiliyoruz. Bu yayın, kentin çok kültürlü yapısı içinde mizahın nasıl üretildiğini göstermesi açısından da oldukça kıymetli" dedi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izkitap-ta-hafta-sonu-yogunlugu-3155.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izkitap-ta-hafta-sonu-yogunlugu-3155.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izkitap-ta-hafta-sonu-yogunlugu-3155-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izkitap-ta-hafta-sonu-yogunlugu-3155.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izkitap-ta-hafta-sonu-yogunlugu/35374/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:23:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Klasik Otomobil Sergisi ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkardı </title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP - İzmir Kitap Fuarı ile eş zamanlı olarak hafta sonu Kültürpark'ta gerçekleştirilen İzmir Klasik Otomobil Sergisi, iki gün boyunca ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. En eskisi 75, en yenisi 39 yaşındaki klasik araçlar görmeye gelenleri adeta zaman yolculuğuna çıkardı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - 25-26 Nisan tarihlerinde İzmir Classic Cars tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla Kültürpark Uzun Havuz'da gerçekleştirilen ve birbirinden nadir klasik araçların yer aldığı İzmir Klasik Otomobil Sergisi, yoğun ziyaretçi trafiğine sahne oldu. Festival havasındaki sergide, İzmir'in farklı ilçelerinden getirilen 61 klasik araç yer aldı. Sergide, en eski araç 1951 model Mercedes-Benz 170, en yeni araç ise 1987 model Tofaş 131 oldu. 1960-1980 yılları arasına ait farklı klasik otomobillerin olduğu sergide, yerliden yabancıya, otomobillerden kamyonetlere kadar geniş bir yelpazede araçlar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Devamı gelecek



Renkli görüntüler oluşturan etkinlik, farklı dönemlere ait araçları bir araya getirerek ziyaretçilere geçmişe uzanan bir deneyim sundu. Her biri özenle korunan ve farklı hikayeler barındıran klasik araçlar, her yaştan İzmirliden büyük ilgi gördü. Sergide yer alan araçlardan biri de Hüseyin Özoğul'a ait arazi aracı oldu. Askerlik döneminde kullandığı araca duyduğu ilgi nedeniyle aynı marka bir aracı koleksiyonuna katan Özoğul, aracını titizlikle koruyarak sergide ziyaretçilerle buluşturdu. Askeri kıyafetleriyle aracını tanıtan Özoğul, ziyaretçilere hem aracın teknik özellikleri hem de kendi hikayesini aktararak sergiye katılanlara farklı bir deneyim sundu. Etkinliğin organizasyonunu üstlenen İzmir Classic Cars'tan Yusuf Esen, destekleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ederek serginin devamını düzenlemeyi planladıklarını diye getirdi. Canlı müzik performansları ve etkinlik alanlarıyla da desteklenen İzmir Klasik Otomobil Sergisi, İZKİTAP ile birlikte kentin kültür ve sosyal yaşamına katkı sağladı.
ANKA



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/klasik-otomobil-sergisi-ziyaretcilerini-zaman-yolculuguna-cikardi-2597.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/klasik-otomobil-sergisi-ziyaretcilerini-zaman-yolculuguna-cikardi-2597.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/klasik-otomobil-sergisi-ziyaretcilerini-zaman-yolculuguna-cikardi-2597-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/klasik-otomobil-sergisi-ziyaretcilerini-zaman-yolculuguna-cikardi-2597.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/klasik-otomobil-sergisi-ziyaretcilerini-zaman-yolculuguna-cikardi/35373/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:09:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun ilk etabını Tom Crabbe kazandı</title>
			<description><![CDATA[61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun 154.7 kilometrelik Çeşme-Selçuk etabını Team Flanders-Baloise Takımı'ndan Tom Crabbe 3 saat 23 dakika 57 saniye ile kazandı. Konya Büyükşehir Belediyespor Takımı'ndan Ramazan Yılmaz, tekerlek farkı ile etabı 4'üncü tamamladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) – 27 farklı ülkeden 23 takım ve 158 sporcunun katılımı ile turun ilk startı Çeşme'de verildi. Start alanında Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü ve TMOK Başkanı Veli Ozan Çakır, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, İzmir Valisi Süleyman Elban, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Bisiklet Federasyonu Başkanvekili Fikret Hayali, Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Sedat Fırat hazır bulundu.

Etabı Tom Crabbe mükemmel kazandı. Tom Crabbe'ye, Turkuaz Mayo İzmir Valisi Süleyman Elban ve Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu tarafından Yeşil Mayo ise Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali tarafından takdim edildi.

Toplam uzunluğu 1133 kilometre olan 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet turuna 27 farklı ülkeden 23 takım ve 158 sporcu katılıyor. Yarış 3 Mayıs Pazar günü Ankara'da sona erecek. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak.
ANKA




]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turu-nun-ilk-etabini-tom-crabbe-kazandi-1164.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turu-nun-ilk-etabini-tom-crabbe-kazandi-1164.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turu-nun-ilk-etabini-tom-crabbe-kazandi-1164-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turu-nun-ilk-etabini-tom-crabbe-kazandi-1164.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turu-nun-ilk-etabini-tom-crabbe-kazandi/35357/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 00:38:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alaçatı Ot Festivali'nde uluslararası şefler Alaçatı otlarıyla yarışıyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir'in Çeşme ilçesinde düzenlenen 15'inci Alaçatı Ot Festivali'nde, 13 ülkeden 50 şef ve jüri üyesi "Şefler Meydanı"nda Alaçatı'ya özgü otlarla yemekler hazırlayarak yarışıyor. Festival, yerel mutfak kültürünü uluslararası alana taşımayı hedefliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Fatih ÖZKILINÇ Kamera: Kerim UĞUR

(İZMİR) – İzmir'in Çeşme ilçesinde düzenlenen 15'inci Alaçatı Ot Festivali'nde, 13 ülkeden 50 şef ve jüri üyesi "Şefler Meydanı"nda Alaçatı'ya özgü otlarla yemekler hazırlayarak yarışıyor. Festival, yerel mutfak kültürünü uluslararası alana taşımayı hedefliyor.

Alaçatı Ot Festivali, 15'inci yılında ilk kez "uluslararası" unvanı ve "Köklerden Dünyaya" temasıyla 20-26 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlarken, festival kapsamında kurulan "Şefler Meydanı"nda dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen şefler Alaçatı'ya özgü otlarla hazırladıkları yemeklerle yarışıyor.

ANKA Haber Ajansına konuşan Dünya Şefler Birliği Türkiye Başkanı Emrah Köksal Sezgin, 13 ülkeden 50 yarışmacı ve jüri üyesinin "Şefler Meydanı"nda bulunduğunu belirterek, "Bugün üniversitelerimiz yarışıyor, yabancı şeflerimiz yarışıyor. Dünya Şefler Birliği ikinci başkanı, bugünkü yarışmalarımızda jüri başkanımız. Yarışmamızın en önemli özelliği; her yarışmacı yurt içinden olsun, yurt dışından olsun, tabaklarında bir Alaçatı otunu kullanmak zorunda. Bunun sebebi; Alaçatı Ot Festivali'nin çıkış noktası aslında bir kültür yaşatma savaşı. Buradaki halkın otlarla ilgili o kültürünü yaşatmaya devam etmek için başlamış bir festival. Biz de aynı otları bu sefer yurt dışındaki şeflerimizin de mutfağına taşımış oluyoruz. Çok güzel reçeteler çıkıyor. Çok yeni tarifler var. Artık Alaçatı'nın otları hem yurt içinde hem yurt dışında yaşıyor ve tanınıyor olacak" dedi.

Şeflerin bilmediği, görmediği otlarla tanıştığını da dile getiren Sezgin, "Yarışmanın birincisini yurt dışına tekrar bir yarışmaya götürüyoruz. Bütün masraflarını karşılıyoruz. Ödül olarak da çok ciddi bir ödülümüz var. O yüzden gördüğünüz gibi dolu dolu geçiyor. İnanılmaz bir mutfakta heyecan var" diye konuştu.

13 ülkeden gelen yarışmacı ve jüri üyelerinin Alaçatı'yı çok beğendiklerini de kaydeden Sezgin, "Bu kadar otun aynı anda, aynı yerde olması ve ulaşılabilir olması onların en büyük şaşırdığı noktalardan biri. Çünkü biz mutfaklarımızda özellikle endemik, az bulunan ve sürekli erişilemeyen malzemelere biraz hasretizdir. Bulsak da bir, iki tanesini bulursunuz. Ama burası o kadar verimli ve halk da etkinliğe o kadar güzel hazırlanmış ki gezdiğiniz zaman birçok çeşit otu aynı anda, aynı tezgahta görebiliyorsunuz. Alıp anında yemeklerinizde kullanabiliyorsunuz" dedi.

Şeflerin farklı ot pişirme tekniklerini gördüğünü belirten Sezgin, "Jürilerimiz farklı ot pişirme tekniklerini görüyor. Türk öğrencilerimiz o kadar güzel hazırlanmışlar ki; haşlamasını yapan var, kavurmasını yapan var, sosunu yapan var, garnitür olarak işleyen var. Bu nedenle çok farklı tekniklerle işlenen, çok farklı otlarla deneyim kazanıyorlar bugün şeflerimiz. Yarışmacılar için de farklı bir deneyim; çünkü belki hiç görmedikleri otlarla ilgili burada reçete yapmak zorundalar ki ödül alabilsinler" ifadelerini kullandı.

Sezgin, Alaçatı otlarının dünyanın farklı ülkelerindeki restoran menülerine girmesini hedeflediklerini vurgulayan, "Bütün temennimiz bu, çıkış noktamız da bu. Hatta derler ya, mottomuz da bu: Yabancı şefler tarafından uygulanmaya başlanması. Biz o zaman Türk mutfağını konuşacağız. Bugün, zorlada olsa Alaçatı otlarını onlara kullandırıyoruz. Beğeneceklerine, menülerine dahil edeceklerine ve bunun kalıcı olacağına inanıyorum" dedi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/alacati-ot-festivali-nde-uluslararasi-sefler-alacati-otlariyla-yarisiyor-2769.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/alacati-ot-festivali-nde-uluslararasi-sefler-alacati-otlariyla-yarisiyor-2769.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/alacati-ot-festivali-nde-uluslararasi-sefler-alacati-otlariyla-yarisiyor-2769-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/alacati-ot-festivali-nde-uluslararasi-sefler-alacati-otlariyla-yarisiyor-2769.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/alacati-ot-festivali-nde-uluslararasi-sefler-alacati-otlariyla-yarisiyor/35309/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 18:42:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ümit Özdağ'dan İzmir'de açıklamalar: "Ara seçim anayasal zorunluluktur"</title>
			<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir İl Başkanlığı’nda basın mensuplarıyla bir araya gelerek eğitim, ekonomi, çevre politikaları, Avrupa Birliği ilişkileri ve ara seçim tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı konuşmada çocukların karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çeken Özdağ, eğitim sisteminde tarikat ve cemaat yapılanmalarına alan açıldığını savundu. Özdağ, bu durumun gençlerin çağın gerektirdiği bilimsel ve pedagojik donanımla yetişmesini engellediğini belirtti.

Özdağ, ekonomik koşulların çocuklar üzerindeki etkisine de değinerek, “Her gün okula giden üç çocuğumuzdan biri aç olarak okula gidiyor” ifadelerini kullandı. Okul çevrelerinde uyuşturucu tehdidinin arttığını söyleyen Özdağ, “Baronlarla tanışık olup torbacıların bacağını kırmanın faydası yok” dedi.

Son dönemde yaşanan okul saldırılarına ilişkin de konuşan Özdağ, bu tür olayların siyasi tartışma malzemesi yapılmaması gerektiğini belirterek, eğitim kurumlarında güvenlik ve önleyici tedbirlerin yeniden ele alınması çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’nin Rusya ve Çin ile aynı tehdit kategorisinde değerlendirilmesini eleştirdi. Zafer Partisi’nin Avrupa’yı düşman olarak görmediğini söyleyen Özdağ, mevcut tam üyelik sürecinin gerçekçi olmadığını, bunun yerine serbest ticaret bölgesi modelinin tartışılması gerektiğini ifade etti.

Muğla’daki Akbelen ziyaretine de değinen Özdağ, çevre tahribatına karşı direnen köylülerin yanında olduklarını söyledi. Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer çevre sorunları yaşandığını belirten Özdağ, “19. yüzyılda Afrika topraklarını sömüren emperyalist zihniyetin aynısı şimdi Anadolu topraklarını sömürüyor” dedi.

Ekonomi başlığında hükümetin çözüm üretemediğini savunan Özdağ, kamu varlıklarının özelleştirme yoluyla elden çıkarılmasını eleştirdi. Otoyol ve köprü satışlarına ilişkin iddialar üzerinden konuşan Özdağ, “Altın yumurtlayan tavuklar kesiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Alsancak Limanı’nın özelleştirilmesiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Özdağ, Zafer Partisi iktidarında Türkiye’nin menfaatine olmadığı düşünülen özelleştirme süreçlerinin yeniden inceleneceğini söyledi.

Ara seçim tartışmalarına ilişkin konuşan Özdağ, “Ara seçim anayasal bir zorunluluktur” dedi. İktidarın ara seçime karşı çıktığını savunan Özdağ, buna rağmen seçim talebini gündemde tutacaklarını belirterek, “Muhakkak seçim olacağını ve bu seçimde Türk halkının AK Parti’yi, iktidarı emekliye sevk edeceğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/umit-ozdag-dan-izmir-de-aciklamalar-ara-secim-anayasal-zorunluluktur-1021.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/umit-ozdag-dan-izmir-de-aciklamalar-ara-secim-anayasal-zorunluluktur-1021.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/umit-ozdag-dan-izmir-de-aciklamalar-ara-secim-anayasal-zorunluluktur-1021-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/umit-ozdag-dan-izmir-de-aciklamalar-ara-secim-anayasal-zorunluluktur-1021.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/umit-ozdag-dan-izmir-de-aciklamalar-ara-secim-anayasal-zorunluluktur/35301/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 02:02:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Urla Demircili Koyu'ndaki "kaçak hurda gemi" mücadelesini çevreciler kazandı</title>
			<description><![CDATA[Urla'nın Demircili Koyu'nda izinsiz şekilde çekildiği kıyıda sökülmek istenen "Gökbey" adlı hurda gemiye yönelik yürütülen mücadele sonuç verdi. Gemiye ilişkin Muğla'da görülen davada mahkeme, geminin koydan çekilmesine hükmetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Urla'nın Demircili Koyu'nda izinsiz şekilde çekildiği kıyıda sökülmek istenen "Gökbey" adlı hurda gemiye yönelik yürütülen mücadele sonuç verdi. Gemiye ilişkin Muğla'da görülen davada mahkeme, geminin koydan çekilmesine hükmetti.

Urla'nın Demircili Koyu'nda izinsiz şekilde kıyıya çekilen ve burada sökülmek istenen "Gökbey" adlı hurda gemiye yönelik Urla Belediyesi, Urla Kent Konseyi ve çevre gönüllülerinin başlattığı eylemler olumlu sonuç verdi.

Doğal SİT alanı statüsündeki koyda, kaçak bir şekilde sökülmek istenen gemiye ilişkin "göçmen kaçakçılığı" iddialarıyla Muğla'da yürütülen davada karar verildi. Mahkeme, geminin Demircili Koyu'ndan çekilmesine karar verdi.

"Doğayı ve çevreyi korumak için mücadele etmeye devam edeceğiz"

Alınan son karara ilişkin değerlendirmede bulunan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Muğla'da görülen davayla ilgili el koyma kararı alındı. Tebligat mal sahibine bildirildi. Mal sahibi itiraz etmedi. Eğer itiraz etseydi Yeddi Emin'e gidicekti ama itiraz etmedi. Bu yüzden gemi buradan götürülecek. Biz bölgeyi sürekli izliyoruz. Herkesin denize girdiği bu sahilde gemi parçalamak ne demek! Urla'da doğasever yurttaşlarımızla birlikte her türlü talana karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Doğayı, çevreyi ve insanları korumak için mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/urla-demircili-koyu-ndaki-kacak-hurda-gemi-mucadelesini-cevreciler-kazandi-7168.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/urla-demircili-koyu-ndaki-kacak-hurda-gemi-mucadelesini-cevreciler-kazandi-7168.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/urla-demircili-koyu-ndaki-kacak-hurda-gemi-mucadelesini-cevreciler-kazandi-7168-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/urla-demircili-koyu-ndaki-kacak-hurda-gemi-mucadelesini-cevreciler-kazandi-7168.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/urla-demircili-koyu-ndaki-kacak-hurda-gemi-mucadelesini-cevreciler-kazandi/35243/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:57:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gediz Havzası'nda kirlilik artıyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda Gediz Nehri'ni mercek altına aldı. İzmir ve Manisa'nın ortak hazırladığı bilimsel rapor, Gediz Nehri'ndeki kirliliğin su kaynakları, tarım alanları ve İzmir Körfezi üzerinde ciddi risk oluşturduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle yeraltı sularında geri dönüşü zor etkiler konusunda uyarıyor.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda Gediz Nehri'ni mercek altına aldı. İzmir ve Manisa'nın ortak hazırladığı bilimsel rapor, Gediz Nehri'ndeki kirliliğin su kaynakları, tarım alanları ve İzmir Körfezi üzerinde ciddi risk oluşturduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle yeraltı sularında geri dönüşü zor etkiler konusunda uyarıda bulundu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda Gediz Nehri'ni mercek altına aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na iletilen deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden belediye, İzmir Körfezi'ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri'ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor.

Gediz Nehri ve yan derelerinde yürütülen izleme faaliyetleri, kirliliğin yalnızca Körfez'i değil, doğrudan tarımsal üretimi ve yer altı su kaynaklarını da etkileyebileceğini işaret ediyor. İZSU ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) tarafından ortak yürütülen çalışmada havza genelinde elde edilen veriler, kirliliğin çok yönlü ve birikimli bir yapı gösterdiğine ve özellikle yeraltı suyu üzerindeki riskine dikkati çekiyor.

Aylık rapor hazırlanıyor



Gediz Nehri'nde örneklemeler her ayın ilk haftasında yapılıyor. İzmir sınırında Gediz ana yatağı, Ağıldere ve Nif Çayı dahil 23, Manisa bölgesinde 36 örnekleme noktasından numune alınıyor. Kirlilik değişimleri düzenli ve anlık izleniyor. İzmir'de analizler TÜRKAK akreditasyonlu İZSU Halkapınar Laboratuvarı'nda, Manisa'da ise MASKİ'nin akredite laboratuvarında yapılıyor. Elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri'nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa'dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda toplanarak, Gediz'in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi'ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili mücadele yürütülecek.

Sulama riski büyüyor

İZSU ve MASKİ verileri bir araya getirilerek bütüncül yaklaşımla yürütülen çalışmalar sonucu hazırlanan Ocak ve Şubat 2026 tarihli "Gediz Nehri ve Yan Derelerinin Kirlilik İzleme Raporu", havzanın idari sınırlarla değil, ekosistem bütünlüğüyle ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

Rapora göre Gediz 401 kilometrelik yaşam koridoru üzerinde sadece su taşımıyor; aynı zamanda sanayi, evsel atık ve tarımsal baskının izlerini de Körfez'e kadar sürüklüyor. Gediz Nehri'nin Manisa sınırları içerisine kirletilmiş olarak giriş yaptığı görülüyor. Ocak 2026 raporuna göre İzmir tarafında örneklenen Gediz ana kolundaki birçok noktada temel su kalite göstergeleri alarm veriyor. Toplam azot ve fosfor tüm örnekleme noktalarında sınır değerlerin üzerinde yer alırken, su kalitesi III. sınıf olarak belirtiliyor. İletkenlik (tuzluluk) yine tüm noktalarda III. sınıf seviyesinde ölçülürken, kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) ve biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) gibi organik yük göstergelerinde çok sayıda noktada "orta kirlenmiş su" seviyesi tespit ediliyor. Raporda ayrıca bromür, alüminyum, demir ve bakır değerlerinin tüm örneklerde çevresel kalite sınırlarının üzerinde olduğu belirtiliyor. Bu durumun, nehirde hem organik yükün hem de endüstriyel ve tarımsal kaynaklı baskının eş zamanlı etkili olduğuna işaret ettiği ifade ediliyor.

Kirlilik kaynakları

Rapora göre, Gediz Havzası'nda yaygın ve kronik kirlilik yükü bulunuyor. İleri biyolojik arıtma tesisleri devreye alınsa da alıcı ortam üzerindeki diğer baskıların sürdüğü, bunun da özellikle endüstriyel kirliliğe işaret ettiği belirtiliyor. Raporda ayrıca, azot ve fosforun gübre kullanımındaki artıştan kaynaklandığı, atık su arıtma tesisi olmayan yerleşimlerde yeni tesislerin gerekli olduğu ve endüstriyel deşarjların daha sıkı denetlenmesi gerektiği ifade ediliyor.

"Tarımsal, sanayi ve evsel atıklardan kaynaklanan kirlilik var"

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz'in Murat Dağı'ndan başlayarak, Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir üzerinden Ege Denizi'ne ulaştığını hatırlattı.

Kurucu, "Bu süreçte oluşan her türlü atık Gediz'e ulaşıyor ve nehir Körfez'e kadar kirlenmiş şekilde geliyor. Gediz Nehri ve yan dereleri Körfez'i kirleten 33 dereden biri. Kirliliğin parametrelerine baktığımızda tarımsal kaynaklı kirlilik var, sanayi kaynaklı kirlilik var, evsel atıklardan kaynaklanan kirlilik var" dedi.

Kurucu, nehrin tarihsel yatağına da dikkati çekerek, 1886'da yapılan müdahaleyle akışın değiştiğini, ancak eski yatağın da hâlen aktif olduğunu ve Ağıldere hattı üzerinden iç Körfez'i beslemeye devam ettiğini ifade etti.

Tarımda risk büyüyor

Prof. Dr. Yusuf Kurucu ise Emiralem Boğazı'ndan sonra kirlilik yükünün arttığını belirterek, "Artık bu su içme suyu olarak kullanılamayacağı gibi hayvanlara verilmesi de mümkün değil" bilgisini verdi.

Gediz'in özellikle Manisa, Menemen ve Foça gibi tarımsal alanlarda sulamada kullanıldığını ancak kirlilik nedeniyle riskin büyüdüğünü vurgulayan Kurucu, Gediz'den sulama yapılamadığını, Menemen Ovası'ndaki çiftçilerin de sulama suyundan kaynaklı verim kaybı ve toprakta bozulma şikâyetlerini dile getirdiğini aktardı ve "Organik kirleticiler ve ağır metaller toprakta birikim yapabildiği gibi maalesef yaprağı yenen bitkilere de özellikle doğrudan bulaşım yapabiliyor" dedi.

"Nif Çayı çevresinde ağır koku ve sinek sorunu var"

Prof. Dr. Kurucu, Gediz Nehri'ndeki kirliliğin önlenmemesi halinde nehrin doğal yapısını tamamen kaybedebileceği uyarısında bulundu. Kurucu, "Gediz Nehri kalır ama bu haliyle ona nehir demek doğru olmaz. Atık suyun ya da koyu renkli kirli suyun aktığı bir kanala dönüşür" şeklinde konuştu.

Gediz'in yalnızca insanlar için değil, kuşlardan balıklara, sucul bitkilerden diğer canlılara kadar geniş bir ekosisteme ev sahipliği yaptığını belirten Kurucu, "Şu anda bu yaşamı kaybetmeye devam ediyoruz. Gediz Nehri'ne bağlanan Nif Çayı çevresinde ağır koku ve sinek sorunu var" ifadelerini kullandı. Kurucu, geçmişte Gediz ve kollarında balık türlerinin bulunduğunu ancak bu doğal yapının son 30-35 yılda kaybedildiğini bildirdi.

Hangi önlemler alınmalı?

Prof. Dr. Kurucu kirliliğin başlıca kaynağının sanayi olduğunu, ikinci sırada ise tarımın yer aldığını belirterek, "Sanayi–tarım çatışması var. Çiftçi daha çok üretmek ve geçinebilecek düzeyde kazanmak için verimli üretmesi gerekiyor. Bunun için de kimyasal gübre kullanımını artırıyor. Hayvancılık tesisleri dağınık ve gübre yönetimi denetlenemiyor. Üreticiler gübre ve çiftlik sularını dere yataklarına bırakmamalı, Tarım ve Orman Bakanlığı nitrat kirliliğine karşı acil önlem almalı" açıklamasını yaptı.

Yeraltı sularına dikkat

Prof. Dr. Yusuf Kurucu, aylık izleme sisteminin sürecin en önemli adımı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bu sadece bir fotoğraf değil, her ay tekrarlanan bir izleme olacak. Böylece Gediz ve kollarına ilişkin aylık kirlilik bülteni oluşturulacak. Kirletici kaynakların azaltılması halinde nehir birkaç yıl içinde toparlanabilir. 3-5 yıl içinde Gediz'de yeniden canlılığı görmeye başlayabiliriz. Ancak yeraltı suyu kirliliği geri döndürülemez. Yeraltı suyuna eğer nitrat, ağır metal bulaşıyorsa durum çok riskli hale geliyor. Yeraltı suyunu yüzeye çıkarıp arıtıp tekrar aşağıya indirmek gibi bir uygulama yok. Bu yüzden en kritik eşik, sözün bittiği, bıçağın kemiğe dayandığı yer yeraltı suyu kirliliğidir."

Gediz için çağrı

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bakanlıklarla ortak çalışmalara hazır olduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Kurucu, yalnızca kurumlara değil, topluma da önemli sorumluluk düştüğünü söyledi.

Kurucu, "Mesele artık bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkı. Ben gelecek nesillere bir bardak temiz su bırakmayı hedefleyen bir anlayışla bu sorumluluğu taşıyorum. Bu kaynağı kirleten herkesten de bu sorumluluğu taşımasını rica ediyorum. Gediz'in suyu çok kirli; Körfez'i de kirletiyor, sulama yapılan topraklarda çoraklaşmaya neden oluyor" dedi.

Kurucu, kirliliğin etkisinin geniş bir alanı kapsadığını vurgulayarak, "Çarpan etkisi var. Bunu engellemek için herkes elini taşın altına koymalı. Biz çocuklarımızın, torunlarımızın suyunu, toprağını ve körfezini kirletiyoruz" ifadelerini kullandı.


ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/gediz-havzasi-nda-kirlilik-artiyor-9970.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/gediz-havzasi-nda-kirlilik-artiyor-9970.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/gediz-havzasi-nda-kirlilik-artiyor-9970-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/gediz-havzasi-nda-kirlilik-artiyor-9970.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/gediz-havzasi-nda-kirlilik-artiyor/35230/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 01:41:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir'de emekliler meydanlara çıktı: Sefalet zulmüne son</title>
			<description><![CDATA[İzmir'in Dikili ilçesinde düzenlenen Bölge Mitingi'nde emekliler, düşük emekli aylıkları, hayat pahalılığı, sosyal hak kayıplarını protesto etmek ve intibak düzenlemesi talepleriyle meydanları doldurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir'de "Sefalet zulmüne son" sloganıyla düzenlenen Dikili Bölge Mitingi'nde emekliler, geçim sıkıntısı ve sosyal hak kayıplarına karşı taleplerini dile getirdi. Emekliler, Bülent Ecevit Meydanı'ndan Atatürk Meydanı'na yürüdü. Yoğun katılımla gerçekleşen mitingde emekliler, düşük maaşlara, hayat pahalılığına ve "sefalet zammı" olarak nitelendirdikleri düşük artışlara tepki gösterdi.

"Ekmek bile lüks hale geldi"

Mitingde konuşan Tüm Emeklilerin Sendikası Ege Bölge Sorumlusu Nuran Kamalı Şahin, okullarda yaşanan silahlı saldırılara değinerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı. Emeklilerin ağır bir yoksullaştırma politikasıyla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Şahin, şöyle devam etti: 

"Bugün burada sadece bir miting yapmak için değil, bu düzenin gerçek yüzünü haykırmak için toplandık. İnsanca ve onurlu bir yaşam isteyenlerle omuz omuzayız. Türkiye'de milyonlarca emekli, işçi ve emekçi bilinçli bir yoksullaştırma politikasıyla sefalet zulmüne mahkûm edilmiştir. Yıllarca çalıştık, ürettik ve bu ülkeyi ayakta tuttuk ama bugün emeklilik artık bir dinlenme değil, yoksulluğa karşı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Emekli aylıkları açlık sınırının altındadır; pazar filesi boş, sofralar eksik, ilaçlar yarımdır. Otogarlarda sabahlayan, ucuz ve sağlıksız odalarda yaşamaya çalışan, kirasını ödeyemediği için evsiz kalan emekliler var. Bu bir kader değil, bir tercihtir. Bu düzen emeği değersizleştiren, insanı yok sayan bir düzendir.

Bugün yalnızca ekonomik bir yıkımla değil, açık bir demokrasi kriziyle karşı karşıyayız. Seçilmişler görevden alınıyor, halkın iradesi gasbediliyor; sendikacılar, gazeteciler susturuluyor. Yargı siyasallaşmış durumdadır. Demokrasi yoksa ekmek, hukuk yoksa yaşam da yoktur. TÜİK'in rakamları gerçeği gizlerken asıl enflasyon pazarda, faturada ve kirada yaşanıyor. Elektrik ve doğalgaz faturaları katlanıyor, ekmek bile lüks hale geliyor. İktidar emekliye sadaka gibi zamları 'müjde' diye sunuyor. Bu düzen sürdürülemez, bu sefalet kabul edilemez."

Raika Doğan: "Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz"

Dikili Bölgesel Miting Komitesi Başkanı ve Tüm Emeklilerin Sendikası Dikili Şube Başkanı Raika Doğan da iktidarın politikalarının ekonomik ve siyasi yıkıma yol açtığını belirterek, şunları söyledi:

"Ülkemizin içinde bulunduğu durum iç açıcı değildir. Hakkâri'den İstanbul'a birçok yerde halkın seçtiği yöneticiler görevden alınmış, tutuklanmıştır. Demokrasi askıya alınmış, yargı tamamen siyasallaşmıştır. Sendikacılardan gazetecilere, siyasetçilerden seçilmiş milletvekillerine kadar birçok kişi tutukludur. Böyle bir yönetim sürdürülebilir değildir. Bugün emeklilerin ortalama aylığı 23 bin 500 lira civarındadır. Milyonlarca yurttaş 5-6 bin lira gibi rakamlarla yaşamaya çalışıyor. 5 milyon emekli 20 bin lira seviyesinde aylık alıyor. İleri yaşlarımıza rağmen milyonlarca emekli çalışmak zorunda kalıyor. Bu tablo sosyal devletin çöküşüdür. Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz. İktidara bir kez daha sesleniyoruz: Bu aylıklarla yaşanmaz. Er geç sandık gelecek ve bu halk yaşadıklarının hesabını soracaktır."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-de-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son-315.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-de-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son-315.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-de-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son-315-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-de-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son-315.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-de-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son/35228/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 01:27:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı, Kültürpark'ta kapılarını açtı </title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı, Kültürpark'ta ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Bu fuarda 250 katılımcı, 400 yazar, şair, akademisyen katılım gösterecek. Yüzlerce etkinlik düzenlenecek. Asıl değer bu sayılar değil, bir çocuğun ilk kitabını seçerken yaşadığı heyecanda. Kitabın sayfalarında kendilerini bir cümlenin içerisinde bulduğu o derinlikte saklı olacak" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın katıldığı törenle açıldı. Fuar 26 Nisan'a kadar devam edecek.

Fuar, yayınevleri, sahaflar, sivil toplum kuruluşları ve kültür kurumlarının katılımıyla gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 200 katılımcının yer aldığı fuarda, 400'e yakın yazar, şair, gazeteci ve akademisyen okurlarla buluşacak. Söyleşiler, imza günleri ve etkinliklerle toplamda 500'e yakın program ziyaretçilere sunulacak.

"Fuara 250 katılımcı, 400 yazar, şair, akademisyen katılım gösterecek"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay açılışta yaptığı konuşmada, fuarın kentin kültürel yaşamı açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

"Güzel bir bahar günündeyiz. Sizlerle birlikte bizim her zaman açılışını yapmaktan mutlu olduğumuz kitap fuarımızın açılışında baharı kitapla karşılamak bizim için büyük bir keyif. Kültürpark'tayız. Burası yanmış, yıkılmış bir alandan yeşil alana dönüştürülürken Behçet Uz ve arkadaşları buraya Kültürpark adını vermek istemişler. Biz buranın ruhuna uygun bir çalışmayı sessizce yürütüyoruz. Daha fazla kültürel ve sanata dair bir şey olsun. Kültürpark'ı içerisinde yeni müzeler ve sergi alanları var. Hasan Ali Yücel, İlber Ortaylı Kütüphanesi var. Yenileri eklenerek devam edecek. Şehir Tiyatroları her akşam oyun sahneliyorlar. Kitap Fuarı da İzmir için çok değerli. Ağaçların gölgesinde, kuş sessizlerin arasında kitapla buluşmak insanların keyif aldığı bir olay. Bu fuarda 10 gün boyunca İzmirliler kitaplarla konuşacak, yazarlarla buluşacak, edebiyat bu alandan şehrin her tarafına yayılacak. Bu fuarda 250 katılımcı, 400 yazar, şair, akademisyen katılım gösterecek. Yüzlerce etkinlik düzenlenecek. Asıl değer bu sayılar değil, bir çocuğun ilk kitabını seçerken yaşadığı heyecanda. Kitabın sayfalarında kendilerini bir cümlenin içerisinde bulduğu o derinlikte saklı olacak.

"İzmir çok yönlü ve kültürlü"

Kültür insanların içselleştirdiği şey. Bir şeylerin yanlış gittiğine dair çevremizde çok fazla örnek var. Bugünlerde daha da arttı. Bunların bir yerlerde arızadan kaynaklandığını ve kültürümüzü yaralayan, kara renkler çalan bir şeyler var. Bu anlamda insanlarımızın zihin dünyasını zenginleştiren işleri yapmak zorundayız. İzmir çok yönlü ve kültürlü. O nedenle bu şehri sanatçıyla her zaman barışık oldu. Biz içimizde tarif edemediğimiz duyguyu bir şiirin bir mısrasında, bir cümlesinde buluyoruz. Bu nedenle umuda kapılıyoruz. En çok ihtiyacımız olan şey umut. Umutların gerçeğe dönüşmesi için hepimizin üstüne bir şeyler düşüyor. Kısa bir yaşam yaşıyor. Bu yaşam çok çabuk geçiyor. Yaş olgunlaştıkça bazı şeylerin üzerinde yeterince titremeyen ama yaşamaya çok kıymetli şeyler var. Sevgi, dostluk böyledir. İçimizdeki bir kötünün başkalarının umudunu kırmasına izin vermemeliyiz. İyiliğin, doğruluğun, adaletin, kardeşliğin yanında olmalıyız. Homeros'un yaşadığı topraklardayız. O nedenle İzmir daha fazla kitap, edebiyat, sanat demeli. Sanatçılarımız da İzmir'i ihmal etmemeli."

"İzmir'de beni onur konuğu olarak seçmiş olmanız beni gerçekten onurlandırdı"

Fuarın onur konuğu olan gazeteci ve yazar Oya Baydar ise konuşmasında, edebiyatın zor zamanlarda bir sığınak olduğunu söyledi. Baydar, şöyle konuştu:

"Ben fuarların çok sevdiği bir yazar değilim; okurlar sever de fuarların çok sevdiği bir yazar değilim. Şundan; genellikle suya sabuna dokunmazlardan değilim. Benim romanlarımda, yazdıklarımda her zaman iktidarlara karşıyım. İktidarın her çeşidine; sadece siyasi iktidar değil, ekonomik, cinsel, bütün bu çeşitlerinin insanlar üzerinde kurdukları baskılara karşı bir yazarım ve bunları yansıtmaya çalışırım genel olarak. Aynı zamanda yazdıklarımla toplumsal hafızanın derinliklerine itilen, pek de ortaya çıkmasını istemediğimiz, bizi huzursuz eden birtakım tarihsel olaylara ve hatta günümüzün bazı olaylarına da değinen bir yazarım. Benim yazdıklarımın hepsinde resmî ideolojinin, resmî tarihin bir eleştirisi vardır. Yine resmî tarih derken de sadece devletlerin resmî tarihinden söz etmiyorum; örgütlerin de herkesin bir resmî tarihi vardır. Ve genellikle o resmî tarihler gerçeklerden uzak olur; insanların nasıl yaşadığı, neler çektiği, neler olduğu bunların üstünü örten, muktedirin kendine göre yazdırdığı tarihlerdir. Ama tekrar altını çizerek söylüyorum: Sadece siyasi bir resmî tarih değil, herkesin bir resmî tarihinden söz ediyorum. İşte bu yüzden İzmir'de beni onur konuğu olarak seçmiş olmanız beni gerçekten onurlandırdı. Ayrıca da çok sevindirdi. Çünkü sadece iktidarlar değil, aynı zamanda okurlar da yazarlara ideolojik olarak bakarlar ve ona göre reddederler. Kendi fikirlerine aykırıysa yazarı reddederler. Ben bunu İzmir'de görmemiş olmaktan çok memnunum, çok seviniyorum."

"İzmir bu ruhu her yıl sahipleniyor"

TACT Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu ise "Bir toplum neyi okursa onu düşünür, neyi düşünürse onu hisseder, neyi hissederse onu yaşar. Şiddet bir anda belirmiyor. Empati yoksunluğunun uzun ve sessiz birikimiyle ortaya çıkıyor. Bir çocuk kendisini bir başkasının yerine koyamıyorsa, o çocuğu yalnızca fiziksel olarak büyütmüşüzdür. Edebiyat tam da bu boşluğu doldurmak için vardır. Bir roman sizi başka bir insanın derisiyle dünyaya bakmaya zorlar. Bir hikâye, 'Ben hiç böyle olamam' dediğiniz insanı anlatır ve siz kendinizi onda bulursunuz. Kitap bu yüzden salt bir ticaret organizasyonu değildir. Empatinin inşa edildiği alanlardır. Eğitim de müfredattan ibaret değildir; ezber değil anlama, sınav değil merak, sıralama değil keşfetme üzerine kurulur. İzmir bu ruhu her yıl sahipleniyor. Kitabı kaldırımda oturarak da, çay bardağını yanına koyarak da, metroda tutunarak da okuyan bir şehirdir. Bu tesadüf değil; şehrimizin hafızasında, suyunda, taşında var" dedi.

Fuar açılışının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, stantları gezerek katılımcılar ve vatandaşlarla bir araya geldi. Fuardan kitap alan Tugay, yurttaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izkitap-7-izmir-kitap-fuari-kulturpark-ta-kapilarini-acti-5344.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izkitap-7-izmir-kitap-fuari-kulturpark-ta-kapilarini-acti-5344.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izkitap-7-izmir-kitap-fuari-kulturpark-ta-kapilarini-acti-5344-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izkitap-7-izmir-kitap-fuari-kulturpark-ta-kapilarini-acti-5344.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izkitap-7-izmir-kitap-fuari-kulturpark-ta-kapilarini-acti/35192/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:26:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Velilerden okullarda güvenlik talebi: "Çocuklarımız okulda güvende olsun" </title>
			<description><![CDATA[ İzmir'de veliler, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da okullarda yaşanan silahlı saldırıların benzerinin yaşanmaması için okullarda güvenlik önlemlerinin artırılmasını istedi. Veliler, "Çocuklarımızın okulda güvenli olması gerekiyor" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: BERFİN BAYSAN - Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) - Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda 9 kişinin hayatını kaybettiği, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ise 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırıların ardından ülke genelinde okul güvenliği tartışmaları yeniden gündeme geldi.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan veliler, okullarda güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu savunarak çocuklarının can güvenliğinden kaygı duyduklarını ifade etti. Veliler, okul girişlerinde daha sıkı denetim yapılmasını, güvenlik görevlisi sayısının artırılmasını ve benzer olayların önüne geçilmesi için kapsamlı tedbirler alınmasını talep etti.

"Huzursuz çocukların sorunlarının giderilmesi önlem açısından iyi olur"

Veli Zerrin Sürücü, "Hiç uyumadık yani, ağladım. Hatta biraz önce gruptan arkadaşlarla konuştuk. Gerçekten işler acısı. Hatta şimdi Gazi Ortaokulu'nun önünden geçiyorum. Bakıyorum, X-ray cihazı var mı, güvenlik var mı? Manyak olduk yani. Benim çocuklarım özele gidiyor ama hiç farkı yok ki. Allah yardım etsin, bak hâlâ gözlerim doluyor. Sabır versin. Çok üzücü. Yani bence, tabii güvenlik ama bu X-ray cihazları bence çok önemli. En azından, illa öğrencisidir, dışarıdan gelen serserisi olur, velisi olur... Bakın bütün veliler var, hocalara neler yapıyorlar. En azından kesici, ne bileyim büyük aletler, silah gibi şeyler olmasa bile bir tık güvenlik bence. Çocukların rehber desteği, psikolojik desteği, varsa huzursuz çocukların sorunlarının giderilmesi bence önlem açısından iyi olur diye düşünüyorum" diye konuştu.

"Çocuklarımıza vermiş olduğumuz aşırı özgürlüğün sonuçları"

Çocuklara verilen özgürlüğün bu tarz sorunlar doğurduğunu aktaran bir veli, "Çocuklarımıza vermiş olduğumuz aşırı özgürlüğün sonuçları. Ne dedilerse yapıyoruz, ne derlerse alıyoruz. 'Sen şu oyunu oynayamazsın' diyemiyoruz. Laf dinletemiyoruz çocuklarımıza çünkü o seviyelere geldik. İçimiz kan ağlıyor. O çocuğa o silahı öğreten baba, asker de olsa, polis de olsa, onun alabileceği, ulaşabileceği yere koyması yanlış. Yani bunlar kabul edilebilecek şeyler değil. Nice canlar gitti. Urfa'dakini konuşurken üstüne bunlar geldi. Nereye gidiyoruz? Ne yaşıyoruz, ne yaşayacağız? Sözün bittiği yer ya. Anneler yığılıyor, okul önünde çocuklarını götürüyorlar, geliyorlar. Ne oldu? Sonuç yine olacak oluyor. Demek ki aileden, temelden başlaması gerekiyor. Şu bilgisayarlar çocukların felaketi oldu. Bundan önce neydi? Mavi Balina mı? Ondan bir sürü çocuk gitti. Orada izliyorlar. Onu izlerken de etkisi altında kalıyor bu çocuklar. Çocuk sonuçta. Eşimle konuşurken de aynı şeyi söyledi. Yani o çocuklara da kabahat bulamıyorum. Çocuk sonuçta. Kapıdaki girişlerde çok çok daha dikkatli olmalı. Güvenlik görevlisi var, çocuğu tanıyabiliyor. Hani bildiği için göz yumuyor. Ama bunun her girişinde, yani tanısan da senin çocuğun da olsa, girerken aranmalı. Aranmalı. İçeriye ateş edici gereçlerin alınmaması gerekir. O çocukların bunları kullanmaması konusunda eğitilmeleri gerekir" şeklinde konuştu.

"Okulda güvende olması gerekiyor"

Öğretmenlerin iş bırakma eylemini desteklediğini aktaran Yeliz Terzler, şunları söyledi:

"Çok üzgünüz. Yani öğretmenlerimizin de yanındayız. Çocuklarımızın onların yanında güvende olması gerekiyor. Okulda güvende olması gerekiyor. Biz çalışıyoruz, işe gidiyoruz. Gözümüz arkada kalmamalı. Yani aslında temelden aile yapısıyla alakalı. Çocuklarımızı yetiştirme tarzımızla alakalı. Teknoloji bağımlısı oldular. 98'de, 99'da o zamanlar cep telefonu sahibi olduk. Ondan sonra çok şeyler değişti. Televizyon izlemiyoruz artık. Genelde elimizde telefon. Çocuklarımız odalarında tablet, bilgisayar başında. Ve kontrol etmiyoruz. Şimdi baktığımız zaman geçmişte hiç böyle olaylarla karşılaşma çok olmadı yani. Bilmiyorum, ben ya da duymadım. Neden son zamanlarda böyle oldu? Bir ona bakmak lazım. Yani çocukların gelişimiyle alakalı bence. Yani güvenlik… Her okulda bir güvenlik görevlisinin olması gerekiyor bence kapıda. Yani daha ne yapılabilir bilmiyorum. Aslında devletten de her şeyi beklemeyip kendimizce çocuklarımızı hem evde hem de öğretmenlerle daha diyalog hâlinde olup… Ne bileyim, güvenlik sadece öyle olabilir yani. Diğer türlü nasıl koruyabiliriz ki? Öğretmenler de başında değil bu çocukların, biz de başında değiliz."

Bir başka veli ise "Korkarak, tedirgin olarak götürüyoruz. Mecburuz. Yapacak bir şey yok. Bütün annelerin başı sağ olsun. Çok üzgünüz, çok. Vallahi bilemeyeceğim artık. Güvenlikler var. Yapacak bir şey yok. Artık bunlar son bulsun. İki gün üst üste aynı olaylar, aynı saldırılar… İnşallah son bulur. Devlet daha bir güvenliği artırır. Yani çocuklarımıza daha güzel eğitim verir" diye konuştu.

Her okulun önünde bir güvenlik olması gerektiğini dile getiren Zeran Anlatır, "Yani emniyet güçlerinin devreye girmesi lazım bence ama onların da baktığında can güvenliği azaldı. Yani okulun önüne bir koruma lazım, bekçi lazım. Bilmiyorum ki kim kime yetecek. Çok üzücü bir durum yani. İçimiz acıyor. Çünkü evlatlarımız var artık, torunlarımız, yeğenlerimiz. Dün mesela yeğenim erkenden çıktı, geldi yanıma. Güzel bir durum değil. İki taraf için de çok acı bir durum. Diyecek bir şey yok" dedi.

Aysel Yılmaz, "Çok tehlikeli ve çok kötü. Allah kimseye yaşatmasın. Yani bir önlem almak lazım. Vallahi herkesin dediği gibi, yani bir polis koyması lazım, bir güvenlik önlemi olması lazım. Çok dehşet yani. Acı bir şey. Allah kimseye yaşatmasın" diye konuştu.

"İleriki yıllarımız için bence büyük bir sıkıntının ilk sinyalleri"

Televizyon dizilerinin de bu olaylanda etkili olduğunu belirten Serkan Yılmaz, "Gençler bu sanal âlemin içerisindeki her şeyi oyun gibi algılıyorlar ama öyle bir dünya yok. Bizim çocukluk dönemimiz şu andaki gençlere göre çok daha güzeldi. Belki imkânsızdı, belki maddi durumlar çok sıkıntılıydı ama çok güzeldi. Biz hep Türk filmlerinden öğrendik hayatı; gülmeyi, eğlenmeyi, mutlu olmayı… Yani onlar bize öğretti ama şu anda hep bakıyorsun şiddet, korku, silah… Bir kabadayı rolüne bürünme, her şeyi bu tarz yöntemlerle halletme peşinde çocuklar. Böyle bir rol model oluşturmaya çalışıyorlar. Bu, ileriki yıllarımız için bence büyük bir sıkıntının ilk sinyalleri. Sorumlu olan bütün yetkililerin görüp, aileden başlayarak okul hayatı dönemi boyunca da ele alınarak toplumca çözülmeli. Birkaç rötuşla, birkaç dokunuşla olacak bir şey değil. Aile, ev, okul, yönetim hepsi bütün olarak… Bizim dönemimizdeki yapıya dönülür inşallah. Üzüntülüyüz, modumuz düştü. Keşke olmasaydı ama işte keşkelerle olmuyor" şeklinde konuştu.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/velilerden-okullarda-guvenlik-talebi-cocuklarimiz-okulda-guvende-olsun-5364.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/velilerden-okullarda-guvenlik-talebi-cocuklarimiz-okulda-guvende-olsun-5364.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/velilerden-okullarda-guvenlik-talebi-cocuklarimiz-okulda-guvende-olsun-5364-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/velilerden-okullarda-guvenlik-talebi-cocuklarimiz-okulda-guvende-olsun-5364.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/velilerden-okullarda-guvenlik-talebi-cocuklarimiz-okulda-guvende-olsun/35170/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 23:33:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özgür Özel'den Urla'da yanına gelen çocuğa kravat hediyesi</title>
			<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Urla Belediyesi'nin toplu açılış töreninde yanına gelen bir çocuğa kravatını hediye etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Urla Belediyesi'nin toplu açılış töreninde yanına gelen bir çocuğa kravatını hediye etti.

CHP lideri Özel, bugün Urla Belediyesi'nin toplu açılış törenine katıldı. Tören sırasında yanına yaklaşan bir çocuk, Özel'den kravatını istedi. 

Özel, boynundan çıkardığı kravatı çocuğa hediye ederek "Liseye gidince takarsın" dedi. Ardından hatıra fotoğrafı çekildi. Özel görüntüleri "Şu bakıştaki mutluluğu hiçbir şeye değişmem." diyerek paylaştı. 

ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/ozgur-ozel-den-urla-da-yanina-gelen-cocuga-kravat-hediyesi-288.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/ozgur-ozel-den-urla-da-yanina-gelen-cocuga-kravat-hediyesi-288.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/ozgur-ozel-den-urla-da-yanina-gelen-cocuga-kravat-hediyesi-288-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/ozgur-ozel-den-urla-da-yanina-gelen-cocuga-kravat-hediyesi-288.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ozgur-ozel-den-urla-da-yanina-gelen-cocuga-kravat-hediyesi/34887/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 03:02:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir'de Otizme Farkındalık Konseri düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark Tenis Spor Kulübü ve KEDİ Otizm Derneği iş birliğiyle, Kültürpark Tenis Spor Kulübü Korosu tarafından Otizme Farkındalık Konseri düzenlendi. Kırmızı giysiler ve otizmli çocukların hazırladığı güllerle güçlü bir mesaj verildi. Müzik aracılığıyla kapsayıcılık, eşitlik ve toplumsal kabul vurgulandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Kültürpark Tenis Spor Kulübü Korosu, Otizme Farkındalık Konseri ile dinleyicilere unutulmaz bir akşam yaşattı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark Tenis Spor Kulübü ve KEDİ Otizm Derneği iş birliğiyle Ekonomi Üniversitesi Konferans Salonu'nda düzenlenen konserde, en güzel şarkılar farkındalık için seslendirildi. Bu yıl otizme dikkat çekmek amacıyla kırmızı rengin tercih edilmesi nedeniyle koristler kırmızı giysiler giydi. Ayrıca hem koristler hem de katılımcılar, yakalarına otizmli çocuklar tarafından hazırlanan kırmızı güller taktı. Koroda, otizmli korist Cem Vardarcı ile annesi Gülçin Vardarcı da yer aldı. Konserin sunuculuğunu üstlenen Mehmet Atalay Sağlık, atipik otizm tanısı bulunduğunu ve öğrenimini İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü'nde tamamladığını belirtti. Sağlık, "Sizler sayesinde farkımız ve farkındalığımız daha gür bir sesle daha fazla insana ulaşacak" dedi.

Keyifli bir akşam yaşattılar

Konsere İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürü Arzu Ütaş, Kültürpark Tenis Spor Kulübü Başkanı Murat Şener, KEDİ Otizm Derneği Başkanı Serap Dikmen, otizm alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı. Koronun dönem başkanı Aydan Ersezen, "Otizme farkındalık temasıyla bu dönem yolumuza devam ediyoruz. Bu yıl otizmi rengi kırmızıya gönül verdik. Sizleri kırmızı giysilerle ve kalplerimizin üzerinde taşıdığımız kırmızı güllerle karşıladık. Bu kırmızı gülleri, Moris Bencuya Otizmli Çocuklar Eğitim ve Uygulama Merkezi'ndeki çocuklarımız yaptı ve sizlere ulaştı" diye konuştu. Şef Güldehem Marmara ve müzik direktörü Selçuk Gönüldaş yönetiminde düzenlenen otizm farkındalık temalı konser, dinleyicilere keyifli bir akşam yaşattı.

Kırmızı eşitliği temsil ediyor

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında, otizme dikkat çekmek amacıyla kırmızı renk, Türkiye'de sembol renk olarak kullanılıyor. Kırmızı renk, otizmli bireylerin toplum tarafından kabulünü, kapsayıcılığı ve hayatın her alanında eşitliği temsil ediyor.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-de-otizme-farkindalik-konseri-duzenlendi-2374.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-de-otizme-farkindalik-konseri-duzenlendi-2374.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-de-otizme-farkindalik-konseri-duzenlendi-2374-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/izmir-de-otizme-farkindalik-konseri-duzenlendi-2374.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-de-otizme-farkindalik-konseri-duzenlendi/34829/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 17:33:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Uluslararası şampiyonada Seferihisar'a madalya yağmuru</title>
			<description><![CDATA[Seferihisar Belediyesi sporcuları, Antalya'da düzenlenen Türkiye Uluslararası Taekwondo Poomsae Teknik Şampiyonası'nda kazandıkları madalyalarla büyük gurur yaşattı; antrenör Sabah Vural'ın milli takıma davet edilmesi ise başarıyı taçlandırdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Seferihisar Belediyesi sporcuları, Antalya'da düzenlenen Türkiye Uluslararası Taekwondo Poomsae Teknik Şampiyonası'nda kazandıkları madalyalarla büyük gurur yaşattı; antrenör Sabah Vural'ın milli takıma davet edilmesi ise başarıyı taçlandırdı.  

Antalya'da 24-31 Mart arasında düzenlenen Türkiye Uluslararası Taekwondo Poomsae Teknik Şampiyonası'nda Seferihisar Belediyesi sporcuları büyük bir başarıya imza atarak şampiyonluk kürsüsüne damga vurdu. Disiplinli çalışmaları, azimleri ve yüksek performanslarıyla dikkati çeken sporcular, hem ilçelerini hem de ülkemizi gururlandırdı.   Şampiyonada elde edilen dereceler ise şu şekilde oldu:  

Mustafa Özinan ve Eylem Selin Ayrancıoğlu üstün performanslarıyla altın madalya kazandı. Mina Gencer, başarılı mücadelesi sonucunda gümüş madalya elde etti. Zeynep Ataman, teknik becerileriyle öne çıkarak gümüş madalya kazandı. Belinay Saygılı ise gösterdiği azimle bronz madalya ile kürsüde yer aldı.  

Seferihisar Belediyesi sporcularının bu önemli başarısı, ilçede büyük bir sevinç ve gururla karşılandı. Sporcuların elde ettiği dereceler, altyapıya verilen önemin ve düzenli antrenmanların ne denli etkili olduğunu bir kez daha ortaya koydu.  

Öte yandan, bu başarıda emeği bulunan taekwondo antrenörü Sabah Vural için de gurur verici bir gelişme yaşandı. Başarılı çalışmaları ve yetiştirdiği sporcularla dikkat çeken Vural, Türkiye Taekwondo Federasyonu tarafından milli takım antrenörü olmak üzere davet edildi.  

Bu davet, hem kendisinin hem de Seferihisar'daki spor camiasının başarısının önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi. Seferihisar ekibi için şimdi yeni hedef, Makedonya'da düzenlenecek olan Uluslararası Taekwondo Şampiyonası. Sporcular, elde ettikleri bu başarıyı uluslararası arenaya taşıyarak yeni madalyalar kazanmayı hedefliyor.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/uluslararasi-sampiyonada-seferihisar-a-madalya-yagmuru-1244.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/uluslararasi-sampiyonada-seferihisar-a-madalya-yagmuru-1244.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/uluslararasi-sampiyonada-seferihisar-a-madalya-yagmuru-1244-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/uluslararasi-sampiyonada-seferihisar-a-madalya-yagmuru-1244.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/uluslararasi-sampiyonada-seferihisar-a-madalya-yagmuru/34823/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 02:53:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evinin Sultanları Foça'da fileye uzandı </title>
			<description><![CDATA[İzmir'in Foça ilçesinde düzenlenen "Evinin Sultanları" voleybol turnuvası, farklı yaş ve meslek gruplarından kadınları aynı sahada buluşturdu. Büyük çekişmeye sahne olan organizasyon, hem şampiyonluk heyecanı hem de kadınların spordaki dayanışma gücüyle dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir'in Foça ilçesinde düzenlenen "Evinin Sultanları" voleybol turnuvası, farklı yaş ve meslek gruplarından kadınları aynı sahada buluşturdu. Büyük çekişmeye sahne olan organizasyon, hem şampiyonluk heyecanı hem de kadınların spordaki dayanışma gücüyle dikkat çekti.

İzmir'in Foça İlçesi'nde, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın Evinin Sultanları Projesi kapsamında Voleybol Turnuvası düzenlendi. 15 takım ve yaklaşık 150 sporcunun katıldığı turnuvada ev kadınları ve çeşitli meslek gruplarına mensup kadınlardan oluşan takımlar kupaya uzanmak için mücadele ettiler.

Maçların, Foça 11 Eylül Reha Midilli Spor Salonu ve Bağarası Çok Amaçlı Salon'da oynandığı turnuvaya, Manisa Lider, Menemen Belediyesi, Çeşme Master, Ata Yahşi, Urla Voley, Torata, Bergama Kadın Gücü, File Dibi Urla, Dikili Güneşi, Foça GSİM, Çevre, Torata 30, İzmir GSİM, Smyrna Veteran, Şavkar Voleybol Akademi takımları katıldı. Zevkli ve çekişmeli maçlar sonunda Evinin Sultanları +30 kategorisinde Foça Gençlik Spor, Masterler +30 yaşta İzmir Gençlik Spor İl Müdürlüğü, Evinin Sultanları +30 yaş kategorisinde File Dibi Urla takımları şampiyon oldu.

Dereceye giren takımlara kupa ve plaketleri final maçları sonrası düzenlenen törenle takdim edildi.   

"Turnuvalar Türkiye genelinde çoğalmalı" 

Evinin Sultanları +35 yaş kategorisinde üçüncü olan Çeşme Master takımı oyuncusu Beden Eğitimi öğretmeni Yıldız Önyer bir yıl önce kurulduklarını ve aralarında ev kadınlarının yanı sıra çeşitli mesleklerden kadınların olduğunu söyledi. Yıldız Önyer, "Turnuvaya Çeşme'den katıldık. Master takımını bir yıl önce kurduk. Haftada bir gün antrenman yaparak buraya geldik. Takımdaki arkadaşlarımdan dördü beden eğitimi öğretmeni, ev kadınları da var ekibimizde. Zor şartlarda bir araya gelip çalışıyoruz ama voleybolu çok seviyoruz. Bu organizasyonun 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla Foçada yapılması çok güzel. Devamını diliyoruz. Bu organizasyonların Türkiye genelinde çoğalmasını, artmasını diliyoruz. Foça'ya teşekkür ediyoruz" dedi.

"Spor yapan kadın herkese örnek olur"

Foça İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Emre Şahin projenin Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın projesi olduğunu ve amacına uygun başarılı bir turnuva gerçekleştirdiklerini söyledi. Emre Şahin, "Foça'da Gençlik ve Spor Bakanlığı'mızın Evinin Sultanları projesi kapsamında 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla şampiyonayı düzenledik. Ramazan ayı dolayısıyla turnuvamızı bayram sonrasına erteledik. 25 takım yaklaşık 150 sporcu Foça'da mücadele etti. Katılımcılar arasında ev kadınlarının yanı sıra geçmişte bu sporu yapmış, bırakmış ama devam etmek isteyen kadınlarımız da var. Amacımız onları yeniden spor sahalarında görmek. Sosyal ortamlara aktif şekilde katılımlarını sağlamak. Birlikte güçlü bir dayanışma ortamı oluşturmak. Kadınların spor ortamında olması çok önemli. Spor yapan kadın başta eşine, çocuğuna ve herkese örnek olabilir. Kadınları spora yönlendirmeye çalışıyoruz ki oda ailesini ve çevresini yönlendirsin. Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum" dedi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/evinin-sultanlari-foca-da-fileye-uzandi-3562.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/evinin-sultanlari-foca-da-fileye-uzandi-3562.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/evinin-sultanlari-foca-da-fileye-uzandi-3562-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/evinin-sultanlari-foca-da-fileye-uzandi-3562.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/evinin-sultanlari-foca-da-fileye-uzandi/34821/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 02:44:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesi, oğullarının adı verilen kaykay parkında İzmirlilerle bir araya geldi </title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Karşıyaka Bostanlı'daki kaykay parkına adını verdiği Mattia Ahmet Minguzzi için düzenlenen buluşmada ailesi ve İzmirliler bir araya geldi. "Yasemin çiçeğimizin yanındayız" sloganıyla yürüyen vatandaşlar, acıyı paylaşırken sokak güvenliği ve gençlerin korunmasına dikkat çekti.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbul'da uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin adı verilen Karşıyaka'daki kaykay parkı anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 28 Mart'ta oğullarının adının parka verilmesi nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a teşekkür ziyaretinde bulunan Minguzzi ailesi, bugün de kaykay parkını ziyaret etti.

İzmir halkı da aileyi yalnız bırakmadı. Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi'ye eşlik eden İzmirli kadınlar, Mattia Ahmet Minguzzi fotoğrafları ve "Yasemin çiçeğimizin yanındayız" sloganıyla yürüdü. İzmirliler ailenin üzüntüsüne ortak olurken, sokak güvenliğinin önemine dikkat çekerek, gençlerin korunmasına yönelik beklentilerini dile getirdi. 

Dev kaykay parkı

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kıyı düzenlemesini yaptığı Bostanlı sahilinde yer alan Türkiye'nin en büyük kaykay parkı; kaykay, scooter, bisiklet ve paten gibi tekerlekli spor aletlerini kullananların becerilerini güvenle geliştirecekleri 4 bin 250 metrekarelik bir alan üzerinde yer alıyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın kararı üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, kaykay pistine Mattia Ahmet Minguzzi'nin fotoğrafının da yer aldığı tabelayı yerleştirdi. Parkta ayrıca çevre düzenlemeleri yapılarak bitkisel peyzaj yenilendi, işlevsiz beton bloklar kaldırıldı, zemin boyamaları ve kent donatıları elden geçirildi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/mattia-ahmet-minguzzi-nin-ailesi-ogullarinin-adi-verilen-kaykay-parkinda-izmirlilerle-bir-araya-geldi-135.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/mattia-ahmet-minguzzi-nin-ailesi-ogullarinin-adi-verilen-kaykay-parkinda-izmirlilerle-bir-araya-geldi-135.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/mattia-ahmet-minguzzi-nin-ailesi-ogullarinin-adi-verilen-kaykay-parkinda-izmirlilerle-bir-araya-geldi-135-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/mattia-ahmet-minguzzi-nin-ailesi-ogullarinin-adi-verilen-kaykay-parkinda-izmirlilerle-bir-araya-geldi-135.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/mattia-ahmet-minguzzi-nin-ailesi-ogullarinin-adi-verilen-kaykay-parkinda-izmirlilerle-bir-araya-geldi/34763/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 22:07:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cittaslow Türkiye Ağı, Seferihisar'da toplandı: 30 belediyeden yoğun ilgi </title>
			<description><![CDATA[Seferihisar'da düzenlenen Cittaslow Türkiye Ulusal Ağı toplantısı, 30 belediyeden yaklaşık 80 katılımcıyı bir araya getirerek "sakin şehir" felsefesinin yerel kalkınma, dayanışma ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla geleceğe taşınacağı güçlü bir buluşmaya sahne oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Türkiye'nin ilk sakin şehri olan Seferihisar, Cittaslow Türkiye Ulusal Ağ Toplantısı'na ev sahipliği yapıyor. Sığacık'ta gerçekleştirilen açılış programı ile başlayan toplantı, Türkiye'nin dört bir yanından 30 belediyeden yaklaşık 80 katılımcıyı bir araya getirdi. Buluşma, Cittaslow hareketinin Türkiye'deki en kapsamlı organizasyonlarından biri olarak dikkat çekiyor.  

"Bu sadece bir unvan değil, bir yaşam felsefesi"  

Toplantının açılış konuşmasını Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin yaptı. Yetişkin, Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dört bir yanından gelen temsilcileri Seferihisar'da ağırlamaktan büyük onur duyduklarını belirterek, Cittaslow hareketinin yıllar içinde güçlü bir dayanışma ağına dönüştüğünü vurguladı.  

Seferihisar'ın Türkiye'de Cittaslow unvanını alan ilk kent olduğunu hatırlatan Yetişkin, bu unvanın yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda sürdürülen bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Cittaslow'un bir unvandan öte bir yaşam felsefesi olduğunu dile getiren Yetişkin, yerelin korunması, doğayla uyumlu yaşam ve daha nitelikli bir kent hayatının bu anlayışın temelini oluşturduğunu söyledi.  

Açılış programında ayrıca Cittaslow Türkiye Koordinatör Vekili ve Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi de bir konuşma yaptı. Geyikçi, Cittaslow ağının her geçen yıl daha da büyüyerek yerel kalkınma için güçlü bir model haline geldiğini belirtti. Yerel üretimin desteklenmesi ve kentlerin kendi kimliklerini koruyarak gelişmesinin bu hareketin temelini oluşturduğunu vurgulayan Geyikçi, belediyeler arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Türkiye'deki Cittaslow kentlerinin ortak bir vizyon etrafında buluşarak geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlediğini ifade etti.  

"Bir bayrak yarışı: Bu mirası ileri taşıyoruz"  

Konuşmasında Cittaslow hareketinin Türkiye ile buluşmasında önemli rol oynayan Tunç Soyer'e teşekkür eden Yetişkin, bu sürecin bir bayrak yarışı olduğunu ve bugün bu bayrağı daha ileriye taşıma sorumluluğunu üstlendiklerini belirtti.  

Seferihisar'da bu sürecin ilk yıllarında "yavaş şehir" kavramına yönelik tereddütler olduğunu ancak zamanla hem kent sakinlerinin hem de ziyaretçilerin bu kimliği sahiplendiğini ifade eden Yetişkin, bugün Cittaslow kimliğinin korunmasının doğrudan halktan gelen güçlü bir talep haline geldiğini söyledi.  

"Cittaslow, nerede ve nasıl yaşanır sorusunun cevabıdır"  

Yetişkin, Cittaslow süreciyle birlikte kadınların üretime daha fazla katıldığını, üretici pazarlarının yaygınlaştığını ve yerel üretimin değer kazandığını belirterek, Seferihisar'da üretilen her ürünün artık kentin kimliğini taşıyan bir değere dönüştüğünü vurguladı.   "İnsanlar artık nasıl daha iyi yaşanır sorusunun cevabını bizim kentlerimizde arıyor. Bizler Türkiye'de nerede ve nasıl yaşanır sorusunun cevabını temsil ediyoruz" diyen Yetişkin, Cittaslow kentlerinin günümüzde önemli bir yaşam alternatifi sunduğunu ifade etti.   Toplantıda; sakin şehir (Cittaslow) felsefesinin yereldeki yansımaları, iyi uygulama örnekleri, kentler arası dayanışma ve ortak gelecek vizyonu ele alınıyor. Türkiye'nin farklı bölgelerinden Cittaslow üyesi belediyelerin temsilcileri Seferihisar'da bir araya gelerek deneyim paylaşımında bulunuyor.  

Toplantıya; Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Perşembe Belediye Başkanı Cihat Albayrak, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Ortahisar Belediye Başkanı Mustafa Ateş, Ulus Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Uzun, Vize Belediye Başkanı Ercan Özalp, Eğirdir Belediye Başkanı Mustafa Özer başta olmak üzere çok sayıda belediye başkanı ve temsilci katıldı.  

Ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda Cittaslow Türkiye ofisi temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Sağlıklı Kentler Birliği, Türkiye Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilcileri de toplantıda yer aldı.   Program kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda Cittaslow Türkiye Koordinatörlüğü sunumları yapılacak, Seferihisar'ın iyi uygulamaları ve sürdürülebilir gastro rotaları paylaşılacak ve üye belediyelerin deneyimleri ele alınacak. Toplantı süresince ayrıca Seferihisar Belediyesi'nin Cittaslow uygulamalarını kapsayan teknik inceleme programı da gerçekleştirilecek.  

Cittaslow ruhunun Türkiye'de doğduğu Seferihisar'da düzenlenen bu önemli buluşma, hareketin geleceğine yön verecek kararların alınacağı güçlü bir platform olma özelliği taşıyor.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cittaslow-turkiye-agi-seferihisar-da-toplandi-30-belediyeden-yogun-ilgi-8909.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cittaslow-turkiye-agi-seferihisar-da-toplandi-30-belediyeden-yogun-ilgi-8909.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cittaslow-turkiye-agi-seferihisar-da-toplandi-30-belediyeden-yogun-ilgi-8909-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cittaslow-turkiye-agi-seferihisar-da-toplandi-30-belediyeden-yogun-ilgi-8909.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/cittaslow-turkiye-agi-seferihisar-da-toplandi-30-belediyeden-yogun-ilgi/34755/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 23:44:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alaçatı Ot Festivali, akreditasyon belgesiyle uluslararası statü kazandı</title>
			<description><![CDATA[Ege'nin endemik otlarını ve yerel kültürel hafızasını tanıtmayı hedefleyen ve bu yıl 15'inci düzenlenecek Alaçatı Ot Festivali'nin hazırlıkları sürüyor. Festivalin İstanbul'da gerçekleştirilen basın lansmanında, etkinliğin bu yıl ilk kez Dünya Şefler Birliği (Worldchefs) tarafından verilen akreditasyon belgesiyle uluslararası statü kazandığı duyuruldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Tuba KARA / Kamera: Gencer KETEN

(İSTANBUL) – Basın lansmanında Ege'ye özgü lezzetler misafirlere ikram edilirken, festivalin yeni vizyonu ve programı paylaşıldı. Lansmanda Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Emrah Köksal Sezgin, akreditasyon belgesini Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli'ye takdim etti. Sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik ve yerel üretim odağını koruyan festivalin, Çeşme'nin dört mevsim yaşayan kent vizyonuna katkı sunmasının hedeflendiği belirtildi.

Festival bu yıl 6 gün sürecek

20-26 Nisan günleri arasında bu yıl ilk kez 6 gün sürecek festivalin programının içeriğine göre iki ana bölüme ayrıldığı aktarıldı. Buna göre, festivalin ilk üç gününün gastronomiye ayrıldığı, ikinci bölümde ise geleneksel etkinliklerin yer alacağı kaydedildi. Program kapsamında; 13 ülkeden yaklaşık 50 şefin katılımıyla profesyonel şef takımları ile gastronomi üniversiteleri ve liseleri arasında yemek yarışmaları düzenlenecek. Dünya Şefler Birliği ile yapılan anlaşma kapsamında, yarışmalarda başarı gösteren lise ve üniversite öğrencilerinin yurt dışında staj yapmalarına aracılık edilecek.

Konserler, söyleşiler, gastronomi atölyeleri, sergiler ve çocuk etkinliklerinin yanı sıra yoga, pilates ve spor faaliyetleri de programda yer alacak. "En Güzel Ot Yemeği" ve "En Çok Ot Çeşidini Toplama" yarışmalarına bu yıl "Sürdürülebilir Tarım Projesi Yarışması" da eklendi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na denk gelen festival kortejinde bu yıl ilk kez "en iyi kostüm" yarışması yapılacak.

Denizli: Köklerden dünyaya açılıyoruz

Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, festivalin 15 yıllık yolculuğunda ulaştığı noktayı şu sözlerle değerlendirdi:

"Alaçatı Ot Festivalimizin bu yıl 15'incisini düzenliyoruz. Bundan 15 yıl önce Çeşme'nin Alaçatı'nın emektar kadınlarının emekleriyle ortaya çıkan eşsiz bir festivaldir Alaçatı Ot Festivali. Bu yıl on beşincisini düzenlerken ilk kez uluslararası statü kazandık. İlk kez bu yıl Dünya Şefler Birliği'nin bizlere uygun gördüğü sertifikayla birlikte bir gastronomi alanında uluslararası statü kazandık ve artık sloganımız gibi köklerden dünyaya açılıyoruz. Bu yıl çok değerli dünyaca ünlü şefleri misafir edeceğiz. Onların Ege mutfağına kendi yorumlarını katacakları yarışmalara tanıklık edeceğiz. Profesyonel şeflerin takımları yarışacak. Dünya Şefler Birliği'yle yaptığımız anlaşma sonrasında, gastronomi bölümü okuyan üniversite öğrencilerinin yarışacakları ve lise gastronomi öğrencilerinin de yarışacağı profesyonel yarışmalar olacak ve kazanan öğrencilerimizin yurt dışında staja gitmelerine aracılık edeceğiz. Dolayısıyla bu yıl gastronominin, Ege mutfağının dünyaya açılması için büyük bir çaba ve özveri koyduk ortaya. Heyecanlıyız gerçekten. Tabii ki festivalin son dört gününde yine konserlerimiz, eğlencelerimiz, söyleşilerimiz olacak ama ilk üç gün tamamen gastronomi odaklı olacak."

Konserler ve sahne programı

Festival kapsamında Değirmenler, Alaçatı Cumhuriyet Meydanı ve Alaçatı Deneyim Noktası gibi alanlarda gün boyu etkinlikler yapılacak, programda Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam başta olmak üzere çeşitli sanatçılar sahne alacak.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/alacati-ot-festivali-akreditasyon-belgesiyle-uluslararasi-statu-kazandi-5293.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/alacati-ot-festivali-akreditasyon-belgesiyle-uluslararasi-statu-kazandi-5293.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/alacati-ot-festivali-akreditasyon-belgesiyle-uluslararasi-statu-kazandi-5293-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/alacati-ot-festivali-akreditasyon-belgesiyle-uluslararasi-statu-kazandi-5293.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/alacati-ot-festivali-akreditasyon-belgesiyle-uluslararasi-statu-kazandi/34734/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 02:10:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cittaslow belediyeleri İzmir'de iş birliği için bir araya geldi </title>
			<description><![CDATA[Seferihisar, Finike ve Antalya Büyükşehir Belediyeleri'nin yetkilileri, yaklaşan Cittaslow Ulusal Ağ Toplantısı öncesi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı ziyaret ederek, sürdürülebilir kent politikaları ve yerel değerlerin korunması konularında görüş alışverişinde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR)- Seferihisar Belediye Başkanı ve Cittaslow Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Yetişkin, Finike Belediye Başkanı ve Cittaslow Türkiye Koordinatör Vekili Mustafa Geyikçi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Cittaslow Delegasyonu ile birlikte, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı ziyaret etti. Toplantıda; sürdürülebilir kent politikaları, yerel üretimin desteklenmesi, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve şehirler arası dayanışmanın artırılması gibi başlıklar ele alındı. Cittaslow felsefesinin Türkiye'de yaygınlaştırılması ve yerel değerlerin korunarak kalkınmanın sağlanması yönünde görüş birliği sağlandı.  

Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Cittaslow hareketinin yalnızca bir şehir ağı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğuna dikkat çekti. Yetişkin, "Cittaslow felsefesi; doğayla uyumlu, yerel değerlerini koruyan ve insan odaklı kentler oluşturmayı hedefleyen çok kıymetli bir yaklaşımdır. Türkiye'nin ilk Cittaslow başkenti olan Seferihisar olarak bu vizyonun gelişmesi ve yaygınlaşması için öncü rol üstlenmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki Ulusal Ağ Toplantısı da bu anlamda büyük bir fırsat olacaktır. Kentlerimiz arasında kurduğumuz güçlü iş birliği sayesinde, daha sürdürülebilir ve daha yaşanabilir şehirler inşa edeceğimize inanıyorum" diye konuştu.   

Başkan Yetişkin, yerel üretimin desteklenmesinin hem ekonomik hem de kültürel açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Yerel üretici güçlendikçe kentler de güçlenir. Cittaslow ağı bu anlamda sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği de destekleyen bütüncül bir model sunuyor" dedi.    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmede, kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve ortak projelerin hayata geçirilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya konulduğu belirtildi. 
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cittaslow-belediyeleri-izmir-de-is-birligi-icin-bir-araya-geldi-1328.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cittaslow-belediyeleri-izmir-de-is-birligi-icin-bir-araya-geldi-1328.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cittaslow-belediyeleri-izmir-de-is-birligi-icin-bir-araya-geldi-1328-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cittaslow-belediyeleri-izmir-de-is-birligi-icin-bir-araya-geldi-1328.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/cittaslow-belediyeleri-izmir-de-is-birligi-icin-bir-araya-geldi/34725/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 23:25:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Mobilya Fuarı İZFURNEX 2026 kapılarını açtı</title>
			<description><![CDATA[İzmir'de 25–29 Mart tarihlerinde Fuar İzmir'de gerçekleştirilecek olan İzmir Mobilya Fuarı İZFURNEX 2026'nın açılışı gerçekleştirildi. Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "Artık sadece üretmek yeterli değil. Markalaşma, tasarım ve yenilikçi bakış açısı sektörümüzün geleceğini belirleyen önemli unsurlar. Mobilyada değer artık sadece üründe değil tasarım estetik ve marka gücündedir" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde 25–29 Mart tarihlerinde Fuar İzmir'de gerçekleştirilecek olan İzmir Mobilya Fuarı İZFURNEX 2026'nın açılışı gerçekleştirildi.

İzmir Fuar'da düzenlenen açılış törenine; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, EFR Genel Müdürü Muhammed Baykal, İzmir Mobilyacılar Odası Başkanı Zafer Koç katıldı.

Açılışta yapılan konuşmalarda ise sektörün gelişimi için markalaşma ve inovasyonun önemine vurgu yapıldı.

Baykal: "Fuarımızda bir de pozitif ayrımcılık yaptık"

Fuarın açılış konuşmasını yapan EFR Fuarcılık Genel Müdürü Baykal, fuara küçük esnafın katılımını da sağladıklarını belirterek, "Türk mobilya sektörü olarak ihracat ve üretimde güçlüyüz. Dünyanın sayılı üretici ülkelerinden biriyiz. İddialıyız, çünkü gücümüzü bölgemizin güçlü paydaşlarından alıyoruz. Biliyoruz ki fuarımız, yeni iş birliklerinin doğduğu, ihracat kapılarının aralandığı ve markalarımızın küresel ölçekte büyüme fırsatı yakaladığı güçlü bir merkez haline gelecek. Fuarımıza 120'nin üzerinde katılımcı olacak. Ayrıca bu yıl ilk kez kurgulanacak özel bir konseptle ziyaretçiler fuar alanındaki tüm stantlarla temas kurarak farklı ve bütüncül bir deneyim yaşayacak. Fuarımızda bir de pozitif ayrımcılık yaptık. İzmir mobilyacılar Odası ile birlikte bir protokol yaparak tasarımına güvenen küçük esnafın da fuara katılımını sağladık. Fuarımızın sektörde kalıcı bir iz bırakmasını diliyorum" dedi.

Yıldır: "Mobilyada değer tasarım estetik ve marka gücündedir"

İzmir'in mobilya sektöründeki önemine değinen İZBB Başkan Vekili Yıldır, gelişim mesajı vererek şunları söyledi:

"Fuara katılan firmalarımız ve ziyaretçilerimizle sektörün gücünü bir kez daha ortaya koyacağız. Bu buluşma üreticilerimiz için yeni iş birliklerinin, yeni pazarların ve iş fırsatlarının kapısını açacaktır. Bugün dünya pazarlarında rekabet her zamankinden daha güçlü. Artık sadece üretmek yeterli değil. Markalaşma, tasarım ve yenilikçi bakış açısı sektörümüzün geleceğini belirleyen önemli unsurlar. Mobilyada değer artık sadece üründe değil tasarım estetik ve marka gücündedir. İnancımız odur ki İzmir mobilya sektörü, sahip olduğu üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla global pazarlarda çok daha güçlü bir yer alacaktır. Bunun yoluysa yenilikçi düşünceden yeni trendleri takip etmekten ve tasarımı üretimin kalbine koymaktan geçmektedir.

"İzmir mobilyasının değerini daha yukarılara çıkarmak hepimizin görevidir"

Ayrıca mobilya sektörü ciddi bir deneyime sahiptir. Bu deneyim aslında 1861 yılında Mithat Paşa Meslek Fabrikası'nın kuruluşuyla gelen bir tecrübe. Bu, bir birikimi yaratmıştır. İZBB olarak hedefimiz, var olan Meslek Fabrikamızla birlikte eğitimli ve nitelikli iş gücünü bu sektöre kazandırmak olmuştur. Bu konuda da oldukça fazla yol aldık. Sektörümüz yalnızca üretimde değil; tasarım, markalaşma ve uluslararası rekabette de gücünü göstermektedir. Orta Doğu, Avrupa ve dünya pazarlarında İzmir mobilyasının değerini daha yukarılara çıkarmak hepimizin görevidir."

Kınay: "Mobilya sektörü gelişirse Karabağlar gelişir"

Karabağlar Belelediye Başkanı Kınay, sektör gelişimi için yerel yönetim işbirliği mesajı vererek şöyle konuştu:

"Karabağlar mobilyanın kalbi, mobilya Karabağlar'ın kalbi. Bu sektörün her bir dokunuşu, üretimdeki her bir emek uluslararası ve ulusal ölçekteki o çalışmalar... Bir kenti yaşatmak istiyorsak tüm o emeklerle yaşatmak istiyoruz. Geçmişten bu güne geldiğimiz noktada değişimi yaratıp kendimizi yenileyeceğimiz, sürdürülebilirlik, çevreye uyum, toplumsal dönüşümlerde en büyük adımların atması yönünde mobilya sektörüyle birlikte olup güç birliği yapmaktan onur duyuyoruz. Bir taraftan dönüşümü ve değişimi yaratmamız gerekiyor, dünyanın değişimine ayak uydurmamız gerekiyor, sağlıklı büyümemiz gerekiyor. Mobilya sektörümüz ve yerel yönetimlerde birlikte gelişeceğiz. Çünkü biliyoruz ki mobilya sektörü gelişirse Karabağlar gelişir."

Özpoyraz: "Ülkemiz ihracatının yüzde 3,4'ünü oluşturuyor"

İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, rakamlarla ömobilya sektörünün ekonomideki payını ortaya koyarak şu ifadeleri kullandı:

"Mobilya sektörü, üretim gücü, tasarım kabiliyeti ve ihracat potansiyeliyle ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Küresel ölçekte güçlü bir konuma sahibiz. Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye mobilya sektörü, üretim işletmeleri ve istihdam kapasitesiyle dikkat çekliyor. Aynı zamanda Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre; 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolar ihracatla ülkemiz ihracatının yüzde 3,4'ünü oluşturuyor. Mobilya üretiminde önemli merkezlerden biri olan İzmir, bu başarıda önemli bir yere sahip. Kentimiz, 2025 yılında 765 milyon dolarlık mobilya ihracatı gerçekleştirerek Türkiye toplam mobilya ihracatının yaklaşık yüzde 9.6'sını karşılıyor. Tasarım, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim, dijitalleşme ve markalaşma sektörümüzün geleceğini şekillendiren başlıklar. Bu alanlarda atılacak adımlar hem rekabet gücümüzü artıracak hem de ihracat hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlayacak."

Koç: "Marklaşma ve tasarım sektörümüzün geleceğini etkiliyor"

İzmir Mobilyacılar Odası Başkanı Zafer Koç, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Mobilya sektörü üretim gücü, istihdam kapasitesi, tasarım kabiliyeti ve ihracat potansiyeliyle ülkemizin en dinamik sektörlerinden biri. Bu fuar, sadece bir ticaret alanı değil aynı zamanda fikirlerin, tasarımların ve vizyonların buluştuğu güçlü bir platformdur. Bu buluşma, üreticilerimiz için yeni iş birikimleri, yeni pazarların ve fırsatların kapsını aralayacak. Bugün dünya pazarlarında rekabet her zamankinden daha güçlü. Artık sadece üretmek yeterli değil. Marklaşma ve tasarım sektörümüzün geleceğini etkiliyor. Biz inanıyoruz ki İzmir mobilya sektörü sahip olduğu üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla global pazarlarda çok daha iyi bir yer alacaktır. İzmir olarak hedefimiz sektörümüzü sadece üretimde değil tasarım ve markalaşmada da ve uluslar arası rekabette de gücünü göstermektir. Bu fuarın sektörümüze yeni bir soluk kazandıracağına inanıyorum."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-mobilya-fuari-izfurnex-2026-kapilarini-acti-6938.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-mobilya-fuari-izfurnex-2026-kapilarini-acti-6938.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-mobilya-fuari-izfurnex-2026-kapilarini-acti-6938-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-mobilya-fuari-izfurnex-2026-kapilarini-acti-6938.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-mobilya-fuari-izfurnex-2026-kapilarini-acti/34669/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 14:32:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Urla, Mart Dokuzu Ot Bayramı ile baharı karşılamaya hazırlanıyor</title>
			<description><![CDATA[Urla'da 28–29 Mart 2026 tarihlerinde düzenlenecek Mart Dokuzu Ot Bayramı, bu yıl "sürdürülebilirlik" temasıyla gerçekleştirilecek. Festivalde doğa, gastronomi, kültür ve yerel üretim bir araya gelecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir'in doğası ve mutfak kültürüyle öne çıkan ilçesi Urla, baharın gelişini simgeleyen Mart Dokuzu Ot Bayramı'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Yüzyıllardır Ege kültürünün parçası olan gelenekten ilham alan festival, 28–29 Mart 2026 tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak.

Urla Belediyesi, Urla Doğal Sofra Derneği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenecek festival, bu yıl "sürdürülebilirlik" temasıyla gerçekleştirilecek. Etkinlikte doğayla uyumlu üretim, sağlıklı gıda ve yerel üretimin desteklenmesi gibi başlıklar öne çıkacak.

Festival programında Tarım 4.0, tarımda yapay zekâ uygulamaları, yarımadanın biyolojik çeşitliliği ve Ege otlarının sağlıkla ilişkisi gibi konular uzmanlar tarafından ele alınacak. Programda ayrıca atölyeler, söyleşiler, kültür gezileri, sergiler, performanslar ve müzik etkinlikleri de yer alacak.

Yerel üreticilerin stantları da festivalin önemli bölümlerinden birini oluşturacak. Urla ve çevresinden üreticiler, doğal ve mevsimsel ürünlerini ziyaretçilerle buluşturacak; böylece hem yerel ekonominin desteklenmesi hem de sürdürülebilir gıda kültürüne dikkat çekilmesi amaçlanıyor.

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, tanıtım toplantısında festivalin yalnızca bir etkinlik değil, doğayla yeniden bağ kurma çağrısı olduğunu belirterek, Urla'nın doğası, hafızası ve üretim kültürünü görünür kılmak istediklerini söyledi. Balkan ayrıca, Demircili kıyısında hurda gemi sökümü girişimine ve Kuşçular'daki tarım arazileriyle doğal sit alanına yönelik imar kararlarına tepki göstererek Urla'nın kıyılarının ve üretim kültürünün korunacağını vurguladı.

Festival, Urla'nın yalnızca yaz aylarında değil, yılın her döneminde yaşayan bir kültür ve üretim merkezi olduğunu ortaya koyan önemli bir buluşma olarak değerlendiriliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/urla-mart-dokuzu-ot-bayrami-ile-bahari-karsilamaya-hazirlaniyor-3498.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/urla-mart-dokuzu-ot-bayrami-ile-bahari-karsilamaya-hazirlaniyor-3498.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/urla-mart-dokuzu-ot-bayrami-ile-bahari-karsilamaya-hazirlaniyor-3498-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/urla-mart-dokuzu-ot-bayrami-ile-bahari-karsilamaya-hazirlaniyor-3498.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/urla-mart-dokuzu-ot-bayrami-ile-bahari-karsilamaya-hazirlaniyor/34643/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 22:37:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bornova Belediyesi, Endometriozis Farkındalık ayı dolayısıyla bir etkinlik düzenledi  </title>
			<description><![CDATA[Bornova Belediyesi, Endometriozis Farkındalık ayı kapsamında Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi'nde "Adet Sancısı Adetten Değildir!" sloganıyla "İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi" başlıklı bir etkinlik düzenledi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Müjde Canday'ın konuşmacı olduğu söyleşide, endometriozis hastalığı hakkında bilgilendirme yapılırken, hastalığı yaşayan kadınlar da deneyimlerini paylaşarak farkındalık oluşturdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Bornova Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte kadın sağlığında sıklıkla göz ardı edilen ancak yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilen endometriozis konusunda katılımcılar hem tıbbi bilgiler edindi hem de benzer deneyimleri paylaşan kadınlarla dayanışma ortamı buldu.

Söyleşide konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Müjde Canday, halk arasında "çikolata kisti" olarak da bilinen endometriozisin, rahim içini döşeyen dokuya benzer hücrelerin rahim dışında yerleşmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu söyledi.

Canday, hastalığın en sık 30'lu ve 40'lı yaşlardaki kadınlarda görüldüğünü belirterek, her kadında aynı belirtilerin ortaya çıkmadığını vurguladı. Bazı kadınların hiçbir şikâyet yaşamayabileceğini, bazı kadınların ise günlük yaşamı zorlaştıran şiddetli ağrılar yaşayabildiğini belirtti.

Endometriozisin; şiddetli pelvik ağrı, ağrılı cinsel ilişki, karında gaz ve şişkinlik gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Canday, tedavi edilmediğinde gebe kalmayı zorlaştırabileceğini, ancak düzenli kontroller ve kişiye özel tedavi yöntemleriyle hastalığın etkilerinin kontrol altına alınabileceğini söyledi.

En sık görülen belirtiler

Canday, endometriozisin en yaygın belirtilerini; zamanla artan adet sancısı, alt karın ve bel bölgesinde kronik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı, adet döneminde bağırsak veya idrar yaparken ağrı, şişkinlik, kabızlık veya ishal ve kısırlık (infertilite) olarak sıraladı.

Endometriozisi tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmadığını belirten Canday, ancak çeşitli yöntemlerle belirtilerin kontrol altına alınabildiğini ifade etti. Tedavi sürecinde hormonal tedaviler, ağrı kontrolüne yönelik uygulamalar, gerekli durumlarda cerrahi müdahale ve hekim önerisiyle destekleyici tedavi yöntemleri uygulanabileceğini söyleyen Müjde Canday, hastalığın yönetiminde erken tanı ve düzenli doktor kontrolünün büyük önem taşıdığını vurguladı.

Kadınlar söyleşinin ardından Yeşilova Höyüğü'nü gezdi

Söyleşinin ardından katılımcılar, rehber eşliğinde İzmir'in bilinen tarihini 8 bin 500 yıl öncesine dayandıran kazıların yapıldığı Yeşilova Höyüğü ve ziyaretçi merkezini gezdi. Program kapsamında düzenlenen çömlek yapım atölyesine de katılan kadınlar hem bilgi edindi hem de keyifli bir gün geçirdi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/bornova-belediyesi-endometriozis-farkindalik-ayi-dolayisiyla-bir-etkinlik-duzenledi-8431.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/bornova-belediyesi-endometriozis-farkindalik-ayi-dolayisiyla-bir-etkinlik-duzenledi-8431.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/bornova-belediyesi-endometriozis-farkindalik-ayi-dolayisiyla-bir-etkinlik-duzenledi-8431-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/bornova-belediyesi-endometriozis-farkindalik-ayi-dolayisiyla-bir-etkinlik-duzenledi-8431.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/bornova-belediyesi-endometriozis-farkindalik-ayi-dolayisiyla-bir-etkinlik-duzenledi/34622/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 20:25:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bornova'da Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü'nde fidanlar toprakla buluştu</title>
			<description><![CDATA[Bornova'da 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, özel çocuklar Sevgi Koruluğu'nda fidan dikerek hem doğaya katkı sundu hem de toplumsal farkındalığa katkı sundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Bornova Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü çerçevesinde Pınarbaşı semtinde yer alan Sevgi Koruluğu'nda doğa temalı anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Özel çocukların kendi elleriyle çam fidanları diktiği proje kapsamında bölgeye toplamda yüz adet fidan kazandırılması amaçlanıyor.

Doğanın korunması ve toplumsal duyarlılığın artırılması amacıyla 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bir çevre buluşmasına sahne oldu. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Down sendromlu çocuklarla birlikte Pınarbaşı bölgesindeki 7405 sokakta bulunan Bornova Belediyesi Sevgi Koruluğu'na fidan dikti. Etkinlik, katılımcılara renkli ve duygu yüklü anlar yaşattı.

Temiz kalplerden doğaya yüz fidanlık hedef

Hayata geçirilen bu özel etkinliğe, Temiz Kalpler Down Sendromu Derneği bünyesinde eğitim alan ve sosyal yaşama katılan yaklaşık yirmi çocuk iştirak etti. Doğanın içinde keyifli zaman geçiren çocukların sosyal hayata adaptasyonu desteklenirken, sürdürülen proje dahilinde bölgeye toplamda yüz adet çam fidanı dikilecek.

Belediye başkanı Eşki'den kapsayıcılık mesajı

Dezavantajlı vatandaşların her daim destekçisi olduklarını ve kapsayıcı sosyal projeleri daha da artıracaklarını vurgulayan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, çocuklarla bir arada olmanın kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Doğanın iyileştirici etkisini özel bireylerle paylaştıklarını belirten Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, "Bugün burada sadece toprağa fidan dikmiyor, aynı zamanda sevginin, dayanışmanın ve umudun da tohumlarını atıyoruz. 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü vesilesiyle özel yavrularımızla birlikte Sevgi Koruluğu'muzu daha da yeşillendiriyoruz. Onların yüzündeki o saf gülümseme bizim için her şeye bedel; Bornova'yı bu sevgiyle, hep birlikte daha yaşanabilir ve yeşil bir kent yapmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/bornova-da-dunya-down-sendromu-farkindalik-gunu-nde-fidanlar-toprakla-bulustu-2991.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/bornova-da-dunya-down-sendromu-farkindalik-gunu-nde-fidanlar-toprakla-bulustu-2991.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/bornova-da-dunya-down-sendromu-farkindalik-gunu-nde-fidanlar-toprakla-bulustu-2991-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/bornova-da-dunya-down-sendromu-farkindalik-gunu-nde-fidanlar-toprakla-bulustu-2991.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/bornova-da-dunya-down-sendromu-farkindalik-gunu-nde-fidanlar-toprakla-bulustu/34572/</link>
			<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 22:25:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Arife günü çarşı hareketlendi, esnaf satışlardan memnun değil</title>
			<description><![CDATA[Ramazan Bayramı arifesinde İzmir'in en önemli alışveriş noktalarından Havra Sokağı'nda kalabalık yaşanmasına rağmen satışların geçen yıla göre ciddi oranda düştüğü belirtildi. Esnaf artan maliyetlere, vatandaş ise alım gücündeki gerilemeye dikkati çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Fatih ÖZKILINÇ - Kamera: Akın KÜÇÜKKURT

(İZMİR) - Ramazan Bayramı arife gününde İzmir'in tarihi Kemeraltı Çarşısı Havra Sokağı'nda yoğunluk gözlenirken, esnaf bu kalabalığın alışverişe yansımadığını ifade etti. 

Tavuk eti satışı yapan Yiğit Hamza Bedir, arife gününde beklenen satış seviyesine ulaşılamadığını belirterek, "Bugün az bir yoğunluk var, daha da yoğun olmasını diliyoruz. Geçen yıl 100 kişi geliyorsa bugün 30 kişi geliyor. Gıda olsun, giyim olsun bütün sektörlerde işler yüzde 70 düştü. Tavuk eti fiyatları geçen yıla göre daha pahalı, geçen yıla göre yaklaşık iki katı daha fazla" dedi.

Süt ve süt ürünleri satışı yapan Miran Kaya da maliyet artışlarının satışları doğrudan etkilediğini söyledi. Kaya, "Satışlar durdu. Biz malı pahalı alıyoruz, pahalı satmaya çalışıyoruz, bu da en çok milleti etkiliyor. Fabrika sahibi üreticiler malı ucuz satarsa biz de çok satarız, çok kâr yaparız. Ona göre müşteriye peyniri ucuz satmaya çalışırız. Sorun büyük yerlerden geliyor, bizden değil. Küçük esnaf mücadele vermeye çalışıyor" diye konuştu.

Kaya, fiyat artışlarının geldiği noktayı örneklerle anlatarak, "Köy peynirini normalde benim 150-190 liraya satmam lazım ama 240 liraya satıyorum. Niye çünkü 240 liranın üzerine 10 lira kar katabiliyorum. 230 liraya peyniri alıyorum" ifadelerini kullandı.

"Lor bile pahalı geliyor"

Önceki yıllardaki arife günleriyle de kıyasalayan Kaya, "Berbat, çok kötü. Saat 07.30'da ben mağaza açıyordum, müşteri kaynıyordu. Şimdi saat 14.00 oldu, bomboş. Müşteri yok, peynir böyle duruyor. Alan da yarım kilo, 250 gram alıyor. 120 liraya tereyağ satamadım. Çok kötü. Adam tereyağına bakıyor, 'alamam' deyip gidiyor. Baklava yapacak tereyağı alamıyor. Neyle yapacak baklavayı, suyla mı? Börek yapacak, lor alamıyor. Lor bile pahalı geliyor" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlar ise bayram alışverişini sınırlı tutmak zorunda kaldıklarını dile getirdi. Emekli yurttaş Bilge Kitbak, "Pahalı, hiçbir şey alamadık. Bir yağ, peynire bin lira verdik. Herkesin hali perişan. Nerde eski bayramlar? Tatlımızı, her şeyimizi alıyorduk. Şimdi hiçbir şey alamıyoruz ki. Şekerle ortalığı idare edeceğiz. Çocuklara ne para verebiliyoruz ne başka bir şey. Hiçbir şey veremezsin, aldığın para belli. Kira, elektrik, su belli. Nasıl yapacaksın? Mümkünü yok geçinmenin. Nasıl olsa açlığa alıştık biz" dedi.

"Bayram kahvaltısı için maalesef bir şey alamadık" 

Emekli Binnaz Güven de harcamalarını karşılayamadığını belirterek, "Çok kötü, alamıyoruz, yetişemiyoruz. Torunama bir pantolon alayım dedim bin liradan aşağı değil. Bir tane ayakkabı alayım dedim bin lira, iki bin liradan aşağı değil. Çok pahalı, artık yeter. Bayram kahvaltısı için maalesef bir şey alamadık. Emekliyim ancak kendime yetiyorum. Aldığım 4 bin lira ikramiyeyi de torunlarıma harcadım. Onu dışında ne yapacağız bilemiyorum" diye konuştu.

Bir başka emekli yurttaş ise "Bayram gibi değil. Yarım kilo bulgur aldım gidiyorum" sözleriyle alışverişteki daralmayı dile getirdi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/arife-gunu-carsi-hareketlendi-esnaf-satislardan-memnun-degil-5785.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/arife-gunu-carsi-hareketlendi-esnaf-satislardan-memnun-degil-5785.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/arife-gunu-carsi-hareketlendi-esnaf-satislardan-memnun-degil-5785-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/arife-gunu-carsi-hareketlendi-esnaf-satislardan-memnun-degil-5785.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/arife-gunu-carsi-hareketlendi-esnaf-satislardan-memnun-degil/34541/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 21:03:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ramazanda yardım kuruluşunun önünde uzun kuyruklar oluştu</title>
			<description><![CDATA[Ekonomik krizin derinleştirdiği yoksulluk, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yardım yapan kuruluşların önünde kuyruklar oluşmasına yol açtı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) - Ülkede uzun süredir artarak devam eden ekonomik kriz nedeniyle yurttaşlar açlık sınırının altında imkanlarla yaşamaya çalışırken, yoksulluk ramazan ayında yardım kuruluşlarının önünde oluşan uzun kuyruklarla kendini gösterdi.

İzmir'in Konak ilçesinde, bağışlarla ayakta duran Basmane Hatuniye Yardım Derneği, sahur ve iftarda dağıttığı yemeklerle vatandaşa destek oluyor. Sahurda ve iftarda karnını doyurmak isteyenler derneğin önünde uzun kuyruklar oluşturuyor.

Çoban: "Genellikle sokakta kalan insanlar geliyor"

İzmir Tarihi Basmane Hatuniye Yardım Derneği Başkanı Müjdar Çoban, "Biz burada bütün bir yıl yemek veriyoruz. Buraya genellikle sokakta kalan insanlar geliyor ya da bölgemizde otellerin fiyatlarının ucuz olmasından dolayı otellerde kalan insanlar. Yani ya bu yemeği yememeleri gerekiyor ya da otel parası vermemeleri gerekiyor. Bunlar, yaşlılık aylığı alan insanların kaldığı oteller. Biz Ramazan boyunca iftar ve sahurda yemek dağıtımı yaptık. Bildiğim kadarıyla İzmir'de sahuru veren tek biziz. Elimizden geldiği kadar destek olmaya çalışıyoruz" dedi.

Bir önceki yıla göre yemek için gelenlerin sayısında artış olduğunu vurgulayan Çoban, şunları söyledi:

"Bu yıl talep geçen yıla göre daha çok arttı. Sahurdaki kalabalık iftara yaklaştı. Şunu öğrendim; otogar buraya çok uzak. Orada geceleyip sabah 05.00'te sahura gelmeye çalışan insanlar olduğunu duydum. Sahur da kalabalık oluyor. Eskiden bu kadar kalabalık değildi. Sahurla beraber düşündüğümüzde günde ortalama 800 kişinin karnı doyuyor buradan.

"Çocuklar kıyafetlerden vazgeçmişler"

Yeni yaşadığım bir olay var. Bizde kayıtlı iki çocuğu olan bir aile var. Ailenin babası ve bir çocuk zihinsel engelli. Bunların kiraları birikmiş ve ev sahibi iki günde bir gelip kapıyı yumrukluyormuş. Çocuklar da çok korkmuşlar. Biz onlara bayramlık kıyafet aldık bir de kirayı ödedik. Çocuklar her gün kapıları yumruklayan ev sahibinden dolayı o kadar çok korkmuşlar ki 'Anne biz zaten kirayı aldık, almasınlar bize kıyafet' demişler. Çocuklar kıyafetlerden vazgeçmişler. Bir çocuk nasıl vazgeçer o bayramlık kıyafetlerden."

Yıldır: "Bunun nedeni kötü ekonomi yönetimi"

Dernekte iftara katılan İZBB Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "Ciddi bir yoksulluk var ülkemizde. Son iki yıldır ücretsiz yemeğe ihtiyaç duyan kişi sayısında artış var. Çünkü insanlar yoksul. Çok zor durumdalar. Sadece bir yemek ya da dağıtacağımız bir paketle sorunlarını çözemiyoruz. Ama son iki senedir sosyal hizmetler giderek artıyor. Çünkü göz var izan var, onları görmezden gelmek imkansız. Çok büyük zorluklar var. Bunun genel olarak nedeni de kötü ekonomi yönetimi" diye konuştu.

"Vatandaşı daha vahim bir tablo bekliyor"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, bölgede devam eden savaşın enflasyonu artıracağına ilişkin açıklamasını değerlendiren Yıldır, şu ifadeleri kullandı:

"Böyle devam ederse vatandaşı daha vahim bir tablo bekliyor. Daha da kötü olacak, ne yazık ki beklenti bu. Böyle bir durumda belediyemizin bir sürü altyapı yatırımı aksayacak çünkü sosyal yardımlarımız çok daha artacak. Buna gözlerimizi kapatamayız. İnsanların, emeklilerin durumu ortada. Önümüzdeki günler daha kötü olacak diye bir beklenti var ama umarım bu durum gerçekleşmez. Ama biliyorum ki sosyal yardımlar konusunda büyükşehirin yükü giderek artacak."

Uğur: "Bizler garibanız, ekmeğe muhtacız"

Derneğin hizmetinden faydalanan Kadir Uğur isimli yurttaş, "Buradaki insanların yüzde 90'ı emekli ama yetmiyor, yetiştiremiyor. Ev kirası olmuş 20 bin lira. Bu insanlar ne yapsın? Bizler garibanız, ekmeğe muhtacız. Benim dünyada Allah'tan gayrı kimsem yok. Sen neden bize yardım etmiyorsun? Buradaki yemek olmasa ne olacağımı düşünmek çok zor. Buradan ekmek veriyorlar. Onlar olmasa demek ki biz öldük. Sayın Recep Tayyip Erdoğan... Benim gibi aç insanlar olduğu sürece sen zengin olamazsın" dedi.

Yurttaş: "65 yaş üstü emekli olmak istedim olamadım"

72 yaşındaki Kudret Yurttaş da çocukları sayesinde geçinebildiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Bu sene buradayım. Ben emekli değilim, olamadım. Bizi dolandırdılar, ortada kaldık. Çocuklarım çalışıyorlar. Ben otelde kalıyorum. Oğlan geliyor otelin parasını yatırıyor. Benim de cebime koyuyor biraz. Öyle geçiniyorum. Buradaki yemek olmasa... O zaman tırnaklarımızla uğraşırız artık. Ben artık kime ne diyebilirim. Ben 65 yaş üstü emekli olmak istedim olamadım. Çocuklarımdan Allah razı olsun."

Karakaya: "Geçinecek paramız yok"

Onur Karakaya da "Burada betonlarda yatan insanlar var. Devletin bu insanlara sahip çıkmasını istiyorum. Buradaki herkesten Allah razı olsun. Geçinecek paramız yok, param yok. Devlet 2 ayda bir yardım parası veriyor. Onunla geçinmeye çalışıyorum" diye konuştu.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/ramazanda-yardim-kurulusunun-onunde-uzun-kuyruklar-olustu-9547.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/ramazanda-yardim-kurulusunun-onunde-uzun-kuyruklar-olustu-9547.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/ramazanda-yardim-kurulusunun-onunde-uzun-kuyruklar-olustu-9547-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/ramazanda-yardim-kurulusunun-onunde-uzun-kuyruklar-olustu-9547.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ramazanda-yardim-kurulusunun-onunde-uzun-kuyruklar-olustu/34527/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 13:35:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Optic World İzmir 27 Mart'ta kapılarını açıyor</title>
			<description><![CDATA[Optik sektörünün önemli buluşmalarından Optic World İzmir – Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, 27–29 Mart tarihleri arasında üçüncü kez İzmir'de düzenlenecek. Üretici firmalar, distribütörler, perakende temsilcileri ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek fuarda, yeni sezon öncesi ticari temasların güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir'de gerçekleştirilecek Optic World İzmir Fuarı, sadece profesyonel ziyaretçilere açık olacak. Fuar süresince yapılacak ikili iş görüşmelerinin firmalar açısından yeni iş bağlantılarının kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Üçüncü yılında daha geniş katılımcı ve ziyaretçi profiline ulaşması beklenen organizasyonun, üretim kapasitesi yüksek ve sektöre yön veren firmaları bir araya getirerek, optik sektöründe bölgesel ölçekte önemli buluşmalardan biri olma konumunu güçlendirmesi amaçlanıyor.

Fuarda gözlük çerçeveleri, güneş ve sporcu gözlükleri, koruyucu gözlükler, optik camlar, kontakt lensler ile optometrik ve oftalmolojik ölçüm, tanı ve tedavi cihazları sergilenecek. Optik atölye ve laboratuvarlara yönelik makine ve ekipmanlar, optik endüstri makineleri, gözlük yedek parçaları, bakım ürünleri, aksesuarlar ve kılıflar da fuarın ürün grupları arasında yer alacak. Görme kalitesini artırmaya yönelik yeni teknolojiler ve üretim çözümlerinin öne çıkacağı organizasyonda, sektöre yön veren büyük ölçekli işletmeler ile yerli üreticilerin bir araya gelmesi bekleniyor. Katılımcı firmaların hazırladığı özel çerçeve sergileri ve tematik sunumlar ise ziyaretçilere sektördeki gelişmeleri yakından inceleme imkânı sunacak.

Moda trendleri koleksiyonlara yansıyacak

Görme bozukluklarının giderilmesinin yanı sıra kişisel tarzın tamamlayıcı bir unsuru olarak da öne çıkan gözlüklerde, yeni sezon koleksiyonlarında tasarım ve stil odaklı yaklaşımın belirginleşmesi bekleniyor. Bu yıl sürdürülebilir malzeme kullanımı, oversize ve kemik çerçeve tasarımları ile doğayı anımsatan pastel tonlardaki renkli camlar öne çıkan trendler arasında yer alırken; fuar kapsamında sergilenecek koleksiyonların 2026 yaz sezonu ve 2027 moda eğilimlerine ilişkin genel yönelimleri ortaya koyması öngörülüyor.

Söyleşi programı ve akademik içerik

Fuar kapsamında düzenlenecek söyleşilerde ve oturumlarda sektör temsilcileri, akademisyenler ve uzman isimler bir araya gelecek. Oturumlarda, görme sağlığına ilişkin güncel gelişmeler ile optik sektöründeki değişim ve yenilikler ele alınacak. Programın ilk gününde, özellikle miyopi gibi yaygın görme sorunlarına yönelik yeni yaklaşımlar, gözlük ve kontakt lens kullanımındaki gelişmeler ile bu alandaki teknolojik çözümler uzmanlar tarafından katılımcılarla paylaşılacak.

İkinci gün ise optisyenlik mesleğinin günlük uygulamalarına ve iş süreçlerine odaklanılacak. Mağaza yönetimi, dijitalleşmenin sektöre etkileri ve mesleki gelişim konuları gündeme gelirken, düzenlenecek panelde dünyadaki optometri uygulamaları ve Türkiye'de görme sağlığının geliştirilmesine yönelik beklentiler değerlendirilecek. Söyleşi ve panellerde sektör temsilcileri ile akademisyenlerin bilgi ve deneyim paylaşımında bulunması hedefleniyor.

5 bini aşkın profesyonel ziyaretçi bekleniyor

Geçtiğimiz yıl 47 şehirden 4 bin 228'i yerli, 28 ülkeden 198'i yabancı olmak üzere toplam 4 bin 426 sektör profesyonelini ağırlayan fuarın, bu yıl daha geniş bir katılımcı ve ziyaretçi profiline ulaşması hedefleniyor. Fuarın ziyaretçi çalışmalarında Avrupa, Balkanlar, Kuzey Afrika ve Orta Doğu başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki sektör profesyonellerine ulaşmak amacıyla uluslararası temsilcilerle iş birlikleri yürütüldü. Bu kapsamda 200'ün üzerinde yabancı nitelikli alıcının fuarı ziyareti planlanırken, organizasyonda yerli ve yabancı 5 bini aşkın ziyaretçinin ağırlanması bekleniyor. Üreticilerden distribütörlere, perakende mağaza zincirlerinden sektör çalışanlarına kadar geniş bir profesyonel ziyaretçi profilinin fuarda yer alması öngörülüyor.

Optic World İzmir, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşlarının desteğiyle hayata geçiriliyor. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, 3. Bölge İzmir Optisyen Gözlükçüler Odası gibi önemli kurumların katkıları, fuarın sektörel gücünü pekiştiriyor.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/optic-world-izmir-27-mart-ta-kapilarini-aciyor-6941.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/optic-world-izmir-27-mart-ta-kapilarini-aciyor-6941.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/optic-world-izmir-27-mart-ta-kapilarini-aciyor-6941-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/optic-world-izmir-27-mart-ta-kapilarini-aciyor-6941.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/optic-world-izmir-27-mart-ta-kapilarini-aciyor/34477/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 22:36:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>USKD, Sıfır Atık Yönetimi'ne Dikkat Çekti</title>
			<description><![CDATA[Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği (USKD) günümüzde önemi giderek daha çok anlaşılan sıfır atık yönetimi ve atık azaltma yöntemleri konularında bilgilendirme toplantısı düzenledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[USKD dernek merkezinde gerçekleştirilen toplantıya konuk olan Coeco Kurucusu ve Sürdürülebilirlik Danışmanı Ergül Güngör, dünyanın yer altı ve yer üstü kaynaklarının hızla tükendiğini belirterek, limit aşımının başladığını söyledi.

Sürdürülebilir yaşam pratikleri, atık azaltma yöntemleri ve kurumsal sıfır atık uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgiler veren Güngör,

“Dünya limit aşımı insanlığın o yıl için doğanın yenileyebileceği doğal kaynakları tükettiği ve ekolojik borçlanmanın başladığı gündür. 2025 yılında Türkiye'nin limit aşım tarihi 18 Haziran olarak belirlendi, bu da küresel ortalamadan daha hızlı kaynak tüketildiğini gösteriyor. Önümüzdeki yılın kaynaklarını tüketmeye başladık. Dünyada giderek yoğunlaşan sanayileşme ve nüfus artışı da hammadde tüketimini hızlandırıyor. Sanayi dönemi, ürün, gıda, üretim, ulaşım ve barınma ihtiyaçlarını katladı. 2019 yılında ise Türkiye'de sıfır atık yönetmeliği yayımlandı. Sıfır atık yönetim sistemi, atık oluşumunun önlenmesini veya en aza indirilmesini, oluşan atıkların ise özelliklerine göre ayrı biriktirilip geri kazanıma yönlendirilmesini hedefliyor" diye konuştu.

AZALTIN, YENİDEN KULLANIN, DÖNÜŞTÜRÜN

Dünyada üretilen atıkların yarısını gıda ürünlerinin oluşturduğuna dikkat çeken Ergül Güngör, sözlerine şöyle devam etti:

“Gıda üretimi de tüketimi de çok fazla oldu. Fakat maalesef üretilen gıdalardan 3'te biri atık oluyor. Ürünler tarım, işleme, paketleme ve transfer süreçlerinde belli oranlarda zayi oluyor. Fakat gıdanın yüzde 58'i tüketim aşamasında israf oluyor. Bu konuda bireylerden başlayarak toplumun her kesiminin bilinçlenmesi gerekiyor. Atık önleme, geri dönüşüm ve tekrar kullanma sistemleri yaygınlaştırılmalı. Örneğin plastik kaplar farklı amaçlarla kullanılmalı, kavanozlar değerlendirilmeli, geri dönüştürülebilir ürünler ayrıştırılarak ekonomiye değer olarak kazandırılmalı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, plastik kirliliğini azaltmak amacıyla plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak pamukları gibi tek kullanımlık ürünlerin piyasaya arzını yasaklamaya yönelik yönetmeliği bu yılın sonunda yürürlüğe koymayı hedefliyor. Yaklaşık 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf edilecek. Bu hem çevre sağlığı hem de ekonomik anlamda ülkemiz adına çok önemli bir gelişme”

FARKINDALIK YARATMAK İSTİYORUZ

USKD Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Alkan da, çevre, doğa ve sürdürülebilirlik konularında dernek olarak yeni projeler geliştirmeye devam edeceklerini ve işbirliklerine de hazır olduklarını ifade etti.

Sıfır atık konusunda farkındalık yaratmak istediklerini dile getiren Alkan

“ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun kararıyla ilan edilen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında, USKD olarak çevre bilincini artırmak ve sürdürülebilir yaşam kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla bir farkındalık projesi hazırlıyoruz. Doğaya saygılı bir gelecek için küçük adımların büyük değişimler yaratacağına inanıyor, herkesi sıfır atık bilincine ortak olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

Toplantının sonunda verdiği bilgiler için Ergül Güngör'e teşekkür eden Alkan, katkılarından ötürü kendisine İzmir ile özdeşleşen Selluka çiçeği dikim sertifikası hediye etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/uskd-sifir-atik-yonetimi-ne-dikkat-cekti-6766.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/uskd-sifir-atik-yonetimi-ne-dikkat-cekti-6766.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/uskd-sifir-atik-yonetimi-ne-dikkat-cekti-6766-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/uskd-sifir-atik-yonetimi-ne-dikkat-cekti-6766.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/uskd-sifir-atik-yonetimi-ne-dikkat-cekti/34384/</link>
			<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 01:51:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Foça Belediyesi'nde dijital dönüşüm: D-İmar uygulaması devrede</title>
			<description><![CDATA[Foça Belediyesi, imar ve şehircilik hizmetlerinde dijital dönüşüm sürecini hızlandırarak D-İmar uygulamasını devreye aldı. Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, yeni sistemle birlikte imar işlemlerinin daha hızlı, şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşacağını belirtti.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Foça Belediyesi bünyesinde yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında hayata geçirilen D-İmar sistemi; ruhsat işlemleri, yapı kontrol süreçleri, encümen sevkleri, idari para cezaları, süre takipleri ve arşiv yönetiminin yanı sıra ifraz, tevhit, yola terk, imar durumu belgesi, numarataj ve ön inceleme süreçlerini kapsayan entegre bir imar yönetim sistemi olarak kullanılmaya başlandı.

Yeni sistem sayesinde vatandaşlar başvurularını e-Devlet ve elektronik imza aracılığıyla internet üzerinden tamamlayabilecek. Böylece belediyeye fiziki müracaat zorunluluğu büyük ölçüde ortadan kalkacak. 2026 yılı itibarıyla ruhsat ve imar başvuruları başta olmak üzere pek çok işlem elektronik ortamda alınmaya başlanırken; ifraz, tevhit, yola terk, numarataj ve imar durumu gibi parsel bazlı işlemlerin sisteme entegrasyonu ise aşamalı olarak devam ediyor.

Başvuruların sistem üzerinden kayıt altına alınması, ön inceleme aşamasından sonuçlandırmaya kadar tüm işlem süreçlerinin yazılım üzerinden izlenmesi uygulamaya geçirildi. Vatandaşlar yaptıkları başvuruların hangi aşamada olduğunu sistem üzerinden anlık olarak takip edebilecek, süreçteki gelişmeler hakkında SMS yoluyla otomatik bilgilendirme alabilecek.

Uygulamanın en önemli yeniliklerinden biri ise tam kâğıtsız süreç anlayışı oldu. Sisteme entegre edilen imar işlemlerinde fiziksel evrak kullanılmayacak. Böylece kâğıt israfının önüne geçilmesi ve arşiv süreçlerinin dijital ortama taşınması hedefleniyor. Belediyede mevcut bulunan fiziksel evrakların taranarak sisteme aktarılması çalışmaları da sürdürülüyor.

Öte yandan yapı kontrol biriminde yapı tatil zaptı sonrası encümen sevkleri, idari yaptırım kararları ve süre takipleri de artık sistem üzerinden yürütülmeye başlandı.

Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, dijital dönüşümün belediye hizmetlerinde önemli bir kolaylık sağlayacağını belirterek şunları söyledi:

"Foça'da belediyecilik hizmetlerini çağın gerekliliklerine uygun şekilde dönüştürmeye devam ediyoruz. D-İmar uygulamasıyla birlikte imar işlemlerinde şeffaflığı artırıyor, süreçleri hızlandırıyor ve vatandaşlarımızın ruhsat, ifraz, tevhit ve imar durumu gibi işlemlerini tek bir platform üzerinden daha kolay takip edebileceği bir sistem kuruyoruz."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/foca-belediyesi-nde-dijital-donusum-d-imar-uygulamasi-devrede-9272.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/foca-belediyesi-nde-dijital-donusum-d-imar-uygulamasi-devrede-9272.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/foca-belediyesi-nde-dijital-donusum-d-imar-uygulamasi-devrede-9272-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/foca-belediyesi-nde-dijital-donusum-d-imar-uygulamasi-devrede-9272.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/foca-belediyesi-nde-dijital-donusum-d-imar-uygulamasi-devrede/34380/</link>
			<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 01:14:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Başkan Cemil Tugay, İstiklal Marşı'nı ezbere okuyan minik Esila’yla buluştu</title>
			<description><![CDATA[İstiklal Marşı'nın kabulünün 105. yılında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 4 yaşından beri 10 kıtasını ezbere okuyan 7 yaşındaki Meryem Esila Şen ve ailesini makamında ağırladı. Minik Şen'le keyifli bir sohbet gerçekleşirken, Başkan Tugay hediyeler de takdim etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İstiklal Marşı'nın 12 Mart 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabulünün 105. yılında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.

İzmir Sanat'taki makamında, 4 yaşından itibaren İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını ezbere okuyan 7 yaşındaki öğrenci Meryem Esila Şen ve ailesini ağırlayan Başkan Tugay, ziyaretten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Buluşmada, Başkan Tugay'a sosyal medya üzerinden ulaşan anne Ayşe Şen ve baba İsmail Şen de eşlik etti. Yeşilyurt Agah Efendi İlkokulu birinci sınıf öğrencisi Esila ile sohbet eden Başkan Tugay, minik öğrenciye hediyeler de takdim etti.

Keyifli sohbet

Ziyarette, İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını ezbere okuyan minik Meryem Esila Şen'i tebrik eden Başkan Tugay, "Okulla aran nasıl? Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" sorularını yöneltti. Şen, okulu, okumayı ve arkadaşlarını çok sevdiğini, büyüyünce hakim olmak istediğini söyledi. Tugay, "Zor bir iş, adaletli olmak gerekiyor. Suçlulara ceza mı vermek istiyorsun?" diye sorunca Şen "Evet" cevabını verdi. Tugay da gülerek, "Biz de onlara çok kızıyoruz" dedi.

Minik Şen'e hediyeler ve sürpriz uğurlama

Ziyaretin sonunda Şen'e kitap seti, yap-boz ve kulaklık hediye edildi. Başkan Tugay, Türk Bayrağı'nın yer aldığı mini sancak da takdim etti. Aileyi kapıya kadar uğurlayan Tugay, Şen'e "Senin benden bir isteğin var mı?" diye sordu. Anne ve baba Şen'e de, "Okulların ihtiyaçlarıyla ilgileniyoruz. Bir ihtiyacınız olursa bize söyleyin" dedi. Başkan Tugay, minik Şen'i "Arkadaşlarına başkan amca bir gün bize ziyarete gelecek diye söyle. Mutlaka gelirim" sözleriyle uğurladı.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/4-yasindan-beri-istiklal-marsi-ni-ezbere-okuyan-esila-yi-cemil-tugay-makaminda-agirladi-5329.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/4-yasindan-beri-istiklal-marsi-ni-ezbere-okuyan-esila-yi-cemil-tugay-makaminda-agirladi-5329.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/4-yasindan-beri-istiklal-marsi-ni-ezbere-okuyan-esila-yi-cemil-tugay-makaminda-agirladi-5329-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/4-yasindan-beri-istiklal-marsi-ni-ezbere-okuyan-esila-yi-cemil-tugay-makaminda-agirladi-5329.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/baskan-cemil-tugay-istiklal-marsi-ni-ezbere-okuyan-minik-esila-yla-bulustu/34344/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 02:35:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ÇEKÜL’den çocuklara özel atölye: “Kuşların Gizli Evleri” Birgi’de düzenlenecek</title>
			<description><![CDATA[ÇEKÜL Bilgi Ağacı eğitim birimi tarafından düzenlenen “Kuşların Gizli Evleri” adlı çocuk atölyesi, 17 Mart’ta ÇEKÜL Birgi Çevre, Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleştirilecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[8-11 yaş arasındaki çocuklara yönelik hazırlanan atölyede katılımcılar, kuşları daha yakından tanıma ve kendi kuş evlerini tasarlama fırsatı bulacak. Atölye kapsamında çocuklar, sık karşılaşılan kuş türlerini inceleyecek, kuşların doğadaki rolünü ve yaşam alanlarını öğrenecek. Farklı kuş yuvası örneklerini de inceleyecek olan çocuklar, etkinliğin sonunda საკუთარი ahşap kuş evlerini yapacak.

Doğayla bağ kurmayı, üretmeyi ve keşfetmeyi teşvik eden ücretsiz atölyeye katılmak isteyenler, ÇEKÜL Birgi Çevre, Kültür ve Sanat Evi ile iletişime geçerek rezervasyon yaptırabilecek.

ÇEKÜL Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Bilgi Ağacı eğitim birimi, doğal ve kültürel mirasın korunmasında genç kuşakların rolüne dikkat çekiyor. Bu doğrultuda çocuklar ve öğretmenlere yönelik eğitim programları düzenleyen birim, doğanın döngüsünü bilimsel ve teknolojik araçlarla anlatmayı amaçlıyor.

1990 yılında kurulan ÇEKÜL Vakfı ise Türkiye’nin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarının korunması amacıyla çalışmalar yürütüyor. Vakıf, tarihi yapıların onarımından kent planlamasına, ağaçlandırma faaliyetlerinden çevre koruma çalışmalarına kadar pek çok alanda projeler geliştiriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cekul-den-cocuklara-ozel-atolye-kuslarin-gizli-evleri-birgi-de-duzenlenecek-1874.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cekul-den-cocuklara-ozel-atolye-kuslarin-gizli-evleri-birgi-de-duzenlenecek-1874.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cekul-den-cocuklara-ozel-atolye-kuslarin-gizli-evleri-birgi-de-duzenlenecek-1874-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cekul-den-cocuklara-ozel-atolye-kuslarin-gizli-evleri-birgi-de-duzenlenecek-1874.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/cekul-den-cocuklara-ozel-atolye-kuslarin-gizli-evleri-birgi-de-duzenlenecek/34325/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 01:20:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Buca'da gençler için ücretsiz yapay zeka eğitimi başlıyor</title>
			<description><![CDATA[Buca Belediyesi, gençlerin dijital dünyadaki yetkinliklerini artırmak amacıyla ücretsiz yapay zeka eğitimi düzenliyor. Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, "Amacımız, Buca'daki her gencin teknolojiyi yakından tanıması ve hayatının her alanında aktif bir şekilde kullanabilmesi" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Buca Belediyesi ve Habitat iş birliğiyle gerçekleştirilecek "EMPOWER ME: Üretken Yapay Zeka Araçları Eğitimi" ile gençler, üretken yapay zeka teknolojilerini yakından tanıma fırsatı bulacak. 15-30 yaş arası tüm gençlerin katılımına açık olan programda katılımcılara üretken yapay zekanın temel çalışma mantığı, yapay zeka ile metin ve görsel içerik üretimi, etkili komut yazma teknikleri (prompt mühendisliği), günlük yaşam ve iş süreçlerinde verimlilik sağlayan uygulamalar ile yapay zekanın etik kullanımı gibi başlıklarda eğitim verilecek.

Gençlerin dijital yetkinliklerini artırmayı öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüklerini belirten Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, "Gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlamak, onları sadece tüketici değil, üretici ve yönlendirici bireyler haline getirmek istiyoruz. 'EMPOWER ME: Üretken Yapay Zeka Araçları Eğitimi' ile gençlerimiz, yapay zeka dünyasını sadece izlemenin ötesinde yönetmeyi öğreniyor, dijital çağın gerektirdiği becerileri kazanıyor. Amacımız, Buca'daki her gencin teknolojiyi yakından tanıması ve hayatının her alanında aktif bir şekilde kullanabilmesi" diye konuştu.

Buca Belediyesi Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Merkezi'nde 11 Mart Çarşamba günü 15.00–17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek eğitime son başvuru tarihi bugün olarak açıklandı. Eğitime katılmak isteyenler 0 232 439 10 10 numaralı telefonun 3353 veya 3354 dahili hatlarını arayarak başvuruda bulunabilecek. Başvurular ayrıca Buca Belediyesi Çamlıkule Ek Hizmet Binası'nda bulunan Buca Belediyesi Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Merkezi'nden de yapılabilecek.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/buca-da-gencler-icin-ucretsiz-yapay-zeka-egitimi-basliyor-8118.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/buca-da-gencler-icin-ucretsiz-yapay-zeka-egitimi-basliyor-8118.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/buca-da-gencler-icin-ucretsiz-yapay-zeka-egitimi-basliyor-8118-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/buca-da-gencler-icin-ucretsiz-yapay-zeka-egitimi-basliyor-8118.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/buca-da-gencler-icin-ucretsiz-yapay-zeka-egitimi-basliyor/34264/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 20:24:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası İzmir'de başladı</title>
			<description><![CDATA[Bilim, teknoloji ve robotik alanında gençleri bir araya getiren FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası, İzmir'de düzenlenen açılış töreniyle başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ işbirliğiyle Gaziemir'deki Fuar İzmir'de gerçekleştirilen turnuvada, Türkiye'nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım geliştirdikleri robot projeleriyle yarışıyor.

Ortaokul ve lise çağındaki öğrencilerden oluşan takımlar, turnuva kapsamında hazırladıkları robotları özel parkurda verilen görevleri yerine getirecek şekilde programlayarak jüri önünde performans sergiliyor. Katılımcı takımlar ayrıca hazırladıkları araştırma projelerini ve mühendislik çözümlerini de jüriye sunuyor.

Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı amaçlayan turnuvada öğrenciler; robot tasarımı, yazılım, problem çözme ve takım çalışması becerilerini ortaya koyuyor.

Fuar İzmir'de düzenlenen FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren takımlara ödül verilecek.

Her yıl dünyanın birçok ülkesinde düzenlenen FIRST LEGO League organizasyonu, öğrencilerin erken yaşta bilimsel düşünme, mühendislik yaklaşımı ve yenilikçi çözüm üretme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. İzmir'de gerçekleştirilen ulusal turnuvada da gençler teknoloji ve robotik alanındaki çalışmalarını sergileme fırsatı buluyor.

Demir: "Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya devam edeceğiz"

Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, "22 yıldır sizlerle birlikte büyüttüğümüz Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldik. Bugün ise hepimiz için bir kutlama günü. 8 farklı şehirde gerçekleşen 18 yerel turnuvanın ardından, hep birlikte bu büyük emeği kutlamak için buradayız" dedi.

Demir, bu sezon turnuvaya 501 takım ve 4 bin 500'ü aşkın çocuk ve gencin katıldığını belirterek, "Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" ifadelerini kullandı.

Cumalıoğlu: "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz"

İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu da konuşmasında, "Biz 10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Bu alanda biz hep ticari, sanayi fuarları yapıyoruz ama hiçbiri bu kadar neşeli değil. Hiçbiri bu kadar bilim dolu değil. Hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz önümüzdeki iki gün boyunca hepinize bol şans bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu tadını çıkaracağınız zamam diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" diye konuştu.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/first-lego-league-ulusal-turnuvasi-izmir-de-basladi-96.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/first-lego-league-ulusal-turnuvasi-izmir-de-basladi-96.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/first-lego-league-ulusal-turnuvasi-izmir-de-basladi-96-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/first-lego-league-ulusal-turnuvasi-izmir-de-basladi-96.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/first-lego-league-ulusal-turnuvasi-izmir-de-basladi/34187/</link>
			<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 15:13:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tugay'dan Körfez, İZBAN ve Vakıflar çıkışı: "İzmir'e hizmet için çalışmaya davet ediyorum"</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı yanında kurulan "İzmir İtfaiyesi Korusu Mikro Orman Uygulaması"nın açılışının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  İzmir Körfezi'ndeki kirlilik, İZBAN işletmesi ve Meslek Fabrikası, eski Gasilhane ve Egemenlik Binası'nın İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Tugay, "İzmir'e hizmet için çalışmaya davet ediyorum" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı'nın yanındaki 8 bin metrekarelik alanda hayata geçirilen "İzmir İtfaiyesi Korusu Mikro Orman Uygulaması"nın açılışının ardından gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Tugay, Karşıyaka Belediyesi ile yaşanan polemiklerden Körfez kirliliğine, İZBAN'daki işletme modelinden Vakıflar Genel Müdürlüğü ile devam eden hukuki sürece kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Tugay, İzmir'de siyasi rekabetin engelleme değil hizmet üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile aralarındaki karşılıklı açıklamaların arından AK Partili isimlerden "barışın" çağrısı yapılmasına yönelik Tugay, "Aramızda bir savaş yok ki barışalım. Böyle bir durum yok. Sonuçta ben her mecliste bir şekilde itham ediliyor olmaktan rahatsız olduğum için artık tepki gösteriyorum. Bunda da haklıyım. Şöyle söyledim hep başından beri, ben Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Karşıyaka'ya da diğer 30 ilçemizin tamamına da elimden gelen hizmetin en iyisini yapıyorum. Karşıyaka'da uzun yıllardır yapımı beklenen bir sürü işi yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Karşıyaka Stadı, Opera Binası, Kemal Baysak Köprüsü, bir sürü kara yolu projesi, kavşak projesi... Yakında Karşıyaka İskele ile ilgili bir çalışmayı yapacağız. İskele yenilenecek, çevresinde yeni alan kazandırılacak. Çarşıyla iskele arasında bir yaya köprüsü oluşturacağız. Ben Karşıyaka'yı çok iyi bildiğim için bu tür çalışmaları daha rahat da yapıyorum. Görevimi yapıyorum. Herkesten de beklediğim şey görevini yapmaları sadece. Benim kimseyle ne savaşım var ne tartışmam var. Sadece haksız ve yanlış ithamlara maruz kaldığım için kendimi savunmak zorunda kalıyorum. Bunu yaparken de gerçekten üzülüyorum. Ama nihayetinde herkes şunu hatırlamalı. Bizler hizmet etmek için buradayız. Karşıyaka'ya da hizmet etmek için çalışıyoruz. Tamamen buna odaklanmak gerekir. Herkes kendi işini yaparsa zaten bir sorun kalmaz" dedi.

"Tersane ve liman özgürce kirletebilsin diye bizim denetim yapmamızı istemiyorlar"

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Körfez'in kirletilmesini önlemeye yönelik yaptırım yetkisinin bulunmadığı, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan yetki devri talebinin reddimesinin ardında yeniden talep de bulunacaklarını ifade eden Tugay, "Daha önce talep ettik ama ret geldi. Şimdi bir sistem kuruyoruz oraya. Kısa zamanda kuracağız, yaza kadar. 24 saat gemilerin atıklarını takip eden bir tür kamera sistemi, sensörlü bir sistem kuracağız. Bundan sonra tekrar talep edeceğiz, 'denetimi yapmak istiyoruz' diye. Bu yetkiyi bize vermemelerinin iki sebebi var: Birisi tersane, diğeri de liman. Tersane ve liman özgürce kirletebilsin diye Körfez'de bizim bu denetimi yapmamızı istemiyorlar, öyle görüyorum. Biz yedi tanesini yakaladık ama yakalayamadığımız kim bilir kaç tane var açıkçası. 24 saat gözlemlemediğimiz için bunlar günlük drone kontrolünde yakalanan görüntüler. Ama eminim buna benzer kaçak kirleten çok gemi vardır. İzmir Körfezi sirkülasyonu kendini temizlemekte çok zorlanıyor. O nedenle bu tür kirletmelerin durması lazım. Kirletenleri tahmin ediyoruz ama hem yetkimiz olmadığı için hem de hukuki tarafı dolayı ifşa edemiyoruz. Ama İzmir halkının bu konuda bilinçli olmasını, bütün şeylere doğru bakmasını istediğimiz için bu paylaşımları yapıyoruz" diye konuştu.

"Belediye başkanlığı görevimi en iyi şekilde yapmakla meşgulüm"

Tugay, bir başka soru üzerinde de parti içinde ayrışma görüntüsünün doğru olmadığını belirterek, görevine odaklandığını söyledi. Tugay, şöyle konuştu:

"Herhangi bir Cumhuriyet Halk Partilinin parti içerisinde ayrışmayı desteklemesini normal bulamam. Hele hele böyle bir dönemde, yani bu kadar saldırıya maruz kalıyorken, gerçekten dünya tarihinde belki eşi az görülür türden bir saldırı altındayken birilerinin parti içinde kendi hikâyesini yazmaya çalışması en hafif tabirle ayıptır. Bunu doğru bulamayız. Ama ben Belediye Başkanıyım. Belediye başkanlığı görevimi en iyi şekilde yapmakla meşgulüm. İl başkanımız zaten gerekli açıklamayı yapmış. Genel merkezimizin de bu tür şeyleri sakin ama dikkatli bir şekilde takip ettiğini biliyorum."

"İşletme hakkı tamamen bizde olsa bunları yönetiriz biz"

İZBAN'a ilişkin soruya yönelik de Tugay, şu açıklamalarda bulundu:

"Geçenlerde Halkapınar'da İZBAN'ın yürüyen merdivenleri iki aydan fazla süre çalışmamış. Ben bunu maalesef geç öğrendim ama sorup soruşturduğum zaman şunu anladım ki İZBAN'ın genel müdürü biliyorsunuz Devlet Demiryolları'ndan. Oralarda verilen kararların yavaşlığı diyeyim en azından ya da süreçlerin belki yavaş takip edilmesi sonucunda maalesef böyle bir durum yaşanmış. İZBAN'ın bütün hizmetlerindeki bütün aksamalardan Devlet Demiryolları suçlu, bu kadar eminim. En azından o rayların bir kere şehrin içerisinden böyle bölerek geçmesi yanlış. Onun dışında yük trenleri, yolcu trenleri, İZBAN'ın yoğun olduğu saatlerde oradan geçiyor diye bekletiliyor. Bunlar çok yanlış. Aynı zamanda rayların bakımı, sinyalizasyonun güncellenmesi gibi konulardan Devlet Demiryolları sorumlu. Bunları yapmıyorlar. Bunlar yanlış.

Şunu ben açıkça söyledim. O cümleleri kuran siyasetçi neyimize güvenmiyor anlamadım ama bakın burada kameraların karşısına söylüyorum. Beceremiyorsanız verin biz işletelim. Ama bizden böyle çok yüksek hat bedelleri, ray kirası alamazsınız. Yani böyle bir şey yapmaya hakkınız yok. Madem ki İzmir halkına hizmet olarak bunu yapmaya çalışıyorsunuz, bunu bir şekilde bırakın biz yapalım. Düzgün yapamazsak o zaman konuşalım. Bize vermiyorsunuz, kendiniz de almıyorsunuz, olayı ortada bırakıyorsunuz ve kötü yönetiyorsunuz. İZBAN'ın şu anda kararları ağırlıklı olarak Devlet Demiryolları'nın kararlarıdır. Biz orada ikinci pozisyondayız.

Bu bizim İZBAN'ın modeli Türkiye'de yok. Bir tane. Bu bir tane deyince iyi anlamda değil. Maalesef bu aksamalarıyla beraber bir tane. İstanbul'da Marmaray'ı ve diğer banliyö hatlarını Devlet Demiryolları işletiyor. Gaziantep'te belediye işletsin diye yaptılar, GaziRay diye bir hat. Tamamını Devlet Demiryolları yaptı. Bizdeki gibi yüzde 50 katalım falan da değil, verdiler Gaziantep'e. Gaziantep bir süre sonra "ben bunu yapamıyorum, işletemiyorum" dedi, Devlet Demiryollarına geri verdi. Şimdi Aydın'da bir tane yapmaya çalışıyorlarmış. Onda da bütün yapımı Devlet Demiryolları üstlenmiş. Şimdi bunları böyle görünce, burada biz yüzde 50 ortaklıkla üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Fakat bize niye bu kadar yüksek ray kirası ödetiyorsunuz? Bunu İzmir'i cezalandırır gibi niye yapıyorsunuz? Şu yönetimi iki başlılığından kurtaralım diyorum. Bu konuda niye yapıcı bir tavır içerisinde değilsiniz? Bunları yapmak dururken oradan hikâye anlatmakla bir şey çözemiyoruz. Sayın milletvekili sadece kendince bir şeyler söylüyor ama orada başka bir şey yaşanıyor. Ben tekrar söylüyorum. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak İZBAN'ın bütün sorumluluğunu almaya, gerekeni yapmaya hazırız. Bize verin o zaman. Ama bize şu yapılmayacak: Ödenemeyecek, inanılmaz yüksek ray kiraları çıkarmayacaksınız ya da başka ilave masraflar çıkarmayacaksınız. Katener ücreti denen bir şey var, o da öyle. Bunlarla tabii ki yürümez. Ama normalde bizim metro hatlarında olduğu gibi işletme hakkı tamamen bizde olsa bunları yönetiriz biz. Bunlarda bir sorun yok. İzmir Büyükşehir Belediyesi kadar bu konuda deneyimli başka bir yerel yönetim yoktur, o kadar iddialıyım. Ama olayı çözümsüzlüğe bırakmak kimin, neden işine geliyor ben de bilmiyorum."

"İzmir halkına da çok büyük saygısızlık"

Meslek Fabrikası, eski Gasilhane ve Egemenlik Binası'nın İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine ilişkin devam eden hukuki süreci de değerlendiren Tugay, şu ifadeleri kullandı:

"Hukuki süreçler devam ediyor. Belgesiyle, bilgisiyle, kanıtıyla, ispatıyla bu binalar vakıflar tarafından yapılmamış. Ya da vakıfların hakkı ödenmiş, yani ücreti ödenmiş. Kamulaştırmalar yapılmış. Altında işte Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün imzalarının olduğu belgeleri çıkardık. Daha başka belgeler de çıktı bu arada. Yeni yeni belgelerimiz de var. Ve bunların hepsi kamu hizmetinde kullanılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü web sayfasında onlarca yeri kiralığa çıkarıyor. Bir hizmet noktasına ihtiyacınız varsa bunları kiralamak yerine işte o hizmette kullanın. Aşevi mi yapmak istiyorsunuz, onun için kullanın. Başka hizmette mi bulunmak istiyorsunuz, onun için kullanın. Geçenlerde Gasilhane'nin binasını elimizden almaya kalkıp da 'aşevi yapacağız' diye beyanat verilince oradaki muhtar isyan etmiş, haklı. 'Hemen şurada 30 bin kişilik aşevi var. Burada aşevine ihtiyaç yok ki' demiş. Bunların derdi belediyenin malını, mülkünü elinden almak. Yoksa hizmet üretmek falan değil. Hizmet üretme niyeti olan binalarını kiralamaz. Şu anda onlarca binasını kiraya vermek yerine oralarda hizmet üretir. Ama bu yapılan gerçekten İzmir'e de çok büyük haksızlık. İzmir halkına da çok büyük saygısızlık. İzmir Büyükşehir Belediyesine de yapılmaması gereken büyük bir yanlış. Bunların hepsi İzmirlilerin vicdanında yara açan işler, çok yanlış işler. En kısa zamanda bu tavırlarından geri adım atmalarını bekliyoruz."

"İzmir halkı bilinçlidir"

İzmir'de siyasi rekabetin engelleme yerine hizmet üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirten Tugay, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Cumhuriyet Halk Partili belediyeyle yarışmak istiyorsanız buraya hizmet getirerek yarışacaksınız, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere engel olarak değil. Buradan işte sosyal medyada şov yapanlar mı dersiniz, yalan yanlış bir sürü şey uyduranlar mı dersiniz... Bunlar ortalıkta dolaşıyor ama İzmir halkı bilinçlidir, bunları yemez. Sadece hizmet getirerek insanların gönüllerini kazanabilirsiniz. Bu güzelim şehre bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin hakkı yok. O yüzden onları bir daha düşünmeye davet ediyorum. Ne diyeyim yani, akıllarını başlarını toplamaya davet ediyorum. İzmir'e hizmet için çalışmaya davet ediyorum."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/tugay-dan-korfez-izban-ve-vakiflar-cikisi-izmir-e-hizmet-icin-calismaya-davet-ediyorum-2827.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/tugay-dan-korfez-izban-ve-vakiflar-cikisi-izmir-e-hizmet-icin-calismaya-davet-ediyorum-2827.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/tugay-dan-korfez-izban-ve-vakiflar-cikisi-izmir-e-hizmet-icin-calismaya-davet-ediyorum-2827-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/tugay-dan-korfez-izban-ve-vakiflar-cikisi-izmir-e-hizmet-icin-calismaya-davet-ediyorum-2827.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/tugay-dan-korfez-izban-ve-vakiflar-cikisi-izmir-e-hizmet-icin-calismaya-davet-ediyorum/34151/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 16:15:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir'de kayıp ihbarı yapılan 87 yaşındaki kişi termal drone ile bulundu</title>
			<description><![CDATA[İzmir'in Tire'de kayıp olduğu bildirilen 87 yaşındaki Hüseyin Kocamanoğlu, jandarma ekiplerinin yürüttüğü arama çalışmalarında termal drone yardımıyla bulunarak ailesine teslim edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir'in Tire ilçesinde kayıp olduğu bildirilen 87 yaşındaki Hüseyin Kocamanoğlu(87), jandarma ekiplerinin yürüttüğü arama çalışması sonucu bulundu.

Edinilen bilgilere göre İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Saruhanlı Mahallesi'nde yaşayan Kocamanoğlu'nun 3 Mart'ta kayıp olduğu yönündeki ihbar üzerine bölgede arama çalışması başlattı.

Jandarma ekiplerinin koordinasyonunda yürütülen çalışmalara 25 jandarma personeli, 10 AFAD personeli ve 3 TAKED personeli katıldı. Arama faaliyetlerinde termal drone da kullanıldı.

Kocamanoğlu'nun ikameti ve çevresinde yürütülen arama çalışmaları sırasında termal drone ile yapılan kontrollerde bir ısı kaynağı tespit edildi. Bunun üzerine ekiplerin bölgede yaptığı aramada Kocamanoğlu, evine yaklaşık 5 kilometre mesafede bulundu.

Sağlık durumunun iyi olduğu belirlenen Kocamanoğlu, gerekli kontrollerin ardından ailesine teslim edildi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-kayip-ihbari-yapilan-87-yasindaki-kisi-termal-drone-ile-bulundu-3493.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-kayip-ihbari-yapilan-87-yasindaki-kisi-termal-drone-ile-bulundu-3493.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-kayip-ihbari-yapilan-87-yasindaki-kisi-termal-drone-ile-bulundu-3493-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-kayip-ihbari-yapilan-87-yasindaki-kisi-termal-drone-ile-bulundu-3493.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-de-kayip-ihbari-yapilan-87-yasindaki-kisi-termal-drone-ile-bulundu/34096/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 00:49:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir'de kendilerini polis olarak tanıtıp eve giren gaspçı 2 şüphelisi tutuklandı</title>
			<description><![CDATA[Bornova'da kendilerini polis olarak tanıtarak girdikleri evde iki kişiyi silahla yaralayıp 550 bin TL gasp ettikleri öne sürülen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı. Şüphelilerden birinin 61 yıl 9 ay 26 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı belirlendi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir'in Bornova ilçesinde kendilerini polis olarak tanıtarak girdikleri evde iki kişiyi silahla yaralayıp para gasp ettikleri iddia edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı.

Edilenen bilgiye göre, olay Doğanlar Mahallesi'nde 3 Mart saat 03.30 sıralarında meydana geldi. Kendilerini polis olarak tanıtan şüpheliler bir eve girerek ev sahibi E.T. ile arkadaşı U.A.'yı silahla yaraladı. Şüphelilerin, yaraladıkları iki kişiden 550 bin lirayı zorla aldıkları öne sürüldü.

Olayda E.T.'nin sağ baldırında giriş ve çıkış yarası, U.A.'nın ise sol baldırında giriş yarası bulunduğu, hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenildi.

İhbar üzerine harekete geçen Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, şüpheliler A.İ., O.T. ve N.T.'nin Yıldırım Beyazıt Mahallesi'ndeki bir adreste saklandıklarını tespit etti. Şüphelilerin bulunduğu adrese polis tarafından düzenlenen operasyonda A.İ., O.T. ve N.T. yakalandı. Yapılan aramalarda, olayda kullanıldığı değerlendirilen ruhsatsız tabanca, tabancaya ait şarjör ve 6 adet 9x19 milimetre fişek ile "Uzi" olarak tabir edilen ruhsatsız otomatik tabanca, şarjör ve 6 adet fişek ele geçirildi.

Şüphelilerden O.T.'nin yapılan GBT ve UYAP sorgusunda yağma suçundan toplam 61 yıl 9 ay 26 gün kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden N.T. ve O.T. tutuklanırken, A.İ. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-kendilerini-polis-olarak-tanitip-eve-giren-gaspci-2-suphelisi-tutuklandi-1229.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-kendilerini-polis-olarak-tanitip-eve-giren-gaspci-2-suphelisi-tutuklandi-1229.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-kendilerini-polis-olarak-tanitip-eve-giren-gaspci-2-suphelisi-tutuklandi-1229-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-kendilerini-polis-olarak-tanitip-eve-giren-gaspci-2-suphelisi-tutuklandi-1229.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-de-kendilerini-polis-olarak-tanitip-eve-giren-gaspci-2-suphelisi-tutuklandi/34095/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 00:38:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Seferihisar'da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor: "Kadın varsa gelecek var"</title>
			<description><![CDATA[Seferihisar Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında "Kadın varsa gelecek var" sloganıyla ay boyunca sürecek etkinlik programı ayarladı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Seferihisar Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında "Kadın varsa gelecek var" sloganıyla ilçede kadın emeğini görünür kılmak, toplumsal eşitlik bilincini güçlendirmek ve kadınların sosyal yaşama katılımını desteklemek amacıyla geniş kapsamlı etkinlik programı gerçekleştirecek.

Seferihisar Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan program, atölye çalışmaları, söyleşiler, kültür gezisi, panel ve sanat sergisinden oluşuyor.

Etkinlikler ücretsiz olacak

Kadınlar Günü etkinlikleri 5 Mart Perşembe Seferiçınar Yaş Alma Merkezi'nde başlayacak. Program kapsamında saat 12.00'de "Ortak Tuval Tek Ruh" resim atölyesi düzenlenecek.

Aynı gün saat 13.00'te toplumsal cinsiyet eğitimi ve haklar atölyesi gerçekleştirilecek, saat 14.00'te makrome atölyesi yapılacak.
Günün son etkinliğinde ise saat 15.00'te "Kadının İç Dünyası: Dayanıklılık, Kırılganlık ve Yeniden İnşa" başlıklı psikoloji atölyesi katılımcılarla buluşacak.

Etkinlikler 6 Mart Cuma yine Seferiçınar Yaş Alma Merkezi'nde devam edecek. Saat 13.00'te kadın sağlığı ve menopoz semineri düzenlenecek. Ardından saat 14.30'da seramik ve çini atölyesi, saat 15.30'da makrome atölyesi ve saat 16.30'da klinik pilates atölyesi gerçekleştirilecek.

Kadınlara yönelik sosyal ve kültürel etkinlikler kapsamında 7 Mart Cumartesi 09.00–15.00 saatleri arasında Kadınlar Günü'ne özel Seferihisar Kültür Gezisi düzenlenecek. Kent Belleği Anı Evi ve ilçenin tarihi noktalarını kapsayan gezi ücretsiz olacak, katılım kontenjanla sınırlı tutulacak.

Aynı gün saat 14.00'te Çağan Irmak Salonu'nda "8 Mart 8 Kadın Başarı Öyküsü" programı gerçekleştirilecek. Sanat, akademi, sağlık, eğitim ve sivil toplum alanlarında çalışmalar yürüten kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaşacak. Programda kadınların toplumsal yaşamda üstlendiği roller ve başarı hikâyeleri ele alınacak.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ayrıca "Resim Emekçileri Sergisi" sanatseverlerle buluşacak. Kadın sanatçıların eserlerinden oluşan sergi, 8–11 Mart 2026 tarihleri arasında Çağan Irmak Kültür Merkezi'nde ziyaret edilebilecek. Serginin açılışı 8 Mart günü saat 15.00'te gerçekleştirilecek.

Mart ayı boyunca gerçekleştirilecek tüm etkinlikler ücretsiz olarak vatandaşların katılımına açık olacak.

"Kadınların üretmesini ve dayanışmasını desteklemeyi amaçlıyoruz"

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, hazırlanan programla ilgili yaptığı açıklamada kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önemsediklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Kadınların emeği ve üretimi toplumun gelişiminin temelidir. Seferihisar'da kadınların sosyal yaşamda, üretimde ve kültürel hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalar yürütüyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında hazırladığımız etkinliklerle kadınların bir araya gelmesini, üretmesini ve dayanışmasını desteklemeyi amaçlıyoruz."

Seferihisar Belediyesi tarafından hazırlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programı boyunca gerçekleştirilecek tüm etkinliklere katılım ücretsiz olacak.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/seferihisar-da-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-6193.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/seferihisar-da-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-6193.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/seferihisar-da-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-6193-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/seferihisar-da-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-6193.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/seferihisar-da-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var/34018/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 01:30:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Karşıyaka Belediyesi'nden İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yanıt</title>
			<description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Alzheimer Merkezi ve Ziya Gökalp Kültür Merkezi'ne ilişkin "Bakanlık onayı verilmedi" açıklamasına yanıt vererek, "Serzenişimiz, henüz Bakanlık onayı alınmayan ve Karşıyaka Belediyesi'nin mali tablosuna artı yazmayan bir işlemin, kamuyona 'Büyükşehirden Karşıyaka Belediyesi'ne büyük destek' olarak yansıtılmasına ve kamuoyunun yanıltılmasınadır" denildi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) – Karşıyaka Belediyesi'nden İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Alzheimer Merkezi ve Ziya Gökalp Kültür Merkezi'ne ilişkin yaptığı açıklamaya yanıt verildi. Karşıyaka Belediyesi'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin; belediyemize maddi katkı sunmak amacıyla satın almayı planladığı ancak henüz yasal olarak satış işlemleri tamamlanmayan Alzheimer Merkezi ve Ziya Gökalp Kültür Merkezi hakkında yapmış olduğu "Bakanlık onay vermedi" şeklindeki açıklamasına karşılık cevap hakkımız aşağıdaki gibidir.

Belediye Başkanımız Sn. Yıldız Ünsal'ın bugün yapılan Meclis Toplantısı'nda dile getirdiği 'İzmir Büyükşehir Belediyesi; Alzehimer merkezimizi 33 milyona ve Ziya Gökalp merkezini 95 milyona aldı. Bu rakamlar taksitle ödenecek. Bu paralar SGK borcumuza gidiyor. Ayda 42,5 milyon yapar. Bizim ödediğimiz aylık faiz 200 milyonun üzerinde. Ancak aylar olmasına rağmen hiçbir ödeme yapılmadı' cümlesi, Büyükşehir Belediyesi'ni tenkit niteliği taşımamakla birlikte, yapılan idari işlemlerin Karşıyaka Belediyesi'ne henüz mali olarak bir katma değer kazandırmadığına yönelik açık bir ifadedir. Belediye Başkanımızın ortaya koyduğu irade, Karşıyaka Belediyesi'nin beklenen destekleri bir türlü görmemesine yöneliktir. Serzenişimiz, henüz Bakanlık onayı alınmayan ve Karşıyaka Belediyesi'nin mali tablosuna artı yazmayan bir işlemin, kamuyona 'Büyükşehirden Karşıyaka Belediyesi'ne büyük destek' olarak yansıtılmasına ve kamuoyunun yanıltılmasınadır. Karşıyaka Belediyesi, -Büyükşehir Belediyesi'nin Bakanlık nezdinde yürüttüğü çalışmalardan bağımsız olarak- Karşıyaka halkına ve belediye çalışanlarına duyduğu sorumluluk gereği bunu kamuoyuyla paylaşmak zorundadır.

Öte yandan; İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin, tasarruf tedbirlerinden önce 200 milyon TL bedelle devralmak için harekete geçtiği ve belediyemizin satışa onay vermediği ileri sürülen Mavişehir'deki arazi ile ilgili karar, kamu yararını ve Karşıyaka'nın geleceğini gözeten bir karardır. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından önerilen satış bedeli, kurumumuzca SPK onaylı bir firmaya yaptırılan değer tespitlerinin 3'te 1'i oranındadır. Bu da Büyükşehir Belediyesi tarafından 'Karşıyaka'ya büyük destek' olarak lanse edilmiş, kamuoyu bir kez daha yanıltılmıştır. Bahsi geçen arazi Karşıyaka Belediyesi'nin geleceğidir… 'Taziye Evi'nin yapımı ise Karşıyaka Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasındaki ortak yapım protokolüne dayanmaktadır. Belediye Başkanımız Yıldız Ünsal'ın bugünkü meclis toplantısında bahsettiği üzere, bu tür tartışmaların kamuoyuna açık yürütülmemesi hususuna bundan sonra da özen göstereceğimizi belirtir, Kamuoyuna saygıyla sunarız…"
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/karsiyaka-belediyesi-nden-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-yanit-4494.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/karsiyaka-belediyesi-nden-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-yanit-4494.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/karsiyaka-belediyesi-nden-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-yanit-4494-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/karsiyaka-belediyesi-nden-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-yanit-4494.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/karsiyaka-belediyesi-nden-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-yanit/34013/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 00:59:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Körfezi'nde 6. Kaçak Deşarj: Tugay'dan Bakanlığa "Denetim Yetkisi" Çağrısı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Körfezi'nde drone taramalarında bir kez daha dış kaynaklı mazot ve yağ atığı tespit edildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kasım ayından bu yana 6. kez kayda geçen kirliliğe tepki gösterirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na çağrıda bulunarak, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na, körfeze atık bırakan kuruluşları denetleme yetkisi için başvuruda bulunduk. Fakat maalesef yaptığımız müracaat reddedildi" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Körfezi'nde bugün gerçekleştirilen rutin drone tarama faaliyetleri kapsamında, Tersane bölgesi ile Karşıyaka Anıt bölgesi arasında saat 13.00 civarında dış kaynaklı mazot ve yağ atıkları tespit edildi. Yaklaşık bir yıldır düzenli olarak sürdürülen hava destekli izleme çalışmaları sonucunda, yalnızca geçtiğimiz kasım ayından bu yana altıncı kez gemi, liman ve tersane faaliyetleri kaynaklı olduğu değerlendirilen kirlilik görüntüsü kayıt altına alındı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu duruma tepki gösterdi. Başkan Tugay paylaşımında şu ifadeleri kullandı.

"İzmir'in göz bebeği olan Körfezimiz geçtiğimiz kasım ayından bu yana altıncı kez bugün bir kez daha kirletildi. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na, körfeze atık bırakan kuruluşları denetleme yetkisi için başvuruda bulunduk. Fakat maalesef yaptığımız müracaat 27.12.2024 tarihinde reddedildi; denetimin Bakanlık'ta olduğu tebliğ edildi. Yeni kuracağımız körfez izleme sistemi çalışmaya başlayınca yetki başvurumuzu bir kez daha yapacağız. Bakanlığa ve tüm yetkililerimize sesleniyoruz; yetki sahibi olarak körfezimizin daha fazla kirletilmesine izin vermeyin. Körfezimizin temiz kalması için caydırıcı cezalar artık bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu tedbirler uygulanana kadar durumun takipçisi olacak ve konuyu her detayıyla İzmirlilerle paylaşmaya devam edeceğiz."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-korfezi-nde-6-kacak-desarj-tugay-dan-bakanliga-denetim-yetkisi-cagrisi-1559.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-korfezi-nde-6-kacak-desarj-tugay-dan-bakanliga-denetim-yetkisi-cagrisi-1559.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-korfezi-nde-6-kacak-desarj-tugay-dan-bakanliga-denetim-yetkisi-cagrisi-1559-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-korfezi-nde-6-kacak-desarj-tugay-dan-bakanliga-denetim-yetkisi-cagrisi-1559.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-korfezi-nde-6-kacak-desarj-tugay-dan-bakanliga-denetim-yetkisi-cagrisi/33996/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Cesaretin Adı: Kadın" Zirvesi öncesinde 'eşitlik' çağrısı</title>
			<description><![CDATA[İzmir'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenecek "Cesaretin Adı: Kadın" başlıklı zirvenin tanıtım toplantısında konuşan ASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, eşitlik vurgusu yaparak, "Kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal sorumluluk konusu değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluktur"dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından 9 Mart'ta düzenlenecek "Cesaretin Adı: Kadın" başlıklı zirvenin, tanıtım toplantısı yapıldı. 

BASİFED Federasyon Merkezi'ndeki toplantıya, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'n eşi Öznur Tugay ve TOBB İzmir Kadın Girişimcileri Kurulu (KGK) İzmir Başkanı Deniz Celep katıldı.

Zirvenin tarihsel bağlamda önemli olduğunu kaydeden BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Güneş, Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 100. yılının kutlanması nedeniyle 2026 yılının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.

Semiha Güneş, 1926'da kabul edilen Medeni Kanun'un, kadınlara hukuki eşitlik yolunda devrim niteliğinde haklar kazandırdığını, toplumsal dönüşümün temel taşlarından biri olduğunu, aradan geçen bir asırda önemli mesafeler katedildiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Ancak bugün hala konuşmamız gereken eşitsizlikler, aşmamız gereken görünmez duvarlar ve dönüştürmemiz gereken sistemsel engeller olduğunu biliyoruz. Ekonomik kalkınma da, sürdürülebilir büyüme de, toplumsal refah da kadınların üretimde, yönetimde ve karar mekanizmalarında eşit temsil edilmesiyle mümkündür. Bu zirvede yalnızca ilham veren hikayeleri değil, somut çözüm önerilerini, iyi uygulama örneklerini ve iş birliği modellerini de konuşacağız. Amacımız, farkındalık yaratmanın ötesine geçerek kalıcı etki oluşturmak ve İzmir'den Türkiye'ye örnek bir model ortaya koymaktır. Bu zirve yalnızca bir anma etkinliği değil, bir dönüşüm çağrısıdır. Bu zirve, kurumsal hafızaya kazınacak bir irade beyanıdır. Biz BASİFED olarak şuna inanıyoruz: Kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal sorumluluk konusu değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluktur. Kadınların potansiyelini tam olarak ortaya koyamadığı bir ülkede, sürdürülebilir kalkınmadan söz edemeyiz. 'Cesaretin Adı: Kadın' derken; yalnızca bireysel cesareti değil, kurumsal cesareti, toplumsal cesareti ve sistemleri dönüştürme cesaretini kastediyoruz. Bu süreçte basınımızın desteği son derece kıymetli. Çünkü dönüşüm ancak görünürlükle, görünürlük ise güçlü iletişimle mümkündür."

Celep: "Örnek kadınlar, her geçen gün daha güçlü şekilde görünür hale geliyor"

TOBB İzmir Kadın Girişimcileri Kurulu (KGK) İzmir Başkanı Deniz Celep de zirvede örnek kadınların hikayelerinin paylaşılacağını kaydederek, şunları söyledi: 

"9 Mart günü çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Bu örnek kadınların da zirvede ortaya koyacağı gibi, ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumdaki kurucu ve taşıyıcı rolünün her geçen gün daha güçlü şekilde görünür hale geldiğini gururla izliyoruz. Kadın girişimciler kurulu olarak üyelerimizin bilgi ve deneyimlerini birleştirip İzmir'in girişimcilik ekosistemini kadın gücü ile daha ileri taşıyacak proje ve çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Sanayide, tarımda, turizmde kadın eli projelerimizle farklı sektörlerdeki kadın girişimciliğini ve kadın istihdamını artıracak eğitimler düzenliyor, deneyim paylaşımı ve mentörlük programları uyguluyoruz. Bütün bu çalışmalar İzmir'de büyükşehir belediyemiz, odalarımız, borsamız, ihracatçı birlikleri ve BASİFED gibi güçlü sivil toplum kuruluşlarımızın iş birliğiyle daha da geniş bir etki alanına kavuşuyor."

Tugay: "Etkinlikte paylaşılacak her bilgi, yarını da şekillendirecektir"

Kamu ve sivil toplumun bir araya gelmesiyle kadınlara verilen desteğin artacağını belirten Öznur Tuhay ise şunları söyledi:

"Kadınların emeğini, bilgisini ve liderlik potansiyelini odağına alan bu buluşma; yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda eşitlik, dayanışma ve ortak gelecek adına güçlü bir çağrıdır. 9 Mart'ta gerçekleşecek programda; kadın girişimciliğinden liderliğe, yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisine, iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alınacaktır. Bu organizasyon, kamu-iş dünyası ve sivil toplumun bir araya gelmesi, kadınların güçlenmesine verilen değerin en somut göstergelerinden biridir. İnanıyoruz ki kadınların eşit koşullarda var olduğu bir toplum, daha adil, daha üretken ve daha umut dolu bir geleceğin anahtarıdır. Bu etkinlikte paylaşılacak her bilgi, kurulacak her temas ve doğacak her iş birliği; yalnızca bugünü değil, yarını da şekillendirecektir. İzmir, tarih boyunca kadınların cesaretiyle, emeğiyle ve üretkenliğiyle büyüyen bir şehir olmuştur. 9 Mart'ta gerçekleştireceğimiz bu buluşmanın da, İzmir'den yükselen ilham verici bir ses olacağına inanıyorum."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cesaretin-adi-kadin-zirvesi-oncesinde-esitlik-cagrisi-5294.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cesaretin-adi-kadin-zirvesi-oncesinde-esitlik-cagrisi-5294.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cesaretin-adi-kadin-zirvesi-oncesinde-esitlik-cagrisi-5294-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/cesaretin-adi-kadin-zirvesi-oncesinde-esitlik-cagrisi-5294.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/cesaretin-adi-kadin-zirvesi-oncesinde-esitlik-cagrisi/33987/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:31:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir bahara sanatla "merhaba" diyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir'in kültür ve sanat merkezi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), mart ayı boyunca sanatseverleri yine dopdolu bir programla buluşturacak.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nin mart ayı programı sanat dolu. Konserlerden sergilere uzanan kapsamlı program, İzmir'in kültür-sanat vizyonunu güçlendirmeye devam ediyor.

Doğunun zarafeti İzmir'de

1 Mart'ta saat 13.00'te Küçük Salon'da yapılacak "İzmir'de Japon Sakura Esintisi" etkinliği, Japon kültürünün estetik dünyasını sunacak. Ücretsiz etkinlik, iki kültür arasında zarif bir köprü kurmayı hedefliyor.

"Piyanonun Kadınları" Dengin Ceyhan Piyano Resitali

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, 3 Mart saat 20.00'de piyanist Dengin Ceyhan'ı "Piyanonun Kadınları" resitaliyle ağırlayacak. Türkiye'de kadın besteciler üzerine hazırlanmış ilk albüm olma özelliğini taşıyan proje, anlatımlı konser formatında dinleyiciyle buluşuyor.

İzmir Oda Orkestrası Baroktan Yansımalar

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İzmir Oda Orkestrası'nın Baroktan Yansımalar konseri, 4 Mart saat 20.00'de sanatseverlerle buluşuyor. Konser, erken müzik alanındaki çalışmalarıyla uluslararası tanınırlığa sahip Alman şef Reinhard Goebel yönetiminde yapılacak. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası da cuma konserlerine devam edecek. Orkestra, 6, 13 ve 27 Mart tarihlerinde sahne alacak.

33. İzmir Avrupa Caz Festivali başlıyor

İzmir'de caz rüzgarı yeniden esiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) iş birliğinde İzmir İtalya Konsolosluğu, Goethe-Institut İzmir, İsviçre İzmir Fahri Konsolosluğu ve Institut français Türkiye-İzmir katkılarıyla düzenlenen 33. İzmir Avrupa Caz Festivali, 5-17 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. Açılışta dünyaca ünlü trompet sanatçısı Fabrizio Bosso ve grubu Fabrizio Bosso Quartet sahne alacak. 7 Mart'ta Küspert & Kollegen, 9 Mart'ta Sibel Köse Sextet feat Tolga Bilgin, 11 Mart'ta Knobil, 17 Mart'ta ise Jef Giansily Quintet "Insight" projesiyle sahnede olacak. Festival kapsamında atölyeler, müzikli söyleşiler ve belgesel gösterimleri de gerçekleştirilecek.

Zeus: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi

Ahmet Ümit'in kaleminden çıkan, bestesi Evrim Demirel imzası taşıyan "Zeus: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi" anlatımlı konseri, ilk seslendirilişiyle 7 Mart'ta sanatseverlerle buluşuyor. Mitoloji ile çağdaş anlatımı bir araya getiren eser, güçlü metni ve özgün müziğiyle izleyiciyi etkileyici bir sahne deneyimine davet ediyor. Gecede ayrıca, müzik, sanat ve edebiyat dünyasının çok yönlü ismi Bertan Rona'nın şiirleri üzerine, orkestra şefi ve besteci Tolga Taviş tarafından bestelenen "Rona Şarkıları" da dinleyiciyle buluşacak. Konserde Camerata Punta eşliğinde Soprano Nurdan Küçükekmekçi ve Mezzosoprano Zeynep Halvaşi sahne alacak.

"Genç Bir Sesin Yükselişi" söyleşisi gençlerle buluşuyor

Opera sanatına ilgi duyan gençler için ilham verici bir buluşma olacak "Genç Bir Sesin Yükselişi" söyleşisi, 9 Mart Pazartesi saat 19.30'da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Müzik Kütüphanesi'nde ücretsiz gerçekleştirilecek. Söyleşiye, İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Soprano Ayşe Şener Özmen ile Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Anasanat Dalı Öğretim Görevlisi Hasan Can İşgüden katılacak.

"O da Tekfen" AASSM'de

Tekfen Filarmoni'nin oda müziği projesi O da Tekfen, 11 Mart Çarşamba saat 20.00'de Küçük Salon'da ücretsiz olarak izleyiciyle buluşuyor. Yağızcan Keskin (klarnet), Çağdaş Engin (klarnet/basset horn), Fevzi Onur Ustabaş (klarnet/basklarnet) ve Kandemir Basmacıoğlu (piyano), klasik repertuvarın seçkin eserlerini üç klarnet ve piyano için hazırlanmış özel düzenlemeleriyle seslendirecek.

İzmir Oda Orkestrası yeniden sahnede

Avusturyalı klarnetçi ve orkestra şefi Andreas Ottensamer ile Sırp kemancı Nemanja Radulović, 18 Mart Çarşamba Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Büyük Salon'da İzmir Oda Orkestrası'nın konuğu olacak.

Kağan Korad & Özberk Miraç Sarıgül gitar resitali

Dünyanın dört bir yanında yüzlerce konser vermiş usta gitarist Kağan Korad ile uluslararası yarışmalarda kazandığı birinciliklerle kariyerini zirveye taşıyan genç gitarist Özberk Miraç Sarıgül, 25 Mart Çarşamba seyircileriyle buluşuyor.

Pas De Deux AASSM'de

Hollandalı-İngiliz kemancı Daniel Rowland ve Sırp-Fransız çellist Maja Bogdanović, olağanüstü müzikal uyumlarıyla 26 Mart Perşembe saat 20.00'de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Küçük Salon'da "Pas De Deux" konserinde izleyiciyle buluşuyor.

"Müziğin Bavulu" müzikli söyleşi

Sanatın hikayesini sahneye taşıyan "Müziğin Bavulu" müzikli söyleşi, 27 Mart Cuma saat 20.00'de yapılacak. Gitar sanatçısı Cenk Erdoğan ile şair, fotoğraf sanatçısı ve gezgin Akgün Akova'nın buluştuğu söyleşi, müzik ve edebiyatın iç içe geçtiği özel bir sahne deneyimi sunacak.

"Işığın Bavulu" fotoğraf atölyesi

Gezgin ve fotoğraf sanatçısı Akgün Akova, 28 Mart Cumartesi "Işığın Bavulu" fotoğraf atölyesi ile Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde olacak. Atölye ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

AASSM 6. Uluslararası Barok Müzik Festivali başlıyor

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi tarafından bu yıl 6'ncısı düzenlenecek Uluslararası Barok Müzik Festivali, 31 Mart'ta başlayıp 28 Nisan'da sona erecek. Festivalin açılış konseri 31 Mart saat 20.00'de Büyük Salon'da Litvanya Oda Orkestrası tarafından gerçekleştirilecek. Festival, 28 Nisan'da dünyaca ünlü lavta sanatçısı Thomas Dunford'ın resitaliyle tamamlanacak.

Mart boyunca sergi gezebilirsiniz

Mart ayı boyunca merkez galerileri ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek zengin sergilere ev sahipliği yapacak. 4 Şubat-3 Mart tarihlerinde La Mancha'lı Don Kişot Florian Doru Crihana Resim Sergisi giriş galerilerde, 28 Şubat-29 Mart tarihlerinde Japonya Başkonsolosluğu Sumi-e Sergisi "Siyahın Renkleri" üst kat batı galeride, 2-31 Mart tarihlerinde İzmir Rotary Kulübü 18. Altın Testi Seramik Yarışması Sergisi alt kat galeride, 5-31 Mart tarihlerinde Bir Zaferin İzinde: Türk Denizciliği ve Çanakkale Gemi Maketleri Sergisi üst kat doğu galeride, 6-25 Mart tarihleri arasında Reyhan Abacıoğlu Gökyüzü Kadınların Yüzü Retrospektif Seçki Sergisi giriş galerilerde, 27 Mart-3 tarihlerinde Mayıs Akgün Akova "Müziğin Bavulu" Fotoğraf Sergisi giriş galerilerde olacak.

Biletler kultursanat.izmir.bel.tr adresinden, ayrıca İsmet İnönü Sanat Merkezi ve Konak Vapur İskelesi gişelerinden temin edilebiliyor.
ANKA


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-bahara-sanatla-merhaba-diyor-4980.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-bahara-sanatla-merhaba-diyor-4980.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-bahara-sanatla-merhaba-diyor-4980-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/03/izmir-bahara-sanatla-merhaba-diyor-4980.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-bahara-sanatla-merhaba-diyor/33980/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 01:25:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çeşme, ITB Berlin 2026'da dünyaya tanıtılacak</title>
			<description><![CDATA[ITB Berlin süresince Çeşme standı, uluslararası turizm profesyonelleri, sektör temsilcileri ve paydaşlar için önemli bir buluşma noktası olacak
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Dünyanın en büyük turizm fuarları arasında yer alan ITB Berlin, 3–5 Mart 2026 tarihleri arasında Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilecek. Çeşme Belediyesi, Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) ve Alaçatı Turizm Derneği iş birliğiyle ITB Berlin Fuarı'nda Çeşme standıyla yer alacak.

Berlin Expo Center'da düzenlenecek fuarda, Çeşme'nin doğal ve kültürel mirası, gastronomi değerleri, spor ve sağlık turizmi olanakları ile sürdürülebilir turizm yaklaşımı uluslararası ziyaretçilere ve sektör profesyonellerine tanıtılacak. Fuarda kurulacak Çeşme standında; destinasyon tanıtımının yanı sıra yeni iş birlikleri kurulması, tur operatörleri ve yatırımcılarla birebir temasların güçlendirilmesi hedefleniyor.

ITB Berlin süresince Çeşme standı, uluslararası turizm profesyonelleri, sektör temsilcileri ve paydaşlar için önemli bir buluşma noktası olacak. Çeşme'nin dört mevsim turizm hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların anlatılacağı stantta, ilçenin vizyon projeleri ve gelecek dönem planları da paylaşılacak.

Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, ITB Berlin Fuarı'na katılıma ilişkin yaptığı değerlendirmede, Çeşme'nin uluslararası alanda daha güçlü bir şekilde tanıtılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Çeşme'yi yılın her döneminde tercih edilen, sürdürülebilir ve nitelikli bir turizm destinasyonu hâline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. ITB Berlin gibi dünya çapında önemli bir platformda yer almak, Çeşme'nin potansiyelini uluslararası ölçekte anlatmak ve yeni iş birlikleri kurmak açısından çok kıymetli. Tüm paydaşlarımızla birlikte Çeşme'nin değerlerini dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz."

Belediye yetkilileri, ITB Berlin Fuarı boyunca tüm sektör temsilcilerini, turizm profesyonellerini ve paydaşları Çeşme standında buluşmaya davet etti.


ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/cesme-itb-berlin-2026-da-dunyaya-tanitilacak-4715.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/cesme-itb-berlin-2026-da-dunyaya-tanitilacak-4715.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/cesme-itb-berlin-2026-da-dunyaya-tanitilacak-4715-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/cesme-itb-berlin-2026-da-dunyaya-tanitilacak-4715.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/cesme-itb-berlin-2026-da-dunyaya-tanitilacak/33915/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 00:29:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cemil Tugay: "Atatürk'ten kalan mirası kimse bu şekilde elimizden alamaz"</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyeye ait üç binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesine "Bir tanesi Atatürk'ün imzasıyla kamulaştırılmış ve belediyeye verilmiş bir bina. Meslek fabrikası binası öyle bir bina. Bu bir miras dolayısıyla. Atatürk'ten kalan böyle bir mirası kimse bu şekilde elimizden alamaz. Umuyorum aklıselim galip gelir ve bu hukuksuz süreç durur" diye tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: OKTAY YILDIRIM - Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) - Çeşitli ülkelerden belediye başkanlarının yer aldığı Eurocities ve B40 heyeti, Silivri'de tutuklu bulunan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu için İstanbul'a geldi. Programın ilk ayağı olan Saraçhane'deki buluşmaya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da katıldı.

Burada ANKA Haber Ajansı'na konuşan Tugay, belediye başkanlarının İmamoğlu ile görüşme için izin alamadığını belirterek şunları söyledi:

"Burada Sayın Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ile görüşmeler olacak. Biz de bu değerlendirmelere kendi görüşlerimizle katılacağız. Yani Ekrem İmamoğlu'nun bir yıla yakın süredir içinde bulunduğu durum yerel demokrasi açısından ya da genel olarak demokratik temayüller açısından gerçekten hiçbir zaman unutulmayacak acı bir dönem ve gayri hukuki pek çok unsur barındırıyor içerisinde. Yani İstanbul halkının iradesinin şu anda boşa çıkarılmış olması ayrı bir konu ama bir yargılama sürecinde ne tür kanıtlara dayalı olarak bir insanın tutuklanabileceği ve bu gerekçelerle ne kadar hapiste tutulabileceğiyle ilgili maalesef hukuka yakışmayan durumlar yaşanıyor. Biz başından beri bu sürecin takipçisi olduk. Mağdur belediye başkanlarımızın yanında olduk ancak ülke içerisindeki çabalarımız maalesef bu hukuksuz durumu aşmaya yetmedi. Uluslararası kamuoyunun da şehirler ağlarının da bu durumu takip ettiğinin fark edilmesi lazım. Bugün gelen iki tane şehir network'ünün burada olması bu anlama geliyor."

"Yapılan iş tamamen hukuksuz"

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait bazı binaların Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçmesine ilişkin de Tugay, şöyle konuştu:

"Ekim ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne haber vermeden bizim aktif olarak kullandığımız; bir tanesi meslek fabrikası, insanlara meslek edindirme kursları düzenleniyor, yoğun çalışan bir yer, gasilhane dediğimiz bir bina var, burası hem gasilhane olarak kullanılıyor hem de evde sağlık ve evde destek hizmetlerinin aynı zamanda merkezi, karargahı durumunda. Bir de tarihi belediye binamız var, Egemenlik Evi dediğimiz. Burası da İzmir'in ilk belediye binasıdır. Yani İzmir halkının kendi arasında topladığı parayla yaptırılmış binalardır. Bu üç binaya geçen ekim ayında belediyeye hiçbir bilgi vermeden Vakıflar Genel Müdürlüğü, doğrudan tapu üzerinden işlem yaparak kendi üzerine tescil ettirmiş. Sizin mülkünüzü size sormadan gidiyorlar ve üzerine tescil ettiriyorlar. Haberiniz dahi olmuyor. Bizim aylar sonra haberimiz oldu. Bu arada öğrenir öğrenmez hemen mahkemeye başvurduk. Bu tapunun tescilinin iptali için karar alınmasını istedik ve yürütmeyi durdurma kararı çıktı fakat ne yazık ki evvelsi gün bu yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı mahkeme. Şimdi bu üç bina da vakıflar tarafınca yapılmış binalar değil. Dolayısıyla dayandırdıkları kanun, vakıfların yaptırdığı binalar için ancak uygulanabilir bir kanun. Bu yapılan iş tamamen hukuksuz.

"İzmir halkının da kabul etmemesi lazım"

Mahkemenin burada İzmir Büyükşehir Belediyesi aleyhine bir karar vermesi mümkün değil. Verirse o da gerçekten hukuksuz bir karar vermiş olur. Şu anda öyle bir durumdayız ki ya o yürütmeyi durdurma kararı kalkınca 'Bu binaları boşaltın' diye polisle beraber gelebilirler. Binaları boşaltmamızı isteyebilirler. Orada aktif olarak hizmet yürüyor. Onun dışında bu haksız, kabul edemeyeceğimiz bir karar. Böyle bir sorunla karşı karşıyayız. Ne olacağını bilmiyoruz. Önümüzdeki günlerde polis eşliğinde tahliye işlemi gerçekleştirilmeye çalışılabilir. Bunun için bütün hukuki yolları kullanmaya çalışıyoruz. Mahkemeye pek çok anlamda başvurduk ancak bütün bunlara rağmen bunu yaşayabiliriz. Ben belediye başkanı olarak bunu kabul etmiyorum. İzmir halkının da bunu kabul etmemesi lazım. Bu böyle boyun eğip de 'Buyurun, binalarımıza istediğiniz gibi el koyun, alın' diyebileceğimiz bir durum değil.

"Vakıfların yapmadığı binaya vakıflar nasıl el koyuyor"

Bir tanesi Atatürk'ün imzasıyla kamulaştırılmış ve belediyeye verilmiş bir bina. Meslek fabrikası binası öyle bir bina. Bu bir miras dolayısıyla. Atatürk'ten kalan böyle bir mirası kimse bu şekilde elimizden alamaz. Umuyorum aklıselim galip gelir ve bu hukuksuz süreç durur. Vakıflar Genel Müdürlüğü de kendine gelir. İzmir'in malını böyle istedikleri gibi el koyup da kendi mülkleri arasına geçiremezler. İzmir'de tonlarca bina vakıflara ait, restore edilmeyi ve kullanılmayı bekliyor. Onları yapsalar ihtiyaç duyacakları her türlü şeyi karşılarlar. Bunlara belediye yıllardır bakıyor, restore etmiş, bakmış, korumuş. Bugüne biz getirmişiz açıkçası. Bu belediyenin hizmetini aksatacak bir şey. Bir kere bunu yapmaları ayıp ama diğer taraftan vakıfların yaptığı bina değil bunlar. Vakıfların yapmadığı binaya vakıflar nasıl el koyuyor? Böyle bir şey kabul edilemez, olmaz."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/cemil-tugay-ataturk-ten-kalan-mirasi-kimse-bu-sekilde-elimizden-alamaz-1278.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/cemil-tugay-ataturk-ten-kalan-mirasi-kimse-bu-sekilde-elimizden-alamaz-1278.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/cemil-tugay-ataturk-ten-kalan-mirasi-kimse-bu-sekilde-elimizden-alamaz-1278-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/cemil-tugay-ataturk-ten-kalan-mirasi-kimse-bu-sekilde-elimizden-alamaz-1278.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/cemil-tugay-ataturk-ten-kalan-mirasi-kimse-bu-sekilde-elimizden-alamaz/33874/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 16:39:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>UNESCO Mirası Efes İçin Dava: EGEÇEP'ten Bakanlık Projesine İtiraz</title>
			<description><![CDATA[EGEÇEP (Ege Çevre ve Kültür Platformu), Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Efes Antik Kenti girişindeki Ziyaretçi Karşılama Projesine karşı yargı süreci başlattı. EGEÇEP ve 9 davacı, projeye ilişkin yürütmenin durdurulması ve iptal talebiyle dava açtı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Efes Antik Kenti önündeki karşılama alanında inşai faaliyetlere neden olan Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Ziyaretçi Karşılama Projesi'ni yargıya taşıdı.

EGEÇEP ve 9 davacının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde açtığı davanın gerekçesinde, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun "Efes Antik Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı" statüsünde olan alanda kazı ve betonlamayla çevre düzenlemesi yapılmasına onay verdiğine dikkat çekilerek, kurulun yetki sınırlarını aştığı belirtildi.

Cangı: "Betonlanarak kazılamaz hale getirilecek"

Dava başvurusu öncesinde açıklama yapan EGEÇEP Eş Sözcüsü ve çevre avukatı Arif Ali Cangı, kurulun kararının bölgenin koruma tedbirlerini ortadan kaldıracağını belirterek, "Selçuk'ta Efes Örenyeri'nin girişinde bir süredir bir inşai faaliyet var. İş makineleriyle bitki örtüsü temizlenmiş ve sürekli bir çalışma var. Söz konusu alan, Efes gibi UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan, insanlığın ortak değeri olan ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir kültür varlığının korunması meselesidir. İnşaat yapılan alan 'karşılama merkezi' olarak adlandırılıyor. Bu alanın Efes Örenyeri'nin korunmasına hizmet etmeyeceğini, bilakis koruma tedbirlerini ortadan kaldıracağını; aynı zamanda halen kazıların yapılması gereken alanın asfaltlanarak ve betonlanarak kazılamaz hale getirileceğini düşünüyoruz" dedi.

"Görevini kötüye kullanmıştır"

Kurulun projeye onay vererek yetki sınırlarını aştığının altını çizen Cangı, şunları söyledi:

"2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilen Efes, Türkiye'nin en büyük turistik noktalarından biridir. Gerek UNESCO'nun gerekse Bakanlığın değerlendirmeleri, Efes'in gözümüz gibi korunması gerektiğini göstermektedir. Buna karşın bu alanı korumadan uzak bir ticari merkeze dönüştürecek olan karşılama merkezi inşaatıyla ciddi bir zarar verilmesi söz konusudur. Koruma Bölge Kurulu korumakla görevlidir. Korumayı zafiyete uğratacak projelere onay verme gibi bir yetkisi ve görevi yoktur. Bu nedenle görevini kötüye kullanmıştır.

"Kültür ve Turizm Bakanlığı müdahale suçu işlemektedir"

Şu anda alandaki bitki örtüsü tamamen tıraşlanmış durumda ve inşaat hızla sürüyor. Burası 1. Derece Arkeolojik Sit alanıdır. Böyle bir alana bir yurttaş çivi çakmaya kalksa kendini ağır ceza mahkemesi önünde bulur. Ancak şu anda bu suçları takip etmesi ve izlemesi gereken Koruma Bölge Kurulu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından birinci derece arkeolojik sit alanına müdahale suçu işlenmektedir. Anlaşılan Efes'in sadece turistik bir meta gibi görülmesi söz konusudur. Oysa Efes, yapılan şaşaalı kanallar, yollar ya da otoparklar için ziyaret edilmez. Efes ancak orijinal haliyle korunabilirse insanlığa hizmet eder; gelecek kuşakların tarihi anlayabileceği bir alan olarak kalırsa turizm bakımından da değerini korur"

"Selçuk'taki esnafın o kiraları ödeyebilecek mi"

Projenin esnaf ayağına da değinen Cangı, projenin durdurulması için çağrıda bulunarak şöyle konuştu:

"Diğer taraftan, Efes Antik Kenti içindeki esnaf için bir yer hazırlandığına dair bir propaganda yürütülmektedir ve bu kapsamda Selçuk esnafı yanlarına alınmaya çalışılmaktadır. Bu inşaat tamamlandığında Selçuk'taki esnafın o kiraları ödeyerek oraya taşınabileceğini mi sanıyorsunuz? Bu durum, Selçuk'taki esnaf ile korumadan yana olanları karşı karşıya getirme çabasıdır. Bizim derdimiz kimsenin ekmeğiyle oynamak değildir. Bizim derdimiz dünya kültür mirası olan Efes'in korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktır. Bu düşüncelerle ve bu amaçla öncelikle yürütmenin durdurulmasını, ardından yapılacak inceleme ve yargılama sonucunda işlemin iptalini talep ediyoruz. Bu dava sadece İzmir'in davası değil; sadece bizim değil, sadece Türkiye'nin değil; tüm insanlığın ve dünyanın davasıdır. Bu nedenle Efes'e sahip çıkılması, henüz kazılmamış alanların kazılarak insanlığa kazandırılması ve Efes'in yaşatılması çağrısında bulunuyoruz."

Karadağ: "Yoksula gelince sit, sermayedarlara gelince hepsini al git!"

Efes Çevre, Doğa ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tekin Karadağ da "Selçuk'a, Efes'e kıymayın. Efes, yeryüzünün en muhteşem antik kentidir. Geçmişi geleceğe taşıyan büyük bir değerdir. Efes'in etrafına bir tane ağaç diktiğinizde koruma kurulu başınıza üşüşüyor ama böyle bir tahribata neden ses çıkarmıyorlar? Yoksula, köylüye gelince sit, sermayedarlara gelince hepsini al git! Tarihe kıymayın, tarih geleceğimizdir" diye konuştu.

Sarıpınar: "Bölgenin bütünüyle yok edilmesi anlamına geliyor"

Bölge halkından Nihal Sarıpınar ise kültürel sorumluluk vurgusu yaparak, "Efes'in varlığının ve üzerinde yükselen bütün uygarlıklarının geride bıraktığı kültürün çocuklarından biriyim. O bakımdan sorumluluk duyuyorum. Proje çalışması; hem koruma kararının ihlali hem de UNESCO dünya Miras Listesi'ne alınmış olmanın bize verdiği yükümlülüklerin yok sayılması, bölgenin bütünüyle yok edilmesi anlamına geliyor. Çevresiyle birlikte Efes'in korunması gerek..Efes yok edilmek istenmekte, çok yönlü bir ekokırım suçu işleniyor. Buna karşı savaşmaya, çabalamaya devam edeceğiz" dedi.

ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/egecep-kultur-ve-turizm-bakanligi-nin-efes-projesini-yargiya-tasidi-8037.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/egecep-kultur-ve-turizm-bakanligi-nin-efes-projesini-yargiya-tasidi-8037.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/egecep-kultur-ve-turizm-bakanligi-nin-efes-projesini-yargiya-tasidi-8037-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/egecep-kultur-ve-turizm-bakanligi-nin-efes-projesini-yargiya-tasidi-8037.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/unesco-mirasi-efes-icin-dava-egecep-ten-bakanlik-projesine-itiraz/33808/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 15:57:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İftar çadırında bıçaklı saldırıda bulunan kişi gözaltına alındı</title>
			<description><![CDATA[İzmir'in Bayraklı ilçesinde kurulan iftar çadırında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın yakın çalışma ekibinde yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi Temizlik İşleri Koordinatörü Ramazan Aslan'ın yaralandığı bıçaklı saldırıyla ilgili, şüpheli L.E. gözaltına alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - İzmir'in Bayraklı ilçesinde kurulan iftar çadırında meydana gelen ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın yakın çalışma ekibinde yer alan Ramazan Aslan'ın yaralandığı bıçaklı saldırıyla ilgili soruşturma sürüyor. 

Bayraklı'da kurulan iftar çadırında, 20 Şubat 2026 tarihinde meydana gelen olayla ilgili, Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin çalışmaları sonucu, saldırının şüphelisi 48 yaşındaki L.E, gözaltına alındı.

Gümüşpala Pazaryeri'nde düzenlenen iftar programında yaşanan tartışma sırasında İzmir Büyükşehir Belediyesi Temizlik İşleri Koordinatörü Aslan, bacak ve karın bölgesinden bıçaklanarak yaralanmıştı. 
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/iftar-cadirinda-bicakli-saldirida-bulunan-kisi-gozaltina-alindi-178.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/iftar-cadirinda-bicakli-saldirida-bulunan-kisi-gozaltina-alindi-178.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/iftar-cadirinda-bicakli-saldirida-bulunan-kisi-gozaltina-alindi-178-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/iftar-cadirinda-bicakli-saldirida-bulunan-kisi-gozaltina-alindi-178.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/iftar-cadirinda-bicakli-saldirida-bulunan-kisi-gozaltina-alindi/33807/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 15:54:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Buca Belediyesi, pet şişeyi dönüştürürken sokak hayvanlarını besleyen sistemi uygulamaya hazırlanıyor</title>
			<description><![CDATA[Buca Belediyesi, ilçedeki öğrencilerin pet şişe karşılığında sokak hayvanlarına mama verilmesine ilişkin projesini parklarda uygulamaya hazırlanıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) - Buca'da çevre duyarlılığı ile toplumsal sorumluluk aynı projede buluştu. Bucalı öğrencilerin geliştirdiği ve geri dönüşümü teşvik ederken sokak hayvanlarına mama desteği sağlayan "akıllı geri dönüşüm" sistemi, Buca Belediyesi'nin parklarında uygulanmaya hazırlanıyor. Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, projenin yaygınlaştırılması için belediye olarak gerekli adımları atacaklarını söyledi.

Duman, çevre kirliliğine karşı çözüm üretirken can dostlarını da unutmayan Buca Sınav Koleji öğrencileriyle okul kampüsünde bir araya geldi. Buluşmaya projenin mimarı çocuklar Defne Dağ, Elizya Karacaer, İbrahim Yaman Özhan, Emre Dağ, Maya Gezer, Nehir Çorapçı ve Defne Nezir'in yanı sıra İzmir Buca Sınav Koleji Anadolu ve Fen Lisesi Müdürü Özgür Çınar, Ortaokul Müdürü Müge Kara, İlkokul Müdürü Çiğdem Çavuş sıra ve proje sorumlu öğretmeni Meltem Gezer katıldı.

"Projenin yaygınlaştırılması için elimizden gelen desteği vereceğiz"

Öğrencilerin çevre bilinci ve toplumsal duyarlılığına dikkat çeken Başkan Duman, sistemin ilk etapta belediyeye ait parklarda hayata geçirileceğini belirterek, "Bu projenin yaygınlaştırılması için elimizden gelen desteği vereceğiz. Çevreci ve yaşama duyarlı nesiller yetiştiren ailelerimizi ve yavrularımıza rehberlik eden öğretmenlerimizi kutluyorum. Projede emeği geçen tüm çocuklarımızı gözlerinden öpüyorum. Yolunuz hep açık olsun" dedi.

Öğrenciler projeyi, yaratıcılık ve problem çözme temelli Destination Imagination yarışması kapsamında geliştirdi. Akıllı geri dönüşüm sistemi çerçevesinde tasarlanan makineye beş adet pet şişe atıldığında otomatik olarak mama veriliyor. Böylece hem geri dönüşüm teşvik ediliyor hem de sokak hayvanlarının beslenmesine doğrudan katkı sağlanıyor.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-pet-siseyi-donustururken-sokak-hayvanlarini-besleyen-sistemi-uygulamaya-hazirlaniyor-2336.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-pet-siseyi-donustururken-sokak-hayvanlarini-besleyen-sistemi-uygulamaya-hazirlaniyor-2336.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-pet-siseyi-donustururken-sokak-hayvanlarini-besleyen-sistemi-uygulamaya-hazirlaniyor-2336-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-pet-siseyi-donustururken-sokak-hayvanlarini-besleyen-sistemi-uygulamaya-hazirlaniyor-2336.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/buca-belediyesi-pet-siseyi-donustururken-sokak-hayvanlarini-besleyen-sistemi-uygulamaya-hazirlaniyor/33774/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 12:29:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yankı Bağcıoğlu: Savunma sanayisini iktidar olmamız halinde 10 kat daha iyi hale getireceğiz</title>
			<description><![CDATA[CHP Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, savunma sanayi politikalarına ilişkin "Yüz milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşan bu alanda etkin, şeffaf ve denetlenebilir bir proje yönetimi şarttır. Siyasi referansla atamalar yapılmamalı; liyakat esas alınmalıdır. İhaleler adil olmalı, hiçbir firma siyasi yakınlığı nedeniyle avantaj elde etmemelidir. Denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir; savunma sanayii sosyal medya paylaşımları üzerinden değil, kurumsal ve şeffaf bir yapıyla yönetilmelidir." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR)- CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Milli Savunma Politikaları Paneli, Kültürpark'taki İzmir Sanat'ta gerçekleştirildi. Panele CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, il ve ilçe yöneticileri, partililer, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) İzmir Şubesi üyeleri ile şehit aileleri ve dernekleri katıldı.

"Toplum kavga değil, çözüm üreten siyaset istiyor"

Panelin açılış konuşmasını yapan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Türkiye'nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan zor bir dönemden geçtiğini belirterek, şunları söyledi:

"Türkiye Cumhuriyeti sıfırdan kurulmuş, 2000'li yıllara kadar dünya ekonomisinde 16. sıraya kadar yükselmiş, bölgenin en güçlü ülkelerinden biriydi. Ancak gelinen noktada AKP iktidarıyla birlikte hem ekonomi hem de devlet yapısı anlamında zayıflamış bir ülke haline geldik. Bu durum doğal olarak ekonomiye de yansıyor. Bugün dünya sıralamasında yirmi beşinciliğe kadar gerilemiş bir ekonomiden söz ediyoruz. Bu da hem dış politikada hem de iç dengelerde bizi güçsüz kılıyor. Tek adam rejiminin yarattığı bu dengesizlik toplumda ayrışmaya ve mutsuzluğa neden oluyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak güçlü bir örgüte sahibiz ve ülkeyi nasıl yöneteceğimize dair parti politikalarımız doğrultusunda adımlar atıyoruz. Toplum bizden sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin adını değil, ne yapacağımızı, nasıl ilerleyeceğimizi duymak istiyor. Bu nedenle genel başkan yardımcılarımız ve Cumhurbaşkanlığı sürecinde görev alan milletvekillerimiz sahada, partili-partisiz ayrımı yapmadan vatandaşlarla bir araya gelerek politikalarımızı anlatıyor; toplumu nasıl bilinçlendireceğimizi, ülkeyi nasıl yöneteceğimizi paylaşıyor.

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir ankete göre AKP, yüzde 20 bandına gerilemiş durumda, MHP ise yüzde 4-5 bandında. Yani toplamda yaklaşık yüzde 24 oy oranına sahip bir siyasi anlayış, toplumun geri kalan büyük çoğunluğunu yönetiyor. Bu tablo aslında bizim daha güçlü durmamız ve kendimize güvenmemiz gerektiğinin göstergesidir. Cumhuriyet Halk Partisi ise yüzde 35'in üzerinde, yüzde 40 bandında Türkiye'nin birinci partisi konumundadır. Bunu önce partililer olarak içselleştirmemiz, ardından politikalarımıza yansıtmamız gerekiyor. Sahada güçlü olduğumuzu bilerek, eleştirileri kabullenerek ve bu eleştirilere nasıl çözüm üreteceğimizi anlatarak ilerlemeliyiz. Kimin nereden geldiği değil, nasıl bir insan olduğu önemlidir. Bunun işvereni yok; ahlaklı insanı ve ahlaksız insanı var. Biz ahlaklı ve iyi insanlarla birlikte ülkemizi yönetmeye talip bir parti olarak bunu topluma doğru şekilde yansıtmalıyız. Aramızdaki kavga kültürünü mutlaka bitirmemiz gerekiyor. Toplum kavga eden değil, çözüm üreten bir siyaset görmek istiyor. Bu çok kıymetli. Biz önümüze bakacağız, iktidara geldiğimizde neler yapacağımızı net bir şekilde anlatacağız ve her yerde bunu güçlü biçimde ifade edeceğiz."

"Milli güvenlik politika belgesi hazırladık"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, konuşmasında milli savunma alanında belirledikleri 7 temel başlığı kamuoyuyla paylaştı. Bağcıoğlu, şunları söyledi:

"2023 Aralık ayındaki kurultaydan sonra yeni yönetimin oluşmasıyla birlikte Milli Savunmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevi yeniden yapılandırıldı ve Merkez Yönetim Kurulu'nda bu görev açık şekilde tanımlandı. Daha önce farklı unvanlar altında yürütülen bu sorumluluk ilk kez bu şekilde kurumsal bir çerçeveye oturtuldu. Bu süreçte kapsamlı bir Milli Güvenlik Politika Belgesi hazırladık. Bu belge, parti programı ya da hükümet programından bağımsız olarak 'ne yapılacak' sorusundan çok 'nasıl yapılacak' sorusuna cevap veren yaklaşık 130–140 sayfalık ayrıntılı bir çalışmadır. Emekli asker derneklerinden, savunma sanayii temsilcilerinden, şehit aileleri ve gazilerden, TSK'dan ayrılmış personelden görüşler aldık. Örneğin parti programında 'askeri eğitim sistemi revize edilecek' ifadesi yer alıyorsa, bu revizyonun nasıl yapılacağına dair yol haritasını bu belgede ortaya koyduk. İl ve ilçe örgütlerimizden gelen katkılar da değerlendirilerek bu belge son haline getirildi. Son kurultaydan sonra ayrıca Cumhurbaşkanı Aday Ofisi oluşturuldu. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun liderliğinde, farklı kurullardan oluşan bir yapı hükümet programını hazırlamakla görevlendirildi. Bu yapı 18 disiplin alanında çalışıyor; dış politikadan hukuka, enerjiden ekonomiye kadar geniş bir yelpazede. MYK'da bu alanların üç ana başlıkta karşılığı var: Milli savunma, hukuk ve ekonomi.

Biz hem hükümet programının hazırlanmasına katkı sunuyor hem de günlük politik gelişmelerde gerekli bilgilendirmeleri ve değerlendirmeleri iletiyoruz. Emekli askerlerimizin 'süreç nasıl işleyecek' sorusu doğal; ancak aday ofisi ile parti yönetimi arasında tam bir uyum vardır. Bu çalışmalara milletvekillerimizden oluşan bir kurul da destek veriyor. Bununla sınırlı değil; emekli askerlerden, uzman erbaşlardan ve farklı alanlarda uzman birçok gönüllü isim hiçbir beklenti olmadan katkı sunuyor. Örneğin lojistikle ilgili bir konu gündeme geldiğinde o alanda uzman arkadaşlarımıza danışıyoruz. Milli savunma konuları diğer politika alanlarından farklıdır. Yanlış bir açıklama hem siyasi hem de milli güvenlik açısından zarar doğurabilir; istihbarat anlamında kullanılabilir, moral motivasyonu etkileyebilir. Bu nedenle özellikle son iki yıldır bu alanda yüksek düzeyde koordinasyon ve istişareyle hareket ediyoruz. Ayrıca şunu da açıkça söylemek gerekir: Milli savunma konusunda bugünden kesin ve bağlayıcı kararlar açıklamak mümkün değildir. Örneğin askerlik sistemiyle ilgili 'süre şu olacak, bedelli bu olacak' demek doğru olmaz. Çünkü asker ihtiyacı, tehdit durumu, birliklerin yapısı gibi bilgiler şu an Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'ndadır. İktidar sorumluluğu alındığında kurumlarla yapılacak değerlendirmeler sonrası nihai kararlar verilecektir"

"TSK siyasetten ayrıştırılacak"

TSK'nın tekrardan siyasetten ayrıştırılacağını ve personelin eğitimine de ağırlık vereceklerini vurgulayan Yankı Bağcıoğlu şunları kaydetti:

"Temel hedeflerimize gelince; birincisi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yeniden tamamen siyaset dışı bir yapıya kavuşturulmasıdır. İkincisi 'barışta caydırıcı, savaşta kazanan' bir TSK'nın güçlendirilerek sürdürülmesidir. Üçüncüsü, personel temini, eğitimi, atama ve terfi süreçlerinin anayasa ve kanunlara uygun, liyakat esaslı, objektif ve adil biçimde yürütülmesidir. Karar süreçleri keyfî olmamalı; Atatürk ilke ve inkılaplarına ve anayasal düzene sadakat temel alınmalıdır. 15 Temmuz sonrası yapılan yapısal değişikliklerin gözden geçirilmesi de bir diğer başlıktır. Askeri sağlık sistemi, askeri eğitim sistemi, askeri yargı, komuta birliği gibi konular yeniden ele alınmalıdır. Kuvvet komutanlıklarının Genelkurmay Başkanlığı ile ilişkisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik'in TSK ile koordinasyonu, doğal afetlerde TSK'nın rolü gibi alanlarda düzenleme gerekmektedir. 6 Şubat depremlerinde TSK'nın sahip olduğu imkân ve kabiliyetlerin daha etkin kullanılabilmesi gerektiği görülmüştür. Ancak bu bir '14 Temmuz'a dönüş' değildir; geçen on yılın tecrübesi ışığında revize edilmiş bir yapı hedeflenmektedir. "Personel konusu hayati önemdedir. En modern silah ve sistemlere sahip olsanız bile onları etkin kullanacak liyakatli, eğitimli ve motivasyonu yüksek personel yoksa başarı mümkün değildir. Bugün ekonomik kriz herkes gibi TSK personelini de etkilemektedir. Emekli personelin büyük bölümü yoksulluk sınırında maaş almaktadır; bazı rütbelerde aktif personel açlık sınırına yakın gelir elde etmektedir. Emekli astsubaylar, uzman erbaşlar geçim sıkıntısı yaşamaktadır. Zorlu coğrafi ve iklim koşullarında görev yapan, hayatını ortaya koyan personelin emeklilik sonrası yeniden çalışmak zorunda kalması kabul edilemez. Özlük haklarının, sosyal hakların ve barınma imkânlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. İstanbul gibi yerlerde lojman sorunu ciddi boyuttadır; askeri alanların farklı amaçlarla değerlendirilmesi personeli mağdur etmektedir."

"Savunma sanayisinde uçacağız"

Savunma sanayini ayrı bir başlık olarak ele alınması gerektiğini belirten Bağcıoğlu, "Savunma sanayii de ayrı bir başlıktır. Yüz milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşan bu alanda etkin, şeffaf ve denetlenebilir bir proje yönetimi şarttır. Siyasi referansla atamalar yapılmamalı; liyakat esas alınmalıdır. Genç mühendislerin yurt dışına gitmek zorunda kalması ülke için kayıptır. Aynı projelerin farklı firmalara kayırmacı şekilde verilmesi kabul edilemez. İhaleler adil olmalı, hiçbir firma siyasi yakınlığı nedeniyle avantaj elde etmemelidir. Denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir; savunma sanayii sosyal medya paylaşımları üzerinden değil, kurumsal ve şeffaf bir yapıyla yönetilmelidir. Savunma sanayisini, iktidar olmamız halinde şu anki durumundan 10 kat daha iyi hale getireceğiz, tabiri caizse uçarcağız" dedi.

Şehit aileleri ve gaziler vurgusu 

Konuşmasının son bölümünde şehit aileleri ve gazilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bağcıoğlu, bu konunun siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini ifade etti. Bu alanda çeşitli kanun teklifleri hazırladıklarını belirten Bağcıoğlu, şehit yakınları ve gazilerin haklarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Panel, katılımcıların yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından tamamlandı.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/yanki-bagcioglu-savunma-sanayisini-iktidar-olmamiz-halinde-10-kat-daha-iyi-hale-getirecegiz-1777.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/yanki-bagcioglu-savunma-sanayisini-iktidar-olmamiz-halinde-10-kat-daha-iyi-hale-getirecegiz-1777.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/yanki-bagcioglu-savunma-sanayisini-iktidar-olmamiz-halinde-10-kat-daha-iyi-hale-getirecegiz-1777-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/yanki-bagcioglu-savunma-sanayisini-iktidar-olmamiz-halinde-10-kat-daha-iyi-hale-getirecegiz-1777.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/yanki-bagcioglu-savunma-sanayisini-iktidar-olmamiz-halinde-10-kat-daha-iyi-hale-getirecegiz/33746/</link>
			<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ramazanda yeni dönem: Hurma tane ile satışta, güllaç fıstık yerine cevizden</title>
			<description><![CDATA[Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hurma ve güllaç fiyatları vatandaşın gündemine oturdu. Artan maliyetler nedeniyle fiyatlar geçen yıla göre iki-üç katına çıkarken, alım gücündeki düşüş hem esnafı hem de yurttaşı zorluyor. İzmir'deki Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda hurma artık taneyle satılıyor, güllaçta ise maliyet nedeniyle fıstık yerine ceviz tercih ediliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Berfin BAYSAN - Kamera: Kerim UĞUR

(İZMİR) - Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hurma ve güllaç fiyatları vatandaşın gündemine oturdu. Artan maliyetler nedeniyle fiyatlar geçen yıla göre iki-üç katına çıkarken, alım gücündeki düşüş hem esnafı hem de yurttaşı zorluyor. İzmir’deki Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda hurma artık taneyle satılıyor, güllaçta ise maliyet nedeniyle fıstık yerine ceviz tercih ediliyor.

Ramazan ayıyla birlikte iftar sofralarının vazgeçilmezi hurma ve güllaca talep artarken, yüksek fiyatlar alışveriş alışkanlıklarını değiştirdi. İzmir’deki Kemeraltı Çarşısı esnafı, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle satışların ciddi oranda gerilediğini belirtiyor. Esnafa göre fiyatlar son bir yılda ikiye, hatta üçe katlandı; ancak gelir artışı aynı oranda gerçekleşmedi.

Kemeraltı’nda esnaflık yapan Şehmuz Saltık, vatandaşın artık en ucuz ürüne yöneldiğini söyledi. Saltık, şunları söyledi:

"Yani ekonomi belli zaten. En ucuzunu en çok onu satıyoruz. Hani kalitesine göre değişiyor; mesela Kudüs hurması 700 lirayken İran hurmaları 90 ile 150 lira arası. Kudüs’ten siftah etmiyoruz ama ucuz olanlardan bol bol satıyoruz. Zaten alım gücü buradan belli oluyor. Millet ucuza artık kaçıyor. Alım gücü olmadığı için her şeyin ekonomik olanına kaçıyor. O yüzden ucuzları satıyoruz, pahalılara da kimse alamıyor zaten. Geçen yıla göre her şey ikiye üçe katlandı zaten. Bir tek hurma değil. Bir kilo Antep fıstığı bugün 1600 lira. Geçen yıl 600-700 liraya satıyorduk mesela. Hurma da öyle. Her şey değişti. 2’ye 3’e katlandı. Ama asgari ücretlinin maaşı hiç 2’ye 3’e katlanmadı mesela. Yüzde 20-30 enflasyon diyorlar. Halbuki yüzde 200 enflasyon var bana göre. Nasıl bir hesaplama yapılıyor ben de anlamadım. Ya son yıl başından önce başladı. Yani 100 tane müşteri geliyorsa dükkana, 50’si fiyatlara bakıp geri gidiyor. Yani geri kalan da ucuzundan alıyor. İşte leblebidir, çekirdektir. Kimse fındık, fıstık, badem alamıyor. Bin 600 lira kilosu Antep’in. Bin 300 lira fındık. Yani bunu hangi emekli alabilir, hangi asgari ücretli alabilir? Emeklinin aylığı 20 bin lira. Günlük ortalaması 700 liraya geliyor. Yani 700 lirayla bir insan nasıl geçinebilir? Bir asgari ücretli günlük 850 lira, 900 lira, hadi 1000 lira olsun. Adamın iki çocuğu varsa, evi kiraysa, yani gelip buradan kuruyemiş nasıl alsın, götürsün evine? Fiyatlar acayip acayip yüksek. Biz esnaf olarak da satışımız çok azaldı. Çok düştü. Yani keşke ucuz olsa da bol bol mal satabilsek. Ama maalesef fiyatlar yüksek olduğu için milletin çoğu gelip bakıyor, çekip geri gidiyor."



Hurmanın tanesi 20 lira

Taneyle hurma satışına başladıklarını ifade eden Saltık, "Kilogramı 700 lira, tanesi 20 lira. Şimdi bu hurma ortalama 20-30 gram arasıdır. Zaten kilosunu 700 liradan çarptığın zaman on sekiz, 20 lira, 25 lira arası bir hurma sadece 20-25 lira tutuyor. Bazen de 100 gram, 200 gram isteyen oluyor, veriyoruz. Fiyatı çok yüksek olduğu için. Ya kimsenin kilo ile alım gücü yok. O yüzden tane ile artık isteyen çok olduğu için artık tane fiyatı yazdık. Üzerine tane ile de satıyoruz yani, satmaya başladık. Alım gücü çünkü milletin çok az. Hani 1 kilo 700 lira, 800 lirayken adam artık taneyle alıp hani nefsini köreltsin bir yandan. Bir yandan da canı çekiyor. Artık taneyle de gelip çok isteyen olduğu için tanesi 20 lira diye öyle satışa başladık" diye konuştu.

Emekli Mustafa Pekşetil de günlük harcamaların hızla arttığını dile getirerek, "Sabah bir telefona kılıf aldım. Bir de film çektik, 300 lira. Bir yapıştırıcı aldım, 60 lira. Bir sigara aldım, 100 lira. Çay iki tane içtik, bir gevrek yedik gitti, 50 lira.  Kızdan arabayı almaya, Gazemir'e gittim, geldim, 60 lira. Çerez, merez aldım 350 lira şimdi verdik yani binlik olduk. Hurma fiyatları bu şartlara göre normal. Bu şartlara rağmen normal. Tır şoförlü yapıyorum Avrupa'da. Orada euro kazanıyorum buraya geliyorum TL oluyor. Bizi bile zorluyor emekliyim. Bu sefer çocuklarımıza destek çıkmazsak onların işi zor.  Büyükler çocuklara destek olmak zorunda artık" dedi.

Bir diğer emekli Muzaffer Özbek ise özellikle Kudüs hurmasının fiyatını yüksek bulduğunu belirterek, "700 lira bence pahalı Kudüs Hurması için. Ramazandayız mübarek bir ay daha ucuz olması lazım. Alım gücü düştü. Ben bile zorlanıyorum. Çok zorlanıyorum yani. Nerede ucuz öyle alıyorum artık. Yapacak bir şey yok. Vallahi çok zor. Allah yardımcılar olsun, yardımcımız olsun. Çok zor yani kolay değil. Bak ben kira bile ödemediğim halde ayın sonu gelmiyor, karta devam... Yazık, millete acıyorum" şeklinde konuştu.

"Fıstıklı güllaçtan cevizli güllaca geçtik"

Tatlı üreticisi Okan Akkeç, 95 yıllık aile işletmesi olduklarını, maliyet artışlarının üretimi doğrudan etkilediğini belirterek, şunları söyledi:

"Ramazan mübarek gelmeden biz yılın altı, yedi ayı havalar soğuduktan sonra ramazan olmasa bile güllaç yapmaya devam ediyoruz. Güllaçın şu anda 500 lira, cevizli. Daha önce Antep fıstıklı yapıyorduk. Antep fıstıklı biraz maliyetleri yüksek olduğu için cevizliye geçtik. Yılın 6 ayı mevcuttur ama ramazanda tabii ki üretimimizi artırarak devam ediyoruz. Geçen yıl fiyatları çok daha yarısı kadardı diyebiliriz. Yani maliyetler yükseldiği için biz de üzülerek… Kendi imalatçımız olduğumuz halde bu fiyatlara zor dayanıyoruz. Çok şükür kanaatkar insanlar olduğumuz için fazla kar marjı koymadan 500 liraya taze taze her gün vatandaşımıza hizmet vermeye çalışıyoruz. Baklava fiyatları da biraz yükseldi ister istemez. Yağ fiyatları, girdiler, herhangi bir şeyler… Daha önce fıstıklı baklava çok satıyorduk, şöbiyet satıyorduk. Fakat burası orta kesime hitap ettiği için emekli vatandaşlarımıza artık şöbiyet, fıstıklı baklavadan daha ziyade cevizli baklava ve türevlerinin imalatına biraz daha ağırlık verdik ki sirkülasyon olsun, mallarımız bayatlamasın, her gün taze satalım diye."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/ramazanda-yeni-donem-hurma-tane-ile-satista-gullac-fistik-yerine-cevizden-1432.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/ramazanda-yeni-donem-hurma-tane-ile-satista-gullac-fistik-yerine-cevizden-1432.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/ramazanda-yeni-donem-hurma-tane-ile-satista-gullac-fistik-yerine-cevizden-1432-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/ramazanda-yeni-donem-hurma-tane-ile-satista-gullac-fistik-yerine-cevizden-1432.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ramazanda-yeni-donem-hurma-tane-ile-satista-gullac-fistik-yerine-cevizden/33638/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:32:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir'de Balçova Barajı'nda doluluk yüzde 81'e ulaştı, kontrollü tahliye başlatıldı</title>
			<description><![CDATA[Balçova Barajı'nda doluluk oranı yüzde 81,04'e ulaştı. Dolusavak kapakları açılarak Ilıca Deresi üzerinden kontrollü su tahliyesine başlandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(İZMİR) – Devlet Su İşleri'nin (DSİ) 17 Şubat 2026 tarihli resmi bilgilendirmesine göre, Balçova Barajı'ndaki su seviyesi yoğun yağışlar nedeniyle yüzde 81,04 aktif doluluk oranına ulaştı. Baraj güvenliğini sağlamak ve kontrolsüz taşkın riskini önlemek amacıyla 16 Şubat 2026 itibarıyla dolusavak kapakları açılarak kontrollü su tahliyesine başlandı.

İZSU'dan yapılan açıklamada, tahliye edilen suyun Ilıca Deresi yatağı üzerinden deşarj edildiği belirtildi. Açıklamada, Ilıca Deresi yatağı civarında bulunan vatandaşların, dere yatağı çevresinde faaliyet gösteren besicilerin, işletmelerin ve tesislerin, ayrıca bölgedeki tüm kurum ve kuruluşların taşkın periyodu tamamlanana kadar dere yatağına yaklaşmamaları ve tedbirli olmaları istendi.

Tahliye işleminin barajdaki su seviyesine göre değişkenlik gösterebileceği, bu nedenle dere yatağındaki su debisinde ani yükselmeler yaşanabileceği kaydedilen açıklamada, saha ekipleri ve ilgili birimlerin yönlendirmelerinin dikkatle takip edilmesi çağrısında bulunuldu.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-balcova-baraji-nda-doluluk-yuzde-81-e-ulasti-kontrollu-tahliye-baslatildi-2150.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-balcova-baraji-nda-doluluk-yuzde-81-e-ulasti-kontrollu-tahliye-baslatildi-2150.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-balcova-baraji-nda-doluluk-yuzde-81-e-ulasti-kontrollu-tahliye-baslatildi-2150-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-balcova-baraji-nda-doluluk-yuzde-81-e-ulasti-kontrollu-tahliye-baslatildi-2150.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/izmir-de-balcova-baraji-nda-doluluk-yuzde-81-e-ulasti-kontrollu-tahliye-baslatildi/33624/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 19:20:49 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>