<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Hatay Haberleri</title>
         <link>https://www.karsisav.com/yerel-haberler/hatay-haberleri/</link>
         <description>Hatay Haberleri</description><item>
			<title>Hatay'da dubleks daire sahiplerinden hak kaybı tepkisi</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da rezerv alan ve kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında hak kaybı yaşadıklarını belirten bölünmemiş dubleks daire sahipleri, Antakya ilçesi 75'inci Yıl Mahallesi'nde açıklama yaptı. Arsa paylarına rağmen kendilerine verilen konutların yetersiz olduğunu dile getiren aileler, yetkililerden çözüm talep etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN

(HATAY) - Hatay'da rezerv alan ve kentsel dönüşüm sürecinde mağdur edildiklerini dile getiren bölünmemiş dubleks konut sahipleri, Antakya'nın 75'inci Yıl Mahallesi'nde toplanarak basın açıklaması yaptı. Arsa hisselerine rağmen kendilerine sunulan dairelerin hak kaybına yol açtığını belirten aileler, sorunlarının giderilmesi için çözüm istedi. Dubleks daire sahibi Gökhan Ekiz, yaptığı açıklamada şunları söyledi: 

"Dubleks daire sahiplerinin arsa payları normal daireye göre iki kat fazla. Benim alt dairemde bulunan bir vatandaşın metrekare hakkı parselde 40-42 metrekareyken benimki 70 metrekare. Biz kentsel dönüşüme gidip kendimiz bu yapıları inşa etseydik şu anda dubleks dairemizi aynı paraya almış olacaktık. Biz kentsel dönüşüme başvurduk, sonra uyandık baktık tapularımız yok, silinmiş e-Devlet'ten. Ve şu anda bize verdikleri 3 artı 1 daireler ancak arsanın arsa payı kadardır. 3 artı 1 olan daire ile dublekslere aynı hakkı veriyorlar. Burada bir hak ihlali var. Bizim parselde 650 metrekarelik bir parselimiz, içinde 12 daire vardı. Şu anda 32 daire var.

"Bakan Kurum 'Bu olayı biz çözeceğiz' dedi"

Sayın bakan yardımcısıyla bizzat görüştüm. Sayın Bakan Murat Kurum'un yardımcısıyla ramazan ayında görüştüğümüz zaman bana şöyle bir açıklama yapmıştı. 'Elimizde çok fazla daire var. Biz bu dairelerle sizin yan yana getirdiğimizde arsa payınız yüksekse biz tabii ki size para vermek yerine daire vereceğiz' dedi ama bu söylemde kaldı. Yerelde görevli olan yetkili arkadaşlar yazılı beyan vermemesinin nedeni şu; bu arkadaşların görevi değiştirildiği zaman bir sonraki gelen kişiye gittiğimizde, 'Benim bundan haberim yok' diyor. Verdiğimiz dilekçeler de yok. Ama Sayın Bakan Kurum bize çok olumlu yaklaştı. 'Bu olayı biz çözeceğiz' dedi. Buna rağmen biz burada Çevre Şehirciliğe ya da Gayrimenkul Değerleme'ye (GEDAŞ) gittiğimiz zaman bize yazılı bir emir vermedikleri için ortada kalıyoruz.

"Bakanlıktan yardım bekliyoruz"

Üst merkezin verdiği talimatlar ya alta uymuyor ya da alttan alınan bilgiler üst merciye gönderilmiyor. Bizim tek suçumuz şu oldu; bizimle yaşayan, birlikte yaşayan ailelerimizin faturasını biz ödüyoruz, imar barışından faydalanmadık diye şu anda mağdur ediliyoruz. Bize verilen dairelerde ailelerimizle yaşama şansımız yok. Şu an verilen daireler de çok küçük ve burada bir hak ihlali var. Ama en kötü tarafı da şu, bölünmüş dublekslere iki daire verilirken bölünmemişlere tek daire verme mantığını ben hiç anlamış değilim. Burada bir hak ihlali var. Biz tek kapılı dubleks sahipleri olarak hem metrekaremiz büyük, benim evim 7 artı 1 evdi. 306 metrekareydi. Şu anda bize 80 metrekarelik bir ev çıktı. Verdikleri ev arsa payını bile çıkarmıyor ve benim gibi yüzlerce mağdur var. Devletimizden, Hatay Valiliği'nden, Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndan yardım bekliyoruz ve bu konuyu çözeceklerine inancımız tamdır."

Benzer mağduriyeti dile getiren Ayşe Karaca ise rezerv alan uygulamalarında adaletsizlik olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Rezerv alanda bölünmemiş tapu dubleks mağdurlarıyız. Rezerv alan ilan edildikten sonra Cumhurbaşkanımız talimat verdi. Dedi ki, 'Hiçbir insan mağdur olmayacak, aynı yerlerini alacaklar'. Fakat bizim geldiğimiz noktada rezerv alanda imar affından yararlananlara iki daire veriliyor. Bize tek daire veriliyor. Adı üstünde affedilmiş adam. Yasal zemininin dışına çıkmış. Bu insana iki daire verilirken biz yasal zemine uyduk diye bu mağduriyetimizi dile getirmeye çalışıyoruz."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/hatay-da-dubleks-daire-sahiplerinden-hak-kaybi-tepkisi-3994.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/hatay-da-dubleks-daire-sahiplerinden-hak-kaybi-tepkisi-3994.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/hatay-da-dubleks-daire-sahiplerinden-hak-kaybi-tepkisi-3994-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/hatay-da-dubleks-daire-sahiplerinden-hak-kaybi-tepkisi-3994.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-dubleks-daire-sahiplerinden-hak-kaybi-tepkisi/35426/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:33:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da Okul Saldırılarına Protesto: Eğitimcilerden Bakan Tekin'e Tepki</title>
			<description><![CDATA[Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası adına söz alan Ahmet Karaçay, "Ölümün bu kadar kolay geçtiği bir ülkede kimse 'güvenlik zafiyeti' diyerek bu gerçeği örtmeye kalkışmasın. Beş silah, yedi şarjör, söyle ey Yusuf Tekin bu problemi sen çöz. Bu silahı bu çocuğun eline kim verdi? Nasıl geçti? Biz bugün sadece bir olayı değil, bir süreci konuşuyoruz" cümleleriyle tepkisini dile getirdi. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN

(HATAY) - Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda meydana gelen saldırılar, Hatay'da eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları tarafından protesto edildi. Defne Kaymakamlığı önünde bir araya gelen eğitim bileşenleri, okullarda artan şiddet olaylarının münferit olmadığını, aksine eğitim sistemindeki derinleşen sorunların bir sonucu olduğunu vurguladı. Defne Kaymakamlığı önünde gerçekleştirilen kitlesel basın açıklamasına; Eğitim-Sen, Eğitim-İş, KESK, Hatay Tabip Odası, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, TÖB-SEN ve DİSK Hatay Şubesi temsilcileri ile çeşitli siyasi partilerin üyeleri katıldı.

Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Şiddet haberleri peş peşe geldi. Önce Şanlıurfa ve ardından Maraş'ta yaşanan ağır saldırılar, eğitim alanında yaşanan şiddetin sistematik bir sorun olduğunu açıkça göstermektedir. Hiç kimse bize bu şiddet olaylarının münferit olduğunu anlatmaya kalkmasın. Öncelikle buradan bu şiddetin baş sorumlusu olan Yusuf Tekin'i alkışlarımızla ve ıslıklarımızla protesto ediyoruz. Okullar; çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güvenli bir biçimde bulunması gereken kamusal alanlardır. Ancak bugün giderek güvensizleşmekte, koruyucu niteliğini yitirmektedir. Şiddet yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamaz. Şiddet; toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin yalnızlaştırıldığı ve eğitimin kamusal niteliğinin aşındırıldığı koşullarda ortaya çıkmaktadır."

Eğitim-İş adına konuşan Songül Can Ayabaktı, yaşananların eğitimin ve öğretmenin sistemli bir şekilde değersizleştirilmesinin sonucu olduğunu savunarak, "İki gün önce Siverek'te, dün Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırılar bir kaza ya da münferit olaylar değildir. Okullar kan gölüne dönerken sorumlular hala izlemekle yetiniyor. Bu saldırı; eğitimin ve öğretmenin sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksiz hale geldiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır. Buradan soruyoruz: En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın ve aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür. Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır." dedi. 

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN) adına söz alan Ahmet Karaçay ise şu açıklamalarda bulundu: 

"Artık şunu açıkça söylemek zorundayız; bu yaşananlar tesadüf değildir, münferit değildir. Bu yaşananlar yıllardır adım adım örülen bir tablonun sonucudur. Bir çocuk okullara silahla girer; bu çocuk yaşta bireylere bu silahı kimler verdi? Ölümün bu kadar kolay geçtiği bir ülkede kimse 'güvenlik zafiyeti' diyerek bu gerçeği örtmeye kalkışmasın. Beş silah, yedi şarjör, söyle ey Yusuf Tekin bu problemi sen çöz. Bu silahı bu çocuğun eline kim verdi? Nasıl geçti? Biz bugün sadece bir olayı değil, bir süreci konuşuyoruz."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/hatay-da-okul-saldirilarina-protesto-egitimcilerden-bakan-tekin-e-tepki-7774.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/hatay-da-okul-saldirilarina-protesto-egitimcilerden-bakan-tekin-e-tepki-7774.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/hatay-da-okul-saldirilarina-protesto-egitimcilerden-bakan-tekin-e-tepki-7774-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/hatay-da-okul-saldirilarina-protesto-egitimcilerden-bakan-tekin-e-tepki-7774.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-okul-saldirilarina-protesto-egitimcilerden-bakan-tekin-e-tepki/35169/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 23:07:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da 84 kişiye mezar olan Torunlar apartmanında üç sene sonra ilk duruşma görüldü</title>
			<description><![CDATA[Hatay Antakya ilçesi Akevler Mahallesi'nde yıkılan Torunlar Apartmanı davasında ilk duruşma görüldü. Müteahhit ve fenni mesulün vefatı nedeniyle tek sanığın yargılandığı dosyada aileler adalet istedi. Duruşmaya katılmayan sanık Paşa Uğurlu ise daha önce verdiği ifadesinde binanın mevzuata uygun olduğunu savunmuştu.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - Hatay'ın Antakya ilçesi Akevler Mahallesi'nde depremin ilk saniyelerinde yıkılan ve 84 kişinin yaşamını yitirdiği Torunlar Apartmanı'nın ilk duruşması, felaketten üç yıl sonra Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

"Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlamasıyla açılan dosyada Bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunan Müteahhit Nizamettin Civelek'in (2022) ve Fenni Mesul Münir Havayıoğlu'nun (2021) depremden önce vefat ettikleri anlaşıldı. Bu nedenle bu isimler hakkında ek takipsizlik kararı verildi. Davada tek şüpheli olarak statik proje müellifi Paşa Uğurlu yargılanıyor.  Davanın bugün görülen ilk duruşmaya sanık Paşa Uğurlu ve avukatı katılmadı. Duruşmaya depremde yaşamını yitirenleri yakınları katıldı.

Duruşmaya binada yakınlarını kaybedenlerin aileleri katıldı. Duruşmada konuşan bir müşteki binada eşini kaybettiğini, kızının ayağının ampute edilerek engelli kaldığını belirterek, "Bina birkaç saniyede yıkıldı. Betonlar kum gibi dağıldı. Sorumluların cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.

Bilirkişi raporu: "1975 yönetmeliğine uygun yapılmamış"

Bilirkişi raporunda bodrum katındaki kolonların kesit ve donatı alanı açısından yetersiz olduğu, bu durumun yapının genel davranışını doğrudan bozduğu tespit edilerek, analizler sonucunda kolon-kiriş birleşim bölgelerinin deprem yüklerini karşılamada yetersiz olduğu kaydedildi. Yine raporda binanın projelendirme ve yapım aşamalarında, dönemin yürürlükte olan 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik esaslarına yeterince uyulmadığı belirtildi.

Sanık Paşa Uğurlu: "Yıkımın nedeni deprem ivmesi"

Duruşmaya katılmayan sanık proje müellifi Paşa Uğurlu, daha önce verdiği ve iddianamede yer alan savunmasında, suçlamaları reddederek, yıkıma gerekçeyi depremin büyüklüğünü gösterdi ve bilirkişinin yetersiz dediği kolon ve kiriş boyutları için ise, "O günün yönetmeliğine uygundur. Ben görevimi yasal çerçevede yaptım" savunmasını yapmıştı.

Mahkeme heyeti eksik hususların giderilmesi için bir sonraki duruşmayı 18 Haziran'a erteledi.
ANKA
]]></content:encoded>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-84-kisiye-mezar-olan-torunlar-apartmaninda-uc-sene-sonra-ilk-durusma-goruldu/34157/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:34:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Su ve Kuraklık Çalıştayı" sonuç bildirgesi: "Hatay'da su krizi kapıda, kuraklık artık geleceğin değil bugünün sorunu"</title>
			<description><![CDATA[Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) ve Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) tarafından düzenlenen "Su ve Kuraklık Çalıştayı"nın sonuç bildirgesi açıklandı. Hatay'da su kaybının yüzde 40'a ulaştığını belirten uzmanlar, acil önlem alınmadığı takdirde 20 yıl içinde kentin su kaynaklarının tamamen tükenebileceği uyarısında bulunarak "Su Güvenliği Seferberliği" başlatılmasını istedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - HAMOK ile DAÇE, 2025 yılının aralık ayında düzenledikleri "Su ve Kuraklık Çalıştayı"nın ardından ortak bir açıklama yaparak Hatay'da artan kuraklık ve su kirliliğine karşı acil "Su Güvenliği Seferberliği" başlatılması çağrısında bulundu. Hatay Tabip Odası'nda gerçekleştirilen ve Doktor Sevdar Yılmaz tarafından okunan basın açıklamasında, bölgede yaşanan su krizinin halk sağlığı, gıda güvenliği ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından ciddi bir tehdit haline geldiği vurgulandı.

Hatay'ın iklim krizi, kuraklık ve özellikle deprem sonrası altyapı sorunları nedeniyle su krizini en yoğun yaşayan illerden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, plansız sanayileşme, çarpık kentleşme, orman tahribatı, endüstriyel tarım ve vahşi madencilik gibi etkenlerin su kaynaklarındaki azalmayı derinleştirdiği ifade edildi. Doğu Akdeniz Havzası'nda son 15 yılda yaklaşık yüzde 40 oranında su kaybı yaşandığına işaret eden Sevdar Yılmaz, gerekli önlemlerin alınmaması halinde önümüzdeki 15-20 yıl içinde geri dönüşü imkânsız su sorunlarıyla karşı karşıya kalınacağı uyarısını yaptı.

Çalıştay sonuç bildirgesinde çözüm önerileri bütüncül bir yaklaşımla ele alınırken, su yönetimindeki dağınıklığı giderecek ve suyun verimli kullanımını esas alan kapsamlı bir su kanununun acilen çıkarılması gerektiği belirtildi. Ayrıca, 2026-2056 dönemini kapsayan içme suyu, atık su ve yağmur suyu yönetimine ilişkin bir master planın hazırlanması, kuraklık risk haritalarının oluşturulması ve susuzluk dönemleri için eylem planlarının hayata geçirilmesi talep eden Yılmaz, su kirliliğinin önlenmesi noktasında ise endüstriyel, tarımsal ve evsel atık suların arıtılmadan doğaya verilmemesi, kirletici faaliyetlerin sıkı denetlenmesi ve Amik Gölü'nde ekolojik dengenin yeniden sağlanması için bilimsel bir kurul kurulması gerekliliği üzerinde durdu.

"Depremde zarar gören çiftçilere destek verilmeli"

Tarımsal sulamada vahşi yöntemlerden vazgeçilerek damlama ve kapalı sulama sistemlerine geçilmesinin hayati önem taşıdığını kaydeden HAMOK ve DAÇE temsilcileri, yağmur suyu hasadı ile gri su geri kazanımı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını istedi. Yer altı ve yer üstü su havzalarının koruma altına alınması ve yeni kuyu açılışlarının bilimsel verilere göre sınırlandırılması gerektiğini belirten Sevdar Yılmaz, depremden zarar gören çiftçilere destek verilmesi ve kentsel alanlarda suya duyarlı yeşil altyapı uygulamalarının başlatılması çağrısında bulundu. İklim, su, enerji, tarım ve ekosistem politikalarının havza ölçeğinde katılımcı bir anlayışla yönetilmemesi durumunda, Hatay'ın su geleceğinin miktar ve kalite açısından dirençsiz hale geleceği hatırlatıldı.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/su-ve-kuraklik-calistayi-sonuc-bildirgesi-hatay-da-su-krizi-kapida-kuraklik-artik-gelecegin-degil-bugunun-sorunu-4328.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/su-ve-kuraklik-calistayi-sonuc-bildirgesi-hatay-da-su-krizi-kapida-kuraklik-artik-gelecegin-degil-bugunun-sorunu-4328.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/su-ve-kuraklik-calistayi-sonuc-bildirgesi-hatay-da-su-krizi-kapida-kuraklik-artik-gelecegin-degil-bugunun-sorunu-4328-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/su-ve-kuraklik-calistayi-sonuc-bildirgesi-hatay-da-su-krizi-kapida-kuraklik-artik-gelecegin-degil-bugunun-sorunu-4328.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/su-ve-kuraklik-calistayi-sonuc-bildirgesi-hatay-da-su-krizi-kapida-kuraklik-artik-gelecegin-degil-bugunun-sorunu/33896/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 15:16:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası davasında dönemin İl Sağlık Müdürüne yurt dışı çıkış yasağı</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nın yıkılarak 68 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin davaya devam edildi. Mahkeme, dönemin İl Sağlık Müdürü sanık Mustafa Hambolat hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulmasına ve yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anka Haber: Burcu Özkaya Günaydın

(HATAY) - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın Antakya ilçesi Altınçay Mahallesi'nde bulunan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nın yıkılması sonucu 68 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı, 2 kişi ise kayıp olarak kayıtlara geçti.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle açılan davanın ikinci duruşması görüldü.

Duruşmaya hastanede yaşamını yitiren sağlık çalışanları ve hastaların aileleri katılırken, sanık Mustafa Hambolat'ın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'nde (SEGBİS) yaşanan teknik bir sorun nedeniyle duruşmaya katılamadığı öğrenildi. Duruşmayı Demokratik Sağlık-Sen, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Hatay Tabip Odası üyeleri ve Adalet Peşinde Aileleri Platformu takip etti. 

Tedavi için gittiği hastanede bacağını kaybetti

Bir müşteki, 6 Şubat depremlerinin olduğu gün tedavi için hastanede olduğunu, enkaz altında kalarak bacağını kaybettiğini anlattı. Çocuklarına bakacak durumda olmadığını belirten müşteki, sorumluların cezalandırılmasını istedi.

Bir başka müşteki ise söz konusu hastane binasının riskli olduğu ve faaliyette olmamasına dair rapor olmasına rağmen hastanenin faal olduğuna dikkati çekti. Kamuoyunda kamu görevlilerinin yargılanmasına dair cezasızlık politikasının yaygın olduğunu söyleyen müşteki, ihmali olan herkesin cezalandırılmasını talep etti.

"Utanmasalar bizi suçlayacaklar"

Hastane çalışanı eşini kaybeden Abdullah Gül, dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat'ın söz konusu ek hizmet binasının tekrar hizmete açılmasına 2020-2021 sürecinde Kovid-19 ve Zeytin Dalı operasyonundan kaynaklı hastane kapasitesinin doluluğunu gerekçe gösterdiğini fakat o dönem hastanenin doluluk oranının yüzde 50-70 civarında olduğunu anlattı. Gül, şunları söyledi:

"Hastane kapasitesi çok dolu değildi ve sahra hastanesi vardı. O dönemin doluluk oranlarına dair bilgilerin dava dosyasına eklenmesini talep ediyorum. Burası bir devlet kurumu. Utanmasalar bizi suçlayacaklar. Canlar gitti, hâlâ iki kaybımız var. Bir mezarları bile yok, tutuklu da yok. Eşime sekizinci günde ulaştım. Bahanelere sığınmayalım, kimsenin hiç mi suçu yok? Bin 200 kilometreden geliyorum. Beni ayakta tutan eşime verdiğim söz, adalet mücadelesidir."

"Olası kasttan yargılama yapılmalı"

Müşteki avukatı, binanın sağlam durumda olmadığı ve yıkılacağına dair rapor ve yazışmaların bulunduğunu hatırlatarak, yargılamanın "olası kast"tan yapılması gerektiğini söyledi.

Mahkeme, dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirilmesine ve yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar vererek, davayı erteledi.  

"Bugün içimize bir tohum atıldı"

Duruşma sonrası açıklama yapan Demokratik Sağlık-Sen Anadolu Şubesi Başkan Vekili Metin Yılmaz, "Bugün içimize bir tohum atıldı. Bu tohumu sizlerle paylaşmanın bizlere mutluluk vereceğine inanıyoruz. Hakimlerimiz ve yargıçlarımız kamu vicdanını gözeterek Mustafa Hambolat hakkında yurt dışı yasağı kararı vermiş bulunmaktadırlar" dedi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/depremde-yikilan-hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ek-hizmet-binasi-davasinda-donemin-il-saglik-mudurune-yurt-disi-cikis-yasagi-1982.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/depremde-yikilan-hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ek-hizmet-binasi-davasinda-donemin-il-saglik-mudurune-yurt-disi-cikis-yasagi-1982.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/depremde-yikilan-hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ek-hizmet-binasi-davasinda-donemin-il-saglik-mudurune-yurt-disi-cikis-yasagi-1982-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/depremde-yikilan-hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ek-hizmet-binasi-davasinda-donemin-il-saglik-mudurune-yurt-disi-cikis-yasagi-1982.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ek-hizmet-binasi-davasinda-donemin-il-saglik-mudurune-yurt-disi-cikis-yasagi/33827/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 20:44:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'daki işkence davasının ikinci duruşması görüldü</title>
			<description><![CDATA[6 Şubat depremlerinin ardından gözaltına alınan Ahmet ve Sabri Güreşçi kardeşlere işkence yapıldığı ve Ahmet Güreşçi'nin işkence sonucu hayatını kaybettiği iddiasıyla 13 jandarma görevlisinin yargılandığı davanın ikinci duruşması Hatay'da görüldü. Anne Nesime Güreşçi "Oğlumu çöpe atar gibi attılar. Tutuklasalardı, öldürmeye hakları yoktu" derken, müşteki avukatları, sanık savunmaları ve sağlık raporlarında çelişki olduğunu ifade etti. Mahkeme, sanıklar hakkındaki tutuklama talebini reddetti.  ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Haber: Burcu Özkaya Günaydın 

(HATAY) - 6 Şubat depremlerinin ardından gözaltına alınan Ahmet ve Sabri Güreşçi kardeşlere işkence yapıldığı ve Ahmet Güreşçi'nin işkence sonucu hayatını kaybettiği iddiasıyla 13 jandarma görevlisinin yargılandığı davanın ikinci duruşması Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya müştekiler, sanıklar, Antep Baro Başkanı Bülent Duran ve Çağdaş Hukukçular Derneği avukatları katıldı. 13 sanıktan ikisi duruşma salonunda hazır bulunurken, diğerleri SEGBİS aracılığıyla bağlandı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde, sanıkların 11 Şubat 2023'te Antakya'daki bir hırsızlık iddiası kapsamında Güreşçi kardeşleri Altınözü Büyükburç Mahallesi'ndeki çadırlarından gözaltına aldığı belirtildi. İddianamede, Ahmet Güreşçi'nin gözaltında gördüğü ağır işkence sonucu yaşamını yitirdiği, Sabri Güreşçi'nin ise kemik kırıklarıyla ağır yaralandığı ifade edildi. Sanıklar hakkında "işkence sonucu ölüme neden olma" ve "işkence sonucu kemik kırılmasına neden olma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Sanık Ali Arık: Savcı sağlık raporunu gerek görmedi

SEGBİS ile bağlanan sanık Ali Arık, suçlamaları reddederek gözaltı öncesinde darp izleri bulunduğunu öne sürdü. Sağlık raporu alınmamasına ilişkin soruya ise savcının gerek görmediğini söyledi. Elektrik kesintileri ve arızalı kameralar nedeniyle kayıt olmadığını iddia etti.

Sanık Atalay Yüksel, gözaltı sırasında mukavemetle karşılaştıklarını, araçta arbede yaşandığını ve Ahmet Güreşçi'nin başını demire vurduğunu savundu. Nezarete teslim ettikten sonra ayrıldığını, daha sonra lavaboya götürürken de başını duvara vurduğunu ileri sürdü.

Sanık Yakup Erol ise olay günü çok yorgun olduğunu, uyuduğunu ve herhangi bir ses duymadığını söyledi. İlk ifadesindeki darp izi beyanı sorulduğunda şahısları arkadan gördüğünü belirtti.

Tanık Doktor Ömer Akın: Raporun nasıl verildiğini hatırlamıyorum

Tanık doktor Ömer Akın, morg önünde ağlayan bir kadının "Bu kadar dövülür mü" dediğini aktardı. Deprem koşullarında elektrik ve internet olmadığı için adli muayene raporu düzenleyemediklerini söyledi. Ancak müşteki avukatlarının 11 Şubat 2023 tarihinde verilen başka bir raporu gösterdiğinde ise Doktor Akın, nasıl verildiğini hatırlamadığını ifade etti.

Nesime Güreşçi: Çocuğumu cezaevine atabilirler ama öldürmeyi kabul etmiyorum

Anne Nesime Güreşçi, oğullarının silah doğrultularak alındığını, Ahmet'e ters kelepçe takıldığını ve araçta darp edildiğini söyledi. Karakol önünde battaniyeye sarılı halde birinin çöp atar gibi atıldığını gördüğünü söyleyerek şunları kaydetti: "13 kişi geldiler, direkt silah yönelttiler. İki el de ateş ettiler. Sabri'yi şikâyet var diye aldılar, Ahmet'e de ters kelepçe yaptılar ve araca bindirdiler. Araçta kafasına vurmaya başladılar. Saatler geçti, çocukları göstermediler. Karakol önünde beklerken bir battaniye sarılı birini çöpe atar gibi attılar. Meğer o benim oğlummuş. Çocuğumu cezaevine atabilirler ama öldürmeyi kabul etmiyorum."

Sibel Güreşçi: Devlete güveniyorduk. Sağ götürdüler, ölüsünü verdiler

Tanık olarak dinlenen Sabri Güreşçi'nin eşi Sibel Güreşçi, "Eve gelip iki el ateş edip, Sabri ve Ahmet'i aldılar. Sonra karakol önünde beklerken gözümüzün önünde battaniye içinde birini götürdüler. Devlete güveniyorduk. Sağ götürdüler, ölüsünü verdiler" dedi.

Sibel Güreşçi, sanık avukatlarının Sabri ve Ahmet Güreşçi'nin yasadışı madde kullanıyorlar mıydı?" sorusuna "Eşim ara sıra uyarıcı madde kullanıyordu, Ahmet kullanmazdı" dedi.

"Avukatların çekim yapması engellendi"

Müşteki avukatı Ümit Büyükdağ, 11 Şubat akşamı olayı duyduktan sonra Altınözü'ne gittiklerini ve savcıyla görüştüklerini belirtti. Savcının kendilerine "Böyle bir talihsizlik yaşandı, sorumluların cezalandırılmasını sağlayacağız" dediğini aktaran Büyükdağ, savcıyla görüşme sürerken iki meslektaşlarının karakola gittiğini, Sabri Güreşçi'nin yaşananları onlara anlattığını ve delil toplamak amacıyla video çektiklerini söyledi. Ancak bu çekimlerin engellendiğini ifade etti. 

"Kişi dünyanın en ağır suçunu işlemiş olsa bile öldürülmesi mi gerekir?"

Ertesi gün savcıyla yeniden görüşemediklerini, Sabri Güreşçi ile görüştüklerini belirten Büyükdağ, Sabri'nin bir gün önce Adana'ya hastaneye götürüldüğünü söyleyerek, şunları kaydetti: "Doktora 'yağma yaparken yakalandılar, vatandaşlar dövdü, çok bakmasanız da olur' demişler. Bu kişi dünyanın en ağır suçunu işlemiş olsa bile öldürülmesi mi gerekir? Üstelik bunu yapanlar, gözaltındaki bir kişiyi korumakla yükümlü görevliler?"

"Bir gün arayla alınmış iki tane rapor var"

Savcılığın daha sonra Sabri Güreşçi'yi Adli Tıp'a sevk ettiğini belirten Büyükdağ, ellerinde bir gün arayla Adana'dan alınmış iki ayrı adli tıp raporu bulunduğunu söyledi. İlk raporda Sabri Güreşçi'nin sağlam göründüğünü, iki gün sonra alınan raporda ise kırıklar ve ağır darp bulgularının yer aldığını ifade ederek bu iki rapora bakarak işkencenin ortada olduğunu savundu.

Şüphelilerin dosyadan hiçbir zaman elini çekmediğini ileri süren Avukat Büyükdağ, evrakların sonradan düzenlendiğini, saat ve tarihlerin birbiriyle çeliştiğini söyledi. Bir doktorun dahi neye imza attığını bilmediğini belirterek, "Devletin personeli işkence ile bir kişiyi öldürüp bir kişiyi ağır yaralayarak sahte evrakla suçunu kapatmaya çalışıyor. Bir kişi ölmüş, bir kişi yaralanmış; iki yıl sonra savcı hâlâ evrak beklediğini söylüyor. Ortada bir tutuklu dahi yok" dedi.

Sosyal medyada paylaşım yapan kişilere dahi yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol uygulandığını belirten Büyükdağ, buna karşın bir kişinin ölümüne ve bir kişinin ağır yaralanmasına neden olmakla suçlanan sanıklar hakkında adli kontrol bile uygulanmadığını söyledi.

"İnsanlar enkaz başındayken işkence yapanları unutmayacağız"

Çağdaş Hukukçular Derneği'nden müşteki avukatı Dilan Can Ateş ise dernek olarak tüm deprem bölgelerine gittiklerini, Hatay'a da başlangıçta avukatlık yapmak için gelmediklerini söyledi. Ancak bölgede çok sayıda hukuksuzluk ve can güvenliği sorunu tespit ettiklerini belirterek avukatlık faaliyeti yürütmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Depremin acısını kendilerinin de yaşadığını vurgulayan Ateş, "İnsanlar enkaz başındayken işkence yapanları unutmayacağız. İşkencede zaman aşımı yoktur" dedi. Resmi evrakta sahtecilik yapıldığı iddiasıyla ayrıca suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

Mahkeme heyeti, müşteki avukatlarının tutuklama taleplerini reddetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için 25 Haziran tarihine ertelendi.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/hatay-daki-iskence-davasinin-ikinci-durusmasi-goruldu-5360.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/hatay-daki-iskence-davasinin-ikinci-durusmasi-goruldu-5360.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/hatay-daki-iskence-davasinin-ikinci-durusmasi-goruldu-5360-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/hatay-daki-iskence-davasinin-ikinci-durusmasi-goruldu-5360.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-daki-iskence-davasinin-ikinci-durusmasi-goruldu/33491/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 01:24:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>6 Şubat'ın üçüncü yılında Hatay'da anma: Bizden habersiz kararlar veriliyorsa orada ayağa kalkan şey yaşam değildir</title>
			<description><![CDATA[6 Şubat 2023 depremlerinin yıl dönümünde Hatay'da üçüncü yılın ilk anma ve yürüyüşü yapıldı. 6 Şubat Platformu'nun anma etkinliğinde platform adına konuşan Mehtap Arslan Yüreği, "Antakya yeniden ayağa kalkıyor diyorlar. Soruyoruz; ayağa kalkan kim, nerede ve kim için? Eğer mahalle kültürü yok ediliyorsa, bizden habersiz kararlar veriliyorsa orada ayağa kalkan şey yaşam değildir. Bu kent sadece binalardan ibaret değildir. Planlar şeffaf, kararlar katılımcı olmalıdır" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GüÜNAYDIN/ Kamera: Ünal AYDIN  

HATAY – 6 Şubat 2023 depremlerinin yıl dönümünde 6 Şubat Platformu tarafından düzenlenen organizasyonda Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi önünde toplanan yurttaşlar, "Unutmak yok, affetmek yok" yazılı pankart arkasında tarihi Saray Caddesi'ne kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık "6 Şubat'ı unutma, unutturma", "Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek" sloganları atıldı.

Yürüyüşe, TİP İstanbul Milletvekili Serra Kadıgil, DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın, Eğitim-Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş ve Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün'ün da aralarında bulunduğu siyasi parti temsilcileri, sendika liderleri ve sivil toplum kuruluşları katıldı.

Yürüyüşün ardından Saray Caddesi'nde gerçekleştirilen basın açıklamasının açılış konuşmasını Eğitim-Sen Hatay Şubesi'nden Ali Kaymaz yaptı. Hatay'ın normale döndüğü yönündeki sözlere tepki gösteren Kaymaz, şunları söyledi: 

Kaymaz: Makyajlanan mahallelerin arkasında enkaz var 

"Milyonlarca lira harcanarak makyajlanıp vitrine sunulan mahallelerin arka sokaklarında çamura saplanarak buraya gelen Antakya halkı hoş geldiniz. 'Hatay normale döndü, ışıldıyor' diye algı üretilirken hala enkazların ve şantiyelerin içinde yaşayanlar, 21 metrekareye sıkıştırılanlar, okulu zifiri karanlık olan öğrenciler, kayıplarını arayan aileler hoş geldiniz. Biz bu şehri; yürüdüğümüz sokakları, büyüdüğümüz mahalleleri hatırlıyoruz. Helalleşmek yok, affetmek yok!"

Yüreği: Ayağa kalkan yaşam değil, ranttır

Kaymaz'ın ardından 6 Şubat Platformu adına konuşan Mehtap Arslan Yüreği, kentin yeniden inşasındaki belirsizliklere ve adaletsizliğe dikkat çekti. Yüreği, "Antakya yeniden ayağa kalkıyor diyorlar. Soruyoruz; ayağa kalkan kim, nerede ve kim için? Eğer mahalle kültürü yok ediliyorsa, bizden habersiz kararlar veriliyorsa orada ayağa kalkan şey yaşam değildir. Bu kent sadece binalardan ibaret değildir. Planlar şeffaf, kararlar katılımcı olmalıdır" dedi.

Ailelerin adalet çığlığı: Kader değil, katliam

Adalet Peşinde Aileleri Platformu adına konuşan ve Antakya Elit Apartmanı'nda üç yakınını kaybeden Filiz Bekler ise sorumluların yargılanması çağrısında bulundu. Bekler şunları söyledi:

"Canlarımızı bizden alan bir anlık sarsıntı değildi; yapılması gerekeni yapmayanlar, gözlerini kapatanlardı. Bu katliama 'kader' denilmesini asla kabul etmiyoruz. Kader ihmali örtmez. Sevdiklerimizi bir felakete değil, umursamazlığa kurban verdik. Sorumluların hayatlarına kaldıkları yerden devam etmelerini istemiyoruz."

Anma programı gece devam edecek

Açıklamada ayrıca, anma programının devam edeceği belirtildi. Bu gece saat 01.30'da TTB Koordinasyon Merkezi'nden Uğur Mumcu Bulvarı'na sessiz bir yürüyüş düzenleneceği ve depremin gerçekleştiği saat olan 04.17'de aynı noktada bir anma töreni yapılacağı duyuruldu.

Konuşmaların ardından depremde yitirilen canlar anısına 105 saniyelik saygı duruşunda bulunuldu.
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/6-subat-in-ucuncu-yilinda-hatay-da-anma-eger-mahalle-kulturu-yok-ediliyorsa-bizden-habersiz-kararlar-veriliyorsa-orada-ayaga-kalkan-sey-yasam-degildir-109.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/6-subat-in-ucuncu-yilinda-hatay-da-anma-eger-mahalle-kulturu-yok-ediliyorsa-bizden-habersiz-kararlar-veriliyorsa-orada-ayaga-kalkan-sey-yasam-degildir-109.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/6-subat-in-ucuncu-yilinda-hatay-da-anma-eger-mahalle-kulturu-yok-ediliyorsa-bizden-habersiz-kararlar-veriliyorsa-orada-ayaga-kalkan-sey-yasam-degildir-109-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/6-subat-in-ucuncu-yilinda-hatay-da-anma-eger-mahalle-kulturu-yok-ediliyorsa-bizden-habersiz-kararlar-veriliyorsa-orada-ayaga-kalkan-sey-yasam-degildir-109.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/6-subat-in-ucuncu-yilinda-hatay-da-anma-eger-bizden-habersiz-kararlar-veriliyorsa-orada-ayaga-kalkan-sey-yasam-degildir/33306/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 03:26:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Yumaklı: Hatay'da Asi Nehri 14,3 milyar TL'lik yatırımla güvenli hale getiriliyor</title>
			<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Hatay'da Asi Nehri'nin 14 milyar 350 milyon TL'lik yatırımla daha güvenli ve düzenli bir yapıya kavuşturulduğunu açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ANKARA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Hatay'da Asi Nehri'nin 14 milyar 350 milyon TL'lik yatırımla daha güvenli ve düzenli bir yapıya kavuşturulduğunu açıkladı.

Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "14 milyar 350 milyon TL'lik yatırımla Hatay'da Asi Nehri'ni daha güvenli ve düzenli bir yapıya kavuşturuyoruz. 8.170 metrelik çift taraflı ıslah çalışması ile taşkın riski azaltılıyor; kent merkezinde güvenli, kontrollü ve estetik bir nehir yapısı oluşturuluyor. Hatay'ın yarınlarına güven ve değer katacak bu önemli projenin hayırlı olmasını diliyorum." ifadesini kullandı. 

Yumaklı'nın paylaştığı videoda da Asi Nehri'nin ıslah çalışması gösterildi. 
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/bakan-yumakli-hatay-da-asi-nehri-14-3-milyar-tl-lik-yatirimla-guvenli-hale-getiriliyor-555.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/bakan-yumakli-hatay-da-asi-nehri-14-3-milyar-tl-lik-yatirimla-guvenli-hale-getiriliyor-555.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/bakan-yumakli-hatay-da-asi-nehri-14-3-milyar-tl-lik-yatirimla-guvenli-hale-getiriliyor-555-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/02/bakan-yumakli-hatay-da-asi-nehri-14-3-milyar-tl-lik-yatirimla-guvenli-hale-getiriliyor-555.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/bakan-yumakli-hatay-da-asi-nehri-14-3-milyar-tl-lik-yatirimla-guvenli-hale-getiriliyor/33254/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 23:11:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Özkan Gold City Blokları davasının altıncısı görüldü</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da, 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 97 kişinin hayatını kaybettiği Özkan Gold City Blokları'yla ilgili davanın altıncı duruşmasında sanık avukatları bilirkişi raporuna itiraz etti. Müşteki avukatları, A ve B blokların parsel ve ada numaralarının farklı olduğunu kaydetti, sanıkların zincirleme suçtan yargılamalarını istedi. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hatay'ın Antakya ilçesinde, AK Partili müteahhit Mehmet Özkan ve kardeşleri tarafından inşa edilen Özkan Gold City Blokları, 6 Şubat depremlerinde yıkıldı, 97 kişi yaşamını yitirdi.

Özkan Gold City davasının altıncı duruşması Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 09.15'te başlaması gereken duruşma 11.30'da başladı. Bir başka bir deprem davasından 17 yıl ceza alan tutuklu sanık müteahhit Mehmet Özkan ve diğer sanıklar duruşmaya katılmadı. Duruşmaya sanık avukatları, müşteki avukatları ve binada yaşamını yitirenlerin aileleri katıldı.

Mahkeme heyetinin değiştiği bu celsede de sanık avukatları, ikinci bilirkişi raporuna itiraz ederek yeni rapor alınması talebinde bulundu. Binada yakınlarını kaybeden Şadiye Oral, Özkan City'de A ve B bloklarının arasından belediyeye ait yol geçtiğini, yargılamanın her iki blok için ayrı yapılmasını talep etti. 

Binada kızı ve damadını kaybeden bir müşteki, "Kızım ve damadım burada adliyede çalışıyordu. Müteahhidin kızıyla beraber kahve içerlerdi. Müteahhidin kızının babasını savunmasını istemiyorum" dedi.

Binada kızı ve torununu kaybeden müşteki Kıymet Yüksel, İstanbul'dan çocuklarının hakkı için geldiğini, tek istediğinin adaletin yerini bulması olduğunu vurguladı. İçinde bir ateş olduğunu, sorumluların içeride kalmasıyla içine bir nebze su döküleceğini belirten Yüksel, "Üç yavrum gitti. Dışarıda asla kalmamalılar. Sanık avukatları bilirkişi raporuna itiraz etti. Raporda her şey ortada zaten, buna neden itiraz ediyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Duruşma 5 Mayıs'a ertelendi

Müşteki avukatı, Özkan City'nin A ve B blok olarak site içinde gibi görülse de blokların ayrı parsel ve ada numaralarına kayıtlı olduğuna dikkat çekerek, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 43'üncü maddesi uyarınca zincirleme suçtan yargılama talep etti.

Mahkeme heyeti, yeni bilirkişi raporu alınması talebini eksik evraklar giderildikten sonra değerlendirilmesine ve davanın 5 Mayıs 2026'ya ertelenmesine karar verdi.

Mahkeme çıkışı konuşan müşteki Kıymet Yüksel, üç tane yavrusunun gittiğini, adaletin yerini bulmasını istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Onların ateşi hiç sönmüyor, adalet yerini bulsun istiyorum. Özkanlar dışarıda gezmesin, içeride çürümelerini istiyorum. Ben nasıl acı yaşıyorsam onlar da acı yaşasın. Bilirkişiye itiraz ediyorlar. İspatlı bir şeye ne hakla itiraz ediyorlar? Yüreğimi yaktılar, onların da yüreği yansın. Ateşim sönmeyecek ama bir nebze su serpilecek. 'Adalet mülkün temeli' diyorlar, bu yazıya inanmak istiyorum. Aylarca bizi neden süründürüyorlar? İspatlı her şey."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/01/depremde-yikilan-ozkan-gold-city-bloklari-davasinin-altincisi-goruldu-3438.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/01/depremde-yikilan-ozkan-gold-city-bloklari-davasinin-altincisi-goruldu-3438.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/01/depremde-yikilan-ozkan-gold-city-bloklari-davasinin-altincisi-goruldu-3438-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/01/depremde-yikilan-ozkan-gold-city-bloklari-davasinin-altincisi-goruldu-3438.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-ozkan-gold-city-bloklari-davasinin-altincisi-goruldu/32878/</link>
			<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 21:05:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Arsuz Belediye Başkanı Üstün, Avcılarsuyu sakinlerine hayata geçirilecek projeleri anlattı</title>
			<description><![CDATA[Arsuz Belediye Başkanı Sami Üstün, Avcılarsuyu Mahallesi’nde ilçenin geleceğine yön verecek projelere ilişkin vatandaşları bilgilendirdi.  
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üstün’ün Avcılarsuyu Mahallesi ziyaretinde Haymaseki ve Avcılarsuyu mahallelerini Hacıahmetli, Gözcüler ve Hüyük mahallelerine bağlayacak köprü projesi başta olmak üzere sulama ve içme suyu ihtiyacını karşılayacak baraj projeleri ile tarımsal üretimi destekleyecek soğuk hava deposu projeleri vatandaşlarla paylaşıldı.

Üstün, Arsuz’un yalnızca bugününün değil yarınının da planlandığını vurgulayarak, ilçenin tüm mahallelerinde ihtiyaçları yerinde tespit eden, çözüm odaklı bir belediyecilik anlayışıyla çalıştıklarını belirtti. Üstün, Arsuz Belediyesi’nin kentin ulaşım, tarım ve altyapı sorunlarını bütüncül bir yaklaşımla ele aldığını da sözlerine ekledi.

Avcılarsuyu Mahallesi’nde yoğun ilgiyle karşılanan ziyarette, yapımına kısa süre içerisinde başlanması planlanan köprü projesinin bölge mahalleleri arasındaki ulaşımı rahatlatacağı, tarım ve günlük yaşamı önemli ölçüde kolaylaştıracağı kaydedildi.

Üstün, köprü projesinin şimdiden tüm Arsuz’a hayırlı olmasını dileyerek, vatandaşların yaşam kalitesini her alanda artıracak projeleri kararlılıkla planlayarak hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/01/arsuz-belediye-baskani-ustun-avcilarsuyu-sakinlerine-hayata-gecirilecek-projeleri-anlatti-1822.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/01/arsuz-belediye-baskani-ustun-avcilarsuyu-sakinlerine-hayata-gecirilecek-projeleri-anlatti-1822.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/01/arsuz-belediye-baskani-ustun-avcilarsuyu-sakinlerine-hayata-gecirilecek-projeleri-anlatti-1822-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/01/arsuz-belediye-baskani-ustun-avcilarsuyu-sakinlerine-hayata-gecirilecek-projeleri-anlatti-1822.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/arsuz-belediye-baskani-ustun-avcilarsuyu-sakinlerine-hayata-gecirilecek-projeleri-anlatti/32820/</link>
			<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 22:38:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da TOKİ evlerinde kura mağduriyeti: Kimse yerinde ve eski metrekarede değil</title>
			<description><![CDATA[6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da, rezerv alan ilanı ve kura sonuçları sonrası mağduriyet yaşayan vatandaşlar seslerini duyurmaya çalışıyor. Evleri yıkılan veya riskli alan ilan edilen mülk sahipleri, metrekarelerin küçülmesinden, komşuluk ilişkilerinin yok olmasından ve merkezi konumdaki evlerinin yerine şehrin çeperlerinde konut verilmesinden şikayetçi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Burcu Özkaya Günaydın

6 Şubat depremlerinin merkez üslerinden Hatay’da depremden birkaç ay sonra başlayan rezerv alan mağduriyeti farklı boyutuyla sürüyor. Kura çekimleriyle beraber metrekarelerin küçülmesinden, komşuluk ilişkilerinin yok olmasından ve merkezi konumdaki evlerinin yerine şehrin çeperlerinde konut verilmesinden şikayetçi. Bugün Atatürk Parkı’nda açıklama yapan hak sahipleri, mağdur olduklarını, sorunlarının çözülmesini talep etti. Açıklamaya CHP Hatay İl ve İlçe örgütü başkanları ile CHP Hatay Milletvekilleri Servet Mullaoğlu, Nermin Yıldırım Kara, Mehmet Güzelmansur katıldı.

"2+1 dediler, 25 metrekarelik 2+0 çıktı"

Kültür Merkezi kavşağındaki binada dairesi bulunan bir vatandaş, yeni yapılan projede büyük bir hak kaybına uğradığını söyledi. Binadaki bağımsız bölüm sayısının dükkân eklenerek artırıldığını belirten depremzede, "Bize 2+1 dediler ancak salon-mutfak birleşik, toplam 25 metrekarelik 2+0 daireler yapılmış. Eski komşularımızın tamamı ara sokaklara dağıtıldı. Biz yerimizde, aynı komşularımızla birlikte yaşamak istiyoruz" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

"Depremde her şeyimizi kaybettik, mahallemizi kaybetmek istemiyoruz"

Atatürk Parkı bitişiğinde dairesi bulunan bir başka vatandaş ise, alanın "rezerv alan" ilan edilmesiyle birlikte belirsizliğe itildiklerini ifade etti. Yerinde dönüşüm talep eden mülk sahibi, "Ömür boyu çalışıp bu evi aldım. Şimdi bizi başka yerlere göndermek istiyorlar. Depremde her şeyimizi kaybettik, bir de mahallemizi kaybetmek istemiyoruz" dedi.

"Neden TOKİ’ye gideyim? Merkezdeki hakkımı istiyorum"

Gündüz Caddesi sakinleri de benzer bir “yer değiştirme sorunuyla karşı karşıya. Cadde üzerindeki 3+1 dairesine karşılık, birkaç blok ötede ve ara sokakta 2+1 daire verildiğini belirten bir vatandaş, "İtiraz ettiğimde 'İstersen TOKİ’den 3+1 verelim' dediler. Ben neden merkezdeki yerimi bırakıp TOKİ’ye gideyim? Yerimi istiyorum" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Üç yıldır çadırda yaşayan vatandaş: Evimi tadilat etmeme izin verin

Riskli alan ilanı nedeniyle sağlam binalarına dahi giremediklerini belirten engelli bir depremzede ise dramatik koşullarını anlattı. Üç yıldır ablasıyla birlikte çadırda yaşadığını belirten vatandaş, "Tadilat yapıp evime girmek istiyorum ama izin vermiyorlar. Tapu numaralarımız değiştirilmiş. Param yok, gidecek yerim yok. Bizi resmen sokağa atacaklar" diyerek yardım istedi.

Kura çıkmazı: Kura şans işi, becayiş yapın

Kura sonuçlarındaki adaletsizlik iddiaları da gündemde. 3+1 dairesi olana 2+1, 2+1 dairesi olana 3+1 çıktığını savunan bir anne, "Üç çocuğum var, 65 metrekareye sığmamız imkânsız. CİMER’e yazdım, 'Kura şans işi, becayiş yapın' cevabı aldım. Becayiş yapacağımız kişi bunun için para istemeyecek mi?" sorusunu yöneltti.

"Dikmece’de çok yalnız kaldım, komşularımı istiyorum"

Evinin eski Tapu Kadastro Müdürlüğü’nün karşısında, ana yol üzerindeki bir binanın dördüncü katında olduğunu belirten bir depremzede sürecini şu sözlerle aktardı: “Depremden sonra Samandağ yolundaki Kırgız Çadırkenti’ne gittik ve orada tam 20 ay kaldım. 20 ay boyunca çadırda yaşayan birinin ruh sağlığının ve psikolojisinin ne hale geleceğini anlatmam mümkün değil. 3 Şubat 2024’teki çekilişte bana Dikmece’de bir ev çıktı. Çaresizlikten kabul ettim ve 5-6 ay orada yaşadım; ancak orada yapayalnız kaldım. Eşim rahmetli olmuştu, çocuklarım ise Hatay dışındaydı. Çevremde sohbet edecek tek bir tanıdığım bile yoktu.

Eski mahallemi, o güzel komşuluk ilişkilerimi çok özledim ve en azından mahalleme dönmek istedim. AFAD’a gidip ne yapmam gerektiğini sorduğumda, bana bir feragatname belgesi verdiler; 'Bunu noterden onaylatıp getirin, eski mahallenizde hak sahibi olursunuz' dediler. Ben de eski mahalleme dönebilmek umuduyla Dikmece’deki haklarımdan vazgeçtim. Büyük bir umutla buradaki kurayı bekledim. 5 Aralık’taki kurada ismim çıktı ancak evim eski komşularımın olduğu bölgeye değil, yine uzak bir noktaya, arka tarafa verildi. Bunca mücadeleden sonra maalesef yine yalnız kaldım."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-toki-evlerinde-kura-magduriyeti-kimse-yerinde-ve-eski-metrekarede-degil-7460.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-toki-evlerinde-kura-magduriyeti-kimse-yerinde-ve-eski-metrekarede-degil-7460.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-toki-evlerinde-kura-magduriyeti-kimse-yerinde-ve-eski-metrekarede-degil-7460-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-toki-evlerinde-kura-magduriyeti-kimse-yerinde-ve-eski-metrekarede-degil-7460.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-toki-evlerinde-kura-magduriyeti-kimse-yerinde-ve-eski-metrekarede-degil/32312/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Dec 2025 01:14:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da "Anahtar Teslimi ve Kura Çekme Töreni" Cumhurbaşkanı Erdoğan katılımıyla gerçekleşti</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda Allah’a hamdolsun… Şu güzelliklere bakın. Şu binaların güzelliğine bakın. Yaparsa, elhamdülillah, Cumhur İttifakı yapar" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’da düzenlenen “455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni”nde konuştu. Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

’’Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Ankara’da; deprem bölgemizin tamamında bizleri takip eden, gözü de kalbi de Hatay’da olan tüm vatandaşlarıma buradan muhabbetlerimi gönderiyorum.

Bugün farklı inançların, farklı kültürlerin, birbirinden kıymetli değerlerin bir arada yaşadığı Hatay’dayız. Bugün merhum Cemil Meriç’in, Antakyalı Münif Efendi’nin, Yahyazade Asaf Efendi’nin memleketindeyiz. Kara Hasan’ın, Hakkı Bey’in, Millî Mücadele’de destan yazan Kuvayı Milliye’nin şehrindeyiz.

Her zaman olduğu gibi bizleri yine hüsnükabul ile karşıladığınız için, bu güzel ev sahipliğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum... Sevgili kardeşlerim, siz bize güvendiniz. Bize inandınız. En zor şartlarda dualarınızla, oylarınızla bize destek oldunuz. Biz de bugüne kadar size layık olabilmek adına ne gerekiyorsa yaptık.

Hatay’ın bize duyduğu güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. Zorlukları birlikte aştık. Badireleri beraber atlattık. Yaralarımızı sabırla, şefkatle ve tüm dünyaya örnek olacak bir dayanışmayla beraberce sardık...

Deprem turistleri yok, biz buradayız

Tüm sabotaj girişimlerine, tüm karalama teşebbüslerine rağmen sizden aldığımız güçle bugünlere gelmeyi başardık. İşte bugün alnımız ak, başımız dik bir şekilde yine sizin karşınızdayız...

Hatırlarsanız, insanımız acı içindeyken buralara gelip ahkâm kesenler vardı. Seçimlerde bedava ev sözü verenler vardı. Enkazların önünde selfie çekip sosyal medyadan paylaşanlar vardı. Afetzedelerimizin üzüntüsünü paylaşmak yerine deprem turisti gibi ortalıkta dolaşanlar vardı.

‘Hükümet bu enkazın altında kalır’ diyerek tüm umutlarını bizim başarısız olmamıza bağlayanlar vardı. Yalan ve yanlış haberlerle ortalığı karıştırmaya çalışan provokatörler vardı.

Gençler, biz canımızı dişimize takıp yaraları sarmak için ter dökerken, yüzyılın felaketini istismar eden vicdansızlar vardı. Sırf seçimlerde oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenler vardı.

Konakladıkları misafirhanelerden ahkâm kesenler vardı. Ama bakın, şimdi onların hiçbiri ortalıkta yok. Deprem turistleri yok. Popülizm yapanlar yok. Reyting peşinde koşanlar yok. Dezenformasyon yayanlar yok. ‘Evleri mültecilere verecekler’ diyenler yok. Devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbiri yok. Ama biz buradayız. Sizlerle beraberiz.

Deprem bilançosu ve yeniden inşa vurgusu

Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi sizin yanınızdayız. ‘Kardeşlik zor günde belli olur’ diyerek afet zedelerimizi bir an bile çaresizliğe terk etmedik. Rabbim ömür verdikçe bundan sonra da sizi asla yalnız bırakmayacağız...

İşte bugün dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda Allah’a hamdolsun… Şu güzelliklere bakın. Şu binaların güzelliğine bakın. Yaparsa, elhamdülillah, Cumhur İttifakı yapar.

Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı uğurlu olsun diyorum. Anahtarlarına kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum. Rabbim bu evlerde ağız tadıyla oturmayı nasip eylesin.

Biliyorsunuz, yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik. Bugün itibarıyla bu rakamın da üzerine çıkarak, hamdolsun, tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz...

Sizlerin gözlerindeki sevinci görmemize vesile olan başta Murat Kurum kardeşimi, mimarlarımızı, mühendislerimizi, işçi kardeşlerimizi, yüklenici firmalarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Hepsine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Kıymetli kardeşlerim, değerli Hataylılar… 6 Şubat’ta tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Bu felakette 53 binin üzerinde canımızı, içimiz yanarak, acımızı kalbimize gömerek kara toprağa verdik.

Depremde kaybettiğimiz tüm canlarımızı bugün bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. 11 ilimiz, 62 ilçemiz ve 10 bin 190 köyümüzü kapsayan 110 bin kilometrekarelik alan, art arda meydana gelen iki depremle sarsıldı. 14 milyon vatandaşımız bu felaketten etkilendi.

Binlerce binamız yıkıldı. Dolaylı etkilerle birlikte 150 milyar doları aşan ağır bir faturayla karşılaştık. Ancak endişeye, ümitsizliğe asla kapılmadık. Depremin ilk dakikalarından itibaren devlet olarak derhal harekete geçtik.

Arama kurtarmadan sağlık hizmetlerine, enkaz kaldırmadan psikolojik desteğe kadar depremzedelerimizin imdadına koştuk. Kefen parasını deprem bölgesine gönderen 84 yaşındaki Remzi Dede’den, kumbarasında biriktirdiği parayı depremzede kardeşlerine yollayan 8 yaşındaki Muhammed evladımıza kadar; tarihimize, kimliğimize, inancımıza yaraşır bir dayanışmayla 7’den 70’e milletçe omuz omuza verdik.

Hükümetimizin enkazın altında kalmasını bekleyenlere aldırmadan sadece işimize odaklandık. Unutmayın, yeis öyle bir bataktır ki düşersen boğulursun. Ümide sarıl, sımsıkı tutun...

İstiklal Marşı şairimizin bu mısralarından aldığımız ilhamla yüzyılın en büyük seferberliğini başlattık. Şehirlerimizi ihya etmek için kolları sıvadık.

11 ilimizde, 174 ayrı alanda, 3 bin 481 şantiyede ter döken 200 bin mimar, mühendis ve emekçi kardeşimizle bugünlere ulaştık. Ben şimdi şu binaları görüyorum ve Rabbime hamd ediyorum...

40 gün önce Adıyaman’da 350 bininci konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine teslim etmiştik. Bugün de 455 bininci yuvamızın anahtarını sizlere huzurla takdim ediyoruz. Hatay’ımızda anahtarlarını teslim edeceğimiz konut ve iş yerlerinin sayısını da 153 bin 755’e çıkarmış oluyoruz. Sadece konut inşa etmedik; şehrimizin altyapısını da tamamen yeniledik.

Hatay’da istihdam sağlayıcı projeler

İşin yanı sıra, başta savunma sanayi olmak üzere istihdam sağlayıcı projeleri hayata geçirdik. Defne’de başlayan, Antakya Merkez ve Samandağ’da devam eden hat boyunca Türkiye’nin en büyük atık su tüneli ve arıtma tesisinin inşasına devam ediyoruz.

Toplam 1 milyon 30 bin dekarlık sulama sahasına sahip Tahtaköprü Barajı ve Reyhanlı sulamaları çalışmaları sürüyor. 180 bin metreküp kapasiteye sahip ileri biyolojik atık su arıtma tesisimizin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ın kanalizasyon problemi çözülmüş, Asi Nehri’nin de kirlilik sorunu ortadan kalkmış olacak.

Tarihi yapılarımızı da çok titiz bir restorasyon sürecinden geçirdik. Hatay’ın sembol eserlerinden Habib-i Neccar Camii’ni aslına uygun şekilde ihya ederek ibadete açtık. Şehrimizin bir başka değeri olan Harbiye Şelaleleri’ni de inşallah eski güzel günlerine kavuşturacağız...

Hatay’ımızda 55 bin 681 bağımsız bölümle birlikte; Kahramanmaraş’ta 22 bin 81, Malatya’da 11 bin 367, Adıyaman’da 4 bin 833, Osmaniye’de 3 bin 357, Elazığ’da 2 bin 568, Gaziantep’te bin 620, Şanlıurfa’da bin 333, Diyarbakır’da 887, Adana’da 692, Kilis’te 308, Kayseri’de 224, Tunceli’de 201, Bingöl’de 27 olmak üzere toplam 105 bin 179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzede kardeşlerimize teslim ediyoruz.

Böylece sözümüzün arkasında durarak 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü hak sahibi kardeşlerimizin istifadesine sunmuş oluyoruz. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun.

Kıymetli kardeşlerim, sevgili Hataylılar; bugün aynı zamanda toplam tutarı 200 milyar lirayı aşan 227 yatırım, eser ve hizmetin de toplu açılışını yapıyoruz... Partimizin il başkanları toplantısında da söyledim: Türkiye’nin aydınlık yarınlara güvenle yürüyebilmesi için güçlü bir AK Parti’ye ve güçlü bir Cumhur İttifakı’na ihtiyacı var.

Bölgemizde kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu hepimiz görüyoruz

Vatandaşlarımızla birlikte Suriye, Filistin, Irak başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin bize ihtiyacı var. Bölgemizde kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu hepimiz görüyoruz.

Müslüman kanından beslenenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler büyük bir mesai içindeler. Aramıza fitne sokmaya çalışanların, etnik köken, mezhep ve inanç üzerinden bizi bölmeye çalışanların kimler olduğunu hepimiz biliyoruz. Onun için kan ve kaos tüccarlarının tuzaklarına karşı çok dikkatli olacağız.

Terörsüz Türkiye’den sonra, terörün karanlık gölgesinin tamamen ortadan kalktığı terörsüz bir bölgeye de hep birlikte kavuşacağız. Yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin inşasını kimse engelleyemeyecek.

Unutmayın; Hazreti Hızır Türbesi de bizimdir, Habib-i Neccar Camii de bizimdir, Hazreti Musa ağacı da Beyazıt-ı Bestami Türbesi de Ulu Cami de bizimdir.

Türk’üyle, Arap’ıyla, Kürt’üyle, Türkmen’iyle; Sünni’siyle, Alevi’siyle, Nusayri’siyle hepimiz biriz, beraberiz. Bu toprakların bin yıllık sakinleriyiz. İnşallah daha nice asırlar boyunca barış içinde, huzur içinde, kardeşlik hukukuyla yaşamaya devam edeceğiz...’’
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-anahtar-teslimi-ve-kura-cekme-toreni-cumhurbaskani-erdogan-katilimiyla-gerceklesti-6620.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-anahtar-teslimi-ve-kura-cekme-toreni-cumhurbaskani-erdogan-katilimiyla-gerceklesti-6620.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-anahtar-teslimi-ve-kura-cekme-toreni-cumhurbaskani-erdogan-katilimiyla-gerceklesti-6620-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-anahtar-teslimi-ve-kura-cekme-toreni-cumhurbaskani-erdogan-katilimiyla-gerceklesti-6620.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-anahtar-teslimi-ve-kura-cekme-toreni-cumhurbaskani-erdogan-katilimiyla-gerceklesti/32257/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 23:00:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da bulunan dünyanın ilk mağara kilisesi olan St. Pierre'de Noel ayini yapıldı</title>
			<description><![CDATA[Hatay’ın Antakya ilçesinde bulunan ve dünyanın ilk mağara kilisesi olma özelliğini taşıyan St. Pierre Kilisesi’nde Noel ayini düzenlendi. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen ayinde Hristiyanlar dua edip ilahiler söyledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN 

Hatay’ın Antakya ilçesinde, dünyanın ilk mağara kilisesi olarak kabul edilen St. Pierre Kilisesi’nde Noel ayini düzenlendi. 6 Şubat depremlerinde kiliseleri yıkılan Antakya Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı, geleneksel ayini bu tarihi mekânda gerçekleştirdi. Yoğun güvenlik önlemleri altında yapılan ayinde dualar edilip ilahiler söylendi, barış ve yeni yıl dilekleri paylaşıldı. Ayin sonrası yılbaşı pastası kesildi.

"Bir Müslüman olarak Antakya’nın kardeşlik ve medeniyet kültürüyle büyüdüm"

Müslüman bir yurttaş olan Cafer Yaylacı, şehrin simge mekanlarından biri olan St. Pierre Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılarak Hristiyan dostlarını yalnız bırakmadı. Deprem öncesinde Saray Caddesi’nde bulunan ve felakette yıkılan Ortodoks Kilisesi’ndeki etkinliklere de sık sık katıldığını belirten Yaylacı, Antakya’nın bir "hoşgörü şehri" olduğunun altını çizdi. ​İlk kez St. Pierre Kilisesi’nde bir ayine katıldığını ifade eden Yaylacı, katılım amacını şu sözlerle özetledi:

"Bir Müslüman olarak Antakya’nın kardeşlik ve medeniyet kültürüyle büyüdüm. İçeride ayinde olan birçok Hristiyan arkadaşım var. Hem onların manevi ortamına destek olmak hem de deprem sonrası büyük yıkım yaşayan şehrimizin ortak ruhuna sahip çıkmak için buraya geldim. Antakya çok köklü bir tarihe sahip. Müslümanlar olarak St. Pierre Kilisesi’nin dünya mirasındaki önemini çok iyi biliyoruz ve kavrıyoruz."


Dünyanın ilk mağara kilisesi

Hristiyanlar için önemli bir anlamı olan Saint Pierre Kilisesi, Antakya'da Habib-i Neccar Dağı'nın yakınlarında yer alıyor. Doğal bir mağara olan alan yapılan eklemelerle kiliseye dönüştürüldü. Hristiyanlar tarafından, Hz. İsa'nın 12 havarisinden biri Aziz (Petrus) Pierre'nin ilk vaaz verdiği ve "Elçilerin İşleri" kitabında belirtildiğine göre, cemaatin ilk kez bu kilisede "Hristiyan" adını aldığı söyleniyor ve inanılıyor. İlklerin yaşandığı kilise bu sebeplerden dolayı da Hristiyanlığın ilk kilisesi olarak biliniyor. İlk kilisenin tam tarihi belli değil, fakat yapılan arkeolojik çalışmalardan elde edilen bilgiyle kilisenin, yaklaşık milattan sonra 38-40 civarından beri var olduğu biliniyor. Kilisede dağa açılan bir tüneli ise zamanında burada toplanan Hristiyanların, baskınlar sırasında kaçmak amacıyla yaptığı düşünülüyor. Kayalardan sızarak yalakta toplanan su ise vaftiz törenlerinde kullanılıyor. Tarihi köklere dayanan kilise, şimdilerde bir müze haline geldi. Valiliğin izni ve Müze Müdürlüğü'nün denetiminde hala ayinlere devam ediliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-bulunan-dunyanin-ilk-magara-kilisesi-olan-st-pierre-de-noel-ayini-yapildi-3306.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-bulunan-dunyanin-ilk-magara-kilisesi-olan-st-pierre-de-noel-ayini-yapildi-3306.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-bulunan-dunyanin-ilk-magara-kilisesi-olan-st-pierre-de-noel-ayini-yapildi-3306-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-bulunan-dunyanin-ilk-magara-kilisesi-olan-st-pierre-de-noel-ayini-yapildi-3306.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-bulunan-dunyanin-ilk-magara-kilisesi-olan-st-pierre-de-noel-ayini-yapildi/32195/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 01:34:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da öğrenciler çamurlu yolda okula gidiyor: Hızlıca önlem alınıp buranın asfaltlanmasını istiyoruz</title>
			<description><![CDATA[Hatay’ın Defne ilçesine bağlı Çekmece Mahallesi’nde bulunan Gazi Ortaokulu ile Cengiz Topel İlkokulu, okul çevresindeki şantiye alanının ortasında kalınca öğrenciler her gün çamur ve iş makineleri arasından okula gitmek zorunda kalıyor. Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, "Biz bir ay önce olacaklara dikkat çekmiştik ve maalesef aradan bir ay süre geçmiş olmasına rağmen önlem alınmadığını görüyoruz" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

6 Şubat 2023 yılında peş peşe meydana gelen depremlerde ağır hasar alan Hatay'da altyapı, üstyapı, eğitim, sağlık ve ekonomik sorunlar devam ediyor. Hatay'a bağlı Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde bulunan Gazi Ortaokulu ile Cengiz Topel İlkokulu, okul çevresindeki şantiye alanının ortasında kaldı. Sürdürülen çalışmalar nedeniyle öğrenciler her gün çamur ve iş makineleri arasından okula gitmek zorunda kalıyor. Veliler ve öğrencilerin çamurun içine bata bata yürüdüğü bu yolu bir ay önce gündeme getirilmiş, sorunun çözümü için çağrıda bulunulmuştu fakat aradan geçen bir aya rağmen sorunlar devam ediyor.

Bunun üzerine velilerden bir kez daha yetkililere çağrı geldi. Çocuğunu okuldan almaya gelen bir veli tepkisini şu cümlerlerle dile getirdi:

"Göründüğü gibi durumlar iç açıcı değil. Buranın yapılması gerekiyor bir an önce. Çocukları tek başına okula gönderemiyoruz. Çocuklar da zaten hemen arkada duruyorlar. Okul müdürlerine söyledik ama yarı yolu yaptılar, öbür tarafı yaptılar. Bu yolu bitiremediler henüz." 

Çocuğunu almaya gelen başka bir veli ise "Yollar çok çamurlu. Çocuklar yolda heder oluyor. Biz yeni geldik, öncesini bilmiyorum ama bir aydır buradayız. Bir aydır çekiyoruz bunu. Yollar berbat" dedi.

Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Tıraş: "Okul yolu değil, yolun kullanılmayan kısmı asfaltlandı"

Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş ise yaptığı açıklamada şunları kaydetti: 

"Aslında çok bir şey söylemeye gerek yok ortada. Biz en son bir ay önce olacaklara dikkat çekmiştik ve maalesef aradan bir ay süre geçmiş olmasına rağmen önlem alınmadığını görüyoruz. Yağmurlar yeni başladı ve bu tablonun daha da kötüleşeceğini görüyoruz. Okul yolunun bu halde olması çocukların okula gelip giderken çok zor anlar yaşamasına vesile oluyor. Aynı zamanda çocukların okula olan sevgi ve ilgisini azaltıyor. Hızlıca önlem alınıp buranın asfaltlanmasını istiyoruz. Önümüz kış ve daha çok yağmur yağacağını hepimiz biliyoruz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-ogrenciler-camurlu-yolda-okula-gidiyor-hizlica-onlem-alinip-buranin-asfaltlanmasini-istiyoruz-7332.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-ogrenciler-camurlu-yolda-okula-gidiyor-hizlica-onlem-alinip-buranin-asfaltlanmasini-istiyoruz-7332.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-ogrenciler-camurlu-yolda-okula-gidiyor-hizlica-onlem-alinip-buranin-asfaltlanmasini-istiyoruz-7332-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/hatay-da-ogrenciler-camurlu-yolda-okula-gidiyor-hizlica-onlem-alinip-buranin-asfaltlanmasini-istiyoruz-7332.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-ogrenciler-camurlu-yolda-okula-gidiyor-hizlica-onlem-alinip-buranin-asfaltlanmasini-istiyoruz/31630/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 18:41:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan öğrenci yurdu soruşturması "müteahhit öldü" gerekçesiyle kapatıldı, aileler karara itiraz etti</title>
			<description><![CDATA[İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve öğrenci yurdunun da bulunduğu Büyük Çarşı İş Hanı'yla ilgili soruşturmada, binanın müteahhidinin hayatını kaybettiği gerekçesiyle, depremin üzerinden 1000 gün geçtikten sonra "kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet OFLAZ

Hatay'ın İskenderun ilçesi Kurtuluş Mahallesi'nde, 6 Şubat depremlerinde, içinde Özel İskenderun Yüksek Öğrenim Erkek Öğrenci Yurdu'nu da barındıran Büyük Çarşı İş Hanı'nın yıkılması sonucu, üniversite öğrencilerinin de arasında bulunduğu 16 kişi yaşamını yitirdi.

Konya Teknik Üniversitesi akademisyenlerince hazırlanan bilirkişi raporunda, "binada kullanılan betonun dayanımının yetersiz olduğu, agregada kırmataş kullanılmadığı ve yapının alüvyon zemin üzerine inşa edilmesinin temel sorunlar arasında yer aldığı" belirtildi. Raporda ayrıca zemin kattaki (asma kat) kısa kolonların yatay yük dağılımını düzensizleştirdiği, zemin kat rijitliğinin üst katlara göre düşük olduğu ifade edildi.

Zemin etüdü ile mimari, statik, elektrik ve sıhhi tesisat projeleri bulunmayan yapının ruhsat ve iskan süreçlerinde, proje müellifleri, fenni mesuller ve ilgili belediye tarafından yapılan kontrollerin düzensiz ve yetersiz olduğu değerlendirildi.

Binanın yapım ve iş bitimi aşamalarında ise 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uyulmadığı kaydedilen raporda, müteahhit Nafiz Soyer'in asli kusurlu olduğu, "fenni mesul ile statik proje sorumlusu ve Belediye Yapı Kontrol birimindeki kişilerin ise ilgili proje ve belgeler dosyada bulunmadığı için tespit edilemediği" belirtildi.

Depremden 1000 gün sonra "kovuşturmaya yer yok" kararı

ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma, depremin üzerinden 1000 gün geçtikten sonra "kovuşturmaya yer olmadığı" kararıyla sonuçlandırıldı. Başsavcılık, yapı müteahhidi Recep Nafiz Soyer'in 1986'da hayatını kaybettiğinin tespit edilmesi nedeniyle, hakkında kamu davası açılamayacağı gerekçesiyle bu kararı aldı.

Özel İskenderun Yüksek Öğrenim Erkek Öğrenci Yurdu'nda 19 yaşındaki oğlunu kaybeden Arzu Yaşar, avukatı İsmail Cihan Tuğcu aracılığıyla İskenderun Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurarak, verilen "kovuşturmaya yer olmadığı" kararına itiraz etti.

İtiraz dilekçesinde, yapının fenni mesul ve teknik uygulama sorumlusunun, statik ve mimari proje müelliflerinin, 30 Mart 1976 tarihli yapı ruhsatı ile 1983–1991 yılları arasında düzenlenen yapı kullanma izin belgeleri süreçlerinde görev alan İskenderun Belediyesi Yapı Kontrol Birimi çalışanları ile diğer ilgili kamu görevlilerinin tespit edilerek, soruşturmanın bu kişiler yönünden sürdürülmesi talep edildi.

Dilekçede, soruşturmanın eksik yürütüldüğü, sorumluluk zincirinin diğer halkalarının göz ardı edildiği; belediye görevlilerinin denetim ve ruhsatlandırma yükümlülüğünü ihlal ettiği; fenni mesul ile proje müelliflerinin sorumluluğunun araştırılmadığı ve Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca yaşam hakkı ile etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiği savunuldu.

"'Müteahhit ölmüş' gerekçesiyle tüm dosyanın kapatılması eksikliktir"

Dilekçede, şu ifadelere yer verildi:

"Şüpheli müteahhidin ölmüş olması, diğer sorumlular yönünden soruşturmanın genişletilmesini engellemeyecektir. Şöyle ki, savcılık makamı, dosyada asli kusurlu bulunan yapı müteahhidi Nafiz Soyer'in 1986 yılında öldüğünü tespit etmiş ve yalnızca bu nedenle soruşturmayı kapatmıştır. Oysa ki dosyada bulunan Konya Teknik Üniversitesi 18 Temmuz 2025 tarihli bilirkişi raporu, binanın yıkılmasına ilişkin çok sayıda ağır yapım kusuru ve denetim eksikliği ortaya koymuştur. Bilirkişi heyeti, fenni mesulün, statik proje sorumlusunun, belediye denetim birimlerinin, yapı kontrol görevlilerinin, projeleri onaylayan/tescil eden kamu görevlilerinin, inşai süreci izlemekle yükümlü diğer teknik personelin dosyadaki evrak eksikliği nedeniyle belirlenemediğini, ancak bu kişilerin sorumlu olabileceğini açıkça belirtmiştir. Bu durumda, savcılığın yalnızca 'müteahhit ölmüş' gerekçesiyle tüm dosyayı kapatması eksik soruşturma niteliğindedir.

Mevcut soruşturmada, 16 insanın ölümüne neden olan bir facianın sorumluluğu, sadece yıllar önce vefat etmiş bir kişiye yüklenerek dosyanın kapatılması, tam da Anayasa Mahkemesi'nin işaret ettiği 'cezasızlık' sonucunu doğurmaktadır. Kamu görevlilerinin ve diğer teknik sorumluların açık ihmallerinin soruşturulmaması, yaşam hakkının usul boyutunun ağır bir ihlalidir. Etkili bir soruşturma, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluluk zincirindeki her bir halkanın tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını gerektirir. Verilen KYOK kararı bu ilkeye temelden aykırıdır."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-ogrenci-yurdu-sorusturmasi-muteahhit-oldu-gerekcesiyle-kapatildi-aileler-karara-itiraz-etti-9106.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-ogrenci-yurdu-sorusturmasi-muteahhit-oldu-gerekcesiyle-kapatildi-aileler-karara-itiraz-etti-9106.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-ogrenci-yurdu-sorusturmasi-muteahhit-oldu-gerekcesiyle-kapatildi-aileler-karara-itiraz-etti-9106-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-ogrenci-yurdu-sorusturmasi-muteahhit-oldu-gerekcesiyle-kapatildi-aileler-karara-itiraz-etti-9106.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-ogrenci-yurdu-sorusturmasi-muteahhit-oldu-gerekcesiyle-kapatildi-aileler-karara-itiraz-etti/31465/</link>
			<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:59:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da TOKİ işçileri, temel ihtiyaçlarının karşılanmaması üzerine iş bıraktı</title>
			<description><![CDATA[Hatay'ın Defne ilçesi Toygarlı Mahallesi'ndeki TOKİ şantiyesinde çalışan inşaat işçileri, temel ihtiyaçlarının karşılanmaması üzerine iş bırakma eylemi yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - Hatay'ın Defne ilçesi Toygarlı Mahallesi'ndeki TOKİ şantiyesinde çalışan inşaat işçileri, temel ihtiyaçlarının karşılanmaması üzerine iş bırakma eylemi yaptı.

Şantiyede beş gündür sıcak su olmadığını, yemeklerin yetersiz ve kalitesiz olduğunu, sürekli elektrik kesintileri yaşandığını belirten işçiler, sabah saatlerinde ateş yakarak sorunlarının giderilmesini talep etti. İşçiler, sorunlarını yetkililere defalarca iletmelerine rağmen çözüm bulamadıklarını ifade etti.

"Beş gündür su yok, yemekler kötü"

Konuya ilişkin açıklama yapan Dev Yapı İş Kule ve Vinç Operatörleri Temsilcisi Tarık Işık, ana firma İntes'e bağlı işçilerin kaldığı kamp alanında beş gündür sıcak suyun bulunmadığını, sürekli elektrik kesintileri yaşandığını, lavaboların temizlenmediğini ve yemeklerin kötü olduğunu söyledi. Işık, bu nedenlerle işçilerin iş bırakma eylemi yaptığını belirtti.

"TOKİ firmaya ödeme yapmıyor, eylemler artacak"

Sendika temsilcisi Işık, TOKİ şantiyelerinde sık sık ücret alamama veya çalışma koşulları nedeniyle eylemler düzenlendiğini dile getirerek, önümüzdeki süreçte bu durumun artabileceğini kaydetti.

Işık, "Birçok ana firma TOKİ'den ödeme alamadığı için taşerona ücret ödeyemiyor. Parasını alamayan işçiler eylem yapıyor ve vinçlere çıkıyor. İşçilerin kaldığı kamp alanları insani koşullardan uzak durumda. Bu koşulların bir an önce düzeltilmesini talep ediyoruz" dedi.

 
]]></content:encoded>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-toki-iscileri-temel-ihtiyaclarinin-karsilanmamasi-uzerine-is-birakti/31242/</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 14:09:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da maaşını alamayan iki işçi kule vince çıktı: Aylardır bizi oyalıyorlar, paramızı vermediler</title>
			<description><![CDATA[Hatay'ın Defne ilçesi Çekmece Mahallesi'nde, aylardır maaşlarını alamadıklarını söyleyen iki işçi kule vincine çıktı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Burcu Özkaya GÜNAYDIN 

(HATAY)- Sahte dekontla dolandırıldığını belirten işçi Zaur Aslonov, "Bana bir şey olursa sorumlusu Akyol şirketidir." derken, İş Makinesi Operatörleri Sendikası Başkanı Ahmet Sert ise "Türkiye genelinde yaşanan kayıp-kaçak, sosyal hakların verilmemesi ve çalışan arkadaşların sigorta primlerinin asgari düzeyde bildirilmesi; çalışma sürecinde, ileride hak edilen işsizlik maaşının ödenmesinde, mevcut hakların hesaplanmasında ve emeklilik döneminde alınacak maaşın belirlenmesinde olumsuz etki yaratacaktır. Bu sorunlar ilgili kurumlar tarafından dikkate alınmalı, gerekli uygulama ve denetimler yapılmalıdır." dedi.


Defne ilçesi Çekmece Mahallesi'nde, ana firması En-Sa, taşeron firması ise Akyol olan bir şantiyede çalışan Azerbaycanlı kule vinç operatörü Zaur Aslanov ile Akın Talaz adlı işçiler, sabah saatlerinde kule vincine çıkarak eylem yaptı. Aylardır ücretlerinin yatırılmadığını söyleyen işçiler, maaşları yatana kadar inmeyeceklerini belirtti.


Kule vinçten eylemi sırasında açıklama yapan Azerbaycanlı işçi Zaur Aslanov, iki buçuk aydır oturum izni olmadan çalıştırıldığını, aylardır da işveren firma tarafından oyalandığını vurgulayarak şöyle konuştu: 

"Azerbaycanlıyım, şu anda Hatay Antakya'dayım. Beş ay önce Malatya'da çalıştım. Adamlar benim paramı vermedi. Beni Hatay'a çağırdılar, sana 'oturum, iş izni de çıkaracağız' dediler. İki buçuk aydır buradayım ne iş izni çıkardılar ne paramı verdiler. İki buçuk aydır burada oyaladılar, üç aydır da Azerbaycan'da oyalıyorlar. Bana sahte dekont atarak 'paranı yatırdık' dediler. Adamlar 'yarına sorunu çözeceğiz' dedi ama hala bana para vermedi. Toplamda 502 bin TL alacağım var. Bana aşağıdan bağırıyorlar tehdit ediyorlar. Benim canıma bir şey olsa sorumlusu Akyol inşaattır."

İşçilerin eylemine yönelik değerlendirme yapan İş Makinesi Operatörleri Sendika Başkanı Ahmet Sert şöyle konuştu:

"Arkadaşımıza geçmiş tarihlerde birkaç defa maaş ödenmesi yapılıyor. Bunların hepsi ilk maaş ödemesi kayıt dışı şeklinde bir başka arkadaşın hesabına, oradan da elden ödeniyor. Operatör olarak aylık 300 bin TL'ye anlaştığı halde, resmiyette bildirilen Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) asgari ücret tutarında bir beyan yapılıyor. Dolayısıyla daha sonra ödenen 266 bin TL ve dün ödenen 80 bin TL arkadaşımızın alacağını hak edişine istinaden ödenen rakamların banka ödeme dekontlarına borç olarak yazılıyor. Genelde böyle bir uygulama söz konusu. Burada borç yazmayla, bu dekonttaki kayıtlarla, bilgilerle ödenen hak ediş, emeğinin karşılığı alan arkadaşlarımıza devamında ilgili yasa kanunu çerçevesinde icra ve haciz işlemleri uygulanarak ilgili parayı geri alma durumu söz konusu. Bunun örnekleri var.

"24 saat boyunca yukarıda olduğu halde yemek, su gibi yaşamsal ihtiyaçlar ulaştırılmadı"

Sabah saatlerinde görüşmeler yapıldı, müzakereler yapıldı işverenle bir noktada anlaşıldı. Arkadaşımız fedakarlık yaptı. Arkadaşımız yaklaşık 24 saat boyunca yukarıda olduğu halde yemek, su gibi yaşamsal ihtiyaçlar ulaştırılmadı. Bunu şantiyedeki iş sağlığı ve güvenliği birimlerinin müsaade etmediğini emniyet birimlerinden öğrendik. Arkadaşımız emniyet birimlerindeki sağlık kontrolünden sonra şu an karakolda ifadesini veriyor.

"Sorunlar ilgili kurumlar tarafından dikkate alınmalı, gerekli uygulama ve denetimler yapılmalı"

Türkiye genelinde yaşanan kayıp-kaçak, sosyal hakların verilmemesi ve çalışan arkadaşların sigorta primlerinin asgari düzeyde bildirilmesi; çalışma sürecinde, ileride hak edilen işsizlik maaşının ödenmesinde, mevcut hakların hesaplanmasında ve emeklilik döneminde alınacak maaşın belirlenmesinde olumsuz etki yaratacaktır. Bu sorunlar ilgili kurumlar tarafından dikkate alınmalı, gerekli uygulama ve denetimler yapılmalıdır."

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/hatayda-maasini-alamayan-iki-isci-kule-vince-cikti-aylardir-bizi-oyaliyorlar-paramizi-vermediler-68a5ff0e-564-7857.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/hatayda-maasini-alamayan-iki-isci-kule-vince-cikti-aylardir-bizi-oyaliyorlar-paramizi-vermediler-68a5ff0e-564-7857.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/hatayda-maasini-alamayan-iki-isci-kule-vince-cikti-aylardir-bizi-oyaliyorlar-paramizi-vermediler-68a5ff0e-564-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/hatayda-maasini-alamayan-iki-isci-kule-vince-cikti-aylardir-bizi-oyaliyorlar-paramizi-vermediler-68a5ff0e-564-7857.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-maasini-alamayan-iki-isci-kule-vince-cikti-aylardir-bizi-oyaliyorlar-paramizi-vermediler/30934/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 00:50:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Elit Apartmanı davasında müşteki avukatı Kızıltepe: Adalet sürüncemede bırakılıyor</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 88 kişinin hayatını kaybettiği Elit Apartmanı davasına hiçbir sanık katılmadı. Müşteki avukatı Şahnur Kızıltepe, birinci bilirkişi raporunda sanıkların "asli kusurlu" olduklarının ortaya çıktığını, kendileri için bu raporun yeterli ve bağlayıcı olduğunu, ancak yapılan itirazlarla ikinci bilirkişi raporu talebiyle dosyanın sürüncemede bırakılmaya çalışıldığını belirtti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi'nde yıkılan Elit Apartmanı'nda 88 kişi yaşamını yitirdi. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Mithat Tümyürek, yapı sahibi Akil İnan, yapı denetim sorumlusu Gökhan Tutar, statik proje müellifi Mehmet Yılmaz, müteahhit firma yetkilisi Bilal Alkanlı, şantiye şefi Burak K. ile proje ve uygulama denetçisi Mustafa K. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan dava açtı. 

Tutuklu sanığın bulunmadığı Elit Apartmanı davasının altıncı duruşması, Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sanıklar ve sanık avukatlarının katılmadığı duruşmada müştekiler ve müşteki avukatları hazır bulundu.

Duruşma 3 Mart'a ertelendi

Müşteki avukatlarının sanıklar hakkında tutuklama talebi reddedildi. Mahkeme heyeti, sanıklar hakkında adli kontrole devam kararı vererek bir sonraki duruşmayı 3 Mart'a erteledi.

"Adalet sürüncemede bırakılıyor"

Müşteki avukatı Şahnur Kızıltepe, duruşmayı ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Kızıltepe, birinci bilirkişi raporunda sanıkların "asli kusurlu" olduklarının ortaya çıktığını, kendileri için bu raporun yeterli ve bağlayıcı olduğunu, fakat yapılan itirazlarla ikinci bilirkişi raporu talebiyle dosyanın sürüncemede bırakılmaya çalışıldığını belirtti.

Yapı Denetim Firması sorumlusu sanık Gökhan Tutar'ın evraklardaki imzaların kendisine ait olmadığı iddiası üzerine belediyeden imza örneklerinin gelmesinin bekleneceğini, ardından yeni bilirkişi raporu talep edileceğini kaydeden Kızıltepe, adaletin sürüncemede bırakıldığını vurguladı.

"Adalet yavaş ilerliyor, daha net tavır ortaya koyacağız"

Binada iki kızı ve eşini kaybeden Mümtaz Gövce, bu zamana kadar adalete olan güvenlerini kaybetmediklerini, ancak adalet sisteminin yavaş ilerlemesinden dolayı bir sonraki duruşmada aileler olarak daha net bir tutum ortaya koyacaklarını kaydetti.

Ne olmuştu?

2019 yılında 7 katlı olarak yapımı tamamlanan Elit Apartmanı'nın daha sonra zeminde yapılan asma kat nedeniyle 8 kata çıkarıldı. Zemin ve asma katın iş yeri, üstteki 6 katın ise mesken olarak kullanıldığı kaydedilen bilirkişi raporunda, zeminde bulunan iş yerlerinin kullanım alanını artırmak amacıyla asma kat yaptırıldığı belirtildi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, binanın statik proje içeriğinin yeterli ve uyumlu olmadığı, temel donatı alanı yetersizliği ve temel zemin emniyet gerilmesi yetersizliği bulunduğu, proje aşamasında yapılan bu eksikliklerden yapı denetim firması yetkilileri ve yapı denetim firmasında görevli statik proje denetçileri ile belediyenin proje kontrolünden sorumlu kişilerin kusurlu olduğu aktarıldı.

Binanın yapım aşamasında donatı detaylandırması yetersizliğinin olduğu, inşa aşamasındaki bu eksiklikten ise binanın kaba inşasının tamamlamasından sorumlu olan müteahhit Mithat Tümyürek'in asli kusurlu olduğu kaydedildi. Müteahhit Tümyürek, temmuz ayında görülen duruşmada kaçak asma kattan dolayı mühürlenen binanın mührünün kaldırılması için belediyenin çorba evine 140 bin TL bağış yaptığını açıklamıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-elit-apartmani-davasinda-musteki-avukati-kiziltepe-adalet-suruncemede-birakiliyor-bb02b303-506-9453.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-elit-apartmani-davasinda-musteki-avukati-kiziltepe-adalet-suruncemede-birakiliyor-bb02b303-506-9453.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-elit-apartmani-davasinda-musteki-avukati-kiziltepe-adalet-suruncemede-birakiliyor-bb02b303-506-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-elit-apartmani-davasinda-musteki-avukati-kiziltepe-adalet-suruncemede-birakiliyor-bb02b303-506-9453.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-elit-apartmani-davasinda-musteki-avukati-kiziltepe-adalet-suruncemede-birakiliyor/30931/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 00:43:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremin üçüncü yılına yaklaşırken Hatay'da sorunlar sürüyor</title>
			<description><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin üzerinden bin günü aşkın zaman geçerken kentte altyapıdan eğitim hizmetlerine kadar çözüm bekleyen birçok sorun bulunuyor. Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, süregelen sorunları anlatırken, "Depremden en çok etkilenen il olmasına rağmen 'Hatay şaha kalktı' şeklinde bir siyasi algı yönetimi yapılıyor. Hatay sadece Atatürk Caddesi'nden ibaret değil, bir alt ve üst caddede sorunlar devam ediyor" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - 6 Şubat 2023'teki depremlerin üzerinden binden fazla gün geçti. Depremlerde büyük yara alan Hatay'da eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşımdan temiz hava ve suya kadar birçok konu hala çözüm bekliyor.

Kentteki en aktif meslek örgütlerinden Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Eğitim Sen yetkilileri, kentin içinde bulunduğu duruma ilişkin ANKA Haber Ajansı'na açıklama yaptı.

Meslek örgütü temsilcileri, geçtiğimiz haftalarda Atatürk Caddesi'nin bir bölümünde biten evlerin ışıklandırılarak, sosyal medyada "Hatay'da her şey yolunda" algısı oluşturulmaya çalışıldığını dile getirdi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yönetim Kurulu Üyesi Doktor Ali Kanatlı, "Devletin deprem bölgesine özür borcu var" dedi.

Antakya'da devam eden barınma, elektik, su, yol, internet ve çevre kirliliği sorunlarının doğrudan ya da dolaylı olarak ilçede yaşanan kişilerin sağlığına yansıdığını belirten Kanatlı, depremin bininci gününde dahi altyapının bozuk olmasının, sağlığın da bozuk olduğu anlamına geldiğini ifade etti.

"Tozun etkisiyle hastalıklar arttı"

Kanatlı, Hatay'da sağlık emekçilerinin, Antalya ve İstanbul gibi asgari koşulların sağlandığı yerlerde çalışmak yerine, tüm zorluklara ve hatta maaşlarından kesintilere karşın görevlerine devam ettiklerini söyledi.

Normalde 2-3 hekim ya da hemşirenin yapması gereken işi, üç yıldır tek başlarına yapmak zorunda kaldıklarını vurgulayan Kanatlı, şu ifadeleri kullandı:

"TTB Hatay Tabip Odası Temiz Hava Platformu tarafından yapılan ölçümlere göre ilçede gözle görülen toz, direkt olarak insan sağlığına zarar veriyor. Tozun etkisiyle alerjik hastalıklar, deri hastalıkları, astım, KOAH, inme ve kalp krizi vakaları arttı. Tozun beyne geçerek Alzheimer ve demans gibi hastalıklara neden olduğunu biliyoruz. Son 3-4 aydır iyileşmeyen, inatçı öksürükler yaygınlaştı. Bize, birinci basamağa geliyor, ikinci basamak hastaneye gidiyor, üniversite hastanesine gidiyor, 'Öksürük düzelmedi' diyor. Biz bu öksürüğü nasıl düzeltelim?"

"Yüz bin kişi aile hekimi bulamıyor"

Hatay'da yüz bin kişinin aile hekimine erişmekte sorun yaşadığını belirten Ali Kanatlı, "Önüne gelen aile sağlık merkezine giriyor, işlemi yapılamıyor. Siz bu hastaların çektiği sıkıntıyı görmezden geleceksiniz, sadece yolu göstereceksiniz. Bir yıl önce çıkan evler henüz bitmedi, eksiklikler var. TOKİ'ye yerleşenler ise altyapı eksiklikleri nedeniyle mağdur olduğunu ifade ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı '450 bin konut yaptık' dediğinde buralara aile sağlık merkezi kurulmazsa, 2 milyon insanın sağlık hizmetine ulaşamayacağını söyledik, söylemeye de devam ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Devletin deprem bölgesine özür borcu var"

Kanatlı, "Antakya'da yalnızca bir caddenin ışıklandırılmış fotoğrafını paylaşarak 'reklam' yapmanın ve 'algı yaratmanın' halkın aklıyla dalga geçmek, yaşananları küçümsemek anlamına geldiğini" söyledi. Devletin halka özür borcu olduğunu söyleyen Kanatlı, esnafın kredi ödediği, psikolojik sorunların arttığı, okullaşmanın azaldığı, erken yaşta işçilik, evlilik, taciz, istismar ve bağımlılığın yaygınlaştığı bir ortamda, "bardağın dolu tarafından" bahsetmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Kanatlı, ayrıca Hatay'da "şirketlerin devletleştiğini", kentin artık bu şirketler tarafından yönetildiğini; toz, trafik karmaşası ve kazaların da bu nedenle arttığını kaydetti.

"Okul binaları çok yetersiz"

Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş da depremden bu yana yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu söyledi. Tıraş, eğitim ortamını olumsuz etkileyen toz, su ve elektrik kesintilerinin hala sürdüğünü belirterek, öğrencilerin sosyalleştiği okul binalarının fiziksel olarak yetersiz kaldığını vurguladı.

Defne'deki Selim Nevzat Şahin Anadolu Lisesi'nin hala İl Emniyet Müdürlüğü tarafından kullanılmasına tepki gösteren Tıraş, birçok yolun kapalı olması ve toplu ulaşımın yetersizliği nedeniyle ulaşım sorununun çok ciddi boyutlara ulaştığını, uzak okullara giden öğrencilerin büyük zorluk yaşadığını ifade etti. 

"Evler bitiyor ama mahallelerde okul yok"

Antakya ilçesinde 25'ten fazla okulun hâlâ konteynerde eğitim verdiğini belirten Tıraş, bunun büyük bir sorun olduğunu söyledi.

Defne ilçesinin depremden en çok etkilenen Elektrik ve Armutlu mahallelerinde okula erişim sorununun devam ettiğini sözlerine ekleyen Tıraş, "Elektrik Mahallesi'ndeki Cengiz Topel Okulu'nun ihale süreci bile başlamadı, bu nedenle öğrencilerin okula kavuşması yaklaşık dört yılı bulacak. Armutlu Mahallesi'nde ise planlamada okul yer almamasına defalarca tepki gösterdik ancak sonuç alınamadı" dedi.

"Hatay şaha kalktı diye algı yönetimi yapılıyor"

Tıraş, 33 aydır talep edilen ücretsiz ulaşım, bir öğün sağlıklı yemek ve su konularında somut bir adım atılmadığını, TOKİ tarafından yapılan okullarda yalnızca binaların tamamlandığını ancak altyapının eksik olduğunu anlattı.

Kış aylarının yaklaştığını hatırlatan Tıraş, "Hatay'ın depremden en çok etkilenen il olmasına rağmen 'Hatay şaha kalktı' şeklinde bir siyasi algı yönetimi yapılıyor. Çünkü Hatay sadece Atatürk Caddesi'nden ibaret değil, bir alt ve üst caddede sorunlar devam ediyor. 33 ayda gelinen nokta yeterli değil" diye konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremin-ucuncu-yilina-yaklasirken-hatayda-sorunlar-suruyor-8c00f9a5-de7-3982.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremin-ucuncu-yilina-yaklasirken-hatayda-sorunlar-suruyor-8c00f9a5-de7-3982.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremin-ucuncu-yilina-yaklasirken-hatayda-sorunlar-suruyor-8c00f9a5-de7-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremin-ucuncu-yilina-yaklasirken-hatayda-sorunlar-suruyor-8c00f9a5-de7-3982.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremin-ucuncu-yilina-yaklasirken-hatay-da-sorunlar-suruyor/30863/</link>
			<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 00:09:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan MCG Tower'a ilişkin davada, ilk kez hâkim karşısına çıkan İskenderun Belediyesi çalışanı hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 14 kişinin yaşamını yitirdiği MCG Tower davasında ilk kez hakim karşısına çıkan İskenderun Belediyesi'nde görev yapan inşaat mühendisi Tayfun Kaba, "Projede birçok aykırılık vardı. Bir kolonun çevresi tahrip edilmiş, zemin iyileştirmesi yapılmamış, temelde küçülme yapıldığını gördüm. On santim bile yer değişimi yapılamaz bu temelde 2-3 metre küçültme yapılmış" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın İskenderun ilçesindeki MCG Tower da depremde yıkıldı, 14 kişi yaşamını yitirdi.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın müteahhidi Muhammet Coşkun Gökkan, statik proje müellifi ve kaba inşaatı gerçekleştiren Mehmet Yılmazlar, şantiye şefi Şule Genç Özbay, mimari proje müellifi Meltem Yılanoğlu, jeolojik etüt müellifi Sefa Apak, jeofizik etüt müellifi Mehmet İnce, jeoteknik etüt müellifi Yıldıray Şengül, projelendirme ve yapım sürecinde denetim görevini üstlenen yapı denetim şirketi yetkilisi Sakin Karaömer, yapı denetim şirketi bünyesinde statik sorumlusu ve şirket yetkilisi Hikmet Nural, yapı denetim şirketinin mimari sorumlusu Hatice Sezer, ustabaşılar Abdulhamit Bostancı, Ali Cemil Arıcan ve firma sahibi Ferhat Sönmez hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle dava açtı. Öte yandan, İskenderun Belediyesi'nde görev yapan inşaat mühendisi Tayfun Kaba hakkında da aynı suçtan dava açıldı ve iki dosya birleştirildi. Dosyada tutuklu sanık bulunmuyor.

Dosya kapsamında iki defa bilirkişi raporu alındı, geçen celsede üçüncü kez bilirkişi raporu alınmasına karar verildi, ancak duruşmaya yetişmedi.

İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenler ile tutuksuz sanıklardan Yıldıray Şengül ve taraf avukatları katıldı. İskenderun Belediyesi'nde görev yapan inşaat mühendisi Tayfun Kaba ise ilk kez hâkim karşısına çıktı. Duruşmada, İskenderun Belediyesi'nde Ruhsat Birimi çalışanı Naim Meriç tanık olarak dinlendi.

Depremde anne ve babasını kaybeden Sümbültepe duruşma salonundan çıkarıldı

Sanık Tayfun Kaba, sözlerine depremde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek başlamak istedi. Ancak binada anne ve babasını kaybeden Süheyl Sümbültepe'nin Kaba'ya tepki göstermesi üzerine, mahkeme heyeti tarafından salondan çıkarıldı.

Kamu görevlisi Kaba: Projede birçok aykırılık vardı

İşinin, yapıların statik projelerini idari olarak incelemek olduğunu ve sahada değil masa başında görev yaptığını vurgulayan Kaba, "Projede akslar kontrol edilir, statik yönden mevzuata uygunluğa bakılır" dedi.

Kaba, dosyaya sanık olarak girdikten sonra inceleme yaptığını belirterek, "Projede birçok aykırılık vardı. Bir kolonun çevresi tahrip edilmişti. Zemin iyileştirmesi yapılmamış, temelde küçültme yapılmış. 10 santimetre bile yer değişimi yapılamazken, bu temelde 2-3 metre küçültme yapılmış. Belediyenin temel altı denetimi yok; ona yapı denetim bakar" diye konuştu.

Sanık Yıldıray Şengül'ün talebi üzerine, tanık olarak duruşmaya gelen İskenderun Belediyesi Ruhsat Birimi çalışanı Naim Meriç, "MCG Tower'da ben işlem yapmadım. Ancak projede aykırılıklar olduğunu ve kullanım izni verilmediğini biliyorum. Başka bir detay bilmiyorum" dedi.

Sanık Yıldıray Şengül ise savunmasında, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.

Duruşma 25 Şubat'a ertelendi

Mahkeme heyeti, hakkında adli kontrol tedbiri bulunan sanıkların adli kontrolünün devamına karar verdi. Sanık Tayfun Kaba hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Depremde anne ve babasını kaybeden Süheyl Sümbültepe'nin duruşmalara katılmamasına hükmedildi. Bir sonraki duruşma 25 Şubat 2026 tarihine ertelendi.

Müşteki avukatından "olası kast" vurgusu

Mahkeme çıkışı açıklama yapan müşteki avukat Barış Karahan, birleşen dosya ile ilgili olarak Tayfun Kaba'nın çok çarpıcı açıklamalarda bulunduğunu belirtti. Zemin yapısına dair onaylanan projenin fiiliyatta uygulanmadığını açıkladığına dikkat çeken Karahan, şunları kaydetti:

"Biz en baştan beri müşteki vekilleri olarak hep altını çizdiğimiz önemli bir husus vardı. Biz de mevcut projenin fiiliyatta sunulan proje olmadığını hep söyledik. Burada bu şu anlama gelmemektedir; Tayfun Kaba'nın da herhangi bir suçu yoktur anlamına gelmemekle birlikte bu celse yıkılan yapının ucube bir hale getirildiğini, bilimle hiçbir alakası olmadığı resmi olarak görevli bir kişi tarafından belirtildi. Biz en başından beri buradaki sanıkların fiiliyattaki suçlarının taksirde değil 'olası kast'tan kaynaklandığını söyledik; sonucu görerek, olursa olsun niyetiyle inşaata devam edilmiş. Biz ısrarla mahkemenin 'olası kast' yönünden değerlendirme yapmasını yenileyeceğiz. Bugün üzücü gelişme ise biz olası kastla yargılama sanıkların tutuklanmasını talep ederken bugün sanıkların bundan sonraki duruşmalarda uzunca süre duruşmadan vareste tutulmasına karar verildi. Biz her zaman işin takipçisi olacağız."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-mcg-towera-iliskin-davada-ilk-kez-hkim-karsisina-cikan-iskenderun-belediyesi-calisani-hakkinda-yurt-disi-cikis-yasagi-karari-verildi-bb609826-2b1-507.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-mcg-towera-iliskin-davada-ilk-kez-hkim-karsisina-cikan-iskenderun-belediyesi-calisani-hakkinda-yurt-disi-cikis-yasagi-karari-verildi-bb609826-2b1-507.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-mcg-towera-iliskin-davada-ilk-kez-hkim-karsisina-cikan-iskenderun-belediyesi-calisani-hakkinda-yurt-disi-cikis-yasagi-karari-verildi-bb609826-2b1-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/11/depremde-yikilan-mcg-towera-iliskin-davada-ilk-kez-hkim-karsisina-cikan-iskenderun-belediyesi-calisani-hakkinda-yurt-disi-cikis-yasagi-karari-verildi-bb609826-2b1-507.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-mcg-tower-a-iliskin-davada-ilk-kez-h-kim-karsisina-cikan-iskenderun-belediyesi-calisani-hakkinda-yurt-disi-cikis-yasagi-karari-verildi/30552/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 23:40:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da öğrenciler çamurlu yolda düşe kalka okula gidiyor: "Artık yeter, sesimizi duyun"</title>
			<description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde yıkılan Hatay'da okulların bazıları şantiye, okul yolları ise çamur içinde bulunuyor. Öğrenciler ve veliler, bataklık haline gelen yollarda düşe kalka, dize kadar çamura batarak okula gittiklerini belirterek duruma tepki gösterdi. Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, şantiye içindeki okullar için eğitim başlamadan uyarıda bulunduklarını belirterek, yetkililere sorunun çözümü için çağrı yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - 6 Şubat depremlerinde büyük yara alan Hatay'da sorunlar hala devam ediyor. Altyapı, üst yapı, eğitime kadar birçok sorun çözüm bekliyor. Defne ilçesi Çekmece Mahallesi'nde bulunan Gazi Ortaokulu ve Cengiz Topel İlkokulu birleşiminden oluşan okul, şantiye alanının tam ortasında bulunuyor. Çocuklar okulun ilk zamanlarında toz toprak, iş makinelerinin arasından okula ulaşmaya çalışırken, yağışların da başlamasıyla yollar çamura döndü. Çocuklar haftalardır velileriyle beraber çamurlu yollarda, düşe kalka iş makinelerinin arasından okula gidiyor. 

"Aylardır çocuklar çamurun içinde okula gidiyor"

ANKA Haber Ajansı'na konuşan veliler yolların yapılmamasına tepki gösterdi. Aylardır çocukların çamurun içinde okula gittiğini, yedek kıyafetle okula geldiklerini söyleyen veliler, dertlerini anlatacak muhatap bulamadıklarını kaydetti ve yetkililere, "Artık yeter şu sorunu çözün, böyle okul yolu mu olur" diye seslendi.

Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı: "Eğitim başlamada uyardık, dikkate alınmadı"

Ağustos ayının sonu gibi eğitim başlamadan konuya dikkat çektiklerini belirten Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, "Bu duruma dikkat çekmiştik, yetkilileri okula giden yolla ilgili önlem almaya, yolları çocuklarımızın güvenli şekilde gelip gitmesini sağlayacak şekilde yapılmasını istemiştik. Maalesef bizlerin önerileri dikkate alınmadı, bu tabloyu yaşıyoruz. Acilen yetkilileri bu konuyla ilgili önlem almaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/hatayda-ogrenciler-camurlu-yolda-duse-kalka-okula-gidiyor-artik-yeter-sesimizi-duyun-9ebbe054-09e-7693.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/hatayda-ogrenciler-camurlu-yolda-duse-kalka-okula-gidiyor-artik-yeter-sesimizi-duyun-9ebbe054-09e-7693.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/hatayda-ogrenciler-camurlu-yolda-duse-kalka-okula-gidiyor-artik-yeter-sesimizi-duyun-9ebbe054-09e-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/hatayda-ogrenciler-camurlu-yolda-duse-kalka-okula-gidiyor-artik-yeter-sesimizi-duyun-9ebbe054-09e-7693.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-ogrenciler-camurlu-yolda-duse-kalka-okula-gidiyor-artik-yeter-sesimizi-duyun/30079/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 18:06:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>754 yıllık tarihi yapı, Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yeniden yükseliyor</title>
			<description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi, 754 yıllık Antakya Ulu Cami'nin aslına uygun olarak yeniden ayağa kaldırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Ulu Cami'nin 2026 yılının Haziran ayında tamamlanarak ibadete açılması planlanıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(BURSA) - Hatay'ın en eski camilerinden olan ve 1271-1272 yıllarında yapıldığı tahmin edilen Antakya Ulu Cami'nin 6 Şubat depremlerinde yıkılmasının ardından caminin yeniden ayağa kaldırılma işini Bursa Büyükşehir Belediyesi üstlenmişti. Eylül 2023’te yer teslimi ile beraber şantiye alanında kurulumu yaparak çalışmalara başlayan Büyükşehir Belediyesi, Ekim 2024 tarihinde rekonstrüksiyon projelerinin onaylanmasıyla birlikte harim ile imaret yapıları, dernek odaları, çeşme ve doğu cephesindeki giriş kapılarında büyük titizlik ve koruma anlayışıyla işlemleri sürdürdü.

Yapı kalıntıları ortaya çıkarıldı

Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bugüne kadar alan içerisinde bulunan kültür envanterleri ve kültür molozları ayrıştırarak alanın deprem sonrası oluşan yıkımını temizledi. Deprem sonrası ayakta kalabilen duvarlar, temeller, zeminler ve yapı kalıntıları ortaya çıkarıldı.

Projeler aralıksız yürütülüyor

Ulu Cami rekonstrüksiyon çalışmalarına devam edilebilmesi için alanda proje çalışmalarına yönelik olarak zemin etüt faaliyetleri, yıkım sonrasında oluşan durumu belgelemek için Koruma Kurulu onayı alınarak yıkım rölövesi çalışması yapıldı. Koruma Kurulu onayı alınarak ayrıştırma işlemleri sonrasında kalıntı rölövesi ve yapının dönemlerini belirlenmesine yönelik restitüsyon projesinin hazırlanması işlemleri de yürütüldü. Yapının geoteknik rapor ve zemin iyileştirme projesi, statik ve deprem analizleri ile güçlendirme projesi ile rekonstrüksiyon proje çalışmaları tamamlandı.

Yapım imalatları tamamlandı

Projelerin onay süreçleri sonrasında imaret bölümünde yeniden yapım imalatları büyük ölçüde tamamlandı. Harim kısmında temel güçlendirme ve yeniden yapım imalatları bitirilirken, beden duvarı imalat çalışmaları devam ediyor. Dernek dükkanlarında beden duvarı imalatları tamamlanmış, çatı ve diğer imalatlar harim kısmının yükselmesi ile devam edecek. Türbe bölümünde ise temel imalatları devam ediyor.

Minare için kazı sonrası son çıkan verilere göre tekrar proje çalışmaları yapılırken işlemlerde sona gelindi. Hatay Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayına sunulması sonrası, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ivedilikle yerinde imalatlara başlayacak. Şantiye alanında minare ile ilgili hazırlıklar yapılırken, yapı bloğu içerisinde kalan dükkan kısımlarında imalat çalışmaları şantiye iş programına göre en son dönemde yapılması düşünülüyor. 

“Hataylılarla yeniden buluşturacağız”

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, projenin önemini vurgulayarak çalışmaları yakından takip ettiklerini söyledi. Çalışmanın restorasyon değil, rekonstrüksiyon olduğunu vurgulayan Bozbey, “Antakya Ulu Cami, yaşanan büyük felaket sonucu tamamen yıkıldığı için baştan, orijinaline uygun olarak yeniden inşa ediliyor. Şu an Hatay'da devam eden diğer bazı çalışmalar, restorasyon kapsamında. Ancak bizim bu çalışmamız ise Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nun onayı ile her adımı titizlikle yürütülen 754 yıllık tarihi bir yapının hassas yeniden yapım işidir. Projemiz hızla ilerliyor. 26 Haziran 2026 Cuma günü Antakya Ulu Cami’nde hep birlikte Cuma namazını kılacağız” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/754-yillik-tarihi-yapi-bursa-buyuksehir-belediyesi-ile-yeniden-yukseliyor-9d0f0774-7bb-7614.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/754-yillik-tarihi-yapi-bursa-buyuksehir-belediyesi-ile-yeniden-yukseliyor-9d0f0774-7bb-7614.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/754-yillik-tarihi-yapi-bursa-buyuksehir-belediyesi-ile-yeniden-yukseliyor-9d0f0774-7bb-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/754-yillik-tarihi-yapi-bursa-buyuksehir-belediyesi-ile-yeniden-yukseliyor-9d0f0774-7bb-7614.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/754-yillik-tarihi-yapi-bursa-buyuksehir-belediyesi-ile-yeniden-yukseliyor/30006/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 02:13:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde 47 kişinin yaşamını yitirdiği Ilgım Apartmanı davasında, mağdurların "sanıklar duruşmaya katılsın" talebi reddedildi</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 47 kişinin hayatını kaybettiği Ilgım Apartmanı davasının üçüncü duruşması görüldü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) - 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi'nde bulunan 3 yıllık Ilgım Apartmanı saniyeler içinde yıkıldı, olayda 47 kişi hayatını kaybederken 2 kişi yaralandı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit ve şantiye şefi Salih Zorsu ile yapı denetimi firması yetkilisi Edip Talipoğlu ve yapı denetim firması görevlileri Semir Yoldaş ile Ahmet Tatlı hakkında, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.

Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın görülen üçüncü duruşmasına depremde yakınlarını kaybedenler ve taraf avukatları katılırken, duruşmalardan bağışık tutulan sanıklar yer almadı.

Duruşma 20 Şubat'a ertelendi

Mahkeme, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan kamu personelleri hakkındaki soruşturmanın, Antakya Belediyesi'nden apartman zeminindeki iş yerleri ve tadilat kayıtlarının, Hatay Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden ise 2017'de yapılan denetim ve bina ile ilgili tadilat belgelerinin ahkemeye iletilmesini talep etti.

Ayrıca, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'na Ilgım Apartmanı'nda hayatını kaybedenlerin tam sayısının tespitine yönelik suç duyurusu müzekkeresinin akıbeti sorulurken, katılan avukatların sanıkların bağışık tutulma kararının kaldırılmasına ilişkin talepleri reddedildi. Duruşma 20 Şubat 2026 tarihine ertelendi.

"Adalet istiyoruz hem kaybettiklerimiz için, hem de bu ülkenin geleceği için"

Depremde anne, baba ve kız kardeşini kaybeden avukat Abdullah Eğilmez, süreci ANKA Haber Ajansı'na şöyle değerlendirdi:

"Deprem felaketinin üzerinden neredeyse 3 yıl geçmesine rağmen, adalet arayışımız hala sonuç bulmadı. 2 yılın sonunda zoraki bir iddianame tanzim edildi, ancak daha ilk celsede sanıklar duruşmalardan bağışık tutuldu. Biz ise yakınlarını kaybetmiş aileler olarak her duruşmaya gelip gidiyor, adeta boş sandalyelere konuşuyoruz. Ortada soru soracağımız sanıklar dahi yok. İlk celsede taleplerimiz doğrultusunda verilen ara kararların gerekleri dahi henüz yerine getirilmedi. Dosyada en küçük bir ilerleme yok. Bu ilgisizlik ve yavaşlık, toplumda büyük bir adalet duygusu yarası açmakla kalmıyor; aynı zamanda sorumluluk almaktan kaçan kişi ve kurumlara cesaret veriyor.

Deprem bu ülkenin değişmez bir gerçeğidir. Ancak bizler, bu gerçeğe rağmen hala gerekli özenin gösterilmediğini acı bir şekilde görüyoruz. Denetimsizlik, ilgisizlik ve cezasızlık sürdükçe, çürük binalar yapılmaya devam edecek. Bizim canlarımız geri gelmeyecek. Ancak çabamız, bundan sonra başka canların yanmaması içindir. Bir sonraki depremde binlerce insanın daha yaşamını yitirmemesi için, bu davaların hakkaniyetle sonuçlanması ve sorumluların adil bir şekilde cezalandırılması şarttır. Adalet istiyoruz hem kaybettiklerimiz için, hem de bu ülkenin geleceği için."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-47-kisinin-yasamini-yitirdigi-ilgim-apartmani-davasinda-magdurlarin-saniklar-durusmaya-katilsin-talebi-reddedildi-f02531cf-92c-4707.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-47-kisinin-yasamini-yitirdigi-ilgim-apartmani-davasinda-magdurlarin-saniklar-durusmaya-katilsin-talebi-reddedildi-f02531cf-92c-4707.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-47-kisinin-yasamini-yitirdigi-ilgim-apartmani-davasinda-magdurlarin-saniklar-durusmaya-katilsin-talebi-reddedildi-f02531cf-92c-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-47-kisinin-yasamini-yitirdigi-ilgim-apartmani-davasinda-magdurlarin-saniklar-durusmaya-katilsin-talebi-reddedildi-f02531cf-92c-4707.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-47-kisinin-yasamini-yitirdigi-ilgim-apartmani-davasinda-magdurlarin-saniklar-durusmaya-katilsin-talebi-reddedildi/29962/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 17:33:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BTP'nin "Geleceğimizi Savunmak" programı Hatay'da</title>
			<description><![CDATA[Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) sanal bahis, uyuşturucu ve çetelere karşı Türkiye genelinde düzenlediği "Geleceğimizi Savunmak" programları, Hatay'da devam etti. Programda konuşan BTP Genel Başkan Yardımcısı Bilal Karamus, "Beşeri sermayemiz bizim insanımızdır, gençliğimizdir. Gençliği olmayan bir ülkenin diğer sermayeleri ne kadar fazla olursa olsun bunları yönetecek insan olmadıktan sonra bu hiçbir işe yaramaz" dedi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(HATAY) - BTP'nin Türkiye genelinde düzenlediği "Geleceğimizi Savunmak" programlarının Hatay ayağı yapıldı. Programda özellikle gençleri hedef alan uyuşturucu, sanal bahis, çeteler gibi tehlikelere karşı uyarılar yapıldı.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Karabulut, parti olarak "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" mantığı ile hareket ettiklerini belirterek, "Siyasetin görevi de devleti doğal olarak insanı yaşatmaktır" diye konuştu.

Herhangi bir oy kaygısı olmadan tüm Türkiye'de "Geleceğimizi Savunmak" programları yaptıklarını belirten Karabulut, "Gençliği korumak geleceği savunmaktır" ifadelerini kullandı.

Programda konuşan ilahiyatçı Hasan Aydın, "Bu çocuklar bizim çocuklarımız. Seferberlik ilan edeceğiz. Bunlara sahip çıkacağız. Korkmayacağız, yılmayacağız ve mücadeleye devam edeceğiz. Biz önce kendimizi düzelteceğiz, önce iyi insan olacağız ve ondan sonra bunu çocuklarımızdan isteyeceğiz" dedi.

Uzman psikolog Kübra Kaya Ceylan, "Bağımlılık bir beyin hastalığıdır. İster bir maddeyle olsun, ister bir davranışla olsun bağımlılık beynin kimyasını yeniden şekillendiren kronik bir beyin hastalığı olarak ortaya çıkmaktadır" diye konuştu.

Programda sunum yapan Hatay Yeşilay Temsilcisi Formatör Elif Özdemir, "Önleyici ve koruyucu çalışmalar tedavi etmekten daha kolay ve daha ucuz. O yüzden önleyici ve koruyucu çalışmalar yapmaya gerçekten hepinizi davet ediyorum. Gönüllü olmaya hepinizi davet ediyorum" ifadelerini kullandı.

Programın kapanış konuşmasını ise BTP Genel Başkan Yardımcısı Karamus yaptı. Kötü alışkanlığın yayılması için dört temel unsurun gerekli olduğunu ifade eden Karamus, şunları söyledi:

"Kötüyü muhafaza eden üst bir irade olmadıktan sonra kötülük yayılmaz. Uyuşturucu müptelası bu kadar insanın olduğu bir yerde, uyuşturucuya erişimin beş dakika aldığı bir zaman dilimi içerisinde, uyuşturucu yaşının 9 yaşına indiği bir dönemde bu işin hiyerarşisi olmadan bu iş olmaz. İkinci olarak anonim olması yani yapanın kim olduğu belli olmayacak. Üçüncüsü de bu suçu bu suçu koruyan, bu suçu himaye eden bir muhitin olması lazım. Dördüncüsü nedir arkadaşlar? Kişinin kendi şahsi karakterini ortaya koyabilecek bir iradeyi o gence sağlamak. Beşeri sermayemiz bizim insanımızdır, gençliğimizdir. Gençliği olmayan bir ülkenin diğer sermayeleri ne kadar fazla olursa olsun bunları yönetecek insan olmadıktan sonra bu hiçbir işe yaramaz. Onun için bizim geleceği savunmak adına yaptığımız programlar çok önemli."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/btpnin-gelecegimizi-savunmak-programi-hatayda-37872040-e23-7702.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/btpnin-gelecegimizi-savunmak-programi-hatayda-37872040-e23-7702.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/btpnin-gelecegimizi-savunmak-programi-hatayda-37872040-e23-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/btpnin-gelecegimizi-savunmak-programi-hatayda-37872040-e23-7702.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/btp-nin-gelecegimizi-savunmak-programi-hatay-da/29775/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 16:14:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AFAD: Hatay'ın Payas ilçesindeki selden zarar gören 80 aileye toplam 3 milyon 894 bin 580 TL eşya zararı ödemesi yapıldı</title>
			<description><![CDATA[Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Hatay'ın Payas ilçesindeki sağanak sonrası sel ve su taşkınlarında, konutları zarar gören 80 aileye toplam 3 milyon 894 bin 580 lira eşya zararı ödemesinin yapıldığını açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AFAD Başkanlığı, Hatay'daki sağanak sonrası yapılan çalışmalara ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Dün (20.10.2025) gece saatlerinde Hatay ilimizin Payas ilçesinde yağan kuvvetli yağmur nedeniyle ilçenin muhtelif mahallelerinde sel, su baskını ve mahsur kalma olayları yaşanmıştır. Yaşanan olumsuz durumlar nedeniyle 112 Acil Çağrı Merkezi'ne 260 ihbar ulaşmış olup ihbarların tamamına müdahale edilmiştir. Can kaybı ya da yaralanma bulunmamaktadır.

AFAD Başkanlığı ve Hatay Valiliği koordinasyonunda yürütülen müdahale çalışmalarında; Hatay Büyükşehir Belediyesi, Karayolları, DSİ, Payas ve diğer İlçe Belediyeleri, Kızılay ve STK ekiplerinden toplam; 561 personel, 152 araç görev almıştır. AFAD Gönüllüleri, Kaymakamlık ve Belediye çalışanları ile STK'lardan toplam 95 kişiden oluşan ekipler tarafından, su ve balçık girmiş olan evlerin temizlik çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Yapılan zarar tespit çalışmaları sonucunda, konutları selden zarar gören 80 aileye toplam 3 milyon 894 bin 580 TL eşya zararı ödemesi yapılmıştır. Hasar tespit çalışmaları kapsamında 31 adet hasarsız ve 2 adet az hasarlı yapının tespitleri tamamlanmıştır.

Kızılay tarafından 2 bin 458 paket yiyecek, 2 bin 714 içecek dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Selin yaşandığı mahallelerde enerji ve iletişim kesintisi bulunmamaktadır. Selden etkilenen vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/afad-hatayin-payas-ilcesindekiselden-zarar-goren-80-aileye-toplam-3-milyon-894-bin-580-tl-esya-zarari-odemesi-yapildi-063c7157-6e6-7647.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/afad-hatayin-payas-ilcesindekiselden-zarar-goren-80-aileye-toplam-3-milyon-894-bin-580-tl-esya-zarari-odemesi-yapildi-063c7157-6e6-7647.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/afad-hatayin-payas-ilcesindekiselden-zarar-goren-80-aileye-toplam-3-milyon-894-bin-580-tl-esya-zarari-odemesi-yapildi-063c7157-6e6-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/afad-hatayin-payas-ilcesindekiselden-zarar-goren-80-aileye-toplam-3-milyon-894-bin-580-tl-esya-zarari-odemesi-yapildi-063c7157-6e6-7647.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/afad-hatay-in-payas-ilcesindeki-selden-zarar-goren-80-aileye-toplam-3-milyon-894-bin-580-tl-esya-zarari-odemesi-yapildi/29751/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 00:39:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Göçemen 2 Apartmanı davasında Belediye Başkan Yardımcısı Sözer: Bina denetimine belediye bakmaz, biz evraklara bakarız</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Göçemen 2 Apartmanı'na ilişkin açılan davanın yedinci duruşması görüldü. Önceki duruşmada sadece ifadesi alınmak üzere hakkında zorla getirilme kararı çıkarılan Antakya Belediye Başkan Yardımcısı Engin Sözer, savunmasında, binanın denetiminin belediyenin sorumluluğunda olmadığını, belediyenin yalnızca yapı denetimden gelen evrakları incelemekle yükümlü olduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın Antakya ilçesi Esentepe Mahallesi'nde bulunan 6 katlı Göçemen 2 Apartmanı'nın yıkılması sonucu 6 kişi yaşamını yitirdi, 3 kişi yaralandı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Mehmet Salih Göçemen, yapı denetim şirketi yetkilisi Mehmet Günay, proje ve uygulama denetçisi Züheyr Gülücü, zemin etüt raporu müellifleri jeoloji mühendisi Hıdır Zervent ile jeofizik mühendisi Evren Gümüş, şantiye şefi Mehmet Fatih Rifaioğlu ve kontrol elemanı Selman Yeniocak hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.

Ayrıca, Antakya Belediye Başkan Yardımcısı Engin Sözer ile belediye çalışanları inşaat teknikeri Arif Murat Elçi, elektrik mühendisi Bekir Sıtkı Aydın, makine mühendisi Hayrunnisa Kimyacı ve mimar Mevlüt Semih Küreç hakkında da "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlamasıyla dava açıldı. Her iki dosya daha sonra birleştirildi. Dosyada tutuklu sanık bulunmuyor.

"Suçlamaları kabul etmiyorum"

Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen davanın yedinci duruşmasına, sadece ifadesi alınmak üzere hakkında zorla getirilme kararı çıkarılan Antakya Belediye Başkan Yardımcısı Engin Sözer katıldı. Duruşmada, depremde yakınlarını kaybeden mağdurlar ile taraf avukatları da hazır bulundu.

Duruşmada savunma yapan Sözer, bina denetim sorumluluğunun belediye çalışanlarında olmadığını, bu denetimin yapı denetim firmaları tarafından gerçekleştirildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: 

"İmar durum belgesi alınır, proje çizilir, yapı denetime gelir. Belediyede eksik evrak varsa, bu durumu yapı denetime bildirir. Proje, belediyeye onay için getirilir. Belediyede çalışan mühendis de binayı incelemeye gitmez. Ne beton dökmünde ne de statik hesapta biz yokuz. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum."

"Kolon-kiriş bağlantıları sorunluydu"

Binada yakınını kaybeden bir müşteki, binanın zemin katındaki kolon-kiriş bağlantılarında sorun olduğunu ve zemin katın binayı taşıyamaması nedeniyle yapının yıkıldığını belirtti. Müşteki, binanın statik beton hesabını yapandan onaylayana kadar herkesin sorumlu olduğunu ve cezalandırılması gerektiğini ifade etti.

"Kader değil ihmalkarlık zinciri"

Binada eşi ve kızını kaybeden Lale Mukaddes Saraç, binanın ilk saniyeler içinde yerle bir olduğunu söyledi. O çevrede sadece kendi binalarının yıkıldığına dikkat çeken Saraç, "Bu kader değil, ihmalkarlık zinciri. Yıkılan sadece bina değil, hayatlarımız aynı zamanda. Müteahhitten denetimine kadar herkes suçlu. Hepsi hak ettiği cezayı alsın" dedi.

Sanık avukatları, bir önceki celsedeki savunmalara ek beyanda bulunmadı; müvekkilleri hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti. Müşteki avukatları ise tüm sanıkların tutuklanmasını istedi.

Duruşma 16 Ocak'a ertelendi

Mahkeme heyeti, dosyanın mevcut aşamasında tutukluluğu gerektirecek bir durum bulunmadığı gerekçesiyle müşteki avukatlarının tutuklama talebini, sanık avukatlarının ise adli kontrolün kaldırılmasına yönelik talebini reddetti.

Celse arasında bilirkişi raporunun gelmesi halinde taraf avukatlarına bilgilendirme yapılmasına karar verildi. Bir sonraki duruşma, 16 Ocak 2026 tarihine ertelendi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-gocemen-2-apartmani-davasinda-belediye-baskan-yardimcisi-sozer-bina-denetimine-belediye-bakmaz-biz-evraklara-bakariz-bd5d2a46-99c-9901.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-gocemen-2-apartmani-davasinda-belediye-baskan-yardimcisi-sozer-bina-denetimine-belediye-bakmaz-biz-evraklara-bakariz-bd5d2a46-99c-9901.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-gocemen-2-apartmani-davasinda-belediye-baskan-yardimcisi-sozer-bina-denetimine-belediye-bakmaz-biz-evraklara-bakariz-bd5d2a46-99c-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-gocemen-2-apartmani-davasinda-belediye-baskan-yardimcisi-sozer-bina-denetimine-belediye-bakmaz-biz-evraklara-bakariz-bd5d2a46-99c-9901.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-gocemen-2-apartmani-davasinda-belediye-baskan-yardimcisi-sozer-bina-denetimine-belediye-bakmaz-biz-evraklara-bakariz/29719/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 21:43:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Nilüfer Apartmanı davasında, iki kamu görevlisi hakim karşısına çıktı</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 56 kişinin hayatını kaybettiği Nilüfer Apartmanı davasında, yargılanan 9 kamu görevlisinden sadece 2'si duruşmaya katıldı. Sanıklar, binanın yapımı ve denetiminde herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, sorumluluğun imar biriminde olduğunu savundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi'nde yıkılan Nilüfer Apartmanı'nda 56 kişi hayatını kaybetti. 

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, müteahhit Murat Fuatoğlu, şantiye şefi ve statik proje müellifi Süleyman Sürmeli, yapı denetim şirketi yetkili müdürü Şahap Harbutlu, yapı denetim şirketi yetkilisi Ayhan Karan, proje ve uygulama denetçileri Bülent Seküçoğlu ve İsmail Atmaca, uygulama denetçileri Mehmet Haşim Eraslan ve Eşref Taner Özkaya, kontrol elemanları Süleyman Çağan ve Döndü Türker ile zemin etüt raporunu hazırlayan Erkan Alpaslan ve Evren Gümüş hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan dava açtı.

Dokuz kamu görevlisinden sadece ikisi duruşmaya katıldı

Öte yandan, binanın inşa edildiği dönemin Odabaşı Beldesi Belediye Başkanı Hasan Tümer, eski başkan vekili Atıf Yeşil, imar ve şehircilik müdürü Nursel Aydın, fen işleri müdürü Kemal Kadıoğlu, Antakya Belediyesi imar ve şehircilik müdür vekili Nuriye Elçin Eryetli, inşaat teknikeri Arif Murat Elçi, inşaat mühendisi Mehmet Bük, sağlık memuru Ekrem Karabacak ve makine mühendisi İbrahim Burak Keser hakkında da aynı suçtan dava açıldı ve iki dosya birleştirildi.

Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar kamu görevlileri Mehmet Bük ve Ekrem Karabacak ile depremde yakınlarını kaybedenler ve taraf avukatları katıldı. Diğer sanıklar ise duruşmaya katılmadı.

"Binanın denetiminden imar işleri sorumludur"

Tutuksuz sanıklardan Mehmet Bük, binanın denetlenmesiyle ilgili herhangi bir yetkisinin bulunmadığını savunarak, "O dönemde Odabaşı Belediyesi vardı. Ben su ve kanalizasyon işlerinden sorumluydum. Bilirkişi raporunda tüm belediye personellerinin görevi bir tutuluyor. Oysa herkesin sorumluluğu farklı. Binanın yıkılmasında herhangi bir kusurum bulunmamaktadır, beraatimi talep ediyorum" dedi.

Müşteki avukatı Şükran Dağ Cabir'in, "O zaman binanın denetiminde kim sorumlu sorusuna" sanık Bük, "İmar işleri" yanıtını verdi. Tutuksuz sanıklardan Ekrem Karabacak ise binanın yapımı ve denetiminden sorumlu olmadığını ifade etti.

Sanıkların duruşmalardan bağışık tutulma talebi kabul edildi

Irak'ta tutuklu bulunan sanık Süleyman Sürmeli'nin avukatları, müvekkillerinin cezaevinde insani olmayan koşullarda tutulduğunu belirterek, mahkemeden Sürmeli'nin Türkiye'ye iadesi için girişimde bulunulmasını talep etti. 

Mahkeme heyeti, sanıkların duruşmalardan bağışık tutulma taleplerini kabul etti. Kamu görevlilerinin yargılandığı dosyayla birleştirilen davada, ifadesi alınmayan kamu görevlilerinin beyanlarının alınmasına karar verildi. Bir sonraki duruşma, 15 Ocak 2026 tarihinde görülecek.

"Üç yıl geçti ortada karar yok, tutukluluğu devam eden yok, ölen öldüğüyle kaldı"

Duruşma sonrası dosyayla ilgili görüştüğümüz müşteki avukatı Şükran Dağ Cabir, sanıkların duruşmalara katılma ve imza yükümlülüklerinin kaldırıldığını belirtti. Dosyaya ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Dosya belli aşamaya geldi, bir bilirkişi raporu alınması gerekiyor. Belediyenin göndermesi gereken eksikliler var. Bilgiler toparlandıktan sonra bilirkişiye gidecek. Bu dosyada herkes sorumluluğu birbirine atıyor. Müteahhit yapı denetimciye, yapı denetimci olarak çalışan kişiler imzalarının kullanıldığını; bir dahilleri olmadığını, yapı denetim firmasında sigortalı gibi göründüklerini belirtiyor. Herkes topu birbirine atıyor ama görünen o ki bu dosyada müteveffalar (vefat eden kişi) sorumlu çıkacak gibi. Ortada yıkılan bir apartman var ama sorumlu yok gibi. Bu dosyada müştekilerin adalete inancı ve güveni yok. Hiç kimse bu dosyadan adil bir karar çıkacağına inanmıyor. Şu an bu dosyadan tutuklu kimse yok, imza zorunluluğu, duruşmaya gelme zorunluluğu da yok. Üç yıl geçti ortada karar yok, tutukluluğu devam eden yok, ölen öldüğüyle kaldı maalesef."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-nilufer-apartmani-davasinda-iki-kamu-gorevlisi-hakim-karsisina-cikti-bf65d978-1c1-6900.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-nilufer-apartmani-davasinda-iki-kamu-gorevlisi-hakim-karsisina-cikti-bf65d978-1c1-6900.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-nilufer-apartmani-davasinda-iki-kamu-gorevlisi-hakim-karsisina-cikti-bf65d978-1c1-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-nilufer-apartmani-davasinda-iki-kamu-gorevlisi-hakim-karsisina-cikti-bf65d978-1c1-6900.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-nilufer-apartmani-davasinda-iki-kamu-gorevlisi-hakim-karsisina-cikti/29419/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 00:40:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TOKİ için kamulaştırılan Hatay Samandağ'da "Toprağıma Dokunma" mitingi</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da, 6 Şubat depremlerinden en fazla zarar gören ilçelerden Samandağ'da birçok mahallenin kamulaştırılmasına tepki amacıyla Kurtderesi'nde, aylardır hem yasal yönden hem de eylemlerle mücadelelerini sürdüren vatandaşlar yapacakları mitingle seslerini duyurmaya çalışacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) -  Hatay'ın Samandağ ilçesi Kurtderesi Mahallesi bir süre önce TOKİ için kamulaştırıldı. Zeytinlikleri ve portakal ağaçları kesilen parsel sahipleri aylardır toprakları için mücadele ediyor.  Kurtderesi mahallesinde yurttaşlar "Topraklarımızı Savunuyoruz" adıyla bir miting düzenliyor. Mitinge, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti Mersin Milletvekili ve TÖP Sözcüler Kurulu Üyesi Perihan Koca, Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, gazeteci İrfan Değirmenci, Samandağ Belediyesi Eski Başkanı Refik Eryılmaz, siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, ekoloji platformlarının yanı sıra sanatçılar İlkay Akkaya ve Cevdet Bağca da katılıyor. 

Miting alanına yürüyen yurttaşlar "Kurtderesi yalnız değildir" "Kurtuluş yok tek başına ye hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları attı, "Havama, suyuma, toprağıma dokunma" "Topraklarımız vermiyoruz", "Mağaracık burada" dövizleri taşıdı. 

 Ne olmuştu?

6 Şubat depremlerinden en fazla zarar gören ilçelerden Samandağ'da arazisi olan birçok yurttaş, yaptıkları derme çatma barakalarla barınma ihtiyacını karşıladı. Parseli ve arazisi olmayan ise konteyner kente yerleşti. Samandağ'da TOKİ'ler için kamulaştırma haritasına göre Vakıflı köyünün bir kısmı, Mağaracık, Kurtderesi, Hıdırbey Mahalleleri'ndeki arazilere acele kamulaştırma kapsamında el konuldu.

Mağaracık'ta aylarca mahallelinin eylemleri olmasına ve hukuki süreç devam etmesine rağmen ağaçlar kesildi, evler, ahırlar boşaltıldı. Geçen haftalarda ise Samandağ'ın en büyük mahallelerinden Kurtderesi'ne hukuki süreç tamamlanmadan TOKİ'nin 5. Etap projesi için kepçelerle girildi, ağaçların yüzde 70'i kesildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/toki-icin-kamulastirilan-hatay-samandagda-topragima-dokunma-mitingi-e46aceec-c18-6349.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/toki-icin-kamulastirilan-hatay-samandagda-topragima-dokunma-mitingi-e46aceec-c18-6349.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/toki-icin-kamulastirilan-hatay-samandagda-topragima-dokunma-mitingi-e46aceec-c18-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/toki-icin-kamulastirilan-hatay-samandagda-topragima-dokunma-mitingi-e46aceec-c18-6349.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/toki-icin-kamulastirilan-hatay-samandag-da-topragima-dokunma-mitingi/28781/</link>
			<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 22:35:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da mağdur ailelerden Adalet Bakanı Tunç'a çağrı: "Hikmet Günsay son dosyadan da serbest kalmasın"</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği apartmanların müteahhidi Hikmet Günsay'ın davalardan tek tek tahliye edilmesine, mağdur aileler tepki gösterdi. Aileler, Günsay'ın tek tutuklu olduğu Akademi City dosyasından da tahliye edilmemesi için hakim, savcı ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a seslendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet OFLAZ

Öz Burak İnşaat, 2000 yılı Hikmet Günsay ve eşi Nurhan Günsay tarafından kuruldu. Hikmet Günsay, bir röportajında ilkokul mezunu olduğunu ve bugüne kadar bin 500'den fazla konut inşa ettiğini belirtti. Firma, Antakya'daki konutlarını "En iyi teknoloji, en iyi malzeme" ve "Yaşlanılacak konut" sloganlarıyla pazarlıyordu.

Hatay'da Öz Burak İnşaat tarafından inşa edilen Atilla Eren Apartmanı, Hikmet Günsay Apartmanı, Akademi City, Elçiler Apartmanı, Buket Apartmanı ve Alya Uçar Apartmanı, 6 Şubat depremlerinde yıkıldı. Enkaz altında kalan bu apartmanlarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Hikmet Günsay, 22 Ağustos 2023'te tutuklandı.

ANKA Haber Ajansı muhabiri, Hikmet Günsay'ın yargıladığı davalardaki son durumu derledi. Günsay, 14 kişinin yaşamını yitirdiği Alya Uçar Apartmanı dosyasında soruşturma aşamasında; 94 kişinin hayatını kaybettiği Buket Apartmanı ve 219 kişinin hayatını kaybettiği Atilla Eren Apartmanı dosyalarında ise yargılama aşamasında tahliye edildi. 

"Sadece 5 binam yıkıldı, vicdanım rahat"

Alya Uçar Apartmanı iddianamesinde, müteahhit Hikmet Günsay'ın savunmasında, "Sadece 5 binam yıkıldı, her şeyi yasal olarak yaptım, vicdanım rahat" ifadelerine yer verildi. İlk duruşmada ise Günsay, "Binada çok özenli ve kaliteli malzeme kullandım; beton ve demir yetersizliği iddialarını kabul etmiyorum" dedi.

Hikmet Günsay, Buket Apartmanı duruşmalarında savunmasında, "Ben binayı işin ehli insanlarla yaptım. Burada bir kusur işlediğime inanmıyorum. Ben ve ailem perişanız, maddi açıdan çok sıkıntıdayız" ve "Bu olaydan hiçbir suçum olduğuna inanmıyorum" ifadelerini kullandı. 10 Nisan'da görülen 6'ncı duruşmada ise Günsay, "Ben müteahhitim. Bu işi yaptırırken yapı denetimin her aşamasını kontrol etmiş ve onaylamıştır. Ben niye tutuklu olduğumu da bilemiyorum. Yani ben bu konuda ne suçum var anlamadım. Tahliyemi istiyorum" dedi. Bu duruşmanın ardından Günsay tahliye kararı verildi.

Günsay, Atilla Eren Apartmanı duruşmalarında, "Ben balçık zemine bina yapacak kadar vicdansız değilim", "Burada bir kusurum yok. Ayrıca depremin şiddeti hep göz ardı ediliyor" ve "Neden tutuklu olduğumu anlamıyorum" şeklinde savunmalar yaptı. 26 Eylül'de görülen duruşmada da ilk okul mezunu olduğunu, işin uzmanlarıyla çalıştığını ve neden tutuklu olduğunu bilmediğini yineleyen Günsay, bu duruşmanın ardından tahliye kararı verildi.

Sanık Hikmet Günsay, şu anda yalnızca depremde yıkılan Akademi City dosyasında tutuklu bulunuyor.

"Tahliyeler adalete onan inancı sarsıyor, kamu vicdanını derinden yaralıyor"

ANKa Haber Ajansı'na konuşan depremde yakınlarını kaybeden aileler, Hikmet Günsay'ın tek tutuklu olduğu Akademi City dosyasından da tahliye edilmemesi için hakim, savcı ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a seslendi.

Akademi City'de anne ve babasını kaybeden Özgecan Uz, "O gün yalnızca sevdiklerimi değil, bir ömürlük güvenimi de yitirdim. Bugün dosyalardan peş peşe gelen tahliye kararları, bu güveni her seferinde biraz daha sarsıyor. Tahliyeler adalete olan inancı sarsıyor, kamu vicdanını derinden yaralıyor. Müteahhitten denetçiye, belediyeden bakanlıklara uzanan bu zincirde herkesin sorumluluğu var. Hakimlere, savcılara ve Adalet Bakanlığı'na çağrım açık: Bu dosyalara gerçek insanların hayatları olarak bakın. Biz intikam değil, tam ve gecikmeden tecelli eden bir adalet istiyoruz" diye konuştu.
 
"Serbest bırakıldığında kaçacağını düşünüyorum"

Alya Uçar Apartmanı'nda 11 yaşındaki oğlu Ali Armanç'ı kaybeden Alev Demirok, şunları söyledi:

"Yıllarca hayalini kurduğum; on yıl sonra sahip olduğum bebeğimi, canım oğlumu—bu adamların, bu katillerin—yaptığı usulsüz binalarda, adı ev olan bu mezarlarda kaybettim. Adalete sonsuz güveniyorum; savcılarımıza, hakimlerimize güveniyorum. Ancak hukukumuzda bulunan gözaltı süresinin dolmuş olmasından dolayı tutuksuz yargılamalardan şikayetçiyim.

Bu katili aylarca emniyet güçleri aradı; TV kanallarında, ulusal basında her yerde arandığını bilerek kaçmaya devam etti. Suçunu bildiği için saklandı. Serbest bırakıldığında kaçacağını düşünüyorum. Kesinlikle gün yüzü görmemesi gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki benim yavrum, nasıl ki can bebek, nasıl ki hacı teyze, nasıl ki apartmanda oturan öğretmenler, polisler ve diğer apartmanlarda hayatını kaybeden bebekler, kadınlar, yaşlılar—gencecik insanlar—şu anda toprak altındaysa, o da gün yüzü görmemeli.

Ömrünün sonuna kadar, kalan yaşamını hapishanede geçirmeli. Gidip ailesinin yanında, ayağına takılmış bir prangayla torunlarını kucağına alıp sevmemeli; ailesinin yaptığı yemekleri yememeli — bu ona ödül olur. Ben buna karşıyım, asla istemiyorum. Eğer biraz ayakta durabiliyorsam, bunun nedeni onun hapiste olmasından kaynaklanıyor; bu sayede kendimi azıcık toparlıyorum." 

"Tahliyeler, deprem davalarında cezasızlık algısına yol açıyor"

Atilla Eren Apartmanı davasında müşteki avukatı Ecevit Alkan ise "Hikmet Günsay ve diğer depremde yıkım yaşanan bina müteahhitleri, yargılamaların uzaması ve 'uzun tutukluluk süreleri' nedeniyle teker teker tahliye ediliyorlar. Yargılama süreçleri hızlandırılıp dosyalar karara bağlansaydı, tahliye olmaları söz konusu olmazdı. İş yükü altında ezilen mahkemeler, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereği sadece yargılama yaptıkları dosyalar yönünden değerlendirme yapmakta olduklarından, 10 dosyadan yargılanan sanıklar 2 yılı tutuklulukta geçirip tahliye oluyorlar. Bu durum, deprem davalarında cezasızlık algısına yol açıyor. Adalet Bakanlığı'nın, deprem ceza davalarına bakan mahkeme sayısını artırması gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/hatay-da-magdur-ailelerden-adalet-bakani-tunc-a-cagri-hikmet-gunsay-son-dosyadan-da-serbest-kalmasin-9560.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/hatay-da-magdur-ailelerden-adalet-bakani-tunc-a-cagri-hikmet-gunsay-son-dosyadan-da-serbest-kalmasin-9560.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/hatay-da-magdur-ailelerden-adalet-bakani-tunc-a-cagri-hikmet-gunsay-son-dosyadan-da-serbest-kalmasin-9560-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/hatay-da-magdur-ailelerden-adalet-bakani-tunc-a-cagri-hikmet-gunsay-son-dosyadan-da-serbest-kalmasin-9560.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-magdur-ailelerden-adalet-bakani-tunc-a-cagri-hikmet-gunsay-son-dosyadan-da-serbest-kalmasin/28760/</link>
			<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 00:22:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde 269 kişiye mezar olan Rönesans Rezidans davasının sekizinci duruşması görüldü</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da "Cennetten bir köşe" sloganıyla satılan ve 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 269 kişinin hayatını kaybettiği Rönesans Rezidansı davasının sekizinci duruşması görüldü. Müşteki avukatı Cansu Albayrak, "Mahkeme her talebimizi gerekçesiz reddetti. Sanıkların suçları ortadayken yeni bilirkişi raporuyla 'çelişkiler ortadan kalkacak, suçsuzluğumuz anlaşılacak' söylemleri dikkat çekici" diye konuştu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - ANTİS Yapı tarafından inşa edilen ve "Cennetten bir köşe" sloganıyla satılan Hatay Antakya'daki Rönesans Rezidans, 6 Şubat depremlerinde yıkılan yapılar arasında yer aldı. Rönesans Rezidans'ta Hatayspor'un futbolcusu Christian Atsu, Hatayspor Sportif Direktörü Taner Savut, milli hentbolcu Cemal Kütahya'nın da aralarında olduğu 269 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi de yaralandı. Rönesans Rezidans'ın enkazı altında kalan Dışişleri Bakanlığı Hatay Temsilcisi Devrim Öztürk ve bazı yurttaşların izine rastlanmadı. 

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, müteahhit, statik ve mimari proje sorumlusu ile şantiye şefi Hüseyin Yalçın Coşkun, yapı denetim şirketi yetkilileri Ayhan Karan, Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu, kontrol elemanı Önder Artun, inşaat teknikeri İbrahim Dahıroğlu ve şantiye şefi Bayram Mansuroğlu hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep etti.

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki sekizinci duruşmaya, tutuklu müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Depremde yakınlarını kaybedenler, yapı denetim şirketinin tutuklu yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu mahkeme salonunda hazır bulundu. Duruşmayı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay İl Örgütü ile çok sayıda yurttaş da destek amacıyla izledi.

11 Temmuz'da görülen duruşmada mahkeme heyeti, yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verdi. Ancak bu celseye kadar söz konusu rapor hazırlanamadı.

"Tutuklu sanıklar tahliye bekliyorlar"

Mahkeme heyetinin değiştiği bu duruşmada, sanıklar önceki beyanlarını yineledi. Bu kez dikkat çeken farklılık ise, sanıkların yeni bilirkişi raporuyla suçsuzluklarının ortaya çıkacağını savunmaları oldu.

Müşteki avukatı Cansu Albayrak, sanıkların sürekli olarak yeni bilirkişi raporuyla çelişkilerin giderileceğine yönelik ifadelerine dikkat çekerek, "Bu kadar ağır bir durum varken çelişkiler nasıl ortadan kalkacak bilmiyorum. İlginç şekilde de sanıklar tahliye bekliyorlar. 'Yeni bilirkişiyle suçsuzluğumuz' anlaşılacak deniyor. Bu söylemleri dikkatimizi çekti" dedi.

"Fethi kabir talebimiz reddedildi"

Avukat Albayrak, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı Interpol–Europol Daire Başkanlığı'nın, Kahramanmaraş'taki 6 Şubat depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı davasında firari sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'in "yasa dışı yollarla yurt dışına çıktığını" tespit etmesine rağmen, bu sanıkların Ankara'da lüks bir villada yakalandığını hatırlattı. Albayrak, şöyle konuştu:

"Rönesans Rezidans davasının kırmızı bültenle aranan firari sanığı müteahhit Hüseyin Yalçın Coşkun da geçtiğimiz aylarda Sırbistan'da ölü bulundu. Bizim bu konuda şüphelerimiz var. Fethi kabir yapılmasını istedik, talebimiz reddedildi. Hatay'da yaşayan gazeteci Halit Basık'ın Rönesans'a dair açtığı dava var. Onun tanık olarak dinlenmesini istedik, reddedildi. Rönesans'ın zemini sıkıntılıydı. Yeniden zemine bakılması, sondaj yapılması yönündeki talebimiz reddedildi. Bu taleplerimiz hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildi. Sebep sunulmadan talep reddetmek hukuka aykırıdır."

"Rusya'da Rönesans afişleri dolaşıyor"

Rönesans Rezidans'ta üç oğlunu kaybeden bir müşteki, "TIR şoförüyüm, Rusya'ya sürekli çalışıyorum. Rusya'da Rönesans Rezidans'ın reklam afişleri her yerde var. Orada insanlar, 'Bina nasıl yapılmaz?' diye bu afişleri gösteriyor" dedi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma, 16 Ocak tarihinde görülecek.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-269-kisiye-mezar-olan-ronesans-rezidans-davasinin-sekizinci-durusmasi-goruldu-2af8b8f2-9fd-7117.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-269-kisiye-mezar-olan-ronesans-rezidans-davasinin-sekizinci-durusmasi-goruldu-2af8b8f2-9fd-7117.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-269-kisiye-mezar-olan-ronesans-rezidans-davasinin-sekizinci-durusmasi-goruldu-2af8b8f2-9fd-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-269-kisiye-mezar-olan-ronesans-rezidans-davasinin-sekizinci-durusmasi-goruldu-2af8b8f2-9fd-7117.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-269-kisiye-mezar-olan-ronesans-rezidans-davasinin-sekizinci-durusmasi-goruldu/28661/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 20:25:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Selim Köse Apartmanı davasında Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne 10 gün süre verildi</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 43 kişinin hayatını kaybettiği Selim Köse Apartmanı davasında, Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün binaya ilişkin zemin etüt raporunu 5 aydır göndermemesi nedeniyle dosyanın bilirkişi heyetine gönderilemediği öğrenildi. Mahkeme heyeti, İl Müdürlüğü'nün 10 gün içinde cevap vermemesi halinde suç duyurusunda bulunulabileceğini şerh düşerek duruşmayı erteledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi'nde bulunan Selim Köse Apartmanı'nın yıkılması sonucu en küçüğü 6 aylık bebek olmak üzere 43 kişi hayatını kaybetti ve 5 kişi de yaralandı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Hasan Köse, yapı denetim firması yetkilisi ve statik uygulama denetçisi Heysem Ezer, şantiye şefi Mehmet Ezer ile kontrol elemanı Gülseren Altundağ Tatlı hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan dava açtı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün binaya ilişkin zemin etüt raporunu 5 aydır göndermediği ortaya çıktı

Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 30 Mayıs'ta görülen ikinci duruşmada, Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün binaya ilişkin zemin etüt raporunu 5 aydır göndermemesi nedeniyle dosyanın bilirkişi heyetine gönderilemediği öğrenildi.

Bugün görülen üçüncü duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenler ile tutuksuz sanık şantiye şefi Mehmet Ezer ve taraf avukatları katıldı.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında eksikliklerin giderilmesini talep ederken, müşteki avukatları sanıkların tutuklanmasını ve "olası kast" yönünden ek savunma hakkı verilmesini istedi. Sanık avukatları ise müvekkillerinin üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirtti.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanması talebini reddetti ve "olası kast" yönünden ek savunma hakkının hüküm aşamasında değerlendirileceğine karar verdi. Heyet, Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün zemin etüt raporuna 10 gün içinde cevap vermemesi halinde suç duyurusunda bulunulabileceğini şerh düşerek, sanıkların adli kontrolünün devamına karar verdi ve duruşmayı 29 Ocak'a erteledi.

"İsterse 3 yıl, 5 yıl, 10 duruşma geçsin, biz bu davaları takip edeceğiz"

Selim Köse Apartmanı'nda yakınlarını kaybeden avukat Seda Mutaf, müteahhit Hasan Köse'nin bir önceki duruşmada bağışık tutulmasına rağmen bu duruşmaya katılmadığını söyledi. Mutaf, söyle konuştu:

"30 Mayıs'ta görülen celsede dosyanın bilirkişiye gönderileceği belirtilerek duruşma 2 Ekim'e ertelendi. Ancak yazılan müzekkerelere cevap verilmediği için dosya hala bilirkişiye gönderilmedi. Duruşma yine 29 Ocak'a ertelendi. Süre sanıkların lehine işliyor çünkü onların hayatından hiçbir şey eksilmiyor. Önceki celsede iki sanık duruşmalardan bağışık tutuldu, duruşmalara bile gelmiyorlar. Ne olursa olsun biz bu işin peşindeyiz. İsterse 3 yıl, 5 yıl, 10 duruşma geçsin, biz bu davaları takip edeceğiz. Yakınlarımız neden bir dakikada bu binada hayatını kaybetti? Maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Zamanla unutulur, biz vazgeçeriz zannediyorlarsa bilsinler ki biz vazgeçmiyoruz. Kim suçluysa cezasını çekmeli."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-selim-kose-apartmani-davasinda-hatay-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-il-mudurlugu-ne-10-gun-sure-verildi-7895.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-selim-kose-apartmani-davasinda-hatay-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-il-mudurlugu-ne-10-gun-sure-verildi-7895.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-selim-kose-apartmani-davasinda-hatay-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-il-mudurlugu-ne-10-gun-sure-verildi-7895-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/depremde-yikilan-selim-kose-apartmani-davasinda-hatay-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-il-mudurlugu-ne-10-gun-sure-verildi-7895.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-selim-kose-apartmani-davasinda-hatay-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-il-mudurlugu-ne-10-gun-sure-verildi/28601/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 22:26:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Fatih Erbakan: "Türkiye'de muhalefete ayrı, iktidara ayrı hukuk uygulanıyor"</title>
			<description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan,  "Türkiye'de en önemli sorunlarımızdan bir tanesi adalet sorunudur. Muhalefete ayrı hukuk, iktidara ayrı hukuk uygulanıyor, adamına göre kararlar veriliyor. İşte bir AK Partili belediye başkanı hakkında 98 tane dosya savcılıklara verilmiş, 98 dosyanın 98'ine de takipsizlik verilirken diğer taraftan muhalefet partili belediye başkanlarının her gün bir tanesini alıp hapse atılıyor. Biz kimsenin tarafı değiliz, biz adaletin tarafıyız" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(HATAY) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, partisinin İskenderun Teknik Üniversitesi Mustafa Yazıcı Konservatuvar Salonu'nda düzenlenen Hatay 3. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ülkenin en önemli sorunlarından birinin adalet ve çifte standart olduğunu belirten Erbakan, şunları söyledi:

'Türkiye'de en önemli sorunlarımızdan bir tanesi adalet sorunudur. Bugün Avrupa'nın, dünyanın en büyük adalet saraylarını inşa ediyoruz, milyonlarca dolar harcıyoruz. Gerçekten de adalet sarayları noktasında Avrupa bizi kıskanıyor, Amerika bizi kıskanıyor ama gelin görün ki bu adalet saraylarının içinde adaletin A'sından bile eser yok. Muhalefete ayrı hukuk, iktidara ayrı hukuk uygulanıyor, adamına göre kararlar veriliyor. İşte bir AK Partili belediye başkanı hakkında 98 tane dosya savcılıklara verilmiş, 98 dosyanın 98'ine de takipsizlik verilirken diğer taraftan muhalefet partili belediye başkanlarının her gün bir tanesi alınıp hapse atılıyor. Neden adamına göre hukuk uygulanıyor? Neden muhalefete ayrı hukuk, iktidara ayrı hukuk uygulanıyor? Biz kimsenin tarafı değiliz, biz adaletin tarafıyız. Çifte standarda karşıyız ve hukukun, adaletin olması gerektiği gibi uygulanması gerektiğini ifade ediyoruz."

"AK Parti döneminde milletin bankalara borcu 1000 misli arttı"

AK Parti iktidarında ekonomik çöküşün tam gaz devam ettiğini söyleyen Erbakan, şunları kaydetti:

"Yıllardan beri takip ettiğimiz vatandaşın banka borçları 5 trilyon TL'ye ulaştı. 5 trilyon TL, 86 milyon vatandaşın bankaya olan kredi kartı ve tüketici kredisi borçları… AK Parti iktidara geldiğinde bu borç 6,6 milyar TL idi. 6,6 milyar TL'den 5 trilyon TL'ye gelmiş. Bu neredeyse bin misli artmış. Bu rakam tek başına yeter. Başka ekonomi ile ilgili bir şey anlatmaya da gerek yok. Bir halkın bir toplumun gelir seviyesi yeterli olsa, maddi durumu yerinde olsa bankalara olan borcu 23 senede bin misli artar mı Allah aşkına? İşte Türkiye'nin hali. Bir senede yüzde 47 artıyor bankalara olan borç. Bu borçları millet yapıyor. Peki geri ödeyebiliyor mu, hayır ödeyemiyor.

Diğer bir rekor da icra dosyaları 25 milyona ulaşmış. Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan sosyal yardımlar 4 milyon 262 bin haneye ulaştı. Bu rakam aileleriyle birlikte 20 milyon insan yapar. Bir Afrika ülkesinden bahsediyor gibiyiz. Yoksulluğun bir diğer göstergesi de Alo 144 Sosyal Yardım Hattı'na yapılan başvuruların her gün rekor kırmasıdır. Günlük başvurular 17 binle rekora koşuyor, aylık başvurular da yaklaşık 400 bin olmuş. Adeta millet SOS veriyor Türkiye yanıyor, millet yanıyor, Milli Görüş'ü arıyor."

"Dar gelirlilerin çocuğunun canı istediğinde kiraz alabildiği bir Türkiye'yi inşa edeceğiz"

İşçi, memur ve emekli maaşlarının yaşamaya yeter seviyede olduğu bir Türkiye'yi hayata geçireceğiz. Dar gelirlilerin, sabit ücretlilerin çocuğunun canı çektiği zaman kiraz almaktan aciz olmadığı bir Türkiye'yi, çocuğunun canı çektiği zaman muz almaktan aciz olmadığı bir Türkiye'yi hayata geçireceğiz. Emeklilerin torununun sünnet düğününe giderken çeyrek altın almaktan aciz olmadığı bir Türkiye… İşsizlik problemini çözmüş, adaletli gelir ve servet dağılımı sağlanmış bir Türkiye… Adaletli bir vergi sisteminin olduğu, bugün olduğu gibi zenginden az fakirden çok vergi alan değil adil bir vergi sisteminin olduğu, haksız vergilerin ortadan kaldırıldığı bir Türkiye'yi hayata geçireceğiz. Faiz mikrobundan kurtarılmış bir ekonomik hayat ve çiftçiye, KOBİ'ye, sanayiciye, girişimciye tam devlet desteği sağlanmış bir Türkiye olacak."

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan'ın da konuşma yaptığı kongrede mevcut İl Başkanı Yusuf Yener yeniden seçildi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/fatih-erbakan-turkiye-de-muhalefete-ayri-iktidara-ayri-hukuk-uygulaniyor-9439.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/fatih-erbakan-turkiye-de-muhalefete-ayri-iktidara-ayri-hukuk-uygulaniyor-9439.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/fatih-erbakan-turkiye-de-muhalefete-ayri-iktidara-ayri-hukuk-uygulaniyor-9439-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/fatih-erbakan-turkiye-de-muhalefete-ayri-iktidara-ayri-hukuk-uygulaniyor-9439.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/fatih-erbakan-turkiye-de-muhalefete-ayri-iktidara-ayri-hukuk-uygulaniyor/28413/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 03:31:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cemil Çapar Apartmanı davasında müteahhitten aynı savunma: "Depremi Allah yaptı, kusurum yok"</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 51 kişinin hayatını kaybettiği Cemil Çapar Apartmanı davasında mahkeme heyeti değişti ve duruşmada tüm süreç baştan anlatıldı. Müteahhit Mehmet Özkan, önceki duruşmalardaki savunmasını tekrarlayarak, "Depremi Allah yaptı, kusurum yok" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HABER: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - 6 Şubat depremleri sırasında, Hatay'ın Antakya ilçesine bağlı Gazi Mahallesi'nde bulunan Cemil Çapar Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan bina sakinlerinden 51 kişi hayatını kaybetti. Binanın yıkılmasının ardından çıkan yangın nedeniyle bazı kişilerin naaşlarına ulaşılamadı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, apartmanın yıkılmasına ilişkin müteahitler Mehmet Özkan ve Yusuf Özkan, şantiye şefi ve statik proje müellifi Mehmet Güçlü, yapı denetim firmasının yetkilileri Habib Turhaner ve Bülent Kimyon, statik proje ve uygulama denetçisi Mehmet Tokdemir, kontrol elemanı Levent Numanoğlu hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle dava açtı.

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen sekizinci duruşmaya, tutuklu müteahhit Mehmet Özkan ile Mehmet Güçlü, SEGBİS aracılığıyla katıldı. Depremde yakınlarını kaybeden aileler ve taraf avukatları ise mahkeme salonunda hazır bulundu. Duruşmada, mahkeme heyetinin değişmesi nedeniyle Cemil Çapar Apartmanı'ndaki süreç en baştan anlatıldı. Hem müştekiler hem de sanıklar kendi taraflarından olayı aktardı.

"Sadece benim müvekkilimin yaptığı bina mı yıkıldı"

Tutuklu sanıklar Mehmet Özkan ile Mehmet Güçlü, önceki duruşmalarda verdikleri ifadeleri tekrar ederek suçsuz olduklarını savundu ve tahliyelerini talep etti.

Sanık Mehmet Özkan'ın avukatı, "Ek rapor benim müvekkilimin suçlu olmadığını gösteriyor. Caddede başka binalar yıkılmamış olabilir ama bu çok büyük bir depremdi. Bir sürü kamu kurumu yıkıldı. Sadece benim müvekkilimin yaptığı bina mı yıkıldı" diye konuştu.

"Bu bina niye yıkıldı ben de bilmiyorum"

Ek bilirkişi raporunun kendilerini sorumlu tutmadığını belirten sanık Mehmet Özkan, "Bizim suçsuzluğumuz anlaşılıyor zaten kaçma şüphemiz yok, tahliyemizi istiyoruz. Ayrıca bu yapı neden yıkıldı benim de aklım almıyor. Doğal gaz mı patladı bilmiyorum. Önce yangın oldu, sonra yıkım oldu. Ben devlete bir sürü iş yaptım. Yüz tane okul yaptım, yüz tane ev yaptım bir tanesi bile yıkılmadı. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.

Cemil Çapar Apartmanı'nda ablasını kaybeden bir müşteki, "İlk deprem gece oldu, ondan sonra eşim ve kardeşim binanın üstüne çıktı. Çünkü epey yıkım vardı. Ablamları ve yeğenimi aramaya gittiler. O sırada yangın olsaydı biz onları başka yere götürürdük. İkinci depremden sonra yangın başladı" şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 12 Aralık tarihine erteledi.

Avukat Seher Eriş: "Her celsede 'depremi Allah yaptı, kusurumuz yok' diyorlar

Müşteki avukatı Seher Eriş, duruşma bitiminde adliye önünde açıklama yaptı. Duruşmada müteahhit Mehmet Özkan'ın, devletin suçlu olduğunu ve depremin Allah tarafından gerçekleştiğini söylediğine dikkat çeken avukat Eriş, şu ifadeleri kullandı:

"Her celsede olduğu bugün de depremin Allah tarafından yapıldığını ve kusuru olmadığını söyledi. Sekiz celse oldu. İki yılı aşkın süredir bir Cemil Çapar Apartmanı'nın önce yıkılması, sonra apartman enkazında çıkan yangın ve yangın sonrası naaşlara dahi ulaşılamamasından dolayı yargılamanın sürdüğü bu adliyeye sekiz kez geldik ve her seferinde de şunları dinledik sanıklardan. Bu deprem Allah'ın kusuruydu, kendilerinin hiçbir suçu olmadığıydı. Biz şunu söylüyoruz, adil bir yargılanma yapılmasına ihtiyaç var çünkü bu Cemil Çapar apartmanı davasıyla sınırlı bir süreç değil. Burada en başından sonuna kadar sorumluluk zinciri var ve bu sorumluluk zincirine tabi herkes ve her kurumun kusur durumu incelenmeli ve kusurları kapsamında cezalar verilmeli."

Cezasızlık politikasının devam etmesi halinde birden fazla Cemil Çapar Apartmanı ve benzeri dosyalarla karşılaşmaya devam edileceğinin altını çizen Eriş, adil bir karar için herkesi 12 Aralık'taki bir sonraki duruşmada Hatay Adliyesi'nde olmaya çağırdı.

"Kaybettiklerimiz geri gelmeyecek ama adalet sağlansın"

Müşteki Yiğit Torun, binada anne ve babasını kaybettiğini, adalet mücadelesini onlardan devraldığına dikkat çekerek, "Depremi Allah vermiş olabilir ama Allah bize akıl da verdi. Depremi önlemenin yollarını bulma yetisi de verdi. Neden diğer binalar değil de Cemil Çapar Apartmanı yıkıldı? Adalet mücadelesini buradan veriyoruz. Kaybettiklerimiz geri gelmeyecek ama adaleti sağlayabilirsek başka kayıpların önüne geçecek. Madden de manen de çok yorucu davalar fakat bunun peşini bırakmadığımızda kaybettiklerimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olacağız. Mücadelemiz gücümüz yettiğince devam edecek" şeklinde konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/cemil-capar-apartmani-davasinda-muteahhitten-ayni-savunma-depremi-allah-yapti-kusurum-yok-473656ae-b86-9382.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/cemil-capar-apartmani-davasinda-muteahhitten-ayni-savunma-depremi-allah-yapti-kusurum-yok-473656ae-b86-9382.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/cemil-capar-apartmani-davasinda-muteahhitten-ayni-savunma-depremi-allah-yapti-kusurum-yok-473656ae-b86-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/cemil-capar-apartmani-davasinda-muteahhitten-ayni-savunma-depremi-allah-yapti-kusurum-yok-473656ae-b86-9382.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/cemil-capar-apartmani-davasinda-muteahhitten-ayni-savunma-depremi-allah-yapti-kusurum-yok/27996/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Sep 2025 23:53:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Yağmur Apartmanı davasında yeniden bilirkişi raporu hazırlanacak</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 26 kişinin yaşamını yitirdiği Yağmur Apartmanı davasında, sanıkların tutuklanma talebi reddedildi. Mahkeme heyeti, dosyada inceleme yapılması için Erzurum Atatürk Üniversitesi'nden bilirkişi raporu alınmasına karar vererek duruşmayı erteledi. Depremde 13 yakınını kaybeden Zübeyde Kahraman, "Bu davanın peşini bırakmayacağız. Er ya da geç adalet önünde hepiniz hesap vereceksiniz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HABER: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) - 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki Yağmur Apartmanı'nın yıkılması sonucu 26 kişi yaşamını yitirdi. Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yapımında sorumluluğu bulunan yapı sahibi ve müteahhit Ahmet Kefsiz, mimarlar Muhammet Kariptaş ve Mustafa Dedeoğulları, inşaat mühendisleri Mehmet Yunus, Gökhan Saydam, Mehmet Köse, Ayşegül Ezgi Yılmaz ve Emre Kefsiz hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.

Öte yandan, yapı ruhsatlarında imzası bulunan eski belediye başkan yardımcıları Ali Kurter ve Mustafa Sakman, eski imar müdürü Nuri Yalçın, eski imar işleri müdür vekilleri Hasan Göğebakan ve Mehmet Yakup Koçuk, inşaat teknikerleri Beyhan Birinci, Kemal Koçuk ve Mustafa Haluk Kıvrak, mimar Murat Arslan ile harita teknikeri Nilüfer Başar hakkında da "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan dava açıldı. Her iki dosya birleştirildi.

Kırıkhan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenler ile taraf avukatları katılırken, 18 tutuksuz sanıktan yalnızca 7'si hazır bulundu. Mahkemede savunma yapan 7 sanık, üzerlerine atılı suçu reddederek beraatlerini istedi. Müştekiler ise sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek tutuklanmalarını talep etti.

Sanıklar tutuklansın talebi reddedildi

Mahkeme, tarafların savunmalarını dinledikten sonra sanıkların tutuklanma taleplerini reddetti ve mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Mahkeme, dosyada inceleme yapılması amacıyla Erzurum Atatürk Üniversitesi'nden bilirkişi raporu alınmasına hükmederek duruşmayı 16 Ocak 2026 tarihine erteledi.

"Er ya da geç adalet önünde hepiniz hesap vereceksiniz"

Yağmur Apartmanı enkazında 13 yakınını kaybeden Zübeyde Kahraman, sürece ilişkin şöyle konuştu:

"Ben bugün buraya sadece bir davacı değil, enkazda kardeşimi, yeğenlerimi kaybetmiş bir abla, bir teyze olarak buradayım. Her şey ortada, suç belli, sanıklar belli; ama biz her duruşmada aynı yalanlarla yüzleşiyoruz ve her seferinde aynı acıyı tekrar tekrar yaşıyoruz. Günlerce uykusuz, umutla enkaz başında bekledim. Kardeşim Zeynep ile enkaz altında sesli iletişime geçtim ve hala o ses kaydını tutuyorum. O an, hayatla ölüm arasındaki çizgiydi benim için. Sizden tek istediğim, bu acıyı bir kez olsun benim gözümden görmeniz ve kararınızı verirken bir dosya değil, bir insan hayatı olduğunu hatırlamanız. Hala yalanlarla vicdanınızı da, bu mahkemeyi de kirletiyorsunuz. Hiç utanmadan. Şunu bilmenizi isterim ki, biz sustukça rahat edeceğinizi sanıyorsunuz ama biz susturulmayacağız, susmayacağız. Bu davanın peşini bırakmayacağız. Er ya da geç adalet önünde hepiniz hesap vereceksiniz."

"Umarım bundan sonraki süreçte adalet isteğimiz...."

26 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan müşteki avukatı Deniz Can Akpek, "Hepsi sadece birer can değil, birer dünya demekti. Hepsinin birer hayatı verdi. Bugünkü duruşmada yine tutuklama kararı çıkmadı. Dosyamız bugün bilirkişiye gönderildi. Umarım bundan sonraki süreçte adalet isteğimizi, açlığımızı bir nebze olsun doyurabileceğimiz başka duruşmalar yaşayabiliriz" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/depremde-yikilan-yagmur-apartmani-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-hazirlanacak-bf720567-b6c-7877.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/depremde-yikilan-yagmur-apartmani-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-hazirlanacak-bf720567-b6c-7877.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/depremde-yikilan-yagmur-apartmani-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-hazirlanacak-bf720567-b6c-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/depremde-yikilan-yagmur-apartmani-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-hazirlanacak-bf720567-b6c-7877.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-yagmur-apartmani-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-hazirlanacak/27935/</link>
			<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 20:12:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da sağlık ocağını su bastı: "Dört defa yer değiştirdik, sorunun çözülmesini istiyoruz"</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da dün gece yağan yağmurdan dolayı Aşağıokçular Sağlık Ocağı'nı su bastı. Sabah işlerine gelen sağlık çalışanları da muayeneye gelen vatandaşlar da ellerine paspas alarak suyu temizleyemeye başladı. ANKA Haber Ajansı'na konuşan sağlık ocağı çalışanları, tüm zor koşullara rağmen Hatay'ı terk etmediklerini, sorunlarının çözülmesini istediklerini vurguladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN 

(HATAY) - Hatay'da dün gece yağan yağmur sonrası bazı konteyner kentler ve konteyner sağlık ocaklarını su bastı. Defne ilçesi Aşağıokçular Sağlık Ocağı da su baskını yaşayan yerlerden birisi oldu. Sabah saatlerinde çalışmak için konteynere gelen sağlık ocağı çalışanları ve muayeneye gelen vatandaşlar konteynerin içi ve dışının su içinde olduğunu gördü. Sağlık ocağı çalışanları paspas ile konteyneri temizlemeye çalıştıklarını, vatandaşların da kendilerine yardım ettiğini söyledi.

"Geçen hafta parke taşı yaptık, çalındı"

Sağlık çalışanları, geçtiğimiz hafta sağlık ocağının yan tarafındaki enkazdan dolayı sağlık ocağını su bastığını, yolun çamur olmaması için kendi imkanlarıyla parke taşı yaptıklarını fakat parke taşlarının çalındığını vurgulayarak, "Konteyneri dört defa taşıdık. Konteyner koyduğumuz yerler şahıs malı. Bir süre devam ediyoruz sonra çıkmamızı istiyorlar. Normal şartlarda fiziki yeri İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı gibi yetkili kurumlar gösterir. Biz de iç döşemesini kendimiz yaparız. Fakat Sağlık Müdürlüğü betonarme yapı için kalıcı yer gösterebilir ya da biz bir betonarme yapı bulacağız. Bakanlık 2019 sonrası yapılan betonarme yapılar onaylıyor. Hatay'da şu an 2019 sonrası yapılan bina yok" ifadelerini kullandı.

Sağlık çalışanları, işlerini severek yaptığını, deprem sonrası zor koşullara rağmen gitmediklerini Hatay'da kaldıklarını, konteynerden sağlık kurumlarının altyapılarının güçlendirilmesi için destek beklediklerinin altını çizdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/hatay-da-saglik-ocagini-su-basti-dort-defa-yer-degistirdik-sorunun-cozulmesini-istiyoruz-6863.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/hatay-da-saglik-ocagini-su-basti-dort-defa-yer-degistirdik-sorunun-cozulmesini-istiyoruz-6863.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/hatay-da-saglik-ocagini-su-basti-dort-defa-yer-degistirdik-sorunun-cozulmesini-istiyoruz-6863-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/hatay-da-saglik-ocagini-su-basti-dort-defa-yer-degistirdik-sorunun-cozulmesini-istiyoruz-6863.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-saglik-ocagini-su-basti-dort-defa-yer-degistirdik-sorunun-cozulmesini-istiyoruz/27901/</link>
			<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 13:58:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Derya Apartmanı davası, bilirkişi raporu gelmediği için ertelendi</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 16 kişinin yaşamını yitirdiği Derya Apartmanı davasının altıncı duruşması, bilirkişi raporu gelmemesi nedeniyle 23 Aralık'a ertelendi. Depremde eşini kaybeden Ufuk Bayraktar,  "Bu nasıl bir adalettir, anlayamıyorum; deprem öncesinde yapılan ihmaller yüzünden bir dakikada hayatımız mahvoldu, bir an önce adalet de sağlanmalı" dedi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) -  Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesindeki Derya Apartmanı yıkıldı ve enkazında 16 kişi yaşamını yitirdi. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıklar Adnan Özçelik, Leman Şenol, Vahip Sahil, Ganim Emre Sahil ve Nizam Genç hakkında dava açtı. Derya Apartmanı davasının altıncı duruşması, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında eksik hususların giderilmesini talep etti.

Bilirkişi raporu gelmedi duruşma ertelendi

Mahkeme heyeti, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak belediye görevlileri hakkında devam eden soruşturmanın akıbetinin sorulmasına, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen bilirkişi incelemesi talimatının akıbetinin sorulmasına ve 5 sanık hakkında adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 23 Aralık'a erteledi.

Derya Apartmanı'nda eşini kaybeden Ufuk Bayraktar, süreci ANKA Haber Ajansı'na şu sözlerle değerlendirdi:

"6 Şubat depreminde yıkılan ve eşimle birlikte 16 komşumuzun hayatını kaybettiği Derya Apartmanı davasının 6. celsesi görüldü. Sanık müteahhit firma ile yapı denetim firmasının, sanık firmaların kusur ve ihmallerini açıkça ortaya koyan bilirkişi raporuna itirazı ne yazık ki mahkeme heyeti tarafından kabul edilmişti; aylar geçmesine rağmen yeni bilirkişi raporu hâlâ gelmedi. Sorumlu kamu görevlilerinin yargılanması gerektiğine dair şikayet ve taleplerimizi gerek soruşturma sürecinde savcılık makamına, gerekse mahkeme heyetine belirtmiştik; ama bu konuda da hâlâ bir gelişme yaşanmamış olması üzüntü ve hatta adalet adına endişe verici.

"Vahip Sahil'in kaçmış olmasından endişe ediyoruz"

Müteahhit firmanın kağıt üstünde sahibi görünen Ganim Emre Sahil, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı ve gerekçe olarak bilirkişi raporunun gecikmesi gösterilmişti; itiraz edilen ilk raporda ihmaller açıkça belirtilmişti oysa. Esas patron olan Vahip Sahil ise hiç tutuklanmadı ve avukatı da kendisini savunmaktan çekilmiş; kaçmış olmasından endişe ediyoruz. Depremin üzerinden neredeyse 3 yıl geçti ama ne yazık ki adalet hala sağlanabilmiş değil. Ortada sadece müteahhit ve yapı denetim firmalarının kusur ve ihmali yok; onlara göz yuman ve hatta belki de onlarla iş birliği içinde olan sorumlu kamu görevlileri de var; ama onlar hala yargılanmıyor. Bilirkişi raporu gelmediği için müteahhit firmanın sözde sahibi serbest kalıyor ve bu son celse de yine bilirkişi raporu gelmediği için başka tarihe erteleniyor. Bu nasıl bir adalettir, anlayamıyorum; deprem öncesinde yapılan ihmaller yüzünden bir dakikada hayatımız mahvoldu, bir an önce adalet de sağlanmalı."

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/depremde-yikilan-derya-apartmani-davasi-bilirkisi-raporu-gelmedigi-icin-ertelendi-9cec5e23-908-109.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/depremde-yikilan-derya-apartmani-davasi-bilirkisi-raporu-gelmedigi-icin-ertelendi-9cec5e23-908-109.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/depremde-yikilan-derya-apartmani-davasi-bilirkisi-raporu-gelmedigi-icin-ertelendi-9cec5e23-908-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/depremde-yikilan-derya-apartmani-davasi-bilirkisi-raporu-gelmedigi-icin-ertelendi-9cec5e23-908-109.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-derya-apartmani-davasi-bilirkisi-raporu-gelmedigi-icin-ertelendi/27827/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 12:52:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özkan Gold City Blokları'nda yakınlarını kaybedenler: "Atış poligonunu genişletmek için kolon kestiler, bina yıkıldı"</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da, 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 97 kişinin hayatını kaybettiği Özkan Gold City Bloklarıyla ilgili davanın beşinci duruşmasında sanık avukatları bilirkişi raporuna itiraz etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - Hatay'ın Antakya ilçesinde, AK Partili müteahhit Mehmet Özkan ve kardeşleri tarafından inşa edilen Özkan Gold City Blokları, 6 Şubat depremlerinde yıkıldı, 97 kişi yaşamını yitirdi.

Özkan Gold City davasının beşinci duruşması bugün Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Başka bir deprem davasından tutuklu bulunan  sanık Mehmet Özkan duruşmaya katılmadı. Diğer sanıklar, avukatlar ve müştekiler duruşmada hazır bulundu. Tüm sanık avukatları, ikinci bilirkişi raporuna itiraz ederek yeni rapor talep etti.

"Günde 40 tane bilirkişi raporu hazırlanıyor, güvenilir değil"

Mehmet ve Yusuf Özkan kardeşlerin avukatı, bilirkişi raporunun sorunlu olduğunu iddia ederek, "Günde 40 tane bilirkişi raporu hazırlanıyor. Başkaca binaların zemin, statik projeleri karıştırılıyor. Dolayısıyla bu raporların güvenirliliği tartışılır hale geliyor" dedi.

Mahkeme huzurunda bulunan sanık Yusuf Özkan, "Binamız sağlamdı. Yan bina yıkıldı, bizim üzerimize devrildi. Yan binanın baskısıyla bina yıkıldı. Ben de bu binada yaşıyordum" diye konuştu.

"Babam beni kolon kestiği yerde oturtmaz"

Sanık Mehmet Özkan'ın kızı aynı zamanda dosya avukatlarından Fethiye Özkan, kendisinin de bu binada oturduğunu, spor salonunun da bürosunun da yine bu binada olduğunu söyleyerek, "Biz Özkanlar hepimiz bu binadaydık. Babam beni kolon kestiği yerde oturtmaz" dedi.

"İnsan oğluna mezar olacak yüksekliğe sevinir mi?"

Binada yakınlarını kaybeden Şadiye Oral, "Bina dikine düşmedi, yedi metre kaydı. 8 katlı bina. Oğlumun evi birinci kat olmasına rağmen üçüncü kat gibiydi. Spor salonu ve asma kat vardı. O yüksekliğe seviniyorduk. İnsan oğluna mezar olacak yüksekliğe sevinebilir mi? Hem anne hem baba oldum, tek başıma evlat yetiştirdim. Oğlum, torunum gitti" ifadelerini kullandı.

Müşteki avukatı: "İntikam değil, adalet istiyoruz"

20-30 yıllık binaların sağlam kaldığını, 6 yıllık binanın yıkıldığına dikkat çeken müşteki avukatı, "Bu binalar ne Allah'tan ne de depremden dolayı yıkıldı. Bir eksik vardı ve yıkıldı. Yapılan eksikliklerle çürümüş düzenin bir parçası oldular. Bu binanın neden yıkıldığı bilirkişi raporunda anlatılıyor. Ne donatıdaki ne de zemindeki sorun değişecek. Zaman kazanmak için yeni rapor istiyorlar. Zemin için beş sondaj açılması gerekirken iki sondaj açılmış. İntikam için burada değiliz. Üç yıldır insanlar yas bile tutamadı. Ne zaman adalet sağlanırsa yaslarını yaşayacaklar" şeklinde konuştu.

"Kim içeriden çıkmalarına sebep olursa iki elim yakalarında olacak"

Binada yakınını kaybeden Ayfer Bekar, 6 yıllık binanın nasıl yıkıldığını sorguladıklarını belirterek, "Yusuf Bey kızımın komşusuydu. Bir abiyi korumak için 97 kişiyi heba ediyorlar. Bir kızım vardı hak, adalet istiyorum. Alt kattaki atış poligonunu büyütmek için kolon kestiler" dedi.

Binada gelini ve torununu kaybeden bir başka müşteki ise İstanbul'dan çocuklarının hakkı için geldiğini belirterek "Karşımızda sırıtıyorlar (sanık yakınları için), kolon keserken ses gitmesin diye müzik açmışlar. Bina kolon kesilen yere doğru yıkıldı. Kim içeriden çıkmalarına sebep olursa iki elim yakalarında olacak. Ben her gün ölüyorum" dedi.

Mahkeme heyeti şu aşamada yeni bilirkişi raporunu gerek görmeyerek duruşmayı 22 Ocak 2026 tarihine erteledi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/ozkan-gold-city-bloklarinda-yakinlarini-kaybedenler-atis-poligonunu-genisletmek-icin-kolon-kestiler-bina-yikildi-942a64e3-7b8-9214.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/ozkan-gold-city-bloklarinda-yakinlarini-kaybedenler-atis-poligonunu-genisletmek-icin-kolon-kestiler-bina-yikildi-942a64e3-7b8-9214.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/ozkan-gold-city-bloklarinda-yakinlarini-kaybedenler-atis-poligonunu-genisletmek-icin-kolon-kestiler-bina-yikildi-942a64e3-7b8-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/ozkan-gold-city-bloklarinda-yakinlarini-kaybedenler-atis-poligonunu-genisletmek-icin-kolon-kestiler-bina-yikildi-942a64e3-7b8-9214.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ozkan-gold-city-bloklari-nda-yakinlarini-kaybedenler-atis-poligonunu-genisletmek-icin-kolon-kestiler-bina-yikildi/27526/</link>
			<pubDate>Sat, 13 Sep 2025 00:59:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay Antakya'da sahte salça denetimi: 36 ton ürün muhafaza altına alındı, 6 ton ürün imha edildi</title>
			<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, Hatay Antakya'da gerçekleştirilen gıda denetimlerinde salça posası ve katkı maddeleri kullanılarak yasa dışı salça üretimi yapıldığının tespit edildiğini, 36 ton ürünün muhafaza altına alındığını, 6 ton domates posasının imha edildiğini açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, sosyal medyadan Hatay'ın Antakya ilçesinde gerçekleştirilen gıda denetimlerine ilişkin açıklama yaptı. Bakanlığın paylaşımı şöyle:

"Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi en büyük önceliğimizdir. Hatay / Antakya'da gıda denetçisi ekiplerimizin yaptığı denetimler sonucunda, salça posası ve çeşitli katkılar kullanılarak salça üretimi yapıldığı belirlenmiştir.

Domates posası ve biber salçası görünümünde 36 ton ürün muhafaza altına alınmıştır. Depoda bekletilen 6 ton domates posası imha edilmiştir.
İşletmeyle ilgili yasal işlem başlatılmıştır. Denetimlerimiz aralıksız sürdürülmekte olup, gıda güvenilirliğini hiçe sayan hiçbir girişime geçit verilmeyecektir."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/hatay-antakyada-sahte-salca-denetimi-36-ton-urun-muhafaza-altina-alindi-6-ton-urun-imha-edildi-8b37356a-28e-5361.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/hatay-antakyada-sahte-salca-denetimi-36-ton-urun-muhafaza-altina-alindi-6-ton-urun-imha-edildi-8b37356a-28e-5361.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/hatay-antakyada-sahte-salca-denetimi-36-ton-urun-muhafaza-altina-alindi-6-ton-urun-imha-edildi-8b37356a-28e-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/hatay-antakyada-sahte-salca-denetimi-36-ton-urun-muhafaza-altina-alindi-6-ton-urun-imha-edildi-8b37356a-28e-5361.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-antakya-da-sahte-salca-denetimi-36-ton-urun-muhafaza-altina-alindi-6-ton-urun-imha-edildi/27170/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 18:48:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Açılışı "dünyanın en büyük makası"yla yapılmıştı: Depremde yıkılan Güçlü Bahçe Sitesi davasında, üç tutuklu sanık tahliye edildi</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 47 kişinin yaşamını yitirdiği Güçlü Bahçe Sitesi davasında, savcının "kaçma şüphesi" uyarısına rağmen tutuklu müteahhitler Mehmet Güçlü ile Servet Altaş ve yapı denetim firması yetkilisi İsmail Öztürk'ün tahliye edildiği ortaya çıktı. Sanık Güçlü'nün ise başka bir deprem dosyasından tutuklu bulunduğu öğrenildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HABER: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) - 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın Antakya ilçesinde bulunan 5 bloklu Güçlü Bahçe Sitesi'nin A ve B bloklarının yıkılması sonucu, 47 kişi hayatını kaybetti.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, yapım sorumlusu müteahhitler Mehmet Güçlü ve Servet Altaş ile yapı denetim firması yetkilisi İsmail Öztürk'ün de aralarında bulunduğu 18 sanık hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar ay hapis cezası istemiyle dava açtı.

"Sanıkların 'kaçma şüphesi' bulunuyor"

ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgilere göre, Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın beşinci duruşmasında, tanıkların dinlenmesinin ardından Cumhuriyet Savcısı mütalaasında, eksik hususların giderilmesini talep ederek, "Sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, hükmolunacak muhtemel cezaların süreleri gözetildiğinde sanıkların kaçma şüphelerinin bulunması, sürdürülen tutuklama tedbirlerinin orantılı olup tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması nedeniyle adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı" yönünde görüş bildirdi.

"Tutukluluk infaza dönüşmüştür, tahliye istiyoruz"

Tutuklu sanık Mehmet Güçlü, mütalaayı kabul etmediğini belirterek, önceki savunmasını tekrarladı, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi.

Tutuklu sanık Servet Altaş'ın avukatları da "Tutukluluk infaza dönüşmüştür, mütalaayı kabul etmiyoruz. Önceki savunmalarımızı tekrar ediyor, sanığın tahliyesi ve beraatini talep ediyoruz" dedi.

Tutuklu sanık İsmail Öztürk'ün avukatı da müvekkilinin tahliyesini ve beraatini talep etti.

Mahkeme, sanıkları yurtdışı yasağıyla tahliye etti

Savcının sanıklar hakkında "kaçma şüphesi" uyarısına rağmen mahkeme heyeti, mevcut delil durumu, tutukluluk süresi ve muhtemel ceza miktarını göz önünde bulundurarak tahliye taleplerini kabul etti.

Mahkeme, sanıklar İsmail Öztürk, Mehmet Güçlü ve Servet Altaş'a "yurt dışına çıkamamak" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyelerine karar verdi.

Edinilen bilgilere göre, sanık Mehmet Güçlü'nün 6 Şubat depremlerinde yıkılan Cemil Çapar Apartmanı davasından tutuklu bulunduğu öğrenildi.

"Tahliye edilmelerini hukuka uygun bulmuyorum"

ANKA Haber Ajansı'na konuşan müşteki avukatlarından Umut Güler, "Gazi Üniversitesi'nden bilirkişi raporu bekleniyor, bu da delillerin henüz tam olarak toplanmadığını göstermektedir. Tüm deliller toplanmadan sanıkların tahliye edilmemesi gerekirdi. Dosyada mevcut raporda sanıkların kusurlu oldukları görülmesine rağmen tahliye edilmelerini hukuka uygun bulmuyorum" dedi.

Ne olmuştu?

6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan Güçlü Bahçe Sitesi, 2019 yılında "dünyanın en büyük makası"yla açılmıştı. Altın renkli büyük makas etrafında poz verenler arasında, açılışa katılan dönemin Hatay Büyükşehir Belediyesi Başkanı Lütfü Savaş, 27. dönem AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik, dönemin Yayladağı Belediye Başkanı Mustafa Sayın, iş insanları ve STK temsilcileri yer almıştı.

Açılışta konuşma yapan SER-AL inşaat firması sahibi Servet Altaş, "25 Temmuz 2017'de temelini attığımız Güçlü Bahçe Sitesi projesini SER-AL İnşaat olarak 27 ayda tamamladık. Bugüne kadar şehrimize kazandırdığımız tüm projeler bizim gözbebeğimizdir. Ancak Güçlü Bahçe Sitesi, gerek konumu, gerek yapım kalitesi ve özellikleriyle diğerlerine göre farkındalık yaratmıştır. Çalışmak aşktır ve ben işimin aşığıyım" demişti.

ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/acilisi-dunyanin-en-buyuk-makasiyla-yapilmisti-depremde-yikilan-guclu-bahce-sitesi-davasinda-uc-tutuklu-sanik-tahliye-edildi-d2d5ce57-a00-444.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/acilisi-dunyanin-en-buyuk-makasiyla-yapilmisti-depremde-yikilan-guclu-bahce-sitesi-davasinda-uc-tutuklu-sanik-tahliye-edildi-d2d5ce57-a00-444.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/acilisi-dunyanin-en-buyuk-makasiyla-yapilmisti-depremde-yikilan-guclu-bahce-sitesi-davasinda-uc-tutuklu-sanik-tahliye-edildi-d2d5ce57-a00-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/acilisi-dunyanin-en-buyuk-makasiyla-yapilmisti-depremde-yikilan-guclu-bahce-sitesi-davasinda-uc-tutuklu-sanik-tahliye-edildi-d2d5ce57-a00-444.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/acilisi-dunyanin-en-buyuk-makasi-yla-yapilmisti-depremde-yikilan-guclu-bahce-sitesi-davasinda-uc-tutuklu-sanik-tahliye-edildi/27135/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 00:37:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Atilla Eren Apartmanı davasında sanıklardan tahliye talebi </title>
			<description><![CDATA[Hatay'da, 65 Şubat depremlerinde Atilla Eren Apartmanı'nın yıkılarak 219 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin davada 3'ü tutuklu 11 sanık hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan açılan davanın görülmesine devam edildi. Müşteki avukatı Ecevit Alkan, "Şantiye şefi gitmemiş, denetim firması denetlememiş; biri değil hepsi suçlu, kimse görevini yapmamış" dedi.
 ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya Günaydın

(HATAY) - Hatay'da, 6 Şubat depremlerinde Atilla Eren Apartmanı'nın yıkılarak 219 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin davada 3'ü tutuklu 11 sanık hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan açılan davanın görülmesine devam edildi. Müşteki avukatı Ecevit Alkan, "Şantiye şefi gitmemiş, denetim firması denetlememiş; biri değil hepsi suçlu, kimse görevini yapmamış" dedi.

Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu müteahhit Hikmet Günsay, yapı denetim şirketi sahibi Gökhan Tutar ve şantiye şefi Buket Günsay, bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Depremde yakınlarını kaybedenler ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.

"Üç kişi günah keçisi oldu"

Sanıklardan Tutar, ciddi sağlık sorunları yaşadığını anlatarak, "Ne inşaat mühendisiyim ne de mimar. Elektrik mühendisiyim. 2017 yılında yapı denetim firmasını satın aldım. Firari sanık Ahmet Cambaz ifade verip adli kontrolle serbest bırakılmış. Aylardır tutukluyum, cezaevinde ameliyat oldum. Adam firari, savunma yapıp gidecek, biz bilimsel veriler sunup kusurlu olacağız, bunu kabul etmiyorum. Üç kişi günah keçisi oldu, duygularla hareket ediliyor, bilimle değil" şeklinde konuştu.

"Kalitesiz zemine imar iznini benim müvekkilim mi verdi?"

Tutar'ın avukatı ise bu müvekkilinin mağdur olduğunu savundu. Müvekkilinin müteahhit ve fenni mesul değil, yapı denetim firması yetkilisi olduğunu ifade eden avukat, apartmanın zemininden su çıktığını söyledi. Avukat, "Bu kadar kalitesiz zemine kim 16 kat imar izni verdi, müvekkilim mi verdi? Neden kamu görevlileri yargılanmıyor? İnfaz boyutuna ulaşan bir tutukluluk var. Ayrıca bir müteahhit içeride, diğer müteahhit firari bırakılıyor" dedi.

"Yıkılan binalarımı değil, yıkılmayanları sayın"

Tutuklu müteahhit Hikmet Günsay ise iki yıldır neden tutuklu olduğunu hala bilmediğini, yaptığı binanın belediye dahi tüm denetimlerden geçtiğini, bir kusur atfedilemeyeceğini ifade etti. Müşteki avukatının Hikmet Günsay'ın yıkılan binalarını saymasına tepki gösteren Günsay, "Avukat Bey yıkılan binalarımı sayıyor, onlarca bina yaptım, yıkılmayan binalarımı saysın. 24 aydır suçsuz yere yatıyorum, tahliyemi istiyorum" diye konuştu.

"Yaşadıklarımı hak edecek ne yaptım?"

Tutuklu sanık şantiye şefi Buket Günsay, "Bina yapıldığı tarihlerde yeni mezundum, babam şantiye şefi olarak gösterdi ama ben hiç yapmadım. Mimarım, bina dayanıklılığından anlamam. Şantiye şefi Ahmet Azus. 15 aydır tutukluyum, sağlığım bozuldu. Hiçbir kusurum olmamasına rağmen tutukluyum, 60 kişilik koğuşta kalıyorum. Yaşadıklarımı hak edecek ne yaptım? Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Buket Günsay'ın avukatı ise depremde sadece binaların değil, sistemin de çöktüğünü belirtti. Depremde yıkılan yerlere yeni binalar yapılmayacağı söylenmesine rağmen yıkımın olduğu yerlere binalar yapıldığını aktaran avukat, bir şantiye şefinin beş farklı inşaatta şantiye şefliği yapabildiğine, dolayısıyla sistemin sorunlu olduğuna dikkat çekti.

"Kimse görevini yapmamış"

Müşteki avukatı Ecevit Alkan ise eşitlik ilkesi gereği dosyada yargılanan tüm sanıkların tutuklanmasını talep ederek, 219 kişinin öldüğü Atilla Eren apartmanında yargılananların hepsinin bu suçu işlediğini kaydetti.

Hikmet Günsay, Alya Uçar, Akademi City, Buket, Atilla Eren apartmanının müteahhit Hikmet Günsay'ın depremden yıkılan bazı binalarından olduğunu anlatan Alkan, "Şantiye şefi gitmemiş, denetim firması denetlememiş; biri değil hepsi suçlu, kimse görevini yapmamış" diye konuştu.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına kararı verirken, davayı 26 Eylül'e erteledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/depremde-yikilan-atilla-eren-apartmani-davasinda-saniklardan-tahliye-talebi-4fb6ef10-878-2468.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/depremde-yikilan-atilla-eren-apartmani-davasinda-saniklardan-tahliye-talebi-4fb6ef10-878-2468.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/depremde-yikilan-atilla-eren-apartmani-davasinda-saniklardan-tahliye-talebi-4fb6ef10-878-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/depremde-yikilan-atilla-eren-apartmani-davasinda-saniklardan-tahliye-talebi-4fb6ef10-878-2468.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-atilla-eren-apartmani-davasinda-saniklardan-tahliye-talebi/26373/</link>
			<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 16:14:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Karasu: "Üç taş ocağı olan bölgeye yakın yerde çıkan yangın düşündürücü"</title>
			<description><![CDATA[Yayladağı, Defne ve Hassa ilçelerinde çıkan yangınlarda bazı bölgelerde yerleşim alanları boşaltıldı. Yangınlara müdahale devam ediyor. Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu,  Döver ve Çaksına mahalleleri yangınlarının üç taş ocağı olan Bozlu mahallesine çok yakın olduğuna dikkati çekerek, ''Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen burada taş ocağı hala faal. Üç taş ocağı olan bölgeye yakın yerde çıkan bu yangın düşündürücü'' dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - 6 Şubat depremlerinin yarası sarılmayan Hatay'da şimdi de başka bir afet olan yangınlarla mücadele halinde. Hatay'da son bir haftadır yeniden orman yangınları başladı. Kırıkhan, Yayladağı, Defne ve Hassa ilçelerinde çıkan yangınlarda bazı bölgelerde yerleşim alanları boşaltıldı. Yangınlara müdahale devam ediyor. Hatay'ın Antakya ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın söndürülürken Hassa ve Yayladağı ilçelerindeki yangınlarına müdahale sürüyor.

"Yangın çıkan mahallelerde tahliyeler sürüyor"

Hassa'nın Eğribucak Mahallesi Seyranyeri Yaylası mevkisinde önceki gün orman yangını çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek geniş bir alana yayıldı. Bölgede iki mahallede bin 115 kişinin evlerinden tahliye edildi. Üçüncü gününe giren orman yangınına gece boyu 259 araç ve 592 personelle müdahale edildi. Bölgede 500'e yakın hane boşaltıldı. Yangın dün gece ise Yayladağı'da iki ayrı noktada çıkan orman yangınları da ikinci gününde. Dün gece ilçeye bağlı Çaksına Mahallesi'ndeki yangına 78 araç, 159 personel ile müdahale edildi.

"Yangın çıkan yer taş ocakları bölgesi"

Öte yandan Hatay'ın birçok yerinde taş ocağı açıldı. Bu taş ocaklarının bu kadar rahat açılmasında en büyük etkenin ''Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gerekli değildir'' kararı olduğunu vurgulayan Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu, yangın çıkan Yayladağı Çaksına mahallesi ve Döver mahallesine çok yakın Bozlu mahallesinde taş ocağı olduğuna dikkati çekerek, "Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen burada taş ocağı hala faal. Üç taş ocağı olan bölgeye yakın yerde çıkan bu yangın düşündürücü. Bu bölgede insanlar defalarca eylem yaptılar. Ne meyve bahçeleri kaldı ne hayvan. Zeytincilikle geçinen bölge halkı tozda dolayı zeytinyağı yapamıyor" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/antakya-cevre-koruma-dernegi-baskani-karasu-uc-tas-ocagi-olan-bolgeye-yakin-yerde-cikan-yangin-dusundurucu-5ce05429-0d0-5498.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/antakya-cevre-koruma-dernegi-baskani-karasu-uc-tas-ocagi-olan-bolgeye-yakin-yerde-cikan-yangin-dusundurucu-5ce05429-0d0-5498.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/antakya-cevre-koruma-dernegi-baskani-karasu-uc-tas-ocagi-olan-bolgeye-yakin-yerde-cikan-yangin-dusundurucu-5ce05429-0d0-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/antakya-cevre-koruma-dernegi-baskani-karasu-uc-tas-ocagi-olan-bolgeye-yakin-yerde-cikan-yangin-dusundurucu-5ce05429-0d0-5498.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/antakya-cevre-koruma-dernegi-baskani-karasu-uc-tas-ocagi-olan-bolgeye-yakin-yerde-cikan-yangin-dusundurucu/26201/</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 14:35:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'da mahkeme, riskli alan ilan edilen bölgeye yönelik itirazı "yeni oluşacak afete önlem" gerekçesiyle reddetti</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da depremden birkaç ay sonra 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'a göre kentin bir kısmı rezerv alan bir kısmı da riskli alan ilan edildi. Riskli alan ilan edilen 307 hektarlık alana hak sahiplerinin yaptığı itiraz; yeni bir afet karşısında oluşacak can ve mal kayıplarının önlenmesi gerekçesiyle reddedildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - Hatay'da depremden birkaç ay sonra 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'a göre kentin bir kısmı rezerv alan bir kısmı da riskli alan ilan edildi. Riskli alan ilan edilen 307 hektarlık alana hak sahiplerinin yaptığı itiraz; yeni bir afet karşısında oluşacak can ve mal kayıplarının önlenmesi gerekçesiyle reddedildi. Karara itiraz edeceklerini vurgulayan avukat Ecevit Alkan, "Burası riskli alan değil ve insanlar mahallelerini, mülklerini bırakmak istemiyor. Devlet buraya ne yapacağını, nasıl bir proje yapacağını da açıklamıyor" şeklinde konuştu. 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla öne çıkan Antakya'nın en eski mahallelerinden Affan'da bulunan ve içerisinde konut, iş yeri, ibadethane ve vakıf mallarının yer aldığı 8 bin binanın bulunduğu alana ilişkin riskli alan kararı almıştı.

Hak sahipleri bu kararın iptali için dava açtı. Ancak geçtiğimiz haftalarda görülen duruşmada, mahkeme; afetin büyüklüğü ve olası yeni bir afet durumunda can ve mal kayıplarının önlenmesi gerekçesiyle bakanlığın riskli alan ilanını hukuka uygun buldu. Kararda, beş hâkimden üçü ret, ikisi ise kabul yönünde oy kullandı.

Av. Ecevit Alkan: "Devlet proje açıklamadan 'bana güvenin' diyor"

Davacı hak sahiplerinden bazılarını temsil eden avukat Ecevit Alkan, kararı eleştirerek sürecin şeffaf yürütülmediğini savundu. Karara ilişkin ANKA Haber Ajansı'na konuşan Alkan, bölgenin riskli olmadığını ve mahalle sakinlerinin evlerinden, mülklerinden koparılmak istemediğini söyledi.

Alkan, "Mahkemenin kararı sonrasında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na başvuracağız. Burada sadece konutlar değil; camiler, kiliseler, vakıf malları ve tescilli yapılar da var. Burası SİT alanı ve tarihi bir merkez. Devlet buraya dair bir proje sunmuyor, sadece 'bana güvenin' diyor. Oysa insanlar üç senedir evlerinin, mülklerinin akıbetini bilmiyor. Konteyner kentlerde kalanlar mahallelerine dönmek istiyor" dedi.

"Mahalle kültürü yok sayılıyor"

Bazı hak sahiplerinin TOKİ'den konut hakkı kazandığını ancak mahallelerinden kopmak istemediklerini aktaran Alkan, söz konusu bölgede kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam kültürü bulunduğunu vurgulayarak, "Bu alan sadece fiziki yapılar değil, aynı zamanda bir kimlik barındırıyor. O kimliğin yok sayılması, toplumsal hafızanın silinmesi anlamına gelir" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/hatayda-mahkeme-riskli-alan-ilan-edilen-bolgeye-yonelik-itirazi-yeni-olusacak-afete-onlem-gerekcesiyle-reddetti-2925b877-e2e-1865.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/hatayda-mahkeme-riskli-alan-ilan-edilen-bolgeye-yonelik-itirazi-yeni-olusacak-afete-onlem-gerekcesiyle-reddetti-2925b877-e2e-1865.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/hatayda-mahkeme-riskli-alan-ilan-edilen-bolgeye-yonelik-itirazi-yeni-olusacak-afete-onlem-gerekcesiyle-reddetti-2925b877-e2e-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/hatayda-mahkeme-riskli-alan-ilan-edilen-bolgeye-yonelik-itirazi-yeni-olusacak-afete-onlem-gerekcesiyle-reddetti-2925b877-e2e-1865.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-da-mahkeme-riskli-alan-ilan-edilen-bolgeye-yonelik-itirazi-yeni-olusacak-afete-onlem-gerekcesiyle-reddetti/25808/</link>
			<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 17:01:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay Barosu: Meslektaşımızın mezuniyet belgesi üzerinde sahtecilik yapılarak, belge başka bir kişi adına kullanıldı</title>
			<description><![CDATA[Hatay Barosu, sahte diploma çetesinin, 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden bir meslektaşlarına ait hukuk fakültesi mezuniyet belgesi üzerinde sahtecilik yaparak, belgeyi başka bir kişi adına kullanmak suretiyle kayıt oluşturduğunu tespit etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sahte belgelerle e-imza üretilmesi ve kamu sistemlerine yasa dışı erişim sağlanmasıyla ilgili iddianamede, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden avukatların üniversite kayıtlarının sistemden silindiği ve bu kişilerin yerine, hukuk fakültesi mezuniyet belgesi talep eden şahısların kayıtlarının eklendiği belirtildi.

Hatay Barosu, depremde yaşamını yitiren bir avukatın mezuniyet belgesinin sahtecilikle başka bir kişi adına kullanıldığını ortaya çıkardı. Barodan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Sahte diploma ve mezuniyet bilgilerinin usulsüz kullanılması soruşturması kapsamında açılan kamu davasında yapılan tespitler sonucunda, depremde vefat eden bir meslektaşımızın hukuk fakültesi mezuniyet belgesi üzerinde sahtecilik yapılarak başka bir kişi adına kayıt oluşturulduğu belirlenmiştir.

Hatay Barosu olarak bu açık hukuksuzluk karşısında derhal davaya müdahillik başvurusu yapılmasına karar verilmiştir. Ayrıca, soruşturması süren diğer dosyalarda da benzer şekilde vefat eden avukatların bilgileri üzerinde usulsüz işlem yapılıp yapılmadığına dair tespitler oldukça kamuoyu ile paylaşılacaktır."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/meslektasimizin-mezuniyet-belgesi-uzerinde-sahtecilik-yapilarak-belge-baska-bir-kisi-adina-kullanildi-2723.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/meslektasimizin-mezuniyet-belgesi-uzerinde-sahtecilik-yapilarak-belge-baska-bir-kisi-adina-kullanildi-2723.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/meslektasimizin-mezuniyet-belgesi-uzerinde-sahtecilik-yapilarak-belge-baska-bir-kisi-adina-kullanildi-2723-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/meslektasimizin-mezuniyet-belgesi-uzerinde-sahtecilik-yapilarak-belge-baska-bir-kisi-adina-kullanildi-2723.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/meslektasimizin-mezuniyet-belgesi-uzerinde-sahtecilik-yapilarak-belge-baska-bir-kisi-adina-kullanildi/25757/</link>
			<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 23:48:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay'ın Erzin ilçesinde 3,9 büyüklüğünde deprem </title>
			<description><![CDATA[Hatay'ın Erzin ilçesinde saat 22.25'te 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ANKARA) - Hatay'ın Erzin ilçesinde saat 22.25'te 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamaya göre deprem, yerin 12,33 kilometre derinliğinde gerçekleşti. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/hatayin-erzin-ilcesinde-39-buyuklugunde-deprem-d2241d66-c04-3460.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/hatayin-erzin-ilcesinde-39-buyuklugunde-deprem-d2241d66-c04-3460.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/hatayin-erzin-ilcesinde-39-buyuklugunde-deprem-d2241d66-c04-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/hatayin-erzin-ilcesinde-39-buyuklugunde-deprem-d2241d66-c04-3460.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-in-erzin-ilcesinde-3-9-buyuklugunde-deprem/25559/</link>
			<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 22:44:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yapı Yol İş Sendikası MYK Üyesi Barış Kaya: "Deprem bölgelerinde ehliyet sorulmayan işçiye 'çık şu makineye, binayı yık' diyorlar"</title>
			<description><![CDATA[Hatay Antakya'da 6 Şubat depremlerinin ardından inşaatlar devam ediyor. İnşaat işçilerinin sorunlarını aktaran Yapı Yol İş Sendikası MYK Üyesi ve Örgütlenme Sekreteri Barış Kaya, "Sesimizi duyuramıyoruz, öldüğümüzle kalıyoruz. Zaten patronların gözünde bir çimento torbası kadar değerimiz yok. Ölümümüz haber değeri bile taşımıyor" dedi. Kaya, tecrübesiz kişilere ehliyet sorulmadan iş makinelerinin teslim edilmesinin birçok işçinin hayatına mal olduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşanan Adıyaman, Antakya, Maraş gibi illerde yeniden yapılanma süreci kapsamında binlerce konut yapılıyor. Kentler kocaman şantiyeye döndü. Deprem bölgelerinde kayıtlı- kayıtsız binlerce işçi çalışıyor. Antakya'da işçilerin sorunları için sahada ziyaretler gerçekleştiren Yapı Yol İş Sendikası MYK Üyesi ve Örgütlenme Sekreteri Barış Kaya konuştu.

"Deprem bölgelerinden her gün ölüm haberi alıyoruz"

Barış Kaya'nın aktardığına göre, deprem sonrası adeta dev bir şantiyeye dönüşen bölgelerde her gün yeni bir iş kazası veya iş cinayeti yaşanıyor. Birkaç gün önce Dikmece'deki bir TOKİ şantiyesinde meydana gelen göçükte iki inşaat işçisinin hayatını kaybetmesinin, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerindeki eksiklikleri tekrar göz önüne serdiğini kaydeden Kaya, "Bunun gibi her gün deprem bölgelerinden haberler alıyoruz. Maraş'ta üyemiz Onur Kocabaş'ı inşaatta iş cinayetine kurban verdik, bunun acısını yaşıyoruz" sözleriyle yaşanan kayıplara dikkat çekti.

İşçilerin patronlar tarafından "bir çimento torbası kadar değerinin olmadığı" değerlendirmesi yapan Kaya, ölümlerinin haber değeri bile taşımadığı siteminde bulunarak, "Her göz açıp kapamada inşaat işçileri cinayete kurban gidiyor" dedi.

"Antakya esnafı da inşaat şirketlerinden dolayı mağdur"

Depremden sonra "Türkiye'nin ikinci en büyük yıkım firması" söylemiyle övünen Nermanoğlu Hafriyat firmasında üyelerinin ücret hakkının gasbedildiğini ileri süren Barış Kaya, sendika olarak bu firmaya karşı bir eylem düzenlediklerini söyledi. Nermanoğlu Hafriyat'ta tecrübesiz kişilere, ehliyet sorulmadan iş makinelerinin teslim edildiğini ileri süren Kaya, bu durumun ise birçok işçinin hayatına mal olduğunu söyledi. Kaya, işçilerin aktardıklarını şu sözlerle anlattı:

"Antakya'ya çalışmaya gelen inşaat işçisi arkadaşımıza ehliyet dahi sormadan 'çık şu makineye, bu binayı yık öğrenirsin, kolay iş' demişler. Bu durum Antakya merkezde yıkım işlerinde çalışan kepçe operatörleri arasında iş cinayetlerine yol açıyor. Binaların iş makinelerinin üzerine çökmesiyle birçok işçi hayatını kaybetti."

Nermanoğlu Hafriyat'a karşı yapılan eylem sırasında simitçi ve dönerci gibi bölge esnafının da kendilerine katılım talebinde bulunduğunu aktadan Kaya, bu şirketlerin esnaftan alışveriş yapıp ödemeleri geciktirmesinin bölge esnafının da mağduriyet yaşamasına neden olduğunu söyledi.

"Sigorta primleri asgari ücretten gösterilen işçilerin gelecekleri gasp ediliyor"

İnşaat işçilerinin Türkiye çapında karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin de sigorta primlerinin asgari ücretten yatırılması olduğunu kaydeden Barış Kaya, sendika olarak bu konuda gerekli yerlere başvuru yaptıklarını ve her eylemde Çalışma İl Müdürlükleri ile Çalışma Bakanlığı'na çağrıda bulunduklarını ifade etti.

Kaya'nın verdiği bilgilere göre, Türkiye'deki 2 milyon kayıtlı inşaat işçisinin yüzde 99'unun maaşları bölünmüş durumda yani bir kısmı asgari ücretten gösterilirken, kalanı elden ödeniyor. Bu durumun çok olağan olduğunu belirten Kaya, TOKİ şantiyelerinde vergi kaçırıldığını iddia ederek, "Bu o kadar olağan ki deprem bölgelerinde devletin TOKİ şantiyelerinde dahi vergi kaçırılıyor. İnşaat şirketlerinin arkasını nereye dayadığını bilmiyoruz ama TOKİ'nin finanse ettiği şantiyelerde devletten vergi kaçırıyorlar" dedi.

"'Maaş bölünemez' kuralını uygularsak inşaat sektörü çöker'"

Bu uygulamanın işçilerin geleceğini kararttığını vurgulayan Kaya, "Usta bir inşaat işçisinin maaşı 70 bin TL ile 100 bin TL'yi bulabilir. Ancak çalışırken asgari ücretten sigorta primi yattığı için emekli olduğunda 14 bin 500 TL'ye mahkûm ediliyor" dedi. İnşaat sektörünün ağır bir iş kolu olduğunu ve çalışma yaş sınırının 55 olması gerektiğini savunan Kaya, mevcut durumda işçilerin 65 yaşından sonra dahi çalışmak zorunda kaldığını, bunun da ölümlere yol açtığını belirtti. Kaya, Ankara'da 77 yaşında bir inşaat işçisinin çatıda kalp krizi geçirip hayatını kaybetmesini de örnek gösterdi.

Kaya, TOKİ Daire Başkanı'nın bu durumu bildiğini ancak "maaş bölünemez" kuralının uygulanması halinde inşaat sektörünün çökeceğini söylediğini ileri sürdü. Sendika olarak bu duruma karşı çıktıklarını belirten Kaya, "Çöksün. Bu kural uygulanmadığı sürece bu binalar inşaat işçilerinin üzerine çöküyor" diyerek uygulamaya tepki gösterdi.

"Dinlenemeyen işçi ölüm riskinde"

Deprem bölgesindeki inşaat işçilerinin yaşam koşulları insanlık dışı durumda olduğunu anlatan Barış Kaya, yemekhane ve yatakhanelerin kullanılacak durumda olmadığını, işçilerin insanlık dışı koşullarda yaşamak ve çalışmak zorunda bırakıldığını dile getirdi. Özellikle sıcak iklime sahip deprem bölgelerinde yatakhanelerde klima bulunmaması, tahtakurusu ve sivrisineklerle mücadelenin işçilerin dinlenememesine neden olduğunu belirten Barış Kaya, "Dinlenemeyen işçiler dikkat dağınıklığı sorunu yaşıyor. Bu durum yüksek katlı binalarda çalışan işçiler için büyük bir risk oluşturuyor. Birçok işçi dikkat dağınıklığından kaynaklı düşüp yaralandığını ifade etti. Bu insanlık dışı koşulların derhal düzeltilmesini talep ediyoruz" dedi.

ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/yapi-yol-is-sendikasi-myk-uyesi-baris-kaya-deprem-bolgelerinde-ehliyet-sorulmayan-isciye-cik-su-makineye-binayi-yik-diyorlar-9bb83702-484-4752.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/yapi-yol-is-sendikasi-myk-uyesi-baris-kaya-deprem-bolgelerinde-ehliyet-sorulmayan-isciye-cik-su-makineye-binayi-yik-diyorlar-9bb83702-484-4752.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/yapi-yol-is-sendikasi-myk-uyesi-baris-kaya-deprem-bolgelerinde-ehliyet-sorulmayan-isciye-cik-su-makineye-binayi-yik-diyorlar-9bb83702-484-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/yapi-yol-is-sendikasi-myk-uyesi-baris-kaya-deprem-bolgelerinde-ehliyet-sorulmayan-isciye-cik-su-makineye-binayi-yik-diyorlar-9bb83702-484-4752.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/yapi-yol-is-sendikasi-myk-uyesi-baris-kaya-deprem-bolgelerinde-ehliyet-sorulmayan-isciye-cik-su-makineye-binayi-yik-diyorlar/24956/</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 21:44:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Rönesans Rezidans davasında tutuklu sanık: İki yıldır neden tutuklu olduğumu bilmiyorum, itibarım zedelendi</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da "Cennetten bir köşe" sloganıyla satılan ve 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 269 kişinin hayatını kaybettiği Rönesans Rezidansı davasının yedinci duruşması görüldü. Duruşmada müşteki avukatı Cansu Albayrak, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden sanığın asli kusurlu sayıldığı son bilirkişi raporuna dikkat çekerek, diğer sanıklara kusur yüklenmemesine tepki gösterdi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına ve yıkıma ilişkin ek bilirkişi raporu alınmasına karar verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HABER: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - ANTİS Yapı tarafından inşa edilen ve "Cennetten bir köşe" sloganıyla satılan Hatay Antakya'daki Rönesans Rezidans, 6 Şubat depremlerinde yıkılan yapılar arasında yer aldı. Rönesans Rezidans'ta Hatayspor'un futbolcusu Christian Atsu, Hatayspor Sportif Direktörü Taner Savut, milli hentbolcu Cemal Kütahya'nın da aralarında olduğu 269 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi de yaralandı. Rönesans Rezidans'ın enkazı altında kalan Dışişleri Bakanlığı Hatay Temsilcisi Devrim Öztürk ve bazı yurttaşların izine rastlanmadı. 

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, müteahhit, statik ve mimari proje sorumlusu ile şantiye şefi Hüseyin Yalçın Coşkun, yapı denetim şirketi yetkilileri Ayhan Karan, Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu, kontrol elemanı Önder Artun, inşaat teknikeri İbrahim Dahıroğlu ve şantiye şefi Bayram Mansuroğlu hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep etti.

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen yedinci duruşmaya, tutuklu müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun cezaevinden katılırken; tutuksuz sanıklardan yapı denetim şirketi yetkilisi Ayhan Karan başka ilden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Ayrıca, tutuklu yapı denetim şirketi yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu ile depremde yakınlarını kaybedenler ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.

2 sanık hayatını kaybetti

Duruşmada, tutuksuz sanıklardan kontrol elemanı Önder Artun ile firari sanık müteahhit, statik ve mimari proje sorumlusu ile şantiye şefi Hüseyin Yalçın Coşkun'un vefat ettiği bilgisi paylaşıldı.

"Kardeşim deprem sonrası çıkan olumsuz haberlerden dolayı kalbi dayanmadı, hassas insanlarız"

Tutuklu müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, savunmasına depremde yaşamını yitirenlerin ailelerine baş sağlığı dileyerek başladı. Coşkun, şu ifadeleri kullandı:

"Acımız büyük 2,5 yıl önce yaşadığımız depremde insanlarımızı kaybettik, kardeşimi kaybettim bu süreçte. Duyduklarım beni daha çok kırdı, üzdü. Kardeşim deprem sonrası çıkan olumsuz haberlerden dolayı kalbi dayanmadı, kalp krizinden vefat etti. Yapı olarak hassas insanlarız. Dürüst iş yapan insanlar olarak tanınıyoruz. Sizlerin vicdanında aklanmak, yargıda aklanmaktan daha kıymetli. En küçük kusurum varsa en ağır cezayı çekmeye hazırım. Depremle ilgili Ahmet Ercan hocanın programı var. Rönesans'ın neden yıkıldığını açıklıyor. Bizim bina yıkılmadı zaten devrildi. Malzeme eksiğimiz de yok. Yıkılma yok, yerinden sökülmüş. Rönesans depremin işleyişinden ve zemin sorununda dolayı yıkıldı. 6 kat projenin 12 kata çıkarıldığı söyleniyor, yok öyle bir şey. Denetim var, proje dışına çıkamayız. Raporlar, maddi delillerle suçsuzluğum ortada, 70 yaşın üzerindeyim. Tahliyemi talep ediyorum."

"Mutfakta tüpü binada kalanları korumak için kullandım"

Müştekilerin araç garajının olduğu bodrum katta "kolon yoktu" iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri süren Coşkun, "Bodrum kattı kolon yoktu iddiaları doğru değil, proje orada duruyor. Bizde fazla daire düşünme durumu olmaz hatta fazla yer bıraktık sosyal mekanlar için" derken, bir başka müştekinin "Böyle lüks bir rezidansın mutfağında neden doğalgaz yoktu ve tüp kullanıldı" sorusuna ise "Rezidansın yapıldığı yıllarda Hatay'a ilk defa doğalgaz geliyordu o süreçte doğalgazdan zehirlenme olayları çok oldu biz de tüp dışarıda kalacak şekilde yaptık bu binada kalanları koruma amaçlıydı" yanıtını  verdi.

"Onların çocukları rahat yaşasın diye her şeyden çaldılar"

Rezidansta üç evladını kaybeden müşteki "Onların çocukları rahat yaşasın diye her şeyden çaldılar devlet de biliyor bunu. Üç evladımı kaybettim. 2,5 yıl sonunda o rapor nasıl geldi kim onları koruyorsa Allah aynısını yaşatsın. Bu kadar lüks sitede mutfakta tüp vardı o küpler öldürdü insanları sonuna kadar yakınızdayım" şeklinde konuştu.

Bir başka müşteki ise "Bilirkişi raporuna itiraz ediyorum acılı bir anneyim. Çocuklarım, torunlarımı kaybettim. O binadaki demirleri ben gördüm, toz yığını haline gelen betonu ben gördüm, şikayetçiyim" dedi.

"Binanın yıkılması 17 saniye bile sürmedi"

Binada ablası ve yeğenini kaybeden Cemile İncili, "Sevdiklerimin cenazelerini dahi bulamadım. Bu bina baştan sona kadar hatalıydı, incecik binaydı en ufak boşluğu bile değerlendirip, daire yapmışlardı. Beton ve blok boşluğu yoktu, depreme suç atmalarını doğru bulmuyorum. Bu binanın yıkılması 17 saniye bile sürmedi birdenbire üst kattan toprağa gömüldük" ifadelerini kullandı.

Tanık Zekiye Barutçu: Binada çatlak vardı ve gitgide büyüyordu

Binada yaşayan depremden birkaç ay önce taşınan tanık Zekiye Barutçu, Rönesans Rezidans'a 2013 yılının ağustos ayında taşındığını söyleyerek, "İki daire aldım oradan. O süreçte lösemi hastalığı geçirdim, çok dışarı çıkamadım, havuza girmedim. Evimiz havuzun bitişiğindeydi. 'Ev çok eser' diye sattılar. Hiç esmiyordu, mutlu olmadım o dairede. Evden dışarı çıkmaya başladığımda koridorda çatlak olduğunu fark ettim. Bu çatlak gitgide büyüdü. Önce parmağım girecek kadardı, sonra elim görecek kadar büyüdü. Sonra eğim olmaya başladı. Yöneticiye söyledim 'abartıyorsunuz' dedi. Arabamı park ettiğim otoparktan fıskiye gibi su sızlıyordu. Araçtan inerken ayağım hep su oluyordu. Yöneticiye akan su binayı çökertir dedim. Yönetici 'Siz de her şeyden şikayet ediyorsunuz' dedi. Güveliğin yanında çok kötü bir eğim vardı. Söküp yeniden yaptılar. Bina da havuza doğru çöktü. Depremden on ay önce taşındım. Yazın sıcaktı, mutsuzdum o yüzden taşındım. Deprem sonrası her yer çöl gibiydi, Rönesans'ın olduğu zeminde ise göl gibi su vardı. Yalçın Bey'in öldüğüne inanmıyorum. Kimse inanmıyor" diye konuştu.

"İki yıldır neden tutuklu olduğumu bilmiyorum, itibarım zedelendi"

Sanık Bülent Seküçoğlu, "Ne mühendis, ne mimarım. Binanın yapımının hiçbir aşamasında yokum. Proje kontrolü yaptım, görevim sahada bile değildi. Ben de ailem de mağdur olduk, tarafıma atılı suçları kabul etmiyorum. İki yıldır neden tutuklu olduğumu bilmiyorum, itibarım zedelendi. Tahliye talep ediyorum" dedi.

"Biz olası kastla yargılama talep ederken..."

Müşteki avukatı Cansu Albayrak, görevi dışına çıkıp, iddia ve savunmayı yorumlayamayacağını kaydederek, "Bilirkişi raporunda asli kusurlu, tali kusurlu gibi ifade kullanılamaz. 1,5 yıl sonra aranan sanık öldü, yeni raporda kimsenin adı geçmiyor ama ölen sanık asli kusurlu deniliyor. Bu raporu kabul etmemiz mümkün değil. Bu bölge zeytinlikti. Yumuşak zemin. Burası hala su altında. O çevrede yüksek katlılar yıkılmadı, depreme dayanıklı Rönesans rezidans yıkıldı. Buraya 6 kat izni verildi, dönemin Ekinci Belediye Başkanı bu kat sorunundan dolayı davalık oldu, sonra birdenbire kata artışı ortaya çıktı. Biz olası kastla yargılama talep ederken, şimdi tahliye edilecekler kaygısını yaşıyoruz. Mehmet Yaşar Coşkun tali değil asli kusurludur, kaçma ihtimali vardır" şeklinde konuştu.

Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, yeni bir bilirkişi raporu hazırlanmasına ve firari müteahhit Coşkun hakkında fethi kabir talebinin reddine karar verdi. Bir sonraki duruşma ise 3 Ekim'e ertelendi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/depremde-yikilan-ronesans-rezidans-davasinda-tutuklu-sanik-iki-yildir-neden-tutuklu-oldugumu-bilmiyorum-itibarim-zedelendi-782acd7c-90a-1757.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/depremde-yikilan-ronesans-rezidans-davasinda-tutuklu-sanik-iki-yildir-neden-tutuklu-oldugumu-bilmiyorum-itibarim-zedelendi-782acd7c-90a-1757.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/depremde-yikilan-ronesans-rezidans-davasinda-tutuklu-sanik-iki-yildir-neden-tutuklu-oldugumu-bilmiyorum-itibarim-zedelendi-782acd7c-90a-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/depremde-yikilan-ronesans-rezidans-davasinda-tutuklu-sanik-iki-yildir-neden-tutuklu-oldugumu-bilmiyorum-itibarim-zedelendi-782acd7c-90a-1757.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-ronesans-rezidans-davasinda-tutuklu-sanik-iki-yildir-neden-tutuklu-oldugumu-bilmiyorum-itibarim-zedelendi/24004/</link>
			<pubDate>Sat, 12 Jul 2025 02:06:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay Samandağ'da 25. Evvel Temmuz Festivali başladı</title>
			<description><![CDATA[Samandağ Kalkındırma Derneği tarafından geleneksel olarak düzenlenen Evvel Temmuz Festivali'nin 25'incisi, bu yıl 7-14 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. Çeyrek asırdır süren festival, ekim hasadı ve bereketle bütünleşen temmuz ayını karşılama ritüelinden geliyor ve tarihi 5 bin yıl öncesine dayanıyor. Bereketin sembolü olan festival, 6 Şubat depremlerinin ardından ise yeni bir yaşam kurmanın ve ayağa kalkmanın da sembolü haline geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya Günaydın

(HATAY) - Geçtiğimiz yıl "Kentimizi kuracağız, kültürümüzü yaşatacağız" sloganıyla düzenlenen festival, bu yıl "Bu toprakların hafızasıyla 25 yıldır unutmuyoruz, vazgeçmiyoruz" temasıyla kapılarını açtı.

Festival kapsamında gündüzleri söyleşiler, panel etkinlikleri ve atölyeler düzenlenirken, akşamları ise Samandağ sahilindeki Ali İsmail Korkmaz alanında konserler verilecek.

Festival komitesinden Canan Yüce, 25 yıldır devam eden Evvel Temmuz Festivali'nin sadece bir kültür sanat festivali olmanın ötesine geçtiğini belirtti.

Yüce, "Bu festival aynı zamanda ekoloji festivali, kadınların, çocukların, gençlerin ülkenin siyasal sosyal gündemi ne ise onlarla yoğrulmuş bir festival haline geliyor. Uzun yıllardır bu kadar ısrarla, sabırla, inatla devam etmesinin sebebi de aslında bu festivalin buralardan güçlenerek, beslenerek, gündemi koruyarak ama aynı zamanda da Antakya'nın, Samandağ'ın çok kültürlü, çok kimlikli yapısına da uyum sağlayarak hem görünür kılma hem de besleme, devam ettirme adına yapılmış bir festivaldir" şeklinde konuştu.

Yeni gündemler ve direnişin sesi

Bu yılki festivalde deprem gündemine ek olarak Suriye'deki savaşın da ele alındığını belirten Canan Yüce, "Çünkü hepimizin akrabaları, arkadaşları 45 dakika ötemizde, yanı başımızda katlediliyor. Onların da sesi olmak için bu festivali organize ediyoruz. Festivalimizin programında da 'Soykırımların Gölgesinde Alevilik' çalıştayımız da olacak. Buradan da bunu daha fazla görünür kılmayı ve bunu dikkate değer bir gündem haline getirmeyi istiyoruz bu festivalde" dedi.

Festivalin aynı zamanda bir direniş ve var olma mücadelesi olarak görüldüğünü dile getiren Yüce, istimlak politikaları gibi sorunlara da değinildiğini belirtti. Canan Yüce, "Hemen yanı başımızda ekolojik yıkım var. Soluduğumuz havadan tutalım da içtiğimiz suya kadar birçok sıkıntı ile karşı karşıyayız. Bu sorunu dayanışma de depremin ilk zamanlarında olduğu gibi halkın seferberliğiyle çözebileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-samandag-da-25-evvel-temmuz-festivali-basladi-1648.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-samandag-da-25-evvel-temmuz-festivali-basladi-1648.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-samandag-da-25-evvel-temmuz-festivali-basladi-1648-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-samandag-da-25-evvel-temmuz-festivali-basladi-1648.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-samandag-da-25-evvel-temmuz-festivali-basladi/23845/</link>
			<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 18:36:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay Dörtyol'da orman yangınında üç mahalle boşaltılıyor</title>
			<description><![CDATA[Hatay'ın Dörtyol ilçesinde Kırmızı Burun ve Çökek Yaylası arasında çıkan orman yangını rüzgarın etkisiyle şiddetini artırdı. Yangın yerleşim yerlerine yaklaşırken, Rabat Mahallesi boşaltıldı. Karakese ve Konaklı mahallelerinde ise tahliye işlemleri devam ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(HATAY)- Hatay'ın Dörtyol ilçesi Kırmızı Burun ve Çökek Yaylası arasında bugün akşam saatlerine doğru çıkan yangın rüzgarın etkisiyle şiddetini artırdı. İlk aşamada yayladaki köyler tedbiren tahliye edildi. Yangının yayladan Dörtyol'a inen yola ulaşması nedeniyle trafikte sıkışıklık yaşandığı belirtiliyor.

Yangına havadan ve karadan müdahale edilirken, havanın kararmasıyla birlikte yangın söndürme uçakları ve helikopterler bölgeyi terk etti. Yangına karadan müdahale devam ediyor.

Yangının yerleşim yerlerine doğru yaklaşması üzerine Rabat Mahallesi boşaltıldı. Karakese ve Konaklı mahallelerinde yaşayan vatandaşlara da evlerinden ayrılmaları yönünde duyuru yapıldı. Karekese bölgesine girişler yasaklandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-dortyolda-orman-yangininda-uc-mahalle-bosaltiliyor-5afc669a-b77-2226.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-dortyolda-orman-yangininda-uc-mahalle-bosaltiliyor-5afc669a-b77-2226.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-dortyolda-orman-yangininda-uc-mahalle-bosaltiliyor-5afc669a-b77-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-dortyolda-orman-yangininda-uc-mahalle-bosaltiliyor-5afc669a-b77-2226.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-dortyol-da-orman-yangininda-uc-mahalle-bosaltiliyor/23387/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 22:04:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hatay Dörtyol'da orman yangını nedeniyle 920 hane tahliye edildi</title>
			<description><![CDATA[Hatay Valiliği, Dörtyol ilçesi Kırmızıburun mevkiinde çıkan orman yangını nedeniyle 920 hanenin tahliyesinin gerçekleştirildiğini duyurdu. Valilik, tahliye edilen vatandaşların Dörtyol KYK Yurduna yerleştirildiğini aktardı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(HATAY) - Hatay Valiliği, Dörtyol ilçesi Kırmızıburun mevkiinde çıkan orman yangını nedeniyle 920 hanenin tahliyesinin gerçekleştirildiğini duyurdu. Valilik, tahliye edilen vatandaşların Dörtyol KYK Yurduna yerleştirildiğini aktardı.

Hatay'ın Dörtyol ilçesi Kırmızıburun mevkiinde 4 Temmuz Cuma günü saat 16.30 sıralarında orman yangını başladı. İhbar üzerine bölgeye Orman Genel Müdürlüğü, AFAD, itfaiye, jandarma ve diğer ekipler sevk edildi.

Yangına havadan 6 helikopter, 2 uçak, karadan ise 404 araç ve 1100 personel ile müdahale ediliyor. Payas ilçesindeki Çağlalık Yaylası ile Dörtyol'a bağlı birçok yaylada tedbir amaçlı tahliye çalışmaları devam ediyor.

Konuya ilişkin Hatay Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklama şu şekilde:

"4 Temmuz 2025 Cuma günü saat 16.30 itibariyle Dörtyol ilçemiz Kırmızıburun mevkiinde ormanlık alanda yangın çıktığı yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbar ulaşmıştır. İhbarın ardından bölgeye Orman Genel Müdürlüğü, AFAD, İtfaiye, Jandarma ve ilgili tüm ekiplerimiz hızla sevk edilmiştir.

Havadan ve karadan 6 Helikopter, 2 Uçak, 404 araç ve 1.100 personelimiz ile yangına müdahale çalışmalarımız aralıksız devam etmektedir. Payas ilçemiz Çağlalık yaylası ile Dörtyol ilçemize bağlı Çökek, Pekmezci, Yahyalı, Konaklı, Fındık, Topaktaş, Karakese ve Konaklı yaylalarında tedbir amacı ile tahliye işlemleri devam etmektedir.

Şu an itibariyle 920 hane 1870 vatandaşımızın tahliye işlemleri gerçekleştirilmiştir. Tahliye edilen vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda Dörtyol KYK Yurduna yerleştirilmeleri sağlanmakta ve tüm ihtiyaçları karşılanmaktadır. İlk belirlemelere göre Dörtyol ilçemiz Ziyaret Yaylasında 4-5 hanemizin yangından etkilendiği tespit edilmiştir.

Başta Dörtyol ve Payas ilçelerimiz olmak üzere yangından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, resmi kanallar dışındaki bilgi ve paylaşımlara itibar etmemelerini önemle rica ediyoruz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-dortyolda-orman-yangini-nedeniyle920-hane-tahliye-edildi-29946456-bd7-7951.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-dortyolda-orman-yangini-nedeniyle920-hane-tahliye-edildi-29946456-bd7-7951.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-dortyolda-orman-yangini-nedeniyle920-hane-tahliye-edildi-29946456-bd7-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/hatay-dortyolda-orman-yangini-nedeniyle920-hane-tahliye-edildi-29946456-bd7-7951.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/hatay-dortyol-da-orman-yangini-nedeniyle-920-hane-tahliye-edildi/23351/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Jul 2025 00:52:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Depremde yıkılan Cemil Çapar Apartmanı davasında tutuklu müteahhit Mehmet Özkan: "Adalete güveniyordum, sizi Allah'a havale ediyorum"</title>
			<description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 51 kişinin hayatını kaybettiği ve hala kayıpların olduğu Cemil Çapar Apartmanı'yla ilgili davanın yedinci duruşmasında tutuklu müteahhit Mehmet Özkan, "Ben artık Allah'a havale ediyorum. Kötü bina yapsam ailemi oturtur muydum orada? O kadar bina yaptım bir tek bu yıkıldı. Allah'a inanıyorum, asla kötü malzeme kullanmadım. Adalete güveniyordum, sizi Allah'a havale ediyorum" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Burcu Özkaya Günaydın

(HATAY)-  Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesindeki Cemil Çapar Apartmanı da yıkıldı. Enkaz yığınına dönen binada 51 kişi yaşamını yitirdi ve enkazda yangın çıkması sebebiyle çok sayıda cenazeye ulaşılamadı. 

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen yedinci duruşmaya, tutuklu müteahhit Mehmet Özkan Ses ve Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile katılırken, binanın inşaat mühendisi, şantiye şefi, mimari proje sorumlusu Mehmet Güçlü, duruşma salonuna geldi. Depremde yakınlarını kaybedenlerin aileleri ve taraf avukatları da mahkeme salonunda hazır bulundu.

"Belediye mühendislerinin sorumlu olduğu bir durum müvekkilime yüklenemez"

Müteahhit Mehmet Özkan'ın avukatı, zeminin sorunlu olduğunu, belediyenin zemin çalışması yapmadan bina yapımına izin vermemesine dair rapor çıktığına dikkat çekerek, "Bu çok önemli bir durum. Belediye mühendislerinin sorumlu olduğu bir durum müvekkilime yüklenemez. Ayrıca binada yangın çıktı ve bu yangın betonu etkiledi. Yangının betona etkisi hiç konuşulmadı. Yangında beton şekil değiştirdi ama bu betona göre bilirkişi raporu hazırlandı. Bunlar dikkate alınmalı. Ayrıca tutukluluk bir tedbirdir. Müvekkilimin tutukluluğu cezaya dönüştü" diye konuştu.

Binanın inşaat mühendisi, şantiye şefi, mimari proje sorumlusu Mehmet Güçlü, "Bu binanın yapımında bulunmadım. Bir tuğla koymada, bir demir işlemede dahi katkım olmadı. Empire Towers'da kimsenin bir şey olmadı, insanlar çıktı ve bana teşekkür ettiler. İTÜ Makine Mühendisliği mezunuyum. Yapmadığım binadan iki yıldır cezalandırılıyorum" dedi.

Müteahhit Mehmet Özkan: "30 aydır neden tutukluyum, hangi suçla yargılanıyorum"

Binanın müteahhidi Mehmet Özkan ise 30 aydır hiçbir suçu yokken neden tutuklu olduğunu anlamadığını söyleyerek, "Ben neden, hangi suçla yargılanıyorum. Beton çürük diyorsanız Gazi Üniversitesi raporu var, neden dikkate alınmıyor" diye konuştu. İddia makamının tutukluluğun devamı kararına ilişkin söz alan müteahhit Özkan, "Ben artık Allah'a havale ediyorum. Kötü bina yapsam ailemi oturtur muydum orada? O kadar bina yaptım bir tek bu yıkıldı. Allah'a inanıyorum asla kötü malzeme kullanmadım. Adalete güveniyordum, sizi Allah'a havale ediyorum" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluğuna devam kararı verirken, bir sonraki celseyi 19 Eylül'e erteledi.

Mahkeme çıkışı Müteahhit Mehmet Özkan'ın eşi ise binada yakınını kaybeden ailelere sözlü saldırıda bulundu.

Avukat Seher Eriş: "Bu dosya deprem bölgelerinde adaletin tecelli edeceğini gösterecek bir dosya olacak"

Mahkeme çıkışı binada yakınını kaybeden aileler ve dosya avukatı Seher Eriş, duruşmaya dair açıklama yaptı. Onlarca insanın hayatını kaybettiği sonrasında enkazında yangın çıkan Cemil Çapar apartmanının davasının 7'nci duruşması için Hatay Adliyesi'nde olduklarını vurgulayan Eriş, şantiye şefi ve müteahhidin tutuklu yargılandığı dosyada yeniden rapor alınması için dosyanın bilirkişiye tebliğine karar verildiğini aktardı.

Müteahhit Mehmet Özkan'ın yıkılan ve bu yıkımlarda hayatını kaybeden insanların olduğu başka binaları bulunmasına rağmen ısrarla mahkeme önünde, ailelerin gözü önünde başka bir zayiatın olmadığını ifade edecek kadar vicdansızca savunmalar yaptığını belirten avukat Eriş, şunları söyledi:

"Biz inanıyoruz ki adalet yerini bulacak. Mehmet Özkan ve Mehmet Güçlü hala tutuklu yargılanmaya devam etmektedir. Bir sonraki celsemiz eylül ayında. Eylül ayındaki duruşmaya dosyayı takip eden herkesi davet ediyoruz. Bu dosya sadece Cemil Çapar Apartmanı'nda hayatını kaybedenlerin ailelerini ilgilendiren bir dosya değil. Antakya'da tüm deprem bölgelerinde adaletin tecelli edeceğini gösterecek bir dosya olacak."

"Bu ülkede afetlerin ciddiye alınmasını bu davalarla sağlayabiliriz"

Cemil Çapar Apartmanı'nda anne ve babasını kaybeden ve naaşlarının dahi bulunmadığını kaydeden Yiğit Torun, davaları adaletin yerine gelmesi için takip ettiklerini belirtti. Bu davalarla kaybettiklerini geri getiremeyeceklerini fakat başka canlar gitmemesi için dosyanın peşini bırakmayacaklarını belirten Torun, "Adalet yerini bulsun istiyoruz. Bugün bile Hatay'da yangınlar var. Biz afetlerle yaşayan bir ülkeyiz. Bu ülkede afetlerin ciddiye alınmasını bu davalarla sağlayabiliriz. Sevdiklerimiz geri gelmeyecek ama başkalarının sevdikleri de bu şekilde ölmesin, canları gitmesin diye bu davanın peşini bırakmayacağız. Her seferinde biz mağdur olmamıza rağmen karşı taraftan bize çok ağır sözsel saldırılar olmasına rağmen biz gelmeye devam ediyoruz, yeter ki başka aileler bu acıları yaşamasın" şeklinde konuştu.

"51 kişi öldü bu canların hesabı sorulsun"

Yakınını kaybeden Hatice Tunebaş, suçluların cezasını çekmesi için bu davanın peşini bırakmayacaklarını belirterek, "Kız kardeşimi kaybettim. 16 yaşında yeğenime hala ulaşamıyoruz. Bu binada 51 kişi hayatını kaybetti, bu canların hesabı sorulsun" diye konuştu.

Cemil Çapar Apartmanı'nın en üst katında oturduğunu, binada eşini kaybettiğini söyleyen Hasan Soner Porşit, 16 yaşındaki kızının cenazesine hala ulaşamadıklarını, adalet yerine gelene dek mücadele edeceklerinin altını çizdi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/depremde-yikilan-cemil-capar-apartmani-davasinda-tutuklu-muteahhit-mehmet-ozkan-adalete-guveniyordum-sizi-allaha-havale-ediyorum-04927e42-ede-1392.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/depremde-yikilan-cemil-capar-apartmani-davasinda-tutuklu-muteahhit-mehmet-ozkan-adalete-guveniyordum-sizi-allaha-havale-ediyorum-04927e42-ede-1392.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/depremde-yikilan-cemil-capar-apartmani-davasinda-tutuklu-muteahhit-mehmet-ozkan-adalete-guveniyordum-sizi-allaha-havale-ediyorum-04927e42-ede-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/depremde-yikilan-cemil-capar-apartmani-davasinda-tutuklu-muteahhit-mehmet-ozkan-adalete-guveniyordum-sizi-allaha-havale-ediyorum-04927e42-ede-1392.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/depremde-yikilan-cemil-capar-apartmani-davasinda-tutuklu-muteahhit-mehmet-ozkan-adalete-guveniyordum-sizi-allah-a-havale-ediyorum/23202/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 02:56:35 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>