<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Elazığ Haberleri</title>
         <link>https://www.karsisav.com/yerel-haberler/elazig-haberleri/</link>
         <description>Elazığ Haberleri</description><item>
			<title>Elazığ'da Bakkal Esnafı Zor Durumda: "4 Yılda 1100 Esnaf İş Bıraktı"</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Bakkallar ve Tekel Bayileri Oda Başkanı Cebrail Top, küçük esnafın vergi ve ceza yükü nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini söyledi. Esnafın Bağ-Kur primlerini ödeyemez hale geldiğini belirten Top, son dört yılda 1100 esnafın işini bırakmak zorunda kaldığını vurguladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ Bakkallar ve Tekel Bayileri Oda Başkanı Cebrail Top, artan vergi, kira ve Bağ-Kur yükü nedeniyle küçük esnafın zor günler geçirdiğini, son 4 yılda 1100 esnafın işini bıraktığını söyledi. Hükümete çağrıda bulunan Top, esnaf üzerindeki ekonomik yükün hafifletilmesini istedi.

Ticaret yaparak zarar ettiklerini kaydeden Başkan Top, banka komisyonlarının, kiraların, Bağ-Kur ödemelerinin esnaf üzerinde ağır bir yüke neden olduğunu vurguladı. Elazığ depreminin ardından yüzlerce iş yerinin teslim edilmediğini iddia eden Top, şunları söyledi:    "İlimizde yaşanan depremden sonra 700-800 civarında hak sahibi olup da iş yeri teslim edilmeyen dükkanlar var. Bu sebepten dolayı da özellikle kiralar yüzde 300-500 artışlarda. Sorunlar çığ gibi büyüyor. Devletin çok büyük bir baskısı var. Denetimlerde özellikle Tarım İl Müdürlüğü bir taraftan, İl Sağlığı bir taraftan, Maliyesi bir taraftan, emniyeti bir taraftan o kadar baskı var ki esnafımız böyle bir dönem geçirmedi. Bu anlamda bizim çalışmalarımız oluyor, yetkililerle görüşüyoruz ama umutlu değiliz. Bu konuda devletimizin esnafın üzerinden elini çekmesini istiyoruz. Bugüne kadar esnafımız devletimizin yanında yer aldı. Her zaman devlete destek oldu. Biz sadece diyoruz ki en azından bir yıl ödemesiz, faizsiz krediler verilsin esnafa.   "ESNAF BU PRİMİ YATIRAMAZ, ZATEN ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYOR"

BAĞ-KUR primleri ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanımız Kayseri mitinginde 7 bin 200 sözünü verdi. Bizler SSK ile Bağ-Kur'u eşleştirip 7 bin 200 sözünü almıştık.Üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen bir adım atılmadı. Aldığımız bilgilere göre çıkacak. Fakat bunun da süresi geçti. 3 sene 4 senede geçti. Artık o insanlar da primlerini ödediler zaten. Mevcut sisteme baktığımız zaman da primler 8-10 bin lira. Esnafın yüzde 90'ı Bağ-kur primini yatıramıyor.  Yatıramaz da. Şimdi bir yapılandırma geldi biliyorsunuz Meclis gündeminde. 72 aya kadar taksitlendiriliyor. Siz taksitlendirin ya da taksitlendirmeyin. Bunun bir çözümü olmaz şu anda. Çünkü faizli taksitlendiriyor. Esnafın 10 bin liralık borcu varsa prim borcu 20 bin olmuş. 20 bin lirayı taksitlendiriyor. Bu konuda bu fayda sağlamaz. Esnaf bu primi yatıramaz, zaten zor bir süreçten geçiyor.

"ÜRÜN SATARAK ZARAR EDİYORUZ"

Özellikle gıda sektöründe esnaf zorda. Bu döneme baktığım zaman 1100 tane esnafım dükkanını kapatmış. Bu çok büyük bir rakam. 4 yılda 1100 esnaf iş bırakmış. Maalesef ki görünen kadarıyla tahminim 300-500 kadar bakkal, şarküteri ve tekel esnafı yıl sonuna kadar kapatmayı göze almış. Devletimize yük olmak istemiyoruz. Ancak üzerimizden bu yükü kaldırın istiyoruz. Yüzde 3,5 bakkal komisyonları var. Tekel ürünlerimizde  yüzde 3-5 arası komisyonlar var. Bir ürün satarak zarar ediyoruz. Böyle bir mantık ve ticaret yok. Bakkallarla alakalı hükümetimiz burada fedakarlık yapabilir. Tekel ürünleri de yüzde 80-90 ÖTV var. Sadece yüzde 5 indirim yapsa, yüzde 5 esnaf üzerindeki yükü kaldırmış olsa esnaf yine de rahat eder."
ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/elazig-da-bakkal-esnafi-zor-durumda-4-yilda-1100-esnaf-is-birakti-4724.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/elazig-da-bakkal-esnafi-zor-durumda-4-yilda-1100-esnaf-is-birakti-4724.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/elazig-da-bakkal-esnafi-zor-durumda-4-yilda-1100-esnaf-is-birakti-4724-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/elazig-da-bakkal-esnafi-zor-durumda-4-yilda-1100-esnaf-is-birakti-4724.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-bakkal-esnafi-zor-durumda-4-yilda-1100-esnaf-is-birakti/35865/</link>
			<pubDate>Sun, 17 May 2026 02:41:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tüm Emek Der'den Emeklilere Seyyanen Zam İçin AYM Başvurusu</title>
			<description><![CDATA[Tüm Emek Der Elazığ Şube Başkanı Mehmet Kayabaş, 2023 yılında çalışanlara yapılan seyyanen zammın emeklileri kapsamaması nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açtıklarını söyledi. Kayabaş, itirazlarının kabul edilmesi halinde bunun tüm emekliler için önemli bir adım olacağını belirterek, seyyanen zamdan faydalanabilmesi için her emeklinin bireysel olarak başvuruda bulunması gerektiğini belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Tüm Emek Der Elazığ Şube Başkanı Mehmet Kayabaş, seyyanen zam konusunda Anayasa Mahkemesi'ne yaptıkları başvuruya ilişkin açıklama yaptı. Başvuru dilekçesini paylaşan Kayabaş, şunları kaydetti:

"DERNEĞİMİZİN AÇTIĞI DAVAYI ANAYASA MAHKEMESİ KABUL ETTİ"

"2023 yılında hükümetimiz memur çalışanlarına 8 bin 77 lira seyyanen zam verdi. O günün şartlarında normal bir emeklinin maaşı 6-7 bin lira arasıydı. Bu aşamada emekliler gerçekten mağduriyet yaşamaya başladı. Bundan sonra hükümetimizden ilgili kişilerle görüşmelerle yaptık. Ama kimse emekleri dikkate almadı. En son genel merkezimizde yaptığımız görüşmeler neticesinde genel merkezimiz bir dava açtı. Açılan davayı Anayasa Mahkemesi kabul etti. Emekliler bu haktan yararlanabilir denildi. Emeklilerin 8 bin 77 lira verilen zamdan yararlanabilmesi için talepte bulunduk. Bugün 2023 yılında verilen 8 bin 77 TL, bugünkü değerle 23 bin liraya çıktı. Emekli için, ailesi için çok ciddi bir para. Emeklinin maaşı ikiye katlanmış olacak. Bizler genel merkezimizin Anayasa Mahkemesi ile ilgilenen hakimlerimiz ve avukatlarımız bize yazıyı hazırlayıp döndüler. Başvurmak için gelen emeklerimiz adını-soyadını, T.C kimlik numarasını doldurduktan sonra imzalayıp Adliyede Ceza Ön Büro bölümüne teslim etmeleri gerekiyor."

"MAHKEME NETİCELENDİĞİNDE EMEKLİNİN MAAŞINA 23 BİN LİRA ARTIŞ YOLU AÇILACAK"

Seyyanen zamdan mahrum olan tüm emeklilerin bireysel olarak başvuruda bulunmaları gerektiğinin atını çizen Kayabaş, davanın kazanılması halinde bunun tüm emekliler için umut verici bir adım olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah'ın izniyle inşallah mahkeme de güzel neticelendiği zaman mesela ben 21 bin lira maaş alan biriyim. Benim maaşım 45 bin liraya çıkacak. Bu da emekliyi güzel bir ortama çekecek, emeklinin evine huzur gelecek. Çoluğun çocuğun ihtiyacını karşılayacak, çevresine daha duyarlı olacaktır. Emekliler olarak inşallah hakkımızda hayırlısı olur. Tüm emeklerimizin bu dosyadan talep etmelerini rica ediyoruz. Dul ve yetimler dahil bundan faydalanabilecekler. İnşallah hayırlısı olur."

ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/tum-emek-der-den-emeklilere-seyyanen-zam-icin-aym-basvurusu-516.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/tum-emek-der-den-emeklilere-seyyanen-zam-icin-aym-basvurusu-516.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/tum-emek-der-den-emeklilere-seyyanen-zam-icin-aym-basvurusu-516-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/05/tum-emek-der-den-emeklilere-seyyanen-zam-icin-aym-basvurusu-516.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/tum-emek-der-den-emeklilere-seyyanen-zam-icin-aym-basvurusu/35837/</link>
			<pubDate>Fri, 15 May 2026 22:19:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kamu Sağlık-Sen'den hastane taşınmazlarının özelleştirme kapsamına alınmasına tepki</title>
			<description><![CDATA[Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, 24 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Ruh Sağlığı Hastanesi ile Askeri Hastanenin bulunduğu arsa ve taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Karataş, kararın kamu sağlık hizmetleri açısından risk taşıdığını belirterek, söz konusu taşınmazların satılması halinde şehir merkezinde kamu hastanesi kalmayabileceği uyarısında bulundu.

“Şehir merkezinde kamu hastanesi kalmayacak”

Yaptığı açıklamada Elazığ’daki sağlık hizmetlerinin mevcut durumuna dikkat çeken Karataş, şehrin doğusunda Fethi Sekin Hastanesi’nin, batısında ise inşaatına başlanacak Fırat Üniversitesi Hastanesi’nin bulunduğunu belirtti.

Karataş, “Özelleştirme kapsamına bahsi geçen bu iki hastane de satılırsa şehir merkezinde bir kamu hastanesi kalmayacak” dedi.

“Verilen sözler tutulmadı”

Yıkılan SSK Hastanesi’nin bulunduğu alana ikinci basamak bir hastane yapılması konusunda verilen sözlerin yerine getirilmediğini savunan Karataş, mevcut kamu sağlık yapılarının korunması gerektiğini söyledi.

Askeri Hastane’de Sağlık İl Müdürlüğü binasının, Ruh Sağlığı Hastanesi’nde ise sağlık hizmetlerinin aktif olarak sürdüğünü belirten Karataş, özelleştirme kapsamındaki 71 taşınmaz içinde faal olarak hizmet veren tek hastanelerin bu yapılar olduğunu ifade etti.

“Özelleştirme kapsamından çıkarılmalı”

Karataş, söz konusu hastanelerin özelleştirme kapsamından çıkarılması ve hizmet vermeye devam etmesi gerektiğini vurguladı.

Kamu sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından bu adımın zorunlu olduğunu belirten Karataş, “İlimizdeki Askeri Hastane’nin özelleştirme kapsamından çıkarılması gerekmektedir” diye konuştu.

Karataş, açıklamasında kentin siyasi temsilcilerine ve bürokratlarına da çağrıda bulunarak, sağlık hizmetlerine erişimin korunması için gerekli girişimlerin yapılmasını istedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/kamu-saglik-sen-den-hastane-tasinmazlarinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-tepki-2945.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/kamu-saglik-sen-den-hastane-tasinmazlarinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-tepki-2945.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/kamu-saglik-sen-den-hastane-tasinmazlarinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-tepki-2945-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/kamu-saglik-sen-den-hastane-tasinmazlarinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-tepki-2945.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/kamu-saglik-sen-den-hastane-tasinmazlarinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-tepki/35417/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 01:33:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ’daki kamu arazileri özelleştirme listesinde: Tepkiler büyüyor</title>
			<description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan karar kapsamında, Elazığ’daki bazı kamuya ait taşınmazların özelleştirme kapsamına alınması şehirde geniş yankı uyandırdı. Özellikle eski hastane arazilerinin listede yer alması, hem siyasi hem de toplumsal tepkiye neden oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hangi araziler listede?

Cumhurbaşkanlığı kararıyla yayımlanan listede Elazığ merkezde bulunan bazı kritik alanlar dikkat çekti. Buna göre:


	Rızaiye Mahallesi: 178 ada 22 parsel (tam hisse)
	Rızaiye Mahallesi: 4814 ada 15 parsel (tam hisse)
	Zafran Mahallesi: 5166 ada 1 parsel (kısmi hisse)


Bu alanların, eski askeri hastane ve sağlık tesislerinin bulunduğu bölgeleri kapsadığı belirtiliyor.

Sağlık yatırımı yapılan alanlar da listede

Tepkilerin odağındaki bir diğer konu ise aktif veya yakın zamanda yatırım yapılmış sağlık alanlarının da satış listesine dahil edilmesi oldu.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre:


	Ruh Sağlığı Hastanesi’ne yakın dönemde ciddi bütçelerle bakım ve onarım yapıldı
	Eski askeri hastane için daha önce yeni devlet hastanesi yapılacağı açıklanmıştı


Bu durum, “önce yatırım yapılıp sonra satışa çıkarılması” eleştirilerini beraberinde getirdi.

️ Siyasi tepki: “Şehir planlaması açısından hata”

Yeniden Refah Partisi Elazığ İl Başkanı Erhun Karakuş, söz konusu kararın kabul edilemez olduğunu belirterek, bu arazilerin kamu hizmeti için korunması gerektiğini söyledi.

Karakuş, “Kısa vadeli gelir elde etme düşüncesiyle alınan bu kararlar, uzun vadede şehrin gelişimine zarar verir” ifadelerini kullandı.

“Milletvekillerinin haberi yok muydu?” tartışması

Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından en çok tartışılan konulardan biri de sürecin nasıl yürütüldüğü oldu.

Kamuoyunda:


	Kararın yerel temsilcilerden bağımsız alındığı
	Milletvekillerinin sürece yeterince dahil olmadığı


yönünde eleştiriler dile getirildi.

“Kamu alanları ranta mı açılıyor?” endişesi

Vatandaşlar ise özellikle sağlık hizmetiyle özdeşleşmiş alanların satışa çıkarılmasına tepki gösteriyor. Şehirde “hastane beklenen alanların ticari kullanıma açılması” ihtimali, en büyük kaygı başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Süreç 2028’e kadar devam edecek

Karara göre söz konusu taşınmazların özelleştirme sürecinin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanması planlanıyor. Elde edilecek gelirlerin ise sağlık yatırımlarında kullanılacağı belirtiliyor.



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor-1384.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor-1384.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor-1384-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor-1384.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor/35345/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 22:46:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ’daki kamu arazileri özelleştirme listesinde: Tepkiler büyüyor</title>
			<description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan karar kapsamında, Elazığ’daki bazı kamuya ait taşınmazların özelleştirme kapsamına alınması şehirde geniş yankı uyandırdı. Özellikle eski hastane arazilerinin listede yer alması, hem siyasi hem de toplumsal tepkiye neden oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hangi araziler listede?

Cumhurbaşkanlığı kararıyla yayımlanan listede Elazığ merkezde bulunan bazı kritik alanlar dikkat çekti. Buna göre:


	Rızaiye Mahallesi: 178 ada 22 parsel (tam hisse)
	Rızaiye Mahallesi: 4814 ada 15 parsel (tam hisse)
	Zafran Mahallesi: 5166 ada 1 parsel (kısmi hisse)


Bu alanların, eski askeri hastane ve sağlık tesislerinin bulunduğu bölgeleri kapsadığı belirtiliyor.

Sağlık yatırımı yapılan alanlar da listede

Tepkilerin odağındaki bir diğer konu ise aktif veya yakın zamanda yatırım yapılmış sağlık alanlarının da satış listesine dahil edilmesi oldu.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre:


	Ruh Sağlığı Hastanesi’ne yakın dönemde ciddi bütçelerle bakım ve onarım yapıldı
	Eski askeri hastane için daha önce yeni devlet hastanesi yapılacağı açıklanmıştı


Bu durum, “önce yatırım yapılıp sonra satışa çıkarılması” eleştirilerini beraberinde getirdi.

️ Siyasi tepki: “Şehir planlaması açısından hata”

Yeniden Refah Partisi Elazığ İl Başkanı Erhun Karakuş, söz konusu kararın kabul edilemez olduğunu belirterek, bu arazilerin kamu hizmeti için korunması gerektiğini söyledi.

Karakuş, “Kısa vadeli gelir elde etme düşüncesiyle alınan bu kararlar, uzun vadede şehrin gelişimine zarar verir” ifadelerini kullandı.

“Milletvekillerinin haberi yok muydu?” tartışması

Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından en çok tartışılan konulardan biri de sürecin nasıl yürütüldüğü oldu.

Kamuoyunda:


	Kararın yerel temsilcilerden bağımsız alındığı
	Milletvekillerinin sürece yeterince dahil olmadığı


yönünde eleştiriler dile getirildi.

“Kamu alanları ranta mı açılıyor?” endişesi

Vatandaşlar ise özellikle sağlık hizmetiyle özdeşleşmiş alanların satışa çıkarılmasına tepki gösteriyor. Şehirde “hastane beklenen alanların ticari kullanıma açılması” ihtimali, en büyük kaygı başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Süreç 2028’e kadar devam edecek

Karara göre söz konusu taşınmazların özelleştirme sürecinin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanması planlanıyor. Elde edilecek gelirlerin ise sağlık yatırımlarında kullanılacağı belirtiliyor.



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor-1365.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor-1365.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor-1365-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor-1365.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-daki-kamu-arazileri-ozellestirme-listesinde-tepkiler-buyuyor/35344/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 22:46:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gürkan Kap: "Çocukları varlık içinde mutsuz yetiştiriyoruz"</title>
			<description><![CDATA[İstanbul’da yaşayan Elazığlı eğitmen ve yazar Gürkan Kap, özellikle kırsaldaki okullarda öğrencilerle buluşarak kitap sevgisi, afet bilinci ve sanat farkındalığı üzerine çalışmalar yürütüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Kanal Fırat Haber grubu ile röportaj yapan eden Kap, bugüne kadar 34 il ve 97 ilçede 130 binden fazla çocukla bir araya geldiğini söyledi.

Sekiz kitabı bulunduğunu belirten Kap, eserlerinde çocukların bedensel söz hakkı, çevre kirliliği, sağlık, kendini koruma ve afet bilinci gibi konuları işlediğini ifade etti.

Aynı zamanda afet gönüllüsü olduğunu söyleyen Kap, afet bilinci üzerine yazdığı kitabı çocuklarla buluşturduğunu belirterek, çocuk edebiyatının doğru bilgi aktarma ve rol model olma açısından önemli bir alan olduğunu vurguladı.

Kap, okullarda gönüllü etkinlikler düzenlediğini belirterek, çocukların kitaplarına ulaşmasından daha kıymetli olanın kendisini okullarına davet etmeleri olduğunu söyledi.

Son dönemde Siverek ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan olaylara da değinen Kap, çocukların gelişiminde aile, öğretmenler ve çocuk alanında çalışan kişilerin ortak sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.

Kap, “Biz günümüzde çocukları varlık içerisinde mutsuz yetiştiriyoruz” diyerek, çocuklara yalnızca para kazanmayı değil; saygıyı, sevgiyi, topluma faydayı ve kendini gerçekleştirmeyi öğretmek gerektiğini söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/gurkan-kap-cocuklari-varlik-icinde-mutsuz-yetistiriyoruz-7852.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/gurkan-kap-cocuklari-varlik-icinde-mutsuz-yetistiriyoruz-7852.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/gurkan-kap-cocuklari-varlik-icinde-mutsuz-yetistiriyoruz-7852-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/gurkan-kap-cocuklari-varlik-icinde-mutsuz-yetistiriyoruz-7852.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/gurkan-kap-cocuklari-varlik-icinde-mutsuz-yetistiriyoruz/35325/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 23:13:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mustafa Destici'den açıklamalar: Meclis, ekonomi, emekli ve Orta Doğu mesajı</title>
			<description><![CDATA[Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bu ülkenin kimliğini, pasaportunu taşıyan, hatta milletvekilliği yapan, farklı görevler yapan, bu ülkenin ekmeğini yiyen birisi meydana indiğinde elinde Türk bayrağı değil de başka bir bölgenin bayrağı ya da terör örgütünün bayrağı varsa, teröristlerin fotoğrafı varsa bu ne demektir? 'Ben bu devleti tanımıyorum' demektir. Bu al bayrağı eline almayan hiç kimseden bu millete bu devlete hayır gelmez, bunlarla da barış olmaz" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - BBP Genel Başkanı Destici, partisinin Elazığ İl Kongresi'ne katıldı. Destici kongrede yaptığı konuşmada, Meclis'in geçen perşembe günü toplantı yeter sayısı bulunamaması nedeniyle çalışmadığını anımsatarak, şunları söyledi:

"Polislerimiz 24 saat çalışıp fazla mesai yaparlar. Ama bir kuruş  fazla mesai almazlar. Diğer memurlarımız alıyor, polislerimizin mesai hakkından faydalanması gerekir. Bununla ilgili yasal düzenlemelerin de Meclisten geçmesi gerekir. Ama son haftalarda bakıyoruz meclis toplanamıyor. 600 milletvekili var. TBMM'de 200 kişi lazım, toplanıp kanun çıkarılması için. Bu hafta da geçtiğimiz hafta da bu 200 sayısı olmadığı için maalesef Meclis çalışmadı ve başta kadınlarımızın doğum izinlerinin uzatılması olmak üzere toplumumuzu ilgilendiren yasa teklifleri bir türlü çıkarılamadı.  Meclis'i, milletvekillerimizi görevini yapmaya çağırıyorum."

"Katil Netenyahu'nun yaptığı çirkin açıklamalar içine düştükleri çukurda debelenmelerinin bir itirafıdır"

ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşa ve Orta Doğu'daki gelişmelere değinen Destici, şöyle konuştu:

"İsrail'in Gazze'de yaptıkları ortada, bir soykırım gerçekleştirdiler. Tüm vatansever partilerimiz gibi biz de bunu şiddetle kınıyoruz. İsrail Gazze'de soykırım yaptı. Ben Hamas'ı terör örgütü olarak görmüyorum. Hamas'ı Filistinlilerin, Gazze bölgesinin resmi seçilmiş bir partisi olarak ve o uzun yıllar orayı yönetmiş bir yönetim olarak görüyorum. Tabii ki 7 Ekim hareketini tasdik etmiyorum. Onu da yanlış bulduğumu, büyük bir hata, kabul edilemez olduğunu da ifade etmek isterim. Netanyahu, katil, terörist, soykırımcı, ne diyor? Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanına hakaret etmek Türkiye Cumhuriyeti devletine hakaret etmektir, bu milletin tamamına hakarettir. Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni temsil etmektedir. Türk milletini ve al bayrağı temsil eder. Ona yapılan hakaret bütün Türk milletine yapılmıştır. İsrail Başbakanı katil Netanyahu ve Savunma Bakanı Katz'ın bu hadsiz, çirkin açıklamaları içine düştükleri çukurda debelenmelerinin bir itirafıdır.

Amerika ve İsrail, İran'da emellerini gerçekleştirirlerse elbette ki kendilerine engel gördükleri- ki bunlar içerisinde Türkiye Cumhuriyeti de var- devletleri hedef alacaklardır. Bugün İran'ı ayakta tutan nedir? Evet füzeleri kıymetlidir, savunma taktikleri kıymetlidir. Ama İran'ı bugün ayakta tutan, yenilmesini engelleyen milletinin birliğidir.  Bugüne kadar birliğimizi, dirliğimizi kimse bozamamıştır, bundan sonra da bozamayacaktır. Siyaseten farklı düşündüğümüz konular olabilir. Ama devletin varlığı, ülkenin bütünlüğü, söz konusu olduğu zaman Türk milleti de her zaman beraber olarak durmasını bilmiştir."

"Bu bayrağı eline almayan hiç kimseden bu millete hayır gelmez, bunlarla da barış falan olmaz"

Çözüm sürecine değinen Mustafa Destici, sözlerine şöyle devam etti:

"Devletin ve hükümetin bu kadar alan açmasına rağmen hadsizleşenlere, çirkinleşenlere ve kabul edilemeyecek taleplerde bulunanlara da diyoruz ki; aklınızı başınıza toplayın. Amerika ve İsrail sizi destekler görünebilir, size silah verebilir. Ama işi bittiğinde Saddam'a ne yaptıysa, Kaddafi'ye ne yaptıysa size de onu yapar. Onun için taşıdığınız Türkiye Cumhuriyeti Devleti kimliğine saygı duyacaksınız. Meydanlara indiğinizde ister Nevruz adı altında olsun ister başka propaganda adı altında olsun, elinize başka ülkelerin PKK paçavrasını değil, rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı al bayrağı almalısınız. Eline Türk bayrağının almayanın kafasında bir tane düşünce vardır. Başka bir devlet, başka bir ülkedir. Ve bölünmedir. Onun için biz yılanın kafasını küçükken ezemedik, dönem dönem zafiyetler yaşadık. Dönem dönem devlet şefkat elini uzattı ama bu el hiçbir zaman tutulmadı, her zaman ısırıldı. Onun için bunlara karşı bizim artık tecrübemiz daha yüksek. Devletine saygı duymayan, bu albayrağı eline almayan hiç kimseden bu millete bu devlete hayır gelmez bunlarla da barış falan olmaz."

"Emekliye bu temmuzda 10 bin lira zam yapılarak en az 30 bine çıkması lazım"

Ekonomiye dair değerlendirmelerde de bulunan Destici asgari ücrete ve emekli maaşlarına temmuz ayında zam yapılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

"Gündemde ekonomi var. Emeklilerimizin maaş adaletsizliği var. Hiçbir şey söylemeye gerek yok. Sadece iki bilgi vereceğim. Ocak 2023'te en düşük emekli maaşı 7 bin 500 lira, en düşük kamu işçisi ve memurun maaşı da 10 bin lira yani emekli çalışanın üçte ikisini alıyordu. Temmuza geldik bir anda kamu işçisi ve memuru 20 bin, 22 bin oldu. En düşük emekli maaşı 7 bin 500'de kaldı. Bir de memura verilen seyyanen 8 bin lira emekliye verilmedi. Halbuki 2011 Anayasası'na biz destek verirken şartlarımızdan bir tanesi emeklilerin de bu memur toplu sözleşme anlaşmasından faydalanmasıydı. Maalesef memur emeklilerine bile bu 8 bin lira verilmedi. Ne oldu? Fark üçte ikiden üçte bire düştü. Hala da öyle devam ediyor. Bu taksim doğru bir taksim değil. Bu taksimi kurt bile yapmaz, kuzulara şah olsa. Onun için bu taksimin bir an önce adaletli bir şekilde düzeltilmesini istiyoruz. Emekliye bu temmuzda 10 bin lira zam yapılarak en az 30 bin liraya çıkarılması lazım. Asgari ücrette ise, enflasyon hala yüksek seyrediyor. 1 yıl boyunca bu asgari ücretli nasıl geçinecek?

"Asgari ücretlimize de en az yüzde 30 seviyesinde zam yapılmalı"

Vatandaşın canını yakarsan vatandaş da sandıkta senin canını yakar. Mazota her gün zam geliyor. Savaştan dolayı ekmeğe zam geldi yüzde 25. O zaman asgari ücretlimize de en az yüzde 30 seviyesinde zam yapılmalı. Çünkü akaryakıta o kadar zam geldiği gibi diğer gıdaya ve ürünlere zam geliyor. Asgari ücretliyi de muhakkak korumak zorundayız. Çiftçimiz, köylümüzün durumu da iyi değil. Mazota zam gelince gübre ve kimyasal hammadde, tohum, ilaç, çiftçinin kullandığı mazot ve traktör çiftçiyi mağdur ediyor. Ürün fiyatları eskisi gibi değil. Çiftçimizin gübre konusunda, ilaç konusunda, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın da yem konusunda desteklenmesi gerekiyor. Bir kere çiftçinin kullandığı mazotta KDV ve ÖTV'nin kesinlikle kaldırılması gerekiyor. Bizim savunduğumuz budur. Adaletli vergi sistemi. Çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan da vergi almayacaksınız."


ANKA
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/mustafa-destici-aciklamalar-meclis-ekonomi-emekli-ve-orta-dogu-mesaji-5402.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/mustafa-destici-aciklamalar-meclis-ekonomi-emekli-ve-orta-dogu-mesaji-5402.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/mustafa-destici-aciklamalar-meclis-ekonomi-emekli-ve-orta-dogu-mesaji-5402-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2026/04/mustafa-destici-aciklamalar-meclis-ekonomi-emekli-ve-orta-dogu-mesaji-5402.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/mustafa-destici-aciklamalar-meclis-ekonomi-emekli-ve-orta-dogu-mesaji/35082/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 02:34:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TÜED Elazığ Şube Başkanı Gür: "Maaşlara 172 değil, 572 kat zam da olsa bizler alım gücümüze bakarız"</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Elazığ Şube Başkanı Vedat Gür, "Yetkililerimiz açıklama yapıyorlar; 'biz geldiğimizden beri asgari ücrete 172 kat zam yaptık' diye. Bu 172 değil, 572 kat da olsa ister asgari ücretli ister emekli olsun bizler alım gücümüze bakarız. Alım gücümüz artmadığı sürece kaç kat zam yapıldığı bizi ilgilendirmiyor" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

TÜED Elazığ Şube Başkanı Vedat Gür, açıklanan asgari ücret sonrası 5 Ocak tarihinde belirlenecek emekli maaşı zamları konusunda değerlendirme ve taleplerde bulundu. Emeklilerin yaşam mücadelesi verdiğini ve tek gündemlerinin açlık olduğunu belirten Gür, Ocak ayında açıklanacak olan maaş zamlarının emeklinin yüzünü güldürecek şekilde olması gerektiğini söyledi.

Açıklanan asgari ücretin her kesim gibi emeklileri de memnun etmediğini belirten Vedat Gür, şunları kaydetti:

"Nihayet beklediğimiz asgari ücret rakamları açıklandı. Açıklanan rakam asgari ücretlilerin beklentisinin altında kalmıştır. Bu insanların beklentileri 32- 35 bin lira arasıydı ama devletimiz bunu uygun görmüş. Biz de emekliler olarak asgari ücret zamlarının açıklanmasından sonra bize yapılacak zamların aşağı yukarı eşdeğer olacağını tahmin etmiştik. Şunu belirtmekte fayda var. Yetkililerimiz açıklama yapıyorlar; 'biz geldiğimizden beri asgari ücrete 172 kat zam yaptık' diye. Bu 172 değil, 572 kat da olsa ister asgari ücretli ister emekli olsun bizler alım gücümüze bakarız. Alım gücümüz artmadığı sürece kaç kat zam yapıldığı bizi ilgilendirmiyor.

"Ülkemizin gelişen ekonomisinden bir pay talep ediyoruz"

Buna istinaden yılbaşında yapılacak emekli zamlarını devletimizden müjdeli haber olarak bekliyoruz. İnşallah emekliyi, dar gelirliyi esnafı mağdur etmeyecek bir haber bekliyoruz. Emeklilerimize verilecek rakam yüzde 12 seviyesinde. Yüzde 12 lik artış bizi hiç memnun etmez. Bize kademeli veya seyyanen zamlar yapılmadığı sürece, emekliler arasındaki eşit maaş dağılımı da gerçekleşmez. Emekliyi mağdur eden bu sistemden kurtulamayız. Biz en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesinde arttırılmasını bekliyoruz. Temmuz ayında bizi memnun etmeyen maaş artışlarının 2026 Ocak ayında yapılacak zamlarla bizi memnun edecek, emeklinin yaşam ve refah seviyesini yükseltecek bir oranda olmasını istiyoruz. Ne zaman ki en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkar, bizim yaşam standartlarımız o kadar güzel olur. TÜFE’ye endeksli yüzdelerle, aylıkları düşük olan emeklileri mağdur eden bir sisteme dönüştüğünden 5510 sayılı kanunun 55. maddesinin değiştirilmesini ve seyyanen zamlarla birlikte refah payı verilmesi gerektiğini söylüyoruz. Madem ki ülkemizin ekonomisi çok iyi, biz de ülkemizin gelişen ekonomisinden emeklimize bu refahtan bir pay talep ediyoruz. 

"Sağlık katkı payları kaldırılmalıdır"

Emeklinin maaşlarının iyileşmesi için yıllar önce vergi iadesi altında toplanarak verilen fatura paraları ek ödeme adı altında yüzde 4-5 gibi bir ödeme yapılıyordu. Bu ödemenin yüzde 10 civarında yapılmasını istiyoruz. Emeklinin üzerindeki sağlık katkı payları, eczane reçete ücretleri gibi durumların ivedilikle kaldırılması lazım çünkü emekli çalıştığı yıllar içerisinde her ay yüzde 11 sağlık sigorta primi ödeyerek bu bedeli yatırmıştır. Bunun yanı sıra emekliye verilen bayram ikramiyeleri var. Emekli ikramiyelerinin güzel bayram geçirmesi talebi ile bu ikramiyelerin en az 7-8 bin civarında olmasını istiyoruz. Mağdur olan, maaşı düşük emeklilere aile yardımı yapılmasını istiyoruz. Çalıştığımız dönemde biz daha önce aile yardımı, çocuk parası adı altında bir fon alıyorduk. Maalesef emeklilikten sonra bu kesildi. Özelikle mağdur olan ailelere bu yardımların verilmesini istiyoruz. Dar gelirli vatandaşlar için kira ve yakacak desteği verilmelidir. Biz emekliler olarak artık enflasyon altında ezilen kesim, esnaf, emekli, dul ve yetimler olarak bu yılbaşındaki bizi memnun edecek çok güzel bir müjdeli haber bekliyoruz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/tued-elazig-sube-baskani-gur-maaslara-172-degil-572-kat-zam-da-olsa-bizler-alim-gucumuze-bakariz-9566.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/tued-elazig-sube-baskani-gur-maaslara-172-degil-572-kat-zam-da-olsa-bizler-alim-gucumuze-bakariz-9566.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/tued-elazig-sube-baskani-gur-maaslara-172-degil-572-kat-zam-da-olsa-bizler-alim-gucumuze-bakariz-9566-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/tued-elazig-sube-baskani-gur-maaslara-172-degil-572-kat-zam-da-olsa-bizler-alim-gucumuze-bakariz-9566.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/tued-elazig-sube-baskani-gur-maaslara-172-degil-572-kat-zam-da-olsa-bizler-alim-gucumuze-bakariz/32224/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 00:25:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP’li Erol’un eleştirdiği DSİ 9. Bölge Müdürü Şamcı görevden alındı</title>
			<description><![CDATA[CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’un Hamzabey Barajı’ndaki planlama ve uygulamaları nedeniyle eleştirdiği DSİ 9. Bölge Müdürü Sebahattin Şamcı görevden alındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Hamzabey Barajı’nda yaşanan su sorunu üzerine yaptığı açıklamalarda projenin yanlış planlama ve hatalı uygulamalar nedeniyle Elazığ’a fayda sağlamadığını belirtmişti. Erol, barajın teknik açıdan yanlış yere inşa edildiğini, yağış miktarı ve doğal kaynak debilerinin hesaba katılmadığını, yıllardır su sızıntısı iddialarına rağmen tatmin edici bir yanıt alınamadığını söyleyerek projenin sorunlu olduğunu dile getirmişti.

Milyarlarca liralık kamu kaynağına rağmen Elazığ’ın su sorunun çözülemediğini, yeni bağlantılar için yeniden yüksek maliyetli projeler gündeme getirilerek yanlışlığın devam ettirildiğini öne süren Erol, barajın Devlet Su İşleri tarafından planlandığını ve Elazığ Belediyesi başta olmak üzere ilçe belediyelerinin de mağdur edildiğini dile getirmişti..

Erol, DSİ yönetimini eleştirirken şu çağrıda bulunmuştu:

“Bu sebeple DSİ Genel Müdürlüğü’ne ve Bakanlığa çağrıda bulunuyorum: Bu bölge müdürü derhal görevden alınmalıdır. Elazığ gibi bir tarım kentinde, ovaları ve su ihtiyacı ortada olan bir şehirde bu kadar yanlış bilgi ve tutarsız açıklamalarla görev yapan bir müdür olamaz.”

Erol’un eleştirdiği DSİ 9. Bölge Müdürü Sebahattin Şamcı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevden alındı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/chp-li-erol-un-elestirdigi-dsi-9-bolge-muduru-samci-gorevden-alindi-5543.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/chp-li-erol-un-elestirdigi-dsi-9-bolge-muduru-samci-gorevden-alindi-5543.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/chp-li-erol-un-elestirdigi-dsi-9-bolge-muduru-samci-gorevden-alindi-5543-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/12/chp-li-erol-un-elestirdigi-dsi-9-bolge-muduru-samci-gorevden-alindi-5543.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/chp-li-erol-un-elestirdigi-dsi-9-bolge-muduru-samci-gorevden-alindi/31753/</link>
			<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 02:46:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ETSO Başkanı İdris Alan: "Baskil kayısısının Malatya kayısısı olarak pazarlanmasını doğru bulmuyoruz"</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan Elazığ'ın Baskil İlçesi'nde üretilen kayısının kendine özgü rengi, aroması ve tadı ile büyük bir ekonomik değer olduğunu vurgulayarak üretilen kayısının Baskil Kayısısı olarak tescillenmesi gerektiğini söyledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ'ın Baskil ilçesinde yetişen kayısıların kendi marka değerini taşıması için MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Erol Keleş, Mahmut Rıdvan Nazırlı ve Ejder Açıkkapı bir ortak bildiri yayımladılar. Yayımlanan bildiride Malatya ve Elazığ arasındaki kardeşlik bağına vurgu yapılarak, Baskil kayısısının Malatya kayısısı olarak adlandırılmasının doğru olmadığı ve Baskil kayısısının ayrı olarak tescillenmesi gerektiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

"Kayısının başkenti Malatya ve Elazığ-Baskil'dir. Baskil'de yetişen kayısımız da Malatya kaysısı gibi kendine özgü aroması, rengi ve tadıyla ülkemizin tarımsal zenginliğini tamamlayan ayrı bir değerdir. Baskil kayısısının ayrıca tescillenmesi yönündeki girişim Malatya kayısısının itibarına, lezzetine veya pazar gücüne herhangi bir kayıp getirmeyecektir. Aksine, bölgenin üretim kapasitesini artıracak, markalaşma sürecine katkı sağlayacak ve iki şehrimizin tarımsal iş birliğini güçlendirecektir."

Konunun gündeme gelmesinin ardından özellikle Malatya'da bu konuya tepkiler geldiğine dikkati çeken Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan da bir açıklama yaparak Baskil kayısısının tescillenmesi çalışmalarına destek verdiğini açıkladı. Alan, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver'in, Baskil ilçesinde yetişen kayısının "Malatya Kayısısı" adıyla tanıtılmasının yanlışlığını gündeme getirmesinin ardından Malatya Milletvekilleri ve Ticaret Borsası Başkanının tepkilerinin yersiz ve anlamsız olduğunu, aynı tepkinin geçtiğimiz yıllarda kendisine de gösterildiğini ifade etti.

"Kayısı Borsasının Baskil'de kurulması için uğraş verdik"

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Bilindiği gibi Baskil sınırları içinde yetiştirilen ve kendine has tadı, aroması ve şekeri olan Baskil kayısımız, Malatya Kayısısı olarak ülke ve dünya piyasasında satılmakta ve Baskil yöresinin kayısısı da bu marka ile pazarlanmaktadır. 2023 depreminde Malatya Kayısı Borsası'nın yıkılması sonrası kayısı borsasının Baskil'de kurulmasını önerdik ve bu tarihte ETAK'ıkurmaya başladık. Üreticilerimizle yaptığımız istişareler sonucu ilçemizde üretilen ürünlerin işlenip, paketlendikten sonra "Baskil Kayısısı" markası ile pazarlanması amacıyla Elazığ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin (ETAK) kurulmasını sağladık. 3 bin 500 metrekare alan üzerine kurulan tesis hem istihdam oluşturması hem de bölgede üretilen kayısıların değerinden alınmasını sağladı.

"ETAK'ı Baskil kayısının markalaşması için kurduk"

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası olarak 'İlçeleriyle birlikte Büyüyen Elazığ' projemiz kapsamında tüm ilçelerimizle birlikte Baskil ilçemizde üretilen kayısımızın gereken ekonomik değerine ulaşması yönünde çalışmalar yürütüp Elazığ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (ETAK) projemizi hayata geçirirken ve kendi ürünümüze sahip çıkma yönünde açıklamalar yaparken, Malatya kayısısını da görmezden gelmiyoruz. Milletvekilimiz Sayın Işıkver'in de Elazığ TSO olarak bizlerin de tek derdi Baskil coğrafyasında üretilen kayısılarımızın farkını ortaya koymak ve Malatya kayısısı ile anılmasının yanlışlığına dikkat çekmektir. İlimizin değerlerine sahip çıkmaya yönelik geçmişte bizlere gösterilen tepkilerin aynısının MHP Milletvekilimiz Sayın Semih Işıkver'e de gösterilmesini gereksiz ve anlamsız buluyor, vekilimizin bu konudaki açıklama ve çalışmalarını destekliyoruz."

"Amacımız husumet değil rekabet"

Amaçlarının şehirler arasında husumet ve gerginlik oluşturmak olmadığını ifade eden  Alan, "Amacımız, her bir şehrimizin ürettiği ürünlerin kendi adıyla ve tatlı bir rekabet içinde yarışmasını sağlamaktır. Zira Malatya kayısısı da Baskil kayısımız da ülkemizin bir değeridir ama Baskil coğrafyasında üretilen kayısılarımız Baskil kayısısıdır ve bu gerçek artık kabul edilmelidir" dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/etso-baskani-idris-alan-baskil-kayisisinin-malatya-kayisisi-olarak-pazarlanmasini-dogru-bulmuyoruz-373813e6-751-9379.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/etso-baskani-idris-alan-baskil-kayisisinin-malatya-kayisisi-olarak-pazarlanmasini-dogru-bulmuyoruz-373813e6-751-9379.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/etso-baskani-idris-alan-baskil-kayisisinin-malatya-kayisisi-olarak-pazarlanmasini-dogru-bulmuyoruz-373813e6-751-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/etso-baskani-idris-alan-baskil-kayisisinin-malatya-kayisisi-olarak-pazarlanmasini-dogru-bulmuyoruz-373813e6-751-9379.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/etso-baskani-idris-alan-baskil-kayisisinin-malatya-kayisisi-olarak-pazarlanmasini-dogru-bulmuyoruz/29558/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Oct 2025 22:39:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ Alacakaya'da ETİ Krom ile belediye arasında "usulsüzlük" tartışması</title>
			<description><![CDATA[ETİ Krom Anonim Şirketi, Elazığ Alacakaya Belediye Başkanı Zafer Altınışık'ın, "maden işletme sahalarında usulsüzlükler olduğuna" dair şikayeti üzerine Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından kendilerine kesilen idari para cezalarının herhangi bir usulsüzlük nedeniyle değil, bazı maden sahalarında mevzuata uymayan durum tespitleri nedeniyle verildiğini bildirdi. Belediye Başkanı ise bir kez daha şikayette bulundu.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra Taylan

(ELAZIĞ) - ETİ Krom Anonim Şirketi, Elazığ Alacakaya Belediye Başkanı Zafer Altınışık'ın "maden işletme sahalarında usulsüzlükler olduğuna" dair şikayeti üzerine Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından kendilerine kesilen idari para cezalarının herhangi bir usulsüzlük nedeniyle değil, bazı maden sahalarında mevzuata uymayan durum tespitleri nedeniyle verildiğini bildirdi. Belediye Başkanı ise bir kez daha şikayette bulundu.

ETİ Krom AŞ avukatı tarafından ANKA Haber Ajansı'na gönderilen açıklamada, firmaya kesilen 2 milyon 6 bin TL düzeyindeki idari para cezasının suç unsuru içeren herhangi bir uygulama nedeniyle verilmediği vurgulandı. Açıklamada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı MAPEG yetkililerinin rutin veya şikayet üzerine yaptığı denetimlerin mevzuat uyarınca sürdüğü ifade edildi.

ETİ Krom açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Bilindiği üzere ülkemizde madencilik faaliyetleri sıkı bir şekilde mevzuata bağlı ve MAPEG tarafından gerek rutin programları kapsamında gerekse her türlü ihbar ve şikayet üzerine denetimler gerçekleştirilmektedir. Bu denetimler sektörümüzün doğal bir parçası olup herhangi bir işletme hakkında suç işlendiği veya yanlış yapıldığı anlamını taşımamaktadır. Şirketimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki tüm çalışmalarını yürürlükteki mevzuata ve ruhsat yükümlülüklerine uygun şekilde sürdürmektedir. Yapılan her denetim şeffaflığımızın mevzuata bağlılığımızın bir göstergesidir."

Belediye başkanı bir kez daha şikayet etti

MAPEG tarafından firmaya kesilen idari para cezası Elazığ Valiliği'ne 29 Mayıs 2025'te bildirildi. Yazıda, incelemenin Alacakaya Belediye Başkanı Altınışık'ın "maden işletme sahalarında usulsüzlükler olduğuna" ilişkin şikayeti üzerine yapıldığı belirtildi.

Ruhsat sahalarının ve her biri için verilen idari para cezalarının ayrı ayrı yazılı olduğu bildirimde, yapılan denetim ve teknik incelemeler neticesinde, denetlenen tüm ruhsat sahalarında Maden Kanunu'nun 7. maddesine aykırı çeşitli hususlar tespit edildiği yazıldı. 

Mayıs ayındaki ceza bildiriminin ardından Altınışık, bir kez daha şikayette bulundu. Bu şikayet üzerine de geçtiğimiz günlerde MAPEG yetkilileri yeniden maden sahalarında görevlendirildi. Bölgede görevlendirilen yedi kişilik heyetin inceleme sonucu henüz bildirilmedi. 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazig-alacakayada-eti-krom-ile-belediye-arasinda-usulsuzluk-tartismasi-4c495201-022-3496.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazig-alacakayada-eti-krom-ile-belediye-arasinda-usulsuzluk-tartismasi-4c495201-022-3496.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazig-alacakayada-eti-krom-ile-belediye-arasinda-usulsuzluk-tartismasi-4c495201-022-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazig-alacakayada-eti-krom-ile-belediye-arasinda-usulsuzluk-tartismasi-4c495201-022-3496.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-alacakaya-da-eti-krom-ile-belediye-arasinda-usulsuzluk-tartismasi/29321/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 23:08:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ Basın ve Medya Cemiyeti Başkanı Koca silahlı saldırı sonucu yaralandı</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Basın ve Medya Cemiyeti Başkanı Mehmet Nafiz Koca, gazete binası önünde pompalı tüfekle saldırıya uğradı. Bacağından yaralanan Koca'nın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı öğrenildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Elazığ Basın ve Medya Cemiyeti Başkanı Mehmet Nafiz Koca, gazete binası önünde pompalı tüfekle saldırıya uğradı. Bacağından yaralanan Koca'nın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı öğrenildi. 

Edinilen bilgilere göre, Koca'ya kimliği belirsiz bir kişi tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Saldırıda bacağından yaralanan Koca, sağlık ekipleri tarafından Fırat Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Saldırıyı gerçekleştiren kişi olay yerinden kaçarken, polis ekipleri çevrede geniş çaplı inceleme başlattı. Koca'nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Fırat Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Artaş, Koca'nın sağlık durumu hakkında yaptığı açıklamada, "112 ekipleri tarafından acil servise getirilen hastamızın yapılan ilk muayenesinde ve çekilen filmlerinde büyük bir kemik kırığı ya da damar zedelenmesi tespit edilmemiştir. Ancak yaralanma bölgesinde açık bir yara bulunmaktadır. Bu nedenle hastamız ameliyata alınmış, yaranın temizlenmesi ve yeniden kapatılması planlanmıştır" bilgisini verdi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazig-basin-ve-medya-cemiyeti-baskani-koca-silahli-saldiri-sonucu-yaralandi-2f92f76f-4bf-128.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazig-basin-ve-medya-cemiyeti-baskani-koca-silahli-saldiri-sonucu-yaralandi-2f92f76f-4bf-128.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazig-basin-ve-medya-cemiyeti-baskani-koca-silahli-saldiri-sonucu-yaralandi-2f92f76f-4bf-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazig-basin-ve-medya-cemiyeti-baskani-koca-silahli-saldiri-sonucu-yaralandi-2f92f76f-4bf-128.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-basin-ve-medya-cemiyeti-baskani-koca-silahli-saldiri-sonucu-yaralandi/29236/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 21:06:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'da gazeteci Evren Demirdaş'a saldıran 3 kişi tutuklandı</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Belediye Meclisi'nin ekim ayı oturumunu izledikten sonra belediye binası önünde saldırıya uğrayan gazeteci Evren Demirdaş'a yönelik yürütülen soruşturmada, saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen 4 kişi yakalandı. Mahkemeye sevk edilen zanlılardan 3'ü tutuklandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - 1 Ekim'de Elazığ Belediyesi önünde, belediyenin meclis toplantısını takip eden Sözcü gazetesi bölge muhabiri Evren Demirdaş, 3 kişinin yumruklu saldırısına uğradı. Saldırı sonucunda Demirdaş'ın burnu kırıldı, vücudunun çeşitli yerlerinde yaralanmalar meydana geldi.

Olayın ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüpheli, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "kasten yaralama" suçlamasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerden 3'ü tutuklanırken, 1 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tutuklanan şüphelilerden ikisinin suça sürüklenen çocuk (SSÇ) statüsünde olduğu öğrenildi. Tutuklama kararında, SSÇ'lerin beyanları, olay anına ilişkin kamera kayıtları, adli tabip raporları ve mevcut delil durumu ile kuvvetli suç şüphesi etkili oldu.

Ancak saldırıyı yönlendiren kişi veya kişilerle ilgili henüz somut bir gelişme kaydedilemedi. Konuya dair soruşturmanın devam ettiği bildirildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazigda-gazeteci-evren-demirdasa-saldiran-3-kisi-tutuklandi-bf11d72f-c81-9505.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazigda-gazeteci-evren-demirdasa-saldiran-3-kisi-tutuklandi-bf11d72f-c81-9505.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazigda-gazeteci-evren-demirdasa-saldiran-3-kisi-tutuklandi-bf11d72f-c81-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazigda-gazeteci-evren-demirdasa-saldiran-3-kisi-tutuklandi-bf11d72f-c81-9505.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-gazeteci-evren-demirdas-a-saldiran-3-kisi-tutuklandi/28753/</link>
			<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 23:44:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'da yolcu otobüsünde 14 kilo esrar ele geçirildi</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Valiliği, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Gülüşkür Yol Kontrol Noktası'nda gerçekleştirdiği aramada yolcu otobüsünde uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Valilikten yapılan açıklamaya göre, narkotik arama köpeği Zıh'ın tepki vermesi üzerine bagajdaki bir valizde arama yapıldı. Valizde 14 kilo 856 gram toz esrar bulundu.

Olayla ilgili gözaltına alınan şüphelilerden S.Ç. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Y.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Elazığ Valiliği, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak için güvenlik güçlerinin çalışmalarını azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazigda-yolcu-otobusunde-14-kilo-esrar-ele-gecirildi-c476bb01-0d5-3146.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazigda-yolcu-otobusunde-14-kilo-esrar-ele-gecirildi-c476bb01-0d5-3146.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazigda-yolcu-otobusunde-14-kilo-esrar-ele-gecirildi-c476bb01-0d5-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/10/elazigda-yolcu-otobusunde-14-kilo-esrar-ele-gecirildi-c476bb01-0d5-3146.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-yolcu-otobusunde-14-kilo-esrar-ele-gecirildi/28691/</link>
			<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 01:04:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MHP'nin "Terörsüz Türkiye" toplantılarının 9'uncusu 27 Eylül'de Gaziantep'te yapılacak</title>
			<description><![CDATA[MHP'nin "Terörsüz Türkiye için Milli Birlik ve Dayanışma" toplantılarının 9'uncusu 27 Eylül'de Gaziantep'te yapılacak. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra Taylan

(ELAZIĞ) - MHP Elazığ İl Başkanlığı, 27 Eylül'de Gaziantep'te gerçekleştirilecek "Terörsüz Türkiye için Milli Birlik ve Dayanışma" programı öncesi bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda partinin MYK üyeleri, il yöneticileri ve Elazığ Milletvekili Semih Işıkver basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Toplantıda konuşan MHP MYK Üyesi Özmen Alp Giray Erdemir, terörle mücadelenin Cumhur İttifakı döneminde etkin şekilde yürütüldüğünü ve sınır ötesi operasyonlarla önemli sonuçlar alındığını söyleyerek, "Sıfıra inen terörün daim olması, terörsüz Türkiye gerçeğinin sağlanması için hep birlikte yola çıktık. Herkes bu hedefe inanmış durumda" dedi.

Işıkver: "Suriye ve DSG sürece katılmazsa tüm seçenekler masada"

MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver ise PKK'nın Suriye'deki uzantısı ve Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) demokratik sürece katılmaması durumunda askeri operasyon da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olacağını söyledi.

Işıkver, şunları kaydetti:

"Eğer Suriye'de terörden yana bir tavır alınırsa burada üniter devlet yapısının parçalanmadığı bir Suriye için buradan müdahale gerekiyorsa Türkiye gereğini yapacaktır. Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara da 'Burada sürece dahil olmazsa Türkiye müdahale eder' diye bir açıklama yaptı. Böyle olacaktır umarım. Oradaki yapı çok kolektif, çok farklı devletlerin desteklediği bir yapı. Orada petrol sahaları da var. Bugün DSG kontrolündeki petrol sahaları var. Dolayısıyla dünyadaki büyük oyuncuların gözleri Suriye'nin üzerinde. Ama biz burada Suriye'ye müdahale etme hakkına da sahibiz" dedi.

Işıkver, sürecin kan dökülmeden sonuçlanmasını umduğunu belirtti.

''Komisyonda kesinlike bir anayasa çalışması yoktur''

Komisyonun sadece terörsüz Türkiye süreci ile ilgili çalışmalar yaptığını da sözlerine ekleyen Işıkver, ''Bizim çalışmamız ile komisyonun çalışması farklı. Orada terörsüz Türkiye komisyonu var. Mecliste grubu bulunan partilerin katılımıyla şu an bu süreç nasıl sonlandırılır, bu işe nasıl nokta koyulur, o konuşuluyor. Kesinlikle bir anayasa çalışması da yoktur'' dedi.  

Süreç boyunca şehit aileleri ve gazilerle yapılan görüşmelerin olumlu olduğunu aktaran Işıkver, "Gittiğimiz her yerde şehit aileleri 'Başka analar ağlamasın' diyor. Biz de hiçbir şehidimizin ruhunun incinmeyeceği bir yol izliyoruz" ifadelerini kullandı. 

Işıkver, terör örgütünün silah bırakmasının ardından marjinal grupların ortaya çıkması, yeni örgütlerin türemesi gibi risklere ilişkin kaygıları da dile getirerek, "Bu coğrafyada gözü olan birçok aktör var. Mücadele etmeden bu toprakları elinizde tutamazsınız. Yeni bir tehdit ortaya çıkarsa devlet yeni paradigmalar geliştiririz. Kardeşliğimizi kaşıyacak hiçbir şeye müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/mhpnin-terorsuz-turkiye-toplantilarinin-9uncusu-27-eylulde-gaziantepte-yapilacak-d956d87b-a21-2166.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/mhpnin-terorsuz-turkiye-toplantilarinin-9uncusu-27-eylulde-gaziantepte-yapilacak-d956d87b-a21-2166.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/mhpnin-terorsuz-turkiye-toplantilarinin-9uncusu-27-eylulde-gaziantepte-yapilacak-d956d87b-a21-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/mhpnin-terorsuz-turkiye-toplantilarinin-9uncusu-27-eylulde-gaziantepte-yapilacak-d956d87b-a21-2166.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/mhp-nin-terorsuz-turkiye-toplantilarinin-9-uncusu-27-eylul-de-gaziantep-te-yapilacak/28250/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 16:53:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ETSO Başkanı Alan: Yeni üniversite hastanesinin şehir dışına yapılması yanlıştır</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı İdris Alan, şehir merkezinin dışında  yapılması planlanan 800 yataklı yeni üniversite hastanesine ilişkin "Şehrin sağlık hizmetleri, ticareti ve binlerce insanın hayatını ilgilendirir. Araştırma Hastanesi çevresinde uygun araziler varken şehir dışına hastane yapmak yanlıştır" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra Taylan

(ELAZIĞ)- Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, göreve gelişinin ikinci yılı dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında hem oda faaliyetlerini değerlendirdi hem de kentteki güncel sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında Elazığ'ın lojistik üs olması konusundaki taleplerini yineleyen Alan, Elazığ'ın deprem kuşağında ve beklenen büyük depremler olduğuna dikkat çekerek "Lojistik üs projesi afet dönemlerinde bölgesel müdahale ve insani yardım amaçlı kullanılacak olup, diğer zamanlarda da önemli bir ticari merkez olarak faaliyet gösterecektir. Pertek Köprüsü'nün de yapımıyla bu merkez çok daha güçlü bir misyona sahip olacaktır" dedi.

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası'nda göreve geldikleri günden beri mali yönetim açısından ciddi tasarruf yaparak odanın mali yapısını güçlendirdiklerini ifade eden Başkan Alan, "Her yılsonunda gelir-gider dengesi açısından bütçe fazlası vererek ciddi oranda tasarruf sağladık" diye konuştu.

Elazığ'da birçok işletmenin ekonomik sıkıntılar nedeniyle konkordato ilan ettiğini ifade eden Alan, "Para dönmüyor, esnaf küçülmeye gidiyor, işçi çıkarımı artıyor. Paranın kıymeti kalmamış. Asgari ücretle geçinmek mümkün değil" dedi.

"6. bölge teşvikleri uzatılmalı"

Elazığ'ın 6. bölge teşviklerinden yararlanmasının 2026'da sona ereceğini hatırlatan Alan, sürenin 2030'a kadar uzatılmasını isteyerek "16 il 2030'a kadar faydalanıyor. Deprem yaşamış Elazığ neden faydalanmıyor? Milletvekillerimiz ve yöneticilerimiz bu konuda duyarlı olmalı. Teşvikler kalkarsa Elazığ'a yatırımcı gelmez" dedi.

Üniversite hastanesi tartışması

Alan, şehir merkezinin dışında yapılması planlanan 800 yataklı yeni üniversite hastanesinin yer seçimini eleştirerek Fırat Üniversitesi Rektörü Fahrettin Göktaş'a tepki gösterdi. Alan, "Bir rektör gelip Elazığ'ın kaderiyle oynayabiliyor. Bu karar sadece bina meselesi değil, şehrin sağlık hizmetleri, ticareti ve binlerce insanın hayatını ilgilendirir. Araştırma Hastanesi çevresinde uygun araziler varken şehir dışına hastane yapmak yanlıştır. Yanlış hesap Bağdat'tan döner" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/etso-baskani-alan-yeni-universite-hastanesinin-sehir-disina-yapilmasi-yanlistir-627a179e-570-3706.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/etso-baskani-alan-yeni-universite-hastanesinin-sehir-disina-yapilmasi-yanlistir-627a179e-570-3706.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/etso-baskani-alan-yeni-universite-hastanesinin-sehir-disina-yapilmasi-yanlistir-627a179e-570-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/09/etso-baskani-alan-yeni-universite-hastanesinin-sehir-disina-yapilmasi-yanlistir-627a179e-570-3706.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/etso-baskani-alan-yeni-universite-hastanesinin-sehir-disina-yapilmasi-yanlistir/27860/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 21:51:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ Baskil Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Kürüm: "Çiftçinin dayanacak gücü kalmadı"</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Baskil Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Kürüm, Baskil'deki kayısı üreticilerinin don felaketi nedeniyle büyük sıkıntı yaşadığını ve borçlarını ödeyemez hale geldiğini söyledi. Kürüm, çiftçilere acil destek çağrısı yaparak, "Çiftçinin dayanacak gücü kalmadı. Biz sözlü ifadeden ziyade artık pratiğe geçilmesini ve bir şeyler yapılmasını istiyoruz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HABER: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ Baskil Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Kürüm, ülke kayısı üretiminin büyük bir kısmını karşılayan Baskil'de üreticilerin bu sene yaşanan don felaketi nedeniyle büyük sıkıntıya girdiklerini ve borçlarını ödeyemez hale geldiklerini söyledi. Çiftçilerin son 3-4 yıldır tüm olumsuzlukları yaşadıklarını ifade eden Kürüm, devletin üreticilere nefes aldıracak tedbirleri bir an önce hayata geçirmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Çiftçimiz mağdur durumda. Ailecek çiftçilik yapmaya devam ediyoruz. Ben de bir çiftçi oğlu olarak konuşuyorum. Aşırı derecede sıkıntı yaşıyoruz. Nisan ayında yaşadığımız don olayı. Üzerinden 4 ay geçti. Şu ana kadar olan sürede bile çiftçinin cebindeki parası bitti. Devletimizin büyüklüğünün farkındayız. Devletin bir şeyler yapacağını biliyoruz. Bunu 4 aylık süre içerisinde bütün siyasiler sözlü olarak ifade etti. Ama artık çiftçinin dayanacak gücü kalmadı. Biz sözlü ifadeden ziyade artık pratiğe geçilmesini ve bir şeyler yapılmasını istiyoruz. Biz fazla bir şey de istemiyoruz. Zaten Türkiye genel itibarı ile son 3-4 yılda yaşayabileceği bütün olumsuzlukları yaşıyor. Bir yandan yangın, bir yandan deprem, bir yandan bizim gibi çiftçilerin yaşadığı don felaketleri oluyor. Biz devletimize baba diyoruz. Babamızın da bize yardım etmesi lazım. Nasıl yardım edecek? Biz fazla bir şey istemiyoruz. Biz diyoruz ki, bize verilen desteklerin ve sözlerin zamanında yerine getirilmesi.

''Yaklaşık 5 aydır biz kimsesiziz, hiçbir unsur bize yardım etmedi''

Yaklaşık 14 ayrı bölgede parsel kayısımız var. Genelinde güneş paneli olduğu için sıkıntımız yaşamıyorum ama. Sadece biri için Haziran ayında gelen elektrik faturası 7 bin 500 TL. Biz bu faturayı 6 ay boyunca ödeyeceğiz. Yaklaşık her bir parsele 50 bin TL'lik elektrik faturası olacak. Biz elektrik faturasını sıfırlayalım ya da devletimiz bunun üstüne çizgi çeksin demiyoruz. Biz erteleme istiyoruz. Bizim yaklaşık olarak 1,5 yıl boyunca yani bu sene Nisan ayında don oldu, kayısı yandı ama biz bir sonraki hasadı 2026 yılının Ağustos ayında alacağız. Biz diyoruz ki önümüzdeki sene Ağustos ayına kadar çiftçilerimizin, bölgedeki halkın tamamına elektrik faturası kesilmesin. Gelin önümüzdeki sene Eylül ayında toplam bir fatura çıkarın. Bizim de hasadımız olmuş olsun. O zaman faturayı ödeyelim.

Biz de devletimize diyoruz ki; bütün bu borçları ertelesin. Elektrik faturası kesmesin, varsa mazot borçları silmesin, ertelesin. Desin ki çiftçiye git Tarım Kredi Kooperatifinden mazotunu, gübreni al, ilacını al bize 2026'nın Ağustos ayında ver. Biz bunu istiyoruz. Zaten fazlasını da istemeyiz. Şu anda Türkiye'nin yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. Ha vermesi gerekir mi? İlla ki vermesi gerekir. Çünkü devletimiz güçlü. Biz bu güce inanıyoruz. Ama artık yanımızda da olmasını istiyoruz. Yaklaşık 5 aydır biz kimsesiziz. Hiçbir unsur bize yardım etmedi. Herhangi bir destek bize gelmedi." 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/elazig-baskil-yardimlasma-ve-dayanisma-dernegi-baskani-ahmet-kurum-ciftcinin-dayanacak-gucu-kalmadi-c80bdc4b-665-9428.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/elazig-baskil-yardimlasma-ve-dayanisma-dernegi-baskani-ahmet-kurum-ciftcinin-dayanacak-gucu-kalmadi-c80bdc4b-665-9428.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/elazig-baskil-yardimlasma-ve-dayanisma-dernegi-baskani-ahmet-kurum-ciftcinin-dayanacak-gucu-kalmadi-c80bdc4b-665-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/elazig-baskil-yardimlasma-ve-dayanisma-dernegi-baskani-ahmet-kurum-ciftcinin-dayanacak-gucu-kalmadi-c80bdc4b-665-9428.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-baskil-yardimlasma-ve-dayanisma-dernegi-baskani-ahmet-kurum-ciftcinin-dayanacak-gucu-kalmadi/26968/</link>
			<pubDate>Sun, 31 Aug 2025 22:27:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'da maden göçüğü altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı</title>
			<description><![CDATA[Elazığ'ın Palu ilçesinde sabah saatlerinde bir maden işletmesinde meydana gelen göçük altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Elazığ'ın Palu ilçesinde, sabah saatlerinde bir maden işletmesinde meydana gelen göçük altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı. 

Palu Kayaönü Köyü'ndeki bir krom madeninde sabah saatlerinde meydana gelen göçük altında kalan 4 işçiden 3'ü kurtarılmıştı. Göçük altında kalan bir işçinin kurtarılması için AFAD ve UMKE ekipleri çalışma başlatmıştı.

Ekiplerin yaklaşık 7 saat süren çalışması sonucu, işçinin cansız bedenine ulaşıldı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/elazigda-maden-gocugu-altinda-kalan-iscinin-cansiz-bedenine-ulasildi-444dd183-741-2511.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/elazigda-maden-gocugu-altinda-kalan-iscinin-cansiz-bedenine-ulasildi-444dd183-741-2511.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/elazigda-maden-gocugu-altinda-kalan-iscinin-cansiz-bedenine-ulasildi-444dd183-741-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/08/elazigda-maden-gocugu-altinda-kalan-iscinin-cansiz-bedenine-ulasildi-444dd183-741-2511.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-maden-gocugu-altinda-kalan-iscinin-cansiz-bedenine-ulasildi/25433/</link>
			<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 17:31:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'da beyaz kod verilen hasta ameliyatı iptal edilerek başka bir hastaneye sevkedildi</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde 18 Temmuz'da safra kesesi ameliyatı için gün verilen Ramazan Öğer, hastane personeli ile tartıştığı için 'beyaz kod' vedrilerek ameliyatının iptal edildiğini ileri sürdü. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada ise "Olay adli boyuta taşınmıştır. Hastanın tedavisi yarım bırakılmayıp devamı için başka bir hastaneye yönlendirilmiştir" denildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde 18 Temmuz'da safra kesesi ameliyatı için gün verilen Ramazan Öğer, hastane personeli ile tartıştığı için 'beyaz kod' vedrilerek ameliyatının iptal edildiğini ileri sürdü. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada ise "Olay adli boyuta taşınmıştır. Hastanın tedavisi yarım bırakılmayıp devamı için başka bir hastaneye yönlendirilmiştir" denildi.

Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde safra kesesi ameliyatı olmak için 18 Temmuz tarihinde hastaneye başvuran Ramazan Öğer, yaşadığı tartışma nedeniyle ameliyatı iptal edilerek başka bir hastaneye sevk edildi. Günler öncesinden ameliyat gününün belli olduğunu, ancak gittiği gün saatlerce bekletildiğini ileri süren Öğer, olayı yargıya taşıdığını ifade etti. Öğer, şu iddialarda bulundu:

"Ameliyatta bir durum olursa bize problem yaratır' denildi"

"Sabah safra kesemden ameliyat olacaktım. Sabah 8'de oğlumla birlikte hastaneye gittim. İşlemlerimizi yaptık oda istedik, '2 numaralı odada kalacaksınız' dediler bize. O anda oda dolu olduğu için 'saat 09:30'da falan hasta taburcu olacak ondan sonra o odada kalabilirsiniz' dediler. Saat verilen saati çok fazla geçti. Gittik baktık oda henüz boşalmamıştı. Ben de hemşireye dedim ki oda henüz boşalmamış. Bunu söyledikten sonra hemşire söylenmeye başladı. 'Neden bu kadar söyleniyorsun, bağırma' falan dedi. Ben de zaten gece 12'den beri açtım. Yeterince gergindim dedim ki 'neden bana sesini yükseltiyorsun, neden her şeye ters cevap veriyorsun'. Saatlerdir aç susuz durumdaydım. Ondan sonra doktor geldi. O da ters bir şekilde beni azarlamaya başladı. Ondan sonra oğlum beni sakinleştirdi. Ben de artık dayanamadım dedim ki 'Siz burada feriştah mısınız, neden insanları bu kadar hor görüyorsunuz?' Daha sonra güvenlik geldi sonra asistan doktorlar geldi. Doktor beyin 'hastayı ameliyata almıyorum' dediğini belirtti. 'Çok sinirli bir hasta Allah korusun ameliyattan sonra herhangi bir durum olursa bize problem yaratır' falan gibi şeyler söylemiş. Ben de dedim ki bu saçma bir cevap. Yani ondan sonra başhekimin yanına gittim.

"'Doktorun hasta seçme  hakkı var' denildi

Başhekim de dedi ki 'doktorun hasta seçme hakkı vardır'. Bu arada da hemşire gidip beni şikayet etmiş. Polis geldi beni bu halde alıp karakola götürdü. Abdullahpaşa Karakolu'na kolumda serum açılmış, damar yolu açılmış halde ifadem alındı ama onun odada oturduğu yerden ifadesi alındı. Tekrardan  görevli  memurların olay yerine gittiğini belirterek beni orada bıraktılar. Ben arkadaşımı aradım arkadaşım gelip beni aldı Fırat Araştırma Hastanesi'nden Fethi Sekin Hastanesi'ne geldik."

"Hasta mağdur edilmemiş başka hastaneye sevk edilmiştir"

Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada ise Ramazan Öğer'in çalışan hemşireye tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, bu nedenle hasta ve hemşirenin güvenliği amacıyla başka hastaneye sevk edildiği belirtildi. Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Hasta geldiğinde odalarımızda boşluk yoktu. Aynı gün saat 9 buçukta taburcu olacak hastanın odayı boşaltmasını beklerken Ramazan Öğer adlı hastamız sabırsızlanarak taburcu işlemi gerçekleşen hastanın hemen odayı boşaltması konusunda ısrarcı davranmıştır. Bizler taburcu olan hastalarımızın odasını boşaltma konusunda bir mühlet zaman tanımak zorundayız. Ancak Ramazan Bey bu süreçte hemşire hanıma hakaret ve tehditte bulunarak olayı büyütmüştür. Hemşire hanım beyaz kod vermiştir ve olay neticesinde adli boyuta taşınmıştır. Hastanın tedavisi yarım bırakılmayıp devamı için başka bir hastaneye yönlendirilmiştir. "
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigda-beyaz-kod-verilen-hasta-ameliyati-iptal-edilerek-baska-bir-hastaneye-sevkedildi-06f077b0-258-2081.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigda-beyaz-kod-verilen-hasta-ameliyati-iptal-edilerek-baska-bir-hastaneye-sevkedildi-06f077b0-258-2081.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigda-beyaz-kod-verilen-hasta-ameliyati-iptal-edilerek-baska-bir-hastaneye-sevkedildi-06f077b0-258-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigda-beyaz-kod-verilen-hasta-ameliyati-iptal-edilerek-baska-bir-hastaneye-sevkedildi-06f077b0-258-2081.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-beyaz-kod-verilen-hasta-ameliyati-iptal-edilerek-baska-bir-hastaneye-sevkedildi/24939/</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 16:43:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'ın merkezinde internet krizi: "Altyapı sorunu çözülmüyor"</title>
			<description><![CDATA[Aksaray Mahallesi sakinleri, internet altyapısının bulunmaması nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Mahalle muhtarı Özcan Bal, imar planı gerekçesiyle altyapı çalışmalarının yapılmadığını belirterek, "Teknoloji çağında internetsiz kaldık. Öğrencilerimiz var, vatandaşlarımız mağdur. Bu çağda hâlâ internet sorunu yaşanıyor olması kabul edilemez" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ Aksaray Mahallesi sakinleri, internet altyapısının bulunmaması nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Mahalle muhtarı Özcan Bal, imar planı gerekçesiyle altyapı çalışmalarının yapılmadığını belirterek, "Teknoloji çağında internetsiz kaldık. Öğrencilerimiz var, vatandaşlarımız mağdur. Bu çağda hâlâ internet sorunu yaşanıyor olması kabul edilemez" dedi.

Elazığ'ın en eski mahallelerinden biri olan Aksaray Mahallesi sakinleri, internet erişimi olmadığı için mağduriyet yaşıyor. Şehir merkezinde internet olmadığı için mahallelilerin mağdur olduğunu belirten mahalle muhtarı Özcan Bal, konuyla ilgili kurum ve yetkilileri aradıklarında imar planından dolayı internet altyapı çalışmalarının yapılamadığı cevabını aldığını belirtti. Muhtar Bal, çözüm için yetkililere seslendi.

Bal, internet kesintisinin başta öğrenciler olmak üzere mahallede ki birçok insanı olumsuz etkilediğini belirterek, şunları söyledi:

"Mahallemiz Elazığ'ın ilk yerleşim alanlarından biri. İmar planıyla ilgili sorunlardan dolayı altyapı için başvurduğumuzda karşımıza imar planı engeli çıkarılıyor. Telekom yetkilileri ise kabloların çalınmasını gerekçe göstererek işlem yapmıyor. Bir kablo çalındı diye 5-6 ay beklemek zorunda değiliz. Gerekirse kabloları yerin altından götürün diyoruz. Artık bu sorunun çözülmesini istiyoruz."

"İmar planı bahane edilmesin"

İnternet altyapısının yanı sıra elektrik direklerinin eski olduğunu belirten Bal, "40-50 yıllık direkler ve eski armatörler kullanılıyor. TEDAŞ'a başvuruyoruz, yine imar planını gerekçe gösteriyorlar. Bu durum mahalle sakinlerinde 'ikinci sınıf muamelesi mi görüyoruz?' düşüncesi oluşturdu. Böyle bir şeyin olmadığını umuyorum ama insanlar artık buna inanıyor" diye konuştu.

"Müteahhitler girmiyor"

Altyapı eksikliği ve imar sorunları nedeniyle mahallenin kentsel dönüşüme giremediğini dile getiren Bal, "İnternet yok, doğalgaz yok, TEDAŞ sorunları var. Bu şartlarda müteahhit gelmez. Belediye ile koordineli şekilde bu sorun çözülmeli. Biz 6 yıldır sabrettik, artık sonuç istiyoruz" dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-merkezinde-internet-krizi-altyapi-sorunu-cozulmuyor-bfcfd27e-ae7-2399.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-merkezinde-internet-krizi-altyapi-sorunu-cozulmuyor-bfcfd27e-ae7-2399.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-merkezinde-internet-krizi-altyapi-sorunu-cozulmuyor-bfcfd27e-ae7-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-merkezinde-internet-krizi-altyapi-sorunu-cozulmuyor-bfcfd27e-ae7-2399.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-in-merkezinde-internet-krizi-altyapi-sorunu-cozulmuyor/24347/</link>
			<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 19:20:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'ın Keban ilçesi kırsalında yangın</title>
			<description><![CDATA[Elazığ'ın Keban ilçesi Ulupınar köyü kırsalında öğle saatlerinde henüz sebebi bilinmeyen bir yangın çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) -Elazığ'ın Keban ilçesi Ulupınar köyü kırsalında öğle saatlerinde henüz sebebi bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.

Elazığ'ın Keban ilçesi Ulupınar Köyü kırsalında öğle saatlerinde henüz sebebi bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Çalılıkların olduğu yerde başlayan yangını gören vatandaşlar, Orman Bölge Müdürlüğü ve Keban Belediyesi ekiplerine haber verdi. 

Söndürme çalışmalarının başladığı yangının sıcağın ve rüzgarın da etkisi ile Ulupınar köyüne doğru ilerlediği kaydedildi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-keban-ilcesi-kirsalinda-yangin-56d4bc4d-a2a-8908.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-keban-ilcesi-kirsalinda-yangin-56d4bc4d-a2a-8908.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-keban-ilcesi-kirsalinda-yangin-56d4bc4d-a2a-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-keban-ilcesi-kirsalinda-yangin-56d4bc4d-a2a-8908.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-in-keban-ilcesi-kirsalinda-yangin/23043/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 16:02:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'ın Maden ilçesinde orman yangını</title>
			<description><![CDATA[Elazığ'ın Maden ilçesine bağlı Sağırlılı Köyü kırsalında üç farklı noktada orman yangını çıktı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Elazığ'ın Maden ilçesine bağlı Sağırlılı Köyü kırsalında üç farklı noktada orman yangını çıktı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.

Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, kısa sürede büyüyerek geniş bir alana yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda ekip sevk edildi; Alacakaya ve Maden belediyelerine ait itfaiye araçları da söndürme çalışmalarına destek verdi.

Yangına, Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı 3 arazöz, 3 ilk müdahale aracı ve 20 personel müdahale ederken, ekiplerin yoğun çabası sonucu bazı noktalarda alevler kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.

Yangın bölgesine giderek incelemelerde bulunan Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Maden ilçemizde çıkan örtü yangınında itfaiyemiz ve Orman Bölge Müdürlüğümüze bağlı ekipler çok hızlı bir şekilde müdahale ettiler. Maalesef bir vatandaşımıza ait ev hasar gördü. Bunun dışında şükürler olsun can kaybımız yok. Üstün bir fedakarlıkla çalışan Orman Bölge Müdürlüğü işçilerimiz başta olmak üzere tüm ekiplerimize, jandarmamıza ve yangına müdahale eden görevlilerimize teşekkür ediyorum. Geçmiş olsun."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-maden-ilcesinde-orman-yangini-9e579df1-a2e-2177.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-maden-ilcesinde-orman-yangini-9e579df1-a2e-2177.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-maden-ilcesinde-orman-yangini-9e579df1-a2e-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/07/elazigin-maden-ilcesinde-orman-yangini-9e579df1-a2e-2177.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-in-maden-ilcesinde-orman-yangini/22999/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 01:49:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şeker İş Elazığ Şubesi üyeleri, iktidarın kamu işçilerine yaptığı  zam teklifini protesto etti</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Şeker Fabrikası önünde toplanan Şeker-İş Sendikası üyeleri, maaş yetersizliği ve zam taleplerinin karşılanmaması nedeniyle basın açıklaması yaptı. Şeker-İş Sendikası Sözcüsü Hüseyin Kaykaç, kamu işçilerinin geçim sıkıntısı içinde olduğu vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ)- Elazığ Şeker Fabrikası önünde toplanan Şeker-İş Sendikası üyeleri ve işçiler, maaş yetersizliği ve zam taleplerinin karşılanmaması nedeniyle basın açıklaması yaptı. Şeker-İş Sendikası Sözcüsü Hüseyin Kaykaç, kamu işçilerinin geçim sıkıntısı içinde olduğu vurguladı.

2025-2026 Toplu İş Sözleşmesi sürecinde hükümetin sunduğu zam teklifine karşı tepki gösteren sendika üyeleri, maaşların iyileştirilmesini istedi. Şeker-İş Sendikası Sözcüsü Hüseyin Kaykaç, ekonomik zorluklar ve sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından sabırlarının tükendiğini belirterek, "Geçinemiyoruz. Biz işçilerin beklemeye, oyalanmaya, belirsizliğe tahammülü kalmamıştır" dedi.

Kaykaç, hükümetin işçilerin çağrılarına kulak tıkadığını savunarak, "3 ay boyunca masaya hiçbir teklif getirmediniz. Uyardık, geçim şartları her geçen gün zorlaşıyor dedik, görmezden geldiniz. En sonunda ise lütuf gibi bir teklif sundunuz. Bu teklif emeğimizi yok saymaktır. Bu mesele yalnızca kamu işçisi meselesi değil, herkesin meselesidir" ifadelerini kullandı.

Kamu hizmetlerinin emekçiler sayesinde sürdürüldüğünü belirten Kaykaç, sürecin daha fazla uzatılmaması ve adil bir çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade ederek, "Masa susarsa meydanlar konuşur. Bu işin sonu greve kadar gidecektir" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/seker-is-elazig-subesi-uyeleri-iktidarin-kamu-iscilerine-yaptigi-zam-teklifini-protesto-etti-25c48f48-604-5270.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/seker-is-elazig-subesi-uyeleri-iktidarin-kamu-iscilerine-yaptigi-zam-teklifini-protesto-etti-25c48f48-604-5270.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/seker-is-elazig-subesi-uyeleri-iktidarin-kamu-iscilerine-yaptigi-zam-teklifini-protesto-etti-25c48f48-604-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/seker-is-elazig-subesi-uyeleri-iktidarin-kamu-iscilerine-yaptigi-zam-teklifini-protesto-etti-25c48f48-604-5270.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/seker-is-elazig-subesi-uyeleri-iktidarin-kamu-iscilerine-yaptigi-zam-teklifini-protesto-etti/22294/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 04:24:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'da "spor kulübünde öğrencilere taciz" davasında verilen 27 ay hapis cezası sanık lehine bozuldu</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübü'nde antrenör ve bir lisede de öğretmen olarak görev yapan İsmail Bayraktar'a 4 kız öğrenciyi taciz davasında verilen 27 ay hapis cezası, istinaf tarafından sanık lehine bozuldu. İstinaf bozma kararına gerekçe olarak "sanığın ısrarla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş olması ve beyanlarının aksine soyut iddia dışında delil elde edilememiş olması" gibi nedenleri gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Esra TOKAT

(ANKARA) - Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübü antrenörü lise öğretmeni İsmail Bayraktar, 4 öğrencinin şikayeti üzerinde "cinsel taciz" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Elazığ 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 10 Eylül 2024'te yargılanmasına başlanan Bayraktar, ilk duruşmada tahliye edildi. Yargılama sonucunda ise bir çocuk için "delil yetersizliği" iddiasıyla sanık Bayraktar hakkında beraat kararı verilirken, 3 çocuğa yönelik cinsel taciz suçundan ayrı ayrı 9'ar ay olmak üzere toplam 27 ay hapis cezası verildi. Bunun üzerine hem mağdur çocukların avukatlarınca hem de sanık Bayraktar'ın avukatlarınca karara itiraz edilerek istinafa başvuruldu.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Ceza Dairesi ise verilen kararı sanık lehine bozarak dosyayı yeniden incelemesi için ilk derece mahkemesine gönderdi. Mahkeme kararında, mağdurların iddiaları hakkında yeterli delil bulunamadığını, verilen hapis cezasının hukuka aykırı olduğunu kaydetti.

İstinaf, "Eylemin sanık hakkında kulüpte çıkan dedikoduların yoğunlaşması üzerine CİMER şikayetinden sonra adli mercilere intikal etmiş olması, sanığın ısrarla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş olması ve beyanlarının aksine soyut iddia dışında delil elde edilememiş olması, sanık beyanları ile mağdurlara bonservisini alarak kulüpten ayrılmak istediklerinden bahisle husumet atfedilmiş olması, iddia edildiği gibi eylemin sübut bulduğu kabul edilse dahi sanığın ısrar da içermeyen eylemlerinin cinsel tatmin amacıyla sarf edildiğine somut delil elde edilememiş olması, mağdurlardan birinin 15-18 yaş aralığında olmakla cinsel ilişki boyutuna varmayan birtakım cinsel tatmine yönelik davranışlara rıza açıklama ehliyeti bulunan mağdurun rızasına işaret eder şekilde '...karşılıklı sarıldık…' minvalinde beyanlarının bulunması karşısında sanık hakkında beraat kararı verilmesi ihtimali yeterince tartışılmadan eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı" gibi gerekçelerle sanık lehine cezayı bozdu.

Dosya ilk derece mahkemesine gönderilerek önümüzdeki aylarda sanık Bayraktar'ın yargılanmasına yeniden başlanacak.

İddianame sanığın savunması "suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar" olarak değerlendirilmişti

İddianamede sanık İsmail Bayraktar hakkında Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübü Başkanı olduğu ve kulübe ait kadınlar hentbol takımını antrenör olarak çalıştırdığı dönemde bir öğrenci ile arasında duygusal ve cinsel yakınlaşma olduğuna dair söylentilerin çıktığı, bir başka öğrenciye de temas içeren ancak birliktelik boyutuna varmayan cinsel amaçla hareketler gerçekleştirdiği yönünde söylentilerin olduğu ifade edilmişti.

Sanık tarafından çalıştırdığı sporcuları ile yapılan toplantı ve telefon konuşmalarına dair ses kayıtlarında bu iki tanık şahıs ile yakınlaşmanın yine sanık tarafından kısmen ikrar edildiği, sanığın adı geçen tanıklardan antrenörlüğünü yaptığı reşit olmayan hentbolcu kız çocuklarına cinsel amaçla sözler sarf ettiği, kendisine masaj yaptırdığı ve yine bu çocuklara cinsel amaçla temas ettiği yönünde kulüp içerisinde sporcular arasında söylentilerin olduğu ifadesi yer almıştı.

Buna benzer eylemlere maruz kaldığını iddia eden üç kız öğrenci ise CİMER başvurusunda sanığın antrenör olarak çalıştığı kulüpte reşit olmayan kız çocuklarıyla cinsel birliktelik yaşadığı ve kız çocuklarının yine sanık tarafından vücutlarına temas edilerek cinsel istismara uğradığı iddiasında bulunmuştu. Söz konusu şikayetlerin üzerine sanık Bayraktar hakkında disiplin soruşturması yürütülmüş ve Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca yürütülen disiplin soruşturması kapsamında suç duyurusunda bulunulmuştu.

Suç duyurusu üzerine Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede mağdur beyanları ve dosyada bulunan sanığa ait ses kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirten savcılık, sanığın savunmasını "suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar" olarak değerlendirmişti.

Açılan kamu davasında, sanık hakkında üç mağdura yönelik cinsel taciz eylemi nedeniyle her bir eylem için 9 ay hapis cezası toplamda da 27 ay hapis cezası kararı verilmişti. Bir mağdura yönelik çocuğun cinsel istismarı ve bir başka mağdura yönelik cinsel taciz eylemi nedeniyle ise ayrı beraat kararlarına hükmedilmişti.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/elazigda-spor-kulubunde-ogrencilere-taciz-davasinda-verilen-27-ay-hapis-cezasi-sanik-lehine-bozuldu-fba2944d-6c1-4891.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/elazigda-spor-kulubunde-ogrencilere-taciz-davasinda-verilen-27-ay-hapis-cezasi-sanik-lehine-bozuldu-fba2944d-6c1-4891.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/elazigda-spor-kulubunde-ogrencilere-taciz-davasinda-verilen-27-ay-hapis-cezasi-sanik-lehine-bozuldu-fba2944d-6c1-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/elazigda-spor-kulubunde-ogrencilere-taciz-davasinda-verilen-27-ay-hapis-cezasi-sanik-lehine-bozuldu-fba2944d-6c1-4891.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-spor-kulubunde-ogrencilere-taciz-davasinda-verilen-27-ay-hapis-cezasi-sanik-lehine-bozuldu/21846/</link>
			<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 02:55:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gazeteciye hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan iş insanı Veysel Demirci beraat etti </title>
			<description><![CDATA[Gazeteci Evren Demirdaş'a ''hakaret'' ettiği iddiasıyla yargılanan iş insanı Veysel Demirci beraat etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Gazeteci Evren Demirdaş'a ''hakaret'' ettiği iddiasıyla yargılanan iş insanı Veysel Demirci beraat etti.

Sözcü Gazetesi muhabiri Evren Demirdaş, iş insanı Veysel Demirci'nin kamudan aldığı ihaleleri haberleştirdi. Demirci bunun üzerine Demirdaş'a sosyal medya üzerinden "terör sevici", "vatan haini", "çapsız gazeteci", "terörist", "seni havlatanların kim olduğunu çok iyi biliyoruz", "yalancı" ve "sahtekar" gibi paylaşımlarda bulundu. Demirdaş'ın şikayeti üzerine, Demirci hakkında dava açıldı.

Elazığ 7. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın duruşmasına sanık Veysel Demirci ve avukatı Serdar Ersöz ile müşteki Evren Demirdaş ve avukatı Eda Vural katıldı.

Demirci, hakkında yapılan haberlerin ailesiyle sorunlar yaşanmasına neden olduğunu ileri sürerek, söz konusu paylaşımın kendisi tarafından yapıldığını kabul etti. Sanık avukatı Serdar Ersöz de, ''Demirci şeffaf biçimde kamu ihalelerine katılmıştır, bazılarını zararla almıştır. Müvekkilim dolandırıcı gibi gösteriliyor" dedi.

''Belgeleri EKAP üzerinden aldım, ailesi ile ilgili tek kelime yazmadım''

Gazeteci Demirdaş ise EKAP üzerinden elde ettiği belgelerle haberleri hazırladığını belirterek, "Kendisini tanımam. Ailesiyle ilgili hiçbir paylaşımda bulunmadım. Gazetecilik yaptığım için hakarete uğradım. Sosyal medyada beni terör sevici ilan etti. Şikayetçiyim" dedi.

İddia makamı ise Demirci'nin "Sizlere gazetecilik kisvesi altında gezen terör sevicilerden birini ifşa ediyorum" sözlerinin kaba ve incitici olduğunu, ancak ceza hukuku açısından suç unsuru oluşmadığını belirtti. Savcı, Demirci'nin beraatini talep etti.

Mahkeme de savcının mütalaası doğrultusunda, suçun unsurlarının oluşmadığına işaret ederek, iş insanı Veysel Demirci'nin beraatine karar verdi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/gazeteciye-hakaret-ettigi-iddiasiyla-yargilanan-is-insani-veysel-demirci-beraat-etti-e0316eeb-a8b-8803.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/gazeteciye-hakaret-ettigi-iddiasiyla-yargilanan-is-insani-veysel-demirci-beraat-etti-e0316eeb-a8b-8803.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/gazeteciye-hakaret-ettigi-iddiasiyla-yargilanan-is-insani-veysel-demirci-beraat-etti-e0316eeb-a8b-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/gazeteciye-hakaret-ettigi-iddiasiyla-yargilanan-is-insani-veysel-demirci-beraat-etti-e0316eeb-a8b-8803.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/gazeteciye-hakaret-ettigi-iddiasiyla-yargilanan-is-insani-veysel-demirci-beraat-etti/21496/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 17:45:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığlı emekli vatandaş: "Şu anda bir tavuk bile kesemiyoruz''</title>
			<description><![CDATA[Kurban Bayramı yaklaşırken Elazığ'daki emekli vatandaşlar, maaşlarının yetersizliği nedeniyle kurban kesemeyeceklerini ifade etti. Kurban kesmek için ek iş yaptığını belirten emekli bir vatandaş, "Aldığım maaşa kesemiyorum. Çalışıp da üzerine koyup keseceğim. Çalışırken de dışarda çalışıyorum. Emekli olmuşum'' dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Kurban Bayramı yaklaşırken Elazığ'daki emekli vatandaşlar, maaşlarının yetersizliği nedeniyle kurban kesemeyeceklerini ifade etti. Kurban kesmek için ek iş yaptığını belirten emekli bir vatandaş, "Aldığım maaşa kesemiyorum. Çalışıp da üzerine koyup keseceğim. Çalışırken de dışarda çalışıyorum. Emekli olmuşum'' dedi.

Elazığ'da emekli vatandaşlar aldıkları maaşla geçinemediklerini, kurban bayramını buruk bir şekilde geçireceklerini söylediler.

Emeklinin değil kurban, tavuk bile kesemeyecek halde olduğunu ifade eden emekli bir vatandaş, "Şu anda bir tavuk bile kesemiyoruz. Şu ana kadar ben kurban kesmemişim. 10-15 yıldır emekliyim. Sadece bir kere kesebildim. Yeni emekli olduğumda. 4 bin lira ile kurban kesilir mi? Bir hindi şu anda 4 bin lira. Ayda yılda bir kelimesi doğruymuş yani. Şu anda emekliler zekata muhtaç" diye konuştu.

"Aldığım maaşa kesemiyorum, çalışıp da üzerine koyup keseceğim''

Kurban kesebilmek için ek iş yaptığını ifade eden bir başka emekli vatandaş da, emekli insanların kurban kesemeyecek halde olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Aldığım maaşa kesemiyorum. Çalışıp da üzerine koyup keseceğim. Çalışırken de dışarda çalışıyorum. Ben daha çalışan adam değilim ki. Emekli olmuşum. Ama şurada burada çalışıyorum ne yapayım. Yemek parası için, ekmek parası için. Biraz önce bir şeyler aldım cebimde 10 lira para kaldı. Yine ben aldım. Hiç alamayanlar da var. Emekli aylığı değil. Benim yan gelirim de var. Hayvancılık yapıyorum, onla uğraşıyorum, bunla uğraşıyorum. Sade emekli maaşıyla insanlar neyi idare etsin? Bir de Allah muhafaza ev kiraysa...''

Emekli Aziz Hıdır Doğan, bayramı değil kurbanı düşünmekten uzak olduklarını belirterek, "Her dönem 'emekliyi enflasyona ezdirmeyeceğiz' diyorlar. Ama artık emekliyi kurban olarak harcadılar. Emekli ilacının, tedavisinin hesabını yapıyor. Bu yıl emekliyi kurban verdiler. Sandıkta bunun hesabı sorulacak" dedi.

"Karpuzu dilimle alıyoruz, sosyal yaşam hayal oldu"

Bir başka emekli ise sosyal yaşamdan uzaklaştıklarını ve temel ihtiyaçlara bile ulaşamadıklarını dile getirerek, "Emekli artık karpuzu dilimle alıyor. Bu ülkede ilk defa böyle bir şey gördüm. Emekli doktora giderken '30 lira kesilecek mi' diye düşünüyor. Çocuğuna para veremiyor, misafirine yemek ısmarlayamıyor. Kirasını ödeyemiyor. Sosyal hayat diye bir şey kalmadı" dedi.

Emekli vatandaş Nadir Hangün de kurban kesmenin maliyetinin maaşları aştığını belirterek, "Şu anda en düşük kurbanlık 25-30 bin lira. Emekli bu maaşla kasaptan et bile alamaz. Eskiden pazardan 2-3 kilo meyve alırdık, şimdi yarım kilo. Emekli bütçesine göre yaşamak zorunda" diye ifade etti.

"Sadece emekli maaşıyla geçinmek mümkün değil"

Emekli Mehmet Okuyucu da geçim sıkıntısını ailesinin desteğiyle aşabildiğini vurgulayarak, "Sadece emekli maaşıyla yaşasaydık, aile içinde birbirimize girerdik. Doğal gaz mı ödeyelim, elektrik mi? Eşim ve oğlum çalışıyor, öyle geçiniyoruz" dedi. Geçmiş yıllarla bugünü kıyaslayan Okuyucu, "22 yıl önceki maaşımla beşibiryerde alıyordum. Şimdi maaşım bir yarım altına denk. Emekli ancak tarla, bağ bahçesi varsa idare edebiliyor" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/elazigli-emekli-vatandas-bu-yil-kurban-bayraminda-emekliyi-kurban-verdiler-f268bd50-96b-7531.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/elazigli-emekli-vatandas-bu-yil-kurban-bayraminda-emekliyi-kurban-verdiler-f268bd50-96b-7531.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/elazigli-emekli-vatandas-bu-yil-kurban-bayraminda-emekliyi-kurban-verdiler-f268bd50-96b-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/elazigli-emekli-vatandas-bu-yil-kurban-bayraminda-emekliyi-kurban-verdiler-f268bd50-96b-7531.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazigli-emekli-vatandas-su-anda-bir-tavuk-bile-kesemiyoruz/20346/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Jun 2025 21:12:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Türkmen: ''Sadece bir kişinin yeniden cumhurbaşkanı olması için değiştirilecek bir metin değildir anayasa'</title>
			<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Türkmen, "Ülkemizin çok daha derin bir hukuk ve adalet sorunu var. Bu Anayasa'dan başlamak üzere  çok çeşitli kanunlarda yapılması gereken değişiklikler var. Mevcut Anayasa ihtiyacı karşılayabilecek nitelikte değil. Değiştirilmesi gerekiyor belki ama sadece bir kişinin yeniden cumhurbaşkanı olması için değiştirilecek bir metin de değildir anayasa. Buna da dikkat etmek lazım. Onun dışında ülkede hukuksuzluk had safhada" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ)- DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Türkmen, "Ülkemizin çok daha derin bir hukuk ve adalet sorunu var. Bu Anayasa'dan başlamak üzere  çok çeşitli kanunlarda yapılması gereken değişiklikler var. Mevcut Anayasa ihtiyacı karşılayabilecek nitelikte değil. Değiştirilmesi gerekiyor belki ama sadece bir kişinin yeniden cumhurbaşkanı olması için değiştirilecek bir metin de değildir anayasa. Buna da dikkat etmek lazım. Onun dışında ülkede hukuksuzluk had safhada" dedi. 

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Türkmen, Elazığ'da gündeme ilişkin açıklamlarda bulundu. Türkmen, şunları kaydetti:

"Toplumsal gösteri ve yürüyüş hakkı anayasal bir haktır. Herkesin şiddete bulaşmadan toplumsal gösteri ve yürüyüş haklarını kullanabileceğini anayasada kabul etmişiz. Artık bunun sınırlanması neredeyse ülkenin haketmediği zoraki bir sistem. Antidemokratik bir sisteme gidişin göstergesidir. Özellikle gençlerimiz gözaltına alınması. Gençlerin kendi ifade özürlüklerini , toplumsal gösteri ve yürüyüş haklarını kullanamadıkları bir ülkede olmak istemedikleri hepimizce tartışmasız bir gerçektir. Onun için herkes önceden izin almadan toplumsal gösteri ve yürüyüş haklarını kullanabilir. Bunun tek istisnası şiddete bulaşılmaması. Gözaltına alınmaların hukuksuz olduğunu düşünüyoruz.

''İktidar sürecin neresinde?''

Biz bu sürece 1 Ekim süreci diyoruz. Çünkü bu süreç 1 Ekim'de MHP lideri Bahçeli'nin DEM heyeti ile tokalaşması ile başladı. Daha sonra Devlet Bahçeli, meclis kürsüsünde Abdullah Öcalan'ı gelip DEM Parti gurup toplantısında konuşmaya davet etti. PKK silah bıraktı sonrasında. Biz buna 1 Ekim süreci diyoruz. 1 Ekim ile başlayan süreçte eğer bu ülkede tam anlamıyla bu sorun çözülecekse, kan akmayacaksa, gençlerimiz ölmeyecekse, evlere ateş düşmeyecekse, gerçek anlamda bir barış gerçekleşecekse yüzde 5 bir ihtimal dahi olsa bu sürece destek veririz. Bu sürece desteğimizi ihtiyatlı, iyimser, tedbirli olmak sureti ile veririz. Biz destek verelim. Ama dikkatli olunması lazım.İhtiyatlı ve iyimser bakıyoruz.Ancak sürecin aşamaları konusunda bilgilendirmeler dikkat ederseniz DEM Heyetinin muhalefeti bilgilendirmesi şeklinde gerçekleşiyor. İkincisi Devlet Bahçeli'nin telefon görüşmeleri ile gerçekleşiyor. Yaptığı açıklamalar ile gerçekleşiyor. İktidar bunun neresinde? Problem bu.

"Cumhurbaşkanı süreci tam olarak sahiplenmiş değil"

Cumhurbaşkanı süreci tam olarak sahiplenmiş değil. Belki son zamanlarda sahiplenmeye başladı. Ama Cumhurbaşkanı'nın gördüğümüz kadarıyla sürece bakışı şu. Süreç başarılı olursa ben buna deste oldum derim ve sonuçlarından faydalanırım. Yok süreç başarılı olmayacaksa kenarda duracaktır. Ne yazık ki iktidar meclisi bu konuda bilgilendirmiş değil. Süreç konusunda bilgi sahibi değiliz. Meclisin inaktif edildiği, aktif olmadığı bir süreçte ne kadar başarılı bir sonuç çıkar biz şüpheliyiz. Bir an önce meclisin sürece dahil edilerek bilgilendirilmesi, geniş halk kitlelerinin sürecin devam etmesi konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Ve mümkün olduğunca fazla bir toplumsal rızanın kazanılması gerekiyor.Aksi takdirde bu sorunun çözülme süreci yarım kalabilir. Bunun gerçekleşmesini istemeyiz.''

''Cezaevlerinde vardiyalı usulle insanlar yatıyor''

İnfaz kanun teklifine ilişkin de açıklamalarda bulunan Yusuf Türkmen, ''bugüne kadar yapılan düzenlemelerin genellikle MHP lideri Bahçeli'nin suçlunun çıkarılması odaklı değişiklik teklifleri ile olduğunu'' söyledi. ''Cezaevlerindeki nüfusun kapasitenin çok üzerinde olduğunu ve tutukluların vardiyalı olarak yataklarda uyuduğunu'' belirten Türkmen, şunları söyledi:

''İnfaz paketlerini biliyorsunuz. Geçmişte bir çok af paketleri var. En son Rahşan Affı'nı hatırlarız. İnfaz paketlerindeki infaz değişiklikleri cezaevlerinden daha çok MHP'nin, Devlet Bahçeli'nin teklifleri ile oldu bu zamana kadar. O da suçlu odaklı, suçlunun çıkarılması odaklı infaz paketi değişiklikleri yapılarak gerçekleştirildi. Örneğin Alaaddin Çakıcı'nın çıkarılması için infaz paketi değişikliği yapıldı ve bundan en az 10 bin kişi yararlandı.Daha sonra Kürşat Yılmaz için aynısı yapıldı.Bundan da çok kişi yararlandı. İnfaz paketleri aslında af  yapılmak isteniyor. Cezaevindeki insan sayısı fazlalığından. 410 bin insan var cezaevlerinde. Bu kapasitenin çok çok üstünde. Cezaevlerinde  vardiyalı usulle insanlar yatıyor. Yani 8 saat uyuyan kalkıyor ve 8 saat diğer kişi uyuyor. Kapasitenin çok üstünde cezaevi nüfusu var. Bunu azaltmak amaçlıdır. İnfaz paketi değişiklikleri ile alakalı olarak eşitlik ilkesine göre hareket etmek gerekiyor. Devletin çeşitli hassasiyetleri olabilir. Hassasiyetlere uygun olarak da bu değişiklik kapsamı dışına bazı suçlar çıkartılabiliyor. Ama suç eksenli olarak şnfaz paketi dışına çıkarılmalı.Örneğin adam öldürme suçları  çıkarılabilir. Ama örgüt suçlarında bir örgüt için aynı suç infaz paketi dışına çıkartılıp, başka bir örgüt için çıkarılmaz şeklinde bir düzenleme bir hukukçu olarak kanaatimizce mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi'nden döneceği kanaatindeyiz.

Bu sorunlar infaz paketi değişiklikleri ile de çözülebilecek sorunlar değil. Ülkemizin çok daha derin bir hukuk ve adalet sorunu var. Bu Anayasa'dan başlamak üzere çok çeşitli kanunlarda yapılması gereken değişiklikler var. Mevcut Anayasa ihtiyacı karşılayabilecek nitelikte değil. Değiştirilmesi gerekiyor belki ama sadece bir kişinin yeniden cumhurbaşkanı olması için değiştirilecek bir metin de değildir anayasa. Buna da dikkat etmek lazım. Onun dışında ülkede hukuksuzluk had safhada. İnfaz paketinden bahsettik ama en büyük problemimiz burada bizim tarafsız ve bağımsız bir yargıda problemimiz var. Yargıya yönelk algı bugün tarafsız ve bağımsız bir yargımızın olmadığı yönünde. Yargı gücün elinde bir sopa olarak kullanılıyor. Bir yargı mensubu olarak bunu çok üzülerek söylüyorum.''
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-turkmen-sadece-bir-kisinin-yeniden-cumhurbaskani-olmasi-icin-degistirilecek-bir-metin-degildir-anayasa-9.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-turkmen-sadece-bir-kisinin-yeniden-cumhurbaskani-olmasi-icin-degistirilecek-bir-metin-degildir-anayasa-9.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-turkmen-sadece-bir-kisinin-yeniden-cumhurbaskani-olmasi-icin-degistirilecek-bir-metin-degildir-anayasa-9-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/06/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-turkmen-sadece-bir-kisinin-yeniden-cumhurbaskani-olmasi-icin-degistirilecek-bir-metin-degildir-anayasa-9.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-turkmen-sadece-bir-kisinin-yeniden-cumhurbaskani-olmasi-icin-degistirilecek-bir-metin-degildir-anayasa/19769/</link>
			<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 02:01:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'da TOKİ sakinleri tapularını alamıyor</title>
			<description><![CDATA[Elazığ'da 24 Ocak 2020 depreminden sonra hak sahibi depremzedeler için yapılan Güneykent Mahallesi'ndeki TOKİ sakinleri aradan geçen iki yıla rağmen tapularını alamadıklarını iddia ederek tepki gösterdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ'da 24 Ocak 2020 depreminden sonra hak sahibi depremzedeler için yapılan Güneykent Mahallesi'ndeki TOKİ sakinleri aradan geçen 2  yıla rağmen tapularını alamadıklarını iddia etti. Mahalle Muhtarı Necati Karataş, şunları söyledi: 

"Toplamda 600 konut var. 600'ü de tapularını alamıyor"

"Toplamda 600 konut var. 600'ü de tapularını alamıyor. Burada sakinlerin birçoğu borcunu ödemiş durumda. Ödemesine rağmen tapularını alamıyorlar. Alamayışlarının sebebi ilk günden bugüne Devlet Malzeme Ofisi ile SGK'nın kendi aralarında mahkemelik oluşu. Daha önce bunu dile getirdiğimizde 'yok bizle alakalı değil' dediler. O ona atıyor, bu da buna atıyor topu. Burada yaşadığımız sorun bu. Bu sorun çözülmeli. 4. Etap'tan sonra yapılan birçok konut tapularını aldı. Bu durum da vatandaşları tedirgin ediyor. Acaba biz de alabilecek miyiz diye. Bir sıkıntı varsa tapumuzu alamayabiliriz düşüncesine dönüşmeye başladı. Bu konunun çözülmesi gerekiyor. Sorumlu kimse hızlandırmalı. Vatandaşların güvenli şekilde evlerinde oturmaları sağlanmalıdır.

"İnşallah bu yıllarca değil de bu ay içinde sonuçlanır"

TOKİ eli ile yapıldı. Onlarla görüştük. 15 gün önce kadastroya gittik. Kadastrodaki yetkili dedi ki; evraklarda eksiklik olduğundan dolayı eski şuyulandırma, yeni şuyulandırmaya gitmesi gerekiyordu. Haritacıya yeniden verdik. Tabi vatandaş bizi arayıp soruyor. Bir yıldan beri 'bu ay, bu ay' dedik durduk. Bir yılı buldu. İnşallah bu yıllarca değil de bu ay içinde sonuçlanır. Vatandaşa müjdemizi veririz. SGK ve TOKİ arasında yer değişimi ile ilgili iki kurumun birbirini mahkemeye verdiği söylendi. O sorun aşıldı sanırım. Vatandaşa farklı bir yaygara kopartmışlar. Camiyi yapıyoruz. Camiden dolayı tapuyu alamıyoruz gibi yaygara kopartmışlar. Halbuki onunla alakası yok. Burada dükkanların yapılması, büfeyle, fırınla alakalı bir problem değil. Bu problem 4. Etapta diyelim ki D1 bloku şahsa teslim ettiler. Sonrasında D1 değişti. Anahtarı  teslim ettikleri vatandaşı B1'e gönderdiler. Bu şekil bir sorun da vardı ilk etapda. Burada bir adayı yanlış işlemişlerdi. Haritacı da bize bunu söyledi.

"Hallediyoruz bir aya kadar denildi, beş ay geçti"

Ama kimse doğru, net bilgi vermiyor. Burada bir sorun var. Bir cenaze var. Bu cenazenin buradan kalkması gerekiyor. Vatandaş tedirgin. Bunun çözümü noktasında bize dönüş yaptılar. Hallediyoruz bir aya kadar denildi, 5 ay geçti. Bir sonuç yok. Şimdi birçok emlakçı satmış, birçok vatandaş da satmış, parasını da almış o günün şartlarında. Ama tapuyu veremediğinden dolayı satışlar belki yasal değil ama kendi aralarında sözleşme yapmışlar. Şu an tapuyu alamadıklarından doılayı mağdur. O günün şartlaında altın bozdurmuşlar. Devalüasyon olmuş. Altın yüzünden birbirine girmişler. Bir kişi de değil. Belki yüzlerce kişi bu pozisyonda."

"Biz de tapularımızı almak istiyoruz"

Üç yıldan beri TOKİ evini teslim aldığını ancak hala tapusunun verilmediğini ifade eden Suna Kaçar isimli vatandaş, parasını ödeyenin de ödemeyenin de tapu alamadığını ve bu nedenle tedirgin olduklarını belirterek, "Tapularımızı alamıyoruz. Parasını ödeyen de alamıyor. Biz senelik ödediğimiz için. Biz de tapumuzu alamıyoruz. Bazıları parasını ödemiş ama tapu alamamışlar. Bilmiyoruz neden ama bu 4. Etapta bir sıkıntı var. Neden bilmiyoruz ama biz de tapularımızı almak istiyoruz. Bu durumdan dolayı mağdur olanlar var. Paramı yatırsam da alamıyorum. Senede bir ödeme yapıyorum. Tapumu alamadığım için tedirginim. İlerde bir sıkıntı çıkar diye tedirgin oluyorum" dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/elazigda-toki-sakinleri-tapularini-alamiyor-8ee246a0-091-1761.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/elazigda-toki-sakinleri-tapularini-alamiyor-8ee246a0-091-1761.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/elazigda-toki-sakinleri-tapularini-alamiyor-8ee246a0-091-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/elazigda-toki-sakinleri-tapularini-alamiyor-8ee246a0-091-1761.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-toki-sakinleri-tapularini-alamiyor/19698/</link>
			<pubDate>Sat, 31 May 2025 01:05:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TÜED Elazığ Başkanı Gür: "Torunumuz bayramda elimizi öptüğü zaman bir harçlık verme gücüne sahip değiliz artık"</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Elazığ Şube Başkanı Vedat Gür, emekliler buruk diyerek "Devletimizin 2018 yılında vermiş olduğu bin lira ikramiye ile emeklimizin yüzde 60'ı iyi kötü bir kurban alıp kesebilirken bugünkü ekonomik şartlarda verdikleri 4 bin lira ile ancak 5 kilo et geliyor. Bu ikramiye ile değil kurban kesmek, vatandaş artık torununa dahi bir hediye alamayacak durumlara düştü. Torunumuz bayramda elimizi öptüğü zaman çıkarıp ona bir harçlık verme gücüne sahip değiliz artık" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - TÜED Elazığ Şube Başkanı Vedat Gür, emeklilerin Kurban Bayramı öncesinde alacakları ikramiyelere dair açıklama yaptı. Gür, şunları söyledi:

"Hepimizin bildiği gibi kısa bir süre sonra 2025'in son bayramlarından biri olan Kurban Bayramı'nı yaşayacağız. Bunu derken bayram mı emekliyi yaşıyor, emekli mi bayramı yaşıyor bilemiyoruz. Bence bayram emekliyi bekliyor. Emekli buruk bir bayramı bekliyor. Devletimizin 2018 yılında vermiş olduğu bin lira ikramiye ile emeklimizin yüzde 60'ı iyi kötü bir kurban alıp kesebilirken bugünkü ekonomik şartlarda verdikleri 4 bin lira ile ancak 5 kilo et geliyor. Bu da küçükbaş bir hayvanın arka budu diyelim. Ancak o geliyor. Bu da ne demektir; artık gün geçtikçe ekonominin ve canavarlaşan bu enflasyonun karşısında alım gücünün olmadığı, yaşam seviyesinin düştüğü günlerden geçiyoruz."

"Biz sadece çalıştığımız yıllardaki kazanılmış haklarımızı istiyoruz"

2024 yılının emekliler yılı ilan edilmesine rağmen emekliler için umutların suya düştüğü bir yıl olduğunu belirten Vedat Gür, şu ifadeleri kullandı:

"İnşallah 2025 yılında telafi edilir düşüncesi ile çok büyük bir beklentimiz vardı ama Ocak 2025'te bizlere verilen zamlar da emekliyi tamamen hayal kırıklığına uğrattı. Kaldı ki bayrama sayılı günler kala bayram ikramiyesi ile ilgili herhangi bir durum söz konusu olmuyor. Bu demektir ki 4 bin lira ile yine devam edeceğiz. Ama biz devletimizden her zaman şunu bekledik; biz de bu ülkenin vatandaşıyız. Biz de bu ülkeye yıllarca alın terimizle, emeğimizle emek verdik. Bu ülkenin kalkınmasında herkesin de kendi çapında bir emeği olmuştur. Ama biz emeğimizin karşılığını hiç alamadık bu son yıllarda. Biz devletimizden sadaka da istemiyoruz. Biz sadece çalıştığımız yıllardaki kazanılmış haklarımızı istiyoruz.

"Bırakın bayramı artık emeklinin tenceresi bile kaynamıyor"

Devletimizin 2018 yılında vermiş olduğu bin lira ikramiye ile emeklimizin yüzde 60'ı iyi kötü bir kurban alıp kesebilirken bugünkü ekonomik şartlarda verdikleri 4 bin lira ile ancak 5 kilo et geliyor. Bu ikramiye ile değil kurban kesmek vatandaş artık torununa dahi bir hediye alamayacak durumlara düştü. Torunumuz bayramda elimizi öptüğü zaman çıkarıp ona onun gözüne hoş gelecek bir harçlık verme gücüne sahip değiliz artık. Emeklinin hali ortada. Bırakın bayramı artık emeklinin tenceresi bile kaynamıyor. Günlük olarak evinde üç öğün yiyemiyor. Günde bir öğün yemek yapma şansına sahip ya da değil. Diğer türlü emeklimizin yüzde 60- 70'i inanın sefaletle, açlıkla baş başa bırakılmış. Bu konuda devletimizden ivedi bir çözüm bekliyoruz. Bayram ikramiyesi neyse de temmuz zammının emekliyi memnun edecek, refah seviyesini yükseltecek bir artış olmasını bekliyoruz. Devletimizden tek temennimiz bu. Bizi üvey evlat olarak görmesinler veya 'yaşı 70, işi bitmiş' gibi bir tabirle bize yaklaşmasınlar."

"Maalesef sonra evi olanlara ev verdiler, bunun bir türlü önüne geçemediler"

Emeklilerin barınma krizine de değinen Gür, emeklilere verilen TOKİ evlerinin dağıtımının zamanla hakkaniyetten uzak şekilde yapıldığını belirterek bu konudaki haksızlıklara son verilmesi gerektiğini söyledi. Gür, şu ifadelere yer verdi:

"TOKİ en büyük vaatleri arasındaydı. O vaatlerden sonra Türkiye'de o çalışmaları başlatan da Türkiye Emekliler Derneği olmuştur. İlk zamanlarda çok iyiydi. Gerçekten de evi olmayanı aracılığımızla devlet eliyle de olsa mağdur olan vatandaşların çoğunu ev sahibi yaptık. Ama maalesef sonra evi olanlara ev verdiler, bunun bir türlü önüne geçemediler. Biz bunu görsel ve yazılı basın aracılığı ile her platformda dile getirdik. Ama bunu bir türlü neticeye vardıramadık. Çünkü adamın 2-3 evi var. Depremde evi yıkıldı. Köyde ahırı, kümesi yıkıldı. Geldi Elazığ merkezde en güzel yerde ev sahibi oldular. Kiralar aldı başını gidiyor. Türkiye'de bir denetimsizlik söz konusu. Türkiye'de bu denetim yapılanması düzenli olarak artmadığı sürece, kontrol altına alınmadığı sürece kiraların önüne geçilmez, hem fahiş fiyatların önüne geçilmez. Bu da emeklimizi mağdur eden bir sistemdir."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/tued-elazig-baskani-gur-torunumuz-bayramda-elimizi-optugu-zaman-bir-harclik-verme-gucune-sahip-degiliz-artik-19a91b9d-e8c-8784.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/tued-elazig-baskani-gur-torunumuz-bayramda-elimizi-optugu-zaman-bir-harclik-verme-gucune-sahip-degiliz-artik-19a91b9d-e8c-8784.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/tued-elazig-baskani-gur-torunumuz-bayramda-elimizi-optugu-zaman-bir-harclik-verme-gucune-sahip-degiliz-artik-19a91b9d-e8c-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/tued-elazig-baskani-gur-torunumuz-bayramda-elimizi-optugu-zaman-bir-harclik-verme-gucune-sahip-degiliz-artik-19a91b9d-e8c-8784.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/tued-elazig-baskani-gur-torunumuz-bayramda-elimizi-optugu-zaman-bir-harclik-verme-gucune-sahip-degiliz-artik/19103/</link>
			<pubDate>Fri, 23 May 2025 16:16:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi, 'Meteoroloji personeline ödenen "havacılık tazminatı"nın artırılmasını istedi</title>
			<description><![CDATA[Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAKSEN) Genel Başkanı Ayhan Çivi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) çalışanlarına verilen havacılık tazminat payının yetersiz olduğunu savunarak, "Meteoroloji personelinin en az yüzde 50'si doğrudan havacılık faaliyetlerine hizmet etmektedir. Bu oran bazı birimlerde yüzde 90'lara kadar çıkmaktadır. Ancak ne yazık ki, bu hayati rol karşısında aldıkları karşılık, diğer havacılık personeline göre onlarca kat daha az olmaktadır" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Ayhan Çivi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü çalışanlarına verilen havacılık tazminatı konusunda Türkiye'deki çalışanların mağdur edildiğini ve gereken tazminat ödemelerini alamadığını söyledi. "Meteoroloji çalışanlarına yapılan bu ayrımcılığın düzeltilmesini" isteyen Çivi, şunları söyledi:

''Havacılık tazminatı Eurocontrol tarafından (Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Örgütü) bir ülkenin hava sahasını kullanan üye havayolu şirketlerinden toplanan hava seyrüsefer ücretlerinin bir kısmının, hava trafik hizmetlerine katkıda bulunan personele ödenmesi amacıyla dağıtılan bir ödemedir. Türkiye'de bu tazminat, özellikle Devlet Hava Meydanları İşletmesine (DHMİ), Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü çalışanlarına 'Havacılık Tazminatı' olarak ödenir. Ancak, bu tazminattan Meteoroloji çalışanlarına yeterince pay verilmemektedir. Ayrıca adı geçen üç kurum arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Eurocontrol payı düşük olup, kendi masraflarını dahi karşılayamamaktadır. 

"Meteoroloji personeli emeğinin karşılığını alamıyor"

Meteoroloji personelinin yüzde 50'sinin havacılık faaliyetlerinde hizmet vermesine rağmen aldıkları hizmet tazminatının diğer iki kurum çalışanlarının aldıklarından onlarca kat daha düşük olduğunu belirten Çivi, şöyle konuştu:

''2024 yılı verilerine göre, Eurocontrol tarafından Devlet Hava Meydanları İşletmesine yapılan ödemelerin yüzde 95,6'sı DHMİ'ye, yüzde 3,8'i Meteoroloji Genel Müdürlüğüne ve yüzde 0,6'sı da SHGM'ye yapılmıştır. Meteoroloji personelinin en az yüzde 50'si doğrudan havacılık faaliyetlerine hizmet etmektedir. Bu oran bazı birimlerde yüzde 90'lara kadar çıkmaktadır. Ancak ne yazık ki, bu hayati rol karşısında aldıkları karşılık, diğer havacılık personeline göre onlarca kat daha az olmaktadır. DHMİ ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü arasında yıllardır süregelen bir protokol bulunmaktadır. Bu protokol kapsamında Meteoroloji personeli, DHMİ kontrolündeki havacılık faaliyetlerine katkı sunmaktadır. Ancak bu işbirliğine rağmen, DHMİ personeli yüksek oranlarda havacılık tazminatı alırken, MGM personeline bu katkı göz ardı edilerek neredeyse hiçbir karşılık verilmemektedir. Aynı işi yapan, hatta kaza-kırım durumlarında ilk sorguya çekilen MGM çalışanı, adeta yok sayılmaktadır. Bu durum, yalnızca kurumsal bir adaletsizlik değil, aynı zamanda çalışma barışını bozan ve motivasyonu düşüren yapısal bir haksızlıktır.

DHMİ ve SHGM bünyesindeki benzer pozisyonlardaki personel, aylık 130 ila 140 bin lira arasında havacılık tazminatı alırken, MGM bünyesinde aynı hizmeti veren personel, yalnızca bin 400 TL ile 2 bin 800 lira arası almaktadır. Bu fark 45-50 kata kadar çıkmaktadır. Bu çarpıcı tablo, sadece bireysel gelir farkı değil, aynı zamanda devletin kendi kurumları arasında oluşturduğu bir eşitsizliği göstermektedir. Bu farkın meşru hiçbir açıklaması yoktur. Aynı havalimanında, aynı kulede, aynı radarda çalışan insanlara bu kadar farklı şekilde farklı ücretler verilemez."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/haksen-genel-baskani-ayhan-civi-meteoroloji-personeline-odenen-havacilik-tazminatinin-artirilmasini-istedi-f9a66823-ec8-9218.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/haksen-genel-baskani-ayhan-civi-meteoroloji-personeline-odenen-havacilik-tazminatinin-artirilmasini-istedi-f9a66823-ec8-9218.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/haksen-genel-baskani-ayhan-civi-meteoroloji-personeline-odenen-havacilik-tazminatinin-artirilmasini-istedi-f9a66823-ec8-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/05/haksen-genel-baskani-ayhan-civi-meteoroloji-personeline-odenen-havacilik-tazminatinin-artirilmasini-istedi-f9a66823-ec8-9218.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/haksen-genel-baskani-ayhan-civi-meteoroloji-personeline-odenen-havacilik-tazminati-nin-artirilmasini-istedi/17696/</link>
			<pubDate>Mon, 05 May 2025 03:03:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Canbay:" Devletin vermiş olduğu destekler hala yatırılmadı. Desteklerin zamanında verilmesi çok kıymetli" </title>
			<description><![CDATA[Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Canbay, 2024 yılına ait destekleme ödemelerinin henüz yapmadığını belirterek, "Miktarların güncellenmesi lazım. Bize bu 120 liralık destek açıklandığında geçen sene bahar aylarıydı ama geldiğimiz noktada biz nisan ayı içerisindeyiz. 120 lira kovan başı destek verilecekti ama hala biz bu desteği alamadık" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Canbay, 2024 yılına ait destekleme ödemelerinin henüz yapmadığını belirterek, "Miktarların güncellenmesi lazım. Bize bu 120 liralık destek açıklandığında geçen sene bahar aylarıydı ama geldiğimiz noktada biz nisan ayı içerisindeyiz. 120 lira kovan başı destek verilecekti ama hala biz bu desteği alamadık" dedi.

Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Canbay, arıcıların yaşadığı sorunlara ilişkin açıklama yaptı. Elazığ'da kovan başı bal üretiminin 12 kilogramdan 5-6 kiloya kadar gerilediğini ve son yıllardaki iklim değişikliklerinin bu düşüşte çok etkili olduğunu söyleyen Canbay, şunları söyledi:

"Arı, doğayla temaslı bir canlı. Netice itibarı ile arıcılık sektöründeki verimlilik doğanın verimliliği ile paraleldir. Doğayla teması yaklaşık yüzde 75. Arıcının burada katkısı ise yüzde 25 civarında. Dolayısıyla arıcının etkisi dörtte bir oranında. En çok etki doğaya bağlı. Doğa ne kadar verimli olursa, doğadaki olumsuz olaylar ne kadar asgari ve az olursa, arıcılık sektörü de o kadar verimli olur. Ancak baktığımız zaman son 5 yıldır bölgemizde olumsuz iklime bağlı değişik durumlar yaşadık. Bu dolayısıyla verime, canlı materyal kaybına yansıyor. Bunu şöyle ifade edelim. Kovan başına rekolte son iki yıldır 5 ila 6 kilograma kadar düştü. Türkiye ortalaması kovan başı rekoltede 15 kilogram. Elazığ'ın ortalaması son 10 yılı baz aldığımızda12 kiloya düşmüşken son 2 yılda 5- 6 kilograma kadar düşme seyri gösterdi. 

"Arıcının tam paraya ihtiyaç duyduğu dönem Şubat ayı ile başlar"

Devletin vermiş olduğu desteklere baktığımız zaman geçen yıl kovan başına 60 TL doğrudan destek veriyordu. Bu sene bu doğrudan desteği 120 TL'ye çıkardı. Aslında artış güzel. Beklediğimizin üstünde bir artış oldu. Bir önceki yılda bu kadar artış gösterilmedi. Ama ne yazık ki, şunu hep ifade ediyoruz; desteğin verildiği bu miktarların güncellenmesi lazım. Bize bu 120 liralık destek açıklandığında geçen sene bahar aylarıydı  ama geldiğimiz nokrada biz nisan ayı içerisindeyiz. 120 lira kovan başı destek verilecekti ama hala biz bu desteği alamadık. O günün şartlarında 120 TL satın alma noktasında baktığımızda güzel bir rakamdı. Ama bu gün maalesef 120 lira bizim açımızdan çok da olumlu bir rakam olmaktan çıkmış. Bunun ötesinde desteklerin zamanında verilmesi çok kıymetli.

Bizim sektörde arıcılar şubat ayında aktif olarak saha inerler, çalışmaya başlarlar. En önemli çalışma olarak  kolonilerini güçlendirerek mevsime yetiştirmek. Bundan dolayı nektar ve polen akışlarına doğru seyir yapar, arıları oraya taşırlar. Bu da bir girdi kalemidir. Nakliye yapacaktır bunun için bir takım nakit  ihtiyaçları oluşur veya arısı kıştan çıkmıştır ve bunlara bir takım parazit aşılaması veya oluşan olumsuz hastalıklardan kaynaklı bir süreç başlıyor. Ve bundan dolayı bir girdi kalemi oluşuyor. Veya bunun gibi arısını geliştirmek için bir takım çalışmalar yapacaktır besleme desteğine tabi tutacaktır. Yine bunun için bir girdi ihtiyacı oluyor. İşte arıcının tam paraya ihtiyaç duyduğu dönem şubat ayı itibarı ile başlar. Özellikle martın sonuna kadar devam eder. Ancak ne yazık ki şu ana kadar devletin arıcılık sektörüne vermiş olduğu destek nakit olarak yatırılmadı."

"Denetimlerin sıklaştırılması, cezaların da caydırıcı olması gerekiyor"

Piyasada bulunan sahte ürünlere de dikkat çeken Canbay bu ürünlerin gerçek balların pazarda yer bulmasının önünde büyük bir engel teşkil ettiğini belirtti. Canbay sahte ürünlere karşı verilen cezaların da caydırıcı olması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sahte bal konusunda devreye gıda güvenliği giriyor. Bizlerin de en muzdarip olduğumuz konulardan bir tanesi. Eğer sahada gıda güvensizliği var ise sektörümüz de nasibini alır. Çünkü gıda güvenliğinde eksiklik varsa arıcılarımızın üretmiş olduğu raf ürünlerinde yer alan ürünlerimiz değerini göremez. Maliyetler ortada. Geçen yıl  genel merkezimizin yaptığı açıklamaya göre bir kilo balın maliyeti 261 TL. Dolayısı ile 261 TL'nin altında satılmaması gerekiyor. Ancak piyasada düşük rakamlı ürünler görüyoruz. Biz bunlara sahte bal demiyoruz. Balın sahtesi olmaz. Sahte ürünlerdir. Bunlar glikoz içerikli ürünler. Tamamen  gıda terörü olarak tanımladığımız tüketici için ciddi tehdit olan ürünlerdir. Bu noktada gıda güvenliğinin oluşması lazım. Gıda güvenliğinin oluşması için paydaş kurumların gıda denetimlerini sıkılaştırması gerekiyor. Dolayısı ile denetim ne kadar sıkılaştırılırsa gıda güvenliği de o kadar oluşacaktır. Sadece gıda güvenliğinin oluşturulmasında denetimlerin sıklaştırılmasından ziyade verilen cezaların da caydırıcı olması gerekiyor."

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/elazig-ari-yetistiricileri-birligi-baskani-canbay-devletin-vermis-oldugu-destekler-hala-yatirilmadi-desteklerin-zamaninda-verilmesi-cok-kiymetli-39ba823f-61b-9084.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/elazig-ari-yetistiricileri-birligi-baskani-canbay-devletin-vermis-oldugu-destekler-hala-yatirilmadi-desteklerin-zamaninda-verilmesi-cok-kiymetli-39ba823f-61b-9084.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/elazig-ari-yetistiricileri-birligi-baskani-canbay-devletin-vermis-oldugu-destekler-hala-yatirilmadi-desteklerin-zamaninda-verilmesi-cok-kiymetli-39ba823f-61b-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/elazig-ari-yetistiricileri-birligi-baskani-canbay-devletin-vermis-oldugu-destekler-hala-yatirilmadi-desteklerin-zamaninda-verilmesi-cok-kiymetli-39ba823f-61b-9084.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-ari-yetistiricileri-birligi-baskani-canbay-devletin-vermis-oldugu-destekler-hala-yatirilmadi-desteklerin-zamaninda-verilmesi-cok-kiymetli/17124/</link>
			<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 12:10:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yeniden Refah Genel Başkanı Erbakan: "İktidar yoksulluk, yolsuzluk ve yasakların ortadan kaldırılması konusunda sınıfta kaldı"</title>
			<description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin Elazığ 3. Olağan İl Kongresi'nde; "İktidarın en önemli vaatleri olan 3 Y'yi ortadan kaldırma konusunda başarısız olduklarını görüyoruz. Yoksulluk, yolsuzluk ve yasakların ortadan kaldırılması konusunda sınıfta kaldılar" dedi.
 ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

 

(ELAZIĞ) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin Elazığ 3. Olağan İl Kongresi’nde; "İktidarın en önemli vaatleri olan 3 Y'yi ortadan kaldırma konusunda başarısız olduklarını görüyoruz. Yoksulluk, yolsuzluk ve yasakların ortadan kaldırılması konusunda sınıfta kaldılar" dedi.

 

 

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin Elazığ 3. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Doğukent Kapalı Spor Salonu'nda gerçekleştirilen kongrede konuşan Erbakan, şunları söyledi:

 

 

"AK Parti, iktidara gelirken halka ‘biz 3 Y' yi ortadan kaldıracağız dedi. 'Yoksulluğu, yolsuzluğu ve yasakları ortadan kaldıracağız' dedi. Bir de çay ve simit hesabı yaptılar. O zamanki hükümeti eleştirdiler. Şimdi aradan 23 sene geçti. Elazığ, başka hiçbir partiye vermediği desteği AK Parti iktidarına verdi. AK Partililer her türlü sıkıntıya rağmen, fedakarane bir şekilde, sabırla bunca yıl beklediler. Peki, bu 23 senenin sonunda yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar ne oldu? Çay ve simit hesabı ne oldu? Birinci maddemiz yoksulluktu değil mi? Bugün asgari ücret 22 bin 100 lira. En düşük emekli maaşı, 14 bin 460 lira. Peki, açlık sınırı nereye gelmiş, 23 bin liraya. Yoksulluk sınırı nereye gelmiş, 80 bin liraya dayanmış. Dört kişilik bir ailenin kendi ihtiyacını karşılayabilmesi için ayda 80 bin lira geliri olması lazım. Bir de Sayın Cumhurbaşkanı’nın tavsiyesine uyulup 3 çocuk da yapılırsa,  o zaman ayda 100 bin lira geliriniz olması lazım ki yoksul olmayasınız. Bu rakamlarla, bu gerçeklerle, halkın bugün yüzde 45’i açlık sınırının altında bir maaşa sahip. Açlık sınırının altında gelire sahip. Halkın yüzde  80’i yoksulluk sınırının altında bir gelire sahip. Bugün Türkiye’de ayda eline 80 bin liranın üzerinde kazanç geçen, halkın sadece yüzde 20’sidir. Yüzde 80'i yoksul. Yoksulluğun bir diğer göstergesi vatandaşların bankalara olan borcudur. 6 milyar liradan 4.2 trilyona gelmiş AK Parti iktidarı döneminde. Halkın borçlanması 700 misli artmış. Neden borçlanıyor halk? Geliri yeterli olmadığı için, yoksul olduğu için, kredi kartıyla, banka kredisiyle hayatta kalmak istiyor."

 

 

"Nerede kaldı yolsuzluğu ortadan kaldırmak?"

 

 

Diğer taraftan, ikinci olarak halledeceğiz dedikleri yolsuzluklar. Yolsuzluklarla ilgili bir mesafe alınamadı. Sayıştay Başkanlığı’nın 2023 yılı denetim raporlarına göre konuşuyorum. Sayıştay Başkanlığı devletin kurumlarını denetlemiş ve 2023 yılı içerisinde bir denetim raporu yayımlamış. Usulsüzlüklerin, yolsuzlukların sıradanlaştığını yazıyor. İsrafın, gerekli olmayan harcamaların alıp başını gittiğini ortaya koyuyor. İşte 2019 yılından itibaren muhalefetin eline geçen belediyeler. Ne diyor bu belediyelerde başkanlar? AK Parti dönemine ilişkin yüzlerce usulsüzlük dosyaları ortaya çıkartıyorlar. Milyarlarca liralık usulsüzlük ve israfı ortaya çıkarıp savcılıklara veriyorlar. Ama hiçbir savcılık tabii ki haklarında bir işlem yapmıyor. Sayıştay başkanlarının denetim raporuna göre 2023 yılında Merkez Bankası’nın yaptığı 86 ihalenin 70’inde usulsüzlük olduğunu tespit ediyor. Ve daha birkaç ay önce Sinop Boyabat’ta bir bakır madeni sahası. MTA’ya göre toplam değeri 456 milyar lira olan bu bakır madeni meşhur bir yandaş holdinge 3,5 milyar liraya ihale ediliyor. Nerede kaldı yolsuzluğu ortadan kaldırmak, nerede kaldı bunların icraatları? Bu gerçekler yoksulluk gibi yolsuzluk konusunda da bir mesafe alınamadığını ortaya koyuyor."

 

 

"Bir kısım yasaklar ortadan kalktı, ama başka yasaklarla Türkiye yoluna devam ediyor’’

 

 

Peki yasaklar? Evet, başörtüsü yasağını kaldırdılar. İnanç özgürlüğü önündeki engelleri kaldırdılar. Buna en çok biz memnun oluruz. Ancak bununla beraber kendilerine muhalif en ufak bir harekete dahi göz açtırmıyorlar. Televizyonlara RTÜK’ün verdiği cezaları görüyoruz. Yandaş kanalların aile yapımızı bozan programları için ceza kesmeyen RTÜK, muhalif kanallara gelince ceza üstüne ceza yağdırıyor. Siyasetçiler hapiste, genel başkanlar hapiste, gazeteciler hapiste. Dolayısıyla bir kısım yasaklar ortadan kalktı. Ama başka yasaklarla Türkiye yoluna devam ediyor. Bütün bunlara baktığımızda en önemli vaatleri olan 3 Y'yi ortadan kaldırma konusunda başarısız olduklarını görüyoruz. Yoksulluk, yolsuzluk ve yasakların ortadan kaldırılması konusunda sınıfta kaldılar."

 

 

 

 

 

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/yeniden-refah-genel-baskani-erbakan-iktidar-yoksulluk-yolsuzluk-ve-yasaklarin-ortadan-kaldirilmasi-konusunda-sinifta-kaldi-264.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/yeniden-refah-genel-baskani-erbakan-iktidar-yoksulluk-yolsuzluk-ve-yasaklarin-ortadan-kaldirilmasi-konusunda-sinifta-kaldi-264.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/yeniden-refah-genel-baskani-erbakan-iktidar-yoksulluk-yolsuzluk-ve-yasaklarin-ortadan-kaldirilmasi-konusunda-sinifta-kaldi-264-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/yeniden-refah-genel-baskani-erbakan-iktidar-yoksulluk-yolsuzluk-ve-yasaklarin-ortadan-kaldirilmasi-konusunda-sinifta-kaldi-264.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/yeniden-refah-genel-baskani-erbakan-iktidar-yoksulluk-yolsuzluk-ve-yasaklarin-ortadan-kaldirilmasi-konusunda-sinifta-kaldi/16014/</link>
			<pubDate>Mon, 14 Apr 2025 11:57:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ Emlakçılar Derneği Başkanı Gülyüz: "Yükselen konut fiyatlarının sorumlusu emlakçılar değil, ekonomik koşullardır"</title>
			<description><![CDATA[Elazığ Emlakçılar Derneği başkanı Nuri Gülyüz, konut fiyatlarının yüksekliğinin ekonomik yaşanan sıkıntıların büyük bir etkisi olduğunu söyledi. Ekonomik şartlarda düzelme olmadığı sürece konut fiyatlarının düşmeyeceğini belirten Gülyüz, "Taksit oranına baktığımız zaman bu herkesin ödeyeceği bir taksit oranı değil, ödeyemez. Daire fiyatlarının yüksek olmasının suçu ne daire sahibinin, ne emlakçının ne müteahhittin suçu. Tamamen ekonomiyle alakalı" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ Emlakçılar Derneği Başkanı Nuri Gülyüz, konut kredilerinin faiz oranlarının yüksekliğine de dikkate çekerek birçok kişinin kredi çekemediğini söyledi. Konut fiyatlarında düşüş beklemediklerini de ifade eden Gülyüz, şu ifadelere yer verdi:

"Bugün ilimizde aslında Türkiye genelinde oturulabilir bir daire 3,5 milyondan aşağı değil. Biz daireyi kime satıyorduk; vatandaş emekli oluyordu, tazminat alıyordu, tazminatın üstüne komşudan, eşinden dostuna borç alıp tazminatıyla birlikte bir daire alabiliyordu. Ya da köylüye satıyorduk. Köylü kayısı satıyordu, arpa satıyordu, buğday satıyordu. Üstüne borçlanıp bir daire alabiliyordu. Ya da eşi ve kendisi çalışıyordu; bir maaşla kredi ödüyordu, bir maaşla da geçimini sağlayıp ev alabiliyordu. Bugün geldiğimiz konum itibarıyla bir daire 3,5 milyon lira. Emekli olan biri ne kadar tazminat alıyor; mesela bir milyon aldı diyelim. Ama 2,5 milyon daha eksiği var. Bankaya gitti bir milyon da kredi veya 1,5-2 milyon kredi çekecek. Ki bundan bir hafta 10 gün önce bir müşterimiz  bir milyonluk kredi kullandı, 48 vadeyle bir milyona gelen faiz hemen hemen bir o kadar da faiz geldi. Yani adam 3 milyonluk evini bir milyon gibi bir para için ipotek gösterecek, teminat gösterecek. Bir o kadar da faiz ödeyecek. Taksit oranına baktığımız zaman bu herkesin ödeyeceği bir taksit oranı değil, ödeyemez. Daire fiyatlarının yüksek olmasının suçu ne daire sahibinin, ne emlakçının ne müteahhittin suçu. Tamamen ekonomiyle alakalı.

''Bugün domatese gelen zam bile işçinin yevmiyesine yansıyor''

Bugün bakkaldaki domatesin kilosu pahalı olduğu için, sıvı yağın pahalı olması inşaat sektöründe çalışan kalıpçının yevmiyesine yansıyor. İnşaat sektöründe çalışan demircinin yevmiyesine yansıyor. Yevmiyesine yansıdığı için çivinin fiyatı farklılaştı, demirin fiyatı farklılaştı. Tamamen gıda sektöründen tutun emlakçılığa kadar bütün sektörler birbirine dayanıyor. Maliyetler yüksek olduğu sürece daire fiyatları yükselmeye devam eder. Ben burada tepki alıyorum. Ben isterim ki daire fiyatları düşük olsun daha vatandaşın tamamı da daire sahibi olsun ama Allah fakir fukaranın yardımcısı olsun bugün daire fiyatları hakikaten yüksek."

"TOKİ daireleri herkese hitap edecek daireler değil"

TOKİ eliyle yapılan dairelerin tapusu alınmadan ya da borcu bitmeden alınıp satılamayacağını kaydeden Gülyüz, bu konuda ilgili kurumların denetleme görevlerini yapması gerektiğini söyledi. Gülyüz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"TOKİ daireleri herkese hitap edecek daireler değil. Güzel, kullanışlı daireler ama kime göre neye göre derler ya tartışılır. Bugün Çaydaçıra Mahallesi'nde 3+1, 4+1 daire alacak müşteriye TOKİ dairesini sunamazsınız. Ya da bugün 6 nüfuslu, 7 nüfuslu bir aile 2+1 80 metrekare 90 metrekare 100 metrekare TOKİ dairesini sunamazsınız. Çünkü beklentilerini karşılamaz. TOKİ daireleri bundan dolayı aslında daire satış fiyatlarında çok fazla bir etki etmedi. Her kesime hitap etmediği için piyasaya çok etkilemedi.

TOKİ dairelerinin temelinde de şu vardır; TOKİ'ler mesela Nuri Bey'in depremde dairesi hasar görmüştür. Ağır  hasar olmuştur, hak sahipliği verilmiştir. Devlet demiştir o dairede kendiniz oturacaksınız. Yanlış bilmiyorsam TOKİ daireleri 'satılamaz, devredilemez, kiraya verilemez' ibaresi vardır. TOKİ dairesini mülk sahibine verir.  Burada kurumlarımız her açıdan denetlemeli aslında. A kurumu,  B kurumu demiyorum. Devletin mekanizması dediğimiz şeyin işleyişini çok iyi olması lazım. Bunun ticaretini mi yapıyor? Bir tane hak sahipliği var adam almış 3 tane daire mi o yüzden TOKİ daireleriyle alakalı sağlıklı şeyler duymuyoruz. Her başkan, her müdür, her amir koltuğun hakkını vermeli. O yüzden TOKİ daireleri ile alakalı güzel şeyler duymadık. Basından da duymadık. Doğrudur, yalandır biz vatandaşız. Biz sadece gördüğümüzü yorumlarız. TOKİ daireleri herkese hitap etmiyor. Takip edilmeli gerçek hak sahiplerine ve ihtiyacı olana verilmeli."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/elazig-emlakcilar-dernegi-baskani-gulyuz-yukselen-konut-fiyatlarinin-sorumlusu-emlakcilar-degil-ekonomik-kosullardir-4668.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/elazig-emlakcilar-dernegi-baskani-gulyuz-yukselen-konut-fiyatlarinin-sorumlusu-emlakcilar-degil-ekonomik-kosullardir-4668.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/elazig-emlakcilar-dernegi-baskani-gulyuz-yukselen-konut-fiyatlarinin-sorumlusu-emlakcilar-degil-ekonomik-kosullardir-4668-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/04/elazig-emlakcilar-dernegi-baskani-gulyuz-yukselen-konut-fiyatlarinin-sorumlusu-emlakcilar-degil-ekonomik-kosullardir-4668.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-emlakcilar-dernegi-baskani-gulyuz-yukselen-konut-fiyatlarinin-sorumlusu-emlakcilar-degil-ekonomik-kosullardir/15687/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 00:21:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Uluova Birlik, Kültür ve Kalkınma Derneği Başkanı Toptaş: "Şu andaki en büyük sıkıntımız su sorunu"</title>
			<description><![CDATA[Uluova Birlik Kültür ve Kalkınma Derneği Başkanı Celal Toptaş, yapımına 1977 yılında başlanan Uluova Sulama Projesi'nin bir an önce tamamlanması gerektiğini belirterek "Şu andaki en büyük sıkıntımız su sorunu. Üretimin maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı çiftçilerimizde büyük bir sıkıntı ve hayal kırıklığı var. Bunların çözümü noktasında imkanları daha elverişli olursa çiftçilerimiz daha umutlu olacaktır" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haber: Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Uluova Birlik Kültür ve Kalkınma Derneği Başkanı Celal Toptaş, yapımına 1977 yılında başlanan ancak hala tamamlanamayan Uluova Sulama Projesi'ne ilişkin açıklama yaptı. DSİ Bölge Müdürlüğü ile yaptıkları görüşmelerde projenin 2028 yılında tamamen biteceği bilgisinin verildiğini kaydeden Toptaş, ekonomik kriz nedeniyle projenin 2. etabına henüz başlanmayan projenin bölgenin tarımsal kalkınması için çok önemli olduğunu ifade etti. Toptaş, şunları söyledi:

"Şu andaki en büyük sıkıntımız su sorunu. Şu andaki üretimin maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı çiftçilerimizde büyük bir sıkıntı ve hayal kırıklığı var. İnşallah bunların çözümü noktasında imkanları daha elverişli olursa çiftçilerimiz daha umutlu daha elverişli bir üretime ve daha bir kalkınmaya sebep olacaktır. Şu anda bizim gezdiğimiz noktalarda DSİ Bölge Müdürlüğümüzle görüştüğümüzde, Tarım Orman İl Müdürümüzle görüştüğümüzde bana denilen, 2028'e kadar inşallah tüm tamamen bitmesi bekleniyor. Ama bunun yanında eğer ödenekler, ekonomik faaliyetler canlanırsa, ekonomi düzelmeye giderse, ödenekler fazlalaştıkça daha erken biter diye bir beklenti içerisindeyiz. Hem DSİ hem de biz dernek olarak bu beklenti içindeyiz. Bununla birlikte önemli olan suyun gelmesi değil, suyun gelmesiyle birlikte ovamıza, Elazığ'ımıza ve ülkemize nasıl kazandıracağız, neler yapmamız lazım diye bir fikir alışverişinde bulunduğumuzda Elazığ'da zeytin üretimine başlanmasını,  çam fıstığının Antep fıstığı, Siirt fıstığı gibi ürünlerden Elazığ'a kazandırabilirsek ekonomide büyük bir desteğimiz olacaktır. Orman Bölge Müdürümüz bize bu fikrin güzel olduğunu söyledi.

"Sulama projesi ekonomi düzelirse 2028'de tamamlanacak"

Bizim ovamızdaki bütün köylerde çiftçilik her geçen gün azalıyor. Merkeze taşınma olaylarında çoğalma başladı. Ülkemiz tarım ekonomisine dayanmaktadır. Tarımın verimi düştükçe, dışa bağımlı olmaya başladık. Şu anda devletimizin çiftçilerimize olan destek primlerinin yeterli mi değildir. Ama bunun yanı sıra her geçen gün fiyat yükselmesi olduğundan dolayı burada da az da olsa az da olsa kayıp oluyor. Maliyete göre kazanç az belli bir miktar kazanıyor ama hakkını alamıyor. Çiftçiler şimdi verim olsa bugün mazotu benzini 50 TL diyelim. Çiftçi kendi traktörü yoksa, komşusunun traktörünü aldığı zaman dönümüne beş liraysa 10 TL harcıyor. Zaten maliyet kaybı oradan başlıyor. Bu taraftan da verimin düşük olması nedeni ile verim olmadığı zaman orada ikinci bir zarar kısmına giriyor. Herkes tam anlamda gübrelemesini yapamıyor, sulamasını yapamıyor. Herkes artezyenlerle sulamaya çalışıyor ama bugün tabii ki hem ekonomi bazında hem maliyet bazında biraz sıkıntılar oluyor. Elektrik faturaları yüksek geliyor. Gübrenin inişli çıkışlı bir maliyeti var. Ürünlerin biçiminde, biçer geldiği zaman o dönem farklı bir maliyet yükseliyor. El ele baş başa kalıyor. O yüzden de insanlar artık üretimden yorulduklarından dolayı yapmamaya başlıyorlar. Ama zorunlu da olsa yapacaklar.

"Şu anda köyde üretim yok, insanlar Elazığ'dan alıp tüketiyor"

Maliyetlerin yükselmesinden ve yaklaşık 18 yıldır sulama olmamasından dolayı bölgemizde sorun yaşandı. Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinde tarım ve hayvancılık çok önemli. Şu anda maalesef bunların tam tersine döndük, dışarıya bağımlı olduk. Köylerimizde büyükbaş, küçükbaş hayvan sayımız da fazla idi. Bunların alım gücü olmasa da imece usulü paylaşımlar oluyordu. Şu anda köyde oturanlar Elazığ'dan alıp da tüketmeye başladı. Çünkü maliyetlerden dolayı hayvancılık yapılamıyor. İnsanlar merkeze taşındığı için köylerimiz de boşaldı. Biz şu suların gelmesiyle devletimizin tekrar köye dönüş projesi ile köylülerimize katkı sağlayarak onlara destekleme olursa, yardımlaşma olursa tekrar ekonominin canlanacağına da inanıyoruz.''

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/03/uluova-birlik-kultur-ve-kalkinma-dernegi-baskani-toptas-su-andaki-en-buyuk-sikintimiz-su-sorunu-d685f305-251-8767.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/03/uluova-birlik-kultur-ve-kalkinma-dernegi-baskani-toptas-su-andaki-en-buyuk-sikintimiz-su-sorunu-d685f305-251-8767.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/03/uluova-birlik-kultur-ve-kalkinma-dernegi-baskani-toptas-su-andaki-en-buyuk-sikintimiz-su-sorunu-d685f305-251-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/03/uluova-birlik-kultur-ve-kalkinma-dernegi-baskani-toptas-su-andaki-en-buyuk-sikintimiz-su-sorunu-d685f305-251-8767.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/uluova-birlik-kultur-ve-kalkinma-dernegi-baskani-toptas-su-andaki-en-buyuk-sikintimiz-su-sorunu/15332/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Mar 2025 23:45:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'da eşi tarafından öldürülen Burcu Demir için anma töreni</title>
			<description><![CDATA[Elazığ'da bir yıl önce bir aylık eşi tarafından çalıştığı hastanenin bahçesinde katledilen Burcu Demir için anma töreni düzenlendi. Kadın Platformu üyeleri adına konuşan Gözde Önal, "Cezasızlık politikası yüzünden öldürülüyoruz. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz kalmadı" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Elazığ'da 8 şubat 2024 tarihinde uzman çavuş Murat Coşansel eşi Burcu Demir'i çalıştığı hastanede yaşadıkları bir tartışma sonucu silahla vurarak öldürmüştü. Olay sonrası yakalanan zanlı görülen davaların neticesinde indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almıştı.

Burcu Demir, birinci ölüm yıl dönümünde katledildiği hastane bahçesinde bir araya gelen Elazığ Kadın Platformu üyeleri tarafından anıldı. Platform adına konuşan Gözde Önal, "Burcu rahat uyusun diye, katilin en fazla cezayı alması için mücadele ettik. İndirimsiz ağırlaştırılmış müebbet aldı. Evet belki Burcu gelmeyecek bir daha ama içimizdeki ateşe bir nebze su serpti. Cezasızlık politikası yüzünden öldürülüyoruz. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz kalmadı" dedi.

"Bu eril düzenin de her zaman karşısında olacağız"

Kadın Platformu üyesi Filiz Fulya Yeğin ise şu ifadelere yer verdi:

"Burcu bir yıl önce bir erkek tarafından katledildi. Elazığ Kadın Platformu olarak Burcu ve Burcu gibi erkekler tarafından katledilen tüm kadınların mücadelesinin yanındayız. Sonuna kadar yanlarında olmaya devam edeceğiz. Onların katledilmesine çanak tutan bu eril düzenin de her zaman karşısında olacağız. Bu bilinsin istiyoruz. Burcu'yu asla unutmayacağız. Bu mücadele sonuna kadar devam edecek kadın cinayetleri için."

Programda, kuzeninin Burcu Demir için yazdığı şiir okundu. Anma için bir araya gelen vatandaşlar Demir'in katledildiği yere karanfil bıraktı.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/elazigda-esi-tarafindan-oldurulen-burcu-demir-icin-anma-toreni-b37bd5d9-e9b-631.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/elazigda-esi-tarafindan-oldurulen-burcu-demir-icin-anma-toreni-b37bd5d9-e9b-631.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/elazigda-esi-tarafindan-oldurulen-burcu-demir-icin-anma-toreni-b37bd5d9-e9b-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2025/02/elazigda-esi-tarafindan-oldurulen-burcu-demir-icin-anma-toreni-b37bd5d9-e9b-631.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-esi-tarafindan-oldurulen-burcu-demir-icin-anma-toreni/12050/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Feb 2025 22:58:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sağlık- Sen Elazığ Şube Başkanı Kaya: İşçinin altı ayda cebinden çıkan parayı, altı ay sonra bir zam olarak uygulamaya çalışıyorlar</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Sendikası (Sağlık- Sen) Elazığ Şube Başkanı Fırat Kaya, maaşlarda yapılacak artışların  gerçek bir maaş zammı olmadığını belirtti. Kaya, "Ben bunu zam olarak algılamıyorum. Çünkü enflasyon bir zam değildir. İşçinin altı aylık bir süre içinde cebinden çıkan parayı, altı ay sonra bize bir zam olarak uygulamaya çalışıyorlar'' dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık - Sen Elazığ Şube Başkanı Fırat Kaya, Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde çalışan sağlık görevlilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Kaya, şunları kaydetti:

''Üniversitemizde yıllardır personel servislerimiz sağlıklı bir şekilde çalışıyor. Yapılan toplu iş sözleşmeleri var, iş kanunları var. Bununla birlikte ilgili 'çalışan personel ya servis taksit yapacaksınız ya da yol ücretini tüketiyorsunuz' deniyor. Kurumumuzda işçi olarak çalışan gruplara bir yol ücreti ödeniyor. Ancak bu bir otobüs bileti gidiş, bir otobüs bileti dönüş şeklinde ödeniyor. Çok makul bir rakam maalesef. Şehrimiz büyüyor, genişliyor. Genişlediği gibi otobüsler toplu taşıma araçları yetersiz kalıyor. İnsanlar sabah işe gelirken otobüse sığmıyor, birçok aksaklık yaşıyorlar. Bu sebeplerden dolayı mesaisine gecikmeler neden oluyor. Özellikle bayanların bulduğu bir çözüm var. Bu çözüm de öğrenci servisi gibi servis tutmak. Bu kişi başı 2 bin 500- 3 bin gibi bir rakama tekabül ediyor. İlçelerden gelenler var, uzak ürünler gelenler var. Biz bunun tekrar değerlendirilmesini istiyoruz."

Kaya, çalışanların maaşlarına enflasyon oranı doğrultusunda yapılacak zamların yeterli olmadığını belirtti. Kaya,  ''Öncelikle her altı ayda bir enflasyon oranları açıklanıyor. İnsanların maaşlarına zam veriyor, çalışana işçiye tüm kesimlere. Ben bunu zam olarak algılayamıyorum. Çünkü enflasyon bir zam değildir. İşçinin altı aylık bir süre içinde cebinden çıkan parayı altı ay sonra bize bir zam olarak uygulamaya çalışıyorlar. Bu bir zam değil. Zaten bu para insanların cebinden çıkmış. Ocak ayında başlıyorsunuz haziran ayına geliyorsunuz, 1 Temmuzda altı aylık enflasyon zammı veriyorlar" diye konuştu.

HABER: Serra TAYLAN
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/saglik-sen-elazig-sube-baskani-kaya-iscinin-alti-ayda-cebinden-cikan-parayi-alti-ay-sonra-bir-zam-olarak-uygulamaya-calisiyorlar-8bea84b2-b3a-5761.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/saglik-sen-elazig-sube-baskani-kaya-iscinin-alti-ayda-cebinden-cikan-parayi-alti-ay-sonra-bir-zam-olarak-uygulamaya-calisiyorlar-8bea84b2-b3a-5761.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/saglik-sen-elazig-sube-baskani-kaya-iscinin-alti-ayda-cebinden-cikan-parayi-alti-ay-sonra-bir-zam-olarak-uygulamaya-calisiyorlar-8bea84b2-b3a-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/saglik-sen-elazig-sube-baskani-kaya-iscinin-alti-ayda-cebinden-cikan-parayi-alti-ay-sonra-bir-zam-olarak-uygulamaya-calisiyorlar-8bea84b2-b3a-5761.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/saglik-sen-elazig-sube-baskani-kaya-iscinin-alti-ayda-cebinden-cikan-parayi-alti-ay-sonra-bir-zam-olarak-uygulamaya-calisiyorlar/9720/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 13:55:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kamu Sağlık Sen Genel Başkanı Karataş: "Elazığ'da vatandaş özel hastanelere mahkum edilecek"</title>
			<description><![CDATA[Kamu Sağlık Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, Fırat Üniversitesi Hastanesi'nin 2020 ve 2023 depremlerinden sonra bina hasarlarının kamuoyu ile paylaşılmadığını belirterek, "Son dönemde olan Kale merkezli 5,6 depreminden sonra hastanenin hasar raporunu bizatihi kamuoyuna paylaşmasını bekliyoruz. Yapılacak olan yataklı hastane yerinden taşınacak; doğuda Fethi Sekin Hastanesi ve batıda Üniversite Hastanesi olacak ve merkezde maalesef vatandaşımız özel hastanelere mahkum edilecek" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kamu Sağlık Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, Elazığ'a ek olarak yapılması planlanan 800 yataklı hastanenin yapılmasıyla eski hastanenin taşınacağını kaydetti. Karataş, "Binin üzerinde yatak kapasitesi ile hizmet veren üniversite hastanemizin, 800 yataklı gibi bir düşük sayıyla orada yapılmasına bazı itirazlarımız olacak. Bu itirazlarımızın nedeni özellikle Elazığ merkezinde maalesef Devlet Hastanesi, kamu kuruluşu altında herhangi bir hastanenin kalmayışına neden oluşudur. Bizim teklifimiz özellikle kampüs içerisinde yine yapılmasıdır" ifadelerini kullandı.

"Hastanenin hasar durumuna ilişkin resmi raporun kamuoyu ile paylaşılmasını istiyoruz"

Ümit Karataş, şunları söyledi:

"Elazığ'ın deprem kuşağı altında olması ve bazı kurum ve depremlerden sonra hasar görmesi nedeniyle söz konusu olmuş ve yeniden yapılma gibi projeler ortaya çıktı. Bunun içerisinde özellikle ilimizde çok önemli bir görev adleden bölgede ve büyük hizmet veren üniversite hastanesinin 800 yataklı bir hastanesi olarak Kesikköprü civarında Malatya yolu üzerinde bir yerde eğitime yönelik bir proje sunulmaktadır. Özellikle bu hastanenin Kesikköprü'de yapılması bazı itirazlarımız ve eleştirilerimiz olacak. Fırat Üniversitesi Hastanesi başhekimi Sayın Prof. Dr. Gökhan Artaş ile yaptığımız görüşmede hastanenin az hasar görmüş olduğu ve bu nedele hizmete devam ettiği tarafımıza iletilmiştir. Yalnız, kamuoyunda büyük bir merak ve endişe uyandıran bir durum söz konusu. Bu sorun özellikle şüpheya neden olan bu durum. Fırat Üniversitesi Rektörlüğü tarafından herhangi bir şekilde hasar oluşumuna ilişkin resmi doğum raporunun kamuoyuna açıklanmaması, ancak ortaya çıkanların tedirginliğe neden olduğu. Son dönemde olan Kale merkezli 5,6 depreminden sonra Üniversite Hastanesi'nin hasar raporunu bizatihi kamuoyuna paylaşmasını bekliyoruz.

"Elazığ halkını özel hastanelere mahkum etmek hiç kimsenin hakkı değildir"

Yine binin üzerinde yatak kapasitesi ile hizmet veren üniversite hastanemizin, 800 yataklı gibi bir düşük sayıyla orada yapılmasına bazı itirazlarımız olacak. Bu itirazlarımızın nedeni özellikle Elazığ merkezinde maalesef Devlet Hastanesi, kamu kuruluşu altında herhangi bir hastanenin kalmayışına neden oluşudur. Çünkü yapılacak olan yataklı hastane yerinden taşınacak; doğuda Fethi Sekin Hastanesi ve batıda Üniversite Hastanesi olacak ve merkezde maalesef vatandaşımız özel hastanelere mahkûm edilecektir. Hem maddi açıdan diğer Sağlık Hizmetleri alma açısından büyük sıkıntılara yol açacaktır Elazığ halkını özel hastanelere mahkûm etmek hiç kimsenin hakkı değildir. Elazığ bunu hak etmiyor. Elazığ halkı doğuda Fethi Sekin Hastanesi ilk yapıldığı yıllarda hepimizde biliriz ki ulaşım noktasında bazı sıkıntılar yaşadı. Aynı sıkıntıların Kesikköprü gibi uzak bir mahalde, merkeze uzaklığı 10 kilometre veya 10 kilometre üzerinde olan bir yerde yapılması vatandaşın sağlık hizmeti almasını, özellikle Bingöl, Muş ve doğudan gelen bir sürü hastanın buraya ulaşımında sıkıntı yaşayacağının da bir göstergesi olacaktır.

"Yapılacak olan hastane üniversite kampüsünün içinde olmalıdır"

Bu nedenle bizim teklifimiz özellikle kampüs içerisinde yine yapılmasıdır.  Bu yapılacak yerin de yine üniversite kampüsü içerisinde Zafran bölgesinin bulunduğu yerlerdeki üniversite arazilerinin ağaç olmayan, ağaç kesimine neden olmayacak bölgelerde yapılmasının daha iyi olacağı ve Elazığ'a kazandırılmasının hem Elazığ'da merkezde bir devlet hastanesi, yani devlete bağlı kurumsal olarak bir hizmet alınabilecek bir hastanenin olmasına neden olacaktır,  hem de dışarıdan gelen vatandaşların hizmet alımını kolaylaştıracaktır.Bir de tıp fakültesinin Kampüs içerisinde olması nedeniyle hem hocalarımızın hem de öğrencilerimizin eğitim alması daha kolaylaşacaktır."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/kamu-saglik-sen-genel-baskani-karatas-elazig-da-vatandas-ozel-hastanelere-mahkum-edilecek-55.png</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/kamu-saglik-sen-genel-baskani-karatas-elazig-da-vatandas-ozel-hastanelere-mahkum-edilecek-55.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/kamu-saglik-sen-genel-baskani-karatas-elazig-da-vatandas-ozel-hastanelere-mahkum-edilecek-55-t.png"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/12/kamu-saglik-sen-genel-baskani-karatas-elazig-da-vatandas-ozel-hastanelere-mahkum-edilecek-55.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/kamu-saglik-sen-genel-baskani-karatas-elazig-da-vatandas-ozel-hastanelere-mahkum-edilecek/8990/</link>
			<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 02:51:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AFAD, 24 bin 559 deprem konutu daha hak sahiplerine teslim edecek</title>
			<description><![CDATA[AFAD, Depremden etkilenen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Şanlıurfa illerimizde yapımı tamamlanan 24 bin 559 deprem konutunun hak sahiplerine kura ile verileceğini duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerdeki iyileştirme çalışmaları kapsamında 24 bin 559 deprem konutunun hak sahiplerine teslim edileceğini duyurdu.

AFAD'ın açıklaması şu şekilde:

"Asrın felaketinden, Asrın birlikteliğine…

6 Şubat depremlerinden etkilenen illerimizdeki iyileştirme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Depremden etkilenen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Şanlıurfa illerimizde yapımı tamamlanan 24 bin 559 deprem konutunu daha, yarın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımlarıyla çekilecek kura ile hak sahibi vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Bugüne kadar teslim edilen 130 bin 565 konut ile birlikte toplam 155.124 afet konutu teslim etmiş olacağız.

Kura çekimi sonrasında, kesinleşen sonuçlar @ekapi üzerinde #AFAD sayfasından ilan edilecektir. Afetzede vatandaşlarımız güçlü ve güvenli yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz. Hep birlikte, Türkiye! "
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/afad-24-bin-559deprem-konutu-dahahak-sahiplerine-teslim-edecek-1d3c3367-6b7-5560.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/afad-24-bin-559deprem-konutu-dahahak-sahiplerine-teslim-edecek-1d3c3367-6b7-5560.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/afad-24-bin-559deprem-konutu-dahahak-sahiplerine-teslim-edecek-1d3c3367-6b7-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/afad-24-bin-559deprem-konutu-dahahak-sahiplerine-teslim-edecek-1d3c3367-6b7-5560.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/afad-24-bin-559-deprem-konutu-daha-hak-sahiplerine-teslim-edecek/8933/</link>
			<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 19:33:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İMKON Yönetim Kurulu Üyesi Avcıl: ''İnşaat sektörünün önündeki en büyük engel ekonomik kriz ve faizlerdir''</title>
			<description><![CDATA[İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Yönetim Kurulu Üyesi Osman Avcıl, Türkiye'de uygulanan faiz politikalarının vatandaşı kolay yoldan para kazanma hissine soktuğunu ve bunun neticesinde de konut satışlarında azalma olduğunu söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ)- İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Yönetim Kurulu Üyesi Osman Avcıl, "Elâzığ'ın en kıymetli yerindeki yıkılan binalar yeniden yapılamaz oldu. Bunun sebebi inşaat maliyetlerinin aşırı artması. Bunu da tetikleyen ve en büyük sorun haline getiren şey de faizlerin çok aşırı, çıkmaması gereken bir noktaya gelmiş olması" dedi.


İMKON Yönetim Kurulu Üyesi ve kentsel dönüşüm uzmanı Osman Avcıl, faiz politikaları nedeni ile insanların konut almak yerine banka faizlerine yöneldiğini söyledi.


Kentsel dönüşümün çok nemli olmasına rağmen, Elazığ'ın en değerli yerindeki arsalarda bile maliyet artışlarından dolayı binalar yapılamadığını ifade eden Avcıl, faiz artışlarının bunda büyük etkisinin olduğunu belirtti.

Avcıl, şöyle konuştu:

"Ekonomik kriz kentsel dönüşümde yasaların da önüne geçerek en büyük engel haline geldi. Sizler de görmüşsünüzdür. Elâzığ'ın en kıymetli yerindeki yıkılan binalar yeniden yapılamaz oldu. Bunun sebebi inşaat maliyetlerinin aşırı artması. Bunu da tetikleyen ve en büyük sorun haline getiren şey de faizlerin çok aşırı, çıkmaması gereken bir noktaya gelmiş olması. Şimdi hükümet, İslami tandanslarla gelmiş, neredeyse 25 senedir iktidarda. Allah'ın ve resulünün savaş açmış dediği faizi belki Türkiye'de şimdiye kadar kaç yıldır bu seviyelere getirmiş bir hükümet konumuna geldi. Bu iş buralara nasıl geldi, biz de anlam veremiyoruz. Böyle bir faiz sisteminde 7'den 70'e herkesi faize soktular. Böyle olunca vatandaş daireleri ve yatırımlarını yapmadığı gibi parasını bankalara götürüyor ve bankalarda bir vade tarihi var. Ve vade tarihinden önce de parasını çekemiyor. Zaten oturduğu yerden para kazanma kültürü de vatandaşın, habire paralarını bankaya götürmeye teşvik ediyor. Ve derken vatandaş konut almaz oluyor. Bir konut alıp 20- 30 bin lira kiraya vereceğime, 1 milyon lirayı bankaya koyup belki 50- 60 bin lira para kazanırım diye kandırılıyor."

"Herkesi faize bulaştırdılar"

Aslında bu vatandaşlar bu paralarla konut alsa, daire alsa, arsa alsa daha çok kazanacak ama öyle bir seviyeye getirdiler ki işi; bilen bilmeyen, Müslüman olan- olmayan herkesi faiz pisliğine bulaştırdılar. Bu da müteahhitlerin gözünü korkutur oldu. Müteahhit diyor ki 'Ben kentsel dönüşüme niye gireyim?' Vatandaştan kentsel dönüşüme girdiğinde parayı alamıyor. Daireyi yaptığı zaman satamıyor. Bu seviyede, bu mantıkta önünü göremediği bu sistemde müteahhit de maalesef bu işlere giremez, yanaşmaz oluyor. Bunun da göstergesi 2020 yılından beri çoğu arsa Elazığ'ın merkezden tutunda çok kıymetli yerlerine kadar hala yapılamaz oldu. 

"Faiz sistemine karşı STK'lar sessiz"

Faiz sistemine karşı STK'ların da sessiz kaldığını ifade eden Avcıl, "Bunu dile getiren yapılar da çok azaldı. Bu faizi bu seviyeye getiren başka bir iktidar olsa herkes veryansın ederdi. Böyle bir faiz sistemi olur mu?' diye. STK'lardan da ses yok. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanından tutun da TÜSİAD'ından, TÜMSİAD'ından, ASRİAD'ından. Faiz konusunu dile getiren, bunun yanlış olduğunu açık yüreklilikle haykıran STK'larda yok oldu. Bir an önce bu faiz politikasından, bu ekonomik problemlerden olması gereken düzleme gelindiği zaman kentsel dönüşüm hızlanacaktır" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/imkon-yonetim-kurulu-uyesi-avcil-insaat-sektorunun-onundeki-en-buyuk-engel-ekonomik-kriz-ve-faizlerdir-7936.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/imkon-yonetim-kurulu-uyesi-avcil-insaat-sektorunun-onundeki-en-buyuk-engel-ekonomik-kriz-ve-faizlerdir-7936.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/imkon-yonetim-kurulu-uyesi-avcil-insaat-sektorunun-onundeki-en-buyuk-engel-ekonomik-kriz-ve-faizlerdir-7936-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/imkon-yonetim-kurulu-uyesi-avcil-insaat-sektorunun-onundeki-en-buyuk-engel-ekonomik-kriz-ve-faizlerdir-7936.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/imkon-yonetim-kurulu-uyesi-avcil-insaat-sektorunun-onundeki-en-buyuk-engel-ekonomik-kriz-ve-faizlerdir/8925/</link>
			<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 17:04:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Elazığ'da inşa edilen ortaokulun yapımı tamamlandı</title>
			<description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, Elazığ'da 24 Ocak 2020 tarihinde yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından kentte yapımına başlanan Ankara Ortaokulu'nun inşaatını tamamladı. CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, İlimizin yaşadığı acıları paylaşarak Elazığ'ımıza yeni bir okul kazandıran Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'a, tüm Elazığlı hemşehrilerim adına şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Elazığ'da 24 Ocak 2020 tarihinde yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, CHP'li belediyelerle temasa geçerek kentte okul inşa edilmesini talep etmişti. Bu çağrı üzerine İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyeleri, Elazığ'da üç okul yapma kararı aldı. Bu okullardan biri olan ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen Ankara Ortaokulu'nun yapımı tamamlandı.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı üstlenilen 16 derslikli okul ve spor salonu projesi kapsamında, 3 bin 500 metrekare arazi üzerine 16 derslikli okul binası, 500 metrekare spor salonu ve bir adet amfi oturma alanının inşa edildiğini belirtti. Erol, projenin toplam maliyetinin 31 milyon 123 bin lira olduğunu ve okulun bir yıl içerisinde tamamlanarak 2024-2025 eğitim-öğretim yılına hazır hale getirildiğini ifade etti.

Gürsel Erol, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a teşekkür ederek, "İlimizin yaşadığı acıları paylaşarak Elazığ'ımıza yeni bir okul kazandıran Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'a, tüm Elazığlı hemşehrilerim adına şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.

,
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/ankara-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-elazigda-insa-edilen-ortaokulun-yapimi-tamamlandi-7509dfc4-b8e-8882.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/ankara-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-elazigda-insa-edilen-ortaokulun-yapimi-tamamlandi-7509dfc4-b8e-8882.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/ankara-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-elazigda-insa-edilen-ortaokulun-yapimi-tamamlandi-7509dfc4-b8e-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/ankara-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-elazigda-insa-edilen-ortaokulun-yapimi-tamamlandi-7509dfc4-b8e-8882.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ankara-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-elazig-da-insa-edilen-ortaokulun-yapimi-tamamlandi/8344/</link>
			<pubDate>Sun, 10 Nov 2024 17:58:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elazığ'da 5 büyüklüğünde deprem </title>
			<description><![CDATA[Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Elazığ'ın merkezinde 5 büyüklüğünde deprem olduğunu açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AFAD, Elazığ'ın merkezinde saat 17.04'te, 16.22 kilometre derinlikte deprem olduğunu bildirdi. Kandilli Rasathanesi ise depremin 5.1 büyüklüğünde olduğunu duyurdu. Deprem, Batman, Diyarbakır ve çevre illerde hissedildi.

Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, "Geçmiş olsun Elazığ'a. Elazığ merkezimizde hissedilen deprem ile ilgili alanda araştırmalarımız sürmektedir. Henüz intikal eden herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır" mesajını paylaştı. 



Elazığ’da 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bakan Yerlikaya, X hesabından yaptığı açıklamada,

''Elazığ’da 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına hemen başladı. An itibarıyla herhangi olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun.’’ ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/elazigda-5-buyuklugunde-deprem-9ba46434-d60-2432.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/elazigda-5-buyuklugunde-deprem-9ba46434-d60-2432.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/elazigda-5-buyuklugunde-deprem-9ba46434-d60-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/elazigda-5-buyuklugunde-deprem-9ba46434-d60-2432.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/elazig-da-5-buyuklugunde-deprem/8276/</link>
			<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 17:36:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Derneği Başkanı Karagöl: ''Elazığ'da son aylarda altı kadın cinayeti işlendi''</title>
			<description><![CDATA[Elazığ'da son 7-8 aylık süreçte kadına şiddet olaylarında artış yaşandığını söyleyen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Derneği Başkanı Gülnar Karagöl, "Şiddet konusunda caydırıcılığı olan cezalar olması lazım. Ağır cezalar olması lazım. Şu anda sadece sosyal medyadan söylemekle olmuyor, bizlerin basın açıklamasıyla da olmuyor. Olan canlara oluyor" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Derneği Başkanı Gülnar Karagöl, Elazığ'da son 7-8 aylık süreçte kadına şiddet olaylarında artış yaşandığını söyledi. Karagöl, şöyle konuştu:

"Bir şeyleri dayanışma halinde değiştireceğimize inandığımız için eğitimler veriyoruz''

"Şiddetin her türüne karşıyız. Kadını, erkeği, çocuğu ayırmadan. Elazığ'da son zamanlarda çok sayıda kadın cinayeti oldu. Şiddet olayları arttı. Ama biz elimizden geldiğince kadın, erkek bir şeyleri dayanışma halinde değiştireceğimize inandığımız için bu konuda çalışmalar yapıyoruz, eğitimler veriyoruz. Kadınlarımıza fiziksel korunmayı öğretiyoruz, kendilerini savunmayı öğretiyoruz. Aynı zamanda dezavantajlı ailelere gidiyoruz. Dezavantajlı mahallelere gidip oradaki kadınlarımıza maddi anlamda destekler veriyoruz. O ailedeki çocukları alıp spora yönlendiriyoruz. Boş alanlarını nasıl aktif kullanabileceklerini öğretmeye çalışıyoruz. Gezi turlarımız oluyor. Şiddet mağduru kadınlarımızı götürüyoruz. Psikolojik ve hukuksal anlamda destekler veriyoruz. Ama şu şekilde yapmaya çalışıyoruz; kadınlarımızın daha çok eğitim altında bilinçlendirip aile kavramıyla da bütünleştirip hayatlarına dokunmak istiyoruz. Şu an 'Kadınlarımızın Melodisi' projemiz var Kadına Şiddetle Mücadele Derneği çatısı altında. İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanmış, belediyemizin de paydaş olduğu Kadınlarımızın Melodisi programı tam buna uygun. Burada kadınlarımızla beraber eğitimler alıyoruz. Eğitimler alırken de gezerken öğreniyoruz şeklinde yapıyoruz. Yani kadınlarımızı bir odaya koyup da 'evet bu gün psikolog sizinle görüşecek' demiyoruz. Bunları da yapıyoruz ama eğitimlerin sonunda kadınlarımızı istedikleri ilçelere götürüp orada gezi turlarımızı, sosyal aktivitelerimizi yapıyoruz. Eğlenirken de psikologlarımızla, avukatlarımızla öğreniyoruz."

"Şiddetin yelpazesi çok geniş"

Şiddetin sadece fiziksel değil bir çok şekilde yapıldığını da ifade eden Gülnar Karagöl, ekonomik krizin şiddet olaylarını artırdığının da altını çizerek şunları söyledi:

"Şiddetin yelpazesi çok geniş. Psikolojik, fiziksel, cinsel.. Her türlü şiddete uğramış kadınlarımız da var, erkeklerimiz de var. Biz bu kadınlara neler yapabiliriz, nasıl farkındalıklar yaratabiliriz, nasıl onlara dokunabiliriz diye böyle bir çalışma yaptık. İnşallah Elazığ'a faydalı bir şeyler yapabiliriz de hayatlarına dokunabiliriz. Aslında şiddet her zaman vardı. Kadınlarımız artık bilinçli ve sesini çıkartıyor. O nedenle gün yüzüne çıkıyor. Çocuklara olan şiddet de var. Ama aile ve çevre bilinçsizdi. Artık sesimizi çıkartabildiğimiz için bunları gün yüzüne çıkartabiliyoruz. Bilinçli kadınlarımız da bu konularda sessiz kalmıyor. Biz de bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Kimse susmasın, 'biz buradayız' diyoruz. Onların haklarını, psikolojik anlamda, hukuksal anlamda destek veriyoruz artık bilinçli olan hiç bir kadın susmuyor. Bu yüzden de daha fazlaymış gibi görünüyor. Şöyle bir gerçek var. Kötü bir ekonomik süreçteyiz. Bu aile içi sorunlara yol açıyor ama bugünler de geçecek. Devletimiz her anlamda destek olmaya çalışıyor bizler de elimizden geldiğince o ailelere yardım etmeye çalışıyoruz."

"Akademik eğitimden önce o çocuğun manevi ve ahlaki doyumunu yapmalıyız''

Kadına şiddetin azaltılmasında küçük yaştan itibaren eğitimin önemli olduğuna da vurgu yapan Karagöl, çocuğa sadece akademik eğitim vermenin yeterli olmadığını söyledi. Bu konuda aile ve öğretmenlere büyük görevler düştüğünü ifade eden Karagöl, cezaların da caydırıcı olması gerektiğini belirterek şöyle dedi:

''İlk eğitim çocuğun sofraya oturuşundan başlar. Sofraya oturduğunda ilk başta ahlaki değerlerimiz, manevi değerlerimizi vermeliyiz o çocuğa. Büyüklere nasıl davranılması gerektiğini, kadına nasıl davranılması gerektiğini, insana, hayvana... O çocuk o bilinci almalı ki ileriki hayatında bu okulda da çevresinde de toplumda da sokakta da bunları yayabilsin, aktarabilsin. Hayatında önüne çıkacak sorunlarda bu bilinçte olsun. Ailenin en önemli görevlerinden biri vatana, millete hayırlı evlat yetiştirmek. Biz anne babalar olarak ahlaki ve manevi değerleri o çocuklara aktarmalıyız. Okula gelirsek sistemimiz akademik yönü güçlü bir sistem. Ama akademiden önce o çocuğun manevi ve ahlaki doyumunu yapmalıyız.

Şiddet konusunda caydırıcılığı olan cezalar olması lazım. Ağır cezalar olması lazım. Şu anda gördüğümüz, görülenler karşısında sadece sosyal medyadan söylemekle olmuyor, bizlerin basın açıklamasıyla da olmuyor. Olan canlara oluyor. Cezaların caydırıcılığının olması lazım ki insanlar üzerinde etkisi olsun. biz her zaman söylüyoruz. İdam da gelsin, en ağır cezalar da verilsin.''

"Elazığ'da çok fazla kadına yönelik şiddet var''

Elazığ'da kadına şiddet olaylarında artış olduğuna dikkat çeken Karagöl, sözlerine şu şekilde devam etti:

''Kadına şiddet artıyor. Kadınlarımız da sesini çıkardığı için artıyormuş gibi de görünüyor. Belki daha önceden de çok vardı. Ama kadınlarımız seslerini çıkartmıyorlardı. Son 7-8 ayda Elazığ'da çok fazla kadına yönelik şiddet var. Son 6-7 ayda 6 kadın cinayeti oldu. Şiddet gören kadına devlet sahip çıkıyor. Hukuksal anlamda avukatını da veriyor, konuk evleri de var. Şiddet önleme merkezleri de var. Uzaklaştırma kararı da aldırabiliyorlar. Devlet sahip çıkıyor. Bu kadınlara iş imkanı da sağlanıyor. O yüzden kadınlar korkmasın. Sessiz kalmasın. Devletine güvensin, sığınsın. Çünkü devlet kol kanat geriyor. Bu konuda çok kadınımız bilinçsiz. Devletimizin şiddet mağduru kadınlarımıza açık kapıları var. bu konuda da bilinçlenmeleri gerekiyor."

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan, kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet, taciz gibi kötü eylemleri engellemek adına kullanıcılara sunduğu KADES'in (Kadın Destek Programı) yaygın şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Karagöl, "Bir de KADES Programını bilmeyen çok kadınımız var. Gelen kadınlarımıza KADES programını telefonlarına indiriyoruz. KADES programını tuşladıkları zaman onların direkt yanına polis geleceğini, jandarma geleceğini bilmeleri lazım. Bu program şiddet mağduru kadınların telefonlarında olmalı" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/kadina-yonelik-siddetle-mucadele-dernegi-baskani-karagol-elazigda-son-aylarda-alti-kadin-cinayeti-islendi-2cddefed-4e7-1827.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/kadina-yonelik-siddetle-mucadele-dernegi-baskani-karagol-elazigda-son-aylarda-alti-kadin-cinayeti-islendi-2cddefed-4e7-1827.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/kadina-yonelik-siddetle-mucadele-dernegi-baskani-karagol-elazigda-son-aylarda-alti-kadin-cinayeti-islendi-2cddefed-4e7-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/11/kadina-yonelik-siddetle-mucadele-dernegi-baskani-karagol-elazigda-son-aylarda-alti-kadin-cinayeti-islendi-2cddefed-4e7-1827.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/kadina-yonelik-siddetle-mucadele-dernegi-baskani-karagol-elazig-da-son-aylarda-alti-kadin-cinayeti-islendi/7994/</link>
			<pubDate>Fri, 01 Nov 2024 02:10:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eğitim-Bir-Sen Elazığ Şube Başkanı Bahşi: "Atanamayan öğretmenler ülkenin büyük bir problemi haline geldi"</title>
			<description><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Elazığ 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Bahşi, atanmaya bekleyen öğretmenlerin sayısında büyük bir artış olduğunu belirterek "Atanamayan öğretmenler gerçekten ülkenin büyük bir problemi haline geldi. Bizim önce sebepleri ortada kaldırmamız gerekiyor. Bu sonuçtur çünkü. Yani siz eğitim fakültesine sürekli öğrenci alırsanız ve buradan mezun ederseniz, bu kitleyi daha da büyütürsünüz. Bu kitle daha da büyüdükçe sizden talebi olacak, atanmak isteyecek" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Elazığ 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Bahşi, eğitim fakültesinden mezun olup atanmayı bekleyen öğretmenlerin sayısında büyük bir artış olduğunu, devletin, üniversitelerle ilgili YÖK'ün bir çalışma yapması gerektiğini belirtti. Bahşi, şunları söyledi:

''Atanmayı bekleyen öğretmen ordusuna her yıl binlercesi ekleniyor''

"Şimdi Türkiye genelinde şu an eğitim fakültelerinden mezun olan öğrencilerin her yıl sayı olarak binleri geçiyor dolayısıyla şu an birikmiş bir zaten atanamayan atamayı bekleyen öğretmen ordusu var buna her yıl ilave olarak eğitim fakültesinden mezunlar ekleniyor. Bunların bir kısmı sadece yüzde 1'i üniversitelerde akademik olarak devam ediyorlar işlerine. Doktorasını  yapıp belki üniversitede başarılı olanlar kalıyor. Bunun dışındakiler kendi branşlarında, özellikle bazı branşlarda mesela tarih, edebiyat, felsefe gibi branşlarda öğretmen alımının çok düşük olduğunu biliyoruz zaten. 20 bin atama yapılacağı duyurulmuşsa bunların büyük bir çoğunluğu sınıf öğretmeni olarak atanıyor. En çok ihtiyaç olan alan orası olduğu için diğer branşlardan da  psikolojik danışmanlık, rehberlik ve yabancı dillerde atamaları yaptıktan sonra geriye kalan sayı branş bazında paylaştığımız zaman çok az sayıda bir öğretmen ataması gerçekleşiyor. Dolayısıyla 600- 700 branşına göre bazı branşlarda 300 ve  daha az ataması olan branşlar var. Bunlar maalesef dağ gibi, çığ gibi büyüyen hatta atama bekleyen öğretmen sayısını maalesef eritmiyor, düşürmüyor. Her yıl bilakis üzerine ekleniyor.

''Devletin acil olarak atanamayan öğretmenlerle ilgili devletin acil bir çözüm üretmesi gerekiyor''

Burada biraz tabii ki istihdam politikası konusunda devletin, üniversitelerle ilgili YÖK'ün bir çalışma yapması gerekiyor. Bunu artık görmek gerekiyor. Yani işin başından itibaren yönetiminin doğru yapılması gerekiyor. Hangi alanlarda ihtiyaç varsa, öğrencilerimizi akademik eğitime zorlamadan mesleki eğitime yönlendirmemiz gerekiyor. Bu işin başından itibaren şu anda bizim görüştüğümüz insanlar, sanayideki ustalar, görüştüğümüz bu sektördeki herkesin maalesef bir kalfa bir çırak ihtiyacı olduğunu ama bunun sağlanmadığından bahsediyor. İnsanlarda ısrarla bir eğitim fakültesini bitirsin, bir üniversite bitirsin düşüncesi. Ama bitirenlerin şu anda hiçbirini atamadığını görüyoruz. Daha önceki yıllarda bir ziraat mühendisinin bile pedagojik formasyon olarak öğretmen olduğunu gördük, şahit olduk. Hemen öğretmen oluyordu. Ama bugün eğitim fakültesinden mezun olmuş, kendi eğitimini almış, bu mesleğin eğitimini almış, branşta eğitimini almış binlerce insanın atamayı beklediğini görüyoruz. Ve maalesef atanamadığını görüyoruz.

''Eğitimden tasarruf etmek imkansızdır''

Şu anda tasarruf tedbirleri kapsamında okullarda 12-15 kişilik sınıflar birleştiriliyor. İki sınıf birleştirince mecburen bir öğretmen boşta kalıyor. Dolayısıyla burada eğitimde tasarrufun imkansız olduğunu belirtmek gerekiyor. Bunlar alınacak tasarruf tedbirleri değil. Zaten daha önceki dönemlerde de bu şekilde gelmiş bir düzen var. Yani bugün bu sınıf 13 kişi olabilir, yarın kaç kişi öğrenci gelir 15-16 kişi olur. Ama mevcut iki sınıfı birleştirdiğiniz zaman, 35- 40'ın üzerine çıktığı zaman iyi bir eğitimden kaliteli bir eğitimden bahsetmek mümkün değil. Dolayısıyla burada atanamayan öğretmenler gerçekten ülkenin büyük bir problemi haline geldi. Çünkü  bizim önce sebepleri ortada kaldırmamız gerekiyor. Bu sonuçtur çünkü. Yani siz eğitim fakültesine sürekli öğrenci alırsanız ve buradan mezun ederseniz, bu kitleyi daha da büyütürsünüz. Bu kitle daha da büyüdükçe sizden talebi olacak, atanmak isteyecek.'' 

SERRA TAYLAN
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/egitim-bir-sen-elazig-sube-baskani-bahsi-atanamayan-ogretmenler-ulkenin-buyuk-bir-problemi-haline-geldi-763758d1-254-9859.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/egitim-bir-sen-elazig-sube-baskani-bahsi-atanamayan-ogretmenler-ulkenin-buyuk-bir-problemi-haline-geldi-763758d1-254-9859.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/egitim-bir-sen-elazig-sube-baskani-bahsi-atanamayan-ogretmenler-ulkenin-buyuk-bir-problemi-haline-geldi-763758d1-254-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/egitim-bir-sen-elazig-sube-baskani-bahsi-atanamayan-ogretmenler-ulkenin-buyuk-bir-problemi-haline-geldi-763758d1-254-9859.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/egitim-bir-sen-elazig-sube-baskani-bahsi-atanamayan-ogretmenler-ulkenin-buyuk-bir-problemi-haline-geldi/6595/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Sep 2024 17:22:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İstismar edildiği iddia edilen 5 yaşındaki çocuk hakkında "1 aylık süreyle acil koruma kararı" alındı</title>
			<description><![CDATA[5 yaşındaki kızının, Elazığ'da aynı evde yaşadığı öz dayısı tarafından istismar edildiğini ileri süren baba Fikri Çelik'in yaptığı başvurular sonucu çocuğun "koruyucu ve destekleyici tedbir olarak 1 aylık süreyle acil koruma altına alınması" kararı verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'da, 8 yaşındaki çocuğu Y.Ö.H.Ç.'nin sünnet sonrası tedavisi sırasında yaşadıklarını ''Dayım bize böyle yaptı" diyerek anlatması sonrası cinsel istismarı öğrendiğini söyleyen baba Fikri Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmuştu. Dayısıyla Elazığ'da aynı evde yaşayan 5 yaşındaki kızının devlet korumasına alınmasını isteyen baba Çelik, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na giderek, Bakanlık önünde basın açıklaması yapmış ve dilekçe vermişti.

Elazığ Valiliği Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü'nde görevli sosyal çalışmacının hazırladığı rapora göre, baba Fikri Çelik'in başvurusu üzerine yapılan jandarma aramasında dayı ve kız çocuğunun aynı evde olduğu tespit edildi.

Elazığ Çocuk Mahkemesi, yaşanan boşanma sürecinde tarafların birbirlerine ciddi ithamlarda bulunduğu, çocuğun mevcut kriz ortamından uzaklaşmasına ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle 5 yaşındaki E.H.Ç. hakkında 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 9'uncu maddesi uyarınca "koruyucu ve destekleyici tedbir olarak 1 aylık süre ile acil koruma altına alınmasına" karar verdi.

HABER: ESRA TOKAT
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/oz-dayisinin-istismar-ettigi-iddia-edilen-5-yasindaki-cocuk-hakkinda-1-aylik-sureyle-acil-koruma-karari-alindi-4710e1cf-148-2491.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/oz-dayisinin-istismar-ettigi-iddia-edilen-5-yasindaki-cocuk-hakkinda-1-aylik-sureyle-acil-koruma-karari-alindi-4710e1cf-148-2491.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/oz-dayisinin-istismar-ettigi-iddia-edilen-5-yasindaki-cocuk-hakkinda-1-aylik-sureyle-acil-koruma-karari-alindi-4710e1cf-148-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/09/oz-dayisinin-istismar-ettigi-iddia-edilen-5-yasindaki-cocuk-hakkinda-1-aylik-sureyle-acil-koruma-karari-alindi-4710e1cf-148-2491.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/istismar-edildigi-iddia-edilen-5-yasindaki-cocuk-hakkinda-1-aylik-sureyle-acil-koruma-karari-alindi/6493/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 02:12:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gürsel Erol: THY, Elazığ'a hemen bölge müdürlüğü açmalı</title>
			<description><![CDATA[CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Türk Hava Yolları'nın (THY) Elazığ'daki müdürlüğünün önce şube müdürlüğüne dönüştürülüp daha sonra Muş'a bağlanmasına tepki gösterdi. Erol, "Bu yanlıştan dönülmesi adına THY'ye çağrıda bulunuyorum. Bu yanlış ve hatalı kararın hemşehrilerimizin nezdinde silinebilmesinin tek yolu da THY'nin Elazığ'a hemen bölge müdürlüğü açmaktır" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP'li Gürsel Erol, THY'nin Elazığ'daki müdürlüğünün önce şube müdürlüğüne çevrilerek Malatya'ya bağlanması ve daha sonra 6 Şubat depremleri gerekçe gösterilerek Muş'a bağlanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bu durumun büyük bir hata olduğunu belirten Erol, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"THY ülkemizin en önemli kuruluşlarından biri olmakla beraber günümüzde bir dünya markası haline gelmiştir. Elazığımız da tıpkı THY gibi kadim ve tarihe damga vurmuş bir kenttir. İlimiz birçok bölge müdürlüğünü de bünyesinde bulundurarak tüm bölgesine hizmet vermektedir. Aynı zamanda Elazığ'da yetişen birçok bürokratımız da ülkemizin önemli kuruluşlarında ciddi işler yapmaktadır. Bu doğrultuda böylesine kadim ve konumu açısıyla stratejik bir kente yapılan bu haksızlık çok büyük bir yanlıştır. Bu yanlıştan dönülmesi adına THY'ye çağrıda bulunuyorum. Elazığ'ın Muş iline bağlanması asla kabul edilebilir değildir. Bu yanlış ve hatalı kararın hemşehrilerimizin nezdinde silinebilmesinin tek yolu da THY'nin Elazığ'a hemen bölge müdürlüğü açmaktır. Sürecin takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/gursel-erol-thy-elaziga-hemen-bolge-mudurlugu-acmali-c9ec4574-a2b-2863.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/gursel-erol-thy-elaziga-hemen-bolge-mudurlugu-acmali-c9ec4574-a2b-2863.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/gursel-erol-thy-elaziga-hemen-bolge-mudurlugu-acmali-c9ec4574-a2b-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/gursel-erol-thy-elaziga-hemen-bolge-mudurlugu-acmali-c9ec4574-a2b-2863.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/gursel-erol-thy-elazig-a-hemen-bolge-mudurlugu-acmali/5706/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 21:01:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Başsavcılık harekete geçti: Sekiz ve beş yaşlarındaki yeğenlerini istismara maruz bıraktığı iddia edilen şüphelinin ifadesi alınacak</title>
			<description><![CDATA[Ankara'da sekiz ve beş yaşlarındaki çocukların dayıları tarafından istismar edildiği iddiasının üzerine Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı Talimat Bürosu'na yazılan yazıda, Elazığ'da annesi ile bulunan mağdur çocuklardan beş yaşındaki E.H.Ç.'nin çocuk izlem merkezinde dinlenmesi ardından da şüpheli dayı R.Ö.'nün SEGBİS üzerinden ifadesinin alınması istendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'da sekiz yaşındaki çocuğu Y.Ö.H.Ç.'nin sünnet sonrası tedavisi sırasında yaşadıklarını ''Dayım da bize böyle yaptı" diyerek anlatması sonrası cinsel istismarı öğrenen baba F.Ç., Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmuştu.

Mağdur çocuk, Çocuk İzlem Merkezi'nde alınan ifadesinde yaşadığı cinsel istismarı anlattı. Mağdur çocuk, kendisini dayısının cinsel temasa zorladığını vurgulayarak, aynı şeyleri kız kardeşine de yaptırdığını söyledi. 

Söz konusu şikayet üzerine Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı Talimat Bürosu'na yazılan yazıda, Elazığ'da bulunan mağdurlardan 5 yaşındaki E.H.Ç.'nin çocuk izlem merkezinde ifadesinin alınması, şüpheli ile birlikte ikamet ettiğinden sağlık ve psikolojik durumunun değerlendirilmesi, yurda yerleştirilmesi konusunda rehber psikolog görüşünün alınması, mağdurun annesi Y.Ç.'nin de bilgi sahibi sıfatıyla ifadesinin alınması talep edildi. Ayrıca mağdur çocuk E.H.Ç. ile anne Y.Ç.'nin ifadesinin alınmasının ardından 20 yaşındaki şüpheli R.Ö.'nün SEGBİS üzerinden ifadesinin alınması için gerekli işlemlerin yapılması istendi.

HABER: ESRA TOKAT
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/bassavcilik-harekete-gecti-sekiz-ve-bes-yaslarindaki-yegenlerini-istismara-maruz-biraktigi-iddia-edilen-suphelinin-ifadesi-alinacak-dc01fb58-eb5-3436.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/bassavcilik-harekete-gecti-sekiz-ve-bes-yaslarindaki-yegenlerini-istismara-maruz-biraktigi-iddia-edilen-suphelinin-ifadesi-alinacak-dc01fb58-eb5-3436.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/bassavcilik-harekete-gecti-sekiz-ve-bes-yaslarindaki-yegenlerini-istismara-maruz-biraktigi-iddia-edilen-suphelinin-ifadesi-alinacak-dc01fb58-eb5-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/bassavcilik-harekete-gecti-sekiz-ve-bes-yaslarindaki-yegenlerini-istismara-maruz-biraktigi-iddia-edilen-suphelinin-ifadesi-alinacak-dc01fb58-eb5-3436.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/bassavcilik-harekete-gecti-sekiz-ve-bes-yaslarindaki-yegenlerini-istismara-maruz-biraktigi-iddia-edilen-suphelinin-ifadesi-alinacak/5702/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 18:46:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınları Derneği Başkanı Kaplan: ''18 ay geçti,145 deprem kaybımız hala bulunamadı"</title>
			<description><![CDATA[Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınları Derneği (DEMAK) Başkanı Selahattin Kaban, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından hala 145 kişiden haber alınamadığını belirterek, kayıpların bulunması ile ilgili verilen araştırma ve soru önergelerinin de reddedildiğini söyledi. Kaban, "Bu 44 çocuk nerede. Bu ailelerin sesini duyun. Önergeleri reddetmeyin, kabul edin. Araştırılsın, çocuklarımız bulunsun, yetişkinlerimiz bulunsun. 145 kaybımız bulunsun" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınları Derneği (DEMAK) Başkanı Selahattin Kaban, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından 145 kişinin hala kayıp olduğunu belirtti. Ailelerin yakınlarını bulmasını istediğini ifade eden Kaban, kayıp olan 145 kişinin 44'ünün çocuk olduğunu söyledi.

''44 çocuk kayıp, içlerinde 6 aylık bebek de var''

Selahattin Kaban şöyle konuştu:

"Kahraman Maraş merkezli depremlerin üzerinden 18 ay geçti. Deprem kayıpları hala bulunamadı. Elimde bulunan dosyada 145 kaybımız var. Bunların 44'ü çocuk. 6 aylık bir bebek de var, 17 yaşında bir çocuk da var. 6 Aylık bebek olan Abbas Yiğit Köse ve ailesi hala bulunamadı. Esila Özgür, bulunamadı. Kahramanmaraş'tan Eylül bulunamadı. Melisa Önder bulunamadı. Aydın'dan Muhammed Enes Demir bulunamadı. Furkan Alparslan bulunamadı. Mehmet Akif Koşar, Mustafa Kemal Koşar bulunamadı. Asel Kılıç, Nevra Dönmez bulunamadı. Ve bunlar gibi 44 çocuğumuz bulunamadı. Abdo bebek bulunamadı. Verilen her önerge reddedildi. Araştırma komisyonu kurulması için verilen her önerge reddedildi. Soru önergesi veren Gaziantep Milletvekilimiz Hasan Öztürk, soru önergesine cevap olarak 'Çocukların kaybolmadığı söylendi.' Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül soru önergesi verdi. Cevap olarak yine kayıp çocuklarımızın olmadığı belirtildi.

''Araştırma önergeleri neden reddediliyor?''

Sayın Bakanım, buyurun size kayıp çocukların aileleri ile birlikte gelelim. Oturup konuşalım. Elimizde dosyalarla birlikte 44 tane çocuğun toplamda 145 kişinin deprem kaybı olduğunu, hala bulunamadığını ve ailelerin gözlerinde yaş olduğunu gösterebilirim, ispatlayabilirim. Ben gönüllü olarak üzülüyorum, ağlıyorum, içim yanıyor. Sizlerden tek ricam. Deprem kayıplarının bulunmasında ailelere yardımcı olunmasını istiyorum. Sayın Bakanım, sayın Cumhurbaşkanım önergeler reddediliyor, çocuklar yok deniliyor. Ailelerine teslim edildi deniyor. Bu 44 çocuk nerede? Bu ailelerin sesini duyun. Önergeleri reddetmeyin, kabul edin. Araştırılsın, çocuklarımız bulunsun, yetişkinlerimiz bulunsun. 145 kaybımız bulunsun. Elimde 145 kişinin kayıp olduğuna dair dosyam var. Sayın Aile ve Politikalar Bakanım, buyurun bu ailelerle sizi görüştüreyim.''

Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınları Derneği (DEMAK) Başkanı Selahattin Kaban, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından hala 145 kişiden haber alınamadığını belirterek, kayıpların bulunması ile ilgili verilen araştırma ve soru önergelerinin de reddedildiğini söyledi. Kaban, "Bu 44 çocuk nerede. Bu ailelerin sesini duyun. Önergeleri reddetmeyin, kabul edin. Araştırılsın, çocuklarımız bulunsun, yetişkinlerimiz bulunsun. 145 kaybımız bulunsun" dedi.

Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınları Derneği (DEMAK) Başkanı Selahattin Kaban, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından 145 kişinin hala kayıp olduğunu belirtti. Ailelerin yakınlarını bulmasını istediğini ifade eden Kaban, kayıp olan 145 kişinin 44'ünün çocuk olduğunu söyledi.

''44 çocuk kayıp, içlerinde 6 aylık bebek de var''

Selahattin Kaban şöyle konuştu:

"Kahraman Maraş merkezli depremlerin üzerinden 18 ay geçti. Deprem kayıpları hala bulunamadı. Elimde bulunan dosyada 145 kaybımız var. Bunların 44'ü çocuk. 6 aylık bir bebek de var, 17 yaşında bir çocuk da var. 6 Aylık bebek olan Abbas Yiğit Köse ve ailesi hala bulunamadı. Esila Özgür, bulunamadı. Kahramanmaraş'tan Eylül bulunamadı. Melisa Önder bulunamadı. Aydın'dan Muhammed Enes Demir bulunamadı. Furkan Alparslan bulunamadı. Mehmet Akif Koşar, Mustafa Kemal Koşar bulunamadı. Asel Kılıç, Nevra Dönmez bulunamadı. Ve bunlar gibi 44 çocuğumuz bulunamadı. Abdo bebek bulunamadı. Verilen her önerge reddedildi. Araştırma komisyonu kurulması için verilen her önerge reddedildi. Soru önergesi veren Gaziantep Milletvekilimiz Hasan Öztürk, soru önergesine cevap olarak 'Çocukların kaybolmadığı söylendi.' Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül soru önergesi verdi. Cevap olarak yine kayıp çocuklarımızın olmadığı belirtildi.

''Araştırma önergeleri neden reddediliyor?''

Sayın Bakanım, buyurun size kayıp çocukların aileleri ile birlikte gelelim. Oturup konuşalım. Elimizde dosyalarla birlikte 44 tane çocuğun toplamda 145 kişinin deprem kaybı olduğunu, hala bulunamadığını ve ailelerin gözlerinde yaş olduğunu gösterebilirim, ispatlayabilirim. Ben gönüllü olarak üzülüyorum, ağlıyorum, içim yanıyor. Sizlerden tek ricam. Deprem kayıplarının bulunmasında ailelere yardımcı olunmasını istiyorum. Sayın Bakanım, sayın Cumhurbaşkanım önergeler reddediliyor, çocuklar yok deniliyor. Ailelerine teslim edildi deniyor. Bu 44 çocuk nerede? Bu ailelerin sesini duyun. Önergeleri reddetmeyin, kabul edin. Araştırılsın, çocuklarımız bulunsun, yetişkinlerimiz bulunsun. 145 kaybımız bulunsun. Elimde 145 kişinin kayıp olduğuna dair dosyam var. Sayın Aile ve Politikalar Bakanım, buyurun bu ailelerle sizi görüştüreyim.'

SERRA TAYLAN
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/deprem-magdurlari-ve-kayip-yakinlari-dernegi-baskani-kaplan-18-ay-gecti-145-deprem-kaybimiz-hala-bulunamadi-7388.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/deprem-magdurlari-ve-kayip-yakinlari-dernegi-baskani-kaplan-18-ay-gecti-145-deprem-kaybimiz-hala-bulunamadi-7388.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/deprem-magdurlari-ve-kayip-yakinlari-dernegi-baskani-kaplan-18-ay-gecti-145-deprem-kaybimiz-hala-bulunamadi-7388-t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/deprem-magdurlari-ve-kayip-yakinlari-dernegi-baskani-kaplan-18-ay-gecti-145-deprem-kaybimiz-hala-bulunamadi-7388.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/deprem-magdurlari-ve-kayip-yakinlari-dernegi-baskani-kaplan-18-ay-gecti-145-deprem-kaybimiz-hala-bulunamadi/4820/</link>
			<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 00:07:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ULUMED Doğu Anadolu Temsilcisi Demirkıran: "Uyuşturucu kullanımı günden güne artıyor, ağır ve caydırıcı cezalar getirilmeli"</title>
			<description><![CDATA[Uluslararası Uyuşturucu İle Mücadele Derneği Doğu Anadolu Temsilcisi İdris Demirkıran, ülkede günden güne uyuşturucu kullanımının arttığını ve kullanıcıların yaşlarının düştüğünü belirterek, çok daha ağır ve caydırıcı cezaların getirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Uluslararası Uyuşturucu İle Mücadele Derneği Doğu Anadolu Temsilcisi İdris Demirkıran, ülkede günden güne uyuşturucu kullanımının arttığını ve kullanıcıların yaşlarının düştüğünü belirterek, çok daha ağır ve caydırıcı cezaların getirilmesi gerektiğini söyledi.

Uluslararası Uyuşturucu İle Mücadele Derneği (ULUMED) Doğu Anadolu Temsilcisi İdris Demirkıran, artan uyuşturucu vakaları ve alınması gereken önlemlerle ilgili açıklama yaptı. Demirkıran, şunları söyledi:

"Artan uyuşturucu sürekliliğini görüyoruz"

"Son günlerde yaygın olarak artan uyuşturucu sürekliliğini görüyoruz. Elazığ'da da yerel basında, görsel ve yazılı haberlerde takip ettiğimiz kadarıyla her geçen gün bu uyuşturucu kullanımı artmakta, bunun yanı sıra kullanıcıların yaşları düşmektedir. Dolayısıyla yaptığımız araştırmalarda eşlerin boşanmaları, ailelerin uyumsuzluğu, çocukların aileyle olan uyumsuzluğu ve birbirlerine olan tahammülsüzlüğü, ileride çocukların yeterli olgunluğa ulaşmadığı, çağımızın hastalığı olan insanları kendini doyuramadığı ve insanların doyum noktasına ulaşamadığı bir seviyeye geldi. Bunun yanı sıra özentinin de çok olduğu memleketimizde biliyorsunuz ki çocuklar daima büyüklerini taklit eder, büyüklerin yolundan gider.

''Uyuşturucuyu kolay kazanç yolu olarak görenler cezalardan korkmuyor"

Bu nedenle kolay bir kazanç olduğunu biliyor ve izliyoruz çünkü yapılan çalışmalar sonucunda büyük gelirlerin çoğunun uyuşturucu madde ticaretinden geldiğini biliyoruz. Ne yazık ki yapılan denetimler, yakalanan suçlular ve denetimlerde bir eksiklik veyahut da bir vurdumduymazlık seziyoruz. Çünkü bu yakalama ve eylemler bunlara caydırıcı bir ceza getirmiyor. İçeriden çıkan her kimse paranın bu kadar kolay kazanıldığı bu ortama geri dönüyor. Dolayısıyla bunlar için daha caydırıcı, daha farklı cezalar uygulanmalı. Bu cezaların usul ve uygulama şekillerine gelirsek; bunu en iyi uygulayacak olan devletimiz ve üst mercilerimiz olacağı için, bu karar tamamıyla kendilerine aittir. Mesela bazı suçların para karşılığı veya herhangi bir suçtan dolayı o cezanın paraya çevrilmesi olaylarını biliyoruz. İnsanların kendilerine gelebilmesi için çok daha ağır ve caydırıcı cezaların gelmesi lazım.

"Silahlanma oranın olağanüstü seviyede"

Silahlanma oranının çok arttığına da dikkat çeken Demirkıran, İçişleri Bakanlığı'na çağrıda bulunarak daha fazla denetim talebinde bulundu. Demirkıran, "Bu arada ilimizde ve ülkemizde silahlanma olağanüstü dereceye çıktı. Dolayısıyla bizim Emniyetimizden ve İçişleri bakanlığımızdan silahlanma eylemlerinin çok daha fazla denetlenmesi konusunda ricada bulunuyoruz. Ailelerden de herhangi bir olumsuzluk ve anlaşmazlık halinde işin kolayına kaçıp da aileyi dağıtmamaları konusunda ikaz ediyoruz" dedi.

"Uyuşturucu kullanım yaşı ağzı süt kokan çocuklara kadar düştü"

Avukat Sadin Koç da uyuşturucu kullanımının artması ile adli vakalarda da artış olduğuna dikkat çekti. Yapılan çalışmalarla uyuşturucu kullanım oranı artışının kanalizasyon sularındaki tahlillerde bile ortaya çıktığını ifade eden Koç, şunları söyledi: 

"Uyuşturucu kulanım yaşı maalesef ülkemizde deyim yerindeyse ağzı süt kokan çocuklara kadar düştü. Ve her geçen gün daha kötüye gidiyoruz. Her geçen gün uyuşturucu ve bundan kaynaklı şiddet, intihar ve adli olaylarla karşılaşıyoruz. Ülkemizde çok fazla düştü. Geçenlerde bir köşe yazısı okudum. İstanbul'un iki ilçesinde 2017 yılında Avrupa Birliği tarafından Avrupa ülkelerinde yapılan bir çalışma Türkiye'de de başladı. Atık sulardan, kanalizasyon sularından numune alınarak uyuşturucu kullanımı tespit etmeye yönelik bir inceleme. Dediğim gibi 2017'de İstanbul'un iki ilçesinde başlayan bu uygulama şu anda bir çok ilimizde de yapılıyor ve maalesef Türkiye'de inceleme yapılan her şehirde sonuçlar kötü yani yüksek çıkıyor. Yanlış hatırlamıyorsam en yüksek uyuşturucu kullanımı Denizli'ydi. Artık  İstanbul, İzmir Antalya gibi daha büyük, kozmopolit şehirlerden Anadolu'ya doğru kaymaya başladı uyuşturucu kullanımı."

"Uyuşturucu ile her anlamda mücadele etmek gerekir"

Çocukların uyuşturucudan korunmasında en önemli görevin ailelere düştüğünü ifade eden Sadin Koç, çocukların dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Burada yapılması gereken aileler olarak, anne babalara çok ciddi görevler düşüyor. Çocuklarını takip etsinler. Çocuklarına uyuşturucunun çözüm olmayacağını izah etsinler. Bir çocuk uyuşturucuya neden başlar; arkadaş çevresinden veya yaşadığı bir sorunu giderebileceğini düşünerek başlar. O nedenle aileler olarak biz çocuklarımızla arkadaş olursak bu sıkıntılar giderilecektir. Tabi burada sadece ailelere görev düşmüyor. Okulda öğretmene, kolluk güçlerine vb. insanlara da sorumluluk yükleniyor. Geleceğimizi karartmadan çocuklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına uyuşturucu ile her anlamda mücadele etmek gerekir diye düşünüyorum.

"Uyuşturucuya erişim çok kolay olmuş"

Uyuşturucuya erişim çok kolay artık. Bildiğiniz gibi yasak ama sürekli Elazığ'ın dört bir yanında trafik ve uyuşturucu kontrolleri yapılıyor. Buna rağmen ilimize ve ülkemize nasıl giriyor. Onun üzerinde durmak gerekir. Bence burada kolluk güçlerinin büyük bir eksikliği var. Çok ciddi oranda uyuşturucu madde sevkiyatı var. Her ne kadar kolluk güçleri dönem dönem operasyonlar yapıp ilgilileri göz altına alıyorsa da bunun çok da yeterli olduğunu göstermiyor. Zira Elazığ'daki kullanım oranı ortada. Denetimlerin daha sıkılaştırılması, suçlunun üzerine daha hızlı gidilmesi gerekiyor."

SERRA TAYLAN
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli-49a535ed-b73-4378.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli-49a535ed-b73-4378.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli-49a535ed-b73-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli-49a535ed-b73-4378.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli/4793/</link>
			<pubDate>Thu, 01 Aug 2024 14:10:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ULUMED Doğu Anadolu Temsilcisi Demirkıran: "Uyuşturucu kullanımı günden güne artıyor, ağır ve caydırıcı cezalar getirilmeli"</title>
			<description><![CDATA[Uluslararası Uyuşturucu İle Mücadele Derneği Doğu Anadolu Temsilcisi İdris Demirkıran, ülkede günden güne uyuşturucu kullanımının arttığını ve kullanıcıların yaşlarının düştüğünü belirterek, çok daha ağır ve caydırıcı cezaların getirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[(ELAZIĞ) - Uluslararası Uyuşturucu İle Mücadele Derneği Doğu Anadolu Temsilcisi İdris Demirkıran, ülkede günden güne uyuşturucu kullanımının arttığını ve kullanıcıların yaşlarının düştüğünü belirterek, çok daha ağır ve caydırıcı cezaların getirilmesi gerektiğini söyledi.

Uluslararası Uyuşturucu İle Mücadele Derneği (ULUMED) Doğu Anadolu Temsilcisi İdris Demirkıran, artan uyuşturucu vakaları ve alınması gereken önlemlerle ilgili açıklama yaptı. Demirkıran, şunları söyledi:

"Artan uyuşturucu sürekliliğini görüyoruz"

"Son günlerde yaygın olarak artan uyuşturucu sürekliliğini görüyoruz. Elazığ'da da yerel basında, görsel ve yazılı haberlerde takip ettiğimiz kadarıyla her geçen gün bu uyuşturucu kullanımı artmakta, bunun yanı sıra kullanıcıların yaşları düşmektedir. Dolayısıyla yaptığımız araştırmalarda eşlerin boşanmaları, ailelerin uyumsuzluğu, çocukların aileyle olan uyumsuzluğu ve birbirlerine olan tahammülsüzlüğü, ileride çocukların yeterli olgunluğa ulaşmadığı, çağımızın hastalığı olan insanları kendini doyuramadığı ve insanların doyum noktasına ulaşamadığı bir seviyeye geldi. Bunun yanı sıra özentinin de çok olduğu memleketimizde biliyorsunuz ki çocuklar daima büyüklerini taklit eder, büyüklerin yolundan gider.

''Uyuşturucuyu kolay kazanç yolu olarak görenler cezalardan korkmuyor"

Bu nedenle kolay bir kazanç olduğunu biliyor ve izliyoruz çünkü yapılan çalışmalar sonucunda büyük gelirlerin çoğunun uyuşturucu madde ticaretinden geldiğini biliyoruz. Ne yazık ki yapılan denetimler, yakalanan suçlular ve denetimlerde bir eksiklik veyahut da bir vurdumduymazlık seziyoruz. Çünkü bu yakalama ve eylemler bunlara caydırıcı bir ceza getirmiyor. İçeriden çıkan her kimse paranın bu kadar kolay kazanıldığı bu ortama geri dönüyor. Dolayısıyla bunlar için daha caydırıcı, daha farklı cezalar uygulanmalı. Bu cezaların usul ve uygulama şekillerine gelirsek; bunu en iyi uygulayacak olan devletimiz ve üst mercilerimiz olacağı için, bu karar tamamıyla kendilerine aittir. Mesela bazı suçların para karşılığı veya herhangi bir suçtan dolayı o cezanın paraya çevrilmesi olaylarını biliyoruz. İnsanların kendilerine gelebilmesi için çok daha ağır ve caydırıcı cezaların gelmesi lazım.

"Silahlanma oranın olağanüstü seviyede"

Silahlanma oranının çok arttığına da dikkat çeken Demirkıran, İçişleri Bakanlığı'na çağrıda bulunarak daha fazla denetim talebinde bulundu. Demirkıran, "Bu arada ilimizde ve ülkemizde silahlanma olağanüstü dereceye çıktı. Dolayısıyla bizim Emniyetimizden ve İçişleri bakanlığımızdan silahlanma eylemlerinin çok daha fazla denetlenmesi konusunda ricada bulunuyoruz. Ailelerden de herhangi bir olumsuzluk ve anlaşmazlık halinde işin kolayına kaçıp da aileyi dağıtmamaları konusunda ikaz ediyoruz" dedi.

"Uyuşturucu kullanım yaşı ağzı süt kokan çocuklara kadar düştü"

Avukat Sadin Koç da uyuşturucu kullanımının artması ile adli vakalarda da artış olduğuna dikkat çekti. Yapılan çalışmalarla uyuşturucu kullanım oranı artışının kanalizasyon sularındaki tahlillerde bile ortaya çıktığını ifade eden Koç, şunları söyledi: 

"Uyuşturucu kulanım yaşı maalesef ülkemizde deyim yerindeyse ağzı süt kokan çocuklara kadar düştü. Ve her geçen gün daha kötüye gidiyoruz. Her geçen gün uyuşturucu ve bundan kaynaklı şiddet, intihar ve adli olaylarla karşılaşıyoruz. Ülkemizde çok fazla düştü. Geçenlerde bir köşe yazısı okudum. İstanbul'un iki ilçesinde 2017 yılında Avrupa Birliği tarafından Avrupa ülkelerinde yapılan bir çalışma Türkiye'de de başladı. Atık sulardan, kanalizasyon sularından numune alınarak uyuşturucu kullanımı tespit etmeye yönelik bir inceleme. Dediğim gibi 2017'de İstanbul'un iki ilçesinde başlayan bu uygulama şu anda bir çok ilimizde de yapılıyor ve maalesef Türkiye'de inceleme yapılan her şehirde sonuçlar kötü yani yüksek çıkıyor. Yanlış hatırlamıyorsam en yüksek uyuşturucu kullanımı Denizli'ydi. Artık  İstanbul, İzmir Antalya gibi daha büyük, kozmopolit şehirlerden Anadolu'ya doğru kaymaya başladı uyuşturucu kullanımı."

"Uyuşturucu ile her anlamda mücadele etmek gerekir"

Çocukların uyuşturucudan korunmasında en önemli görevin ailelere düştüğünü ifade eden Sadin Koç, çocukların dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Burada yapılması gereken aileler olarak, anne babalara çok ciddi görevler düşüyor. Çocuklarını takip etsinler. Çocuklarına uyuşturucunun çözüm olmayacağını izah etsinler. Bir çocuk uyuşturucuya neden başlar; arkadaş çevresinden veya yaşadığı bir sorunu giderebileceğini düşünerek başlar. O nedenle aileler olarak biz çocuklarımızla arkadaş olursak bu sıkıntılar giderilecektir. Tabi burada sadece ailelere görev düşmüyor. Okulda öğretmene, kolluk güçlerine vb. insanlara da sorumluluk yükleniyor. Geleceğimizi karartmadan çocuklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına uyuşturucu ile her anlamda mücadele etmek gerekir diye düşünüyorum.

"Uyuşturucuya erişim çok kolay olmuş"

Uyuşturucuya erişim çok kolay artık. Bildiğiniz gibi yasak ama sürekli Elazığ'ın dört bir yanında trafik ve uyuşturucu kontrolleri yapılıyor. Buna rağmen ilimize ve ülkemize nasıl giriyor. Onun üzerinde durmak gerekir. Bence burada kolluk güçlerinin büyük bir eksikliği var. Çok ciddi oranda uyuşturucu madde sevkiyatı var. Her ne kadar kolluk güçleri dönem dönem operasyonlar yapıp ilgilileri göz altına alıyorsa da bunun çok da yeterli olduğunu göstermiyor. Zira Elazığ'daki kullanım oranı ortada. Denetimlerin daha sıkılaştırılması, suçlunun üzerine daha hızlı gidilmesi gerekiyor."

SERRA TAYLAN
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli-49a535ed-b73-9835.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli-49a535ed-b73-9835.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli-49a535ed-b73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/08/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli-49a535ed-b73-9835.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ulumed-dogu-anadolu-temsilcisi-demirkiran-uyusturucu-kullanimi-gunden-gune-artiyor-agir-ve-caydirici-cezalar-getirilmeli/4792/</link>
			<pubDate>Thu, 01 Aug 2024 14:10:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AK Parti Elazığ Milletvekili Nazırlı: "Üzerinde 10 bin 780 TL bulunan vatandaş dilenci değil"</title>
			<description><![CDATA[AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, Elazığ Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda üzerinde 10 bin 780 TL bulunan kişinin dilenci değil Baskil'in Deliktaş köyünde halkın yardımları ile yaşayan biri olduğunu belirterek, "Adamcağızı hem dilenci yapmışlar hem de parasını almışlar. Vali beye durumu izah ettim" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Elazığ Belediyesi Zabıta ekiplerinin yaptıkları dilenci operasyonunda üzerinden 10 bin 780 lira çıkan vatandaş için "Emniyet Müdürlüğü ekiplerimizle birlikte yapmış olduğumuz dilenci çalışmasında Gazi Caddesi üzerinde dilencilik yapan şahıs alınarak karakolumuza getirilmiştir. Yapılan üst araması sonucunda şahsın üzerinde toplamda 10 bin 780 TL para çıkmıştır. Bu para tarafımızca tutanak tutulup kayıt altına alınmıştır. İdari yaptırım tespit tutanağı tutulmuştur" açıklaması yapılmıştı.

"Adamcağızı hem dilenci yapmışlar hem de parasını almışlar"

AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, X hesabından konuyla ilgili yaptığı açıklamada, olayın yanlış anlaşılma olduğunu belirtti. Nazırlı, şunları kaydetti:

"Amca dilenci değil. Zaten videodan görüldüğü üzere kendisini pek ifade edebilecek durumda da değil. Az önce köyün muhtarı beni aradı. Gariban bir vatandaş olduğunu ve elindeki parayı köylülerin yardımı ile toparladığını anlattı. Yani adamcağızı hem dilenci yapmışlar hem de parasını almışlar. Vali beye durumu izah ettim. İlgileniyoruz."


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/07/ak-parti-elazig-milletvekili-nazirli-uzerinde-10-bin-780-tl-bulunan-vatandas-dilenci-degil-36ec42cd-f23-5173.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/07/ak-parti-elazig-milletvekili-nazirli-uzerinde-10-bin-780-tl-bulunan-vatandas-dilenci-degil-36ec42cd-f23-5173.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/07/ak-parti-elazig-milletvekili-nazirli-uzerinde-10-bin-780-tl-bulunan-vatandas-dilenci-degil-36ec42cd-f23-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karsisav.com/images/haberler/2024/07/ak-parti-elazig-milletvekili-nazirli-uzerinde-10-bin-780-tl-bulunan-vatandas-dilenci-degil-36ec42cd-f23-5173.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karsisav.com/ak-parti-elazig-milletvekili-nazirli-uzerinde-10-bin-780-tl-bulunan-vatandas-dilenci-degil/4705/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Jul 2024 22:04:43 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>