Yapay zekânın askerî alanda hangi sınırlar içinde kullanılabileceğine ilişkin tartışmada Anthropic ile Pentagon arasındaki hukuk savaşında kritik bir karar çıktı.
California Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi, Pentagon’un Claude’un geliştiricisi Anthropic’i ulusal güvenlik açısından tedarik zinciri riski olarak nitelendiren kararını hukuka aykırı buldu.
ABD Bölge Yargıcı Rita F. Lin, 59 sayfalık kararında Pentagon’un işlemlerini “yasadışı ve dayanaksız” olarak değerlendirdi. Mahkeme, söz konusu risk tanımının uygulanmasını kalıcı olarak engelledi.
MAHKEME: ANTHROPIC’E GÖRÜŞLERİ NEDENİYLE MİSİLLEME YAPILDI
Mahkemenin kararı yalnız Pentagon’un kullandığı hukuki yetkiye ilişkin değil, ifade özgürlüğü açısından da dikkat çekici.
Yargıç Lin, dosyadaki kayıtların Anthropic’e yönelik işlemlerin şirketin yapay zekâ güvenliği konusundaki görüşlerine karşı hukuka aykırı bir misilleme olduğunu gösterdiğine hükmetti.
Kararda Anthropic’in ABD Anayasası’nın Birinci Değişikliği kapsamındaki ifade özgürlüğü haklarının ihlal edildiği, ayrıca yaptırım öncesinde şirkete yeterli itiraz ve savunma imkânı verilmemesi nedeniyle Beşinci Değişiklik kapsamındaki usul güvencelerinin de ihlal edildiği belirtildi.
Mahkeme ayrıca Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Anthropic’i tedarik zinciri riski ilan etmesinin ilgili yasal düzenlemeyle bağdaşmadığını ve kararın “keyfi ve kaprisli” olduğunu değerlendirdi.
KAVGANIN MERKEZİNDE İKİ KIRMIZI ÇİZGİ VAR
Anthropic ile Pentagon arasındaki anlaşmazlık, ABD ordusunun Claude’u hangi şartlarda kullanabileceği konusunda çıktı.
Pentagon, yapay zekâ şirketlerinden modellerinin “her türlü yasal askerî kullanım” için kullanılabilmesini talep etti.
Anthropic ise iki alanda istisna istedi:
- ABD vatandaşlarına yönelik kitlesel iç gözetim
- İnsan müdahalesi olmadan hedef seçip güç kullanabilen tamamen otonom silah sistemleri
Şirket, günümüzdeki yapay zekâ modellerinin tamamen otonom silah sistemlerinde güvenli biçimde kullanılabilecek kadar güvenilir olmadığını savunuyor. Kitlesel iç gözetimin ise temel haklarla bağdaşmadığını belirtiyor.
Pentagon ise özel şirketlerin askerî operasyonlarda hükümetin teknolojiyi nasıl kullanabileceğini sınırlamasının operasyonel belirsizlik yaratabileceğini savundu. Hükümet, Anthropic’e yönelik işlemin şirketin görüşlerinden değil, sözleşme koşullarında anlaşma sağlanamamasından kaynaklandığını ileri sürdü.
ABD ŞİRKETİNE İLK KEZ UYGULANMIŞTI
Pentagon’un Anthropic hakkında kullandığı tedarik zinciri riski yetkisi de davayı sıra dışı hale getirdi.
Reuters’a göre bu düzenleme esas olarak askerî sistemlerin yabancı sabotaj veya müdahaleden korunması amacıyla oluşturulmuştu ve ABD merkezli bir şirket ilk kez kamuya açık biçimde bu kapsamda risk olarak tanımlanmıştı.
Anthropic, yaptırımın devam etmesi halinde yalnız Pentagon sözleşmelerinin değil, dolaylı etkiler nedeniyle milyarlarca dolarlık işin ve şirket itibarının zarar görebileceğini savunmuştu.
HUKUK SAVAŞI TAMAMEN BİTMEDİ
California’daki karar Anthropic açısından büyük bir hukuki zafer olsa da Washington’daki ayrı süreç devam ediyor.
Anthropic’in, Pentagon’un sivil federal kurumlarla yapılabilecek sözleşmeleri de etkileyebilecek ayrı bir kararına karşı açtığı ikinci dava hâlâ sonuçlanmış değil.
Anthropic kararın ardından yaptığı açıklamada mahkeme kararını memnuniyetle karşıladığını ve ABD’nin ulusal güvenliği için hükümetle yapıcı biçimde çalışmaya devam etmeye odaklandığını bildirdi. Pentagon ise Reuters’ın haberinin yayımlandığı sırada kararla ilgili yorum yapmamıştı.
Dava aynı zamanda yapay zekâ sektörünün önündeki daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Bir yapay zekâ şirketi, devlet müşterisi olsa bile kendi teknolojisinin askerî kullanımına sınır koyabilir mi?
California’daki karar, özellikle OpenAI, Google, Microsoft ve diğer teknoloji şirketlerinin ABD savunma kurumlarıyla yapacağı gelecekteki sözleşmelerde bu tartışmanın hukuki çerçevesi açısından önemli bir örnek oluşturabilir.















