Zafer Partisi'nden fon yolsuzluğu çıkışı: "Gizlenen isimler kimler, kim korunuyor?"
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, borsa ve fon işlemleri üzerinden gündeme gelen yolsuzluk iddialarına ilişkin iktidara sert eleştiriler yöneltti. Kamuoyundan gizlendiğini öne sürdüğü isimlerin açıklanmasını isteyen Karamahmutoğlu, İYİ Parti'nin ittifak çağrısını da değerlendirdi. Karamahmutoğlu, ittifak tartışmalarının fon yolsuzluğu iddialarını gölgelememesi gerektiğini söyledi.
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, partisinin haftalık basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Borsa ve fon işlemlerinde yaşandığını öne sürdüğü yolsuzlukları gündeme taşıyan Karamahmutoğlu, soruşturma kapsamındaki isimlerin ve olası bağlantılarının kamuoyuna açıklanması çağrısı yaptı.
“20 milyar dolarlık maliyet, adeta bir savaşın maliyeti”
Fon yolsuzluğu iddialarının beşinci haftasına girildiğini belirten Karamahmutoğlu, söz konusu işlemlerin maliyetinin 20 milyar dolar olduğunu ileri sürdü.
Bu tutarı ABD ile İran arasındaki savaşın maliyetiyle karşılaştıran Karamahmutoğlu, şunları söyledi:
“AKP hükümetinin yönetimi altında yaşanan borsa yolsuzluğunun maliyeti adeta bir savaşın maliyeti gibi.”
Karamahmutoğlu, yolsuzluk iddialarında adı geçen bazı kişilerin kamuoyundan gizlendiğini ve korunduğunu savundu. İddiaların bütün yönleriyle aydınlatılmasını isteyen parti sözcüsü, sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Ali Emre Ballı'nın ortaklarını sordu
Açıklamasında iş insanı Ali Emre Ballı'nın ölümüne de değinen Karamahmutoğlu, Ballı'nın fon işlemleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen ortaklarının kimliklerinin açıklanmasını istedi.
Karamahmutoğlu, “Fon yolsuzluğunun içinde adı geçen ve intihar eden Ali Emre Ballı'nın gizli ve açık ortakları kimlerdi?” sorusunu yöneltti.
Eski BDDK Başkan Yardımcısı ve eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Taha Çakmak'ın adını da gündeme getiren Karamahmutoğlu, Çakmak'ın görevinden ayrılması, adli kontrolle serbest bırakılması ve mal varlığına tedbir konulmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Karamahmutoğlu, soruşturmanın yalnızca kamuoyuna yansıyan birkaç isimle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.
“Vatandaş sandıkta hesabını soracaktır”
İktidarın yolsuzluk iddiaları karşısındaki tutumunu eleştiren Karamahmutoğlu, devletin denetim ve soruşturma mekanizmalarının eksiksiz işletilmesi gerektiğini belirtti.
“AKP hükümeti vurgunculardan hesap sorulmasının yolunu açmazsa şayet vatandaş hem vurgunculardan hem de onların işbirlikçilerinden sandıkta bu vurgunun hesabını soracaktır.”
Karamahmutoğlu ayrıca sorunun yalnızca İstanbul ve Ankara'daki gelişmeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek kamu kurumlarının tamamını sorumluluk almaya çağırdı.
2028 seçim tartışması: “Erken değil, gecikmiş seçim”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 2028 yılının mart veya nisan ayında seçim yapılabileceğine ilişkin değerlendirmelerine de tepki gösteren Karamahmutoğlu, bu tarihte gerçekleştirilecek bir seçimin erken seçim olarak nitelendirilemeyeceğini savundu.
“2028 yılının Mart ve Nisan ayında yapılacak olan bir seçim erken seçim değil, gecikmiş seçimdir.”
Karamahmutoğlu, seçimin söz konusu tarihlerde yapılmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığının önünü açmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirdi. Muhalefet partilerine de bu yönde alınabilecek bir Meclis kararına destek vermemeleri çağrısında bulundu.
İYİ Parti'nin ittifak çağrısına yanıt: “Fon yolsuzluğunun üzeri örtülmemeli”
Toplantıda Karamahmutoğlu'na, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun milliyetçi ve cumhuriyetçi siyasi partilere yönelik birliktelik çağrısı da soruldu.
İYİ Parti'nin savunduğunu ifade ettiği ilkeleri olumlu karşıladığını belirten Karamahmutoğlu, seçimlere henüz zaman varken ittifak tartışmalarının gündeme taşınmasını gerekli bulmadığını söyledi.
Siyasi partiler arasındaki tartışmaların temel gündem maddelerini geri plana itmemesi gerektiğini vurgulayan Karamahmutoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Yapay olarak başlatılan herhangi bir tartışmanın bu fon yolsuzluğunun üzerini örtmek, dikkatleri oradan kaçırmak için yapılabilecek bir hata olduğunu düşünüyor ve bu hataya düşmemek için herhangi bir polemiğe, ikili bir tartışmaya girmemeyi yeğliyorum.”
Azerbaycan'ın bağımsızlığının 35. yıl dönümünü kutladı
Karamahmutoğlu, toplantının başlangıcında Azerbaycan'ın 18 Ekim Bağımsızlık Günü'nü de kutladı.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî bağlara vurgu yapan Karamahmutoğlu, Türk devletleri arasındaki birlik ve bütünlüğün korunmasının millî sorumluluk olduğunu ifade etti.