Zafer Partili Fikret Artan'dan Ekonomi Yönetimine Eleştiri
Zafer Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Fikret Artan, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen Katılım Finans Zirvesi ve hükümetin ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Artan, zirvenin kamuoyu algısı oluşturma amacı taşıdığını savunarak, ekonomi yönetimini enflasyon, faiz, büyüme, cari açık ve gelir dağılımı başlıklarında eleştirdi.
Artan, Anadolu Ajansı’nın Türkiye Katılım Bankaları Birliği için düzenlenen konferanstaki rolünü eleştirerek, “Bir kamu kuruluşunun vazifesi olmayan bu organizasyon; enflasyon, büyüme ve ekonomi programındaki başarısızlıklara kılıf hazırlama, kamuoyunu yanıltma ve algı oluşturma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır” ifadelerini kullandı.
“Ekonomi Hedeflerinin Tutmamasına Bahane Üretiliyor”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in zirvedeki açıklamalarını değerlendiren Artan, katılım finans üzerinden ekonomide “faizsizleştirme” mesajı verildiğini, ancak bunun rasyonel ekonomik tedbirlerle faizlerin düşürülemediğinin göstergesi olduğunu ileri sürdü.
Mehmet Şimşek’in sunumunda küresel belirsizlikler, İran-ABD-İsrail gerilimi, petrol fiyatlarındaki artış ve jeopolitik risklere geniş yer verdiğini belirten Artan, bunun ekonomi hedeflerinin tutmamasına gerekçe üretme çabası olduğunu savundu.
Artan, “Adeta bir bahane ve algı yönetimi seansı düzenlenmiştir” dedi.
“Dünyada Bir Yılda Yaşanan Enflasyon Türkiye’de Bir Ayda Yaşanıyor”
Türkiye’de enflasyonun küresel gelişmelerden bağımsız olarak yüksek seyrettiğini belirten Artan, yılın ilk aylarındaki enflasyon verilerine dikkat çekti.
Artan, “Dünyada bir yılda gerçekleşecek enflasyon, Türkiye’de bir ayda yaşanıyor” ifadelerini kullanarak, ekonomi programının başlangıcından bu yana dar ve sabit gelirli vatandaşların ağır bedeller ödediğini söyledi.
Hükümetin hayat pahalılığına karşı kalıcı çözüm üretmediğini savunan Artan, vatandaşın market raflarında ürün görmesine rağmen alım gücü düştüğü için bu ürünleri satın alamadığını belirtti.
“Gelir Dağılımı Bozuldu”
Mehmet Şimşek’in gelir dağılımına ilişkin açıklamalarını da eleştiren Artan, asgari ücret ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında kalmasının, gelir dağılımının düzeldiği yönündeki iddialarla çeliştiğini söyledi.
Gelir dağılımının temel göstergelerinden Gini katsayısına dikkat çeken Artan, bu göstergenin 0,38’den 0,41’e yükselmesinin gelir dağılımındaki bozulmayı ortaya koyduğunu ifade etti.
Kamuda Tasarruf Soruları
Artan, ekonomi yönetiminin kamuda tasarruf yapıldığı yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi. Kaç lojman ve aracın satıldığını, yüksek bedelli kiralamalardan kaçının iptal edildiğini ve yurt dışı toplantılarına yapılan seyahatlerin maliyetini soran Artan, “Saray’ın hangi israf kalemlerinden vazgeçildi? Cumhurbaşkanı, kabine üyeleri ve milletvekilleri maaşlarında fedakârlık yaptı mı?” dedi.
Birden fazla maaş alan siyasetçi ve bürokratlara da değinen Artan, bu durumun vicdani olmadığını savundu.
“Üretim Değil, Sıcak Para Ön Plana Çıkarılıyor”
Yeni teşvik paketine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Artan, “varlık barışı” adı altında kaynağı belirsiz paraların ülkeye getirilmesinin teşvik edildiğini iddia etti.
İstanbul Finans Merkezi üzerinden Türkiye’nin transit ticaret ve finans merkezi yapılmak istendiğini belirten Artan, bu modelde üretim, yatırım ve istihdam yerine sıcak para ve finansal hareketliliğin ön plana çıkarıldığını söyledi.
Artan, Türk ekonomisinin 23 yılda ithalata bağımlı hale getirildiğini, reel sektörün, yatırımın, üretimin ve ihracatın zarar gördüğünü savundu.
“Ekonomi Yönetimi Kamuoyunu Yanıltıyor”
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’ın açıklamalarını da eleştiren Artan, büyüme ve ihracat rakamlarına ilişkin kamuoyunda yanıltıcı algı oluşturulduğunu ileri sürdü.
Artan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başlayarak ekonomi yönetimindeki birçok ismin ve TÜİK’in ekonomideki kötü gidişi olduğundan farklı göstermeye çalıştığını savundu.
Fikret Artan, ekonomi yönetimini semt pazarlarına ve esnaf ziyaretlerine birlikte gitmeye ya da herhangi bir televizyon kanalında ekonomiyi tartışmaya davet etti.