Yerelde Eşitlik İçin Katılımcı Eylem Planlama ve Uygulama, Bahar Özden Yerel Yönetim Uzmanı
Kartal Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen '25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yerel yönetimlerde kadınların temsil gücünü artırmayı hedefleyen ve toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadın hakları konularında farkındalık yaratmayı amaçlayan 'Yerelde Eşitlik İçin Mücadele Ediyoruz' paneli ise Soğanlık Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Açılış konuşmasını Aysel Yücel'in yaptığı panele katılan konuşmacılardan Yerel Yönetim Uzmanı Bahar Özden Yerel , ‘Yerelde Eşitlik İçin Katılımcı Eylem Planlama ve Uygulama’ başlıklı konuşmayı gerçekleştirdi.
"Bu iş sadece kadın ve aile hizmetleri müdürlüğünün işi değil. Ulaşımdan tutun az önce örneklerini verdiğimiz; kadınlar nelere erişebiliyor, nasıl erişilebiliyor, ne kadar erişilebiliyor?"
"Daha fazla kadınlara yönelik eşitliği önceleyen hizmetlerin yapılması gerekiyor. Hem temsil anlamında, hem katılım anlamında, hem de farklı hizmetler anlamında. Fakat bunu nasıl yapacağız? Bugün sık sık duyduğumuz gibi bir yerel eşitlik eylem planından bahsediyoruz.
Aslında plan deyince gözünüzü korkutmasın. Hani stratejik planlar, sayfalarca hazırlandıktan sonra raflara kaldırılan, çok fazla okunmayan, arşivlenen, işe yaramayan planlardan bahsetmiyoruz.
Yerel eşitlik eylem planı, katılımcı olmasıyla daha fazla öne çıkan ve daha faaliyetler düzeninde olduğu için bireye yansıması açısından da hem belediyenin hem de sizlerin, yani hemşehrilerin, kadınların tüm bu sürece katılan tüm grupların takip ettiği çok önemli bir örgütlenme ve iletişim aracı aslında.
O yüzden yerel eşitlik planlarını bir yere ayırıyorum. Aslında diğer tüm planların da bu şekilde olması gerekiyor. Ancak bu planların sürekli revize edilerek, sürekli gözden geçirilerek, takip edilerek, yaşayan canlı planlar hâlinde konumlanması gerekiyor. Ve bunun için çalışıyoruz, bunu hedefliyoruz. Bugün de Kartal Belediyesi bunun için siyasi iradeyi ortaya koyarak bir start verdi.
Belediyeler çok önemli kurumlar. Herhangi bir kamu kurumu değil. Öncelikle çok farklı bir bakış açısı var.
Öncelikle yerel siyasetin hayata geldiği, hayat bulduğu bir kurum ve böyle bir siyasi yanı var. Bir tarafı ile hizmet veren bir kurum. İşte yerelde tüm hizmetler yer alıyor, yürütülüyor. Bir tarafta bir iş veren. Türkiye'de özellikle belediyelerin çalışan sayıları düşünüldüğünde belediyelerin aldığı karar, yürüttüğü hizmetlerin ne kadar büyük bir sayındaki insanları etkilediğini düşünebiliriz.
Ve en önemlisi, benim altını özellikle çizmek istediğim nokta: Aslında toplumsal bölüşümün çok önemli bir örgüsü olması.
Bugün de 25 Kasım Uluslararası Kadına Şiddete Karşı Mücadele Günü'nde bir aradayız. Bunu konuşuyoruz ve kadınlara yönelik şiddetin, kadınlara yönelik baskının aslında altında yatan temel neden eşitsizlik. İşte toplumsal cinsiyetin eşitsizliği. Yüzyıllardır kadınla erkeği farklılaştıran, kadınları kamusal alandan eve hapseden Elfin Hanım da bahsettiği gibi evdeki tüm bakım yükünü kadınların sırtına yükleyip bunu onların geleneksel rolü hâline getiren toplumsal cinsiyet eşitsizliği aslında bugün yaşadığımız kadın cinayetlerinde en temel nedeni.
Ama bu dönüşümü sağlamak, bu eşitliği sağlamak kolay bir şey değil. Hem zihniyetlerde, hem uygulamada, hem de siyasette her alanda belli bir dönüşüme ihtiyacımız var. Ve bu tek başına bir belediyenin irade gösterilmesiyle de gerçekleşmesi mümkün değil. Bu iradenin hem belediyenin farklı düzeylerinde, şöyle düşünmek lazım: Belediyeler yerel yönetim olarak aslında 3 temel alana hâkim olması gerekiyor. Bu 3 temel alanı kapsıyor. Bunlardan en temel alan siyasi alan, siyasetçilerin işte karar alıcıların pozisyonu ve siyasetçilerin farklı bir rolü ve öncelikleri var. Onun altında teknik bir bilgiye sahip teknik alan var. Yapılması gerekeni, olması gerekeni, işte mühendislik bilgisiyle, sosyoloji bilgisiyle tüm bu kayıtlı ve teorik bilgilerle beslenen bir teknik grup var. Bir de saha var, aslında sizler varsınız. Bu üç düzey birbirinden kopuk olduğu zaman çok ciddi ve hatta altında kalkılamayan sorunlar ortaya çıkıyor. Ama tam tersi bu üç düzey yani siyasi düzeyde, teknik düzeyde, sahayla da buluşunca muhteşem işler ortaya çıkıyor.
Bu yerel eşitlik eylem planının bu anlamda üçlü birleştirmeyi sağlayacak önemli bir, az önce de söylendiği gibi önemli bir örgütlenme ve iletişim aracı. Çünkü bugün sabahtan burada önceki programda aslında benzer bir toplantıyı belediye meclis salonunda gerçekleştirdik. Belediye Başkanımızla, meclis üyelerimizle ve genel müdürlerle. Çünkü bu işin bir iç paydaş yani bir belediye tarafı var. Bir de dış paydaş sizler varsınız. Sahada yaşayan hemşehriler, tüm gruplar var.
**Bu eylem planının her iki taraftan da sahiplenmesi bu anlamda çok önemli. Siyasi irade konuyor. Evet, ama teknik düzeyde. Çünkü bu iş sadece kadın ve aile hizmetleri müdürlüğünün işi değil. Ulaşımdan tutun az önce örneklerini verdiğimiz; kadınlar nelere erişebiliyor, nasıl erişebiliyor, ne kadar erişebiliyor? Tüm bu soruların cevapları aslında müdürlüklerde. İlçe Belediyesi olduğu için ulaşım yok ama parklar var, fen işleri var. Bütün bu kaldırımlar, rampalar, yüksek kaldırımlar, altyapı ondan sonra temizlik.
Bunlardan en fazla etkilenen kadınlar en başta. Parklar en görünür ve hayatımızda yer alan yerler olduğu için özellikle yaşlılar ve çocuklu kadınlar açısından. Katılımcılık, burada çok çok merkezi bir noktaya oturuyor. Yani bu eylem planı masa başında yapılabilecek bir döküman değil. Şimdi ben çok kısa hani adımlarından bahsetmek istiyorum. Kısaca onu toparlayacağım. Bir mevcut durum analizi aşaması var ki buraya ben çok daha kalıbalık, farkı yaş grupları farklı sivil toplum örgütleri ve burada yaşayan kartal belediyesinde yaşayan tüm sivil aktörleri kamu kurumlarının katılımıyla bu mevcut durumu ortaya çıkarmak ve aksayan yerler sorunlara birlikte karar vermek, birlikte katılmak. Bunun öneminin altını çizmek istiyorum. Bu yerel eşitlik eylem planı ancak o zaman yaşayan, anlamlı bir eylem planı oluyor. Ve uygulama süreci yine aynı şekilde, bunun izlemesini değerlendirmesini yapmak ve geri bildirimlerini yapmak, takipini yapmak aslında hemşehrilerin en önemli görevidir."