YENİ Parti'den "çerçeve yasa"ya ek görüş: "TBMM sürecin merkezi olmaktan çıkarılıyor"

YENİ Parti'nin TBMM Adalet Komisyonu üyeleri, "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin ek görüş sundu. Teklifin yalnızca güvenlik ve silah bırakma ekseninde kaldığını savunan YENİ Parti, demokratikleşme, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve temel haklara ilişkin kapsamlı düzenlemeler yapılmasını istedi. Ek görüşte, "TBMM'yi pasif kılan yaklaşım yerinde değildir" değerlendirmesine yer verildi.

(TBMM) - YENİ Parti Adalet Komisyonu üyeleri Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer ve Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin ek görüş hazırladı.

Ek görüşte, toplumsal bütünleşmenin yalnızca terör örgütünün silah bırakması üzerinden ele alınamayacağı belirtilerek, demokratikleşme, hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler ile yargı bağımsızlığı alanlarında da kapsamlı adımlar atılması gerektiği savunuldu.

"TBMM sürecin merkezi olmaktan çıkarılıyor"

YENİ Parti'nin en temel eleştirilerinden biri, kanun teklifinde TBMM'nin konumuna ilişkin oldu.

Ek görüşte, teklifin Meclis'i çözümün ana muhatabı ve karar merkezi olmaktan çıkardığı, bunun yerine siyasi etkiye açık olduğu savunulan bürokratik mekanizmaları öne çıkardığı ileri sürüldü.

Teklifte öngörülen "İzleme Komisyonu"nun TBMM'ye aktif bir yönetici ve karar verici rol vermediği belirtilerek, Meclis'in daha çok süreci izleyen bir konuma getirildiği ifade edildi.

YENİ Parti milletvekilleri, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda uzlaşıyla oluşturulan önerilerin yalnızca bir bölümünün kanun teklifine yansıtıldığını da savundu.

Ek görüşte, "Analar ağlamasın, sıvasız evlerin duvarında şehit feryadı yankılanmasın" yaklaşımının takipçisi olunduğu belirtilirken, kalıcı çözümün yalnızca silah bırakma, belirli şartlarda ceza ertelemesi ve bürokratik karar mekanizmaları üzerinden kurulamayacağı ifade edildi.

"TBMM etkisiz hale getirildi"

Ek görüşte, TBMM'nin özellikle 2018 yılındaki sistem değişikliğinin ardından yasama süreçlerinde giderek etkisizleştiği ileri sürüldü.

28'inci Dönem'de çıkarılan 138 kanunun komisyon süreçlerinde çok sınırlı değişiklik gördüğü, muhalefetin sunduğu bazı önerilerin dikkate alınmadığı savunuldu.

Metinde, 2023 Haziran ile 2026 Temmuz arasındaki dönemde komisyonlarda görüşülmeyi bekleyen kanun teklifi sayısının 3 bin 519 olduğu da belirtildi.

"Kürt sorunu demokratikleşmeden bağımsız ele alınamaz"

YENİ Parti milletvekilleri, Kürt sorununun demokratikleşme, hukuk devleti ve ekonomik sorunlardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu.

Ek görüşte, özgürlüklerin üniter devlet yapısı ve laik Cumhuriyet ilkesi içerisinde genişletilmesi gerektiği belirtilerek; ifade ve basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı, siyasi katılım ile yargı bağımsızlığı alanlarında adımlar atılması istendi.

"Teklif güvenlik eksenine sıkıştırılmış"

Ek görüşte kanun teklifinin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortaya koyduğu daha geniş kapsamlı önerileri karşılamadığı savunuldu.

Toplumsal barışın yalnızca terör örgütünün silah bırakması, belirli şartlarla ceza ertelemesi veya süreçte görev yapacak kişilere yönelik hukuki güvenceler üzerinden sağlanamayacağı belirtilerek, demokratikleşmeye ilişkin önerilerin de kanun teklifine eklenmesi istendi.

Kayyum uygulamasına değişiklik önerisi

YENİ Parti'nin ek görüşünde yerel yönetimlere ilişkin dikkat çeken önerilere de yer verildi.

Görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının yerine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanması uygulamasının değiştirilmesi istenirken, belediye başkanlığının boşalması halinde yeni başkanın belediye meclisi tarafından seçilmesini sağlayacak düzenleme yapılması önerildi.

Seçimlere ilişkin uyuşmazlıklarda Yüksek Seçim Kurulu'nun yetkisinin açık biçimde güvence altına alınması ve adli yargının seçim sonuçlarına müdahale etmesinin önüne geçilmesi de ek görüşteki öneriler arasında yer aldı.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı genişletilsin

Ek görüşte 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun da yeniden ele alınması istendi.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını sınırlandırdığı belirtilen hükümlerin demokratik toplum düzeninin gerekleri doğrultusunda değiştirilmesi önerildi.

YENİ Parti milletvekilleri ayrıca şiddet içermeyen fiillerin "terör suçu" kapsamında değerlendirilmemesi ve ifade özgürlüğü içerisinde kalan eylemlerin cezalandırılmaması gerektiğini savundu.

Duruşmaların TRT'den yayınlanması önerildi

Ek görüşte yargılamaların kamuoyuna açıklığı konusunda da yeni bir öneri yer aldı.

Sanık, mağdur veya tanıkların rızasının bulunması halinde kovuşturma aşamasındaki duruşmaların TRT tarafından yayınlanabilmesi ve yayınların internet ortamından erişilebilir hale getirilmesi önerildi.

TCK'daki dört düzenleme için değişiklik talebi

YENİ Parti milletvekilleri ceza hukukunda da bir dizi değişiklik önerdi.

Ek görüşte;

TCK'nın 216'ncı maddesindeki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçunun yeniden düzenlenmesi,

TCK 217/A'daki "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun değiştirilmesi,

örgüt propagandası ve yardıma ilişkin hükümlerin ifade özgürlüğü açısından yeniden ele alınması,

TCK'nın 299'uncu maddesindeki "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunun kaldırılması

talep edildi.

İdare ve gözlem kurulları ile kayyum uygulamasına eleştiri

Cezaevlerindeki idare ve gözlem kurullarının kararlarının objektif kriterlere bağlanması ve yargısal denetime açık hale getirilmesi de ek görüşte yer alan öneriler arasında bulunuyor.

Terör gerekçesiyle görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının yerine kayyum atanması uygulamasının da seçmen iradesi ve yerel demokrasi çerçevesinde yeniden düzenlenmesi istendi.

"TBMM'yi pasif kılan yaklaşım yerinde değil"

Ek görüşün sonuç bölümünde ise sürecin kapsamlı bir demokrasi paketiyle desteklenmesi çağrısı yapıldı.

YENİ Parti milletvekilleri, çözüm sürecinin yalnızca terör örgütü ve güvenlik bürokrasisi arasındaki dar bir alana sıkıştırılmasının kalıcı toplumsal barış sağlamayacağını savundu.

Ek görüşte şu değerlendirmeye yer verildi:

"Demokrasi, tek bir alana veya dar bir tanıma indirgenemeyecek kadar çok boyutlu bir kavramdır."

Sürecin koşullara ve belirsiz bir takvime bağlanmasına da itiraz edilen ek görüşte, TBMM'nin daha etkin olduğu, demokratikleşme ve hukuk devleti alanlarını kapsayan çok boyutlu bir yaklaşım benimsenmesi istendi.

Kaynak: Ogün AKKAYA

Özgür Özel çerçeve yasa imza