Ümit Özdağ: Fon manipülasyonu seçimleri kökten etkileyecek
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İzmir İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında ekonomi, fon soruşturması, dış politika, erken seçim tartışmaları, ittifaklar ve sığınmacı politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Özdağ, Türkiye’nin ağır bir ekonomik krizden geçtiğini savunarak, mevcut tablonun 2001 ekonomik kriziyle kıyaslanamayacak ölçüde ağır olduğunu öne sürdü.
“2001’deki ekonomik kriz bunun yanında küçük bir meltem gibi kalıyor” diyen Özdağ, son dönemde gündeme gelen fon krizinin ekonomik ve siyasi sonuçlarının uzun süre devam edeceğini söyledi.
“Fon manipülasyonu seçimleri kökten etkileyecek”
Fonlara yatırım yapan yüz binlerce kişinin devletin denetimine güvenerek hareket ettiğini belirten Özdağ, yatırımcıların uğradığı zararın sorumlularından tahsil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Özdağ, fon krizinin yalnızca ekonomik değil, siyasi sonuçlarının da olacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu fon manipülasyonu da ister 2027’de yapılsın, ister 2028’de; bundan sonraki seçimleri kökten etkileyecek süreçlerden bir tanesi olacaktır.”
Mağdurların zararının genel bütçeden karşılanmasına karşı çıkan Özdağ, “Devlet çalınan paraları bulacak ve sahiplerine iade edecek. Bu zarar bütün vergi mükelleflerine yayılamaz” dedi.
Hakan Fidan’a Husi politikası üzerinden tepki
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Husilere yönelik açıklamalarını da eleştiren Özdağ, Türkiye’nin Yemen merkezli olası bir çatışmaya sürüklenmemesi gerektiğini savundu.
Özdağ, “Dışişleri Bakanımız kendisini savaş bakanı ilan etti” ifadelerini kullanarak Fidan’ın açıklamalarının Türkiye-İran ilişkileri açısından da sonuçları olabileceğini ileri sürdü.
Türkiye’nin Orta Doğu politikasının “barış ve istikrarı teşvik etmesi gerektiğini” söyleyen Özdağ, ekonomik iş birliklerini önceleyen bir dış politika izlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Okullardaki şiddete ilişkin “erken uyarı sistemi” önerisi
Özdağ, okullardaki şiddet olaylarına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta sorunun yalnızca eğitim sistemiyle açıklanamayacağını söyledi.
Televizyon dizileri, çeteler, ekonomik sorunlar ve aile yapısındaki bozulmanın gençlerde şiddeti besleyebileceğini ifade eden Özdağ, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında bir “erken uyarı ve ihbar sistemi” kurulmasını önerdi.
Belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişlerine tepki
Muhalefet belediyelerinin siyasi ve hukuki baskı altında olduğunu savunan Özdağ, bazı belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişlerini de eleştirdi.
Özdağ, parti değiştiren belediye başkanlarının “ağır siyasi baskılardan kaçmak zorunda hissettiklerini” ileri sürdü.
“2027 seçiminin 2028’e ertelenme riski konuşuluyor”
Seçim takvimine ilişkin de konuşan Özdağ, Ankara’da erken seçim tartışmalarının sürdüğünü söyledi.
Özdağ, “Fon krizinden sonra 2027 ilkbaharında yapılması planlanan bir seçimin 2028’e ertelenme riski olduğundan Ankara’da daha fazla bahsedilir oldu” dedi.
Seçim yasasında değişiklik yapılabileceğini söyleyen Özdağ, olası ittifaklara ilişkin ise Atatürk Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerini savunan partilere açık olduklarını belirtti.
“Birleşeceksek Atatürk’te birleşelim” diyen Özdağ, “Atatürk’te birleşme konusunda samimi olan bütün siyasi partilere kapımız açık” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlık verilen yabancılarla ilgili açıklama
Sığınmacılar ve sonradan vatandaşlık verilen yabancılara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, hukuka aykırı şekilde verilen vatandaşlıkların iptal edileceğini söyledi.
Özdağ, Türkiye’deki Suriyeli nüfusa ilişkin resmi rakamları da sorgulayarak mevcut sayıların gerçeği yansıtmadığını savundu. Türkiye’ye “bir Balkan ülkesinin nüfusu kadar” yabancının vatandaş olarak getirildiğini ileri sürdü.
Karşı Sav Haber Merkezi