☰
✕

Ümit Özdağ'dan hukuk devleti, fon soruşturması ve Yemen açıklaması: "Türk askerinin Suudi Kralı için dökülecek kanı yok"

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevinde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada yargı uygulamalarını eleştirdi. Halk TV'ye kayyum atanmasına tepki gösteren Özdağ, fon soruşturmasında şeffaflık çağrısı yapan MHP lideri Devlet Bahçeli'nin iktidar üzerindeki etkisini kullanması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin Yemen'e asker göndermesine de karşı çıkan Özdağ, bu politikanın ABD ve İsrail'in çıkarlarına hizmet edeceğini savundu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Ankara'daki Sincan Cezaevinde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyaret ettikten sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

14 Ekim 2026 tarihli açıklamasında Türkiye'deki yargı uygulamalarını, Halk TV'ye yönelik operasyonu, fon soruşturmasını ve Yemen'e asker gönderilmesi tartışmalarını değerlendiren Özdağ, iktidara çeşitli eleştiriler yöneltti.

“Türkiye artık bir hukuk devleti değildir”

Tanju Özcan'ı ikinci kez cezaevinde ziyaret ettiğini belirten Özdağ, önceki görüşmeye kıyasla sağlık durumunu ve moralini daha iyi bulduğunu söyledi.

Özcan'ın yaklaşan duruşmadan beraat beklentisi içinde olduğunu aktaran Özdağ, muhalif siyasetçilere ve basın kuruluşlarına yönelik yargı uygulamalarını eleştirdi.

Özdağ, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarına ilişkin düzenlemelerin muhalefeti susturmak amacıyla kullanıldığını ileri sürdü.

Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasına dikkat çeken Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye artık bir hukuk devleti değildir. Kendi koyduğu kanunları bile uygulamada sıkıntı çekilmektedir. Anayasa Mahkemesinin kararları uygulanmamaktadır.”

Özdağ, hukuk devleti ve demokratik kurumların yeniden güçlendirilmesi gerektiğini savunarak siyasi değişimin seçim yoluyla gerçekleşmesini istediklerini belirtti.

Halk TV'ye kayyum atanmasına tepki

Özdağ, Halk TV'ye yönelik operasyon hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 14 Ekim sabahı başlatılan soruşturma kapsamında 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, 11 kişinin gözaltına alındığı açıklandı. Kanalın yayınları durdurulurken Cafer Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere el konularak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı.

Başsavcılık, soruşturmanın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddialarıyla ilgili olduğunu bildirdi.

Operasyonu eleştiren Özdağ, işlemin Ekrem İmamoğlu'nun savunmalarının başladığı gün yapılmasının siyasi bir mesaj niteliğinde olduğunu ileri sürdü.

Bir yayın organında suç işlendiği iddiası varsa bunun soruşturulabileceğini belirten Özdağ, yayınların durdurulmasının ise basın özgürlüğü bakımından sorgulanması gerektiğini savundu.

Özdağ, operasyonu muhalif medya üzerindeki baskıların bir parçası olarak değerlendirdi.

“Bahçeli isterse fon soruşturmasının şeffaf yapılmasını sağlayabilir”

Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin fon soruşturmasına ilişkin şeffaflık çağrısını da değerlendirdi.

Bahçeli'nin iktidar üzerindeki siyasi etkisinin güçlü olduğunu savunan Özdağ, açıklamaların somut girişimlerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Sayın Bahçeli'nin iktidar üzerindeki gücü düşünüldüğünden de kapsamlı ve büyük bir güç. Eğer Bahçeli isterse fon yolsuzluğu soruşturmasının şeffaf yapılmasını sağlayabilir.”

Özdağ, Bahçeli'nin bu konuda atacağı adımların önümüzdeki günlerde görüleceğini belirtti.

Fon soruşturmasında siyasi konumlara göre farklı uygulamalar bulunduğunu ileri süren Özdağ, iktidarla ilişkili isimlerin muhalefetteki kişilere kıyasla daha farklı muamele gördüğünü iddia etti.

Soruşturmadaki olası sorumlulukların siyasi ayrım yapılmaksızın ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.

“Yemen politikası Amerikan ve İsrail devletinin aklıdır”

Türkiye'nin Yemen'deki çatışmalara askerî olarak dahil edilmesi ihtimaline de karşı çıkan Özdağ, bu yaklaşımın Türkiye'nin güvenlik öncelikleriyle örtüşmediğini savundu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelede önemli fedakârlıklar yaptığını belirten Özdağ, Türkiye'nin başka bir ülkedeki çatışmalara dahil edilmesini eleştirdi.

Özdağ, Yemen'e asker gönderilmesi ihtimalini Suudi Arabistan'ın güvenlik politikaları ve ABD'nin bölgesel hedefleriyle ilişkilendirerek şu ifadeleri kullandı:

“Yemen politikası da İsrail ve Amerikan devletinin aklıdır.”

Mekke Savunma İttifakı'nı da eleştiren Özdağ, Türkiye'nin bölgedeki askerî gerilimin tarafı hâline gelmemesi gerektiğini söyledi.

Özdağ'ın bu değerlendirmeleri, söz konusu politikanın ABD ve İsrail tarafından yönlendirildiğine ilişkin siyasi görüşlerini yansıtıyor.

Kızıldeniz'deki Türk ticaret gemileri için uyarı

Özdağ, Türkiye'nin Yemen'deki Husilere karşı askerî faaliyetlere katılmasının deniz ticareti bakımından da riskler doğurabileceğini ileri sürdü.

Türkiye'nin Asya ile deniz ticaretinin önemli bir bölümünün Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz güzergâhından gerçekleştiğini belirten Özdağ, askerî katılım hâlinde Türk ticaret gemilerinin saldırı hedefi olabileceği uyarısında bulundu.

Böyle bir gelişmenin Türkiye'nin dış ticaretini olumsuz etkileyebileceğini savundu.

Trump'ın sözlerine yanıt: “Kendileri savaşsınlar”

Özdağ'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan Yemen konusunda askerî destek isteyebileceği yönündeki açıklamaları da soruldu.

Trump, 13 Ekim'de gazetecilerin sorularını yanıtlarken Erdoğan ile yakın ilişkisine vurgu yapmış ve Türkiye'den destek istemeyi değerlendirebileceğini söylemişti.

Özdağ, Trump'ın sözlerine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Eğer Husilere karşı savaşılacaksa bunu Amerikalılar ve İsrailliler kendileri yapsınlar. Türk askerinin kanı Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğü veya Suudi ailesinin serveti için dökülemez.”

Özdağ, Türkiye'nin Yemen'de doğrudan askerî çatışmaya girmesine karşı olduğunu yineledi.

Türkiye'nin Yemen'e asker gönderme kararı açıklanmadı

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kapsamı ve olası askerî yükümlülükleri son günlerde siyasi tartışmaların odağında bulunuyor.

Muhalefetten çeşitli isimler Türk askerinin Yemen'e gönderilmesine karşı çıkarken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suudi Arabistan'ın savunmasına askerî destek verilmesi gerektiğini savunmuştu.

Bununla birlikte Türkiye'nin Yemen'de doğrudan muharip operasyonlara katılacağına ilişkin resmî bir karar açıklanmış değil.

Suudi Arabistan'ın savunmasına destek verilmesi ile Türk askerinin Yemen topraklarında savaş faaliyetlerine katılması, kapsamı ve hukuki sonuçları bakımından farklı durumlar oluşturuyor.

hukuk devleti Yemen fon soruşturması Ümit Özdağ Ümit Özdağ