Ümit Özdağ'dan fon krizi açıklaması: "Bu para kaybolmadı, çalındı"
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Kocaeli'de düzenlediği basın toplantısında fon soruşturmasına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Özdağ, fon krizinin devlet kurumları açısından sürpriz olmadığını öne sürerek, 'Bu para kaybolmadı. Bu para çalındı. Bu çalınan paranın geri verilmesi gerekiyor' dedi. Yapıştırılan markdown
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kocaeli’de gerçekleştirdiği basın toplantısında ekonomi, fon soruşturması, sanayisizleşme, seçim tarihi, ittifaklar ve anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ’ın açıklamalarının önemli bölümünü kamuoyunda tartışılan fon soruşturması oluşturdu.
“Fon krizi yönetenler için sürpriz olmadı”
Özdağ, vatandaşların büyük bölümü açısından beklenmedik olduğunu söylediği fon krizinin ekonomi yönetimi ve ilgili kamu kurumları açısından sürpriz olmadığını ileri sürdü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Şubat 2025’te konuya ilişkin bir evrak bulunduğunu öne süren Özdağ, buna rağmen müdahalenin geciktiğini savundu. Özdağ, sürecin 20 milyar doları aşan bir maliyete ve 500 binden fazla kişinin zarar görmesine yol açtığını iddia etti.
Özdağ şu ifadeleri kullandı:
“Bu fon krizi Türkiye’yi yönetenler için bir sürpriz olmamıştır.”
“Bu para kaybolmadı, çalındı”
Soruşturmanın yalnızca sorumluların belirlenmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyleyen Özdağ, kaybedilen paranın geri alınması gerektiğini savundu.
Özdağ, mağdurların büyük bölümünün küçük yatırımcı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu para kaybolmadı. Bu para çalındı. Bu çalınan paranın geri verilmesi gerekiyor.”
Özdağ, zararın toplumun geneline yüklenmemesi gerektiğini, ancak devletin güvence verdiği kurumlarda yatırım yaptığını düşündüğünü söylediği mağdurların da yalnız bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Fatma Betül Sayan Kaya iddiası hakkında konuştu
Özdağ, eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2,2 milyar TL ödediği yönündeki haberleri de gündeme getirdi.
Söz konusu ödemenin hangi makama yapıldığına ve Hazine’ye yatırıldığına ilişkin kamuoyuna sunulmuş bir belge görmediklerini belirten Özdağ, haberlerin kaynağının açıklanmadığını söyledi.
Zafer Partisi Genel Merkezi’nde soruşturmayı takip etmek üzere bir komisyon oluşturduklarını da açıklayan Özdağ, komisyonun gelişmeleri yakından izleyeceğini belirtti.
“Türk ekonomisine ağır zarar verdi”
Özdağ, fon krizinin Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğine de zarar verdiğini savundu.
Uluslararası basında konuya ilişkin çok sayıda haber çıktığını söyleyen Özdağ, yaşananların yabancı sermaye açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını ileri sürdü.
Özdağ:
“Bir açgözlü çete, kişisel menfaatleri için Türk milletine ağır zarar vermiştir, Türk ekonomisine ağır zarar vermiştir.”
ifadelerini kullandı.
Eski SPK Başkanı hakkında açıklama
Özdağ, konuşması sırasında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığı yönünde bir haber aldığını da söyledi.
Kamu kurumlarına duyulan güvenin yeniden sağlanabilmesi için sürecin parçası olan herkesin hesap vermesi gerektiğini savunan Özdağ, soruşturmayı yakından takip edeceklerini belirtti.
“Sanayisizleşme son on yılların meselesi”
Basın toplantısında Türkiye’de sanayisizleşme tartışmalarına da değinen Özdağ, Türk sanayicisinin yüksek faiz, pahalı yatırım alanları ve Türk lirasının değer seviyesi nedeniyle uluslararası rekabette zorlandığını söyledi.
Tekstil sektöründen örnek veren Özdağ, bazı üreticilerin Mısır, Fas, İspanya, İtalya ve Balkan ülkelerine yöneldiğini belirtti.
Devlet Planlama Teşkilatı’nın 2011 sonrasında kapatılmasını eleştiren Özdağ:
“Devlet Planlama Teşkilatı’nın kapatılmasıyla ekonominin stratejik aklı ortadan kalkmıştır.”
dedi.
Zafer Partisi’nin iktidara gelmesi halinde ilk işlerinden birinin Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kurmak olacağını söyledi.
İsviçre’de banka hesabı iddiasına açıklık getirdi
Daha önce bir devlet görevlisinin İsviçre’deki bir bankaya fon geliri göstererek para aktarmaya çalıştığını söylediği hatırlatılan Özdağ, kendisine ulaşan bilgide isim veya makam bulunmadığını açıkladı.
Özdağ:
“Bende bir isim veya makam yok. Olsaydı paylaşırdım.”
dedi.
“Seçimin ne zaman olacağını kimse bilmiyor”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçimlerin 16 Nisan 2028’de yapılabileceği yönündeki açıklaması da Özdağ’a soruldu.
Özdağ, Uçum’un seçim tarihini belirleme yetkisi bulunmadığını savunarak:
“Recep Tayyip Erdoğan dahil Türkiye’de hiç kimse seçimlerin ne zaman olacağını bilmiyor.”
ifadelerini kullandı.
Özdağ, seçimlerin 2027’de veya 2028’de yapılabileceğini, bunun önümüzdeki dönemdeki siyasi şartlara bağlı olacağını söyledi ve partisinin “seçim yarın olacakmış gibi” çalıştığını belirtti.
İttifak mesajı: “Sistemin doğası ittifakları gerektiriyor”
Olası seçim ittifaklarına ilişkin konuşan Özdağ, mevcut seçim sisteminin benzer düşünen siyasi partileri iş birliğine yönelttiğini söyledi.
Zafer Partisi’nin ittifak konusundaki temel kriterini ise “millî, üniter, laik devlet ve Atatürk Cumhuriyeti” olarak tanımladı.
Özdağ konuşmasının ilerleyen bölümünde:
“Atatürk’e sadık olup Şeyh Said’le el ele yürüyemezsiniz.”
dedi ve partisinin “Atatürk ittifakı” olarak tanımladığı siyasi çizgide yer aldığını söyledi.
Anayasa tartışmalarına tepki
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni anayasa çağrılarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, önceliğin yeni bir anayasa hazırlamak değil, mevcut anayasanın uygulanması olması gerektiğini savundu.
Özdağ:
“Anayasanın değişmediği yeri kalmadı ama esas mesele anayasayı değiştirmek değil, var olan anayasayı uygulamak.”
ifadelerini kullandı.