Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın savunma anlaşmasının tam metni ortaya çıktı: Selçuk Özdağ'dan "tehlikeli" uyarısı
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin teklif TBMM'ye sunuldu. Meclise iletilen 16 maddelik anlaşma, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının bütün taraflara yapılmış sayılmasını, askerî ve lojistik desteği, istihbarat paylaşımını ve ortak savunma mekanizmaları kurulmasını öngörüyor. Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ ise anlaşmanın Türkiye'yi bölgesel çatışmaların içine çekebileceğini savunar
Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi, 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasını taşıyan 2/3961 esas numaralı teklif, esas komisyon olarak Dışişleri Komisyonuna, tali komisyon olarak Milli Savunma Komisyonuna havale edildi.
Teklifin ekinde yer alan 16 maddelik anlaşmanın tam metni, üç ülkenin askerî iş birliği ve karşılıklı savunma konusunda üstlenmeyi öngördüğü yükümlülüklerin ayrıntılarını ortaya koydu.
Bir ülkeye saldırı, bütün taraflara saldırı sayılacak
Anlaşmanın ikinci maddesine göre Türkiye, Pakistan veya Suudi Arabistan'dan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, bütün taraflara yönelik saldırı olarak kabul edilecek.
Taraflar, saldırıya uğrayan ülkeye mevcut imkânları çerçevesinde yardım etmeyi taahhüt ediyor.
Ancak sağlanacak yardımın kapsamı ve niteliği, ihtiyaçların değerlendirilmesi ve ülkelerin yetkili makamlarının kararları doğrultusunda belirlenecek.
Anlaşmanın genel gerekçesinde, ortak savunma mekanizmasının otomatik olarak işlemeyeceği, kararların taraflar arasında yapılacak istişareler sonucunda mutabakatla alınacağı belirtiliyor.
İstihbarat, mühimmat ve askerî lojistik desteği
Anlaşmanın dokuzuncu maddesi, üç ülke arasında güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımını düzenliyor.
Onuncu maddede ise savaşta, barışta ve olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer askerî teçhizatın sağlanmasına yönelik lojistik destek öngörülüyor.
Altıncı maddede ortak askerî eğitimler, tatbikatlar, personel değişimi ve askerî konuşlanma faaliyetleri; yedinci maddede ise savunma teknolojilerinin paylaşılması, ortak araştırma-geliştirme ve üretim çalışmaları yer alıyor.
Ortak savunma komitesi kurulacak
Anlaşmayla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulması öngörülüyor.
Komite yılda iki kez toplanacak. Ülke liderleri de gerekli görülmesi halinde yılda bir kez bir araya gelebilecek.
Komiteye hizmet verecek sekretaryanın merkezi Suudi Arabistan'da bulunacak. Genel sekreterlik görevi üç ülke arasında üçer yıllık dönemlerle dönüşümlü yürütülecek. İlk genel sekreter Pakistan vatandaşı olacak.
Anlaşmadan çıkış için 10 yıllık süre
Anlaşmanın 16'ncı maddesine göre metin, son onay belgesinin sekretaryaya teslim edilmesiyle yürürlüğe girecek ve süresiz olarak geçerli olacak.
Taraf ülkeler, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra, diğer taraflara en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak anlaşmadan çekilebilecek.
Çekilme öncesinde üzerinde anlaşmaya varılmış ve devam eden faaliyetler ise bundan etkilenmeyecek.
Selçuk Özdağ: “Bu anlaşma tehlikeli”
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada anlaşmaya tepki gösterdi.
Milletvekillerinin ve siyasi parti gruplarının anlaşmaya ilişkin gelişmeleri basından öğrendiğini ileri süren Özdağ, Meclisin yeterince bilgilendirilmediğini savundu.
Anlaşmanın Suudi Arabistan'ın güvenliğine hizmet ettiğini öne süren Özdağ, Türkiye'nin bölgesel gerilimlere ve özellikle Yemen'deki Husilerle bağlantılı çatışmalara çekilebileceği yönündeki endişelerini dile getirdi.
Özdağ, “Türkiye, başkalarının stratejisine, başkalarının taktiksel hamlelerine hizmet etmeyecek kadar büyük bir devlettir” diyerek anlaşmayı tehlikeli olarak nitelendirdi.
Özdağ'ın açıklamaları anlaşmanın bölgesel sonuçlarına ilişkin siyasi değerlendirmeleri niteliğinde.
Resmî gerekçede NATO ve bölgesel güvenlik vurgusu
Kanun teklifinin genel gerekçesinde anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığı ve savunma amaçlı olduğu belirtildi.
Türkiye'nin NATO üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerinin etkilenmeyeceği, diğer uluslararası anlaşmaların geçerliliğini koruyacağı ifade edildi.
Gerekçeye göre Mekke Anlaşması, Orta Doğu'da ortak güvenlik anlayışını geliştirmeyi, bölgesel tehditlere karşı caydırıcılığı artırmayı ve savunma sanayisinde iş birliğini derinleştirmeyi amaçlıyor.
Onay süreci Mecliste devam edecek
Anlaşmanın onaylanmasına ilişkin üç maddelik kanun teklifi, Dışişleri Komisyonunda görüşülecek.
Komisyon sürecinin ardından Genel Kurulda ele alınması beklenen teklif henüz yasalaşmış değil.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için taraf ülkelerin kendi onay süreçlerini tamamlaması gerekiyor.
Karşı Sav Haber Merkezi
Kaynaklar: TBMM – Savunma anlaşması, Selçuk Özdağ'ın tam konuşma tutanağı ve TBMM 2/3961 esas numaralı teklif, özellikle 6–12. sayfalar.