TÜİK ve UN Women ortak raporu: Türkiye'de kadınlar eğitimde ilerliyor, istihdam ve temsilde eşitsizlik sürüyor

TÜİK ile UN Women Türkiye'nin ortak hazırladığı 'Türkiye'de İstatistiklerle Kadın 2025' raporu, kadınların eğitim ve yaşam süresi göstergelerinde ilerleme kaydettiğini, buna karşın işgücüne katılım, karar alma mekanizmalarında temsil, yoksulluk ve şiddet alanlarında eşitsizliklerin sürdüğünü ortaya koydu.

Rapora göre Türkiye nüfusu 2025 itibarıyla 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. Nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini erkekler oluşturdu. Kadınlarda toplam doğurganlık hızı 2001’de 2,38 çocuk iken 2024’te 1,48’e geriledi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı ise 2014’te 25,5 iken 2024’te 27,3’e yükseldi.

Sağlık göstergelerinde kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı görüldü. 2022-2024 döneminde doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl olarak hesaplandı. Ancak doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl ile erkeklerin 58,9 yıllık seviyesinin altında kaldı. 2024’te anne ölüm oranı ise 100 bin canlı doğumda 11,5 olarak açıklandı.

Eğitim alanında kadınların ortalama eğitim süresi artış gösterdi. 25 yaş ve üzeri kadınlarda ortalama eğitim süresi 2011’de 6,4 yıl iken 2024’te 8,8 yıla çıktı. Aynı yaş grubunda en az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 88,3 olarak ölçüldü. Buna karşın 25 yaş ve üzeri kadınlarda okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 5,1 olurken, bu oran erkeklerde yüzde 0,8’de kaldı.

Rapora göre kadınlar işgücü piyasasında erkeklerin gerisinde kalmayı sürdürdü. 2024’te 15 yaş ve üzeri kadınlarda işgücüne katılma oranı yüzde 36,8, istihdam oranı yüzde 32,5 oldu. Erkeklerde ise işgücüne katılım oranı yüzde 72, istihdam oranı yüzde 66,9 olarak kaydedildi. Avrupa Birliği üyesi 27 ülkede kadın istihdam oranının yüzde 70,8 olması, Türkiye’deki farkı daha görünür hale getirdi. Kadınlarda çalışma hayatında kalma süresi 20,7 yıl olurken, erkeklerde bu süre 39,7 yıl olarak hesaplandı.

Bakım yükü ve ev içi sorumluluklar da raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı yüzde 26,9’da kalırken, aynı durumdaki erkeklerde oran yüzde 90,9 oldu. Ayrıca kadınlarda ev işleriyle meşguliyet, işgücüne dahil olmama nedenleri arasında yüzde 35 pay aldı. Kadınların bir günde hanehalkı ve aile bakımı için ayırdığı süre 4 saat 35 dakika, erkeklerin ayırdığı süre ise 53 dakika olarak yer aldı.

Karar alma mekanizmalarında da kadın temsili sınırlı kaldı. 2025 itibarıyla TBMM’de kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu. Aynı oran Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin ortalamasında yüzde 33,6 seviyesinde yer aldı. 2025’te kabinede 1 kadın ve 16 erkek bakan bulunurken, 2024 yerel seçimleri sonrasında kadın belediye başkanı oranı yüzde 5,6, muhtar oranı ise yüzde 3,3 olarak kaydedildi. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarında kadın oranı yüzde 21,5 oldu.

Rapor, şiddet ve güvenlik alanında da dikkat çekici veriler içerdi. 2025’te yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendini güvensiz ya da çok güvensiz hisseden kadınların oranı yüzde 28,2 olurken, erkeklerde bu oran yüzde 12,3 olarak açıklandı. 2024 verilerine göre şiddete maruz kalan kadınların yüzde 52,3’ü yaşadıklarını birine anlattığını, yüzde 47,7’si ise anlatmadığını beyan etti.

Yoksulluk göstergelerinde de kadınlar daha kırılgan bir tablo ortaya koydu. 2025’te 15 yaş ve üzeri kadınlarda yoksulluk oranı yüzde 18,9, erkeklerde yüzde 16,7 olarak hesaplandı. Eğitim düzeyi düştükçe yoksulluk oranının yükseldiği görüldü. Okuryazar olmayan kadınlarda yoksulluk oranı yüzde 36’ya çıkarken, yükseköğretim mezunu kadınlarda bu oran yüzde 5,5’e geriledi.

Raporda yaşlı kadın nüfusa ilişkin veriler de yer aldı. Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payı 2025’te yüzde 11,1’e yükselirken, yaşlı nüfusun yüzde 55,3’ünü kadınlar oluşturdu. 2025’te yaşlı kadınlarda yoksulluk oranı yüzde 17,9 olarak ölçüldü.

ist_kadin2025.pdf

UN Women TÜİK İstatistiklerle Kadın