TBMM Komisyonu Okul Saldırılarını Ele Aldı: "Okula Aidiyet En Güçlü Koruyucu Faktörlerden"

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, sivil toplum kuruluşları ve düşünce kuruluşlarının temsilcilerini dinledi. Toplantıda okul güvenliği, öğrencilerin aidiyet duygusu, sınav baskısı, dijital riskler, siber zorbalık ve gençlik şiddeti başlıkları ele alındı.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları risklerin araştırılması amacıyla kurulan Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.

Okul Güvenliği ve Aidiyet Duygusu Vurgusu

Türk Eğitim Derneği Düşünce Kuruluşu Koordinatörü Nilgün Demirci Celep, okul güvenliğinin öğrencilerin akademik başarısı ve psikolojik iyi oluşu açısından kritik önemde olduğunu söyledi.

Araştırmaların, okulda kendini güvende hisseden öğrencilerin akademik başarılarının daha yüksek olduğunu gösterdiğini belirten Celep, okula aidiyet duygusunun da birçok riskli davranışa karşı koruyucu rol oynadığını ifade etti.

Celep, okula aidiyet hissinin devamsızlık, madde kullanımı, şiddet davranışı ve yaralanma riskini azaltan en güçlü faktörlerden biri olduğunu vurguladı.

“Türkiye Okul Güvenliği Algısında OECD’de Son Sırada”

Celep, Türkiye’nin öğrencilerin okul güvenliği algısı bakımından OECD ülkeleri arasında son sırada yer aldığını belirtti.

Paylaşılan verilere göre, Türkiye’de 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 18’i okula giderken kendini güvende hissetmediğini söylüyor. Sınıfta kendini güvende hissetmeyenlerin oranı yüzde 13 olurken, okulun ortak alanlarında bu oran yüzde 20’ye kadar çıkıyor.

Celep, Türkiye’de her 4 öğrenciden 1’inin okul çevresinde çeteleşme ya da silah veya bıçak taşıyan öğrenci gördüğünü söyledi.

Sınav Sistemi ve Psikolojik Baskı Eleştirisi

Türk Eğitim Derneği Düşünce Kuruluşu Direktörü Sabiha Sunar, Türkiye’de disiplin ve ceza kültürünün yanı sıra fırsat eşitsizliğinin de tartışılması gerektiğini ifade etti.

Sunar, sınav sisteminin öğrenciler, öğretmenler ve veliler üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturduğunu belirterek, Türkiye’de başarının çoğunlukla akademik performans üzerinden dar bir çerçevede tanımlandığını söyledi.

“LGS ve YKS Gözden Geçirilmeli”

Sunar, özellikle LGS ve YKS sistemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bir çocuğun geleceğe dair umudu ve hayali yoksa, bugünün kurallarının da onun için anlamını yitirebileceğini belirten Sunar, öğrencilerin başka alanlarda varlık göstermek için riskli oluşumlara yönelebileceğini ifade etti.

Sunar, LGS’nin kısa sürede her 8’inci sınıf öğrencisinin ana odağı olmaktan çıkarılabileceğini, YKS için ise daha zamana yayılan ve öğrencilerle daha organik bağ kuran bir sistem oluşturulabileceğini söyledi.

PDR Hizmetlerinin Önemi Gündeme Geldi

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Başkanvekili Erdal Hamarta, Türkiye’de şiddet olaylarının göz ardı edilemeyecek düzeyde arttığını belirtti.

Okul dışındaki 18 yaş altı şiddet olaylarında son 5 yılda yüzde 110’a kadar artış yaşandığını söyleyen Hamarta, lise öğrencileri arasında sözel, fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalma oranlarının da dikkat çekici düzeyde olduğunu ifade etti.

Hamarta, siber zorbalık olaylarında da ciddi artış yaşandığını belirterek, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik hizmetlerinin şiddeti önlemede merkezi bir role sahip olduğunu vurguladı.

Siber Zorbalıkla Mücadele ve Sosyal Duygusal Öğrenme

Hamarta, çocukların sosyal duygusal öğrenme becerilerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Siber zorbalıkla baş etme becerilerinin de okul ortamlarında daha sistemli biçimde ele alınması gerektiğini belirten Hamarta, PDR hizmetlerinin yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra değil, önleyici mekanizma olarak da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Okul Saldırılarında ABD ile Benzer Düzeydeyiz”

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Kalkınma Programı Direktörü Hüseyin Ekrem Cunedioğlu, Türkiye’de şiddet olaylarında pandemi sonrasında belirgin bir kırılma yaşandığını söyledi.

Cunedioğlu, okul saldırıları bakımından Türkiye’nin genç nüfusa oranlandığında ABD ile benzer seviyelere ulaştığını belirtti.

OECD ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’nin okul saldırısı oranında, benzer sosyoekonomik durumdaki Brezilya’nın yaklaşık 5 katı seviyesinde olduğunu ifade eden Cunedioğlu, 2002-2024 dönemine ilişkin verilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gençlerde Güven Azalıyor

Cunedioğlu, yayımladıkları “Türkiye’de gençlik şiddeti” raporundan bilgiler paylaşarak, gençlerin yalnızca kamu kurumlarına değil, topluma, aileye, okula ve hizmet sağlayıcılara duyduğu güvenin de azaldığını belirtti.

Şiddetin normalleşme sürecine dikkat çeken Cunedioğlu, dijital ekosistemin olumsuz davranışların meşrulaştırılmasını kolaylaştırdığını söyledi.

Dijital ortamda sürekli görünür hale gelen şiddet içeriklerinin, bireyin bu davranışları normalleştirmesine ve meşru görmesine zemin hazırlayabildiğini ifade etti.

Silaha Erişim ve Dijital Risk Uyarısı

Cunedioğlu, sosyal ağlar üzerinden “poligon” aramalarında artış yaşandığını belirterek, silaha erişim konusunun da ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi.

Silah erişiminin doğrudan ya da ebeveynler üzerinden giderek kolaylaştığı bir topluma doğru gidildiği uyarısında bulunan Cunedioğlu, bu alanda ciddi düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Komisyon Çözüm Önerilerini Değerlendirecek

Toplantıda yapılan sunumlarda okul güvenliğinin yalnızca fiziki tedbirlerle sağlanamayacağı; aidiyet duygusu, rehberlik hizmetleri, sınav baskısının azaltılması, dijital risklerle mücadele ve gençlerin geleceğe dair umutlarının güçlendirilmesinin de önleyici politikalar arasında yer alması gerektiği vurgulandı.

Komisyonun, dinlediği kurum ve uzman görüşleri doğrultusunda okul saldırılarının nedenlerini araştırmaya ve benzer olayların önlenmesine yönelik çözüm önerilerini değerlendirmeye devam etmesi bekleniyor.

Okul Saldırıları okul güvenliği TBMM