Saadet Partisi raporu: Karayolu taşımacılığı sektörü yapısal krizle karşı karşıya
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan 20-27 Nisan 2026 tarihli Sosyal Gündem Analiz Raporu'nda, Türkiye'de karayolu taşımacılığı sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Raporda, sektörün yalnızca taşımacılığı değil, üretim, ticaret, enflasyon ve toplumsal yaşamı doğrudan etkileyen stratejik bir alan olduğuna dikkat çekildi.
Raporda, Türkiye’de karayolu taşımacılığı sektörünün ekonominin en önemli taşıyıcı unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, son yıllarda artan akaryakıt, bakım, sigorta, finansman, köprü ve otoyol ücretleri nedeniyle sektörün ciddi bir maliyet baskısı altında kaldığı ifade edildi. Nakliye ücretlerinin yaklaşık yüzde 80’inin bu gider kalemlerine ayrıldığı belirtilirken, bu koşullarda taşımacı esnafın ayakta kalmasının ve yatırım yapmasının giderek zorlaştığı kaydedildi.
Akaryakıt ve maliyet baskısı öne çıktı
Raporda, sektörün en büyük maliyet kaleminin akaryakıt olduğu vurgulandı. Döviz kuruna bağlı fiyat artışlarının öngörülebilirliği ortadan kaldırdığı belirtilirken, artan maliyetlerin taşımacıları maliyetin altında çalışmaya zorladığı ifade edildi. Yoğun rekabet ve taban fiyat uygulamasının olmaması nedeniyle kârlılığın ciddi biçimde düştüğü, bunun da sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ettiği kaydedildi.
Kayıt dışılık ve haksız rekabet uyarısı
Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de kayıt dışılık ve haksız rekabet oldu. Dağınık mevzuat, yetersiz denetim ve kayıt dışı faaliyetlerin sektörde dengesizlik yarattığı belirtilirken, bunun hem kamu gelirlerinde kayba hem de küçük ve orta ölçekli taşımacıların daha fazla baskı altında kalmasına neden olduğu vurgulandı.
K belgesi sistemi yeniden düzenlenmeli
Raporda, sektöre girişte yeterli eğitim ve mesleki yeterlilik şartlarının bulunmamasının plansız büyümeye yol açtığı ifade edildi. Özellikle bir K belgesi ile sınırsız sayıda aracın çalıştırılabilmesinin, haksız rekabeti artırdığı ve piyasa dengesini bozduğu belirtildi. Bu nedenle K belgesine bağlı araç sayısının sınırlandırılması, belge sisteminin yeniden düzenlenmesi ve daha adil, denetlenebilir bir yapının kurulması önerildi.
Küçük esnaf güç kaybediyor
Sektörde büyük firmaların giderek daha fazla söz sahibi olduğu, buna karşılık küçük taşımacı esnafın güç kaybettiği belirtilen raporda, komisyonculuk faaliyetlerinin de piyasa dengesini bozduğu kaydedildi. Bu nedenle kooperatiflerin desteklenmesi, aralarındaki iş birliğinin artırılması ve koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Çok başlı yönetim yapısı eleştirildi
Raporda, taşımacılık sektörünün ulaştırma, içişleri, maliye, çalışma, ticaret ve çevre gibi birçok kurumun düzenlemelerine tabi olduğu belirtilerek, bu çok başlı yönetim yapısının sektöre ek maliyet ve yükümlülük getirdiği savunuldu. Daha sade, koordineli ve tek merkezli bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Şoförlerin çalışma koşulları yetersiz
Rapor, sadece ekonomik sorunlara değil, şoförlerin çalışma ve yaşam koşullarına da dikkat çekti. Otoyol ve sanayi bölgelerinde dinlenme alanı, duş, tuvalet, giyinme ve sosyal alan gibi temel ihtiyaçların dahi yeterince karşılanamadığı ifade edildi. Avrupa standartlarında hizmet beklendiği, ancak çalışanlara sunulan altyapının bu seviyenin oldukça gerisinde kaldığı belirtildi.
Sorun tüm ekonomiye yansıyor
Saadet Partisi’nin raporunda, karayolu taşımacılığında yaşanan maliyet artışlarının sadece sektörle sınırlı olmadığı, üretim maliyetleri ve tüketici fiyatları üzerinden tüm toplumu etkilediği vurgulandı. Taşıma maliyetlerindeki artışın enflasyonu beslediği, bu nedenle sektörün sorunlarının ekonomik olduğu kadar toplumsal bir mesele olarak ele alınması gerektiği ifade edildi.
Raporda sıralanan çözüm önerileri
Raporda, sektörün sürdürülebilirliği için şu öneriler öne çıktı:
Akaryakıt üzerindeki vergi yükünün azaltılması
K belgesi sisteminin yeniden düzenlenmesi
Haksız rekabetin önlenmesi
Kooperatiflerin desteklenmesi
Mevzuatın sadeleştirilmesi
Tek merkezli ve koordineli yönetim yapısının kurulması
Şoförlerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi
Denetim sisteminin dengeli ve etkin hale getirilmesi
“Akaryakıt vergi yükü hafifletilmeden sektör nefes alamaz”
Rapora eklenen basın açıklaması metninde ise, karayolu taşımacılığı sektörünün üretimin, ticaretin ve tedarik zincirinin temel taşı olduğu vurgulanarak, “Akaryakıt vergi yükü hafifletilmeden sektör nefes alamaz” değerlendirmesine yer verildi.
Açıklamada, sektörün sorunlarına kalıcı, adil ve uygulanabilir çözümler üretilmesinin artık bir zorunluluk olduğu belirtilerek, karayolu taşımacılığı ayakta kalmadan üretim ve ticaretin sürdürülebilirliğinin mümkün olmayacağı ifade edildi.
Sonuç: Sektör için bütüncül politika çağrısı
Raporda sonuç olarak, karayolu taşımacılığı sektörünün Türkiye ekonomisinin vazgeçilmez bir parçası olduğu, ancak mevcut yapısal sorunların sektörün sürdürülebilirliğini ciddi biçimde tehdit ettiği kaydedildi. Adil rekabetin sağlandığı, maliyet yükünün dengelendiği ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarının oluşturulduğu bir yapının kurulması gerektiği vurgulanarak, çözüm odaklı ve bütüncül politikaların ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.