Saadet Partisi Raporu: 2018 Sonrası Türkiye'de Güç Tek Merkezde Toplandı

Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan 13-20 Nisan 2026 tarihli Sosyal Gündem Analiz Raporu'nda, Türkiye'de 2018 sonrası yönetim sisteminde yürütme gücünün büyük ölçüde tek merkezde toplandığı, buna karşılık Meclis'in denetim kapasitesinin zayıfladığı değerlendirildi. Raporda, yeni sistemin kısa vadede hızlı karar alma avantajı sağladığı, ancak uzun vadede denge, denetim ve kurumsal kapasite açısından önemli riskler doğurduğu vurgulandı.

“Türkiye’de Anayasal Düzenin Dönüşümü” başlığıyla yayımlanan raporda, 2017 referandumu ve 2018 seçimleriyle birlikte yalnızca hükümet modelinin değil, devletin işleyiş biçiminin de değiştiği ifade edildi. Raporda, bu dönüşümün karar alma süreçlerinden denetim mekanizmalarına kadar birçok alanda etkisini gösterdiği kaydedildi.

Raporda, 2018 öncesi parlamenter sistemde kararların Bakanlar Kurulu, bürokrasi ve Meclis’in katkısıyla şekillendiği, bu yapının zaman zaman yavaş işlese de daha dengeli bir sistem ortaya çıkardığı belirtildi. Özellikle müsteşarlıklar ve Devlet Planlama Teşkilatı gibi kurumların siyaset ile bürokrasi arasında köprü işlevi gördüğü ifade edildi.

Yeni sistemle birlikte ise yürütme gücünün tek merkezde toplandığı, Başbakanlığın kaldırıldığı ve Cumhurbaşkanlığının hem devletin hem de siyasi yapının merkezine yerleştiği değerlendirmesine yer verildi. Raporda, bu durumun karar alma süreçlerini hızlandırdığı ancak farklı görüşlerin sürece katılımını azalttığı vurgulandı. Ayrıca yasama faaliyetlerinde Meclis’in rolünün gerilediği, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ise daha belirleyici hale geldiği ifade edildi.

Raporun politika üretimi bölümünde, önceki dönemde büyük ölçüde bakanlıklar ve uzman kadrolar tarafından hazırlanan politikaların, yeni sistemde Cumhurbaşkanlığına bağlı kurullar ve ofisler üzerinden yürütüldüğü belirtildi. Bu değişimin karar alma sürecini hızlandırsa da uzmanlık bilgisinin geri planda kalmasına neden olabildiği kaydedildi.

Denetim mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde ise Meclis’in yürütmeyi denetleme gücünün önemli ölçüde azaldığı, daha önce kullanılan bazı denetim araçlarının kaldırıldığı ya da etkisiz hale geldiği ifade edildi. Yargıya ilişkin bölümde de yapılan yapısal değişikliklerin, yürütmenin yargı üzerindeki etkisini artırdığı ve bunun da bağımsızlık tartışmalarını güçlendirdiği belirtildi.

Raporda, yasama ve yargının aynı anda zayıflamasının sistemdeki dengeyi bozduğu, bu durumun kısa vadede hızlı karar alma imkânı sunsa da uzun vadede hataların fark edilmesini ve düzeltilmesini zorlaştırdığı görüşü dile getirildi. Genel değerlendirme bölümünde ise son yıllarda yürütmenin giderek merkezileştiği, denge-denetim mekanizmalarının zayıfladığı ve karar alma süreçlerinin daha dar bir çevrede toplandığı tespiti yapıldı.

Raporun sonuç ve öneriler kısmında, sistemin daha sağlıklı işlemesi için bakanlıkların güçlendirilmesi, uzman kadroların yeniden ön plana çıkarılması ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca Meclis’in ve yargının denetim gücünün güçlendirilmesinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yönetim yapısı açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Saadet Partisi Sosyal Gündem Analiz Raporu Türkiye’de Anayasal Düzenin Dönüşümü