Saadet Partisi'nden Kamu İhalelerinde Şeffaflık ve Rekabet Çağrısı

Saadet Partisi, kamu alımları sisteminde şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkelerinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Parti tarafından hazırlanan 'Kamu İhalelerinde Şeffaflık ve Rekabet' başlıklı sosyal gündem analiz raporunda, kamu alımlarında rekabetin azalması, istisna hükümlerinin genişlemesi ve pazarlık usulünün yaygınlaşması ele alındı.

Raporda, Türkiye’de kamu alımları sisteminin 2001 ekonomik krizinin ardından yapılan reformlarla yeniden düzenlendiği, bu kapsamda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun yürürlüğe girdiği, Kamu İhale Kurumu’nun kurulduğu ve Elektronik Kamu Alımları Platformu’nun devreye alındığı hatırlatıldı.

Ancak geçen yıllar içinde mevzuatta yapılan çok sayıda değişiklik, istisna uygulamalarının genişletilmesi ve bazı alımların standart ihale süreçlerinin dışında gerçekleştirilmesi nedeniyle sistemin kuruluşunda esas alınan temel ilkelerde aşınma yaşandığı ifade edildi.

“İstisnalar Olağan Uygulamaya Dönüştü”

Saadet Partisi’nin analizinde, kamu ihalelerinde açık ihale usulünün esas olması gerektiği vurgulanırken, istisna hükümlerinin zaman içinde çok sayıda kurum ve faaliyet alanını kapsayacak şekilde genişletildiği belirtildi.

Raporda, bu durumun kamu harcamalarının önemli bir bölümünün standart ihale prosedürlerinin dışına çıkmasına neden olduğu, şeffaflık, hesap verebilirlik ve denetlenebilirlik açısından risk oluşturduğu kaydedildi.

Pazarlık usulünün de önemli bir sorun alanı haline geldiğine dikkat çekilen raporda, özellikle doğal afet, salgın veya öngörülemeyen acil durumlar için düzenlenen 21/b maddesi kapsamındaki uygulamaların giderek yaygınlaştığı ifade edildi. Açık ihale yerine sınırlı sayıda davetli firmanın katıldığı bu yöntemin, rekabeti azalttığı ve kamuoyu denetimini zayıflattığı belirtildi.

Kamu Maliyesi Üzerindeki Etkilere Dikkat Çekildi

Raporda, kamu alımlarında rekabet düzeyinin azalmasının doğrudan mali sonuçlar doğurduğu ifade edildi. İhalelerde sözleşme bedelleri ile yaklaşık maliyet arasındaki farkın daralmasının, kamu alımlarında tasarruf oranlarının düştüğünü gösterdiği belirtildi.

Saadet Partisi, rekabetin azalması nedeniyle kamu kaynaklarının etkin kullanımının zorlaştığını, bunun da kamu maliyesi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu savundu.

Doğrudan temin uygulamalarında da benzer sorunların görüldüğü belirtilen raporda, bazı alımların parasal limitlerin altında kalacak şekilde bölünmesinin temel ihale ilkelerinin dolanılmasına yol açtığı ifade edildi.

“Kamu Malı Milletin Emanetidir”

Saadet Partisi tarafından yapılan basın açıklamasında, kamu kaynaklarının milletin emaneti olduğu vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Saadet Partisi olarak bizler, kamu malını milletimizin emaneti olarak görüyoruz. Devletin harcadığı her kuruşun hesabının millete verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kamu kaynaklarının belirli çevrelerin değil, 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkı olduğu anlayışıyla hareket ediyoruz.”

Parti açıklamasında, şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkelerinin güçlü bir kamu yönetiminin temeli olduğu belirtilerek, kamu alımlarında açık ihale usulünün esas alınması gerektiği ifade edildi.

“Rekabet Artmalı, Denetim Güçlenmeli”

Saadet Partisi, kamu alımları sisteminin yeniden rekabetçi, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, rekabetin arttığı, denetimin güçlendiği ve kamuoyunun bilgiye erişebildiği bir sistemin hem yolsuzluk risklerini azaltacağı hem de kamu bütçesinde önemli tasarruflar sağlayacağı vurgulandı.

Parti, teknik şartnamelerin belirli firmaları avantajlı hale getirmesi, tek teklifli ihalelerin artması ve aynı yüklenicilerin sürekli öne çıkması gibi uygulamaların kamu güvenini zedeleyebilecek risk alanları olduğunu ifade etti.

“Daha Şeffaf ve Daha Güçlü Bir Türkiye Mümkün”

Saadet Partisi açıklamasında, Türkiye’nin kamu alımları alanında hukuki ve kurumsal açıdan reforma ihtiyaç duyduğu belirtildi.

Açıklamada, “Bugün ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey, kamu kaynaklarını israf eden anlayış değil; tasarrufu esas alan, adaleti gözeten ve emanete sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır” denildi.

Saadet Partisi, kamu yönetiminde dürüstlüğü, şeffaflığı ve hesap verebilirliği yeniden hâkim kılmak için çalışmaya devam edeceklerini belirterek, kamu kaynaklarının korunmasının yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Saadet Partisi Kamu İhalelerinde Şeffaflık analiz raporu