Saadet Partisi'nden Darbelere Karşı Ortak Tavır Çağrısı: "Millet İradesini Hedef Alan Her Müdahale Yanlıştır"
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, Türkiye'nin darbeler ve askerî müdahalelerle geçen siyasi tarihini ele aldığı 'Türkiye'de Darbelerin Gölgesinde Demokrasi, Hukuk ve Millet İradesi' başlıklı raporunu yayımladı. Raporda, 'Bir daha hiçbir nesil darbe sabahına uyanmamalıdır' denildi.
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından 27 Temmuz–3 Ağustos 2026 dönemi için hazırlanan Sosyal Gündem Analiz Raporu’nun 37’nci sayısı kamuoyuyla paylaşıldı.
Türkiye’nin çok partili hayata geçişinden bu yana karşılaştığı askerî müdahalelerin değerlendirildiği raporda; 27 Mayıs 1960 Darbesi, 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 Darbesi, 28 Şubat süreci, 27 Nisan 2007 e-muhtırası ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ele alındı.
Raporda, farklı yöntemlerle gerçekleştirilen bu müdahalelerin ortak hedefinin millet iradesi olduğu belirtilerek darbelerin yalnızca hükümetleri değiştirmediği; hukuk devletini zayıflattığı, temel hak ve özgürlükleri sınırlandırdığı, ekonomik istikrarı bozduğu ve demokratik kurumların gelişimini geciktirdiği ifade edildi.
“Darbeler arasında iyi veya kötü ayrımı yapılamaz”
Saadet Partisi’nin bütün darbe ve vesayet girişimlerine karşı olduğu vurgulanan raporda şu değerlendirmeye yer verildi:
“27 Mayıs da yanlıştır, 12 Mart da yanlıştır, 12 Eylül de yanlıştır, 28 Şubat da yanlıştır, 27 Nisan da yanlıştır, 15 Temmuz da yanlıştır. Millet iradesini hedef alan her müdahale, aynı şekilde demokrasiye ve hukuk devletine yönelmiş bir saldırıdır.”
Darbelerin Türkiye’ye siyasi, hukuki, ekonomik ve toplumsal açıdan ağır maliyetler yüklediği kaydedilen raporda; darbe dönemlerinde demokratik işleyişin gerilediği, toplumsal kutuplaşmanın arttığı, yatırım ve üretim süreçlerinin zarar gördüğü belirtildi.
“Çözümün adresi hukuk, istişare ve siyasettir”
Milli Görüş hareketinin siyasi hayatı boyunca vesayetçi anlayışlara karşı durduğu savunulan raporda, merhum Necmettin Erbakan’ın sorunların baskı ve çatışma yerine diyalog, uzlaşma ve millet iradesiyle çözülmesini esas aldığı aktarıldı.
Türkiye’nin geleceğinin güçlü demokrasi, bağımsız kurumlar, hukukun üstünlüğü, temel özgürlükler ve sivil siyaset üzerine kurulması gerektiği belirtilerek şu çağrı yapıldı:
“Demokratik meşruiyetin kaynağı sandıktır; çözümün adresi ise hukuk, istişare ve siyasettir. Türkiye’nin geleceği darbelerde değil, demokrasi ve adalet içerisinde yükselecektir.”
Rapora eşlik eden basın açıklamasında da Saadet Partisi’nin demokrasinin, hukukun ve millet iradesinin yanında durmayı sürdüreceği belirtilerek, “Bir daha hiçbir nesil darbe sabahına uyanmamalıdır” ifadeleri kullanıldı.