☰
✕

Özgür Özel: "Basın özgür değilse ülkenin ekonomisinin düzelmesi mümkün değildir"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV önünde düzenlenen dayanışma mitinginde, kanala kayyım atanmasına ve yayınların durdurulmasına tepki gösterdi. Kararın Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının duyulmasını ve fon krizine ilişkin haberlerin yayımlanmasını engellemeyi amaçladığını savunan Özel, "Basın özgür değilse, düşünce özgür değilse, mahkemeler tarafsız değilse, o ülkenin ekonomisinin düzelmesi asla ve asla mümkün değildir" dedi. Cumartesi günü 14 ilde eylem düzenleneceğini belirtti.

(İSTANBUL) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'da Halk TV önünde düzenlenen dayanışma mitinginde konuştu. Kanala kayyım atanmasını ve yayınların durdurulmasını eleştiren Özel, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve ekonomik gelişmeler arasında doğrudan ilişki bulunduğunu belirtti.

Halk TV'ye yönelik müdahalenin zamanlamasına dikkat çeken Özel, kararın Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de görülen davadaki savunması öncesinde uygulandığını söyledi.

Özel, "Türkiye'nin en büyük siyasi kumpas davası Silivri'de görülürken, tam da Ekrem Başkan'ın savunma yapacağı gün, Halk TV'yi bastılar, yayını durdurdular, kanala kayyım atadılar" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun savunmasının canlı yayımlanmasına ilişkin daha önce TBMM'ye teklif sunduklarını hatırlatan Özel, muhalefet partilerinin destek verdiği girişimin iktidar tarafından kabul edilmediğini belirtti.

"Fon vurgununun üzerine giden haber kanalını susturmak istediler"

Halk TV'ye kayyım atanmasının iki temel amacı olduğunu ileri süren Özel, bunlardan ilkinin Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının kamuoyuna ulaşmasını engellemek, ikincisinin ise fon krizine ilişkin haberleri durdurmak olduğunu savundu.

Özel, "Kayyımın kısa vadeli iki hedefi vardı. Bir tanesi Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının duyulmasını engellemek. Bir tanesi de asrın vurgununun, fon vurgununun üzerine giden en çok izlenen haber kanalını susturmaktı" dedi.

İktidarın muhalefeti ve bağımsız yayın organlarını hedef aldığını ileri süren Özel, basına yönelik müdahalelerin siyasi muhalefete yönelik uygulamalardan ayrı değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

"Bu, dört başı mamur bir darbedir"

Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu'na yönelik mali soruşturma gerekçesiyle kanalın yayınlarının durdurulmasını eleştiren Özel, bir televizyon kuruluşunun yayın faaliyetlerinin engellenmesinin çalışanların gelirlerini de etkilediğini belirtti.

Özel, mali bir soruşturma yürütülmesinin yayınların durdurulmasını zorunlu kılmadığını savunarak, "Halk TV'ye yapılan iş Cafer Mahiroğlu'na bir mali soruşturma değil, o kisve altında Halk TV'nin yayınlarını susturma, kara düzeni eleştirenleri susturma, halkın haber alma hakkına engel olma girişimidir. Bu, dört başı mamur bir darbedir" dedi.

Benzer uygulamaların diğer yayın organları açısından da gündeme geldiğini belirten Özel, T24 ve TELE1 başta olmak üzere erişim engeli veya yayın durdurma kararlarından etkilenen medya kuruluşlarıyla dayanışma içinde olduklarını söyledi.

Geçmişte kapatılan İMC TV ve Hayat TV'yi de hatırlatan Özel, basın kuruluşlarının ve gazetecilerin sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerini eleştirdi.

"Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 163'üncü"

Türkiye'nin uluslararası basın özgürlüğü sıralamasındaki yerine dikkat çeken Özel, ülkenin 180 ülke arasında 163'üncü sırada olduğunu belirtti.

Türkiye'nin basın özgürlüğünde birçok ülkenin gerisinde kaldığını savunan Özel, ekonomik sorunların çözümü için demokratik hakların ve yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Basın özgür değilse, düşünce özgür değilse, mahkemeler tarafsız değilse, o ülkenin ekonomisinin düzelmesi asla ve asla mümkün değildir."

Özel, gelirde, vergide ve sosyal yaşamda adaletin sağlanması gerektiğini belirterek, yargı ve medya kurumlarının siyasi müdahalelerden bağımsız olması çağrısında bulundu.

Anayasa Mahkemesine erişim engeli düzenlemesi çağrısı

Özel, temmuz ayında kabul edilen erişim engellerine ilişkin yasal düzenlemeye karşı Anayasa Mahkemesine başvurduklarını hatırlattı.

21 Eylül tarihinde yapılan başvuruya değinen Özel, düzenlemenin erişim engeli kararları bakımından yürütmeye geniş yetkiler tanıdığını savundu.

Anayasa Mahkemesinin önündeki başvurunun önemine dikkat çeken Özel, yüksek mahkemeye dosyayı değerlendirme çağrısında bulundu.

"Gazeteciler cumartesi sokağa iniyor, biz de onlarla birlikteyiz"

Basın meslek örgütlerinin cumartesi günü 14 ilde düzenlemeyi planladığı eylemlere de değinen Özel, vatandaşları gazetecilerle dayanışmaya davet etti.

İktidara yakın bazı medya kuruluşlarının bu çağrıyı farklı biçimde yorumladığını savunan Özel, şiddet veya kargaşa çağrısı yapmadığını vurguladı.

Özel, "Ben şiddete çağırmam, ben kargaşaya çağırmam. Ama şunu bil ki ben mücadeleye, direnmeye, sokaklara, meydanlara çağırıyorum" dedi.

A Haber'in yayınlarını da eleştiren Özel, "Gazeteciler cumartesi sokağa iniyor, biz de onlarla birlikte sokağa iniyoruz. Biz de onlara destek oluyoruz" ifadelerini kullandı.

"Mücadele bizim, meydan bizim, sokak bizim"

Konuşmasının sonunda dayanışma mitingine katılanlara teşekkür eden Özel, basın özgürlüğü ve demokratik haklar için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Özel, "Türkiye bu kara kıştan mutlaka çıkacak" diyerek konuşmasını, "Mücadele bizim, meydan bizim, sokak bizim. Korku onlara kalsın, cesaret bizim" sözleriyle tamamladı.

Haber: Çağatan AKYOL – Kamera: Umut Emre GÖKBULUT

ANKA Haber Ajansı

Ekrem İmamoğlu Halk TV Özgür Özel eylem