Nevzat Şavluk,Bilecikliler Derneği'nde "Biz Bu Cennet Vatanda Varlık İçerisinde Yokluk Çekiyoruz"
Yeniden Refah Partisi Kartal Belediye Başkan Adayı Nevzat Şavluk ile Meclis Üyesi Adayları İbrahim Akbal, Fahri Çelebi, Ergün Ķöysürenbars ve yönetim kurulu üyeleri İstanbul Bi̇leci̇kli̇ler Yardımlaşma Ve Kalkındırma Derneği'ni ziyaret etti. Nevzat Şavluk'un Bilecikliler Derneği'nde yaptığı konuşmasında, Milli Görüş hareketinin ve Yeniden Refah Partisi'nin adil ekonomik modeline ve yönetim anlayışına dikkat çekti.
Biz Bu Cennet Vatanda Varlık İçerisinde Yokluk Çekiyoruz
Şavluk'un ifadelerine göre; Milli Görüş Hareketinin ekonomik modelinde, ehliyet ve liyakat esas alınmalı, devlet kademelerinde çalışan bürokratlar İslami hassasiyetlere sahip olmalıdır.
Milli Görüş hareketi projelerinde borç faizi yerine kaynak ekonomisine odaklanır ve katma değerli bir üretim hamlesi başlatmayı hedefler. Ahlaklı belediyecilik anlayışıyla hareket ederek, rüşvet ve rant gibi sorunların önüne geçilmesi gerektiğini savunur. Milli Görüş, bu kriterleri temsil eden siyasi bir harekettir.
Şavluk'un konuşmasında öne çıkan bir diğer nokta ise faizin zararlarına dikkat çekmesidir. Faizin zengin ile fakir arasındaki uçurumu açtığını ve adaletsiz bir ekonomik model olduğunu belirterek;
"En nihayetinde, burada bir problem var. Hepimiz bu probleme odaklanmamız gerekiyor. Niye biz bu cennet vatanda varlık içerisinde yokluk çekiyoruz? Şu ülkede ne eksikte ben bu fakirliği çekiyorum? Yani, benim ülkemde neden evlatlarımız istediği gibi eti tüketemiyorum, meyveyi tüketemiyorum? Ya şu anda belki evine bir kilo portakalı götüremeyecek bir sürü baba var. Yani, bunu hepimiz çevremizde kısmen görüyoruz. Bu eksiklik nerede? Ya şimdi, işte, Güney Afrika bölgesinde teknoloji eksikliğimiz olsa, su olmazsa, tarım olmazsa, eyvallah. Kuzey kutbuna gidersin, altı ay kar kış, toprak görünmez, buzul var. Eyvallah. Ya, ne eksik bu ülkede? Barajlar mı eksik, denizler mi eksik, ovalar mı eksik?" diye sordu.
"Faiz! % 50 faiz, lanet bir sebep sonuçtur. Şimdi, faiz ne demek? Zengin ile fakirin arasını açan, dengesiz bir ekonomik modeldir. Şimdi, sizin paranız var. 10 milyonu vadeli mevduat hesabına yatırın, her ay 480 bin lira faizi cebinizde . Bu para nereden geliyor? Hiçbir şey üretmeden, tüketim hakkını size kim veriyor? Kimse veremez. Yüce Allah, şu alemi cihanda gayret göstermeyen hiçbir canlıya bir lokma nimet nasip etmemiş. Bakın, karıncasından tutun, balına kadar. Bu, üretmeden tüketim hakkını devlet bile veremez. Ama gariban emekli 10 bin liraya mahkum edilmiş." dedi.
Türkiye'de Değişim Şart
"Hakikaten artık bu ülkede bir şeylerin değişmesi lazım. Neden mi?" dedi ve ekledi;
Ekonomik kriz ve kronik problemler katlanarak devam ediyor.
Mevcut yönetim problemleri çözemiyor ve ülkeyi doğru yönetemiyor.
Muhalefet de yeterince etkili bir çözüm üretebilmiş değil.
Hem yönetimde hem de muhalefette bir değişime ihtiyaç var.
Türkiye'de bir şeylerin değişmesi gerektiğine dair artan bir his var. Ekonomik kriz, kronik problemler ve mevcut yönetimin yetersizliği bu hissin temelini oluşturuyor. Geçmiş seçimlerde yeni bir yönetim ortaya çıkmasına rağmen, ekonomik kriz ve tahribat, işsizlik ve enflasyon gibi problemler katlanarak devam ediyor. Emekli ve işçilerimiz ekmek hesabı kurmaya başladı, gıda fiyatlarındaki artış halkı zor durumda bırakıyor.
Mevcut yönetimin bu problemleri çözemediği ve ülkeyi doğru yönetemediği açıkça görülüyor. Muhalefet de bu duruma karşı yeterince etkili bir çözüm üretebilmiş değil.
Dolayısıyla hem yönetimde hem de muhalefette bir değişime ihtiyaç var. Refah Partisi olarak, Kartal'ın mevcut yönetiminin burayı yönetemediğini ve AK Parti yönetiminde Kartal'ın sahipsiz ve hizmetsiz kalmasının iki sorumlusu olduğunu düşünüyoruz. Muhalefetin de bu kadar rahat bir imkan sağladığını düşünüyoruz.
Ülkemizi müreffeh ve medeni bir duruma getirmek için hem yeni bir yönetime hem de yeni bir muhalefete ihtiyacımız var. Cumhuriyet tarihinde tek bütçeyi ve kamu tek hesabını yapan, belediyeleri borçsuz bir yönetime kavuşturan Milli Görüş belediyeciliği ancak çözüm olabilir.
Geçmişimiz temiz ve parlak bir mirasa sahip. İnşallah geleceğimiz de o şekilde olacak niyetiyle çalışıyoruz."
İstanbul Bi̇leci̇kli̇ler Yardımlaşma Ve Kalkındırma Derneği Faruk Şahin:
"Refah Partisi'nin Türkiye'nin her yerinde ivme kazandığı ve yükselişte olduğu görülüyor. Fakat bu yükselişin bir yere kadar gidebileceği ve % 6-7'lerde tıkanabileceği gibi bir algı da mevcut. " diyerek ANAP ve Ak Parti'nin kuruluşunda görülen"4 Eğilim" çıkışını hatırlattı. "Öne çıkan yüz Fatih Erbakan. Ak Parti çıktığında bir ekiple çıkmıştı. YRP'de ikinci üçüncü isim yok. Onun yükünü hafifletmek ve partinin daha geniş bir kitleye hitap etmesini sağlamak için ikinci ve üçüncü isimlerin öne çıkarılması ve ekip çalışmasına önem verilmesi gerekiyor." diye düşünüyorum, dedi.
Populer Siyasete Değil, Mevcut Tıkanmış Durumdan Çıkmaya İhtiyacımız Var
"Bu teşkilatı kurarken, 81 il teşkilatı oluştururken, ülkemize ne kazandırabileceğimizi, hangi projeleri gerçekleştirebileceğimizi ve hangi ilin hangi kaynaklara göre bir üretim hamlesi yapabileceğini düşündük. Toplamda 622 proje geliştirdik. Tüm ülkede Mardin'e, Bilecik'e, Urfa'ya ve hepsine ayrı ayrı coğrafi ve kaynak bazında planlar geliştirdik. Teşkilat çalışmaları yaparken aynı zamanda bu projeleri de oluşturduk ve bu 'Kaynak Paketlerini' bütün siyasi partilere genel seçimlerden önce gönderdik. Bu projelerin ülkeye gerçekten fayda sağlayacağını düşündük. Ancak, mevcut hükümet ve ana muhalefet bu kaynak paketlerini dikkate almadı." dedi.
"Ekonomi bakanlarımız vardı ama geldiğimiz durum ortada. Son olarak yetkili kişi bulamadılar Eski Ekonomi Bakanımızı tekrar göreve çektiler." diyen Şavluk;
"Şu anda popüler siyasetçilerden ziyade, ülkeye gerçek anlamda fayda sağlayacak ve işleri yoluna koyacak kişilere ihtiyacımız var. Ülkeye gerçekten fayda sağlamak, katma değer sağlamak ve iş yapmak farklı bir şeydir. Şu anda AK Parti'nin mevcut hükümetinde popüler olan birçok insan var. Ancak, onların popüler olmaları veya iyi siyasetçi olmaları, benim cebime dokunmuyor. Bir vatandaş olarak hala garibanlık çekebiliyorsam, alnımın akıyla çalışıp hakettiğimi alamıyorsam; bunlar istediği kadar siyaseten populer olsun, teşkilatı bilen insanlar olsun, benim için hiçbir anlam ifade etmiyor." dedi.
Kurtarıcı Olarak İnsanların Önüne Koyulan İki Kişi, Bu Derde Derman Olmayacak
Mesela, bizim genel başkan yardımcılarımızdan ekonomi uzmanı var, ekonomi profesörü var. Ve şu anda arka planda ülkenin yararına o kadar önemli projeler üzerinde çalışıyorlar ki, bir denemek lazım! Çünkü mevcut durum artık tıkanmış ve ilerlemiyor. Bize bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Denedik. Milletimizin zorunlu kıldığı İstanbul seçimleri için diyorlarki: Bakan Kurum veya İmamoğlu. 5 yıllık süreçte yapılanları beğenen birisi değilim. İstanbul'u hak ettiği değere kavuşturamadı. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum, o da bakanlık döneminde gereken ivmeyi yakalayamadı. Onun zamanında oluşan depremlerde hakikaten insanlar zor durumda kaldı, halende o süreç devam ediyor. Şimdi kurtarıcı olarak insanların önüne koyulan iki kişi, bu derde derman olmayacak. İkisininde karnesi ortada."
Bizim iş bitirme belgemiz var, Erbakan hocamız zamanında bunu yaptı. Aynı çizgide ilerliyoruz ve projelerimizde var. Yerel yönetimlerde de ahlaka ve maneviyata değerlere önem vererek, borç üretmek yerine kaynak üreterek borçlu belediyeleri ihya ettik ve borçlarını kapattık. Hatta Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız hükümete biz size faizsiz borç verelim, dedi. Hangi belediye bunu yapabilir. Örneklerimiz var. Ama şu adımı atamıyoruz. İki parti arasında sıkışmış kalmışız. Bunu değiştirmeyi denemek lazım." dedi.
Yeniden Refah Partisi Kartal Meclis Üyesi Adayı Fahri Çelebi ise gelen soruya cevaben;
"% 6- 7'lerde duracak gibi dediniz; Millet Ak Parti'ye oy vermiyor, Tayyip Bey'e oy veriyor. Tayyip Bey'den sonra baraj rakamı gelir. Şu ana % 6- 7 garanti Allah'ın izni ile baraja ulaştığımızda 2028' de iktidarız. İkincisi; ifade ettiğiniz Fatih Bey'den sonra ikinci isim tanınmıyor, dediniz. Şu an meclisin bir hükmü kalmadı. Ticaret Bakanımızın, gündemde olan Milli Eğitim Bakanımızın ismini sorsak, onların ismi de artık eskisi gibi bilinmiyor. Bilinmiyor diye değerlerinin düşük olduğu anlamına da gelmez. Bizim gibi seçime girmeden önce 40 akademisyenle 6 tane kitap, 9 bin sayfalık proje hazırlığı yaparak siyasi rakiplerine gönderen bir parti bu güne kadar görülmedi. Ve o partiler bunlar palavra, gerçekleştirilemez, diyemedi. Yani böyle bir kadromuz var." ifadelerini kullandı.