Murat Emir: "Fatma Betül Sayan Kaya yalnız değildir, 241 kişilik liste açıklansın"
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında 900 milyar liralık usulsüzlük yaşandığını öne sürerek 241 kişilik listenin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasının soruşturmanın aydınlatılması için yeterli olmadığını savunan Emir, 'Fatma Betül Sayan Kaya yalnız değildir' dedi.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, 6 Kasım'da TBMM'de düzenlediği basın toplantısında fon soruşturmasına ilişkin dikkat çekici iddialarda bulundu. Soruşturmanın yalnızca birkaç kişi üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirten Emir, kamu kurumları ve siyaset dünyasıyla bağlantılı olduğu ileri sürülen bütün ilişkilerin araştırılmasını istedi.
“900 milyarlık bir soygun”
Fon soruşturmasındaki usulsüzlüklerin boyutuna ilişkin iddialarını dile getiren Emir, “900 milyarlık bir soygun. Fatma Betül Hanım şurada 2 milyarı sadece götürmüş” ifadelerini kullandı.
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın tek başına hareket etmediğini savunan Emir, soruşturmanın siyasetçilerden bürokratlara kadar uzanan bağlantılarının bulunduğunu ileri sürdü.
Emir, “Fatma Betül Sayan Kaya yalnız değildir. Orada yüzlerce Fatma Betül Sayan Kaya var. Bunlar bakanlar, eski bakanlar, bakan çocukları, milletvekilleri, eski milletvekilleri, bürokratlar” dedi.
SPK, BDDK, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı gibi kurumlara da değinen Emir, bu kurumlarla bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin rollerinin araştırılması gerektiğini söyledi.
“241 kişilik listeyi kim saklıyor?”
Soruşturma kapsamında gündeme gelen 241 kişilik listenin açıklanması çağrısında bulunan Emir, iktidar temsilcilerinin de listenin açıklanmasını desteklediklerini söylediklerini öne sürdü.
Emir, “AKP milletvekilleriyle konuşuyorsunuz, açıklansın diyorlar. Bakana soruyorsunuz, açıklansın diyor. Ya kim tutuyor bu listeyi? Kim saklıyor? Kimin menfaati var? Kimi koruyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın tüm bağlantılarıyla ortaya çıkarılmasının kamuoyunun bilgi edinme hakkı açısından önemli olduğunu savunan Emir, yalnızca göz önündeki isimlere işlem yapılmasını yeterli bulmadığını belirtti.
“Cerrah titizliği, hastalıklı dokunun tamamını çıkarmaktır”
Bir hekim olarak soruşturmaya ilişkin kullanılan “cerrah titizliği” ifadesini değerlendiren Emir, tıbbi bir benzetme üzerinden eleştirilerini sürdürdü.
“Bir cerrah olarak söylüyorum ki en önemli nokta hastalıklı doku ile sağlam doku arasındaki sınırı bulmaktır” diyen Emir, soruşturmanın suçla bağlantısı bulunduğu belirlenen bütün kişileri kapsaması gerektiğini savundu.
Emir, “Sadece görünen irini alıp hastalıklı dokuyu, yani 241 kişinin arkasında duranları açıklamazsanız, onları saklarsanız, onların üstüne gitmezseniz o irin akmaya devam eder” dedi.
“Tutuklanacağını nasıl öğrendiniz de videoyu hazırladınız?”
Emir, Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasının ardından AK Parti tarafından yayımlandığını belirttiği “Duruşumuz belli” başlıklı videonun hazırlanma ve paylaşılma zamanını da sorguladı.
Emir, “Siz Fatma Sayan Kaya'nın tutuklanacağını nasıl öğrendiniz de bu videoyu hazırladınız? Nereden aklınıza geldi? Kim söyledi? Her şey sizin içinize doğuyor” ifadelerini kullandı.
Kaya'nın içeriden bilgi ticareti suçlamasıyla tutuklandığını söyleyen Emir, dört ayda 80 kat değer kazandığını ileri sürdüğü bir hisse üzerinden de eleştirilerde bulundu.
Emir, “Sadece dört ayda 80 kat artacak hisseyi fark etmiş. Tam sizin gibi. Hep sizin içinize doğuyor” dedi.
“Tutuklanması tek başına bir şey ifade etmez”
Eski bakan Kaya'nın tutuklanmasının soruşturmanın tamamlandığı anlamına gelmediğini savunan Emir, başka kişilerin de soruşturulması gerektiğini belirtti.
“Asıl açılması gereken hashtag, 'Fatma Betül Sayan Kaya yalnız değildir' hashtagidir” diyen Emir, soruşturmanın genişletilmesi ve tüm bağlantıların ortaya çıkarılması çağrısını yineledi.
Emir'in açıklamalarında dile getirdiği 900 milyar liralık usulsüzlük, 241 kişilik liste ve çeşitli kamu görevlilerine yönelik iddiaların kapsamı ile delilleri konusunda bağımsız doğrulama yapılması gerekiyor. Adı geçen kişi ve kurumlara ilişkin suçlamalar, kesinleşmiş yargı kararı olarak değil, Emir'in iddiaları olarak değerlendiriliyor.