☰
✕

Mekke Savunma İttifakı'nda yeni aşama: Askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması kararlaştırıldı

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Riyad'daki olağanüstü toplantısında kolektif savunma taahhütlerinin uygulamaya geçirilmesi kararlaştırıldı. Ortak açıklamada, üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve hızla konuşlandırılması için tedbir alınacağı belirtildi. Ancak hangi ülkenin hangi kuvveti sağlayacağı açıklanmadı. Türkiye açısından olası bir TSK konuşlandırmasının kapsamı ve hukuki mekanizması da henüz kamuoyuna duyurulmuş değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Ortak Savunma için Mekke Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, bölgedeki gelişmeler üzerine Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da olağanüstü toplandı.

Toplantıya Türkiye'den Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı.

Toplantının ardından yayımlanan ortak açıklamada, üç ülkenin kolektif savunma taahhütlerinin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi kararlaştırıldı.

Komite, tarafların ulusal mevzuatlarına uygun olmak kaydıyla, üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvetler ile yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve bunların hızla konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verdi.

Kararın, tehditlerle mücadelede hazırlık durumunu, askeri entegrasyonu ve üç ülkenin kolektif kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi.

Karar “Türk askeri hemen Suudi Arabistan'a gidiyor” anlamına gelmiyor

Ortak açıklamadaki askeri konuşlandırma ifadesi önemli olmakla birlikte, kararın Türkiye açısından ne şekilde uygulanacağı henüz açıklanmış değil.

Metinde Türkiye'nin kaç asker göndereceği, hangi TSK unsurlarının görevlendirileceği, kuvvetlerin görev tanımı, konuşlandırmanın başlayacağı tarih veya görev bölgeleri belirtilmedi. Hangi askeri kuvvet ve yeteneklerin hangi ülke tarafından sağlanacağına ilişkin dağılım da kamuoyuna açıklanmadı.

Türkiye açısından ayrıca hukuki süreç de önem taşıyor.

Anayasa'nın 92'nci maddesine göre, Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası anlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine izin verme yetkisi TBMM'ye ait.

Dolayısıyla Mekke Anlaşması kapsamında Türkiye'den fiili bir TSK konuşlandırması gündeme geldiğinde, bunun mevcut anlaşmadan kaynaklanan bir yükümlülük kapsamında mı uygulanacağı, ayrıca TBMM izni gerekip gerekmediği veya başka hangi hukuki mekanizmanın işletileceği açıklığa kavuşturulması gereken başlıklardan biri olacak.

Şu aşamada yayımlanan ortak açıklamada Türkiye açısından yeni bir TBMM tezkeresine veya bu konuda alınmış ayrı bir Meclis kararına ilişkin bilgi yer almıyor.

Fidan: Toplantı Yemen'deki gelişmeler nedeniyle olağanüstü hale geldi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da toplantının ardından yaptığı açıklamada, üç ülkenin zaten Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kurumsallaştırılması için bir araya gelmeyi planladığını, ancak Yemen-Suudi Arabistan hattındaki gelişmeler nedeniyle toplantının olağanüstü nitelik kazandığını söyledi.

Fidan, ittifakın kurumsallaşmasına yönelik çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, görüşmelerde sekretaryanın yapısı, Genel Sekreter'in atanması ve çeşitli teknik konuların ele alındığını aktardı.

Toplantının önemli gündemlerinden birinin Suudi Arabistan'ın savunmasına sağlanabilecek destek olduğunu belirten Fidan, askeri seçeneğin yanında diplomatik çözüm üzerinde de durulduğunu söyledi.

Fidan, “Suudi Arabistan'ın savunmasına yönelik ne türden destekler verilebilir? Diğer taraftan sorunun barışçıl yollarla, diyalog yoluyla çözülmesi için neler yapılabilir? Bunları da enine boyuna bütün boyutlarıyla görüştük” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan'ın sorunun çözümüne yönelik yaklaşımını “yapıcı” olarak nitelendiren Fidan, Türk tarafının da görüşlerini aktardığını kaydetti.

Toplantıda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu'nun da bulunduğunu hatırlatan Fidan, iki ismin özellikle askeri, operasyonel ve teknik konularda değerlendirmelerde bulunduğunu belirtti.

Mekke ve Medine'ye yönelik saldırı girişimleri kınandı

Üç ülkenin ortak açıklamasında Mekke ve Medine'nin hedef alınması teşebbüsü ile Suudi Arabistan'daki şehirler, sivil ve ekonomik tesislere yönelik devam eden saldırılar “en sert şekilde” kınandı.

Taraflar, Suudi Arabistan'ın güvenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik saldırı veya tehditleri reddettiklerini bildirdi.

Komite ayrıca toplantı öncesinde gerçekleştirilen siyasi ve askeri istişarelerin sonuçlarını değerlendirerek kendisine sunulan önerileri onayladı.

“Bir ülkenin güvenliği üçünün kolektif güvenliğinin parçası”

Ortak açıklamada dikkat çeken bir diğer ifade ise üç ülkenin güvenliğinin birbirine bağlanması oldu.

Taraflar, her bir ülkenin güvenliğinin Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın kolektif güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu yineledi.

Mekke Anlaşması kapsamındaki taahhütlerin somut tedbirlere dönüştürülmesinin kolektif savunmanın güvenilirliğini ve caydırıcılığı güçlendireceği belirtildi.

Açıklamada ayrıca üç ülkenin güvenliğinin, egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün anlaşma hükümleri doğrultusunda savunulmasına yönelik birlik ve kararlılık mesajı verildi.

İttifakın ilk Genel Sekreteri Pakistan'dan

Pakistan tarafından önerilen emekli Korgeneral Nauman Mahmood, ittifakın Genel Sekreteri olarak üç yıllığına atandı.

Şimdi iki kritik soru var

Riyad toplantısıyla birlikte Mekke Savunma İttifakı, siyasi ve kurumsal koordinasyon aşamasından üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin sahada kullanılabilmesine yönelik hazırlık aşamasına geçti.

Ancak kararın Türkiye bakımından nasıl uygulanacağı henüz netleşmedi.

Bundan sonraki süreçte iki başlık belirleyici olacak: Türkiye'nin Suudi Arabistan'a hangi askeri destek veya yetenekleri sağlayacağı ve olası bir TSK konuşlandırmasının hangi hukuki mekanizma üzerinden gerçekleştirileceği.

Karşı Sav Haber Merkezi