☰
✕

24 Temmuz'da Kartal'da Lozan'ın 102. Yılı Anılıyor: Emperyalizme Karşı Ortak Mücadele Çağrısı

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM), bu koşullarda Lozan Antlaşması'nın tarihsel ve güncel önemine dikkat çekmek amacıyla İstanbul, Ankara ve İzmir'de eş zamanlı etkinlikler düzenliyor. Etkinliklerin İstanbul ayağında Kartal ve Kadıköy ön plana çıkıyor. Etkinliğin konuşmacıları arasında; Fahri Kaan Arslan, Aydemir Güler yer alırken, programın moderatörlüğünü ise Hilal Ataş üstlenecek.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlık belgesi olarak kabul edilen Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının üzerinden 102 yıl geçti. 24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile dönemin büyük güçleri Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya arasında imzalanan antlaşma, Türkiye’nin emperyalist paylaşım planlarına karşı direnişini ve yeni bir devletin kuruluşunu belgelemişti.

Günümüzde emperyalizmin Ortadoğu ve çevresindeki etkisi artarak sürerken, halklar ve devletler üzerindeki baskı ve müdahale girişimleri de derinleşiyor. Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM), bu koşullarda Lozan Antlaşması’nın tarihsel ve güncel önemine dikkat çekmek amacıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı etkinlikler düzenliyor.

Etkinliklerin İstanbul ayağında Kartal ve Kadıköy ön plana çıkıyor.


24 Temmuz 2025 Perşembe günü saat 19.30’da Kartal Organik Çadır Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek buluşmada, Lozan’ın bağımsızlık mücadelesindeki yeri, emperyalist müdahalelere karşı halkların ortak duruşu ve barış içinde bir bölge için örgütlü mücadele çağrısı yapılacak.

Etkinlik Programı Şehir Şehir Şöyle:

24 Temmuz 2025 Perşembe
19.30
İstanbul (Kartal): Kartal Organik Çadır Etkinlik Alanı
Ankara: Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Kızılay
İzmir: Türkan Saylan Kültür Merkezi Alsancak

25 Temmuz 2025 Cuma
19.30
İstanbul (Kadıköy): Yoğurtçu Parkı

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi yetkilileri, Lozan’ın yalnızca geçmişe ait bir belge değil, bugün hâlâ süren bağımsızlık ve halk egemenliği mücadelesinin temel taşlarından biri olduğunu vurguluyor.