Kılıçdaroğlu'ndan "Terörsüz Türkiye" süreci için çağrı: "Meclis'i devre dışı bırakmadan çözülmeli"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin siyasi hesaplara kurban edilmeden ve muhalefet dışlanmadan yürütülmesi gerektiğini söyledi. TBMM Grup Toplantısı'nda fon soruşturmasına ve çiftçilere verilen desteklere de değinen Kılıçdaroğlu, sermaye piyasasındaki işlemlerin şeffaf biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmalarına ilişkin ise kadınların kıyafet tercihlerinde özgür olması gerektiğini vurguladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 13 Ekim 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlenen partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına Ankara'nın başkent oluşunun 103. yılını kutlayarak başlayan Kılıçdaroğlu, tarım politikalarından sermaye piyasasındaki soruşturmalara, belediye başkanlarının parti değiştirmesinden “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar çeşitli konuları değerlendirdi.
“Siyasi hesaplara kurban etmeden çözülmesi lazım”
“Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında yürütülen çalışmalara değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye'de farklı kimlik ve inançlardan vatandaşların barış içinde yaşamasını istediklerini söyledi.
Süreçte yaşanabilecek tıkanıklıkların aşılması için üzerlerine düşen sorumluluğu almaya hazır olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, silah bırakma yönündeki gelişmelerden memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Siyasi hesaplara kurban etmeden, muhalefeti dışlamadan, Meclis'i devre dışı bırakmadan sorunun akılcı politikalarla çözülmesi lazım. Yeni acılara değil yeni sevinçlere, kucaklaşmaya ihtiyacımız var.”
Türkiye'nin ekonomik, kültürel ve sosyal bakımdan güçlenmesini istediklerini belirten CHP lideri, sürecin başarıya ulaşmasının ülkenin bölgesel konumuna da katkıda bulunacağını savundu.
“Elimizi çabuk tutmak zorundayız”
Sürecin geciktirilmemesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, silahların teslim edilmesine ilişkin görüntülere işaret etti.
Bu gelişmelerin kendisini memnun ettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin uzun yıllardır devam eden sorunlarından kurtulması gerektiğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Orta Doğu, Balkanlar ve Türk Cumhuriyetleriyle ilişkilerinde daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini savundu.
Fon soruşturmasında Meclis denetimi çağrısı
Kılıçdaroğlu, sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmaları da gündeme taşıdı.
CHP'nin bu konuda verdiği Meclis araştırma önergelerinin Genel Kurulda reddedilmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, inceleme süreçlerinin kamuoyuna açık olması gerektiğini belirtti.
“Her şey açık açık olmalı, milletin gözünün önünde olmalı” diyen Kılıçdaroğlu, soruşturmanın yalnızca bireysel işlemler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Sermaye piyasasındaki iddiaların örgütlü suç kapsamında incelenmesi gerektiğini ileri süren CHP lideri, şu ifadeleri kullandı:
“Suç örgütü kabul etmezseniz bu hırsızlara avantaj sağlıyorsunuz, onları koruyorsunuz demektir.”
Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri, soruşturmanın hukuki niteliğine ilişkin siyasi değerlendirmesini yansıtıyor. İlgili kişi ve kuruluşlar hakkında suç örgütü kapsamında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunduğu anlamına gelmiyor.
Çiftçilere destek tepkisi: “Hakkınızı isteyin”
Tarım politikalarını da eleştiren Kılıçdaroğlu, yasal düzenlemeler doğrultusunda çiftçilere yılda 630 milyar lira destek verilmesi gerektiğini ancak sağlanan desteğin 168 milyar lirada kaldığını söyledi.
Üreticilere seslenen Kılıçdaroğlu, “Buna razı olmayın. Ben çiftçi olmadığım halde razı değilim, siz çiftçisiniz, siz de razı olmayın kardeşim” dedi.
Kılıçdaroğlu, çiftçilerin üretim maliyetleri ve ekonomik koşullar karşısında haklarını daha güçlü biçimde savunması gerektiğini belirtti.
Söz konusu 630 milyar ve 168 milyar liralık tutarlar, Kılıçdaroğlu'nun tarımsal desteklere ilişkin değerlendirmesi olarak aktarıldı.
Parti değiştiren belediye başkanlarına tepki
Konuşmasında belediye başkanlarının seçildikleri partiden ayrılarak başka partilere geçmesini de eleştiren Kılıçdaroğlu, seçmen iradesine bağlı kalınması gerektiğini savundu.
Kılıçdaroğlu, “Namuslu, ahlaklı bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez” sözleriyle parti değiştiren belediye başkanlarına tepki gösterdi.
Azerbaycan'a başörtüsü çağrısı: “Kadınları özgür bırakın”
CHP lideri, Azerbaycan'da başörtüsü üzerinden yaşanan tartışmalara da değindi.
Türkiye'nin geçmişte benzer sorunlar yaşadığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, kadınların eğitim hakkının kıyafet tercihlerine göre sınırlandırılmasına karşı olduğunu söyledi.
Azerbaycan'a seslenen Kılıçdaroğlu, “Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafetini seçsin” dedi.
Başörtülü kadınların üniversite eğitiminden mahrum bırakılmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, eğitim hakkının bütün kadınlar için güvence altında olması gerektiğini vurguladı.
“Laikliğin güvencesi demokrasidir”
Kılıçdaroğlu, başörtüsü tartışmalarının laiklik ilkesiyle ilişkilendirilme biçimine de değindi.
Türkiye'nin geçmişte kadınların kıyafet tercihleri üzerinden ciddi ayrışmalar yaşadığını belirten CHP lideri, partisinin bu süreçteki sorumluluğunu da kabul etti.
Kılıçdaroğlu, laikliğin güvencesinin bireylerin kıyafet tercihlerine müdahale edilmesi değil, temel hak ve özgürlüklerin korunması olduğunu savundu.
“Biz artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, demokrasi. Laikliğin güvencesi insan haklarıdır. Laikliğin güvencesi herkesin inancına, herkesin yaşam tarzına saygı duymaktır.”
Kılıçdaroğlu, hiçbir kadının inancı veya kıyafet tercihi nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Kaynaklar: Cumhuriyet Halk Partisi, 13 Ekim 2026 tarihli TBMM Grup Toplantısı açıklaması; Anadolu Ajansı, 13 Ekim 2026.