☰
✕

İmamoğlu'ndan İBB iddianamesine savunma: "Fon nerede?" diye sordu, siyasi operasyon iddiasını yineledi

İBB davasının 98'inci duruşma gününde savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu, iddianamede Cumhurbaşkanlığı adaylığı için oluşturulduğu öne sürülen finansman yapısına ilişkin suçlamaları reddetti. İddianamenin farklı sayfalarından ifadeler aktaran İmamoğlu, mal varlığı araştırmalarında iddia edilen fonun bulunamadığını savundu. Hakkındaki davaların siyasi rekabetin dışına çıkarılmasını amaçladığını ileri süren İmamoğlu'nun savunması 15 Ekim'de devam edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik davada, tutuklu Ekrem İmamoğlu 14 Ekim Çarşamba günü Silivri'de hâkim karşısına çıkarak savunmasına başladı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, 53'ü tutuklu 436 sanıklı davanın 98'inci duruşma gününde konuşan İmamoğlu, hakkındaki suçlamaların siyasi amaçlarla hazırlandığını ileri sürdü.

11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede İmamoğlu'na suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suç gelirlerini aklama ve kamu kurumları zararına dolandırıcılık gibi çeşitli suçlamalar yöneltiliyor.

İmamoğlu ise bu suçlamaları reddediyor.

İddianamenin üç farklı bölümündeki fon suçlamalarına itiraz etti

Savunmasında İBB iddianamesinin farklı bölümlerine değinen İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik bir fon oluşturulduğu iddiasını gündeme taşıdı.

İmamoğlu, iddianamenin ilk sayfasında Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturulmasına ilişkin bir ifade bulunduğunu belirtti.

Ardından 730. ve 3290. sayfalarda “yolsuzluk fonu”, “sistem” ve “Cumhurbaşkanlığı adaylığı için kurulan fon” ifadelerinin geçtiğini aktardı.

Bu anlatımlara karşı çıkan İmamoğlu, iddia edilen yapının gerçekte bulunmadığını savundu.

İmamoğlu, “Ben hayatımda ne fon bilirim ne sistem diye bir şey konuşmadım” diyerek suçlamayı reddetti.

Savunmasında ailesinin, şirketlerinin ve yakın çevresinin mali işlemlerinin araştırıldığını belirten İmamoğlu, soruşturma sonucunda iddia edilen finansman yapısına ait herhangi bir paranın bulunamadığını ileri sürdü.

Ancak İmamoğlu'nun bu beyanları, soruşturma dosyasındaki mali delillerin bağımsız biçimde incelendiği veya iddianamedeki suçlamaların mahkeme tarafından reddedildiği anlamına gelmiyor.

“Adaysızlaştırma” iddiasını 15 ayrı davayla ilişkilendirdi

İmamoğlu, hakkındaki yargı süreçlerini Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve siyasi rekabetle ilişkilendirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanmasının ardından farklı soruşturmalar ve davalarla karşı karşıya kaldığını belirten İmamoğlu, hakkında açıldığını söylediği 15 ceza davasını sıraladı.

Bu süreçler arasında İBB davasını, Beylikdüzü dönemine ilişkin ihale davasını, diploma davasını, bilirkişi ve casusluk soruşturmalarını ve çeşitli hakaret davalarını saydı.

İmamoğlu, bütün bu yargısal işlemlerin siyasi faaliyetlerini sınırlandırmayı hedeflediğini ileri sürerek süreci “adaysızlaştırma” olarak tanımladı.

Bu değerlendirme İmamoğlu'nun siyasi ve hukuki savunmasının bir parçasını oluşturuyor. Farklı davaların tek bir siyasi plan kapsamında açıldığına ilişkin iddiası, bağımsız bir yargısal tespit olarak doğrulanmış değil.

Diploma işlemleriyle fon soruşturmasını karşılaştırdı

Savunmasının dikkat çeken bölümlerinden birinde İmamoğlu, üniversite diplomasıyla ilgili işlemler ile kamuoyunda fon soruşturması olarak bilinen sürecin zamanlamasını karşılaştırdı.

İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26 Şubat 2025 tarihinde Sermaye Piyasası Kuruluna bir yazı gönderdiğini ileri sürdü.

Buna karşılık üniversite diplomasıyla ilgili olarak 24 Şubat ve 11 Mart 2025 tarihlerinde yazışmalar yapıldığını belirtti.

Kendi diplomasına ilişkin işlemlerin hızla ilerletildiğini, fon soruşturmasında ise aynı kararlılığın gösterilmediğini savunan İmamoğlu, yargı uygulamalarında farklı standartlar bulunduğunu iddia etti.

İmamoğlu'nun aktardığı yazışmaların kapsamı, soruşturmaların hangi aşamalarda bulunduğu ve bu işlemlerin hukuki sonuçları, ilgili resmî belgeler üzerinden ayrıca incelenmeyi gerektiriyor.

İddianamedeki suç örgütü suçlamasını reddetti

İBB iddianamesinde İmamoğlu'nun bir suç örgütünün yöneticisi olduğu ileri sürülüyor.

Savcılık, belediyedeki bazı ihale ve mali işlemlerin belirli bir organizasyon çerçevesinde yürütüldüğünü iddia ediyor.

İmamoğlu ise belediye yönetiminde usulsüz bir finansman yapısı oluşturmadığını ve kamu kaynaklarının kullanımında denetimi ön planda tuttuğunu savundu.

Belediyenin mali işlemleri ve denetim uygulamaları hakkında daha ayrıntılı açıklamalar yapacağını belirten İmamoğlu, savunmasının sonraki bölümlerinde somut örnekleri mahkemeye sunacağını ifade etti.

Yargılama koşullarını da eleştirdi

İmamoğlu, konuşmasının başlangıcında Silivri'deki duruşma salonunun düzenini eleştirdi.

Tutukluluk sürecinde hem sanıkların hem de ailelerinin ciddi mağduriyetler yaşadığını ileri süren İmamoğlu, avukatların çalışma koşulları ve savunma hakkının kullanımında da sorunlar bulunduğunu söyledi.

Soruşturma aşamasında bilgilerin kamuoyuna yansımasını ve şüpheliler hakkında kesin suçluluk algısı oluşturulmasını eleştirerek masumiyet karinesine dikkat çekti.

Savunma yarın devam edecek

İmamoğlu, konuşmasının sonunda savunmasını farklı bölümlere ayırdığını belirterek devam etmek için mahkemeden süre istedi.

Mahkeme başkanı, savunmanın 15 Ekim Perşembe günü sürdürülmesini uygun gördü.

İmamoğlu'nun ilk günkü açıklamalarında siyasi ve hukuki çerçeve ile iddianamedeki fon iddiası öne çıktı. Belediye ihaleleri, rüşvet ve diğer suçlamalara ilişkin ayrıntılı savunmasının ise sonraki oturumlarda ele alınması bekleniyor.

Yargılama devam ederken iddianamedeki suçlamalar henüz kesinleşmiş mahkeme hükmü niteliği taşımıyor.

Ekrem İmamoğlu İBB davası