İmamoğlu İBB Davası'nda: "Buradan örgüt çıkmaz, millet şahidimdir"

İBB Davası'nın 75'inci gününde tutukluluğa ilişkin beyanını veren Ekrem İmamoğlu, suç örgütü suçlamalarını reddetti, duruşmaların canlı yayınlanması çağrısını yineledi. Yargılama sürecine ve Adalet Bakanı'na sert eleştiriler yönelten İmamoğlu, 'Millet dinlesin, millet görsün. Veremeyeceğim hesabım yoktur' dedi.

(İSTANBUL) - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde oluşturulan yeni duruşma salonunda 75’inci gününde devam etti.

Tutuklu sanıklar ve avukatlarının tutukluluğa ilişkin beyanları ile tahliye taleplerinin alındığı duruşmada; İmamoğlu İnşaat AŞ Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın avukatları Kemal Yıldız ve Atacan Işık ile İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’nın ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı.

Saat 18.52 sıralarında kürsüye gelen İmamoğlu, konuşmasına yeni adli yıl üzerinden yargıya ilişkin değerlendirmelerle başladı.

Toplumda yargıya olan güvenin ciddi biçimde zarar gördüğünü savunan İmamoğlu, Silivri’deki duruşma salonuna ilişkin, “Türkiye’nin, hatta Avrupa’nın en büyük duruşma salonundayız ama asıl soru şu; böylesine büyük bir salon acaba ne kadar büyük bir adalete ev sahipliği yapıyor?” ifadelerini kullandı.

“Buradan örgüt çıkmaz”

Davada yöneltilen “suç örgütü” suçlamalarını reddeden İmamoğlu, tutuklu sanıkları işaret ederek şöyle konuştu:

“Buradan bir örgüt çıkmaz, bunu millet de görüyor. Burada bir suç örgütü yok.”

İmamoğlu, Türkiye’de siyaset, medya ve yargı arasında işleyen bir mekanizma bulunduğunu öne sürerek, “Siyaset işaret ediyor, bir kısım medya hüküm veriyor, yargı harekete geçiyor” dedi.

“Duruşmaların tamamı yayınlansın”

İmamoğlu, Adalet Bakanı’nın davanın canlı yayınlanmasına ilişkin açıklamalarına da yanıt verdi.

Duruşmaların yalnızca bundan sonraki bölümünün değil, ilk günden itibaren tamamının kamuoyuna açılması çağrısı yapan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum. Hatta biraz daha ileri gidiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. SEGBİS orada, imkân var, teknoloji var. Her milimi yayınlansın, millet izlesin.”

İmamoğlu, “Millet dinlesin, millet görsün. Ben hep milletime konuştum. Millet kendi kararını versin. Veremeyeceğim hesabım yoktur. Çünkü millet şahidimdir” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı’na yönelik sert suçlamalar

İmamoğlu, mevcut Adalet Bakanı’nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanmasının kendi hakkındaki soruşturmayla bağlantılı olduğunu ileri sürdü.

Bakanın daha sonra Adalet Bakanlığı görevine getirilmesini de eleştiren İmamoğlu, yargılama sürecinin tarafsızlığı konusunda soru işaretleri bulunduğunu savundu.

İmamoğlu, “Başından itibaren talimat verilmiştir. Kendisi talimatı almıştır” ifadelerini kullanırken, iddia makamı ile karar mercileri arasındaki ilişkiyi eleştirdi.

“Duruşmalarımda 23 hâkim değiştirildi”

19 Mart’tan bu yana 15 ceza davasıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen İmamoğlu, kendi duruşmalarında 23 hâkimin değiştirildiğini belirtti.

Mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığının yargının temel şartı olduğunu vurgulayan İmamoğlu, devam eden bir dava hakkında siyasi makamların açıklama yapmasını da eleştirdi.

“Siyasi bir yargılama hikâyesi kuruluyor”

İmamoğlu, hakkındaki davaların siyasi nitelik taşıdığını savunarak Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’ndan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ve cumhurbaşkanlığı adaylığına uzanan siyasi kariyerinin yargılamanın merkezine konulduğunu öne sürdü.

İddianamedeki suçlamaların delillerle desteklenmediğini savunan İmamoğlu, “Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür” dedi.

Savunma hakkının engellendiğini öne sürdü

İmamoğlu, avukatı Mehmet Pehlivan’ın tutuklanmasını savunma hakkına yönelik ilk müdahale olarak değerlendirdi.

Daha önceki duruşmalarda savunmasına süre sınırı getirildiğini ve mahkeme salonundan çıkarıldığını belirten İmamoğlu, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürdü.

Savunmasını kitaplaştırmak istediğini de anlatan İmamoğlu, bandrol süreci ve matbaaya yönelik müdahale üzerinden kitabının basılmasının engellendiğini savundu.

Etkin pişmanlık ifadelerine eleştiri

İmamoğlu, etkin pişmanlıktan yararlanan sanıkların ifadeleri sırasında savcılığın tutumunu da eleştirdi.

Bir sanığın sorgusu henüz tamamlanmadan tutuklama talebinde bulunulduğunu belirten İmamoğlu, bunun hem söz konusu sanık hem de daha sonra ifade verecek kişiler üzerinde baskı oluşturduğunu öne sürdü.

“Kadınlara yapılan zulme son verin”

Tahliye konusuna da değinen İmamoğlu, dosyadaki adil yargılanma ihlalleri giderilmeden kendi adına tahliye talebinde bulunmanın zemini olmadığını söyledi.

Tutuklu kadın sanıkların serbest bırakılması çağrısı yapan İmamoğlu, “Ailesine, evladına kavuşacağı için gün sayan, hiçbir günahı olmayan kadınları lütfen bırakın” dedi.

“Bu davanın şahidi millettir”

Konuşmasının sonunda yargılama sürecinin toplum tarafından izlendiğini söyleyen İmamoğlu, “Bu davanın şahidi millettir. Bu hukuksuzlukların şahidi millettir. Bize yapılanların şahidi milletimdir” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu sözlerini, “Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır” diyerek tamamladı.

Başlıkta benim tercihim artık “İmamoğlu İBB Davası’nda: ‘Buradan örgüt çıkmaz, millet şahidimdir’” olur. Hem davanın temel suçlamasına doğrudan cevap veriyor hem de konuşmanın en güçlü iki ifadesini birleştiriyor.

Kaynak: Anka Haber / ÇAĞATAN AKYOL

İBB Davası Ekrem İmamoğlu