☰
✕

Hatimoğulları'ndan Suudi Arabistan'a asker gönderilmesi tartışmasına tepki: "Türkiye diplomasi ve müzakere ihraç etmeli"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan'a asker gönderilmesi ihtimaline karşı çıktı. TBMM'de yaptığı konuşmada fon soruşturmasını da gündeme getiren Hatimoğulları, 450 bine yakın kişinin doğrudan mağdur olduğunu öne sürerek sorumluların araştırılmasını ve mağduriyetlerin giderilmesini istedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 13 Ekim 2026 Salı günü partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında dış politika, fon soruşturması, siyasi parti değiştiren seçilmişler ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı değerlendiren Hatimoğulları, Türkiye'nin bölgedeki çatışmalara askerî yöntemlerle değil, diplomatik girişimlerle yaklaşması gerektiğini savundu.

“Türkiye bölgeye asker ve çatışma değil, diplomasi ihraç etmeli”

Hatimoğulları, Mekke Ortak Savunma Anlaşması gerekçe gösterilerek Türkiye'den Suudi Arabistan'a asker gönderilmesinin gündeme geldiğini söyledi.

Bu konuda TBMM Genel Kurulundan henüz bir karar çıkmadığını belirten Hatimoğulları, asker gönderilmesine ilişkin hukuki zeminin oluşturulmadığını savundu.

Hatimoğulları, “Bu anlaşma gerekçe gösterilerek Suudi Arabistan'a Türkiye'den asker gönderilmesi konuşuluyor. Türkiye bölgeye asker ve çatışma değil, diplomasi ve müzakere ihraç etmeli” dedi.

Türkiye'nin Yemen ve Suudi Arabistan arasında bir barış masasının oluşturulmasına öncülük etmesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, çatışmalarda yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.

Saldırılardan en fazla sivillerin etkilendiğine dikkat çeken Hatimoğulları, taraflara çatışmalara son verme çağrısında bulundu.

Üçlü savunma anlaşmasında son durum

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, ülkelerden birine yönelik silahlı saldırının diğerlerine de yapılmış sayılmasını öngörüyor.

Üç ülkenin dışişleri ve savunma yetkilileri, anlaşmanın uygulanmasına yönelik ortak toplantılar gerçekleştirdi.

5 Ekim'de yayımlanan ortak açıklamada, üzerinde uzlaşılan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a hızla konuşlandırılmasına yönelik hazırlıkların yapılması kararlaştırıldı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sağlayabileceği desteğin savunma amaçlı olduğunu, saldırı operasyonlarına asker gönderilmesinin öngörülmediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 12 Ekim'de anlaşmanın onay için yakında TBMM'ye sunulacağını duyurdu.

Fon soruşturmasına tepki: “Riskler biliniyordu, neden önlenmedi?”

Konuşmasının ekonomi bölümünde sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına değinen Hatimoğulları, yaşananları “yüzyılın vurgunu” olarak nitelendirdi.

Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 2025'in son çeyreğinde riskleri gördüğünü, konunun Finansal İstikrar Komitesinin gündemine geldiğini ve uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI'ın da uyarılarda bulunduğunu ileri sürdü.

Hatimoğulları, yaklaşık 450 bin kişinin doğrudan mağdur olduğunu, dolaylı etkilenenlerin sayısının ise milyonlara ulaştığını iddia etti.

Fon işlemleriyle bağlantılı kaybın 20 milyar dolar olduğunu öne süren Hatimoğulları, denetim kurumlarının neden daha erken harekete geçmediğinin açıklanmasını istedi.

“Riskler biliniyor, ekonomi yönetiminin masasına kadar gelmiş ve zamanında önlenmemiş. Neden bu fon krizi bağıra bağıra gelirken önlenmemiş?” sözleriyle hükümete seslendi.

Hatimoğulları, olayın sermaye, siyaset ve bürokrasi bağlantılarının da araştırılması gerektiğini savundu.

Konuşmada verilen mağdur sayısı ve parasal büyüklük, Hatimoğulları'nın iddialarını yansıtıyor. Bu rakamlar bağımsız olarak doğrulanmış kesin zarar bilançosu niteliğinde değil.

DEM Parti'den fon mağdurları için yedi maddelik öneri

Hatimoğulları, TBMM Başkanlığına sunulan Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'ni de eleştirdi.

Teklifteki düzenlemelerin mağduriyetleri tamamen gidermek için yeterli olmadığını savunan Hatimoğulları, partisinin yedi maddeden oluşan bir öneri hazırladığını söyledi.

Hatimoğulları'nın açıklamasında öne çıkan talepler arasında mağdurların zararlarının kamuya ek yük oluşturulmadan karşılanması, sorumlulara ait yurt dışına çıkarılan varlıkların geri getirilmesi, mal varlıklarının dondurulması ve ödemeler için açık bir takvim oluşturulması yer aldı.

Zararların karşılanmasında bir milyon liralık sınır uygulanmasına karşı çıkan Hatimoğulları, bütün mağduriyetlerin giderilmesini istedi.

Soruşturmanın yalnızca şirket yöneticileriyle sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Mecliste araştırma komisyonu kurulması ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının da incelenmesi çağrısında bulundu.

Parti değiştiren seçilmişler için yasal düzenleme önerisi

DEM Parti Eş Genel Başkanı, partisinden istifa eden bazı milletvekilleri ve belediye başkanlarını da gündeme taşıdı.

Seçilmiş kişilerin başka siyasi partilere geçmesinin seçmen iradesi bakımından tartışılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, siyasi geçişlere ilişkin yeni bir yasal düzenleme önerdi.

Parti listesinden seçilen milletvekilleri, belediye başkanları, eş başkanlar ve meclis üyelerinin partilerinden ayrılmaları hâlinde seçildikleri görevleri de bırakmaları gerektiğini savundu.

Hatimoğulları, bu düzenlemenin siyasi transferlerin önüne geçilmesi açısından gerekli olduğunu ileri sürdü.

Söz konusu öneri, Hatimoğulları'nın siyasi görüşünü yansıtıyor; yürürlükte bulunan bir yasal değişiklik anlamına gelmiyor.

Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyalarını gündeme getirdi

Hatimoğulları, Van'da cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmayı da gündeme taşıdı.

Kabaiş'in ölümünün üzerinden iki yıl geçtiğini belirten Hatimoğulları, olayla ilgili soruların yanıtlanmadığını söyledi.

Kabaiş'in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildiğini aktaran Hatimoğulları, bu profillerin kimlere ait olduğunun belirlenmesini istedi.

Gülistan Doku'nun dosyasına da değinen Hatimoğulları, her iki olayın aydınlatılması için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.

DNA bulgularına ilişkin açıklamalar, Hatimoğulları'nın soruşturma hakkındaki beyanlarıdır. Bu bulguların tek başına herhangi bir kişinin suçlu olduğunu gösterdiği sonucuna varılamaz.

“İzleme komisyonu sembolik değil, işlevli olmalı”

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, Abdullah Öcalan'ın koordinatörlüğünde bir barış ve siyasallaşma kurulunun çalışmalarına başlaması gerektiğini savundu.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un girişimiyle kurulması beklenen izleme komisyonunun henüz oluşturulmadığını belirten Hatimoğulları, Mecliste temsil edilen bütün partilerle görüşmeler yapılmasını istedi.

Komisyonun kapsayıcı ve çoğulcu bir yapıya sahip olması gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, yalnızca sembolik bir kurul oluşturulmasının yeterli olmayacağını söyledi.

Hatimoğulları'na göre komisyonun sahada gözlem yapabilmesi, süreçte yaşanan gecikmeleri tespit edebilmesi, rapor hazırlayabilmesi ve taraflarla görüşebilmesi gerekiyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanı, sürecin ilerlemesi için Meclisin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.

Kaynaklar: DEM Parti TBMM Grup Toplantısı, 13 Ekim 2026; Anadolu Ajansı, 13 Ekim 2026; Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığının Mekke Ortak Savunma Anlaşması açıklamaları.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması Terörsüz Türkiye Tülay Hatimoğulları DEM Parti