Güler'den Mekke anlaşması değerlendirmesi: "Uygulanabilir görünmüyor"
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) GYK Üyesi Aydemir Güler, Kartal'da düzenlenen 'Çerçeve Yasa, Barış, Türkiye… Yıkımı Nasıl Durduracağız?' başlıklı programın soru-cevap bölümünde bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güler, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında gündeme gelen savunma iş birliğini (Mekke Ortak Savunma Anlaşması), ABD'nin Ortadoğu politikalarını ve İsrail'deki siyasal tabloyu değerlendirdi.
Anlaşmanın tam metninin kamuoyuna açıklanmamasına dikkat çeken Güler, taraflardan birine yönelik saldırının diğerlerine de yapılmış sayılacağı yönündeki yaklaşımın NATO’nun kolektif savunma ilkesine benzediğini söyledi. Böyle bir mekanizmanın üç ülke arasında pratikte uygulanmasının son derece güç olduğunu savunan Güler, “Bu görünüşte yeni bir yapı gibi sunuluyor ama uygulanabilir değil” değerlendirmesinde bulundu.
Güler, anlaşmanın parlamentoların gündemine gelmesi durumunda içeriğinin gizli kalmasının da mümkün olmayacağını ifade etti.
“ABD Ortadoğu’daki yükü paylaşmak istiyor”
Söz konusu girişimi ABD’nin bölgesel stratejisiyle ilişkilendiren Güler, Washington’ın askeri ve ekonomik yükün daha büyük bölümünü müttefiklerine aktarmaya çalıştığını savundu.
ABD’nin Avrupa ülkelerinden savunma harcamalarını artırmalarını istemesini de aynı politikanın parçası olarak değerlendiren Güler, Washington’ın küresel ölçekte önceliğini giderek Çin’le rekabete verdiğini söyledi.
Güler, “Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu’da yükü paylaştırmak istiyor” diyerek, bölgedeki askeri ve siyasi sorumlulukların Türkiye ve İsrail gibi aktörlere daha fazla devredilmek istendiğini öne sürdü.
“Türkiye umutsuz olunacak bir ülke değil”
Güler, Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinde ise önceki konuşmasındaki umut vurgusunu yineledi.
“Türkiye umutsuz olunacak bir ülke değil. Türkiye’de umudun nerede olduğu belli” diyen Güler, bu toplumsal potansiyelin örgütlenmesi gerektiğini ifade etti.
Güler, bunun kolay bir süreç olmayacağını ancak zamanın önemli olduğunu belirterek, “Bunu mümkün olduğunca çabuk yapmamız lazım. Zamana karşı yarışmamız lazım. Çok güç, çok büyük emek istiyor. Ama burada umut var” dedi.
İsrail’deki siyasal yapıyı değerlendirdi
Soru-cevap bölümünde İsrail’e de değinen Güler, ülkede barış yanlısı, komünist ve Filistinli siyasal hareketlerin önemli bir tarihsel birikime sahip olduğunu söyledi. Buna karşın İsrail’de ilerici güçlerin Türkiye’ye kıyasla çok daha ağır bir siyasal ve ideolojik baskı altında olduğunu savundu.
İsrail’in mevcut devlet yapısını sert sözlerle eleştiren Güler, ülkedeki eşitsizliklerin açık biçimde siyasal ve hukuki bir çerçeveye oturtulduğunu ileri sürdü.
“Türkiye’deki bir kıpırdayış bile rüzgârı değiştirebilir”
Güler, Türkiye’de yaşanacak siyasal ve toplumsal değişimlerin yalnızca ülke sınırları içerisinde etkili olmayacağını da savundu.
“Çok önemli bir ülkede yaşıyoruz. Türkiye’deki bir değişim, Türkiye’deki bir kıpırdayış; büyük zafer demiyorum, bir kıpırdayış bile dünyada rüzgârları tersine çevirecek bir kaynak olabilir” ifadelerini kullanan Güler, Türkiye’de ortaya çıkabilecek ilerici bir hareketin bölge halklarını da etkileyebileceğini söyledi.
Güler, konuşmasını, “Ülkemize, halkımıza, kendimize ve geçmişte yapılanlardan daha iyisinin yapılabileceğine güvenelim” sözleriyle tamamladı.