☰
✕

Fon krizinde yeni aşama: Yatırımcılara ödeme düzenlemesi komisyondan geçti

Tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Düzenleme, belirli koşulları karşılayan yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasını, fonlardan hukuka aykırı biçimde çıkarılan varlıkların geri kazanılmasını ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesini öngörüyor. TMSF'ye yeni yetkiler tanıyan teklif henüz yasalaşmadı.

Türkiye'de yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu, 14 Ekim Çarşamba günü görüştüğü Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifini kabul etti.

TBMM'nin 14 Ekim saat 22.46'da yayımladığı açıklamaya göre teklif, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve düzenlemenin yayımlanacağı tarihte tasfiyesi henüz tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.

Teklifle fonların tasfiyesinin yürütülmesi, yatırımcıların hak sahipliğinin belirlenmesi, fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve oluşan zararların sorumlulardan tahsil edilmesi amaçlanıyor.

Ancak teklifin komisyonda kabul edilmesi, düzenlemenin yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Yasalaşması için TBMM Genel Kurulundaki sürecin tamamlanması gerekiyor.

Yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme

Teklifin en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, fon pay sahiplerine yapılabilecek ara ödemelere ilişkin.

Buna göre SPK tarafından belirlenen fonlarda, koşulları karşılayan yatırımcılara net yatırım tutarları esas alınarak ara ödeme yapılabilecek.

Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutara kadar, 1 milyon lira ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme öngörülüyor.

Ancak bu düzenleme, her yatırımcıya koşulsuz olarak 1 milyon lira ödeneceği anlamına gelmiyor.

Ödemelerde yatırımcının endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarı, ilgili fon paylarının değeri ve mevzuatta öngörülen diğer sınırlar dikkate alınacak. Net yatırım tutarının hesaplanmasında ise belirli koşullarda tüketici ve üretici fiyat endekslerindeki değişimler esas alınacak.

Fonlarda bulunan dağıtılabilir nakdin bütün talepleri karşılamaya yetmemesi hâlinde SPK, mevcut kaynaktan mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının yararlanmasını sağlayacak ödeme yöntemlerini belirleyebilecek.

Bu kapsamda düşük tutarlı alacaklardan başlanması veya yatırımcılara belirli bir asgari ara ödeme yapılması gibi yöntemler uygulanabilecek.

Piyasa manipülasyonuyla bağlantılı kişilere ödeme yapılmayacak

Teklif, fon tasfiyesinden ödeme alabilecek kişilere ilişkin istisnalar da içeriyor.

Sermaye Piyasası Kanunu'nda düzenlenen piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediği ya da düzenlemede belirtilen koşullarda bu fiilleri gerçekleştirenlerle birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.

Bu hükümle, fonlardaki usulsüz işlemlerle bağlantılı olduğu belirlenen kişilerin aynı fonların tasfiye sürecinden ödeme almasının önlenmesi amaçlanıyor.

Fonlardan hukuka aykırı çıkarılan varlıklar geri alınabilecek

Düzenleme yalnızca yatırımcılara ödeme yapılmasını değil, fonların uğradığı zararların geri kazanılmasını da kapsıyor.

Teklife göre fon malvarlığından mevzuata aykırı biçimde veya fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amaç bulunmaksızın gerçekleştirilen işlemlerle çıkarılan değerler geri kazanım sürecine konu olabilecek.

Kredi, borç, avans, teminat, devir, alım satım, repo ve benzeri işlemler yoluyla ilişkili kişilere veya üçüncü taraflara aktarılan varlıklar da bu kapsamda değerlendirilebilecek.

Zarar veya kayıptan öncelikle ilgili fonun kurucusu ya da yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak.

Bu şirketlerden tahsilatın tamamen veya kısmen yapılamaması hâlinde, zararda sorumluluğu SPK tarafından belirlenen diğer gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğu gündeme gelebilecek.

İlgili kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları dönemdeki işlemlerden kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

TMSF'ye malvarlığı satış ve tahsilat yetkisi

Teklifle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) da önemli yetkiler verilmesi öngörülüyor.

SPK, tasfiye işlemleri ve denetim sonuçları doğrultusunda her fon için zarar veya kayıp tutarını, sorumlu gerçek ve tüzel kişileri ve bu kişilerin sorumlu oldukları tutarları belirleyerek TMSF'ye bildirecek.

Bildirimin ardından TMSF, sorumluların malvarlığından tahsilat yapılması amacıyla takip işlemleri başlatabilecek.

Düzenleme, belirlenen koşullarda TMSF'nin sorumlulara ait gayrimenkul ve diğer malvarlığı değerlerine kayyım olarak atanmasına, bu varlıkları dava sonucunu beklemeksizin satmasına veya tasfiye etmesine de imkân tanıyor.

Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan ve ilgili fonla hukuki ya da ekonomik bağlantısı bulunan malvarlığı değerlerinin de geri kazanım sistemine dâhil edilmesi öngörülüyor.

Bu yetkilerin nasıl uygulanacağı ve hangi işlemlerin yargısal denetime konu olacağı, düzenlemenin hukuki açıdan önem taşıyan başlıkları arasında bulunuyor.

Geri kazanılan paralar her fon için ayrı hesapta tutulacak

Teklife göre geri kazanılan değerler, TMSF bünyesinde her fon için ayrı oluşturulacak hesaplarda izlenecek.

Bu kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek.

Geri kazanım hesaplarındaki tutarlar TMSF'nin kendi malvarlığından ayrı tutulacak ve başka amaçlarla kullanılamayacak.

Tasfiye sürecinin tamamlanmış olması durumunda geri kazanılan tutarlar, yatırımcılara dağıtılmak üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılabilecek.

Yapılacak nihai ödemelerde ise yatırımcıların daha önce aldıkları tutarlar mahsup edilecek. Böylece aynı alacak için mükerrer ödeme yapılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

43 bin 643 yatırımcıya 6,4 milyar lira ödendiği açıklandı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 13 Ekim'de Beşinci Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada tasfiye sürecine ilişkin ödeme verilerini paylaşmıştı.

Açıklamaya göre A1, Bulls ve Pardus yönetimindeki fonlarda bulunan 43 bin 643 yatırımcıya Ziraat Bankası aracılığıyla toplam 6,4 milyar lira ödendi.

Aynı üç portföy yönetim şirketinin geriye kalan 49 fonunda ise toplam 34,1 milyar liralık tasfiye işleminin hafta sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi.

Böylece üç portföy yönetim şirketine ait 66 fonda bulunan 45 bin 745 kişi için toplam 40,5 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiyenin tamamlanması amaçlanıyor.

İletişim Başkanlığı ayrıca kanun teklifinin yasalaşmasının ardından tasfiye sürecindeki diğer 65 fona ilişkin ara ödemelerin de hızla tamamlanmasının hedeflendiğini duyurdu.

Ancak 34,1 milyar liralık hedeflenen tasfiye tutarı ile daha önce ödendiği açıklanan 6,4 milyar liranın birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Sorumluların kimlikleri ve denetim süreci açıklığa kavuşacak mı?

Komisyondan geçen düzenleme, fonlardan hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesi için yeni bir yasal mekanizma oluşturmayı hedefliyor.

Bununla birlikte fonların hangi işlemler sonucunda zarara uğratıldığı, bu işlemlerde kimlerin sorumluluğunun bulunduğu ve denetim mekanizmalarının neden daha önce sonuç vermediği soruları önemini koruyor.

Teklifte SPK'ye, her fon bakımından zarar tutarlarını ve sorumlu kişileri belirleme görevi veriliyor. Ancak bu tespitlerin hangi kapsamda kamuoyuyla paylaşılacağı ve sorumlulukların nasıl ortaya konulacağı ayrı bir açıklık ve denetim konusu olarak duruyor.

Öte yandan TMSF'ye verilmesi öngörülen malvarlığı satış ve tahsilat yetkilerinin uygulamada nasıl kullanılacağı da takip edilmesi gereken başlıklar arasında.

Gözler TBMM Genel Kurulunda

Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen teklifin yasalaşması için TBMM Genel Kurulunda da kabul edilmesi gerekiyor.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesi hâlinde tasfiye, ara ödeme, tahsilat ve geri kazanım işlemlerinin ayrıntıları SPK tarafından belirlenecek. TMSF'nin görev alanına giren konularda ise kurumun görüşü alınacak.

Yatırımcılar açısından bundan sonraki temel sorular, hangi fonların düzenleme kapsamında kalacağı, ödemelerin ne zaman başlayacağı, geri kazanılan varlıkların hangi yöntemle dağıtılacağı ve kalan zararların ne ölçüde karşılanabileceği olacak.

TBMM fon krizi