Fon krizinde 455 bin 758 yatırımcı için kritik tarih: 14 Ekim
Sermaye Piyasası Kurulunun tasfiye kararı aldığı 131 yatırım fonunu ilgilendiren 9 maddelik kanun teklifi, 14 Ekim Çarşamba günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülecek. Düzenleme, yatırımcılara yapılacak ara ödemelerin şartlarını, fon varlıklarının tasfiyesini ve kayıp tutarların sorumlulardan tahsil edilmesini kapsıyor.
Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon krizine ilişkin yasal düzenlemede yeni aşamaya geçiliyor.
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için hazırlanan kanun teklifi, 14 Ekim Çarşamba günü saat 10.00'da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda ele alınacak.
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre toplam 455 bin 758 tekil yatırımcıyı ilgilendiren düzenlemenin komisyondaki görüşmelerinin ardından TBMM Genel Kurulu gündemine gelmesi bekleniyor.
Yatırımcıya yapılacak ödemeler nasıl belirlenecek?
Dokuz maddelik kanun teklifi, tasfiye kapsamındaki fonların mal varlıklarının belirlenmesini, varlıkların ekonomik değer kaybı gözetilerek nakde dönüştürülmesini ve elde edilen kaynakların hak sahiplerine dağıtılmasını amaçlıyor.
Düzenlemenin en önemli başlıklarından birini yatırımcılara yapılacak ara ödemeler oluşturuyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın TBMM'de açıkladığı yol haritasına göre, olağanüstü tasfiyeye tabi fonlarda yatırımcıların net yatırım tutarları esas alınacak.
Bu hesaplamada yatırımcının fona yatırdığı tutardan daha önce geri çektiği paralar düşülecek. Ara ödemelerde üst sınır ise 1 milyon TL olacak.
Net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin üzerinde bulunan yatırımcıların kalan hakları saklı tutulacak.
Ancak bu ödeme esaslarının kesinleşmesi için teklifin yasalaşması gerekiyor.
Fon varlıkları geri kazanılacak, sorumlulara başvurulacak
Teklifin bir diğer önemli başlığı, fonların mal varlıklarından hukuka aykırı şekilde çıkarıldığı belirlenen değerlerin geri kazanılması.
Düzenleme kapsamında fonların uğradığı kayıp ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesi, el konulan veya müsadere edilen varlıklardan sağlanan gelirlerin de yatırımcı ödemelerinde kullanılması hedefleniyor.
Tasfiye sürecinde fon ve hesap bazında hak sahipliği belirlenecek. Böylece yatırımcılara yapılacak ödemelerin ilgili fonların varlıkları ve geri kazanılan tutarlar üzerinden gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.
Kamu kaynağı kullanılmayacak
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 9 Ekim'de teklifin TBMM Başkanlığına sunulmasının ardından yaptığı açıklamada, tasfiye sürecinde kamu kaynaklarının kullanılmayacağını bildirdi.
Güler, düzenlemenin yalnızca SPK'nin 17 Eylül'deki kararlarıyla tasfiyesine hükmedilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi henüz tamamlanmamış fonları kapsadığını belirtti.
Bu nedenle teklif, Türkiye'deki bütün yatırım fonları için sürekli bir tasfiye sistemi oluşturmayacak.
Yatırımcı alacaklarının karşılanmasında fonların mevcut varlıkları ile geri kazanılacak kaynaklar kullanılacak.
Ödemelerin ekim ayında tamamlanması hedefleniyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM'de yaptığı açıklamada olağan ve olağanüstü tasfiye süreçlerinin ekim ayında yürütülmesiyle yatırımcıların çok büyük bölümüne ödemelerin tamamlanmasının hedeflendiğini belirtmişti.
Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamındaki ara ödemelerde net yatırım tutarının esas alınacağını ve 1 milyon TL'ye kadar ödeme yapılabileceğini açıklamıştı.
Bununla birlikte ödeme takvimi ve yönteminin kesinleşmesi, kanun teklifinin Meclis'te kabul edilmesine ve uygulamaya ilişkin düzenlemelerin tamamlanmasına bağlı olacak.
Gözler 14 Ekim'deki komisyon toplantısında
Fon krizinden etkilenen yatırımcılar açısından 14 Ekim'deki Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısı önem taşıyor.
Görüşmelerde yatırımcıların alacaklarının hangi yöntemle hesaplanacağı, ara ödemelerin şartları, fon varlıklarının yönetimi ve kayıpların geri kazanılmasına ilişkin hükümler ele alınacak.
Komisyonda teklifin mevcut hâliyle kabul edilmesi veya değişiklik yapılması mümkün. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesi, Cumhurbaşkanınca yayımlanmak üzere gönderilmesi ve Resmî Gazete'de yayımlanması gerekiyor.
14 Ekim'deki görüşme bir ödeme tarihi değil, kanun teklifinin yasama sürecindeki kritik aşaması olacak.