Erdal Sağlam: Ekonomide Seyri Savaş ve Siyasi Tansiyon Belirleyecek
Uzun bayram tatilinin ardından açılacak piyasalarda yaşanacak gelişmeleri, savaşla ilgili gelişmeler ve artan siyasi tansiyon belirleyecek. Önümüzdeki hafta, mutlak butlan kararının yükselttiği siyasi tansiyonun TBMM'ye sıçradığını göreceğiz.
Erdal SAĞLAM
(ANKARA) - Uzun bayram tatilinin ardından açılacak piyasalarda yaşanacak gelişmeleri, savaşla ilgili gelişmeler ve artan siyasi tansiyon belirleyecek. Önümüzdeki hafta, mutlak butlan kararının yükselttiği siyasi tansiyonun TBMM'ye sıçradığını göreceğiz.
Uzun bayram tatili nedeniyle mutlak butlan kararının piyasalara etkisinin sınırlı kaldığı söylenilebilir. İktidarın, mahkemenin kararıyla ilgili yaptığı zamanlamanın, bu nedenle başarılı olduğu söylenebilir.
Dokuz güne uzatılan bayram tatili nedeniyle, kararın döviz rezervlerinde yarattığı erime sınırlı kaldı. Merkez Bankası bilançosundan gördüğümüz; bayram tatili öncesindeki iki günde rezervdeki erime 10 milyar dolar civarında gerçekleşti. Tatilin ilk günlerinde uluslararası piyasaların kapalı olması, bayram haftasında yaşanacak erimeyi de sınırlandırdı.
Mutlak butlan kararının rezerv üzerindeki ek erime etkisi olacak mı, Pazartesi gününden itibaren göreceğiz. Piyasaların uzun tatille sakinleştiği gözlenirken, önümüzdeki günlerde piyasalardaki hareketi, İran savaşından gelecek haberler ve mutlak butlandan sonra artan siyasi tansiyonunun belirleyeceği anlaşılıyor.
İç ve dış siyasi gelişmeler nedeniyle piyasalarda artan risklerin, bundan sonra büyüyüp büyümeyeceği merakla bekleniyor. Mutlak butlan kararının ve istinaf kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nun tedbiren CHP Genel Başkanlığı'na getirilmesinin ardından, CHP içinde yaşanan çatışmaların tüm siyaseti etkilemesi kaçınılmaz olacak gibi gözüküyor.
MUTLAK BUTLAN SEÇİMLERE MÜDAHALE
Çünkü bu karar sadece CHP'liler değil, toplumun geniş kesimlerince "iktidarın seçim öncesi CHP'yi bölme planının tescil edilmesi" olarak yorumlandı. Dolayısıyla iktidarın seçimlere mahkemeler yoluyla müdahale ettiği algısının giderek büyümesine neden oldu. Bu nedenle de toplumsal tepkinin giderek büyüdüğü, bu tepkinin nereye evrileceğinin belli olmadığı açıkça gözleniyor.
"Özgür Özel'in sadece CHP lideri değil, artık tüm toplumsal muhalefetin lideri" olarak öne çıkmaya başladığını görüyoruz. İşte bu nedenle AK Parti'ye yakın bazı yazarların, "Özgür Özel'in milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması" gibi yeni operasyonları dile getirmeye başladıklarını görüyoruz. Bu nedenle önümüzdeki dönemde iktidarın yeni yargı kararlarıyla siyasi tansiyonu daha da yükseltmesi, bunun toplumsal olayları artırma tehlikesi bulunuyor.
Önümüzdeki dönem yaşanacak siyasi gelişmeler ve toplumsal hareketlerin ekonomiyi etkilemesi kaçınılmaz olabilir. Bununla birlikte piyasalar, İran savaşı konusunda gelecek anlaşma ihtimalini artık fiyatlamaya başladılar. Brent petrol fiyatı 90 dolara kadar inerken, Hürmüz boğazına ilişkin yaşanacak gelişmelerin petrol fiyatlarında oynaklığı hala devam ettirdiğini görüyoruz.
ENFLASYON VE FAİZ KARARI BEKLENİYOR
Piyasaların bu gelişmeler yanında izlediği bir başka olay; çarşamba günü açıklanacak Mayıs ayı enflasyon rakamı olacak. Bunun ardından ise 11 Haziran'da toplanacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulunda faiz konusunda alınacak karar izlenecek.
Bayram öncesi ekonomi yönetiminin Londra'da yabancı yatırımcılarla yaptığı toplantıdan sonra, yabancı bankalar "Merkez Bankası'nın Haziran'da yeni bir faiz artırımına gidebileceğini" yazdılar. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın toplantılarda doğrudan "faiz artırabiliriz" demediği ama "gerekenin yapılacağı" sözlerinin yabancılar tarafından böyle algılandığı belirtiliyor.
11 Haziran'a kadar savaşla ilgili gelecek haberler ve içerideki toplumsal olaylar, Merkez Bankası'nın faiz kararında etkili olabilir. Merkez'in, "faizleri mevcut seviyesinde koruyup değişiklik yapmaması", şu andan bakıldığında en yüksek ihtimal olarak gözüküyor.
Buna karşılık özel kesimden gelen şikayetlerin, bu arada kamuoyu önünde açıkça dile getirilmese de, giderek arttığı belirtiliyor. Merkez Bankası'nın bayram öncesi kredilerdeki artış sınırlarını daha da indirmesi, özel sektörde tepkiyle karşılandı. Buna ek olarak faiz artırımı yapılmasının hiç istenmediği ve bu yöndeki taleplerin iktidara yansıtıldığı konuşuluyor.
Özetle; ekonomik gidişat aslında iyi değil. Mayıs ayı enflasyonuyla birlikte yıllık enflasyon yüzde 31-32 seviyesinde kalacak. Yıl sonu enflasyon beklentilerinin ise 30'a kadar çıktığı görülüyor. Bunun yanında uzum zamandır tutulan kurlarla ilgili baskılar artıyor ve piyasaların bir türlü rahatlatılmaması, büyük şikayet konusu olmaya devam ediyor.
Ekonomideki bu zorlu sürecin, mutlak butlan gibi siyasi şoklar nedeniyle, gerektiği kadar kamuoyunda dile getirilemediği bir gerçek. Mutlak butlan, her ne kadar rezervlerde büyük bir erimeye neden olmasa da, önümüzdeki dönemde "siyasi çatışmayı körükleyen, ekonomiyi de etkileyen önemli bir karar" olarak anılacak gibi gözüküyor.
ANKA