☰
✕

DEVA Partili Esen'den Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmasına İsrail sorusu: "Bu gerilim kimin işine yarıyor?"

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasına ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. Joseph Epstein'ın Türk dünyasında başörtüsü ve laiklik üzerine yayımladığı makaleye dikkat çeken Esen, Azerbaycan ile İsrail arasındaki eğitim ve kültür işbirliğini hatırlattı. İsrail'in başörtüsü kararını yönlendirdiğine ilişkin kanıt bulunmadığını vurgulayarak 'Türkiye ile Azerbaycan'ı karşı karşıya getiren bu gerilim kimin işine yarıyor?' diye sordu.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Azerbaycan'da devlet okullarındaki başörtüsü uygulamasına ilişkin tartışmaları sosyal medya hesabından yayımladığı videoyla değerlendirdi.

Başörtülü kız öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin haberleri kaygıyla takip ettiğini belirten Esen, konunun yalnızca okul kıyafetleriyle ilgili olmadığını, eğitim hakkı, din ve vicdan özgürlüğü ile millî kimlik tartışmalarını da içerdiğini söyledi.

Esen, Azerbaycan'ın eğitim politikalarına ilişkin gelişmelerin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler üzerinden değerlendirilmesine de dikkat çekti.

“Başörtüsü neden Türk dünyasının kimlik meselesine dönüşüyor?”

Esen, Washington merkezli Turan Research Center'ın direktörü Joseph Epstein'ın 29 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan The Hijab and the Secular State in the Turkic World (Türk Dünyasında Başörtüsü ve Laik Devlet) başlıklı makalesini gündeme taşıdı.

Epstein, makalesinde Azerbaycan'daki başörtüsü düzenlemesini laiklik, millî kimlik, devletin din üzerindeki yetkisi ve Türkiye ile İran'ın bölgesel etkileri çerçevesinde ele alıyor.

Epstein'ın İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesine bağlı Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi (BESA) ile araştırmacı bağlantısına dikkat çeken Esen, şu soruları yöneltti:

“Peki neden bir kız çocuğunun eğitim hakkı, bir anda Türk dünyasının kimlik meselesine dönüşüyor? Neden Türkiye'nin başörtüsü özgürlüğü konusundaki hassasiyeti, Azerbaycan'a yönelik bir tehdit gibi değerlendiriliyor?”

Azerbaycan ile İsrail'in eğitim işbirliği 2009'a dayanıyor

Azerbaycan ile İsrail arasındaki ilişkilerin askerî ve ekonomik işbirliğinin ötesine geçtiğini belirten Esen, iki ülkenin eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki anlaşmalarını hatırlattı.

Azerbaycan'ın İsrail Büyükelçiliğinin resmî kayıtlarına göre iki ülke, 28 Haziran 2009 tarihinde Kültür, Eğitim ve Bilim Alanlarında İşbirliği Anlaşması imzaladı.

Anlaşma; eğitim, kültür, kütüphaneler, müzeler ve düşünce kuruluşları arasında işbirliğini kapsıyor.

İki ülke arasındaki eğitim ve bilim alanındaki temaslar sonraki yıllarda da devam etti.

Esen, Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Əmrullayev'in 13 Şubat 2023 tarihli Azerbaycan-İsrail İnovasyon Forumu'nda İsrail'in eğitim alanındaki deneyimlerinden yararlanılması yönündeki açıklamalarına işaret etti.

Söz konusu açıklamalar, teknoloji, robotik ve STEM eğitimi alanlarındaki işbirliği bağlamında yapılmıştı.

Şubat 2026'da yeni bilimsel işbirliği mutabakatı imzalandı

Azerbaycan ile İsrail arasındaki akademik ilişkiler 2026 yılında da sürdü.

Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanlığının açıklamasına göre Bakan Yardımcısı Həsən Həsənli'nin İsrail ziyareti kapsamında 4 Şubat 2026'da bilimsel işbirliği mutabakatı imzalandı.

Mutabakat; ortak araştırma projelerinin yürütülmesini, bilimsel çalışmaların birlikte finanse edilmesini, akademisyen ve doktora öğrencilerinin değişimini kapsıyor.

Bu gelişmeler, iki ülke arasındaki eğitim ve bilim işbirliğinin kurumsal bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor.

Ancak söz konusu anlaşmaların Azerbaycan'ın başörtüsü politikasının belirlenmesinde rol oynadığına ilişkin bir kanıt ortaya konulmuş değil.

“Türk kimliği ile Müslüman kimliği neden karşı karşıya getiriliyor?”

Elif Esen, başörtüsü tartışmasının Türk ve Müslüman kimliklerinin birbirine karşıt kavramlarmış gibi ele alınmasına yol açmaması gerektiğini savundu.

Kadınların inançlarını ve kültürel kimliklerini bir arada yaşayabilme hakkına dikkat çeken Esen, şu ifadeleri kullandı:

“Müslüman Türk kadını imgesi, Türk kültüründen kopuşun değil; inancını, kimliğini ve kültürel aidiyetini birlikte yaşatmanın bir ifadesi olamaz mı?”

Esen, başörtüsünün bireylerin kendi tercihleri ve inanç özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“İsrail'in yönlendirdiğine ilişkin kanıt yok”

Esen, açıklamasında Azerbaycan'ın başörtüsü politikasının İsrail tarafından yönlendirildiğine ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını özellikle vurguladı.

İki ülke arasındaki kurumsal işbirliklerinin tek başına böyle bir sonuca ulaşmak için yeterli olmadığını belirten Esen, tartışmanın bölgesel siyasi etkilerinin ise sorgulanabileceğini ifade etti.

“İsrail'in bu kararı yönlendirdiğine dair elimizde bir kanıt yok. Ancak şu soruyu sormak hakkımız: Türkiye ile Azerbaycan'ı din ve kimlik üzerinden karşı karşıya getiren bu gerilim, iki kardeş toplum arasındaki güveni zedeleme riski taşıyarak kimin işine yarıyor?”

Esen'in açıklaması, doğrudan bir dış müdahale tespitinden ziyade, tartışmanın uluslararası ilişkiler ve kimlik siyaseti bakımından olası sonuçlarına yönelik sorular içeriyor.

“Hükümetin kararını eleştirmek, Azerbaycan Türklerine karşı olmak değildir”

Azerbaycan hükümetinin eğitim politikalarının eleştirilmesiyle Azerbaycan toplumuna karşı tutum alınmasının birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Esen, iki toplum arasındaki ilişkilerin hükümet politikalarından daha köklü olduğunu söyledi.

Esen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Azerbaycan hükümetinin kararını eleştirmek, Azerbaycan Türklerine karşı olmak değildir. Bizim kardeşliğimiz, hükümetlerin politikalarından daha köklüdür. Ve hiçbir kız çocuğunun eğitim hakkı, hiçbir kadının inancı, hiçbir milletin kimliği siyasi hesapların malzemesi yapılmamalıdır.”

Azerbaycan'daki başörtüsü tartışması, devletin laik eğitim politikaları ile öğrencilerin din ve vicdan özgürlüğünün nasıl bağdaştırılacağı sorusunu gündemde tutuyor.

Azerbaycan Elif Esen başörtüsü