Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Masum yavrularımız Narin ve Sıla'nın hesabı sorulacak"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında Narin Güran cinayeti ve istismara uğrayan 2 yaşındaki Sıla bebek hakkında konuştu. Erdoğan, "Masum yavrumuz Narin'in hesabı sorulacaktır. Burunlarından fitil fitil getirilecek. Tekirdağ'daki alçaklığın da hesabı mutlaka sorulacak" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Grand Cevahir Kongre Merkezi'nde Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında konuştu.
Yaptığı konuşmada, “Millet olarak dayanışmayı daha da yüceltmeye, muhabbeti aramızda daha da güçlendirmeye ihtiyacımız var. İslam kardeşliğine, bizi biz yapan kadim değerlerimize daha sıkı sarılmaya ihtiyacımız var” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda yaptığı konuşmasında gönül coğrafyasındaki tüm kardeşlerine selam gönderdiğini, Filistin'in yiğit evlatlarına, Gazze'nin mazlum ve mahzun evlatlarına ülkesi ve milleti adına en derin sevgilerini ilettiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan özetle şunları söyledi:
"Birileri bu cinayeti bir kamplaşma aracına dönüştürmek için her yola başvurdu"
İdeolojik fanatizmin 85 milyon olarak herkesin yüreğini yakan Narin Güran'ın vahşice katledilmesi hadisesinde de yaşandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Birileri daha olayın ilk anından itibaren bu cinayeti bir kamplaşma, bir kutuplaşma aracına dönüştürmek için her yola başvurdu. Oysa ortada vahşi bir cinayet var, ortada masum bir sabinin öldürülmesi var. Ortada kalp taşıyan herkesin içine kor gibi düşen bir ateş var. Fakat buna rağmen kimileri 8 yaşında hayattan kopartılmış bir çocuğun cenazesi üzerinden siyaset yapacak kadar insanlıktan çıkabiliyor. 40 yılda yüzlerce çocuğun kanını akıtan, yüzlerce Narin'i bizden alan, polis, asker, sivil, kadın, yaşlı, bebek demeden binlerce vatandaşımızı acımasızca öldüren bölücü terör örgütünün uzantıları aynaya bakmadan millete vicdan dersi, insanlık dersi verme cüretinde bulunuyor."Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği bu vahşet öne sürülerek, aile müessesesi hedef alınıyor, dinî kurumlar hedef alınıyor hatta ve hatta Diyarbakır halkı ve Kürt kardeşlerimiz hedef alınıyor. Açık söylüyorum, bu vicdansızlıktır, fırsatçılıktır, ikiyüzlülüktür. Bu milleti provoke etmek, toplumun sinir uçlarıyla oynamak demektir. Bu ciğerparelerini şehit vermiş ailelere, çocukları zorla dağa kaçırılmış Diyarbakır Anneleri'ne yapılmış büyük bir saygısızlıktır.
"Masum bir yavruyu alçakça katledenlerden hukuk çerçevesinde hesap sorulacak"
Burada şunu çok net ifade etmek isterim: Masum bir yavruyu alçakça katledenlerden bunun hesabının yargı önünde sorulması, döktükleri her damla kanın burunlarından fitil fitil getirilmesi için gereken her türlü adımı hukuk çerçevesinde atacağız. Tekirdağ'daki alçaklığın da hesabını mutlaka adalet karşısında soracak, bu sabiye işkence eden çukurların da en ağır cezayı almaları için mücadele edeceğiz. Aynı zamanda bu rezil olayların üzerinden bölücü örgütün uzantılarının ve marjinallerin günah çıkarmalarına, milleti kışkırtmalarına, toplumun direği olan aile kurumunu hedefe koymalarına da eyvallah etmeyeceğiz."
"Birbirimizi daha iyi anlamaya, empati kurmaya ihtiyacımız var"
"İnsanlık nereye savruluyor dediğimiz, bu gidiş nereye dediğimiz günlerden geçiyoruz. Haya, şefkat ve merhamet gibi hasletler günlük hayattan çekiliyor. LGBT gibi sapkınlar daha önce olmadığı kadar teşvik ediliyor. Sevgili peygamberimizin hikmet dolu sözlerine, yolumuzu aydınlatan rehberliğine her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Birbirimizi daha iyi anlamaya, empati kurmaya ihtiyacımız var. Millet olarak dayanışmayı daha da yüceltmeye, muhabbeti daha da güçlendirmeye ihtiyacımız var. Bizi biz yapan kadim değerlerimize daha sıkı sarılmaya ihtiyacımız var."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayâ, edep, şefkat ve merhamet gibi hasletlerin günlük hayattan biraz daha çekildiğini, insanı fıtratından kopartan LGBT'vari sapkınlıkların daha önce hiç olmadığı kadar özendirildiğini ve teşvik edildiğini söyledi.
Merhum Arif Nihat Asya'nın "Yeryüzünde riya, inkâr, hıyanet altın devrini yaşıyor/Vicdanlar yarına çıkmadan sakatlanıyor/Diller, sayfalar, satırlar 'Ebu Leheb öldü' diyorlar/Ebu Leheb ölmedi ya Muhammed, Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor" şeklindeki dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekten de cehaletin, kibrin, zulmün babalarının kıtalar dolaştığını, kan dökmeye, can almaya ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya doymadıklarını söyledi.