Dervişoğlu'ndan sistem ve seçim çıkışı: "Bu yetkiler Atatürk'e bile verilmeyecek yetkilerdir"
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, erken seçim tartışmaları, Mansur Yavaş'ın olası adaylığı, Melih Gökçek soruşturması ve "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Mevcut sistemde Cumhurbaşkanına verilen yetkileri eleştiren Dervişoğlu, "Bu yetkiler Atatürk'e bile verilmeyecek yetkilerdir" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sözcü TV'de İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtlayarak gündemdeki siyasi tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dervişoğlu'nun açıklamalarında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, erken seçim, muhalefetin olası cumhurbaşkanı adayı, yerel yönetimler ve "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen süreç öne çıktı.
Mansur Yavaş-Erdoğan görüşmesine ilişkin açıklama
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesinin ardından başlayan tartışmalar sorulan Dervişoğlu, görüşmenin olağan karşılanması gerektiğini söyledi.
Dervişoğlu, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmesi, konuşması, bazı meselelerle ilgili fikir alışverişinde bulunmasının yadırganacak bir tarafı yoktur" ifadelerini kullandı.
İktidar ile muhalefet arasındaki diyalog eksikliğinin bu tür görüşmelerin farklı anlamlarla yorumlanmasına neden olduğunu savunan Dervişoğlu, siyasi temasların Türkiye'de spekülasyon konusu olmaması gerektiğini söyledi.
"Bu yetkiler Atatürk'e bile verilmeyecek yetkilerdir"
Bu gönderiyi Instagram'da gör
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni sert sözlerle eleştiren Dervişoğlu, sistemin yüzde 50+1 zorunluluğunun seçim öncesi ittifakları teşvik ettiğini ve birbirinden farklı siyasi partileri aynı blok içinde hareket etmeye zorladığını savundu.
Dervişoğlu, mevcut sistemin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi özelliklerine göre şekillendiğini öne sürerek şunları söyledi:
"Bu sistem, Sayın Erdoğan'ın karakteristik özelliklerine göre kurulmuş bir sistem. Ona göre dikilmiş bir elbise."
Yetkilerin gelecekte farklı kişiler tarafından nasıl kullanılabileceğinin de tartışılması gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, "Bu yetkiler Atatürk'e bile verilmeyecek yetkilerdir" dedi.
Mansur Yavaş aday olursa İYİ Parti destekleyecek mi?
Mansur Yavaş'ın cumhurbaşkanı adayı olması halinde İYİ Parti'nin nasıl bir tutum izleyeceği de Dervişoğlu'na soruldu.
Dervişoğlu, bu aşamada herhangi bir aday için kesin tutum açıklamasının doğru olmayacağını belirterek adaylık kararının öncelikle Yavaş tarafından verilmesi gerektiğini söyledi.
Muhalefetin seçimlere ortak adayla ya da ayrı ayrı girebileceğini ifade eden Dervişoğlu, kendi yaklaşımını "bütünleşik muhalefet" olarak tanımladı.
Dervişoğlu, siyasi partilerin özgün kimliklerini korurken değiştirilmesi gereken temel konularda ortaklaşabileceğini belirtti.
Erken seçim tartışmalarına "bir ay kala" çıkışı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimlere ilişkin açıklamaları hakkında da konuşan Dervişoğlu, seçimlerin tüm siyasetçiler açısından doğal olarak risk taşıdığını belirtti.
Dervişoğlu, normal seçim tarihine çok kısa süre kala alınacak erken seçim kararına ise karşı çıktı.
"Seçime bir ay kala yapılan seçim, erken seçim sayılamaz" diyen Dervişoğlu, böyle bir yöntemin hukuken mümkün olsa bile siyasi meşruiyet tartışması yaratacağını savundu.
Dervişoğlu, seçim süreçlerinin "anayasanın arkasından dolanılarak" değil, hukuk ve demokratik teamüller çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Melih Gökçek soruşturması hakkında konuştu
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in de ifade verdiği soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, Gökçek hakkındaki geçmiş iddiaların yıllardır kamuoyunda tartışıldığını söyledi.
Dervişoğlu, Gökçek hakkında geçmiş dönemde çok sayıda suç duyurusu bulunduğunu ileri sürerek bu başvurularla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının kamuoyuna yeterince açıklanmadığını savundu.
Yargı süreçlerinin bir "iletişim kampanyası" görüntüsü vermemesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, bunun toplumdaki adalet duygusunu zedeleyebileceğini ifade etti.
Dervişoğlu ayrıca Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu ve Devlet Bahçeli'nin geçmiş yıllarda AK Parti'ye yönelik kullandıkları sert ifadeleri hatırlatarak siyasi açıklamalar üzerinden yürütülen soruşturmaların genişletilmesinin demokratik açıdan sorun yaratacağını savundu.
İYİ Parti için yüzde 10'un üzerinde oy hedefi
Partisinin oy oranına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, İYİ Parti'ye yönelik seçmen ilgisinin arttığını ileri sürdü.
Bazı kamuoyu araştırmalarında partilerinin yüzde 10 seviyelerine ulaştığını söyleyen Dervişoğlu, bunun kendileri için yeterli olmadığını ifade etti.
"Yüzde 10'lar, 15'ler bize yetmez" diyen Dervişoğlu, İYİ Parti'nin Meclis'te daha yüksek sandalye sayısıyla temsil edilmesi gerektiğini savundu.
"Terörsüz Türkiye" sürecine tepki
Dervişoğlu, "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin de sert eleştiriler yöneltti.
Sürecin vatandaşların sorunlarının çözümüne katkı sağlamayacağını savunan Dervişoğlu, terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının temel şart olması gerektiğini söyledi.
Suriye'deki YPG-PYD yapılanmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, örgütün tasfiye edilmediğini ve Suriye'de farklı bir yapıya dönüştüğünü ileri sürdü.
Dervişoğlu ayrıca süreç kapsamında vatandaşlık tanımı, milli kimlik ve dil tartışmalarının gündeme gelmesinden endişe duyduğunu söyledi.
Öcalan hakkında "yeni ev" iddiası
Dervişoğlu konuşmasının sonunda Abdullah Öcalan'a ilişkin kamuoyunda bazı iddialar bulunduğunu da dile getirdi.
"Öcalan'a yeni bir ev yapıldığından bahsediliyor" diyen Dervişoğlu, bu konuda resmî bir açıklama yapılmadığını belirtti.
Dervişoğlu, Öcalan'ın bazı kişilerle görüştüğünün de öne sürüldüğünü ifade ederek sürecin ya tamamen şeffaf ya da tamamen kapalı yürütülmesi gerektiğini savundu.
Dervişoğlu'nun sözünü ettiği "yeni ev" ve görüşme iddiaları, açıklamada herhangi bir resmî belge veya doğrulamayla desteklenmedi; bu nedenle söz konusu ifadeler Dervişoğlu'nun aktardığı iddialar niteliğinde.